Etiket: rahime kızılkan

  • ‘Kadınlara ve çocuklara saldırılara toplumca rızalık göstermiyoruz’-VİDEO

    ‘Kadınlara ve çocuklara saldırılara toplumca rızalık göstermiyoruz’-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de son süreçte açığa çıkan cinsel şiddet vakalarına ve kayıp öğrenci Gülistan Doku’ya ilişkin PİRHA’ya konuşan Menşure Doğan, Rahime Kızılkan ve Zeynel Kete, kadınlara ve masum-u pak olan çocuklara rızasız bir davranışta bulunulmasının kabul edilemeyeceğini belirttiler. 

    Haberin videosu

    Dersim’de son haftalarda açığa çıkan cinsel şiddet olaylarına ve kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin PİRHA’ya konuşan analar ve pirler, duruma tepki göstererek “Nehaq zihniyetin kadına, masum-u pak olan çocuklarımıza rızasız bir davranışta bulunması Hakkın emri rızasına karşı gelmektir. Bunu Hakka yapılmış bir zulüm olarak görüyoruz. Yapılan her taciz tecavüz ve ötekileştirmeyle beraber Hak da bir daha ölüyor. Temelinde Hakka yapılmış bir zulüm olarak görüyoruz” diye konuştular.

    “YAŞANANLARA TOPLUMCA RIZALIK GÖSTERMİYORUZ”

    Derviş Cemal Ocağı’ndan Menşure Doğan, “İnancımızın reddettiği kötülükler, tecavüz, şiddet, istismar ve baskıdır. Eskiden hep kadın bedeni üzerineydi şimdi çocuklar da dahil oldu. Üstünü kapatırlarsa bebeklere kadar uzanan çirkin şeyler ortaya çıkıyor. Pertek’te ve Ovacık’ta çocuklara cinsel istismar vakaları açığa çıktı. Artık Türkiye’nin her yerinde de oluyor, bizde hiç olamaz diye bir gamsızlık göstermemeliyiz. Günümüze yaşanan bu çirkinlikleri eskiye takılarak unutuyor muyuz? Ders almamız gerekiyor. Bütün canları duyarlı olmaya çağırıyoruz. Bu son olsun desek bile korkuyoruz, çocuklara yönelinmiş. Toplumca rızalık göstermiyoruz. Yezitlik denilen şey, geçmişte yaşanan zulüm değildir sadece, yaşanan zulmü görmek zorundayız” dedi.

    “GÜLİSTAN’IN ARKADAŞLARINA YAPILAN SALDIRIYI KABUL ETMİYORUZ”

    Doğan, 5 Ocak tarihinden bu yanan haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin ise şunları söyledi:

    “Suçlu olduğu iddia edilen kim olursa olsun, madem bir iddia var onu elde tutması gerekirdi devletin. Evine kadar gitmişler ancak tedbir olarak gözaltına alınabilirdi ama şimdi öyle bir durum yok. Küçücük çocuklar zafer işareti yapsa bu sistem ceza veriyor.
    Arkadaşları kayıp olan öğrenciler tabi ki bu olaya itiraz edecekler. Sıra sana da gelecek, diye bir söz söylediler, ki yaşanıyor. Haklı olan bir duruma polisin bu şekil saldırması, susun konuşmayın demesi kabul edilemez. Arkadaşları kayıp, farklı şekilde telkinde bulunulmalıydı. Bu saldırıyı bir anne, bir kadın, bir insan olarak kınıyorum.”

    “TACİZ, TECAVÜZ, CİNSEL ŞİDDET VAKALARI, BİR POLİTİKA MIDIR?”

    Kureyşan Ocağı’ndan Rahime Kızılkan da son süreçte açığa çıkan cinsel şiddet vakalarına tepki göstererek, “Biz her duyduğumuzda şoke oluyoruz. Kadınlara çocuklara tecavüz, taciz, cinsel istismar bir politika mıdır? Dersim’de de bunların olması gerektiğine inananların yaptığı mıdır? Çok vahimdir. Dersim halkının bir bütün duyarlı olmasını istiyoruz. Ülkenin her yerinde çoğaldı bu” dedi.

    Kızılkan, “Bizim inancımızda düşüncemizde böyle bir şey olamaz. Dersim halkı bunlara gereken cevabı sokaklara inerek veriyor. Pertek’te de aynı şekilde halk sokaklara indi. İzin vermeyeceğiz halk olarak. Devletin her şeyi açığa çıkarması gerekiyor” diye konuştu.

    “YAPILANLARI HAKKA YAPILMIŞ BİR ZULÜM OLARAK GÖRÜYORUZ”

    Şıx Çoban Ocağı’ndan Zeynel Kete, “Yol kadınla başlar. Kadın mürşidi kamilullahtır. Biz bütün evrende bütün canlıda Hakkın varlığını görürüz. Bundan dolayı evrene, canlıya, kadına bütün cümle cana yapılan taciz, tecavüz, baskı, ötekileştirme Hakkın emri rızasına karşı gelen bir tavır davranış olarak görüyoruz. Kadın kainatı var eden kudretin ismidir. Hak en iyi şekilde kadının bedeninde ve ruhunda kendisini görünür kılar. Kadın kainatta kendisine benzeyen bir türü var eder” diyerek Alevilik inancında kadını aktardı.

    “Kimden gelirse gelsin, kimin yaptığı hiç önemli değil, bizim için önemli olan zulmün kendisidir. Zulmün kadına yapılması bizi daha fazla düşündürür. Hak aşkı Xızır gayretiyle bu yapılanlara karşı bir yol bulmamız gerekiyor. Bunlara bir dur dememiz gerekiyor” diyen Kete şöyle devam etti:

    “Kadına karşı yapılan her türlü rızasız eylem ne olursa olsun kadının rızası alınmadan kadına yönelik bir harekette bulunmak bizim için tacizdir, tecavüzdür, ne olursa olsun. Rızalık esastır. Nehaq zihniyetin kadına, masum-u pak olan çocuklarımıza, toprağımıza, dilimize, bizim rızalığımız olmadan bir davranışta bulunması Hakkın emri rızasına karşı gelmektir. Yapılan her taciz tecavüz ve ötekileştirmeyle beraber Hak da bir daha ölüyor. Temelinde Hakka yapılmış bir zulüm olarak görüyoruz.”

    “OLAY AÇIĞA ÇIKSIN, BU DURUMA RIZALIK GÖSTERMİYORUZ”

    Kayıp üniversite öğrencisine ilişkin sözlerine devam eden Kete, şunları kaydetti:

    “Gülistan canımız bu kutsal topraklarda mihmandır. Genç kadın demek inancın, itikatın, güzelliğin, bilgeliğin, barışın yeni kuşaklara aktarılması demektir. Muhtemeldir ki kendi rızası dışında başına bir şey gelmiştir. Kendi iradesi dışında bir sonuçla karşılaşmıştır. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buna rıza göstermiyoruz. Bütün kamuoyuna, yol ulularına, pirlere, mürşitlere diyoruz ki; nasıl olmuş, bunun bilinmesi lazım. Gülistan canımız bir öğrenci olmaktan kaynaklı eğitim hakkına, vücut bütünlüğüne, kendi varlığını devam ettirmesi açısından yasal olarak hakları vardır. Bu konuda bir an önce devletin bütün yasama, yürütme, yargı erkinin hakkaniyetli bir akılla gereken neyse yaptırıp bir an önce yaşama sürecinin nasıl, nerede, kiminle olduysa gündeme getirip kamuoyuyla paylaşması gerekiyor ki bir daha benzer şeyler yaşanmasın.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Bize verilen oy; doğaya, kadınlara, emek ve özgürlük mücadelesine verilen oydur’-VİDEO

    ‘Bize verilen oy; doğaya, kadınlara, emek ve özgürlük mücadelesine verilen oydur’-VİDEO

    PİRHA – Dersim’in Nazımiye ilçesi Devrimci Güç Birliği belediye eş başkan adayları Rahime Kızılkan ve Özkan Arslan, yerel seçimlere ilişkin PİRHA’ya konuştu. Kızılkan ve Özkan, “Bize verilen oy; inanca, doğaya, insanlığa ve ezilenlere verilen oydur” diye belirttiler. 

    Dersim Devrimci Güç Birliği Nazımiye Belediye Eş Başkan adayları Rahime Kızılkan ve Özkan Arslan, yerel seçimlere ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Yıllardır parti çalışması içerisinde yer almış, Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez üyelerinden olan Rahime Kızılkan aynı zamanda Kureyşan Ocağında hizmet yürüten analardan.

    “HALKLA BİRLİKTE KAZANIP HALKLA BİRLİKTE YÖNETECEĞİZ”

    31 Mart yerel seçimlerinde seçilmeleri halinde halkın talebi doğrultusunda hareket edeceklerini, halkla birlikte çalışmalar yapacaklarını ifade eden Kızılkan, şunları belirtti:

    “Öncelikle yapılması gereken birçok şey var; kadın olarak kadınlar üzerine istihdam yaratmaya çalışacağız. Kendi emeğini değerlendirebilecekleri çalışmalar yapacağız. Bu konuyla ilgili birçok projemiz var. Halkla birlikte kazanıp halkla birlikte yönetelim.

    Biz her zaman birlikten yanaydık. Seçim çalışmalarına katıldığım zaman, halk birleşmeyi istiyordu. Devrimci Güç Birliği, halkın talebidir. Dost kurumlarız. Her zaman birlikte yürüyeceğimize inanıyoruz.

    Dersim halkına çağrım; günümüz koşulları bellidir. İrademiz, belediyemiz elimizden alındı. Kayyumla yönetiliyoruz. Bizim irademize bir gasp yapılmıştır. Halkımız gönülden istememiştir kayyumu. Halkımız bunlara gereken cevabı verecektir.

    Dilimizi, kültürümüzü, inancımızı yaşatmak için çalışmalarımız olacak. Ocaklarımız var. Öz yönetim denince aklıma gelen budur. Dedelerimiz, nenelerimiz böyle hayatlarını sürdürdüler. Cem cıvatla, darla didarla kendilerini yönetmişler. İnancımızın bize getirdiği şeylerdir bunlar.”

    “BÜTÜN DENEYİMLERİMİZİ YEREL YÖNETİME AKTARMAK İÇİN ADAYIZ”

    Eş Başkan adayı Özkan Arslan ise yıllardır Dersim doğası için mücadele eden doğa aktivistlerinden. Mücadele yaşamı içerisinde cezaevinde kalmış ve birçok kez Dersim’e girişi yasaklanmış.

    Çevre konusunda mücadeleye yerel yönetimlerle birlikte devam edeceklerini belirten Arslan, “Dersim coğrafyasında yıllardır halktan yana, ezilenlerden yana mücadele çizgisi içerisinde yer aldım. Devletin tüm baskı ve şiddetine maruz kaldık. Cezaevlerinden geçip topraklarımıza girişlerimiz yasaklandı. Bugün buradayız. Bütün deneyimlerimizi yerel yönetimlerde sergilemek için adayız” ifadelerini kullandı.

    Nazımiye ilçesinin bu ülkenin başlangıcından bu yana belli düzen partilerinin elinde yönetildiğini söyleyen Arslan, Nazımiye ilçesini şöyle anlattı:

    “Sürekli geriye giden, sürekli göç veren, gelişmeyen bir ilçe konumunda. İnsanların mutlu olmadığı gençlerin üretemediği, örgütlenemediğini, işin öznesi olmadığı bir coğrafya. Ama aynı zamanda bizler için önemli olan bir coğrafya. Eskilerden beri, 38’lerde dahi insanların katliamlardan geçirildiği bir coğrafya. Alevi inancının ziyaretlerinin olduğu bir bölge. Dil anlamında Kırmancki dilinin edebiyatı anlamında birçok şair ve yazarın çıktığı, dilin esas alındığı bir bölge.”

    “DERSİM’İN KADİM YAŞAMINI YENİDEN YAŞATMAK ADINA İDDİALIYIZ”

    Arslan, “Mevcut düzen partilerinin elinde yok olmaya yüz tutmuş kültürümüzü, ilçemizi, halkımızı yeniden diriltmek, Dersim’in kadim yaşamını tekrardan yaşatmak adına Dersim Devrimci Güç Birliği olarak Nazımiye’de iddialıyız. Halkımızın da bize inanacağını düşünüyoruz. Bir bütün olarak mücadelemizde tek başına sandık siyasetini esas alan bir yapıda değiliz. Bizler öznesinin olduğu bir yönetim, insanların ürettiği, kendi diline, kültürüne sahip çıktığı, inançlarını özgür bir şekilde yapacağı, giden insanlarımızın geri döneceği bir yerel yönetim istiyoruz. Halkımızın buna el vereceğini düşünüyoruz. Devletin sürekli artan baskısıyla göçler yaşıyoruz ama insanlar üretimin olmadığı yerde geçinemiyor, yaşam kuramıyor. Buna son vermek için adayız” diye konuştu.

    “BİZE VERİLEN OY; EZİLENLERE, ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNE VERİLEN OYDUR”

    “Halkın devrimci yönetimi, halkçı belediyeciliği görmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bize verilen her oy; barajlarla, kalekollarla, madenlerle yok edilen Dersim coğrafyası içindir. Dersim’de katledilen doğanın, yaban hayatının korunması için bir oydur. Bize verilen oy ezilenlere, özgürlük mücadelesine verilecek oydur, bir yoldur” diyen Arslan, “Evlerinden çıkamayan, sürekli hem devlet tarafından hem erkek egemen sistem tarafından baskı gören kadınların sokağa çıkması için verilecek bir oydur. Geleceksiz bırakılan çocukların, gençlerin daha umutlu bakabilmesi için verilecek bir oydur. Gelecek dünya düşümüzün en ufak nüvesidir orası” ifadelerini kullandı.

    “İNSANLARIN BİRLİKTE ÜRETTİĞİ YÖNETİM ANLAYIŞIYLA BURADAYIZ”

    Arslan, üretim alanında da birlik olunacağını belirterek şunları belirtti:

    “Diğer düzen partileri gibi sandık siyaseti üzerinden bize oy veren bizdendir, oy vermeyen şudur budur değildir. İnsanlar yüz yıllardır bu sistem içerisinde katliamlara maruz kalıp asimile edildiler. Burada örgütlü bir halkı yaratma çabası içerisindeyiz. Bizler geldiğimizde Nazımiye insanların gülümseyeceği bir yer olacak.

    Dersim’de komşusu dahi öldüğünde kırk gün bahçesine çamaşır asmayan komşunun o duyarlılığıyla, ince meşe ağacı kesenle bir genç öldürenin aynı sayıldığı bir çevre anlayışıyla, ekmeğini yapan kadının ilk lokmasını köpeğine attığı saygıyla, insanların birbirine sırt dayadığı, insanların birlikte ürettiği bir yönetim anlayışıyla buradayız.”

    Hüseyin YAŞAR-Kamil Murat DEMİR

    DERSİM

  • Düzgün Baba Cemevi panelinde Ana ve Pirler konuştu-VİDEO

    Düzgün Baba Cemevi panelinde Ana ve Pirler konuştu-VİDEO

    PİRHA- Düzgün Baba Cemevi, Düzgün Baba mekanında ‘Alevi İnancında Kutsal Mekanlar ve Ocak Örgütlenmesi’ adlı  panel düzenledi. 

    Dersim Nazimiye’de bulunan Düzgün Baba ziyareti  mekanında düzenlenen panele Şıx Çoban Ocağı pirlerinden Zeynel Kete, Kureyşan Ocağı pirlerinden Cemal Can, Rahime Kızılkan Ana ve Cemevi Derneği Başkanı Habip Açıkgöz’ün yanı sıra Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yönetim kurulu, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Panele katılan sanatçı Şenol Akdağ deyişler seslendirdi. Çerağ yakılması ve lokma duasının ardından niyazlar pay edildi.

    PİRHA / DERSİM