Etiket: psakd Tarsus Şube

  • PSAKD Tarsus Şubesi Madımak Katliamı’nın yıldönümünde anma gerçekleştirdi

    PSAKD Tarsus Şubesi Madımak Katliamı’nın yıldönümünde anma gerçekleştirdi

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Tarsus Şubesi 2 Temmuz 1993’te gerçekleştirilen Madımak Katliamı’nın yıldönümüne dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. 
    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Tarsus Şube Başkanı Cuma Erçe’nin basın metnini okuduğu açıklamaya CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, HDP, Eğitim Sen, Eğitim iş, Halkevleri, Emekli Sen, TKP ve sivil toplum örgütlerinin yanı sıra bir çok yurttaş katıldı.
    “ACILARIMIZ DİNMEDİ, YENİLERİ EKLENDİ”
    “O günden bu güne acılarımız dinmedi artarak devam etti ve maalesef acılarımıza yeni acılar eklendi” diye konuşan Erçe şöyle devam etti:
    “Sivas Katliamının üzerinden tam 25 yıl geçti. O dönem doğanlarımız bugün yetişkin bireyler oldular. Bir koca zaman. O günden bu güne acılarımız dinmedi artarak devam etti ve maalesef acılarımıza yeni acılar eklendi. Madımak katliamı sonrasında hem ülkemizde, hem komşularımızda hem de Dünyanın dört bir yanında insanlık dışı onlarca katliam yaşandı. Suçsuz günahsız nice evladımız sorgusuz sualsiz infazlardan geçirildi. Gözümüzün önünde canlarımız param parça edildi. Emperyalizmin kanlı projeleri sayesinde yanı başımızda Ortadoğu’da milyonlarca insan boğazlandı, geri kalanlar ise kendi topraklarını terk edip bilmedikleri dünyalara göç etme çabası içinde Akdeniz’de Ege’de boğduruldu. Sağ kalmayı başarabilenler ise insan onurunun kabul etmeyeceği koşullarda mülteci pozisyonuna düşürüldü.”
    “FAİLLER AÇIĞA ÇIKARILMADI, MADIMAK ZAMAN AŞIMINA UĞRATILDI”
    Katliamın faillerinin ortaya çıkarılmayıp Madımak dosyanın zaman aşımına uğratıldığına dikkat çeken Erçe:
    “Evet Madımak katliamının üzerinden tam 25 yıl geçti. O günden bugüne hala katliamın gerçek sorumluları açığa çıkarılmadı. Katiller ellerini kollarını sallayarak dolaşmaya devam ettiler. Hatta öyle ki katliamın baş sorumlularından sayılan ve kırmızı bültenle arandığı iddia edilen Cafer Erçakmak Sivas’ta valiliğe 200 metre uzaklığındaki evinde eceli ile öldü. Bu da yetmedi dava zaman aşımına uğratıldı ve bu karar sonrasında dönemin başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan “Bu karar vatanımıza milletimize hayırlı olsun” açıklamasında bulundu. Katliamın hemen ardından da dönemin başbakanı Tansu Çiller “Çok şükür dışardaki vatandaşlarımıza bir zarar gelmedi” diyerek memnuniyetini dile getirmişti. Kısacası Sivas için Adalet arayışımız hiç bitmedi. Hak hakikat ve adalet arayışımıza ara vermeden devam ediyoruz. Madımak otelinin utanç müzesine dönüştürülmesi yönündeki insani ve vicdani talebimiz ise hala karşılık bulmadı. Utanç müzesi şöyle dursun otelde yaptıkları uyduruk köşede şehitlerimizin isimleri ile katillerin isimleri aynı listenin içinde gösterildi. Sevgili Canlar; Madımak Oteli hala yanıyor ve hiç sönmedi. O ateşte semaha duran canlarımızın sesleri hala kulaklarımızda. Bizler Pir Sultan Abdal’ın yoldaşları olarak siz sevgili dostlarımızla birlikte emek, demokrasi, laiklik, özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesini yükseltecek ve sonunda mutlaka biz kazanacağız. Barış kazanacak, adalet kazanacak. Sivas için adalet arayışımız herkes için adalet talebi ile birleşip dili, dini, mezhebi, inancı, siyasi düşüncesi, cinsiyeti, ırkı, milliyeti ne olursa olsun bütün canların bir arada kardeşçe yaşadığı bir ülkeyi ve demokratik, laik Cumhuriyeti birlikte inşa edeceğiz. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği örgütlülüğü olarak, bugüne kadar dostlarımızın ve müsahip kurumlarımızın yürüttüğü her türlü demokratik eylemi ve talebi destekledik, desteklemeye de devam edeceğiz. Bu ülkede barış, demokrasi, adalet ve eşit yurttaşlık hakkı tam anlamı ile hakim oluncaya kadar, laik bir düzen tesis edilinceye kadar mücadelemiz sürecektir” diye belirtti.
    “BİZ ALEVİLER EŞİTLİK, ADALET VE SİVAS İÇİN ADALET DİYORUZ”
    “Biz Aleviler eşitlik istiyoruz, bu ülkede ayrımsız adalet istiyoruz, Sivas için ve herkes için adalet diyoruz” diye belirten Erçe şunları vurguladı:
    “15 Temmuz darbe girişimini bahane eden iktidar partisi adeta darbeden menfaat sağlarcasına OHAL ve KHK rejimini getirmiş ve ardından sonucu hala tartışmalı olan referandum ile birlikte tek adam rejimini bütün itirazlara rağmen dayatmıştır. Uğruna nice bedeller ödeyerek kazandığımız bütün haklarımız birer birer elimizden alınmaya başlanmıştır. Milletvekilleri, parti başkanları, gazeteciler, dernek yöneticileri başta olmak üzere onbinlerce insan sorgusuz sualsiz cezaevlerine doldurulmuştur. KHK ler ile yüzbinin üzerinde kamu emekçisi yine sorgusuz sualsiz bir biçimde ihraç edilmiş ve açlığa mahkum edilmişlerdir. Yıllarca besleyip büyüttükleri FETÖ denilen Cemaat ile bizim arkadaşlarımızın ve bu ülkenin aydınlık yüzlü insanlarının isimlerini yan yana getirmekten bile utanmamışlardır. Maalesef mahkeme kararlarına güven neredeyse sıfıra inmiştir. Yargı bağımsızlığı tartışılır hale gelmiştir. Mahkemelerde alınan kararlara müdahale ediliyor algısı adalet duygusunu yerle bir etmiştir. Hırsızlar, arsızlar, namussuzlar, tecavüzcüler, çocuk tacizcileri, memleketi soyanlar ve cemaati başımıza bela edenler serbestçe dolaşırlarken binlerce suçsuz günahsız insan sudan gerekçeler ve uydurma suçlamalar ile hapishanelere doldurulmaktadır. Evet dostlar biz Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak bu ülkede barış istiyoruz. Biz Aleviler eşitlik istiyoruz. Bizler bu ülkede ayrımsız adalet istiyoruz. Sivas için ve herkes için adalet diyoruz. Sivas Madımak şehitlerimizin nezdinde bütün şehitlerimizi saygı ile anıyor anıları önünde eğiliyoruz. Sivas’ın ışığı sönmeyecek. Madımak utanç müzesi olancaya dek bu mücadele sürecek. 2 Temmuz’da yine Sivas’ta Madımak oteli önünde olacağız ve şehitlerimizi orada da anacağız. Sivas İçin adalet Herkes için adalet talebimizi orada da haykıracağız.
    Hepinize katıldığınız için çok teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki ayrışa ayrışa kaybettiklerimizi birleşe birleşe geri alacağız. ”
    /HABER MERKEZİ/
  • Tarsus PSAKD Başkanı Erçe’den, Alevi Bektaşi Federasyonu uyarısı

    Tarsus PSAKD Başkanı Erçe’den, Alevi Bektaşi Federasyonu uyarısı

    PİRHA – PSAKD Tarsus Şube Başkanı Cuma Erçe hafta sonu (26-27 Mayıs) yapılacak Alevi Bektaşi Federasyonu kongresi için Alevilere çağrıda bulundu. Erçe, “Herkes aklını başına almalı, bu ulu yolu ve hareketi benlik duygusuna kurban etmemelidir” dedi

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Tarsus Şube Başkanı Cuma Erçe, ABF’nin 26-27 Mayıs’ta Ankara’da yapılacak 9. Olağan Genel Kurulu öncesi uyarıda bulundu.

    Erçe, kendi Alevisini yaratma, kendi Alevi kurumunu yaratma projesi ile yetinmeyen AKP Hükümetinin hedefi büyüttüğünü belirterek, demokratik Alevi hareketini bir bütün olarak dizayn edip tümünü kontrol altına almaya çalıştığını ifade etti.

    “ABF KONTROL ALTINA ALINMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Erçe, “Bu açıdan yeni ve en önemli hedefi ABF. Amaç sadece ABF’yi kontrol altına almak ve dizayn etmek değil, aynı zamanda Alevi hareketi içerisinde derin ayrılıklar ve ciddi çatlaklar yaratıp bu hareketi tasfiye etmektir” dedi. 

    “HERKES AKLINI BAŞINA ALMALI”

    Hafta sonu yapılacak ABF kongresinin önemine vurgu yapan Cuma Erçe, şu çağrıda bulundu:

    Herkes aklını başına almalı, bu ulu yolu ve hareketi benlik duygusuna kurban etmemelidir. Yapılacak her bir hatanın vebali ağır olacaktır. İçimize uzanan devletin veya onunla açıktan işbirliği içinde olanların eli geri itilmeli ve buna izin verilmemelidir. Yolumuz Alevilik yoludur ve bu yol, cümleden ulu bir yoldur. Birliğimiz, dirliğimiz daim olsun.” (HABER MERKEZİ)

  • Pir Efe Engin, Tarsus Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne üye oldu-VİDEO

    Pir Efe Engin, Tarsus Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne üye oldu-VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi İnanç Kurulu Üyesi Kureyşan Ocağı Piri Efe Engin, Tarsus Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ni ziyaret etti. Engin, Adalet nöbetine destek vererek, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Tarsus Şubesi üyesi oldu.    

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu Üyesi ve Kureyşan Ocağı Piri Efe Engin, Tarsus Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ni ziyaret etti. Çok sayıda kişinin bir araya geldiği PSAKD Tarsus Şubesi’nde Efe Engin kısa bir konuşma yaptı. Engin, Erzincan’da PSAKD yöneticilerinin tutuklanmasına tepki göstererek, “Pirlerin işaret ettiği gibi Alevilik duruşunun adıdır. Biz cemlerimizdeki dört dar içerisinde olan şah Hüseyin bir duruş göstermiştir, Fazullah bir duruş göstermiştir, Nesimi bir duruş göstermiştir ve Halac-ı Mansur bir duruş göstermiştir ve darlarımızda baş köşede yerlerini almışlardır” dedi.

    “ADALETSİZLİĞE KARŞI SES VERMEK İÇİN BURADAYIM”

    “Canını seven veli değildir, dünyayı seven veli değildir” diyen pirlerin sözlerini hatırlatan Pir Engin, “Canını veren de deli değildir. Bizim yolumuz bedel ödenerek bugüne kadar taşındı. Pirlerin dik duruşuyla taşındı. Burada yaşanan haksızlığa ve adaletsizliğe sessiz kalmamak ve sizin sesinize ses olmak için buradayım” şeklide konuştu.

    Pir Efe Engin, son olarak, “Güç vermek ve örgütlü olmak bilinciyle derneğinize üye oldum” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Tarsus Şube Başkanı Cuma Erçe ise, “Mersin Cemevi İnanç Kurulu üyemiz, Efe Engin Dede’ye bu anlamlı davranışından dolayı teşekkür ediyorum. Bu baskılar bizi yıldıramaz. Boyun eğmeyeceğiz” şeklinde konuştu. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Diyanet’in açıklamaları kız çocuklarını tamamen eğitimden alıkoyacak’

    ‘Diyanet’in açıklamaları kız çocuklarını tamamen eğitimden alıkoyacak’

    PİRHA – Diyanet İşleri Başkanlığı’nın çocuk evliliğini teşvik eden açıklamalarına gün geçtikçe tepkilerde artarak devam ediyor. PSAKD Tarsus Şube Başkanı ve Eğitimci Cuma Erçe, Türkiye tipi şeriata doğru halkın zihinsel olarak hazırlandığını ve Diyanet’in bunun politik altyapısını oluşturmak için kullanılan bir kurum olduğunu söyledi. Erçe, yapılan açıklamaların kız çocuklarını eğitimden uzaklaştırmaya yönelik olduğunu belirterek, çocuk gelin uygulamasının önünü açacağını söyledi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı, web sitesinde bulûğ yaşının alt sınırını kızlarda 9, erkeklerde 12 olduğunu belirterek, bulûğ çağına girmiş olanların dinen nikahlanabileceğini belirtti.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıklamalarına tepkiler gelmeye devam ediyor. PSAKD Tarsus Şube Başkanı ve Eğitimci Cuma Erçe, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu açıklamasının önceki açıklamalarda olduğu gibi kendilerini şaşırtmadığını belirtti.

    Erçe, içlerindeki sapkın düşünceleri olduğu gibi dışarı vurduklarına da inanmadıklarını ve bunların devamının geleceğini düşündüklerini söyledi.

    “DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI’NIN KAPATILMASINI İSTİYORUZ”  

    Erçe, Diyanet’in, Türkiye tipi şeriata doğru halkın zihinsel olarak hazırlandığını ve bunun politik altyapısını oluşturmak için kullanılan bir kurum olduğunu söyledi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın her konuya müdahale ettiğini ancak mesele hırsızlık, yolsuzluk, taciz, tecavüz meselesi olduğunda sus pus olduğunu kaydeden Cuma Erçe, Diyanet’in bu açıklamalarına şaşırmadıklarını ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılmasını en başından beri savunduklarını ifade etti.

    Diyanet’in yaptığı açıklamaların zamanlamasının manidar olduğunu düşündüğünü söyleyen Erçe, “Zaman zaman toplumdan gelecek aşırı refleksi önceden ölçtüklerini ve bu anlamda da gündem değiştirmenin malzemesi yaptıklarını belirterek, “Bu konuya dikkat etmek gerekiyor asıl gündemi kaçırmadan birlikte değerlendirmek gerekiyor” dedi.

    “ÇOCUK GELİN UYGULAMASININ ÖNÜNÜ AÇACAK”

    Erçe, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kız çocukların evliklik yaşının 9, erkeklerin ise 11 olduğunu açıklamasının küçük yaşta evliliklerin önünü açtığını ve bunun eğitime nasıl yansıyacağını ise şu sözlerle açıkladı:

    “Bu bir cesaretlendirmedir. Toplumda böyle bir eğilim zaten var. Kızların okumaması gerektiğini savunan bir eğilim var. Bu anlamda bu eğilimi artıracak, toplumu bu yönde özendirecek, zaten okullaşma oranı gittikçe düşen kız çocuklarını tamamen eğitimden alıkoyacak çocuk gelin uygulamasının önünü açacak bir tarzda gelişiyor. Yani bir karşılığı olmamış olsa bunu yapmayacaklar ama bir karşılığı var toplumda. Özellikle kız çocuklarının eğitimden uzaklaştırılmasının zaten toplumsal bir sıkıntıya yol açacağını ifade ettik. Alevi örgütleri ve diğer tüm demokratik kesimler gibi bu hususta özellikle 4+4+4 eğitim sistemi çıktığından bu sonuca varacağımızı bunun bu noktalara evrileceğini o zamandan söylemiştik. Yani 4+4+4 ile bunun aslında temeli atılmıştı şimdide çok daha sağlam biçimde uygulamaya sokulmak isteniyor. Ancak bugüne kadar toplumun çeşitli çevrelerinden bu denli sosyal medya aracılığıyla da olsa bu denli karşı koyuş çok gelişmemişti. Bir direncinde olduğu gözlemleniyor.”

    “DEVLET, KİNİNİ DİYANET ÜZERİNDEN YÜRÜTÜYOR”   

    Alevilerin neden Diyanet’in kaldırılmasını istediğini ise şöyle açıklıyor.

    “Diyanet, Türk-İslam sentezi içerisinde Sunni İslam’ın, Sunni İslam içerisinde de Hanefi mezhebinin korunması, kollanması ve bir anlamda finanse edilmesi için kurulmuş bir kurum. Bu haliyle başlı başına eşitlik ilkesine aykırı bir durum söz konusu. Ama öbür taraftan da laik devlet ya da laik Cumhuriyet ilkesi zaten başından beri hiç olmadı. Ama bu kurum böyle bir Cumhuriyet’in oluşması ve kurulmasında ciddi bir takoz görevi görüyor. Yani devletin kinle bu kadar haşır neşir olduğu ve bunu da bu kurum üzerinden yürüttüğü bir gerçekliğimiz. Bu anlamıyla böyle bir kuruma ihtiyacımız olmadığını tam tersine dinin de dindarların da özgürleşmesi için bile bu Diyanet İşleri’nin kaldırılmasını onların bile savunması gerektiğini düşünüyoruz.”

    “TOPLUM YETERİ KADAR TEPKİ VEREMİYOR”

    Eğitimci Cuma Erçe son olarak bir eğitimci olarak üzüldüğünü belirterek, toplumun yeteri kadar tepki vermediğini söyledi. Erçe, mücadele edeceklerini vurgulayarak, “Bugüne kadar verilmiş olan mücadele, ödenmiş olan bedellerin ve üzerinde hala ortaçağ karanlığını her yönüyle hissettiren bu düzenleme bizi üzüyor. Bunca verilmiş mücadele, bunca yazılmış kitap, bunca çevrilmiş film, bunca tiyatro eseri, bunca şairin yazdıkları dizeler yeteri kadar farkedilmemiş görülüyor ki ortaçağ karanlığını bize dayatıyorlar” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)