Etiket: pyd

  • Tekten: Bombalar yağdırıp maç skoru gibi anlatıyorlar-VİDEO

    Tekten: Bombalar yağdırıp maç skoru gibi anlatıyorlar-VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ayvalık Şube Başkanı Vedat Tekten, Suriye operasyonunu eleştirdi. Tekten, “Güvenlik gerekçesiyle bir halkın üstüne bombalar yağdırılarak yaşananları maç skoru gibi anlatıp iç siyasette malzeme olarak kullanmak kabul edilir bir durum değildir” dedi. 

    Haberin videosu 

    TSK ve ÖSO’nun Suriye operasyonu sürerken, kamuoyundan da alınan karara dair eleştiriler gelmeye devam ediyor.

    Alevi yöneticiler, yaşanan sivil ölümlerine işaret ederken, Türkiye’nin bir tür “bataklığa” sürüklendiği yönünde yorumlar yapıyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ayvalık Şube Başkanı Vedat Tekten, “Sebebi ne olursa olsun Türkiye Ortadoğu’da bir kaosun içine girmemeliydi” diyerek alınan kararı eleştirdi. Tekten ayrıca “Hiçbir ülkenin, bir başka ülke toprağında gözü olmamalı” diyerek şunları dile getirdi:

    “TÜRKİYE YALNIZ BIRAKILMIŞTIR”

    “’Yurtta sulh cihanda sulh’ denilerek Türkiye halklarının bulunduğu nokta ve dünya siyasetine bakışı özetlenmiştir. Fakat son dönemlerde Amerika’nın Arap baharı ile başlattığı ve bunu ilk siyasetine malzeme olarak kullandığı bir akım geliştirildi. Artık savaşların içeri ile olan kısmı çok daha fazla bir hale dönüştürüldü. Bence bu savaş Türkiye’nin asla içinde olmaması gereken bir durumdu. Savaşlar nedeniyle bugün Türkiye gerek doğuda gerek batıda hiçbir komşusu ile sulh içinde değil. Öyle ki Türkiye’nin bu son operasyonu kendisini Müslüman blokta addeden yönetim için bile bir mağlubiyet olmuştur. Adeta Arap camiası başta Suudi Arabistan olmak üzere bu operasyona karşı bir tavır almıştır. Hiçbir ülkenin, bir diğer ülkenin toprağında gerekçesi ne olursa olsun gözü olmamalıdır. Söylenen bir laf var ‘Sınırlarımızda ya da Suriye’de barışın en kısa yolu Şam ile Ankara arasındaki diyalogtan geçer.’ Diyalog kapılarını zorlamadan oradaki halkların mevcudiyetini önemsemeden, gelişmiş siyasi düzenin gerçekliğine varmadan sadece güvenlik gerekçesiyle halkın üstüne bombalar yağdırıp bunu bir maç skoru gibi anlatıp iç siyasette malzeme olarak kullanmak doğru değil. Yapılanı bir gaza, bir fetih gibi sunmak Türkiye’nin saygın dış politikası açısından; ne kadar kaldı saygınlığı bilmiyorum; kabul edilir bir durum değildir. Türkiye bu savaşın masada barıştıran tarafı olması gerekirken savaşan tarafı olmuştur ve maalesef de yalnız bırakılmıştır. Kaosun bu şekilde sürdürülebilir olmasının imkanı yoktur. İşin perde arkasını bilemiyoruz ama çok somut bir gerçek var ki o da AKP oylarının %30’lar civarına düşmüş olmasıdır. Olması mümkün bir seçimde hezimete yol açıp AKP’nin seçim kaybetmesi riskini milliyetçi duygulara atıfta bulunup çocuklarımızın kanları üzerinden yeniden inşa etmeye çalışmak ve bunun içinde bomba kullanmak, kan dökmek siyasetin bir unsuru olmamalı.

    “SELA NE TÜRDEN BİR SİMGE TEŞKİL EDİYOR?”

    Yaşanan süreçte Diyanet’in tutumuna dair de yorum yapan Vedat Tekten “Harekatı ‘fetih ve gaza’ olarak ele alırsa, ona bağlı olan kurumlar da o şekle uygun tavır takılırlar” dedi.

    Tekten, savaşın kazananı olmadığını belirterek sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu doğru bir durum değil. 15 Temmuz’da da sabahlara kadar sela okutuldu. Çeşitli sebeplerle selaya başvuruyorlar. Ne türden bir simge teşkil ediyor onu da çözmek mümkün değil. Buna ‘Fetih’ derseniz sela okutmak Osmanlı’da da var olan bir durumdu. Bugün cihat bayrağını açıp ‘PYD-YPG üstlerine gidiyoruz. Terörü temizleyeceğiz’ denilen bu örgütlere geçmişte peşmerge güçleri Türkiye’ye alıp Hatay bölgesine kadar sınırlarımızın içinde ambulanslar refakatinde, halkın yoğun alkış ve ilgisi ile geçirilip Suriye topraklarına sokulmuştu. Şimdi kendini Müslüman ülke olarak tarif eden ülkenin ordusu bir diğer Müslüman ülkeye nasıl cihat açabilir onu da ilahiyatçılar çözümlesin. Durumu nereden ele alırsanız alın gerek uluslararası hukuk, gerek Türkiye’nin saygınlığı, gelecekteki siyasi ve komşularla olan ilişkileri açısından bize kar getirecek bir hal değil. Umarım bu anlamsız kaos bize çok fazla zarar vermeden bir şekilde noktalanır. Biz evlatlarımızın tabutlar içerisinde gelmesini istemiyoruz. Savaşın hiçbir zaman kazananı olmamıştır.”

    Eren GÜVEN / ANKARA

  • Afrin’e başlatılan hava saldırısında ikinci gün

    Afrin’e başlatılan hava saldırısında ikinci gün

    PİRHA – TSK’nin Afrin’e başlattığı hava saldırıları bugün de devam etti. Kara saldırılarının başladığı ve Mabata ve Bilbile ilçelerinin bombalandığı belirtilirken, savaş uçaklarının kent merkezi çevresini de hedef aldığı gelen bilgiler arasında.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrin’e yönelik fiili saldırının başladığını açıklamasının ardından başlayan hava saldırısı ikinci gününde de devam ediyor. Dün Hatay’ın Reyhanlı ve Kırıkhan ilçeleri arasında sınır hattında uçak sesleri duyulduğu bildirildi. Yapılan bombardımanda Cindirese, Reco, Şera, Şerawa ve Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Mabeta bölgelerinin bombalandığı öğrenilmişti.

    Afrin’e başlatılan hava saldırılarına ilişkin önemli gelişmeler şöyle:

    ŞENGAL KÖYÜ’NÜN KONTROLÜ ÖSO’YA GEÇTİ

    Afrin bölgesine bağlı Cindires kasabası çevresinde ÖSO ile YPG arasında şiddetli çatışmalar yaşanırken, Afrin’in kuzeyindeki Şengal köyü YPG’den alındı. TSK ve ÖSO güçleri Afrin batısındaki Raco kasabasına doğru ilerleme kaydediyor.

    NATO AFRİN HAREKATINA İLİŞKİN AÇIKLAMA YAPTI

    NATO’nun “Türkiye’nin istikrarsız bir bölgede bulunduğuna ve terörden belirgin şekilde acı çektiğine” dikkat çekilen açıklamasında, “kendini savunma hakkı” ön plana çıkarılırken “orantılılığa ve ölçülülüğe dikkat edilmesi” istendi.

    Yapılan açıklamada, Türkiye’nin operasyon konusunda NATO üyesi ülkeleri bilgilendirdiği belirtildi. NATO yetkilisi, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in de Türk yetkililerle düzenli temas halinde olduğuna dikkat çekti.

    KİLİS’TE 15 GÜN ÖZEL GÜVENLİK BÖLGESİ İLANI

    Suriye tarafından atılan 4 roket mermisi, Kilis’e düştü. Mermiler, 2 ev 2 işyerine isabet ederken Vali Mehmet Tekinarslan, 1 kişinin hafif yaralandığını söyledi. Öte yandan düşen mermi nedeniyle iki katlı bir evde çıkan yangın maddi hasara neden oldu. Kilis Valiliği, “Zeytin Dalı Harekatı”nın sürdüğü Suriye sınırındaki bazı bölgeleri, 15 gün süreyle 15 gün özel güvenlik bölgesi ilan edilmiştir” dedi.

    FRANSA’DAN AFRİN İÇİN ACİL TOPLANTI ÇAĞRISI

    Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Türkiye’ye Afrin operasyonunu sonlandırma çağrısı yaptı ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyini acil toplantıya çağırdıklarını açıkladı.

    Le Drian gazetecilere yaptığı açıklamada, BM Güvenlik Konseyi toplantısında Suriye’deki harekatın “insani durum üzerinde yaratacağı” risklerin değerlendirileceğini söyledi. Le Drian, Afrin operasyonunun yaratacağı riskleri “çok ciddi” olarak nitelendirdi. Le Drian, resmi Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda “tarafların çatışmaya bir son vermeleri ve bölgeye insani yardım ulaşımı sağlamaları gerektiğini” söyledi.

    MEDYA İÇİN 15 MADDELİK AFRİN LİSTESİ

    Afrin’de başlayan operasyon sonrası Başbakan Binali Yıldırım, bugün medya temsilcileriyle bir araya geldi.

    Başbakan Binali Yıldırım, medyanın operasyona ilişkin haberlerinde “milli menfaatleri ön plana koyması gerektiğini” söylerken, medyadan beklentilerini şöyle sıraladı:

    – Haber ve yorumlarda bu harekatın tamamen terör örgütlerine yönelik olduğu ve terör örgütlerini etkisiz hale getirmeyi amaçlayıp sivil halkı koruduğunun ön plana çıkarılması

    – Yabancı haber kaynaklarının özellikle PKK, PYD, YPG, DEAŞ kaynakları üzerinden Türkiye aleyhine yapacağı haberler konusunda dikkatli olunması (Başbakan buna örnek olarak, sosyal medyada geçmiş dönemde Musul’da olan bir fotoğrafın sanki Afrin’de olmuş gibi paylaşıldığını gösterdi)

    – Uluslar arası haber kaynaklarının Türkiye aleyhine yapacağı haberleri yansıtırken Türkiye’nin milli menfaatlerinin gözetilmesi

    – Siviller yönelik saldırı olduğuna dair bilgi kirliliği yaratan ve teyit edilemeyen görüntü ve açıklamalara itibar edilmemesi, sivillere zarar verilmemesi konusunda silahlı kuvvetlerin gösterdiği hassasiyetin hatırlatılması

    ‘MEYDANA ÇIKMA YANLIŞINI YAPAN OLURSA BEDELİNİ ÇOK AĞIR ÖDER’

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Bursa il kongresinde konuştu. Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Afrin operasyonuna yönelik sokağa çıkma çağrılarına değindi.

    Erdoğan, HDP’yi hedef alarak sarf ettiği sözlerinde, “Benim Kürt kardeşlerimi sokağa çağırıyorlar. Sakın ha bu çağrıya uyup da meydanlara çıkma yanlışını yapanlar olursa, bedelini çok ağır öderler. Bu milli mücadeledir. Sakın ha, bu çağrıya uyup da meydanlara çıkma yanlışına düşenler olursa bedelini çok ağır öderler bunu da böyle söylüyorum. Karşımıza kim çıkarsa çıksın bedelini öderler” dedi.

    SOSYAL MEDYAYA AFRİN SORUŞTURMASI

    TSK’nın Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin bölgesinde başlattığı Zeytin Dalı Harekatı’nın ardından, sosyal medya hesaplarından propaganda yapanlar takibe alındı. Ankara, Van, Diyarbakır, Mardin ve Muş Cumhuriyet Başsavcılıkları’nın yaptığı çalışmaların ardından harekatla ilgili gerçek dışı bilgileri aktaranlara yönelik soruşturma başlatıldı. HDP’li vekiller Ayhan Bilgen ve Nadir Yıldırım hakkında da sosyal medyadan Afrin paylaşımı hakkında inceleme başladığı belirtildi.

    CHP’DEN DESTEK AÇIKLAMALARI

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, partisinin Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Afrin’e yönelik operasyonu “gereken bir adım ve doğru bir harekat” olarak değerlendirdi.

    Tezcan, “Bu harekata desteğimiz tamdır. Allah milletimize, askerimize yardımcı olsun” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

     

  • CHP’li Aksünger:  AKP, CHP nasılsa PYD’de öyle bir siyasi partidir

    CHP’li Aksünger:  AKP, CHP nasılsa PYD’de öyle bir siyasi partidir

    PİRHA – Daha önce partisinin kongresinde “AKP ve CHP nasılsa PYD de siyasi bir partidir” diyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, Türkiye’nin operasyonlar ile tehdit ettiği ve yer yer denetimindeki bölgeleri hedef aldığı Suriye’deki PYD’nin Rusya’da temsilcileri olan, Avrupa Birliği ile devamlı görüşen bir parti olduğunu ifade etti. CHP’li Aksünger, “Suriye de PYD’yi tanımanın ötesinde, kantonları yöneten siyasi parti olarak tanımlıyor” dedi. Aksünger, “AKP öyle diyor diye çekinmemeliyiz; ortada bir gerçek var” diye konuştu.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, Kürt sorununda çözüm için 2019’un ‘kırılma noktası’ olacağını söyledi.

    Aksünger, tutuklu siyasetçiler ile Türkiye’nin Suriye’deki Kürtlere karşı tutumunu Artı Gerçek’ten Bahar Kılıçgedik’e değerlendirdi.

    “DEMİRTAŞ’SIZ ÇÖZÜM TARTIŞMALARI BİR YERE VARMAZ”

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş cezaevindeyken yapılacak çözüm tartışmalarının bir yere varmayacağını da savundu. “Selahattin Demirtaş, Türkiye’de aslında etnik kökenli bir partinin ülke üzerinde ne kadar derin bir şekilde izler bırakacağını gösterdi” diyen Aksünger ayrıca Kürtlerin ‘duygusal kopuşuna’ da dikkat çekti:

    “Olağan Üstü Hal’in getirdiği baskılar, seçilmişlerin içeri alınması, tutsak tutulması bir duygusal kopuşa neden oluyor. Bu duygusal kopuş, Türkiye’deki ortak yaşam açısından en büyük sorunlardan bir tanesi… Üstelik, iktidar böyle yaptığı sürece bu sorun sınırları aşıyor. Kürtlerin, sınır ötesindeki akrabalarına karşı yapılmış eziyetler de içeriyi etkiliyor. Bu da duygusal kopuşu hızlandırıyor. Çünkü hükümet bunların hepsini kendi iç iktidar refleksleri üzerinde yapıyor.”

    “PYD’DE SİYASİ BİR PARTİDİR”

    Aksünger, röportajında, Türkiye’nin ‘terör örgütü’ dediği, operasyonlar ile tehdit ettiği ve yer yer denetimindeki bölgeleri hedef aldığı Suriye’deki Demokratik Birlik Partisi’ne (PYD) ilişkin de kimi açıklamalarda bulundu. Parti kongresindeki “AKP, CHP nasılsa PYD de siyasi bir partidir” sözlerine açıklık getiren Aksünger, CHP’nin ve kendisinin PYD’ye nasıl baktığını şöyle açıkladı:

    “Ortada reel bir gerçek var. Ben bunu MYK’da da söyledim, diğer kurumlarda da… AKP bir şey diyor diye onun arkasından bunu söylememiz, efendim Türk toplumu bize tepki duyar diye çekinmemiz bence çok yanlış. Bir ülkeyi yönetmeye talipseniz, muhakemenizle bunu görmek zorundasınız. Ortada bir gerçek var. PYD bir partidir zaten. PYD, Rusya’da temsilcileri olan, hatta Avrupa Birliği ile devamlı görüşen bir partidir.”

    “SURİYE PYD’Yİ SİYASİ BİR PARTİ OLARAK TANIMLIYOR”

    Suriye PYD’yi tanımanın ötesinde, kantonları yöneten siyasi parti olarak tanımlıyor. Keza Amerika için de öyle. Amerika’nın kutsadığı Kürt toplulukları var. Kim ne derse desin bu böyle. Kendi varlığı ile birlikte onların varlığını eşgüdüm halinde götürmeye çalışıyor. Hem Rusya tehdidine hem Suriye’deki başka oluşumlara ve Irak’ın tamamen İran’ın güdüsüne girme meselesine karşı Kürtler, Amerika için denge unsuru. Bunları bir barış sağlanması olasılığı üzerinden söylüyorum. (HABER MERKEZİ)