Etiket: ramazan ayı

  • ‘Okullarda dinsel uygulamalara son verilsin!’-VİDEO

    ‘Okullarda dinsel uygulamalara son verilsin!’-VİDEO

    PİRHA – Milletvekili Celal Fırat, Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında okullarda yapılacak dini içerikli programları kınadı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Ramazan ayı boyunca okullarda yapılması planlanan dini etkinlikleri eleştirdi.

    “LAİKLİK İLKESİNİN İHLALİ!”

    Meclis’te söz alan Fırat, MEB tarafından laiklik ilkesinin ihlal edildiğini söyleyerek şu konuşmayı yaptı:

    “Bugünlerde Aleviler Hızır oruçlarını tutup lokmalarını paylaşıyorlar. Sünni ve Şii Caferi canlarımız da Ramazan orucu tutacaklar. Hakk, hepsinin oruçlarını, lokmalarını, niyetlerini kabul etsin.

    Anayasa’mızda da belirtildiği gibi din ve vicdan hürriyeti vardır. Laiklik gereği devlet, kamu inançlara, dinlere eşit yaklaşmak zorundadır ancak basına yansıdığı gibi, Millî Eğitim Bakanlığı, okullarda ramazan şenlikleri, iftar programları, ortak iftar sofraları, davul çalma, topluca camilere gitme, okulları ramazana uygun biçimde süsleme gibi faaliyetleri içeren bir genelge göndermiştir.

    Bu uygulamalar açıkça Anayasa’da laiklik ilkesinin ihlali anlamına gelmektedir. Başta biz Aleviler olmak üzere, farklı inanç grupları olarak, okullarda bu tarz dinsel uygulamalara bir an önce son verilmesini istiyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Uygulamanın ismi ‘seçmeli ders’ ancak her tercihin sonu din dersine çıkmakta!-VİDEO

    Uygulamanın ismi ‘seçmeli ders’ ancak her tercihin sonu din dersine çıkmakta!-VİDEO

    PİRHA – Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Başkanı Ömer Yılmaz, okullardaki seçmeli dersler üzerindeki iktidar baskısını yorumladı. Yılmaz, öğrenciler için birçok alanda seçmeli ders seçeneğinin göründüğünü, ancak ağırlıklı olarak din içerikli dersleri seçmek zorunda bırakıldıklarının altını çizdi. Yılmaz, yaşananlara ilişkin velilerin sözlü ve yazılı biçimde tepki göstermesi gerektiğini belirterek “Okullar, inançların dayatıldığı alanlar olmamalı” dedi.

    Ortaokullar ve liseler için 2026-2027 eğitim öğretim yılına ait seçmeli derslerin tercih işlemleri devam ediyor. 20 Şubat’a kadar sürecek ders seçimlerinde okul idarelerinin, öğrencileri yönlendirdiği, bu sebeple de tercihlerin zorunlu yapıldığı ifade ediliyor.

    “Zorunlu seçmeli ders” dayatmasına Öğrenci Veli Derneği Başkanı Ömer Yılmaz’dan da tepki geldi. Öğretmen yokluğu gerekçesiyle birçok seçmeli dersin açılmadığını, bu sebeple de öğrencilerin zorunlu olarak dini içerikli dersleri seçmeye yönlendirildiğini söyleyen Yılmaz, söz konusu sistemin niteliksiz olduğunu vurguladı.

    “SEÇMELİ DERSLERİ ZORUNLU HALE GETİRDİLER”

    Ömer Yılmaz, seçmeli dersler içerisinde dini ağırlıklı derslere yönelimin çok az olduğunu belirterek “Din dersleri talep edilmediği için, kendilerince bir yöntem ortaya koydular. Bu dersleri seçmek zorunlu hale getirildi. Biz de bu yönteme itiraz ediyoruz. Yani aklın, bilimin işaret ettiği bir yöntem değil. Hani bir tür Ali Cengiz oyunu gibi! Madem çocuklara bu dersleri seçtiriyorsunuz, o zaman bırakın ilgi ve istek alanlarına göre kendileri seçsinler. Kategorilere ayrılıp buralardan seçmek zorunlu bırakılmamalı” dedi.

    “VELİLER, İTİRAZ DİLEKÇESİ VERMELİ”

    Ömer Yılmaz, seçmeli ders süreciyle ilgili velilere birtakım tavsiyelerde de bulundu. Söz konusu baskılara dair itirazların, yazılı halde ilgili mercilere iletilmesi gerektiğini söyleyen Yılmaz, şunları söyledi:

    “Okullar, çocuklara ‘10 kişilik gruplar oluşunca bu dersleri alabileceksiniz’ diyor. ‘Belirtilen derslerin dışında kadromuz yok. Bu dersi seçmeniz gerekiyor’ şeklindeki ifadeler doğru değildir. Çocuklar, kendi seçecekleri derste yeterli sayıyı oluşturmuşsa bu dersleri alabilirler. Ama burada önemli olan şu; veliler, bu seçmeliden çok zorunlu seçmeli hale getirilen sürecin doğru olmadığına yönelik eleştirilerini veya dilekçelerini vermeleri gerekiyor. Okul idarelerinde çocuklarımızın istemedikleri dersin dayatılması konusunda mutlaka önlem almaları gerekiyor. Muzdarip olan veliler, mutlaka CİMER’e şikayetlerde bulunmaları gerekiyor. Bu uygulama aslında çocuklarımızı hem nitelikli eğitim hakkından maruz bırakıyor hem de eşitlik ilkesine aykırı.”

    “RAMAZAN’DA OKUL KORİDORLARINDA DAVULLAR ÇALINACAK!”

    Okul müdürlerine de çağrı yapan Veli-Der Başkanı Yılmaz, “Çocuklarımızın ilgi, istek ve yetenek doğrultusunda seçecekleri derslere müdahale etmeyin” dedi. Ömer Yılmaz, belli bir inancın okullarda dayatılmasının kabul edilemez olduğunu da söyledi. Yılmaz, Alevi toplumunun, zorunlu din derslerine dönük itirazlarını da işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Okullarda belli bir inanç, anlayış çocuklara dayatılıyor. Karma okullarda farklı inançlardan çocuklar var. İnançsız ailelerin çocukları da var tabii ki. Belli bir inancın ders sayısının bu sürede artırılması meseleyi daha da büyütüyor. O yüzden ailelerin çok daha dikkatli olması gerekiyor.

    Şu anki iktidarın, bu konudan çok farklı şeyler çıkartıp bunun üzerinden siyaset yapma algısı da doğacağı için çok hassas yürütülmesi gereken bir süreç. Velilerin ‘benim çocuğumun inancı, okullarda gözetilebilmeli’ itirazı olabilir. Mesela önümüzde Ramazan ayı var ve birtakım etkinlikler olacak. Okul koridorlarında davullar çalınacak, mevlütler okunacak. Yani belli bir inancın gereği yerine getirilecek. Şimdi bu inanca sahip olmayan insanlar bunlara maruz kalacak! Bizim talep ettiğimiz şey; okullar inanç alanlarının veya inançların anlatıldığı yerler olmamalı. İnançların felsefesinin ne olduğunu, hangi inançların olduğuna yönelik bilgiler verilebilir ama okullar, inançların dayatıldığı alanlar olmamalı. Milli Eğitim Bakanlığı, bir an önce bu konuda aklın, bilimin yolunda düşünerek gereğini yapmalı.”

    ANADİLDE EĞİTİM ENGELİ!

    Ömer Yılmaz, seçmeli dersler içerisinde yer alan, ancak seçilmesi pek de mümkün olmayan anadilde eğitim konusuna da değindi. Anadil talebinin henüz “demokratik bir şekilde tartışılamadığını” söyleyen Yılmaz’ın değerlendirmesi şu yönde oldu:

    “Anadil meselesi şu an önümüzde sorun gibi gözüküyor. Oysa dünyanın değişik ülkelerinde ana dille ilgili çok önemli çalışmalar var. Bu çalışmalar ülkemizde de mümkün. Bu mesele yalnızca Kürt ailelerin, Kürt çocuklarının meselesi gibi görülmemelidir. Ana dil meselesi, bu coğrafyada yaşayan birçok farklı grupların meselesidir. Bu konuda da aklın ve bilimin yönünde, dünyadaki örnekler ele alınarak meselenin çözümü yaratılabilir.

    Konunun tarafları, dil bilimcileri, Milli Eğitim Bakanlığı, bir araya gelerek bu sorunu sorun olmaktan kurtarabilirler. Önümüzde 21 Şubat Dünya Ana Dil Günü var. O günde bu yönlü bir müjde verilebilir diye umuyorum.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • Öğrencilere zorunlu iftar programı dayatması Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    Öğrencilere zorunlu iftar programı dayatması Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    PİRHA- Eğitim-Sen Dersim Şubesi, Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğrencilerin ve velilerin onayı alınmadan dayatılan zorunlu iftar programına tepki göstermek için açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Öğrencilere belirli bir inanç doğrultusunda dini pratiklerin zorla benimsetilmeye çalışılması, pedagojik değil, ideolojik bir tercihtir. Farklı inançlara mensup ya da inançsız öğrencileri baskı altında bırakmaktadır” denildi.

    Eğitim-Sen Dersim Şubesi’nin Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğrencilerin ve velilerin onayı alınmadan dayatılan zorunlu iftar programına tepki göstermek için Cumhuriyet Mahallesi’ndeki Spor Lisesi pansiyonu önünde yapmak istediği açıklama polis tarafından engellenirken, basının görüntü çekmesi de ‘turkuaz basın kartın yok’ denilerek izin verilmedi.

    Pansiyon önünde izin verilmemesinin ardından kitle Yeraltı Çarşısı üstünde açıklama yaptı. Açıklamayı Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Mehmet Aşkın okudu. Açıklamada ‘Laik, bilimsel ve demokratik eğitimi savunuyoruz’ pankartı açıldı. Açıklamaya Dersim’deki siyasi parti, demokratik kitle örgütleri ve inanç kurumlarının temsilcileri destek verdi.

    “ÖĞRENCİLER BASKI ALTINDA BIRAKILMAKTADIR”

    Öğrenci ve velilerin bilgisi ve onayı alınmaksızın planlanan etkinliğin Alevi öğrencilerin inanç ve kimliklerini yok sayan dayatmacı bir yaklaşımın ürünü olduğunu belirten Mehmet Aşkın, “Zorunlu tutuma dönüşen bu uygulama, kamusal eğitimin laiklik ilkesine aykırıdır. Öğrencilere belirli bir inanç doğrultusunda dini pratiklerin zorla benimsetilmeye çalışılması, pedagojik değil, ideolojik bir tercihtir. Bu durum çocukların psikolojik ve sosyal bütünlüğünü zedelemekte, farklı inançlara mensup ya da inançsız öğrencileri baskı altında bırakmaktadır” dedi.

    “HİÇBİR ÖĞRENCİNİN DİNİ RİTÜELLERE ZORLANMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Kamusal eğitimin laik, bilimsel, demokratik ve eşit olması gerektiğini vurgulayan Aşkın, “Hiçbir öğrencinin inancı ya da inançsızlığı üzerinden ayrımcılığa uğramasına, baskı altına alınmasına ve dini ritüellere zorlanmasına izin vermeyeceğiz. Tüm kamuoyunu, bu dayatmalara karşı ses çıkarmaya; çocukların özgür, eşit ve laik bir eğitim ortamında büyümesi için mücadeleyi birlikte yükseltmeye çağırıyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • İlkokul öğrencilerine ‘Tekne Orucu’ tutturuldu!-VİDEO

    İlkokul öğrencilerine ‘Tekne Orucu’ tutturuldu!-VİDEO

    PİRHA- Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ‘öğrencilere oruç tutturun’ talimatlı yazısının gönderilmesinin ardından Mersin’de ilkokul öğrencilerine ‘Tekne Orucu’ tutmaları söylendi. Oruç tutan öğrenciler için iftar şenliği düzenlendi.

    Maarif Modeli politikalarıyla eğitimin dinselleşmesine yönelik adımlar gün geçtikçe artıyor. Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okullara Ramazan ayında yapılacak etkinliklerle ilgili yazı gönderilmesinin ardından anaokuldan başlayarak liselere kadar çeşitli dini faaliyetler yürütülmeye başlandı.

    Son olarak Mersin’de Salim Güven İlkokulu’nda öğrenciler için ‘Tekne Orucu’ (Küçük yaşta olan çocukların belli bir süre dilimine kadar oruç tutmaları) iftar şenliği düzenlendi. Çocukları oruca alıştırmak için okulun bahçesinde hazırlanan şenliğe İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş da katıldı.

    Okul müdürü ve Fazilet Durmuş’un yaptığı konuşmalardan sonra öğle ezanının okunmasıyla çocuklara oruçlarının açılması söylendi. Bunun üzerine çocuklar yemek yiyebildi.

    “PEDOGOJİ BİLİMİNDE YERİ OLMAYAN BİR UYGULAMA”

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, söz konusu etkinliği eleştirerek, “Bu ülkede farklı inançtan, farklı mezheplerden, farklı kimlikler var onların oruçları ve ibadetleri farklı. Öğrenciler bu konularda hiçbir şey bilmezken tek dinin tek mezhebi üzerinden yapılan bu çalışmalar bir yerden sonra öğrenciler üzerinde olumsuz etki yaratıyor. Çok net bir biçimde ayrımcılık, insan hakları ihlali, çocuk hakları ihlaline giren ve ne pedagoji biliminde ne eğitim biliminde yeri olmayan bu çeşit uygulamalara asla sessiz kalmayacağız” dedi.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Eğitim Sen Genel Başkanı Irmak’tan ‘Ramazan Çetelesi’ tepkisi: Psikolojik baskı oluşturuyorlar – VİDEO

    Eğitim Sen Genel Başkanı Irmak’tan ‘Ramazan Çetelesi’ tepkisi: Psikolojik baskı oluşturuyorlar – VİDEO

    PİRHA- Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, birçok ildeki il ve ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin, okul müdürlerine Ramazan ayında etkinlik düzenlemeleri için talimat göndermesine ilişkin “Herkes aynı inanca sahip değil, herkes Ramazan orucu tutmuyor, herkes Müslüman da değil ama bunlar bütün bu çocukların üzerinde bu uygulamayla beraber çok ciddi psikolojik bir baskı oluşturuyorlar” dedi.

    Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, birçok ildeki il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin, okul müdürlerine Ramazan ayında etkinlik düzenlemeleri için talimat göndermesine tepki gösterdi.

    “RAMAZAN SÜRESİNCE YAPILACAK ETKİNLİKLER ADI ALTINDA YAYINLANAN 23 MADDELİK BİR LİSTE VAR”

    İktidarın 13 yıldır eğitim alanında çok ciddi bir dönüşüm faaliyeti yürüttüğünü belirten Irmak, “Eğitimi giderek bilimsel değerlerden, bilimden uzaklaştırarak, gerici bir eğitimle faaliyet sürdürüyorlar. İktidarın kendi ideolojik hedefleri doğrultusunda bir iş yapmasının kendilerince bir anlamı var o da toplumu biraz daha muhafazakarlaştırmak, biat eden bir toplum yetiştirmek. Bunu yaparken ülkenin bütün değerlerini göz ardı eden bir yerden bunu yapıyorlar. ÇEDES ile başlayan ama şimdi Ramazan süresince yapılacak etkinlikler adı altında yayınlanan 23 maddelik bir liste var. Bu listede çocukların evlerinde Ramazan köşesi oluşturması, okul koridorlarında Ramazan koridoru oluşturulması, Ramazan köşesi yapılması, veliler ile birlikte çeşitli iftar, söyleşi ve benzeri programlar düzenlemesi gibi birçok faaliyet var. Kabul edilebilir bir şey değil” dedi.

    “UYGULAMALAR ÇOCUKLARIN ÜZERİNDE ÇOK CİDDİ PSİKOLOJİK BASKI OLUŞTURUYOR”

    İktidarın giderek  eğitim alanında attığı adımlarla çığrından çıkan işler yapmaya başladığının altını çizen Kemal Irmak şunları söyledi:

    “Herkes aynı inanca sahip değil, herkes Ramazan orucu tutmuyor, herkes Müslüman da değil ama bunlar bütün bu çocukların üzerinde  uygulamayla beraber çok ciddi psikolojik bir baskı oluşturuyorlar. İnanç baskısı oluşturuyorlar.

    Bir dönem bu ülkede başörtüsünden kaynaklı insanlar ciddi problemler yaşadılar. Bunu bugün iktidar sahipleri bir inanca müdahale olarak değerlendiriyorlar, baskı olarak değerlendiriyorlar. Haksız değiller ama iktidar bugün bu baskıyı ilkokulu, ortaokul ve lise çağındaki çocuklara indirgeyecek şekilde yapıyor. Gönüllülük esasına dayalı diyorlar böyle gönüllülük olmaz.”

    “TALİMATLARIN NEREDEN GELDİĞİNE RESMİ YAZI YOK”

    Uygulamaların ideolojik olduğunu pedagojik bir uygulama olmadığı belirten Irmak,  “Çocukların ruh halini çok olumsuz yönde etkiliyorlar. Burada temel olan bir problem var o da şu; bu 23 maddelik Ramazan’da yapılacak işlerle ilgili okullara il, ilçe milli eğitim müdürlükleri WhatsApp grubu ile gönderdikleri bu talimatların nereden geldiğine dair de bir resmi yazı yok. Bakanlık eliyle il milli eğitimlerine gönderilen bir yazı yok. Ama biz şunu biliyoruz il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri bütün ülkenin her yerinde eş zamanlı olarak böyle bir iş yapmazlar. Fiili bir durum oluşturuyorlar asıl kötü olan bu” diye konuştu.

    “DEVLET KENDİ DİNİNİ BÜTÜN FARKLI İNANÇ KESİMLERİNE DAYATIYOR”

    Konuya ilişkin eylemler önlerine koyduklarını belirten Irmak, şunları kaydetti:

    “İmam Hatipler’de yapılan bu uygulama artık ülkenin bütün okullarında yapılıyor. Her yeri İmam Hatipleştirme çabası var. Toplumu da bu inanç baskısıyla zapturapt altına alma çabaları var. Bizim açımızdan kabul edilebilir bir şey değil. İnsanların inançlarını yaşamasının anayasal güvence altına alınması gibi birtakım hakları var ama devletin böyle bir hakkı yok, devletin dini olmaz. Burada devletin bir dini varmış gibi ve bu devlet kendi dinini bütün farklı inanç kesimlere dayatmak gibi bir tutumla karşı karşıya, kabul edilemeyen yani bu. Bir inancın gölgesini tüm inançlar üzerine, özellikle kamu alanında, kurumlarda ve özellikle de okullarda, milli eğitim alanında bunun yapılması doğru değil. Bu yazının kim tarafından okullara gönderildiğine dair bilgi edinme hakkı üzerinden bakanlığa da bir soru sorduk onun cevabında bekliyoruz. Diğer taraftan Eğitim Hakkı Platformu ile birlikte buna yönelik de bir itiraz, bir eylemimiz olacak.”

    Buse Nehir DEMİR/ANKARA

     

  • Ramazan sebebiyle yemekhaneyi kapatıp işçileri mağdur ettiler!

    Ramazan sebebiyle yemekhaneyi kapatıp işçileri mağdur ettiler!

    PİRHA – Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) çalışanları, Ramazan ayı sebebiyle Altınpark’taki yemekhanenin kapatılıp, yemek ücretlerinin ise yatırılmadığını iddia etti. Çalışanlar, “Yönetim, oruç tutmamız için din dayatmasında bulunuyor” açıklamasını yaptı.

    Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) bağlı ANFA şirket çalışanları, Ramazan ayı sebebiyle yemekhanenin kapatıldığını, ödenmesi gereken gıda ücretlerinin ise yemek kartlarına yüklenmediğini iddia etti.

    Söz konusu uygulama ile ilk kez karşılaştıklarını anlatan çalışanlar, “İlk defa bu yıl yemek verilmedi. Hatta bundan önceki yönetimde de yemek veriliyordu. Yemek verilmeyeceği yönünde bizlere hiç kimse bilgi de vermedi” dedi.

    ÇALIŞANLARA ORUÇ TUTMALARI İÇİN BASKI YAPILDIĞI İDDİASI!

    İşten atılma korkusu nedeniyle isim belirtmeyen işçiler, Ramazan dayatmasına karşı itiraz edemediklerini de ifade etti. ANFA çalışanları, 750 personelin büyük bir kısmının oruç tutmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

    “Altınpark İşletmeler Müdürü Fevzi bey, Altınpark içerisindeki bütün işletmelere, hatta Çubuk Barajı’ndaki kamping alanına dahi bakan kişidir. Buradaki bu despot yapıyı oluşturan İşletme Müdürü Fevzi beydir. Kendisi aynı zamanda yemekhaneyi basarak çalışanlara hakaret edebilecek yapıya sahip. Çalışanlara sürekli ülkücülükten bahseder ve 1980’li yılları anlatır. İşçilere bir yandan siyasi propaganda yapıyor diğer yandan oruç tutacaksınız diye din dayatmasında bulunuyor.
    Altındağ’da 1050 personel var. Bu sayı içerisinde 750 kişi Altınpark’taki yemekhaneden faydalanıyordu. Birçok çalışanın da Multinet yemek kartı var ancak Ramazan ayında Multinet kartlarımıza da yemek ücretleri yatmadı. Alanda çalışan 700 küsür kişinin ücretleri yatmadı. Hem Multinet’lere para yatırılmıyor hem de yemekhane kapatılıyor. Bu süreçte Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet binaları; cam bina ve ASKİ yemekhaneleri ise açık. Hatta belediyeye bağlı olan Belpa, evlere dahi yemek dağıtabiliyor. Bu nedir yani? Eğer şeriat geldiyse bilelim. Çalışanların işinden olma korkusu var. O nedenle kimse gidip itirazda da bulunamıyor.”

    İLGİLİ MÜDÜR: TADİLATTAYIZ, ÜCRETLER İSE YATIRILIYOR!

    Çalışanların aktarımı üzerine Altınpark İşletmeler Müdürü Fevzi Yılmaz da açıklama yaptı. Yılmaz, her yıl Ramazan ayında yemekhaneyi tadilat sebebiyle kapattıklarını söyleyerek “Bakım, onarım sebebiyle çalışanlara bir aylık ücretlerini yatırıyoruz. Zaten yemekhaneden 130-140 çalışan yararlanıyordu. Mevcut kafeler şu an açık. Bu işin sorumlusu ANFA muhasebesidir ve muhasebede çalışanların yemek ücretlerinin yatırıldığını belirtiyor” ifadelerini kullandı.

    EREN GÜVEN/ANKARA

  • ‘Ramazan ayındayız’ diyen okul yönetimleri öğrencilerin yemeklerini kestiler

    ‘Ramazan ayındayız’ diyen okul yönetimleri öğrencilerin yemeklerini kestiler

    PİRHA- Birçok okulda okul yönetimleri, öğrencilerin ve öğretmenlerin kullandıkları yemekhaneleri kapatarak ‘oruçlu kişilerin’ yanlarında yemek yememeleri talimatı verdi. Oruç tutmayanlara verilen yemek porsiyonları da küçültüldü.

    Ramazan ayının başlamasıyla birçok okulda ‘oruç tutmayanlara’ yönelik yapılan baskılar da gündeme gelmeye başladı.

    Birçok okulda, okul yönetimleri, öğrencilerin ve öğretmenlerin kullandıkları yemekhaneleri kapatarak ‘oruçlu kişilerin’ yanlarında yemek yememeleri talimatı verdi. Oruç tutmayanlara verilen yemek porsiyonları da küçültüldü.

    AFYON’DA TABLDOT YEMEK UYGULAMASI KALDIRILDI

    Afyon’a bağlı Sinanpaşa ve İscehisar ilçelerindeki taşıma eğitime tabi olan ilkokul, ortaokul ve liselerde ‘Ramazan ayındayız’ denilerek öğle yemeklerinde değişikliğe gidildi ve tabldot yemek uygulaması kaldırıldı. Yerine öğrencilere küçük bir peynir parçası, reçel, üç tane zeytin ve ekmek verildiği belirtildi. Eğitim-İş Sendikası, durumu okullarda tespit ederek kayıt altına aldı.

    YEMEKHANELER İPTAL EDİLDİ, İFTAR YEMEĞİ UYGULAMASI GETİRİLDİ

    Artvin Çoruh Üniversitesi Arhavi Yerleşkesinde de benzer bir durumun yaşadığı belirtildi. Arhavi MYO ile Sanat ve Tasarım Fakültesi, Borçka Yerleşkesinde yer alan Borçka MYO, Hopa Yerleşkesinde yer alan Hopa İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İlahiyat Fakültesi ve Hopa MYO, Şavşat Yerleşkesinde yer alan Şavşat MYO ile Ardanuç ilçesinde eğitim veren Artvin MYO’ya bağlı bazı bölümlerin öğrenci ve personelinin yararlandığı yemekhanelerde verilen öğlen yemeği hizmeti ramazan ayı gerekçe gösterilerek iptal edildi.

    Yemekhanelerde verilen hizmetin ramazan gerekçesiyle iptal edilmesinin öğrenci ve personel için baskı oluşturduğu vurgulanırken, öte yandan İlahiyat Fakültesinin yer aldığı Hopa yerleşkesinde iftar yemeği verileceği öğrenildi.

    “ORUÇ TUTANLARIN YANINDA YEMEK YEMEYİN”

    İstanbul Maltepe’den de benzer bir bilgi geldi. Atilla Uras Anadolu Lisesi Müdürü Ulvi Ziya Akbaba’nın oruç tutmayan öğretmen ve öğrencilerin ramazan boyunca okul içinde yalnızca kantin ve mutfakta yemek yemesine ilişkin talimat gönderdiği ortaya çıktı.

    Müdürün öğretmen ve yöneticilere gönderdiği talimatta şu ifadeler yer aldı:

    “İslam aleminin mübarek Ramazan ayının 2 Nisan – 1 Mayıs tarihleri arasında nasipse gerçekleştireceğiz. Bu vesile ile çeşitli mazeretleri nedeniyle oruç tutamayan arkadaşların ve personelin yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını mutfak bölümünde gidermeleri, oruçlu öğrencilerin olması nedeniyle daha dikkatli ve hassas davranmaları, oruç tutmayan öğrencilerin yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını kantin bölümünde gidermeleri nöbetçi öğretmenlerin bu konuya gerekli hassasiyeti göstermenizi, karşılıklı saygı çerçevesinde hareket edilmesini, öğrencilerin uyarılmasını önemle rica ederim.”

    PİRHA/ANKARA