PİRHA- Mersin Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atanmasının ardından aralarında görevden alınan belediye eş başkanları ve DEM Parti yöneticilerinin de bulunduğu 11 kişi hakkında açılan davanın ikinci duruşmasında sanıklar, dosyanın somut delillere değil gizli tanık beyanlarına dayandığını vurgulayarak yargılamanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü ifade etti. Mahkeme, tüm tanıkların dinlenmesine ve adli kontrolün kaldırılmasına karar verdi.
Mersin Akdeniz Belediyesi’ne 13 Ocak’ta kayyım atanmasının ardından görevden alınan Belediye Eş Başkanları Hoşyar Sarıyıldız ve Nuriye Aslan ile aralarında bulunan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Eş Başkanı Reşat Aşan, Parti Meclisi üyesi Necmettin Başçı, Akdeniz Belediye Başkan Yardımcısı Özgür Çağlar, Ferhat Alkan, Hasan Uğur Çat, Ömer Durmuş, Nesih Aktepe ve Seyithan Gönen hakkında açılan davanın ikinci duruşması Mersin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmayı, DEM Parti yöneticileri, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) üyeleri, İHD temsilcileri ve çok sayıda yurttaş takip etti.
“AMAÇ BELEDİYEYE KAYYIM ATAMAKTI”
“Örgüt üyesi olmak”, “örgüte finans sağlamak”, “örgüt propagandası yapmak” ve “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” iddialarıyla açılan davanın duruşmasında, tanıkların dinlenmesinin ardından ilk olarak Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Hoşyar Sarıyıldız’a söz verildi. Sarıyıldız, dosyanın somut gerekçelere dayandırılmadan hazırlandığını belirterek, “Gizli tanık beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğu aşikadır. Bu dosya yurttaşların hizmet almasına da engel olmuştur ve kayyımın gerekçesi haline getirilmiştir” dedi.
Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Nuriye Arslan da yargılamanın asıl amacının belediyeye kayyım atamak olduğunu dile getirdi.
“BU DAVAYLA PARTİMİZ YARGILANMAK İSTENİYOR”
Akdeniz Belediye Başkan Yardımcısı Özgür Çağlar, “Dosyanın amacı bizi görevimizi yapmaktan uzaklaştırmaktır. Bu dosya nezdinde aslında partimiz yargılanmaktadır” diye konuştu.
DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan ise, iktidarın uzun süredir kolluğuyla, yargısıyla tüm güç aygıtlarıyla kazanımlarımıza el koyma girişimleri vardır. Yalnızca gizli tanık beyanları üzerinden kazanımlarımız, haklarımız gasp edilmektedir. İddianamedeki suçlamalar çok absürt. DEM Parti’yi kıskaca alma, kazanımlarını elinden alma saikiyle açılmış bir dosya. Şu an barışın konuşulduğu bir süreçteyiz. Ama hala kayyım politikaları uygulanıyorsa ve biz yargılanıyorsak bu süreç doğru ilerlemez. Dosyada bizimle alakalı hiçbir somut delil yok. Gizli tanıklar ortaya çıkarılsın. Gece gündüz Kürt sorununu demokratik yollarla çözmek için mücadele ederken, birçok arkadaşımız bedel ödemişken, kazanımlarınızın gasp edilmesi ve bu tür yargılamalar zulümdür” ifadelerini kullandı.
Mahkeme Heyeti, dosyadaki tüm tanıkların dinlenmesine ve adli kontrol şartının kaldırılmasına karar vererek, bir sonraki duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
PİRHA- Mersin Demokratik Kurumlar Platformu, Suriye Geçici Hükümetinin Halep’te Kürtlere dönük saldırılarına karşı kitlesel bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte Halep’e dönük saldırıların boşa çıkarılacağı vurgulanırken, uluslararası kamuoyuna sessizliği bozma çağrısı yapıldı.
Mersin Demokratik Kurumlar Platformu, Suriye Geçici Hükümetinin Halep’te Kürtlere dönük saldırılarına tepki göstermek amacıyla kitlesel yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) il ve ilçe yöneticileri, DEM Parti Mersin Milletvekilleri Perihan Koca ile Ali Bozan, Barış Anneleri, İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi, Özgürlük için Hukukçular Derneği ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Şevket Sümer Mahallesinde bulanan Barış Parkından DEM Parti Akdeniz ilçe binası önüne kadar yürüyen kitle sık sık “Rojava halkı yalnız değildir” sloganları attı.
“ROJAVA’DA SALDIRILAR BOŞA ÇIKACAK”
Yürüyüşün ardından ilçe binası önünde yapılan konuşmada ilk olarak söz alan DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan, “Rojava nasıl devrimini gerçekleştirmişse, nasıl bütün Rojava halklarının, Suriye halklarının bir arada ortak bir yaşamı ortaya koyma iradesini ortaya koymuşsa, bir model ortaya koymuşsa bugün de o saldırılar boşa çıkacaktır” dedi.
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ise Rojava devrimin bir kadın devrimi olduğunun altını çizerek, “Rojava teslim alınamaz dedik. Ve işte bugün Halep’te kardeşlerimiz bedenlerini feda ederek Kürk devrimine, onurlu Rojava devrimine bir kez daha yol açıyorlar. Alevilerin, Dürzilerin, Hristiyanların ve şimdi Kürtlerin katliamına karşı Kürt halkı bir kez daha devrimin meşalesini yakıyor. Bir kez daha devrime öncülük yapıyor. Biz de buradan Rojava’da direnenlerle kader birliğimizi büyütmeye devam edeceğiz” sözlerini kullandı.
TÜRK MEDYASINA ELEŞTİRİ
Bugün Kürtlerin yaşadığı bölgedeki hastanelerin bombalanmasını, İsrail’in Gazze’ye dönük saldırılarına benzeten DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan ise, şunları söyledi:
“Bugün dünyanın gözleri önünde HTŞ, IŞİD artıkları ve ÖSO, sivillerin bulunduğu hastaneleri bombalıyor. Ama uluslararası kamuoyunun unuttuğu bir şey var; Bugün eğer Suriye’de, Ortadoğu’da IŞİD yok ise bunu Kürtlere borçlusunuz. Buradan bir çift sözümüz de Türk medyasına. Tam 5 gündür tüm medya bir olmuş, tek ağızdan konuşuyorlar. Halep’te Kürtlere yönelik katliamı meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Halep’te Kürtlerin katledilmesini izliyorlar ve seyrediyorlar. Ancak Kürt halkı bugün Halep’teki Kürt katliamına sessiz kalanları, izleyenleri asla unutmayacak.”
Son olarak konuşan Barış Annesi Emine Eren, Suriye’deki katliamları kınadıklarını ve saldırıların derhal sonlandırılması çağrısında bulundu.
PİRHA- Ahmet Özer ile telefonla konuştuğu gerekçe gösterilerek 6,5 aydır tutuklu olan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Reşat Aşan, ilk duruşmada tahliye edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e yönelik başlattığı soruşturma kapsamında 13 Aralık 2024’te Mersin, Van ve İstanbul’da 17 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan ve Özer’le yaptığı telefon görüşmesi gerekçe gösterilerek “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 16 Aralık’ta tutuklanan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Eş Başkanı Reşat Aşan’ın Mersin 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşması görüldü.
Silivri Cezaevi’nde bulunan Aşan duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmayı, DEM Parti il ve ilçe yöneticileri, İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şube yöneticileri ve kentte bulunan sivil toplum kuruluşları da takip etti.
Savcılık Aşan’ın sosyal medya paylaşımlarını, Ahmet Özer’le yapılan telefon görüşmelerini, tecrit ve kimyasal silah ile ilgili basın açıklamalarını gerekçe göstererek Aşan’ın tutukluluğunun devamını istedi. İddialara ilişkin savunma yapan Aşan, “HDK demokratik bir platformdur. HDK içerisinde faaliyet yürütülmesi suç değildir. İllegalize edilmesi kabul edilemez. Ahmet Özer tanınan bir akademisyen, 10 kez görüştük. Ve bu görüşmeler toplamda 789 saniyelik görüşmeler. Tamamen sosyal insan ilişkileri ile görüşmeler yaptım. Onunla merhabalaşmak suçsa Mersin’in yarısının tutuklanması gerekiyor” dedi.
Mahkeme, Reşat Aşan’ı adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı Ekim 2025’e erteledi.
PİRHA- DEM Parti Mersin İl Örgütü, kentte yapılan ev baskınlarında DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan’ın da aralarında olduğu 5 kişinin tutuklanmasına ilişkin basın açıklaması yaptı. DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş ,”Bu tutuklamalar, AKP-MHP iktidarının düşman hukukunun yeni bir tezahürüdür. Bu operasyonlar, halk iradesine ve demokrasiye karşı yapılmış doğrudan saldırılardır” dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında 13 Aralık’ta Mersin, Van, Bitlis, Balıkesir, İstanbul ve Ankara’da yapılan ev baskınlarında aralarında siyasetçi ve insan hakları savunucularının da bulunduğu 11 kişi Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde mahkeme kararıyla tutuklandı. Tutuklananlar arasında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Eş Başkanı Reşat Aşan, HDP Mersin eski İl Eş Başkanları Fatmagül Demirtağ, Selman Günbat, Aladdin Erdoğan, Faik Kaplan yer alıyor. İHD Mersin eski Şube Başkanı Ali Tanrıverdi’ye ise ev hapsi verildi.
Tutuklamalara ilişkin DEM Parti Mersin İl Örgütü, Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. ‘Siyasi kumpaslar bizi yıldıramaz’ yazılı pankartın açıldığı açıklamaya çok sayıda demokratik kitle örgütü katıldı.
Basın metnini DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş okudu.
“TUTUKLAMALAR DEMOKRASİYE YAPILMIŞ BİR SALDIRIDIR”
AKP-MHP iktidarının baskıcı politikalarıyla düşman hukuku işletildiğini söyleyen Bedriye Kuş, tüm kesimlerin gözaltılar ve tutuklamalarla susturulmaya çalışıldığına işaret etti. İHD, TİHV ve DEM Parti verilerine göre Aralık 2023’ten bugüne kadar yapılan operasyonlarda, en az 3 bin 948 kişinin gözaltına alındığı, 632 kişinin ise tutuklandığı bilgisini veren Kuş, “Bu tutuklamalar, AKP-MHP faşizminin toplumsal muhalefeti yok etme çabasının açık bir göstergesidir” dedi.
Yapılan son operasyonda gerçeklikten kopuk ve hiçbir hukuki dayanağı olmayan iddialarla tutuklanmaların yapıldığını vurgulayan Kuş, “AKP-MHP iktidarının düşman hukukunun yeni bir tezahürüdür. Bu operasyonlar, halk iradesine ve demokrasiye karşı yapılmış doğrudan saldırılardır” diye konuştu.
“SİYASİ BİR İNTİKAM POLİTİKASI”
Tutuklamaların siyasi bir intikam operasyonu olduğunu belirten Bedriye Kuş, şöyle devam etti:
“Uygulanan hukuk, halkın hukuku değil; iktidarın baskı ve zorbalık hukukudur. Bu düşmanlık hukuku, Kürt sorunu başta olmak üzere bu ülkenin hiçbir sorununu çözmeyecek; aksine, sorunları daha da derinleştirecektir. Ancak bizler, bu hukuksuzluklara boyun eğmeyeceğiz. Arkadaşlarımızın mücadelesi mücadelemizdir; onların direnci bizim direncimizdir. İl Eş Başkanımız Reşat Aşan’ın bizlere gönderdiği mesajla bir kez daha haykırıyoruz: ‘Zorbalıkla, baskıyla, zulümle hiçbir sonuca varamayacaksınız! Mücadelemiz sürecek, direnişimiz kazanacak.”
PİRHA-DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, “Dün 11 kişi sadece Ahmet Özer’le telefon görüşmesi yaptığı için tutuklandı. Delil gösterilen gerekçede, kitabını tasarlayan grafiker, köşe yazılarını düzelten editör, kiracısı, öğrencisi, arkadaşları ve öğrenci velileri ile yaptığı saniyelerle ifade edilen konuşmalar var. Özer’i yanlışlıkla aramışsanız dahi şu an bu dosyaya göre her an tutuklanabilirsiniz. Meşhur yargının geldiği hal işte budur” dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında 13 Aralık’ta Mersin, Van, Bitlis, Balıkesir, İstanbul ve Ankara’da yapılan ev baskınlarında aralarında siyasetçi ve insan hakları savunucularının da bulunduğu 11 kişi dün Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde yargı kararıyla tutuklandı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Ali Bozan, aralarında DEM Parti İl Eşbaşkanı Reşat Aşan’ın da olduğu 11 kişinin tutuklanmasına tepki göstererek, tutuklanma gerekçelerini “İşte yargının geldiği hal” yorumunda bulunarak tek tek açıkladı.
“TELEFON GÖRÜŞMESİ YÜZÜNDEN TUTUKLANDILAR”
Milletvekili Ali Bozan, “Yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’le geçmişte selamlaşan, eğitim verdiği üniversitelerde öğrencilik yapan, basıma verdiği kitaplarını basan veya kapak tasarımını yapan,yazdığı köşe yazıları ile ilgili çalışma yapan, kiracısıyada ev sahibi olan, hemşerisi olan, düzenlediği panel yada söyleşiye katılan, yanlışlıkla bile aramış olan herkese sesleniyorum. Her an tutuklanabilirsiniz. Gözaltına aldıkları 11 arkadaşımızı tutukladılar. Tutuklananlar arasında Mersin’in İl EşbaşkanımızReşat Aşan, eski il eşbaşkanlarımız Salman Günbat, Fatmagül Demirtağ, Alaattin Erdoğan ile yine Mersin’den Faik Kaplan, Van’dan Van Kent Konseyi Eşbaşkanı Fikret Doğan ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Van eski İl Eşbaşkanı Harun Okay da bulunuyor” diye konuştu.
“REŞAT AŞAN, ÖZER’LE 798 SANİYE TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPTIĞI İÇİN TUTUKLANDI”
Suçlamaları açıklayan Milletvekili Bozan, “Dün İstanbul’da haklarında tutuklama kararı verilen siyasetçiler, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile telefon görüşmesi yaptıkları ve HDK delegesi oldukları gerekçesiyle tutuklandılar. Yanlış duymadınız Ahmet Özer ile telefon görüşmesi yapmak tutuklama gerekçesi yapıldı. Ne görüşmüş, niye görüşmüş soran sorgulayan yok. Zaten dosyada buna dair ne bir delil var ne de bir iddia. Ne var? Ahmet Özer’le görüşme var. Tane tane anlatalım kim ne görüşmüş, niye görüşmüş. İl Eşbaşkanımız Reşat Aşan, 2019 yılı ile 2022 yılları arasında Ahmet Özer ile 798 saniye telefon görüşmesi yaptığı için tutuklandı. Yine Mersin ilinde yaptığı ve katıldığı basın açıklamaları gerekçe yapılmış tutuklamaya. AKP bununla muhalif siyasetçilere diyor ki ben ne yaparsam yapayım sesinizi çıkarmayın, itiraz etmeyin, basına kamuoyuna yansıtmayın” dedi.
Önceki dönem Mersin’de HDP İl Eşbaşkanlığı yapan Salman Günbat’ın ise tutuklanma gerekçesini anlatan Bozan, “Ahmet Özer ile 2014-2016 yılları arasında 74 kez toplam 5726 saniye, 2018-2019 yıllarında 2 kez toplam 203 saniye telefon görüşmesi yapmış. Salman Günbat, 2012 yılında Sağlık Emekçileri Sendikası SES Merrsin şube başkanı. Ahmet Özer o tarihte Toros Üniversitesinde akademisyen.
Sendika ile Toros Üniversitesi arasında sendika üyeleri ve çocuklarının indirimli yüksek lisans okuyabilmeleri için görüşmeler var. O tarihlerde Sendika Başkanı olan Salman Günbat bunun için Ahmet Özer ile telefon görüşmesi yapmış ve tutuklandı” diye belirtti.
“ERDOĞAN, TELEFON GÖRÜŞMESİNDEN DOLAYI TUTUKLANDI”
Yine geçmiş dönemler partilerinin çeşitli alanlarında yöneticilik yapan Alaaddin Erdoğan’ın gerekçesini aktaran Bozan, “2012-2016 arası 131 kez toplam 1801 saniye, 2016-2024 yılları arasında 33 kez toplam 12220 saniye telefon görüşmesi yapmış. Ahmet Özerin Mersinde ikamet eden bir akademisyen ve siyasetçi olması nedeniyle yaptığı telefon görüşmeleri nedeniyle tutuklandı” ifadelerini kullandı.
Yine geçmiş dönemde HDP İL Eşbaşkanlığı yapmış Fatmagül Demirtağ’ın gerekçesini açıklayan Bozan, “2018-2019 yılları arasında 17 kez toplamda 2719 saniye Ahmet Özer ile telefon görüşmesi yapmış. Fatmagül Demirtağ’ın kızı Toros Üniversitesi öğrencisi. Ahmet Özer ile tanışıklık oradan. Bir arkadaşının kızı da Toros Üniversitesinde öğrenci iken devamsızlık yapmış. Bu nedenle telefon görüşmeleri yapmış. Ve bu nedenle tutuklandı” diye konuştu.
“GEREKÇELER KOMİK”
“Fikret Doğan, önceki dönem Van İl Eşbaşkanımız ve mevcut Van Kent Konseyi Eşbaşkanı. Ahmet Özer’in hemşerisi. 2021-2024 arası 40 kez toplam 10085 saniye telefon görüşmesi var. Görüşmeler hemşerilik hukuku ve Ahmet Özer’in Van’da katıldığı etkinlikler nedeniyle yapılmış ve tutuklandı. Fikret doğan kısa bir süre önce ameliyat oldu ve ciddi sağlık sorunları var. Önceki dönem Demokratik bölgeler Partisi Van İl Eşbaşanımız Harun Okay, 2014-2019 yılları arasında 76 kez toplam 594 saniye telefon görüşmesi yapmış Ahmet Özer ile. Ahmet Özer’in hemşerisi ve Van’da katıldığı etkinlikler nedeniyle yapılan görüşmeler tutuklamaya gerekçe yapıldı.
Faik Kaplan, 26 kez toplam 2600 saniye görüşmesi yapmış. Kaplan’ın kızı Ahmet Özerin kiracısı. Kızının kirasını göndermiş ve bunun için telefon görüşmesi yapmış Ahmet Özer’e. Bunun için tutuklandı. Güler misin ağlar mısın, gerekçeler çok komik.
Kazım Şeker, 7 kez 763 saniye görüşmesi yapmış. 2022-2023 yıllarında Gazete Karınca’da editör olarak çalışıyor. Ahmet Özer de Gazete Karınca’nın köşe yazarı. Tutuklu siyasetçi gelen yazıların imla kontrollerini yaptığı için Ahmet Özer ile telefon görüşmesi yapmış ve tutuklandı. Özcesi gazetecilik yaptığı için hakkında tutuklama kararı verildi.
Kerem Tekoğlu, 14 kez 1034 saniye görüşmesi varmış. Ahmet Özer, Kürt aydın ve siyasetçi İhsan Aksoy ile ilgili bir kitap yazmış. Dün tutuklanan arkadaşlarımız da İhsan Aksoy ile ilgili bir belgesel film çekmek istemiş. Bununla ilgili Ahmet Özer ile iletişim kurmak istemiş. Telefon görüşmeleri yapmış. Bunun için tutuklandı.
Mahmut Çelik, 1841 saniye telefon görüşmesi varmış. 1997-2003 yıllarından Süleyman Demirel Üniversitesinden öğrencisi. Öğrenci hoca ilişkisi nedeniyle yaptıkları telefon görüşmeleri var. Görüşmeler 10 yıl öncesine ait ve AKP yargısı eliyle tutuklandı.
Mustafa Döner, 4989 saniye telefon görüşmesi varmış. Döner, kitap tasarım işi yapıyor. Ahmet Özer’in yazdığı bir kitabın kapak tasarımı için telefon görüşmesi yapmış ve tutuklandı.”
“TÜM ARKADAŞLARIMIZ DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR”
Bozan, son olarak şunları ifade etti:
“Ey soruşturmayı yürüten savcılar ve tutuklama kararını veren hakimler ! Sormazlar mı size Ahmet Özer hakkında bir mahkumiyet kararı var mı ki onunla telefon görüşmesi yapmak suç olsun. Ya da sormazlar mı size 10 yıldır neredeydiniz ? Evet, ne yazık ki bugün böyle trajikomik bir gündemle karşı karşıyayız. Bu utanca bir an önce son verilmeli ve uyduruk gerekçelerle tutuklanan tüm arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır!”
PİRHA- İHD Mersin Şubesi, üç gün önce gözaltına alınan insan hakları savunucuları ve siyasetçilerle ilgili basın açıklaması yaptı. İnsanların gözaltına alınmasının haksız ve hukuksuz olduğunun altı çizilen açıklamada, “Tüm sivil toplumu, meşru siyaseti susturmaya, korkutmaya yönelik bir karardır. Arkadaşlarımızın sonuna kadar yanındayız” denildi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi, İstanbul merkezli başlatılan soruşturma kapsamında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Eş Başkanı Reşat Aşan, HDP’nin eski Mersin İl Eş Başkanları Fatmagül Demirtağ, Selman Günbat Aladdin Erdoğan, İHD Mersin eski Şube Başkanı Ali Tanrıverdi ve Faik Kaplan’ın gözaltına alınmasına ilişkin şube binasında basın açıklaması yaptı.
‘Haksız ve hukuksuz gözaltılara hayır’ yazılı pankart açılırken, basın metnini İHD Mersin Eş Başkanı Gazi İnci okudu.
GÖZALTINDA KÖTÜ MUAMELE VE İŞKENCE
Gözaltına alınanların insan hakları savunucusu ve siyasetçi kimliği ile ön plana çıkan kişiler olduğunu belirten Gazi İnci, “Eski Şube Eş Başkanımız Ali Tanrıverdi, üyelerimiz DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan, Yenişehir Belediyesi Meclis Üyesi Fatma Gül Demirtağ, Salman Günbat’ın da olduğu 17 kişi Ahmet Özer hakkındaki soruşturma kapsamında şafak operasyonu ile gözaltına alındı. Ailesinden aldığımız bilgilere göre Reşat Aşan’ın gözaltına alınması sırasında kötü muamele uygulandı ve ters kelepçe takıldı” dedi.
İnci, iktidarın Ahmet Özer hakkındaki ‘örgüt üyeliği’ iddiasını güçlendirmek adına birçok insan hakları savunucusu ve siyasetçiyi de örgüt üyesi iddiası ile zan altında bıraktığını söyleyerek, “Bu haksız gözaltı tüm sivil toplumu, meşru siyaseti susturmaya, korkutmaya yönelik bir karardır. Arkadaşlarımızın sonuna kadar yanındayız” diye konuştu.
“ARKADAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Özbay da gözaltı operasyınlarının hukuksuz olduğuna vurgu yaparak, “Bu uygulamaları kınıyoruz, arkadaşlarımızın yanındayız. Bundan sonraki süreçlerde de benzer olayların yaşanmaması için mücadelemize devam edeceğiz. Olayın takipçisi olacağız” sözlerini kullandı.
Halkevleri’nden Yılmaz Bozkurt ise DEM Parti’nin yasal bir parti olduğunu, örgüt üyeliği suçlamasının kabul edilemez olduğunu dile getirip, “Selam olsun direnenlere” diyerek mücadele vurgusu yaptı.
PİRHA- DEM Parti Mersin İl Örgütü, Suriye’de cihatçı grupların saldırılarına tepki göstererek, “İktidarın desteklediği bu saldırılar halkların birlikte barış içinde yaşama iradesini yok etmeyi amaçlamaktadır. AKP bu çetelere destek vermekten vazgeçmeli” dedi.
Suriye’de ordu ile Heyet Tahrir Şam (HTŞ) liderliğindeki cihatçı grupların çatışmaları 27 Kasım’dan bu yana devam ediyor. Saldırılara ilişkin Mersin’de DEM Parti İl Örgütü basın açıklaması yaptı. İl binasından Özgür Çocuk Parkı’na yürümek isteyen kitleye polis barikat kurdu. O sırada bir polisin yaşlı bir adamı itmesi sonucu gerginlik çıktı. Peyder pey yürümeyi kabul etmeyen parti yöneticileri, il binası önünde basın açıklamasını yaptı.
Açıklamaya Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ve Barış Anneleri de katıldı.
İKTİDARA ÇAĞRI
Açıklamadan önce konuşan DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan, iktidara çağrı yaparak “Eğer bir yandan barış deyip diğer yandan da kafa kesen, katliam yapan, halkları ayrıştıran çetelere yatırım yapıyorsanız samimi değilsiniz. Bunun bedelini halklar ödemek zorunda değil” dedi.
Basın açıklamasını okuyan İl Eş Başkanı Bedriye Kuş ise Ortadoğu’daki çatışmaların Suriye’ye sıçramasıyla birlikte Şehba, Tel Rıfat ve Halep’te halkların ciddi bir tehdit altında olduğuna işaret etti. Buradaki silahlı grupların IŞİD’in yöntemlerini sürdürerek Kürtler, Araplar, Süryaniler ve Suriye’deki bütün halklara karşı katliam yaptığını söyleyen Kuş, “İktidarın desteklediği bu saldırılar, Kürt halkının kazanımlarını ve halkların birlikte barış içinde yaşama iradesini yok etmeyi amaçlamaktadır. AKP-MHP iktidarının Ortadoğu politikası, bölgede kaosu ve istikrarsızlığı derinleştirirken, sınır ötesindeki Kürt halkına yönelik saldırılarla Türkiye içinde barışın sağlanamayacağı açıktır” dedi.
“SALDIRILAR İNSANLIĞI TEHDİT ETMEKTEDİR”
Kürtler, Araplar, Süryaniler ve Nusayriler başta olmak üzere tüm halkların ve inanç gruplarının soykırım riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Kuş, “Bu saldırılar, sadece Ortadoğu’da değil, dünya genelinde insanlık değerlerini tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı.
Bedriye Kuş, Ortadoğu’da barış ve halkların ortak yaşam umudunu savunmak için her kesime çağrı yaptı.
“SAVAŞA KARŞI BARIŞI SAVUNACAĞIZ”
Açıklamadan sonra söz alan Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Özbay, Ortadoğu’da savaşı körükleyen güçlerin ellerini bu topraklardan çekmesi gerektiğini vurgulayarak, “Başta Suriye olmak üzere tüm Ortadoğu’da savaşa karşı barışı savunuyoruz” dedi.
Emek Partisi’nden Sedat Başkavak, AKP iktidarının Suriye’deki kıyımla yakından ilgisi olduğunu söyleyerek, barışa ayrılması gereken bütçenin savaşı büyüttüğünü dile getirdi.
Son olarak konuşan TİP İl Başkanı Ahmet Paket ise emperyalizme karşı mücadele edeceklerinin altını çizerek, barışın tesisi için omuz omuza duracaklarını ifade etti.
PİRHA-DEM Parti İl Örgütünün çağrısıyla toplanan Mersin halkı kayyıma karşı yürüdü. Eylemde konuşan DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan, “Kürt halkı bu zorbalığın karşısında nasıl ki tek bir adım geri atmamışsa bundan sonra da atmayacak. Kayyımı Kürt halkı bitirecek” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin’de kayyımlara karşı yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Eyleme Akdeniz Belediyesi Eş Başkanları Nuriye Arslan ile Hoşyar Sarıyıldız, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Barış Anneleri, TÖP, TİP, İHD Mersin Şubesi, Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ile çok sayıda yurttaş katıldı.
Barış Parkı’nda bir araya gelen yüzlerce kişi, burada sloganlar ve halaylarla kayyımı protesto etti.
Burada konuşan Barış Anneleri Emine Eren ve Tenzile Baydar, iradelerine sahip çıkacaklarını ve tüm halkları iradesine sahip çıkmak üzere sokaklarda mücadele etmeye çağırdı.
Kitle daha sonra kortej oluşturarak DEM Parti İlçe Örgütüne kadar 1 buçuk km yürüdü. Kortej uzun kuyruklar oluştururken pek çok yurttaş camlardan ve balkonlardan alkışlayarak destek sundu. Kitle yürüyüş boyunca “Mücadele bizimdir, belediye bizimdir”, “Kayyım Kürdistan’dan defol” sloganları attı.
“İRADE TAYİN EDİLSİN, BARIŞ OLSUN”
İlk olarak söz alan DEM Parti Akdeniz İlçe Eş Başkanı Nizar Esen, mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
Ardından konuşan DEM Partili Akdeniz Belediye Eş Başkanı Nuriye Arslan, sandıkta bir iradenin çıktığına ve bu iradeye sahip çıkılması gerektiğini söyledi. Arslan, barıştan yana olduklarını belirterek “Mersin önemli bir memleket. Her kesimi içinde barındırıyor. Bu nedenle, özgür ve onurlu bir yaşam için mücadele edelim. Kayyım irade gaspıdır. Bu gaspa karşı mücadele edelim. Batman’ın, Mardin’in, Hakkari’nin iradesi tayin edilsin ve bir barışı başlatalım” dedi.
“CUMHURBAŞKANI SÖZÜNÜN ARKASINDA DURSUN”
Daha sonra söz alan Akdeniz Belediye Eş Başkanı Hoşyar Sarıyıldız, 8 yıl önce bir gasp yapıldığına işaret ederek Kobane tutuklularına dikkat çekti. Aradan geçen 8 yılda yine Kürt halkının iradesine ipotek konulmak istendiğini dile getiren Sarıyıldız, şunları söyledi:
“Bizler Cumhurbaşkanı’nın ‘Sandıktan çıkan iradeye saygı duyacağız’ söyleminin arkasında durmasını istiyoruz. Her ne şekilde olursa olsun halk iradesinin önündeki engeller kalkmalıdır. Halklar, onurlu bir geleceği hep birlikte inşa etmek istiyorken bu kayyım uygulamaları neden? Bizler bir kez daha kayyıma hayır diyoruz. Ahmet Türk, Gülistan Sönük, Ahmet Özer burada. Bir evraka imza atmakla bu iradeyi yok sayamazsınız. Bizler Akdeniz’den Kayyıma geçit yok diyoruz.”
“KAYYIMI KÜRT HALKI BİTİRECEK”
Daha sonra söz alan DEM Parti İl Örgütü Eş Başkanı Reşat Aşan da yıllardır atanan her kayyıma halkın sandıkta ve sokakta cevap verdiğini söyledi. Aşan, Kürt halkının bu topraklarda zulmedenlere karşı onurlu bir direniş gösterdiğini vurgulayarak, “Kayyımlara demokratik siyasetimizi ortadan kaldıramaz, mücadelemizi geriletemez, Kürtleri bitiremez. kayyımı Kürt halkı bitirecek. Kürt halkı bu zorbalığın karşısında nasıl ki tek bir adım geri atmamışsa bundan sonra da atmayacak” dedi.
PİRHA- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu ile DEM Parti İl Örgütü belediyelere atanan kayyımları protesto etmek için sokağa çıktı. Burada yapılan konuşmalarda özellikle Kürt halkının iradesine yönelik sistematik bir gasp politikasının izlendiğine dikkat çekilerek, kayyımlara karşı direniş ve mücadele çağrısı yapıldı.
Esenyurt Belediyesi’nin ardından Mardin, Halfeti ve Batman Belediyelerine kayyım atanmasına karşı Mersin’de eylem yapıldı. Emek ve Demokrasi Platformu ile DEM Parti İl Örgütünün Özgür Çocuk Parkında ortaklaşa yaptığı eyleme DEM Parti Mersin Milletvekilleri Perihan Koca ve Ali Bozan, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Akdeniz Belediyesi Eş Başkanları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız, CHP İl Başkanı Koral Ömür ve parti teşkilatı ile ile çok sayıda yurttaş katıldı.
Kürtçe ve Türkçe “İrade gaspına karşı direnerek kazanacağız”, “Seçimle gelen seçimle gider, irademe dokunma” yazılı pankartların açıldığı eylemde “Kayyum gidecek biz kalacağız”, “Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı.
“KAYYUM, SİYASİ TÜKENMİŞLİĞİN GÖSTERGESİDİR”
Söze ilk olarak başlayan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Reşat Aşan, AKP’nin 2016 yılından bu yana darbe mağduriyeti yaptığını ancak gelinen noktada kendisinin darbe mekanizmasına dönüştüğünü ifade etti. AKP-MHP iktidarına seslenen Aşan, “Ne 1990’lı yıllarda faili meçhullerle Kürtleri yok edebildiniz ne bugün kayyum darbesi ile yok edeceksiniz. Bu alçaklığın karşısında tek bir geri adam alçak olsun” dedi.
Ardından basın açıklamasını okuyan DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, “Bu darbenin 4 Kasım 2016’da Kürt halkının iradesine yönelik yapılan meclis darbesinin yıldönümünde gerçekleşmiş olması manidardır. Bu saldırılar halk iradesine karşı yapılmış açık bir darbedir. Daha önceki kayyum darbeleri halk tarafından reddedilmiş, kayyum pratiği seçimlerde büyük bir yenilgiye uğramış ve halk kendi iradesini partisinden yana kullanmıştır. Her seçimde yenilgiye uğrayan kayyum darbesinde ısrar etmek siyasi tükenmişliğin göstergesidir” ifadelerini kullandı.
Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Özbay ise, anti demokratik uygulamalarla haklarının gasp edilmesine alışmayacaklarının altını çizerek şu sözleri sarfetti:
“Duymak istemeyen kulaklara, görmek istemeyen gözlere inat bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; halk iradesine vurulan bu darbeden derhal vazgeçilmelidir. Hukuk dışı yollarla baskı ve zor yöntemleriyle halkın iradesinin gasp edilmesine son verilmelidir. Seçilmiş Belediye Başkanları derhal görevine iade edilmelidir.”
DİRENİŞ ÇAĞRISI YAPILDI
Halkın iradesinin gaspına karşı mücadele edeceklerini vurgulayan Nuriye Arslan, “Kayyum politikası buradaki birlik ve beraberliği dağıtmak içindir. Sadece kazanan belediye eş başkanlarına değil, halkın iradesine yapılmış bir gasptır. Tek bir adım dahi geri adım atmayacağız” diye konuştu.
Hoşyar Sarıyıldız da, “Orada binlerce insanın iradesi gasp edildi. Kürt, Türk, Sünni, Alevi, Arap, Roman, Hristiyan temsil ediliyordu. Gasp bu birlikteliğeydi” dedi.
Perihan Koca, kayyımın erkek egemen bir politika olduğunu belirterek, “Batman’da özel olarak kadınların iradesiyle seçilen, yüzde 65’lik bir oy oranıyla seçilen, domuz bağcılara rağmen seçilen Gülistan Sönük’ün iradesi olduğumuz için jin jiyan azadi diyerek direnişi kuşanacağız” diye kaydetti.
Son olarak konuşan 2016 yılında Akdeniz Belediyesi Eş başkanı iken tutuklanan ve yerine kayyım atanan Yüksel Mutlu, Kürtlerin iradesinin yıllardır gasp edildiğine dikkat çekerek, sokakları direniş alanlarına çevirme çağrısı yaptı.
Konuşmaların ardından kitle, bir süre oturma eylemi yaptı.
PİRHA- Hakkari’deki irade gaspına karşı Mersin’de yaklaşık iki aydır nöbet eylemleri yapılıyor. DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanları Bedriye Kuş ve Reşat Aşan, kayyımın temelde Kürt iradesini tanımama politikası olduğuna dikkat çekerek, Kürtlerin siyasal alanda elde ettiği kazanımların hazmedilmediğini söylediler.
Hakkari Belediye Eşbaşkanı Mehmet Sıddık Akış’ın, 3 Haziran’da gözaltına alındıktan sonra görevinden uzaklaştırılıp yerine kayyım atanmasının ardından ülkenin dört bir yanında nöbet eylemleri başlatıldı.
Mersin’de de Halkların Eşitlik ve Demokrasi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü’nün, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı başlattığı nöbet, 53 gündür sürüyor. DEM Parti’nin kazandığı Akdeniz Belediyesi önünde her cuma günü ‘Kayyım halkın iradesine gasptır, demokrasiye vurulmuş darbedir’ şiarıyla bir araya geliniyor.
DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanları Bedriye Kuş ve Reşat Aşan, kayyım politikalarına karşı yürüttükleri mücadeleye ilişkin PİRHA’ya değerlendirme yaptılar.
“KAYYIMA KARŞI HALKIN DİRENİŞİ”
İktidarın irade gaspı karşısında halkta ciddi bir sahip çıkmanın söz konusu olduğunu söyleyen Bedriye Kuş, “Hakkari’de irade gaspına karşı takdir edilesi bir direniş sergileniyor. Biz de Mersin’de kayyım atandığı ilk günden bu yana her hafta nöbet eylemleri gerçekleştiriyoruz. Halkımızla bir araya gelerek, yapılan hukuksuzluğa Akdeniz’den ses veriyoruz” dedi.
Kayyım anlayışından vazgeçilmesi adına iktidara çağrıda bulunan Bedriye Kuş; halkın iradesi teslim edilinceye kadar mücadelelerinin süreceğini dile getirdi.
“TEMELDE KÜRT DÜŞMANLIĞI YATIYOR”
2019 seçimlerinden sonra partilerinin kazandığı belediyelere kayyım atanmasına en net cevabı, son seçimlerde halkın verdiğini söyleyen Reşat Aşan, bütün belediyelerin geri alındığını hatırlattı.
Kayyımın temelde Kürt iradesini tanımama politikası olduğunu ve bunun ardında yatan en önemli sebeplerden bir tanesinin de Kürt sorununun çözümsüz bırakılması olduğuna dikkat çeken Aşan, “İktidar, Kürtlerin siyasal alanda elde ettiği kazanımları hazmedemeyerek bunların tamamını ortadan kaldıracak kayyım politikalarını devreye sokuyor. Temelde bir Kürt düşmanlığı yatıyor. Devletin 100 yıllık politikaların bağımsız değil. AKP, kayyımla bu politikaları güncelleyerek demokrasi tarihine utanç olarak yazılacak hamlelerde bulunuyor” sözlerini kullandı.
“KAYYIM POLİTİKALARI BİZE GERİ ADIM ATTIRMAYACAK”
AKP’nin tüm bu politikalardan bir sonuç alamayacağını, saldırılara karşı ülkenin dört bir yanında direniş hattının örüldüğünü belirten Aşan, Kürt siyasetinin yine kendi mecrasında büyüyerek yola devam edeceğini vurguladı. Aşan, “Bir daha seçim olursa AKP yine büyük bir yenilgiye uğrayacak. Özelde DEM Parti, partinin bütün bileşen yapıları çok daha büyüyerek bu seçimlerden çıkacak. Kayyım politikası da ne bizi ne partimizi ne de halkımızı yıldırmayacak, asla geri adım atmayacağız” diyerek sözlerini sonlandırdı.
PİRHA- Tecridin kaldırılması için AKP il binası önünde basın açıklaması ve eylem yapmak isteyen DEM Parti Mersin İl Örgütü’nü polis engelledi. Engelleme üzerine bulundukları yerde eylemi gerçekleştiren il örgütü temsilcileri, çözüm sürecinin yeniden başlatılması için hükümete çağrıda bulundu.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü, tecritin son bulması ve Kürt sorununun çözülmesi talebiyle AKP il binası önünde basın açıklaması ve oturma eylemi yapmak üzere toplandı. Binanın önünü yoğun güvenlik önlemleri ile çevreleyen polis, kitlenin eylem yapmasını engelledi. Polisin engellemesi üzerine bulundukları yerde oturma eylemi yapan kitle, tecridin kaldırılması ve barışın sağlanması için hükümete çağrıda bulundu.
“TECRİT SON BULANA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”
Burada polisin bu tavrına karşı çıkan DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, tecritin son bulması ve barışın tesis edilmesi taleplerini yineleyerek, engellemelere tepki gösterdi ve “AKP il binasının önüne gitmek istediğimiz için mi Mersin polisini buraya yığdınız” dedi.
DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Reşat Aşan da ülkedeki tüm sorunların çözümünün Kürt sorununun ortadan kaldırılması ile mümkün olacağına işaret etti. İktidarın sorunu derinleştiren bir yerden çıkıp çözümün bir parçası olana kadar her yerden taleplerini dile getireceklerinin altını çizen Aşan, şunları kaydetti:
“Cezaevlerindeki arkadaşlarımızın sesi olmaya devam edeceğiz. AKP iktidarı çözüm sürecini daha önce başlatmıştı, yeniden bunu yapmasını talep ediyoruz. Böyle bir sürecin yeniden başlatılması bu ülkede yaşayan her bir yurttaşın faydasına olacaktır. Diyalog ve müzakere yoluyla bu süreç yeniden başlatılmalı, İmralı’daki tecrit son bulmalı.”
Barış Annesi Emine Eren ise barış istediklerini vurgulayarak, “AKP’nin barışa el vermesini istiyoruz. Artık hiçbir çocuğumuzun cenazesi cezaevlerinden çıkmasın. Bu tecrit PKK lideri Abdullah Öcalan ve tutuklular üzerinde son bulsun” sözlerini kullandı.
PİRHA- Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen DEM Parti’li Abdullah Zeydan’ın mazbatasının AKP adayına verilmesi üzerine DEM Parti’nin çağrısıyla Mersin’de sokağa çıkıldı. Yapılan protestoda Van halkının gasp edilmesine tepki gösterildi.
DEM Parti Mersin İl Örgütü, Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayı Abdullah Zeydan‘ın memnu hakkının iadesinin AKP’nin “talimatıyla” geri alınmasını protestosu etmek için Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması düzenledi. “Van halkının iradesi gasp edilemez!” pankartının açıldığı açıklamaya DEM Parti Akdeniz Belediye Eş Başkanları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız, kentte bulunan çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü katıldı. Açıklamada sık sık “Abdullah Zeydan onurumuzdur”, “Halkın iradesi gasp edilemez” ve” İrademize sahip çıkıyoruz” sloganları atıldı. Konuya dair açıklamayı Mersin Emek ve Demokrasi Platformu adına İsmail Hakkı Güneş yaptı.
“VAN HALKININ İRADESİ GASP EDİLİYOR”
Açıklamadan önce konuşan DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan, “Kayyum rejimine pazar günü sandıkta cevap verilen cevabı hazmedemeyen AKP iktidarı aynı şekilde kayyım atama girişimindedir. Van halkının iradesini gasp edilmeye çalışılıyor” dedi.
Ardından açıklamayı okuyan Hakkı İsmail Güneş, bu seçim sonucunun aynı zamanda daha önce bölgeye atanan kayyum politikalarına verilen en büyük bir cevap olduğunun altını çizdi. Adalet Bakanlığı’nın hukuksuzca onayladığı itirazın demokrasiye ve hukuk sistemine yönelik pervasızca bir saldırı olduğunu ifade eden Güneş, “Bu saldırı sadece Abdullah Zeydan’a değil aynı zamanda halk iradesine yapılan bir saldırıdır. Hukukun üstünlüğü ayaklar altına alınmıştır. Bu yanlış kararın iptal edilmesi için tüm hukuki ve demokratik yolları sonuna kadar kullanacağımızı ilan diyoruz. Tüm halkımızı, sivil toplum örgütlerini ve demokratik kitle örgütlerini bu anti demokratik girişimlere karşı seslerini yükseltmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz” diye konuştu.
STK’LARDAN MÜCADELE ÇAĞRISI
Ardından söz alan sivil toplum örgütü temsilcileri, Van halkının iradesinin gasp edilmesinin insan hakları ve bir demokrasi ihlalinin açık göstergesi olduğunu vurguladılar. Ayrıca sivil toplum örgütleri, Van halkının iradesinin teslim edilene kadar tüm demokrasi güçlerini mücadeleye çağırdı.
Açıklamanın ardından kitle, sloganlarla DEM Parti Mersin İl Örgütü’ne kadar yürümek istedi. Polis engeliyle karşılaşan kitle, polis bariyerlerine sloganlarla karşılık verdi. 2 dakikalık oturma eyleminin ardından kitle alkış ve sloganlarla il binasına doğru yürüyüşe geçti. Açıklama yürüyüşle son buldu.
PİRHA-DEM Parti Mersin İl Örgütü, Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak lehine algı yarattıklarını belirttikleri 3 gazetecinin seçmen kayıtlarında usulsüzlük olduğunu tespit ettiklerini açıkladı. DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, “Bunlardan biri Mehmet Selvi, bir diğeri Reşit Doğan. Bir diğeri ise Yasemin Toklucu”dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü, Akdeniz’deki hayalet seçmenlere ilişkin il binasında basın açıklaması yaptı.
Açıklamada konuşan Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, kentteki 3 gazetecinin de bu hayalet seçmenler arasında olduğunu belirterek, kamuoyuyla isimlerini paylaştı.
AŞAN: AYRIŞTIRANLARA KARŞI BİRLEŞTİREN BİR SİYASET ORTAYA KOYUYORUZ
DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Reşat Aşan, “Hayalet seçmen olarak Gültak’ın (AKP Mersin ili Akdeniz ilçesi Belediye Başkanı)aynı zamanda kendisi gibi hayalet seçmen olan sponsorlu basın ekibini açıklayacağız. Öncelikle seçim çalışmalarımız başladığından beri, DEM Parti’nin herkesi ve her kesimi kapsayıcılığı içerisinde yer aldık. Biz bu kentte seçim süreçlerinde ayrıştıranlara ve kutuplaştıranlara karşı birleştiren bir siyaset ortaya koyuyoruz” diye konuştu. Gazetecilik mesleğinin öneminden söz eden Aşan, Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak adına ötekileştirme algısı yaratan basın ekibini eleştirdi. Aşan, “Kendisi gibi hayalet seçmen olan sözde 3 gazeteci belediyedeki rantı, talanı ortaya çıkarması gerekirken, ayrıştırıcı dile ön ayak oluyorlar” dedi.
BOZAN: USULSÜZ SEÇMEN OLAN 3 GAZETECİ AYNI ZAMANDA RANT KOMŞULUĞU YAPIYOR
DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, daha öncesinde Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak ve belediye ekibinin hayalet seçmen olduklarını kamuoyuyla paylaştıklarını belirterek, “Bu hayalet seçmenlerin diğer rant ortakları, kendisine ‘gazeteciyim’ diyen 3 kişi. Bu 3 kişi sadece rant ortağı değil, aynı zamanda kendi içlerinde rant komşuluğu yapıyorlar. Bunlardan biri Mehmet Selvi, bir diğeri Reşit Doğan. Bu 2 kişi seçmen kayıtlarını Hamidiye Mahallesi’nde aynı adrese taşımışlar. Bu adreste 30 kişiyle birlikte ikamet ediyor görünüyorlar. Bir diğeri ise Yasemin Toklucu. 19 kişiyle birlikte diğer ortaklarıyla aynı apartmana seçmen kaydını taşımış. Yasemin’in adresinde Konya Karatay ve Ankara Sincan’dan usulsüz seçmenler de var” bilgisini paylaştı.
Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ın 31 Mart’ta kaybedeceğini bildikleri için seçmen taşımaya dahil olduklarını söyleyen Milletvekili Bozan, şöyle devam etti:
“Akdeniz Belediyesi 2023 yılı denetim raporunda 26 milyonun Basın Yayın Müdürlüğü’ne harcandığı tespit edilmiş. Denetimi yapan belediye meclis üyeleri ilgili müdürlükten evrak istemişler. Ancak kendilerine verilen yanıtta personel yetersizliği gerekçe gösterilerek basın yayına harcandığı söylenen 26 milyona dair herhangi bir bilgi, evraka ulaşılamamış. Yine aynı denetim raporuna göre 1 saatlik ulusal bir TV kanalı yayınına 540 bin TL ödeme yapılmış. Biz buradan Akdeniz Belediyesi’ne sesleniyoruz. Akdenizli yurttaşların hakkı olan bu 26 milyonun ne kadarını bu 3 gazeteciye harcadınız? Çünkü 5 yıl boyunca Akdeniz Belediyesi’nden nemalandıklarını biliyoruz. Bugün sponsorlu haberler yaptıklarında bu sponsorlu haberlerin kaynağının ne olduğunu biliyoruz. Kaynak, Akdenizli yurttaşların parası.”
Milletvekili Bozan, Mersin Gazeteciler Cemiyeti’ne de seslenerek, “Seçmen kayıtlarında usulsüzlük tespit ettiğimiz bu 3 gazeteci sizin üyeniz mi değil mi? Eğer sizin üyeleriniz ise; birisi 19 kişiyle diğer ikisi 30 kişiyle adreslerde görünen, kendisine ‘gazeteciyim’ diyen kişiler için herhangi bir işlem başlatacak mısınız” diye sordu.
PİRHA- DEM Parti Akdeniz Belediye Eş Başkan adayları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız, Akdeniz’de hayata geçirecekleri 27 adet projeyi kamuoyuyla paylaştı. Proje tanıtım toplantısında Akdeniz’i kazanarak halkçı bir belediye anlayışı birlikte inşa etme mesajı verildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Akdeniz Belediye Eş Başkan adayları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız, Nobel Oteli’nde düzenlenen ‘Proje Tanıtım Toplantısı’nda Akdeniz’e değer katacak projelerini paylaştı. Eşbaşkan adayları Akdeniz’in her kesimine ve her mahallesine dokunan projeleri ile toplantı salonundaki yurttaşlardan ayakta alkış aldı. Proje sunumunun ardından Eşbaşkan adayları, eşit ve adil bir belediyecilik anlayışıyla Akdeniz’de hizmet çağının startını başlatacaklarının mesajını verdi.
“AKDENİZ’DE ÖZGÜRLÜĞÜ BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”
Açılış konuşmasını yapan Nuriye Arslan, Akdeniz’in hak ettiği hizmeti alması için ellerinden geleni yapacaklarını ve 31 Mart’ta Akdeniz’i yeniden kazanarak, özlemi duyulan özgürlükleri hep birlikte inşa edeceklerinin altını çizdi.
Hoşyar Sarıyıldız ise 2 hafta sonra Akdeniz’i gençlerin, kadınların, işçilerin, emeklilerin belediyesi yapacaklarını vurgulayarak, “Akdeniz, kültürel çeşitliliği ile Türkiye’nin bir minyatürü konumundayken ne yazık ki bugün bu zenginlikler tekçi bir zihniyetin tahakkümü altına girmiş durumda. Biz tam da bu noktada eşit, demokratik, katılımcı ve şeffaf belediyecilikle bu gerici anlayışın Akdeniz’i hayalinde bile görmeyeceği o belediyeyi halkımıza sunacağız” diye konuştu.
“DEM PARTİ KAPSAYICI BİR SİYASET MODELİ ORTAYA KOYDU”
Ardından konuşan DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan iktidarın kutup siyaseti üzerinden seçimi yürüttüğünü söyleyerek, bu kutuplaştırıcı anlayışa DEM Parti siyasetinin alternatif olduğunu belirtti. Aşan, “Onlar bu ülkede herkesi soyup soğana çevirirken, bu ülkenin ortak değerlerini istismar ederken arka planda hem merkezi hükümet hem de yerel hükümet yolsuzluklarla halkın vergilerini kendi yandaşlarına peşkeş çekiyor. Bugün Akdeniz’de her yere her kapıya gidiyoruz. Bugüne kadar DEM Parti her yerde olduğu gibi burada da çok kapsayıcı bir siyaset ortaya koydu. Fakat alanda yine hamaset siyaseti yapan, Kürt, Türk, Arap, Alevi diye ayrıştıran bir zihniyet var. Buradan onlara şunu söylüyoruz: Sonuç alamayacaksınız. DEM Parti Türk’tür, Arap’tır, Kürt’tür, Alevidir, DEM Parti bu ülkede yaşayan her vatandaşımızın ortak değerlerinin toplamıdır” sözlerini kullandı.
DEM Parti Akdeniz İlçe Eş Başkanı Nizar Esen, Akdeniz’in çoklu kültür yapısına dikkat çekerek, “Kürdü, Türkü, Arabı, Alevisi, Hristiyanı, Müslümanıyla birçok farklı kültürü içeren ilçemizdir. Bugün bütün bu farklı kültürlerin sorunlarına çözüm üreteceğiz. Kadınlar, Kürtler işçiler, bütün ötekiler olarak daha çok çalışmak ve siyaset üretmek zorundayız. Bu yüzden de bütün kalbimizle inanıyoruz ki belediyeyi alacağız” dedi.
“ZAMAN AKDENİZ’İ KAZANMA ZAMANI”
Dem Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ise, kazanmak için yola çıktıklarını dile getirerek şunları söyledi:
“Akdeniz’i gerçek sahipleriyle buluşturmak için yola çıkıyoruz. Halkçı bir belediyeciliğin inşası için, kadın dostu bir belediyecilik için, emekçi dostu bir yerel yönetim inşası için yola çıkıyoruz. Tüm halklar ve inançların güçlü ve güvenceli yaşadığı kentleri inşa etmek için yola çıkıyoruz. Yerel yönetimlerde halkın, Akdeniz’in esas sahiplerinin karar sahibi olduğu bir belediyecilik için yola çıkıyoruz. Antidemokratik bir seçim sürecinde olmamıza rağmen halkın içinde, halkla birlikte nefes alıp veren bizler halk için kolları sıvadık ve ant içtik: Bu koşulları yerle bir edeceğiz. Bu karanlığı def edeceğiz ve mutlaka kazanacağız. Zaman özgürlük zamanı, zaman Akdeniz zamanı.”
Konuşmaların ardından Eşbaşkan adayları 27 adet projeyi kamuoyuyla paylaştı.
PİRHA- DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, usulsüz seçmen taşıma girişimlerine AKP’li Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ın ve Akdeniz Emniyet Müdürü Ebubekir Fil’in de dahil olduğunu söyledi. Bozan, “Bu kişilerin farklı ilçelerde oturmalarına rağmen seçime az bir zaman kala adreslerini Akdeniz ilçelerine taşıdıklarını tespit ettik. Bu durum AKP, Emniyet ve kent bürokrasinin Akdeniz Belediyesi için her türlü usulsüzlüğü göze aldığını gösteriyor” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü, 31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimler öncesi, kentin farklı ilçelerinden Akdeniz ilçesine taşındığını tespit ettikleri şaibeli seçmenlere ilişkin il örgütünde basın toplantısı yaptı.
Açıklamaya DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan, Akdeniz İlçe Eş Başkanları Sevim Müjde ile Nizar Esen, DEM Parti Akdeniz Belediye Eş Başkan Adayı Hoşyar Sarıyıldız ve DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan katıldı.
“AKDENİZ BELEDİYE BAŞKANI VE İLÇE EMNİYET MÜDÜRÜ DE HAYALET SEÇMEN LİSTESİNDE”
Toplantıda ilk olarak konuşan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Reşat Aşan, usulsüz seçmen taşıma işlemlerini yakından takip ettiklerini ifade ederek, “Halkın iradesini gasp edenlere karşı alandayız. Tüm bu hilelere karşı Akdeniz Belediyesi’ni geri alacağız” dedi.
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, ‘hayalet seçmen’lere karşı 1 Ekim tarihinden bu yana alanda olduklarını, bu usulsüz ‘hayalet seçmen’ taşıma girişimlerinde kentte üst düzey bürokratların da yer aldığını belirtti. Bozan, AKP’li Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ın ve Mersin Akdeniz İlçe Emniyet Müdürü Ebubekir Fil’in de ‘hayalet seçmen’ listesinde yer aldığına dikkat çekti.
“AKP’NİN KİRACILIĞINA SON VERECEĞİZ”
Ali Bozan, Belediye Başkanı Güktak’ın Yenişehir ilçesinde ikamet etmesine rağmen ailesinin ve kendisinin de bulunduğu 28 seçmeni Akdeniz ilçesinde bulunan Dikilitaş Mahallesi’nde bir yere taşıdığını ifade etti. Gültak’ın bu seçmen taşıma işlemini Mayıs seçimlerinde yaptığını tespit ettiklerini söyleyen Bozan, “Bu neyi gösteriyor biliyor musunuz? Akdeniz Belediye Başkanı, belediye seçimlerini kaybedeceğini anlamış ki kendisinin ve ailesinin oyuna muhtaç olduğunun farkında. Yani bu kadar çaresizler, bu kadar düşmüşler. Bunun bir gün tespit edileceğini hiç düşünmediniz mi?” diye sordu.
“DEM Parti 31 Mart seçimlerinde kiracı olan AKP’nin Akdeniz Belediyesi’ndeki kiracılığına son verecek” diyen Bozan, bunun sözünü halka verdiklerini de kaydetti.
EMNİYET MÜDÜRÜ DE SEÇMEN KAYDINI TAŞIMIŞ
Akdeniz Emniyet Müdürü Ebubekir Fil’in de Mezitli ilçesinde otururken, kendi ikametini Akdeniz İlçesi’nde bulunan Siteler Mahallesi’ne taşıdığının da bilgisini de veren Bozan, emniyet müdürünün Mayıs seçimlerinde Akdeniz Belediye Başkanı ile beraber sandıkların kurulduğu okullarda provokasyon yarattığını da hatırlatarak, “Fil de kendisi ve ailesiyle beraber 11 kişiyi Akdeniz İlçesi’nde bulunan Siteler Mahallesi’ne taşıdı. Bu tespitten sonra o adrese arkadaşlarımız 3 gün boyunca gitti ama hiç kimse o adreste görünmüyordu” dedi.
“EMNİYET MÜDÜRÜ AÇIĞA ALINMALI”
AKP, Emniyet ve kent bürokrasinin Akdeniz Belediyesi için her türlü usulsüzlüğü göze aldığını ifade eden Bozan, usulsüz seçmen taşıma işleminden sonra yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:
Seçmen kayıtlarına yaptığımız itirazlar üzerine şu ana kadar yapılan tahkikatların yeniden yapılması gerekmektedir.
Usülsüz seçmen kayıtlarını yapan nüfus memurları hakkında soruşturma açılmalı ve görevden alınmalılar.
İçişleri Bakanlığı, Akdeniz İlçe Emniyet Müdürü hakkında soruşturma başlatmalı ve açığa alınmalı.
Akdeniz Belediye Başkanı, Akdeniz’de yaşayan yurttaşlar başta olmak üzere 85 milyon yurttaştan özür dilemeli.