Etiket: redhack
-

Redhack davası görüldü: Yurtdışı yasağı kaldırılmadı
Redhack tarafından yayınlanan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın e-maillerini haber yaptıkları için yargılanan 6 gazetecinin duruşması ertelendi. Gazeteciler hakkındaki yurt dışı yasakları kaldırılmadı.Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Redhack tarafından yayınlanan e-maillerini haberleştirdikleri için haklarında dava açılan gazeteciler Ömer Çelik, Metin Yoksu, Mahir Kanat, Derya Okatan, Eray Sargın ve Tunca Öğreten’in 9’uncu duruşması görüldü. Çağlayan’daki İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, gazeteciler Tuncay Öğreten, Mahir Kanat ve Eray Sargın ile avukatları Mehmet Ali Koç, Tuba Torun, Ali Denil Ceylan ve Özcan Kılıç katıldı.Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; kimlik tespiti ile başlayan duruşmada, Berat Albayrak’ın vekili avukat Ahmet Özel, Eray Sargın’ın avukatı Erman Öztürk ile Metin Yoksu’nun avukatı Sercan Korkmaz’ın mesleki mazeret dilekçelerini gönderdikleri görüldü.İddia makamı eksik hususların giderilmesini ve sanıklar hakkında verilen adli kontrol kararının devam etmesini istedi.“DELİL YOK GAZETECİLİK VAR”Gazeteci Tunca Öğreten, “17 yıldır gazetecilik yapıyorum. Seyahat edememek beni etkiliyor. Bütün duruşmalara katıldım. Beraat edeceğime inanıyorum. Beraat edeceğim güne kadar tüm duruşmalara katılacağım” diyerek, hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını istedi.Gazeteci Eray Sargın, “Ortada iddia var delil yok, gazetecilik var. 3 yıldır adalet yok, beraatımı talep ediyorum” dedi.Avukat Tuba Torun da, “Müvekkilimin gazetecidir yurt dışına çıkma ihtimali bulunduğundan adli kontrolünün kaldırılmasını talep ediyoruz. Ayrıca dosyada müvekkilimin adli kontrol tedbiri uygulanmasına sebep bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep ediyoruz” diye ifade etti.“MÜVEKİLİM TACİZ EDİLMEKTEDİR”Yoksu’nun avukatı Özcan Kılıç ise, “İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/24 Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Müvekkilim benzer suçlamalar ile bu dosyadan yargılanmaktadır. Söz konusu dosyada müvekkilim yönünden adli kontrol tedbiri uygulanmamakta ancak dosyanızda müvekkilim hakkında yurt dışı çıkış yasağı vardır. Bu adli kontrol nedeniyle müvekkilim sürekli taciz edilmektedir. Bu nedenle yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.Öğreten ve Yoksu hakkındaki yurt dışı yasağının devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 15 Aralık’a erteledi. -

RedHack davası bugün Çağlayan Adliyesi’nde görüldü
Mesleki faaliyetlerinden yargılanan 6 gazetecinin davasının dördüncü duruşması Çağlayan’daki İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
RedHack’in yayınladığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait mailleri haberleştirdikleri için 323 gün tutuklu kalan gazeteciler Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat’in haftada iki gün imza atma adli kontrol uygulaması kaldırıldı. Mahkeme, bir sonraki duruşmayı 13 Eylül’e erteledi.
Mesleki faaliyetlerinden yargılanan 6 gazetecinin davasının dördüncü duruşması Çağlayan’daki İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuksuz yargılanan gazeteciler Derya Okatan, Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat ile avukatları katıldı.
RedHack’in yayınladığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait mailleri haberleştirdikleri için yargılanan gazeteciler Ömer Çelik, Metin Yoksu, Derya Okatan ve Eray Sargın “Örgüt propagandası yapmak” ve “Bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme”, Tunca Öğreten “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunma”, Mahir Kanaat ise “Örgüt üyeliği” iddialarıyla suçlanıyor.
13 EYLÜL’E ERTELENDİ
Duruşmada avukatlar, müvekkillerinin el konulan dijital materyallerinin iade edilmesini, haklarındaki adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını ve duruşmadan vareste tutuklanmalarını talep etti. Adli kontrol uygulamasının kaldırılmasına karar veren mahkeme, diğer talepleri reddederek, bir sonraki duruşmayı 13 Eylül’e erteledi.

-

Tutuklu gazeteciler Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat tahliye edildi
Redhack davasında yargılanan ikisi tutuklu altı gazeteci bugün ikinci defa hakim karşısına çıktı. Savcı, Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat’in tutukluluğunun devamını isterken mahkeme, tahliye kararı verdi.
İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmaya tutuklu gazeteciler Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat duruşmaya Silivri Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz yargılanan gazeteciler Ömer Çelik, Derya Okatan, Eray Sargın ve Metin Yoksu duruşma salonunda yer aldı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş ve ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş da seyirci olarak salonda idi. Mahkeme başkanı Mustafa Çakar, dosyanın bilirkişiden dönmediğini söyledi. Berat Albayrak’ın avukatı Hatice Özay da şikayetlerinin devam ettiğini belirtti. Ardından duruşma savcısının görüşü soruldu. Savcı, suçun niteliği, işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin varlığı olduğunu iddia ederek, suçun önemi ve ağırlığı gibi klişe mütalaa ile tutukluluğun devamına karar verilmesini talep etti.
“1 YILDIR ÖZGÜRLÜĞÜMDEN, EŞİMDEN MAHRUM BIRAKILDIM”
Ardından Tunca Öğreten mütalaaya karşı beyanlarını dile getirmek için söz aldı. Öğreten, 1 yıldır tutuklu olduğunu söyleyerek, ikinci defadır mağduriyetinin son bulması umuduyla adalet aradığını kaydetti. Öğreten savaş muhabirliği de dahil olmak üzere gazetecilik mesleğinin her türlü zorlu alanında görev yaptığını söyledi. Kendini hiç şu anki kadar tedirgin hissetmediğini söyleyen Öğreten, “Kendini hacker olarak tanıtmaktan imtina etmeyen, adı sanı bilinmeyen birinin iftirası ile 1 yıldır özgürlüğümden, eşimden mahrum bırakılmış durumdayım” dedi.
“GAZETECİ TALİMAT ALMAZ”
“Gazetecilik de savcı ya da yargıç olmak gibi haysiyetle ilkelere ve vicdana bağlı kalınarak yapılması gereken bir meslektir” diyen Öğreten, gazetecilerin yargı mensupları gibi kimseden talimat almayacağına dikkat çekti. 36 yaşında olduğunu söyleyen Öğreten, “Birilerinden talimat alacak kadar onursuz bir hayat sürmedim. Varsayalım ki birileri talimat vermeye çalışmış, yaptığım haber ortada. Ben o talimatı zaten yerine getirmemişim” dedi. Haberinin bakan Albayrak tarafından tekzip edilmediğine işaret eden Öğreten, e-postaları haberleştirdiğinde hali hazırda milyonlarca insanla paylaşıldığını, aleniyet kazandığını anımsattı.
CUMHURBAŞKANI’NIN ÇAĞRISI
Öğreten, konuşmasında geçtiğimiz hafta Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun Cumhuriyet’in de medya ortağı olduğu 96 medya kuruluşuyla birlikte yayımladığı Paradise Papers’i de anımsattı. Öğreten, yaptığı haberin bu sızıntıyla birebir benzerlik taşıdığını belirterek, bu haberler nedeniyle herhangi birinin gözaltına alınmadığını veya tutuklanmadığına dikkat çekti. Öğreten, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eniştesinin Man Adası’nda şirket kurduğuna ilişkin belgeleri de anımsattı. Erdoğan’ın bu açıklamaların ardından dekontların savcılık veya medya ile paylaşılması çağrısını aktararak, “Dünyanın her yerinde geçerli olan prosedür de budur zaten. Şu an karşınızda bulunan ve kendisini savunmak zorunda bırakılan kişi de işte o Cumhurbaşkanının belirttiği paylaşılan kişi de benim” dedi.
“BENDEN FETÖ’CÜ DEĞİL ÖDP’Lİ OLUR”
Ardından söz alan BirGün gazetesi çalışanı Mahir Kanaat ise suçlama konusu sızıntı e-posta ile ilgili Twitter sohbet grubunu kurmakla suçlandığını anımsattı. Kanaat, RedHack grubunun 18 Mart 2017’de suçlama konusu sohbet grubunu kendilerinin kurduğunu açıkladığını belirterek, “Kaldı ki elimde dahi olmayan mailler ilgili sohbet grubunu neden kurayım” diye sordu. Kanaat ardından kendisine yöneltilen 17-25 Aralık soruşturması fezlekelerini Fethullahçı yapıya ait kişilerden ulaştığına ilişkin suçlamaya yanıt verdi. Kanaat, internetteki arama motorundan “17-25 Aralık fezlekesi” diye arama yapıldığında 547 bin sonuca ulaşıldığını söyledi ve bu sonuçlardan birinin yargı mensuplarının da sıkça kullandığı “adalet.biz” sayfası olduğunu kaydetti. Söz konusu fezlekenin bu sitede de olduğuna dikkat çeken Kanaat, fezlekenin bilgisayara yüklendiğinde öz niteliklerinin polislerin hazırladığı fezleke ile aynı olduğuna dikkat çekti ve “Benden FETÖ’cü falan olmaz, ÖDP’li olur” diye konuştu.
Mahkeme Tunca Öğreten ve Mahir Kannat hakkında Aali kontrol şartıyla tahliye kararı verdi. Duruşma 3 Nisan 2018 saat 11.00’e ertelendi.

-

Savcı gazetecilerin tutukluluğunun devamını istedi: Haber yapmak suç değil
Savcı, redhack’in yayınladığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait mailleri haberleştirdikleri gerekçesiyle 323 gündür tutuklu olan gazeteciler Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat’in tutukluluğunun devamını istedi. Duruşmada savunma yapan Öğreten, “Sayın mahkeme heyeti 10 yıl da içeride tutsanız siz de suçsuz olduğumu anlayacaksınız” dedi.
Redhack’in yayınladığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait mailleri haberleştirdikleri gerekçesiyle 25 Aralık 2016 tarihinde evleri basılarak gözaltına alınan, 24 günlük gözaltı süresinin ardından ise tutuklanan gazeteciler Diken eski editörü Tunca Öğreten ve Birgün çalışanı Mahir Kanaat, bir önceki duruşmada tahliye olan KHK ile kapatılan DİHA’nın haber müdürü Ömer Çelik, tutuksuz yargılanan DİHA’nın muhabiri Metin Yoksu, Yolculuk Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Eray Sargın ve ETHA Sorumlu Müdürü Derya Okatan ikinci kez hakim karşısında.
Çağlayan Adliyesi’ndeki mahkemeye tutuklu gazeteciler Öğreten ve Kanaat duruşmaya SEGBİS yoluyla katıldı.
Duruşmada ilk olarak Öğreten savunma yaptı.
“10 YIL DA GEÇSE SUÇSUZ OLDUĞUM ANLAŞILACAK”
Bir yıldır tutuklu olduğunu ve adalet aradığını belirterek savunmasına başlayan Öğreten şunları söyledi:
2002 yılında gazetecilğe başladım. Savaş muhabirliği dahil her türlü tehlikeli alanda görev yaptım. Ancak hiç şu anki kadar kendimi tehlikede hissetmemiştim. Gazetecilik de, savcı ya da yargıç olmak gibi, haysiyete, ilkelere ve vicdana bağlı kalınarak yapılması gereken bir meslektir.
Veriye ulaştığımızda önce doğruluğunu sorgularız. Karşınızda milyonlarca insana ulaşmış verileri haberleştirmiş, özel hayatla ilgilenmemiş bir gazeteci var. Kimseden talimat almadım. 36 yaşındayım ve birilerinden talimat alacak kadar onursuz bir hayat sürmedim.
Hiçbir terör örgütüyle uzaktan yakından ilişkim yoktur. Olmamıştır. Aidiyet bağım olmayan bir örgüt adına suç işlemiş olmam akla, mantığa aykırıdır. Elinizdeki dosyada söylediklerimin aksini gösteren en ufak bir delil yoktur.
Kendini hacker olarak tanıtmaktan imtina etmeyen, adı sanı bilinmeyen birinin iftirasıyla bir yıldır özgürlüğümden, eşimden mahrum bırakıldım. Öyle trajik bir durumdayım ki, evliliğimizi dahi cezaevinde gerçekleştirmek zorunda kaldık.
Yani demem o ki mahkeme heyeti, cumhurbaşkanı dahi belgelerin kontrol edilmesi ve sağlıklı bir şekilde haberleştirilmesi için çağrı yapmıştır. Dünyanın her yerinde geçerli olan prosedür de budur zaten. Şu an karşınızda duran kişi, belgelerin paylaşıldığı kişidir. Karşınızda duruyorum. Evrensel hukuk, demokrasi ve gazetecilik ilkelerini temel alıp değerlendirdiğimde, neden tutuklu olduğum konusuna yanıt veremiyorum. Belli ki bu sorunun yanıtı sizde de yok. Çünkü sayın savcıya bunu geçen celsede sorduğumda cevabını alamadım. Bu yargılama sonucunda suçsuz olduğumu siz de anlayacaksınız.
Paradise Papers adıyla yapılan sızıntıda, Kanada başbakanı, Başbakan Binali Yıldırım, ABD Başkanı Trump, İngiltere Kraliçesi direkt ya da yakınındakiler aracılığıyla haber konusu oldu. Sahip oldukları off-shore şirketlerin bilgileri tüm dünyayla paylaşıldı. Hatta Kraliçe’ye ait bilgiler, devlet kanalı olan BBC tarafından haberleştirildi. Yaptığım haberle birebir benzerlik taşıyan haberler nedeniyle tek bir gazeteci ne gözaltına alındı ne de tutuklandı. Geçen haftaki CHP grup toplantısında, sayın Kemal Kılıçdaroğlu bazı belgeler gösterip, Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan’ın yakınları hakkında iddialarda bulunmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan bunun üzerine şu çağrıyı yaptı: ‘Dekont dediği kanıtları ne savcılara ne de medyaya verdi. Belgelerin derhal savcılara, en azından medyaya verilmesi yönünde çağrı yapıyorum.’
Sayın mahkeme heyeti 10 yıl da içeride tutsanız siz de suçsuz olduğumu anlayacaksınız. Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum.
Öğreten’in savunmasının ardından Kanaat’in savunmasına geçildi.
17-25 Aralık fezlekelerinin internetten nasıl indirildiğini anlatan Kanaat, “Elimde olmayan e-maillerle ilgili sohbet grubu neden kurayım?” dedi.
Savcı, Öğreten ve Kanaat’in tutukluluğunun devamını istedi.
“GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK”
Duruşma öncesi adliye önünde toplanan gazeteciler ise tutuklu meslektaşları için özgürlük istedi.
Gazeteciler yaptığı açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Sadece dokuz sayfalık iddianamede somut bir delil ve suçlama bulunmuyor. Kamusal nitelik kazanmış ve tüm yurttaşların hakkında konuştuğu bilgiler, haberleştirildiği, tweet atıldığı için ve hatta bu paylaşımları yapan hesaplar takip edildiği için gazeteci arkadaşlarımız özgürlüklerinden mahrum.
Savcılık makamı arkadaşlarımızı içeride tutacak delil bulamadıkça, ne suçlama yönelteceğini şaşırıyor. Milyonlarca kişinin okuduğu 17-25 Aralık fezlekelerini bilgisayara indirmek suç gibi gösteriliyor. Üstelik oluşturma tarihi ile indirme tarihi bilinçli bir şekilde birbirine karıştırılıyor. Davayla hiç ilgisi olmayan kişisel tweetler dosyaya konuyor. Bu hukuksuzluk hangi talimatla yapılıyor? Bizler bir an önce bu hukuksuzluktan vazgeçilmesini talep ediyoruz Haber yapmak suç değildir. Gazetecilere özgürlük.”

-

Gazeteci Çelik’e tahliye, Kanaat ve Öğreten’in tutukluluğuna devam
Redhack’in ele geçirdiği Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait e-postaları haberleştiren gazeteci Ömer Çelik tahliye edildi. Dava 6 Aralık tarihine ertelendi.
Redhack’in ele geçirdiği Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait e-postaları haberleştiren 3’ü tutuklu 6 gazeteci hakkında açılan davanın ilk duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.Kanun Hükmünde Kararname(KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) Haber Müdürü Ömer Çelik hakkında tahliye kararı veren mahkeme heyeti, Diken eski Editörü Tunca Öğreten ve BirGün Gazetesi çalışanı Mahir Kanaat’ın ise tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bir sonraki dava 6 Aralık tarihine ertelendi.



