Etiket: psakd ören şube başkanı mazlum köse

  • PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse: Alevilik vardır, Alevilik haktır!- VİDEO

    PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse: Alevilik vardır, Alevilik haktır!- VİDEO

    PİRHA- Alevi toplumuna yönelik yeni girişimlerin hedefinde Cemevleri var. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Cemevlerini kültür merkezi olarak kayda geçirmesine tepki gösteren Mazlum Köse, “Alevilik bir inançtır, cemevleri ibadethanemizdir” diyerek mücadele mesajı verdi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri(PSAKD) Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, “Aleviliği öldürmek için yeni stratejiler devreye sokuldu” diyerek, Alevi toplumu üzerindeki tehditlere dikkat çekti.

    Köse, Aleviliğe dönük sistematik baskı ve asimilasyon politikalarına ilişkin PİRHA’ya konuştu. Mazlum Köse, son dönemde Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından Cemevlerinin tapu ve arazi kayıtlarında ibadethane değil kültür merkezi olarak gösterilmesine sert tepki gösterdi.

    “ALEVİLER TARİH BOYUNCA HEP ZULME UĞRADILAR”

    Tarih boyunca Alevilerin yok sayıldığını ve katliamlara uğradığını hatırlatan Köse, sistemin artık farklı yöntemlerle Aleviliği etkisizleştirmeye çalıştığını vurguladı:

    “Son olarak sistem Aleviliği yok etmek üzere yeni çözümler arıyor. Çevre Şehircilik Bakanlığı, Cemevlerinin yerini ibadethane olarak değil de kültür merkezi olarak tapularda ve arazilerde kayıtlara geçti. Bunun biraz geriye dönük temeline bakmak gerekiyor. Aleviler tarih boyunca hep katledildiler, zulme uğradılar, katliamlara uğradılar. Sonuçta sistem şunun farkına vardı ki Alevileri öldürmekle bitiremiyorlar. Öyleyse başka bir yol denemeye başladılar. Aleviliği öldürmek üzere bir strateji geliştirildi.”

    “DEVLET KENDİ ALEVİSİNİ YARATMAK İSTİYOR”

    Mazlum Köse, sistemin Aleviliği ortadan kaldırma çabalarına dikkat çekerek, “Bu süreç 1990’lı yıllarda Alevi örgütlenmelerinin başlamasıyla birlikte, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel tarafından, ‘Madem Aleviler örgütleniyor, o zaman bizim istediğimiz şekilde örgütlensin’ diyerek Cumhuriyetçi Eğitim Vakfı’nı, yani Cem Vakfı’nı kurmakla başladı. ‘Örgütlenecekseniz, biz nasıl bir Alevi istiyorsak öyle örgütleneceksiniz’ dedi.

    Alevi toplumunun devletin bu yaklaşımına prim vermediğini belirten Köse, “Uzun bir süre bunun üzerinde yürüdüler ama Aleviler buna prim vermedi. Bunu her tarafta deşifre ettiler. Bunun Alevilerin gerçekten Cem Vakfı’nın sınırlarına sığmayacağını, İslamiyet’le çok bir ilgisi olmadığını, Müslüman Aleviliğin farklı bir inanç olduğunu söyleyerek bunu yüksek sesle dile getirdiler” diye belirtti.

    ALEVİ ÇALIŞTAYI VE KÜLTÜR BAKANLIĞININ GİRİŞİMLERİ

    Türkiye’deki Alevi kurumlarının ve kanaat önderlerinin Hacıbektaş’ta yaptıkları iki günlük Alevi çalıştayı sonrasında aldıkları ‘birlikte mücadele’ kararı üzerine sistem tekrar bir atağa geçtiğinin altını çizen Köse, bunun sonucu olarak Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Cemiyet Başkanlığı’nın kurulduğunu söyledi.

    Köse, konuşmasının devamında şunları ifade etti:

    “Amaç, Alevileri kendi tasarrufları altına toplamak ve Alevilikle ilgisi olmayan bir tarzda dizayn etmekti. Fakat Aleviler buna da refleks geliştirdi. Aleviliğin temelini bilen gerçek Aleviler, bu girişimleri boşa düşürmeyi bildi. Çabalarına rağmen bu kurum da zamanla çürüdü.”

    “CEMEVLERİ İBADETHANEMİZDİR, KÜLTÜR MERKEZİ DEĞİL”

    “Cemevleri ibadethanemizdir, kültür merkezi değildir” diyen Köse, Aleviliğin sağlam bir duvara benzeterek, “Şimdi yeni bir atağa geçtiler. Son olarak TBMM’de çıkarılan yasa gereği, cemevlerimizin arazilerini ve tapularını ibadethane olarak değil, kültür merkezi olarak gösteriyorlar. Yani Aleviliği folklorik bir tema gibi sunmak istiyorlar. Ama biz bunu da geri püskürteceğiz. Sağlam duvar yıkılmaz. Aleviliğin on binlerce yıla dayanan geçmişi vardır. Alevilik bir inançtır, bir felsefedir, bir yaşam biçimidir” dedi.

    Alevi toplumu olarak örgütlü ve kararlı olduklarını vurgulayan Mazlum Köse, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bütün çabalara rağmen örgütlü Alevilik dağılmayacak. Sistemin Aleviliği parçalamak isteyen bütün girişimlerini geri püskürteceğiz. Cemevleri ibadethanedir ve Alevilerin ibadethanesi cemevleridir. Bunu hiçbir güç elimizden alamaz. Biz Aleviler olarak, bütün canlar olarak, bu saldırıları püskürtmeyi ve çürütmeyi biliyoruz. Çünkü bizim temellerimiz çok geçmişe dayanıyor. Alevilik bir inançtır. Bu tür saldırılara karşı da topyekûn müdahale etmeye devam edeceğiz. Alevilik vardır, Alevilik haktır.”

    Cem EKİNCİ/MALATYA

  • Köse: Gazeteci Yalman’a yönelik şiddete sessiz kalan gazeteci örgütlerini kınıyorum

    Köse: Gazeteci Yalman’a yönelik şiddete sessiz kalan gazeteci örgütlerini kınıyorum

    PİRHA- Malatya’da meydana gelen tren kazasını görüntülemek isteyen gazeteci Mehmet Yalman’ın  jandarma tarafından darp edilerek gözaltına alınmasına sessiz kalınmasına tepki gösteren PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, “Arkadaşımıza yapılan haksız darp olayından dolayı sessiz kalan bütün gazeteci örgütlerini de kınıyorum” dedi.

    Malatya’nın merkez Yeşilyurt ilçesine bağlı Direk Mahallesi’nde meydana gelen ve 2 kişinin yaralandığı tren kazasını görüntülemek isteyen gazeteci Mehmet Yalman burada jandarmanın engeliyle karşılaşmıştı. Basın mensubu olduğunu söylemesine rağmen görüntü almasına izin verilmeyen Yalman, darp edilerek gözaltına alınmış ve tek kişilik hücrede tutulmuştu.

    Yalman’ın darp edilerek gözaltına alınmasına tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, Malatya’daki basın örgütlerinin duruma sessiz kalarak Yalman’ı yalnız bırakmalarını kınadı.

    “MALATYA’DAKİ GAZETECİLER YALMANI’I YALNIZ BIRAKMIŞTIR, KINIYORUM”

    Gazeteci sendikalarının yerel yönetimlerle olan ilişkilerini eleştirerek, şunları söyledi:

    “Yıllardır birlikte çalıştığım, görev  insanı, Malatya basın alanında çıkardığı kendine has haberleriyle gecesini gündüzüne katarak haber peşinde koşan sevgili kardeşim Mehmet Yalman, yine bir tren kazasını haberleştirdiği sırada jandarmanın sert müdahalesiyle darp edilmiş, bir gece nezarette gözaltında tutulmuştur. Mehmet kardeşime geçmiş olsun diyor, şiddet uygulayanları ve zihniyetlerini kınıyorum. İşin en acı tarafı, bir gazeteci görevini yaparken darp edilip gözaltına alınırken Malatya’da sayısını bile unuttuğumuz basın örgütleri sessiz kalmış ve bir kınama dahi yayınlamayarak gazeteci arkadaşımızı yalnız bırakmışlardır. Bu tür cemiyetler ve örgütler ne için vardır, esas görevleri nedir? Belediyelerin, valiliğin, milletvekillerinin sofralarında boy boy poz vermekle gazeteci olunmuyor. Gazeteci örgütü hiç olunmuyor. Bu meslekten emekli olmuş birisi olarak, arkadaşımıza yapılan haksız darp olayından dolayı sessiz kalan bütün gazeteci örgütlerini de kınıyorum.”

    PİRHA/MALATYA

  • ‘Aleviler mahkemeye gelerek Songül Tunçdemir’e sahip çıkmalı’-VİDEO

    ‘Aleviler mahkemeye gelerek Songül Tunçdemir’e sahip çıkmalı’-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, tutuklanan eski PSAKD Malatya ve Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’e ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu operasyonun asıl hedefinin Alevi örgütlülüğü olduğunu elbette biliyoruz. Gün birlikte mücadele etme günüdür.” dedi.

    Yaklaşık iki aydır Elazığ cezaevinde tutuklu bulunan PSAKD Malatya ve Kartal Şube Başkanlığı yapmış olan ve KHK ile ihraç edilen eğitimci Songül Tunçdemir’in tutukluluk süreci ve yaklaşan mahkemesi ile ilgili PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “SONGÜL PİR SULTAN DİRENİŞİNİN TEMSİLCİSİ OLAN BİR KADIN”

    “Önceki dönemlerde Pir Sultan Abdal örgütlülüğümüzde Genel Merkez Yöneticiliği, Malatya ve Kartal Şube Başkanlığı görevlerinde bulunan Songül Tunçdemir tamamen asılsız ve temelsiz suçlamalarla keyfi ve hukuksuz bir şekilde aylardır cezaevinde tutulmaktadır.” diyen Köse şöyle konuştu:

    “Tutuklanan Songül canımız sadece Alevilerin hak ve eşitlik mücadelesinde değil, emekçi memurların ekonomik ve demokratik mücadelesinden kadın mücadelesine kadar toplumsal ve siyasal yaşamın her alanında zulme karşı ezilen, ötekileştirilen, sömürülen ve dışlanan bütün toplumsal kesimlerden yana tavır alan bir duruş göstermiştir. Bu duruşundan dolayı da egemenlerin hedefi haline gelmiştir. Haksız ve keyfi şekilde bir KHK ile çok sevdiği öğretmenlik mesleğinden çıkarılıp, işinden ve ekmeğinden edilmiştir. Ancak Songül Tunçdemir Pir Sultan Abdal’ın direnişçi duruşunun temsilcisi olan Alevi bir kadın olarak zalimlere asla boyun eğmemiş, mücadeleden asla geri durmamıştır.”

    “ALEVİ ÖRGÜTLÜLÜĞÜ HEDEF ALINMAKTADIR”

    “Songül canımıza dönük gerçekleştirilen bu operasyonun asıl hedefinin bütün bir Alevi örgütlülüğü olduğunu elbette biliyoruz. Burada açıkça görülmektedir ki Alevi toplumunu korkutup sindirerek Alevi örgütlülüğünden uzaklaştırmanın ve bu şekilde asimile etmenin hesapları yapılmaktadır” ifadelerini kullanan Köse, “Ancak egemenlerin bu kirli hesapları tutmayacaktır. Bizler Aleviler olarak binlerce yıldır her türlü baskıya, zulme ve katliama karşın bugünlere kadar geldik. Doğru bildiğimiz yoldan bedeli ne olursa olsun vazgeçmedik. Hiçbir zulme boyun eğmedik. Haksızlık karşısında susmadık. Baskılar karşısında diz çökmedik. Tehditler karşısında yılmadık. Çünkü bizler Pir Sultan Abdal’ın torunlarıyız. Pir Sultan Abdal’ın inancı, bilinci ve direnci bizim rehberimizdir” dedi.

    “GÜN ÜYELERİMİZE VE YÖNETİCİLERİMİZE SAHİP ÇIKMA GÜNÜDÜR”

    PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, “Songül Tunçdemir’in 22 Nisan günü ilk duruşması yapılacaktır. Burada tüm dostlarımıza çağrı yapıyoruz. Gelin haksız ve hukuksuz bir şekilde aylardır tutuklu bulunan Songül Tunçdemir’e sahip çıkalım. Gelin 22 Nisan 2019 Pazartesi günü saat 09.30’da Malatya 5.Ağır Ceza Mahkemesinde buluşalım. Gün inancımıza, cemevlerimize, kurumlarımıza, üyelerimize ve yöneticilerimize sahip çıkma günüdür. Gün birlik, mücadele ve dayanışma günüdür.” diye konuştu.

    MUSTAFA YÜKSEL-ADIYAMAN

  • ‘AKP iktidarının geriletilmesi açısından 31 Mart seçimleri önemli’-VİDEO

    ‘AKP iktidarının geriletilmesi açısından 31 Mart seçimleri önemli’-VİDEO

    PİRHA- 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler ile ilgili açıklamalarda bulunan PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, “Batıdaki sol sosyalist güçlerin bir araya gelmek gibi bir zorunluluğu varsa bölgede yaşayan Kürt yurttaşların da bir araya gelmek gibi bir zorunluluğu var” dedi. 

    31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere hazırlanan siyasi partilerin adaylarını açıklamasının ardından seçim çalışmaları yoğun bir şekilde başladı. 31 Mart yerel seçimlerinin, AKP iktidarının geriletilmesi açısından önemli olduğuna vurgu yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “İNSANLARIN YAŞAM KOŞULLARI ZORLAŞIYOR”

    Köse, “Aleviler her zaman çözümden, demokrasiden, kardeşlikten ve barıştan yana bir duruş göstermişlerdir. Bütün seçimlerde de bu yönde oy kulanmış ve kendilerini ifade etmeye çalışmışlardır” dedi.

    Köse, şunları kaydetti:

    Bu yerel seçimlerde böyle düşünmek gerekiyor. Yaklaşık 16 yıldır iktidarda olan bir AKP hükumeti var. Her geçen yıl bir önceki yıllı aratırcasına insanların yaşam koşulları zorlaşıyor. Bu gidişata bir yerde dur demek gerekiyor. 24 Haziran’da bir genel seçim oldu. Sonuçları şaibeli yani demokratik olmayan esası yansıtmayan bir sonuç açıklandı. Bu bakımda 31 Marttaki yerel seçimler önemlidir.”

    “DEMOKRATİK GÜÇLER BİR ARAYA GELEREK BİR DURUŞ SERGİLEMELİDİR”

    “Özgürlükten, demokrasiden,  kardeşlikten ve barıştan yana olan demokratik güçlerin bir araya gelerek ve birleşerek bu AKP iktidarının gem almaz şekilde devam eden baskılarına dur demelidir” diyen Köse, “Yaşam koşullarının zorlaştırma politikalarına karşı bir duruş gösterilmez ise ve yerel yönetimlerde AKP’nin elinde bulunan başta büyük şehirler olmak üzere birçok kent ve ilçede yerel yönetimler AKP’nin elinden alınarak geriletme yaşatılmaz ise gidişat daha kötüye gidecektir. Bu nedenle 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimleri özelikle ezilenler, yok sayılanlar açısından bir nefes alma ve refaha çıkartma olarak görebiliriz” ifadelerini kullandı.

    “KÜRTLER ELLERİNDEN ALINAN BELEDİYELERİ YENİDEN KAZANMASI GEREKİYOR”

    “Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan HDP’nin elinde olan belediyelere kayyum atanmış ve deyim yerindeyse gasp edilmiştir” diyen PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, şöyle devam etti:

    “Batıdaki sol sosyalist güçlerin bir araya gelmek gibi bir zorunluluğu varsa bölgede yaşayan Kürt yurttaşların da bir araya gelmek gibi bir zorunluluğu var. Kürtlerin ellerinden alınan belediyeleri sahiplenmeleri ve iradelerine sahip çıkarak bu belediyeleri büyük farklarla yeniden almak gibi bir dertlerinin olması lazım. Bu bakımdan bölgede yaşayan yurttaşların sorumluluğunun da çok olduğunu düşünüyorum.”

    Mustafa YÜKSEL/MALATYA

     

  • ‘Leyla Güven’in açlık grevinin görmezden gelinmesi acıdır’-VİDEO

    ‘Leyla Güven’in açlık grevinin görmezden gelinmesi acıdır’-VİDEO

    PİRHA- 76 gündür açlık grevinde olan HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in durumuna ilişkin PİRHA’ya konuşan PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, “HDP milletvekili 70 günü aşkın bir süredir insan hak ihlallerinin ortadan kaldırılması için açlık grevi sürdürüyor. Güven’in açlık grevinin görmezden gelinmesi acıdır” dedi. 

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde sürdürdüğü süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemi 76’ncı gününe girdi. Konuya ilişkin PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.    

    “İNSANIN YAŞAM KOŞULLARININ KISITLANMASI İNSAN HAK İHLALİDİR”

    “Alevilik’te insanı merkez biliriz, her şeyi insanda ararız. İnsan haklarına saygılı bir toplumuz. Hangi din, dil, ırk, mezhep, siyasette olursa olsun insanlara karşı yapılan bir zulüm varsa biz bunların olmasını istemeyiz” ifadelerini kullanan PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, “Bunların bir an önce ortadan kaldırılması için de üzerimize ne düşer ve ne gerekirse yapıyoruz. Bir insanın yaşam koşullarının kısıtlanması insan hak ihlalidir. Bu durum, insan hakları ve özgürlüklerini savunan inancımıza terstir. Bu bağlamda son dönemler; buna benzer insan hak ihlalleri yaşanmıştır, yaşanmaya devam ediyor. Buna karşı tepkisini koyanlar vardır” diye konuştu.

    “AÇLIK GREVİNİN GÖRMEZDEN GELİNMESİ ACIDIR”

    “Şu anda da HDP’li milletvekili 70 günü aşkın bir süredir insan hak ihlallerinin ortadan kaldırılması için açlık grevini sürdürüyor. Maalesef acı tarafı şudur: Dünya duymuşken ülkemizde muhatapları bunu duymak istemiyorlar, görmezden geliyorlar” diyen Köse, şöyle devam etti:

    “Milletvekilinin bir insan hak ihlaline karşı yapmış olduğu direnişi görmemek bir insan hak ihlalidir aynı zamanda. Biz olaya insan hakları olarak bakarız. Hakların iade edilmesi için ilgili makamların harekete geçmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda mücadele eden, bedenini açlığa, ölüme yatırmış olan milletvekili nezdinde biz de onun sesine ses katabiliyorsak ne mutlu bize. Bir insanın yaşamını bu derecede zora sokan, kendisini ölüme götüren bir yolda duyulmamış olması, görmezden geliniyor olması gerçekten acıdır. Umut ediyoruz ki; hem onun açlık grevine başlamasına neden olan koşullar ortadan kaldırılır hem açlık grevi amacına ulaşarak son bulur diye düşünüyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/MALATYA