Etiket: psakd şubeleri

  • PSAKD şubelerinden ortak çağrı: Kuyu tipi hapishaneler kapatılsın-VİDEO

    PSAKD şubelerinden ortak çağrı: Kuyu tipi hapishaneler kapatılsın-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi, PSAKD Sarıyer Şubesi ve Zeynep Yıldırım Cemevi, PSAKD Zeytinburnu Şubesi ve PSAKD Avcılar Şubesi ortak basın toplantısı yaparak kuyu tipi hapishanelerin kapatılması çağrısında bulundu.

    2021 yılından itibaren “S Tipi”, “Y Tipi” ve “Yüksek Güvenlikli” adları altında hayata geçirilen, gerek mimari yapısı gerekse de uygulamaları nedeniyle insan hakları savunucuları tarafından “kuyu tipi” olarak nitelendirilen hapishanelerdeki hak ihlalleri gündeme gelmeye devam ediyor.

    Serkan Onur Yılmaz 231, Mithat Öztürk 135, Ali Aracı 132, Ali Hasan Akgül 132, Ayberk Demirdöğen 111, Fikret Akar 91, Ümit Çobanoğlu 32 gündür ‘kuyu tipi’ hapishanelerden sevk olmak için açlık grevinde.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Gazi Şehitleri Cemevi, PSAKD Sarıyer Şubesi ve Zeynep Yıldırım Cemevi, PSAKD Zeytinburnu Şubesi ve PSAKD Avcılar Şubesi kuyu tipi hapishanelerin kapatılması talebiyle ortak basın toplantısı yaptı. Açıklamayı PSAKD Zeynep Yıldırım Cemevi Yöneticisi Şimal Deniz okudu.

    “KUYU TİPİ HAPİSHANELERDE DİRENEN DEVRİMCİLERİN YANINDAYIZ”

    Zulmün hapishanelere doymadığını ve S, R, Y tipi hapishanelerde fiziki ve psikolojik işkencenin sürdüğünü belirten Şimal Deniz, “Amaç devrimcileri teslim almak, imha etmek. Kerbela’da Hüseyin Yezid’in önünde eğilmedi, biat etmedi. Bugünün Hüseyin’i devrimcilerdir, zulmün önünde biat etmiyorlar, etmeyecekler. Kuyu tipi hapishanelerde yüzlerce gün açlıkla direnen devrimcilerin yanındayız, kuyu tipi hapishaneler kapatılsın. Emperyalizm ve faşizm, devrimcileri tecrit edip hapishanelerde imha etmek ve halkı da dışarıda teslim almak istiyor. Faşizm direnme hakkını bu saldırı aracıyla gasp ederek hüküm sürmek istiyor. Direnme hakkı yasaların, devletlerin verdiği ya da aldığı bir hak değildir. Direnme hakkı var olma hakkıdır. Var olma hakkımızı savunmak için direneceğiz. Pir Sultan’dan Mahir’e, Kerbela’dan direnme ve teslim olmama geleneğini büyütenlere selam olsun. S, R, Y kuyu tipi hapishaneler kapatılsın” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD İstanbul şubeleri, Maraş Katliamı’nın 40. yılında alana çıkıyor

    PSAKD İstanbul şubeleri, Maraş Katliamı’nın 40. yılında alana çıkıyor

    PİRHA-Maraş Katliamı’nın 40’nci yıl dönümünün yaklaşması vesilesiyle Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul şubeleri yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada dernek şubelerinin 16 Aralık Pazar günü saat 13:00’te Kadıköy Süreyya Operası önünde basın açıklaması yapacağı duyuruldu. 

    Maraş Katliamı’nın üzerinden tam 40 yıl geçti ancak katliamın izleri hala dipdiri. 19 Aralık ile 26 Aralık 1978’de yaşanan katliamda, sadece bir hafta içerisinde resmi verilere göre 111 kişi, resmi olmayan beyanlara göre ise yüzlerce  insan yaşamını yitirdi, yüzlerce insan yaralandı, 210 ev, 70 iş yeri tahrip edildi. Katliamın hedefinde ise Aleviler, Kürtler ve devrimciler vardı.

    Maraş Katliamı’nın 40’ncı yıl dönümünün yaklaşması ile birlikte PSAKD İstanbul şubeleri yazılı bir açıklama yaparak, 16 Aralık Pazar günü saat 13:00’te Kadıköy Süreyya Operası önünde yapacakları basın açıklamasına katılım çağrısı yaptı.

    “19 – 24 Aralık 1978 tarihinde Maraş sokaklarından kan akıyordu. Doğrudan Alevileri ve solcuları hedef alan Maraş Katliamı, çağımızda insanlığa yönelik işlenmiş en büyük suçlardan biridir” ifadelerinin yer aldığı açıklama şöyle devam etti:

    “Bundan 40 yıl önce, Maraş’ta genç, yaşlı, çocuk, kadın ayrımı yapılmaksızın canlarımız vahşice katledildi. Anaların karnındaki bebekleri, ihtiyar dedeleri, nineleri kurşunlayarak, boğazını keserek katlettiler. Katliam’da resmi rakamlara göre 114 canımız katledilmiş, binin üzerinde kişi yaralanmış, 552 ev ve 289 işyeri tahrip edilmiştir. Katliamdan sonra Alevilerin %80’i kenti terk etmiştir. Maraş Katliamı planlanmış bir devlet katliamıdır. Katliamı planlayıp uygulayanlar devlet bilincimizin derinliğinde tarafımızdan iyi bilinmektedir. Planlı programlı yapılan her katliamda olduğu gibi bu katliamın da gerçek failleri açığa çıkartılıp yargılanmadı. Maraş davası, 12 Eylül faşizmi koşulları altında katillerin değil de devrimcilerin ve direnen Alevi halkımızın yargılandığı bir davaya dönüştürüldü. Maraş Katliamı’nı yürütenlerden eski Ülkü Ocakları başkanlarından sonradan soyadını Şendiller olarak değiştiren Ökkeş Kenger katliam davasından aklandı ve milletvekili yapıldı. Bürokratlar ise bir üst makamla ödüllendirildiler. Katliamın üstü örtülerek açılan yaralar küllenmeye bırakıldı. Aydınlatılmayan her katliam, yeni katliamlara davetiye çıkarmak demektir. Dünden bağımsız bugün, bugünden bağımsız yarın olmaz. Maraş Katliamı aydınlatılsaydı Sivas, Gazi, Roboski, Suruç, Ankara Katliamı olmayacaktı. Maraş Katliamı’nı 40. yılında lanetliyor, şehitlerimizi anıyoruz. Vicdan ve adalet duygusu içinde olan herkesi 16 Aralık Pazar günü saat 13:00’te Kadıköy Süreyya Operası önünde yapacağımız basın açıklamasına çağırıyoruz”

    HABER MERKEZİ