Etiket: rejim değişikliği

  • Sri Lanka’da OHAL ilan edildi

    Sri Lanka’da OHAL ilan edildi

    PİRHA- Sri Lanka’da Devlet Başkanı Gotabaya Rajapaksa’nın ülkeden kaçtığı açıklanırken, ülkede OHAL ve sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 

    Tarihinin en büyük ekonomik krizine karşı protestoların yükseldiği ve halkın başkanlık sarayını bastığı Sri Lanka’da, Devlet Başkanı Gotabaya Rajapaksa’nın ülkeden kaçtığı açıklandı.

    Sri Lanka Başbakanı Ranil Wickremesinghe, başkan vekili olarak Olağanüstü Hal (OHAL) ilan ettiğini açıkladı.

    Wickremesinghe’nin medya sekreteri Dinouk Colombage, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Başbakan başkan vekili olarak Olağanüstü Hal ilan etti ve batı eyaletinde sokağa çıkma yasağı getirdi” dedi.

    Ülkeden ailesiyle birlikte kaçan Devlet Başkanı Gotabaya Rajapaksa’nın nereye gittiği ise henüz belli değil.

    NE OLMUŞTU?

    Tarihinin en büyük ekonomik kriziyle karşı karşıya olan ülkede halk, elektrik kesintilerinin günde 13 saati bulmasının ardından Mart ayı sonunda protestolarını yoğunlaştırmıştı. 9 Mayıs’ta Sri Lanka Başbakanlık Ofisinin çevresinde toplanan protestocular ile hükümet yanlıları arasında çatışmalar yaşanmış, başkent Kolombo’da askeri birlikler göreve çağrılmıştı.

    Muhalefetin artan baskısı sonrası Başbakan Mahinda Rajapaksa, 9 Mayıs’ta istifa ederken, kabine de feshedilmişti. Sri Lanka’da halk, 9 Temmuz’da Devlet Başkanı Gotabaya Rajapaksa’nın resmi konutu ve ofisinin bulunduğu yerleşke çevresindeki barikatları aşarak konut ve ofise girmişti. Devlet Başkanı Rajapaksa’nın 13 Temmuz’da istifayı kabul ettiği bildirilmişti.

    Ülke çapında sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve hükümet, protestolar sırasında kamu malına veya başkalarına zarar veren herkese ateş açılması talimatı vermişti.

    Ülke çapına yayılan protestolarda aralarında iktidar partisi milletvekilinin de bulunduğu 8 kişi hayatını kaybetti, en az 250 kişi yaralandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • DAD Eş Genel Başkanı Doğan: AKP iktidarı rejim değiştiriyor; 27 Şubat’ta sesimizi yükseltelim-VİDEO

    DAD Eş Genel Başkanı Doğan: AKP iktidarı rejim değiştiriyor; 27 Şubat’ta sesimizi yükseltelim-VİDEO

    PİRHA-DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, 27 Şubat’ta İstanbul’da yapılacak ‘Demokrasi ve Laiklik Buluşması’na çağrı yaparak “Demokratik, özgür, adil bir yaşamı inşa etmek için bu eyleme herkes katılmalı. Yarın bize farklı bir rejim dayatacakları endişesini yaşayan bir kadınım. O nedenle özgür bir yaşam özlemi olan herkesin bu eylemde bulunması gerektiğini belirtiyorum” dedi.

    Zorunlu din derslerinin 4-6 yaş çocuklara kadar indirgenmek istemesine karşın 27 Şubat’ta yapılacak olan ‘Demokrasi ve Laiklik Buluşması’na katılım çağrısı sürüyor.

    Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, başta din dersleri olmak üzere, Alevi inancına dönük baskılara karşı İstanbul Kadıköy’de yapılacak büyük buluşmanın önemine dikkat çekti. “Alevilerin içinde bulunduğu durum artık tahammül edilmez sınırlarını çoktan aştı” diyen Doğan, eylem kararına ilişkin şu açıklamayı yaptı:

    “Aleviler 27 Şubat’ta bir miting kararı aldılar. Bunun nedenleri bir tane değil. Günümüzde zorunlu din dersleri, cemevlerinin veya Alevi kurumlarının ‘ticarethane’ olarak değerlendirilmesi, birçok cemevine devlet görevlilerinin çirkin müdahaleleri ve din eğitiminin anaokuluna kadar indirgenmesi… Alevilerden de kesilen vergilerin devletin resmi dini olarak kabul edilen belli bir mezhebe, inanca veya belli bir dine tahsis edilip kullanılması; bütün bunlar içinde yaşadığımız çağda gerçekten kabul edilebilir şeyler değil. Onun için Alevilerin taleplerini duyurmak adına ciddi bir ihtiyaçtır. Bizim buradaki kastımız, beklentiniz, yükselteceğimiz sesin anlamı şudur; evet biz kimsenin inancına karşı değiliz, herkes inancını istediği gibi yaşayabilir, kurumlaşabilir. Ama bu kurumlaşmadan devletin, inanç alanından tamamen elini çekmesi, kendi özgünlüğüne bırakması gerekir. Elbette denetimini devlet yapabilir ama birini destekleyip bir diğerini yasaklayıp, onları aşağılaması kabul edilebilecek bir davranış değildir.”

    “AFGANİSTAN KORKUSU, KAYGISI YAŞAYAN BİR İNSANIM”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, AKP iktidarının, rejim değişikliği amacı taşıdığını vurgulayarak “Afganistan” vurgusu yaptı. Dinsel bir evrilmenin yaşandığını söyleyen Doğan, 27 Şubat mitingine geniş katılım sağlanması gerektiğini söyledi.

    Doğan, tüm halkın buluşmaya katılması için şunları kaydetti:

    “Toplum, kendi geleceğine sahip çıkmak için, ülkenin önümüzdeki dönemde demokratik, özgür, adil bir yaşamı inşa etmesi için bu eyleme katılması ve taleplerini yüksek sesle dinlendirmesi gerekiyor. Acil bir durum! Yani nereye evrileceğiz? O kadar rahat dillendiriyorlar ki artık! Yarın bize farklı bir rejim dayatabilecekleri endişesini yaşayan bir kadınım ben. Afganistan korkusu, kaygısı yaşayan bir insanım. Bu 20. yüzyılda, kadın özgürlüğü yüzyılında daha geriye giden, daha karanlık günler yaşayacak bir rejime evrilmek kaygısını gerçekten hepimiz yaşıyoruz. Bu korkuyu hisseden ki iyi biliyorum kadınlar, bu kaygının en ön safında yer alan noktadalar. Bizlerin, bu karanlık ve kadın özgürlüğüne hiç tahammülü olmayan bu rejimin, kendini inşa etmesine izin vermemek, onun için de bu dinsel devrilmeyi sadece Alevilerin sorunu olarak görmemek; bir demokrasi, eşitlik, özgürlük sorunu olarak algılamak ve burada olmak gerekiyor. Tüm halkın, tüm insanlığın, emekçinin, ekolojistin, kadının, gelecek kaygısı duyan, demokratik, özgür, adil bir yaşam özlemi olan herkesin bu eylemde bulunması, sesini yükseltmesi gerekiyor.”

    PİRHA/DERSİM

  • KESK Eş Başkanı Bozgeyik: AKP baskıcı politikalarından vazgeçmeli-VİDEO

    KESK Eş Başkanı Bozgeyik: AKP baskıcı politikalarından vazgeçmeli-VİDEO

    PİRHA – 24 Haziran seçimlerinden sonra yapılan rejim değişikliği ile Türkiye’nin tamamen otoriterleştiğini belirten KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, demokratik siyasetin tamamen etkisiz hale getirildiğini kaydetti.

    Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, 24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’nin değişen siyasi atmosferini değerlendirdi.

    Bozgeyik, özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile birlikte çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle kamu emekçilerine, emek ve meslek örgütlerine yapılan baskılara dikkat çekti.

    “OHAL KALICI HALE GETİRİLDİ”

    24 Haziran erken seçimlerinin ardından yapılan rejim değişikliğiyle Türkiye’nin tamamen otoriterleştiğini, demokratik siyasetin tamamen etkisiz hale getirildiğini kaydeden Bozgeyik, şöyle devam etti:

    “Yeni rejimle birlikte Cumhurbaşkanlığı sistemi üzerinden birçok KHK yayınlandı. Onlardan birisi iki yıldır devam eden OHAL’in kaldırılması kararnamesiydi. Ancak çıkartılan bu OHAL kararnamesine baktığımızda bunun bir aldatmacadan ibaret olduğu, o günden bu yana devam eden uygulamalarla açıkça ortaya çıktı. Aslında Türkiye’de OHAL kaldırılmadı, kalıcı hale getirildi. 12 Eylül döneminde uygulanan sıkıyönetim yasaları yine Türkiye’nin güvenlikli politikalarından kaynaklı uzun süre maruz kaldığımız OHAL bölge valilik uygulamaları 81 ile yayılmış oldu. Doğal olarak bu yeni uygulama ile birlikte valilere aşırı yetki verilerek hem toplantı ve gösteri haklarına yönelik açıktan müdahale, yine şehirlere giriş çıkışlarda valilerin yetkileri artırılarak istedikleri bireyi kurum temsilcisini, siyasetçisini, o ilin sınırları içerisine almama, uzaklaştırma gibi çok aşırı yetkilerle donatıldı. Bu yeni KHK anayasadaki ifade, düşünce özgürlüğüne yine 2911 sayılı toplantı ve gösteriye katılma hakkına yönelik özgürlüğümüze yine Türkiye’nin imzalamış olduğu uluslararası ILO sözleşmelerinin 30, 35 ve 87 nolu maddelerine aykırı bir şekilde yürürlüğe konuldu.”

    ORTAK MÜCADELE VURGUSU

    Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krize de değinen Bozgeyik, krizin bedelini sol ve sosyalist kesimler, emekçiler ve mazlum halk yerine siyasi iktidarlar ve kriz sürecinden nemalanan spekülatörlerin ve uluslararası sermaye ile işbirlikçilerin ödemesi gerektiğine vurgu yaptı. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizin çözülebilmesi için yeniden demokratik ve hukuksal normlara dönülmesi gerektiğine işaret eden Bozgeyik, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “AKP’nin uygulamış olduğu baskıcı, otoriter, faşizan politikalarından bir an önce vazgeçmesi ve bu Cumhurbaşkanın kararnamesinde OHAL’in kalıcı hale getirilmesine ilişkin düzenlemelerin de ortadan kaldırılmasına yönelik somut adımlar atması gerekiyor. Ancak AKP şunu çok iyi biliyor; demokratik bir ortamda, demokrasinin gelişmiş olduğu bir ortamda hem bu yeni rejimi inşa edemeyeceğini, hem de bu kriz sürecini yönetemeyeceğini bildiği için bu baskı politikalarını sürekli ve kalıcı hale getirmeye çalışıyor. Biz KESK olarak Türkiye’deki emek ve demokrasi güçleriyle birlikte yine demokratik siyasetten yana tutum alan; barıştan, özgürlüklerden, seküler yaşamdan yana olan tüm kesimlerle birlikte yeni dönemde bu baskı politikalarına karışı antidemokratik, totaliter, uygulamalara karşı ortak bir mücadelenin şart olduğunu buradan bir kez daha işaret ediyoruz. Tüm yasakçı zihniyete, bu uygulamalara karşı da asla geri adım atmayacağımızı bir kez daha buradan kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA