Etiket: resmi gazete

  • 21 vali görevden alındı, 39 kente yeni vali atandı

    21 vali görevden alındı, 39 kente yeni vali atandı

    Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Ankara Valisi Ercan Topaca başta olmak üzere 21 ilin valisi görevden alındı, 39 ilin valisi değişti. İstanbul Valisi Vasip Şahin Ankara Valiliği’ne atandı.

    Başkanlık sistemine geçilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilk kez hazırlanan ‘Valiler Kararnamesi’, Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Buna göre, 21 vali mülkiye başmüfettişliği görevine atanırken, 39 ile yeni vali atandı.

    Kararnameyle, Ankara Valisi Ercan Topaca başta olmak üzere 21 ilin valisi görevden alındı.

    Görevden alınan valiler arasında, Bursa Valisi İzzettin Küçük, Trabzon Valisi Yücel Yavuz, Hatay Valisi Erdal Ata ve Kilis Valisi Mehmet Tekinarslan da var.

    VASİP ŞAHİN ANKARA’YA ATANDI

    İstanbul Valisi Vasip Şahin Ankara Valiliği’ne, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya ise İstanbul Valiliği’ne atandı.

    GÖREV YERİ DEĞİŞTİRİLEN VALİLER

    Aksaray Valisi Aykut Pekmez Adıyaman Valiliğine
    Bingöl Valisi Ali Mantı Aksaray Valiliğine
    İstanbul Valisi Vasip Şahin Ankara Valiliğine
    Konya Valisi Yakup Canbolat Bursa Valiliğine
    Gümüşhane Valisi Okay Memiş Erzurum Valiliğine
    Sivas Valisi Davut Gül Gaziantep Valiliğine
    Kars Valisi Rahmi Doğan Hatay Valiliğine
    Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya İstanbul Valiliğine
    Isparta Valisi Şeyhmus Günaydın Kayseri Valiliğine
    Hakkari Valisi Cüneyit Orhan Toprak Konya Valiliğine
    Tokat Valisi Ömer Toraman Kütahya Valiliğine
    Bolu Valisi Aydın Baruş Malatya Valiliğine
    Batman Valisi Ahmet Deniz Manisa Valiliğine
    Karabük Valisi Kemal Çeber Rize Valiliğine
    Kütahya Valisi Ahmet Hamdi Nayir Sakarya Valiliğine
    Muş Valisi Aziz Yıldırım Tekirdağ Valiliğine
    Bitlis Valisi İsmail Ustaoğlu Trabzon Valiliğine
    Rize Valisi Erdoğan Bektaş Zonguldak Valiliğine
    Merkez Valisi Muammer Erol Yalova Valiliğine

    YENİ ATANAN VALİLER

    İçişleri Bakanlığı Mülga Dernekler Dairesi Başkanı Yılmaz Doruk Artvin Valiliğine
    İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürü Sinan Güner Bartın Valiliğine
    TBMM Başkan Başmüşaviri Mustafa Çiftçi Çorum Valiliğine
    İçişleri Bakanlığı Mülga Mahalli İdareler Genel Müdürü Ekrem Canalp Edirne Valiliğine
    İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Kamuran Taşbilek Gümüşhane Valiliğine
    İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanı Ömer Seymenoğlu Isparta Valiliğine
    İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşaviri Türker Öksüz Kars Valiliğine
    İçişleri Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Yunus Sezer Kırıkkale Valiliğine
    İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürü İlker Gündüzöz Muş Valiliğine
    MEB Destek Hizmetleri Genel Müdürü Salih Ayhan Sivas Valiliğine
    MEB Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürü Funda Kocabıyık Uşak Valiliğine
    Kaymakamlıktan valilik görevlerine atananlar
    Esenler Kaymakamı Hulusi Şahin Batman Valiliğine
    Beypazarı Kaymakamı Kadir Ekinci Bingöl Valiliğine
    Gaziosmanpaşa Kaymakamı Oktay Çağatay Bitlis Valiliğine
    Yıldırım Kaymakamı Ahmet Ümit Bolu Valiliğine
    Şişli Kaymakamı İdris Akbıyık Hakkari Valiliğine
    Etimesgut Kaymakamı Fuat Gürel Karabük Valiliğine
    İskenderun Kaymakamı Recep Soytürk Kilis Valiliğine
    Kayapınar Kaymakamı Ozan Balcı Tokat Valiliğine
    Çankaya Kaymakamı Kadir Çakır Yozgat Valiliğine

  • ‘İleri saat’ uygulamasını kalıcı hale getiren karar Resmi Gazete’de

    ‘İleri saat’ uygulamasını kalıcı hale getiren karar Resmi Gazete’de

    ‘İleri saat’ uygulamasının (yaz saati) her sene, yıl boyu sürdürülmesine ilişkin karar, Resmi Gazete’de yayımlandı.

    ‘İleri saat’ uygulamasının devam ettirilmesine ilişkin karar, Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Resmi Gazete’de yer alan Cumhurbaşkanı kararında, bütün yurtta uygulanan mevcut ileri saat uygulamasının (tüm yıl yaz saati, GMT+3) her sene, yıl boyu sürdürülmesinin kararlaştırıldığı belirtildi.

    Kararla, yaz saati uygulanması hakkındaki 23 Ekim 2017 tarihli ve 2017/10921 sayılı Bakanlar Kurulu kararının da yürürlükten kaldırıldığı kaydedildi.

    Söz konusu kararın yürürlüğe konulmasına, 697 sayılı “Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanun”un 2’nci maddesi gereğince karar verildi.

  • İHD: Bu dayatılan bir Anayasasızlık ve fiili OHAL halidir

    İHD: Bu dayatılan bir Anayasasızlık ve fiili OHAL halidir

    PİRHA- 18 Temmuz’da sona eren ve OHAL sonrası dönemi düzenleyen 7145 sayılı kanununa ilişin yazılı açıklama yapan İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi, “Bu dayatılan bir Anayasasızlık ve fiili OHAL halidir. Bu yasa teklifinin yasalaştırılması ne yazık ki Türkiye’nin artık bir kanun devleti bile olmadığını göstermektedir” dedi. 

    18 Temmuz’da sona eren ve OHAL sonrası dönemi düzenleyen 7145 sayılı Kanun, Cumhurbaşkanlığınca onaylanarak, 31 Temmuz 2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlandı.

    OHAL’in kalıcılaştırılmasına olanak sağlayan 7145 sayılı kanuna ilişkin İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi yazılı bir açıklama yaptı.

    “OHAL SÜREKLİ VE KALICI HALE GETİRİLDİ”

    Genel merkez yaptığı yazılı açıklamada bu kanuna ‘sürekli OHAL kanunu’ denilmesinin sebeplerini şöyle sıraladı:

    “OHAL dönemi boyunca 32 adet OHAL KHK’sı yayımlandı. Bu KHK’larla yüzlerce kanunda binlerce değişiklik yapıldı. Bu değişikliklerin hemen hemen tamamı kalıcı değişikliklerdir. 2 Yani OHAL sona erdikten sonra uygulamaya devam eden değişikliklerdir. Sadece OHAL sona erdiğinde gözaltı süresi, valilerin yetkileri ve kamudan ihraçlar konusunda iktidar herhangi bir uygulama içerisine giremeyecekti. Kendilerince boşluk olarak gördükleri bu durumu ve aşağıda belirteceğimiz başkaca hususları da düzenleyen 7145 sayılı yasa ile Türkiye’de OHAL sürekli ve kalıcı bir hale getirilmiş oldu.
    Türkiye Anayasası’nın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklerin, özüne dokunulmaksızın, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Aynı Anayasa’nın 15. maddesine göre ise” savaş, seferberlik ve olağanüstü hallerde temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanabilir, ancak bu hallerde bile kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz” hükmü bulunmaktadır.

    Ancak 7145 sayılı Kanunla,

    • Valilere kentin belli yerlerine belli kişilerin 15 gün boyunca giriş ve çıkışını yasaklama yetkisi verildiği gibi süre belirtilmeksizin belli yerlerde ve belli saatlerde kişilerin sokağa çıkmasını, araçların trafiğe çıkmasını yasaklama yetkisi de verilmiştir. Bu adeta tek başına sokağa çıkma yasağı ilan etme yetkisidir. Bu yetkinin kullanılmasında, bu hakların yanı sıra bu haklarla bağlantılı çok sayıda hak da ihlal edilmiş olacaktır.
    •  Valilere toplantı ve gösteri yürüyüşlerini sınırlama, erken dağıtma gibi yeni yetkiler tanınarak Anayasadaki toplantı ve gösteri hakkını düzenleyen 34. maddenin ihlalini doğuracak işlem ve uygulamalara zemin hazırlanmıştır.
    • Gözaltı süresinin hâkim kararıyla dörder günlük sürelerle uzatılarak toplamda 12 güne çıkarılabileceği düzenlenmiştir. Ancak, Anayasa’nın 19. Maddesine göre toplu suçlarda bile gözaltı süresi, savcının talebi ve hâkimin kararı üzerine uzatılarak en fazla 4 gün olabileceğinden açıkça Anayasa ihlal edilmiştir.
    • Yapılan düzenlemeyle tutukluluğa itirazda 90 güne kadar her 30 günde bir dosya üzerinden inceleme yapma hususu düzenlenerek AİHM ve AYM kararları hiçe sayılmıştır. Dolayısıyla kişi güvenliği ve özgürlüğü hakkı ile adil yargılanma hakkı ihlal edilmiştir.
    • CMK 134. Madde değiştirilerek, bilgisayar kütüklerine hâkim kararı olmadan el koyma yetkisi getirilmiş, hâkim kararının el koymadan sonra isteneceği düzenlenmiştir. Buradaki hâkimden kasıt sulh ceza hâkimidir. Sulh ceza hâkimleriyle ilgili görüşümüzü yukarıda ifade etmiştik.
    • Tüm kamu kurum ve kuruluşlarında kurulacak komisyon ve ilgili bakanın onayı ile kişileri kamu görevinden çıkarma işlemlerinin devam edeceği düzenlenmiştir. Tıpkı OHAL KHK’lerindeki gibi milli güvenliği tehdit eden yapı ve oluşumlar ile terör örgütleriyle iltisaklı olan kişiler kavramı getirilerek aslında OHAL düzeni sürdürülmek istenmektedir. İhraç edilenler ile edileceklerin pasaport iptallerinin devam edeceği düzenlenmiştir.
    • Askeri mahalde (askeri alanlar ile güvenlik bölgesi ilan edilen alanlar kast edilmektedir.) Jandarma ve polisin hâkim kararı olmaksızın önleme araması yapacağına dair yetkiler düzenlenmiştir.

    “ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE AYKIRI”

    Bütün bu tanınan yetkiler ve uygulamalar, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, BM Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi, BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve çalışma hayatına ilişkin Avrupa Sosyal Şartı ile BM İLO Sözleşmeleri gibi ulusal üstü insan hakları belgelerine aykırılık taşımaktadır.
    Bu belgelerde yer alan haklar insan haklarıdır. Anayasanın 90/5. maddesine göre de Türkiye’nin tarafı olduğu insan haklarıyla ilgili belgelerdir ve uygulamada yasa hükmündedir.
    Yasalarla çelişme olduğu takdirde de öncelikle uygulanması zorunlu hükümlerdir.

    “BU YASA İNSAN HAKLARI HÜKÜMLERİ İLE ÇELİŞİYOR”

    Açıklamamızın çeşitli paragraflarında belirttiğimiz gibi, 7145 sayılı yasadaki düzenlemeler,

    • Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı,
    • Yerleşme ve seyahat özgürlüğü,
    • Masumluk karinesi,
    • Adil yargılanma hakkı,
    • Eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı,
    • Düşünce ve kanaat özgürlüğü,
    • İfade özgürlüğü,
    • Örgütlenme özgürlüğü,
    • Özel hayatın ve aile hayatının gizliği ilkesine saygı,
    • Akademik özgürlük,
    • Çalışma hakkıyla ilişkilidir.

    7145 sayılı yasadaki bu düzenlemeler insan hakları belgelerindeki hükümlerle çelişmektedir.”

    “TÜRKİYE’NİN ARTIK BİR KANUN DEVLETİ BİLE OLMADIĞINI GÖSTERİYOR”

    Bu kanun ile Anayasasızlık ve fiili OHAL halinin dayatıldığı ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Anayasa isimli belge yurttaşın hak ve özgürlüğünü iktidara karşı güvenceye alan toplum sözleşmesidir. Bu sözleşmenin hiçe sayılarak hak ve özgürlüklerin daraltılıp, iktidarın yetkilerinin sınırsızca genişletilmesi Anayasızlık hali olarak tanımlanabilir. OHAL ilan edilmeden ve uzatılmadan OHAL varmış gibi davranılmış ve böylece Anayasa’ya karşı hile yapılmıştır. Anayasaya aykırı olduğu bu kadar açıkken yasa teklifinin TBMM’de grubu bulunan AK Parti ve MHP oylarıyla yasalaştırılması ne yazık ki Türkiye’nin artık bir kanun devleti bile olmadığını göstermektedir. Hukuk devleti tartışmalarını anlamsız bulmaktayız. Eğer bir ülke, kendi Anayasa’sına aykırı kanunlar yapıp bunlar Anayasa kuralıymış gibi davranıyorsa o ülkede hukuk tartışmasının yapılamayacağı kanaatindeyiz. Kaldı ki, YSK’nın kanuna aykırı kararı ile kabul edildiği ilan edilen 16 Nisan 2017 tarihli Anayasa Referandumu ve OHAL koşullarında yapılan 24 Haziran 2018 seçimleriyle yürürlüğe giren anayasa değişiklikleri tek kişi yönetimine dayalı anti demokratik bir rejimi getirmiştir. Değiştirilen bu anayasada temel hak ve özgürlüklerle ilgili değiştirilememiş düzenlemeler ise 7145 sayılı Kanun gibi anti demokratik kanunlarla tamamen ortadan kaldırılmak istenmektedir.
    İnsan hakları savunucuları olarak, insan hakları ve demokrasi mücadelemizin kesintisiz bir şekilde süreceğini bir kez daha ifade etmek isteriz.” (HABER MERKEZİ)

  • İki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi daha yayımlandı

    İki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi daha yayımlandı

    PİRHA – Resmi Gazete’de 11 ve 12 numaralı iki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi daha yayımlandı. Yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığına bağlı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı ve Devlet Arşivleri Başkanlığı kuruldu.

    Resmi Gazete’de 11 ve 12 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri yayımlandı. 11 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile arşiv hizmet ve faaliyetlerini düzenlemek, kamuda belge yönetimini sağlamak üzere Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Arşivleri Başkanlığı kuruldu. 12 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile de Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Arşivleri Başkanlığı kuruldu.

    Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığına bağlı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    DEVLET ARŞİVLERİ BAŞKANLIĞI KURULDU

    Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren kararname ile kurulan Devlet Arşivleri Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığına bağlı ve genel bütçeye tabi olacak.

    Kararname ile Başkanlığın görevleri de belirlendi. Buna göre, Başkanlık, kamu, özel ve yurt dışı arşivlerinde bulunan devlet, millet hayatını ilgilendiren belgeleri tespit ve tescil edecek, sertifikalandıracak, gerektiğinde ise satın alarak devlet arşivlerine kazandıracak.

    Başkanlık, arşiv belgelerinin tahribini önleyecek tedbirleri alacak, arşiv laboratuvarı kuracak veya laboratuvar hizmeti satın alacak; bunların tamir, konservasyon ve restorasyonunu yapacak.

    Arşivlerde gerçekleştirilecek mikrofilm ve dijitalleştirme faaliyetleri ile yenilikçi tekniklerin uygulanması için çalışma yürütecek Başkanlık, Devlet Arşiv Ağını ve Devlet Arşivi Veri Merkezini oluşturup koordine edecek.

    Başkanlık ayrıca kağıt ve elektronik ortamda oluşturulan arşiv belgelerinin her türlü güvenliğine ilişkin önlemleri alacak.

    Düzenlemeye göre Başkan, Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacak ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen amaç, politika ve stratejilere uygun olarak Başkanlığı yönetecek.

    HİZMET BİRİMLERİ  OLUŞTURULDU

    Kararname ile Başkanlığa bağlı 9 başkanlık ve bir özel kalem müdürlüğü oluşturuldu.

    Buna göre başkanlığın hizmet birimleri şunlar:

    “Cumhurbaşkanlığı Arşivi Dairesi Başkanlığı, Belge Tespit ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı, Tasnif ve Araştırma Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Bilgi İşlem ve Elektronik Arşiv Dairesi Başkanlığı, Muhafaza ve Bakım Dairesi Başkanlığı, Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Dış İlişkiler ve Tanıtım Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı.”

    Kararnamede ayrıca hizmet birimlerinin görevleri de belirlendi. Buna göre, Cumhurbaşkanlığı Arşivi Dairesi Başkanlığı, Atatürk ve sonraki Cumhurbaşkanları dönemlerine ait bilgi, belge, eşya, fotoğraf ve benzeri kaynakları derleyip arşivleyecek.

    Öte yandan, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren ve elinde arşiv belgesi ve arşivlik belge bulunduran kurum ve kuruluşlar, ellerindeki arşiv belgelerini saklamak, saklanmasına gerek kalmayan belgeleri ise yok etmekle yükümlü olacaklar.

    Arşiv belgesi ve arşivlik belge temliki tasarruflar amacıyla kullanılamayacak, tahrip ve tahrif edilemeyecek yurt dışına çıkartılamayacak.

    Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren kurum ve kuruluşların kurum arşivlerinde yapılacak ayıklama ve imha işlemleri için, bünyelerinde ayıklama ve imha komisyonları oluşturulacak.

    İŞ BİRLİĞİ VE BİLGİ TOPLAMA

    Kararnameye göre Başkanlık, görev alanına giren konularda bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlar ile yakın iş birliği içinde bulunacak. Başkanlık, görevleri ile ilgili gerekli olan bilgileri bütün kamu kurum ve kuruluşlarından istemeye yetkili olacak.

    Kamu kurum ve kuruluşları kendilerinden istenen bütün bilgiyi vermekle yükümlü olacak. Bu şekilde elde edilen bilgilerden ticari sır niteliğinde olanların ise gizliliğine uyulacak.

    Başkanlık, görevleri ile ilgili olarak ihtiyaç duyduğu konularda araştırma, etüt ve proje ile uluslararası ikili ve çok taraflı temas ve toplantılar düzenleyebilecek. Bunlarla ilgili her türlü mal ve hizmetlerin sağlanması gibi işleri yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere sözleşme veya pazarlık suretiyle yaptırabilecek.

    Başkan sınırlarını açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilecek ancak yetki devri, yetki devreden amirin sorumluluğunu kaldırmayacak.

    PERSONEL İSTİHDAMI, ÇALIŞTIRILMASI VE GÖREVLENDİRME

    Başkanlıkta 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili ek maddesine göre Arşiv Uzmanı ve Arşiv Uzman Yardımcısı istihdam edilebilecek.

    Başkanlıkta, sözleşmeli personel istihdam edilebilecek, Başkanlığa kurumlar arası geçici görevlendirme yapılabilecek. Bu suretle çalıştırılacakların sözleşme usul ve esasları ile ücret miktarı ve her çeşit ödemeleri Cumhurbaşkanınca tespit edilecek.

    Başkanlığın 2018 mali yılı harcamaları, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar Cumhurbaşkanlığının 2018 yılı bütçesinde yer alan ödeneklerden karşılanacak.

    Kapatılan Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü kadro ve pozisyonlarında bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla en az 2 yıl, en fazla 10 yıl görev yapan ve lisans eğitimi veren yükseköğretim kurumları veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki öğretim kurumlarından mezun olanlar; Başkanlıkça belirlenecek usul ve esaslara göre, bir defaya mahsus olmak üzere 6 ay içerisinde yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmak şartıyla Arşiv Uzman Yardımcılığı kadrolarına atanabilecek.

    Aynı şartlarda en az 10 yıldır kurumda görev yapanlar ise bir defaya mahsus olmak üzere, yapılacak yazılı ve sözlü sınavı kazanmak şartıyla Arşiv Uzmanlığı kadrolarına atanabilecek. Bu şekilde atanacakların sayısı, Arşiv Uzmanı toplam kadro sayısının yüzde 30’unu geçemeyecek. 10 yıldan aşağı hizmeti olanlar uzman yardımcısı 10 yıldan fazla hizmeti olanlar uzman kadrolarına atandıklarında bunlar için ilgili mevzuattaki kısıtlamalar uygulanmayacak.

    Kararname ile Devlet Arşivleri Başkanlığı için bir başkan ve 3 başkan yardımcısı, 9 daire başkanı, 1 özel kalem müdürü, arşiv uzman ve yardımcılarından oluşan 524 kadro ihdas edildi.

    MİLLİ SARAYLAR İDARESİ BAŞKANLIĞI KURULDU

    Cumhurbaşkanlığına bağlı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının kuruluş, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esasların belirlendiği Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

    Buna göre, milli sarayların (saray, müze, köşk, kasır ve fabrikalar ile bunlara bağlı taşınır ve taşınmaz kültür varlıkları) yönetimi ve tanıtımı için Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak genel bütçeye tabi Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    Başkanlık, Cumhurbaşkanlığının yönetiminde bulunan saray, köşk ve kasırlar ile bunlara bağlı taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının tespitini, tasnifini, periyodik bakımını, muhafazasını, restorasyonunu ve tanıtımını yapacak.

    Kurtuluş Savaşı Müzesi’nde (Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Binası) tüm müzecilik hizmetlerinin yerine getirilmesi, müzenin ulusal ve uluslararası tanıtımının yapılması veya yaptırılması ile bu amaçla faaliyetlerde bulunulması, ilgili kuruluşlarla kültürel alanlarda iş birliği yapılması, müzenin onarım, restorasyon, teşhir ve müzecilikle ilgili diğer teknik hizmetlerinin yürütülmesi, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki müzelerin tanıtılması, ziyarete hazır tutulması, ziyaretçilere ilişkin verilerin istatistiki yöntemlerle değerlendirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması da Başkanlığın görevleri arasında yer alıyor.

    Milli Saraylar İdaresi Başkanı, Başkanlığın genel yönetimi ve temsilinden Cumhurbaşkanı’na karşı sorumlu olacak ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen amaç, politika ve stratejilere uygun olarak Başkanlığı yönetecek, Başkanlığın bütçe teklifini hazırlayacak.

    HİZMET BİRİMLERİ

    Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının hizmet birimleri Müzecilik ve Tanıtım Başkanlığı, Restorasyon ve Teknik Uygulamalar Başkanlığı, Destek Hizmetleri Başkanlığı, Personel Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı ve Özel Kalem Müdürlüğünden oluşacak.

    Hizmet birimlerinin görevlerinin de yer aldığı kararnameye göre, Başkanlık, görev alanına giren konularda bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlar ile yakın iş birliği içinde bulunacak.

    Başkanlık, görevleriyle ilgili gerekli bilgileri bütün kamu kurum ve kuruluşlarından istemeye yetkili, kamu kurum ve kuruluşları ise kendilerinden istenen bütün bilgileri vermekle yükümlü olacak. Bu şekilde elde edilen bilgilerden ticari sır niteliğinde olanların gizliliğine uyulacak.

    Başkanlık, görevleri ile ilgili ihtiyaç duyduğu konularda araştırma, etüt ve projeyle uluslararası ikili ve çok taraflı temas ve toplantılar düzenleme, bunlarla ilgili her türlü mal ve hizmetlerin sağlanması gibi işleri yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere sözleşme veya pazarlık suretiyle yaptırabilecek, bu konularla ilgili mal ve hizmet satın alabilecek. Bu kapsamdaki faaliyetlerle Başkanlığa teklif edilen projelerin değerlendirilmesi ve desteklenen projelerin izlenmesine ilişkin hizmet alımlarında görev alan kamu görevlileri ve hizmetinden yararlanılacak diğer kişiler için ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılacak harcamalar Başkanlık bütçesinden karşılanacak.

    Başkanlıkça desteklenen araştırma-geliştirme projelerinde proje süresi ile sınırlı olmak kaydıyla proje kapsamında görev yapan öğretim elemanlarına onaylanan projede belirlenen tutarlar üzerinden ödeme yapılabilecek.

    Projede görev yapan ve kamu görevlisi olmayan diğer personele onaylanan projede belirlenen tutarlar üzerinden hizmet bedeli ödenebilecek.

    YÖNETİCİLERİN SORUMLULUĞU

    Başkanlıkta görev yapan her kademedeki yöneticiler hizmet veya görevlerini, Cumhurbaşkanı tarafından verilecek emir ve direktifler ile sıralı yöneticiler tarafından verilecek emir ve talimatlar yönünde mevzuata uygun olarak düzenlemek ve yürütmekten bir üst kademeye karşı sorumlu olacak.

    Başkanlık, görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilecek.

    Başkan sınırlarını açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilecek. Ancak yetki devri, yetki devreden amirin sorumluluğunu kaldırmayacak.

    Başkanlık personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olacak. Başkanlıkta, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili maddeleri çerçevesinde personel istihdam edilecek ve Başkanlığa kurumlar arası geçici görevlendirme yapılabilecek. Bu suretle çalıştırılacakların sözleşme usul ve esaslarıyla ücret miktarı ve her çeşit ödemeleri Cumhurbaşkanı’nca tespit edilecek.

    Cumhurbaşkanlığına bağlı saray, köşk, kasır, müze ve fabrikalardan sağlanan her türlü gelir ile bunların bakım ve onarımı için yapılan şartlı bağışlar ve yardımlar hakkında, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun ilgili maddesi çerçevesinde işlem yapılacak.

    Kadro ve pozisyonların tespiti, ihdası, kullanımı ve iptali ile kadro ve pozisyonlara ilişkin diğer hususlar, Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerine göre düzenlenecek.

    Mevzuatta Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının görevleriyle ilgili olarak TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatına yapılmış olan atıflar Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına yapılmış sayılacak.

    2 Temmuz 2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına devredilen TBMM’ye bağlı Milli Saraylara ilişkin hizmetler, anılan KHK’nin yayımı tarihinde istihdam edilen görevli personel eliyle Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatı Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince hiçbir işleme gerek kalmaksızın yürütülmeye devam edilecek.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Seçim takvimi Resmi Gazete’de yayımlandı

    Seçim takvimi Resmi Gazete’de yayımlandı

    PİRHA – Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), 24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için belirlediği takvim, Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan YSK kararına göre, cumhurbaşkanlığı adaylığı için başvurular 1 Mayıs’ta başlayacak, seçmenler tarafından aday gösterilenler için gerekli 100 bin imzanın 4-9 Mayıs tarihlerinde toplanması gerekecek, seçmenler bu süre içinde ilçe seçim kurullarına imza verecek.

    Siyasi partiler, cumhurbaşkanı adaylığı başvurularını 5 Mayıs saat 17.00’ye kadar yapabilecek.

    İttifak yaparak seçime katılma kararı alan siyasi partilerin genel başkanlarının imzalarını içeren ittifak protokolünün YSK’ya teslim edilmesinin son günü 6 Mayıs olacak.

    Cumhurbaşkanı geçici aday listesi 10 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayımlanacak ve itirazlar başlayacak.

    İtirazlar 11 Mayıs saat 17.00’ye kadar yapılabilecek. YSK, itirazları 12 Mayıs’ta karara bağlayacak. 13 Mayıs’ta ise Cumhurbaşkanı kesin aday listesi Resmi Gazete’de yayımlanacak ve Cumhurbaşkanı seçimi propaganda dönemi başlayacak.

    Siyasi parti genel merkezlerinin seçime katılacakları seçim çevrelerine ait aday listeleri, YSK’ye 21 Mayıs’ta en geç saat 17.00’ye kadar verilecek. Bağımsız milletvekili adaylığı için il seçim kurullarına yapılacak başvurunun son günü de 21 Mayıs olacak.

    İŞTE TAKVİM

    Seçim takviminin daha sonraki önemli aşamaları ise şöyle:

    -7 Haziran: Gümrük kapılarında ve yurt dışında oy verme işlemi başlayacak.

    -8 Haziran: İl Seçim Kurullarınca miting alanları belirlenecek, cumhurbaşkanı adayları, siyasi partiler ve bağımsız adaylara duyurulacak.

    -13 Haziran: Başvuran cumhurbaşkanı adayları ile siyasi partilerin radyo ve televizyonda yapacakları propaganda konuşmalarının yayın ve zaman sıralarının belirlenmesi için ad çekilecek.

    -14 Haziran: Propaganda serbestliği ve bir kısım seçim yasakları başlayacak.

    -17 Haziran: Radyo ve televizyon propaganda konuşmaları başlayacak. Seçmen bilgi kağıtlarının seçmene dağıtımı tamamlanacak.

    -19 Haziran: Yurt dışında oy verme işlemi sona erecek.

    -23 Haziran: Seçim propagandası saat 18.00’de sona erecek.

    -24 Haziran: Oy verme günü. Seçim yasakları saat 24.00’te sona erecek. Cumhurbaşkanı seçimi geçici sonuçları ilan edilecek. (saat 23.59) (HABER MERKEZİ)

  • 31 KHK’den 26’sı Erdoğan’ın onayı ile yasalaştı

    31 KHK’den 26’sı Erdoğan’ın onayı ile yasalaştı

    PİRHA-OHAL döneminde çıkarılan 31 KHK Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından imzalanarak yasalaştı.

    OHAL döneminde çıkarılan 31 Kanun Hükmünde Kararname’den 26’sı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasının ardından Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    Anayasa Mahkemesinin KHK’lerle ilgili başvuruları reddetmesinin gerekçesi de ortadan kalkmış oldu. Yasalaşan KHK’ler için artık AYM’ye başvurulabilecek. (HABER MERKEZİ)

     

  • Müftülere resmi nikah yetkisi Resmi Gazete’de yayımladı

    Müftülere resmi nikah yetkisi Resmi Gazete’de yayımladı

    Müftülere resmi nikah kıyma yetkisi veren yönetmelik Resmi Gazete’de yayınlandı. Bugünden itibaren müftülük personeli, resmi nikah kıyabilecek.

    Müftülere resmi nikah kıyma yetkisinin verilmesinin ardından yönetmelik de çıktı. Bugünden itibaren müftüler resmi nikah kıyabilecekler. 18 Ekim’de Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildikten sonra Cumhurbaşkanlığına gönderilen Nüfus Hizmetleri Yasası, 3 Kasım tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.

    Bugün Resmi Gazete’de yayınlanan evlendirme yönetmeliği değişikliğine göre, İçişleri Bakanlığı İl ve ilçe müftülerine ve müftülük personeline evlendirme yetkisi verebilecek. İl ve ilçe müftülüklerinde evlendirme memurluğu yetkisi verilecek personel de bakanlıkça belirlenecek.

    Resmi Gazete’de yayınlanan söz konusu değişiklik maddeleri şöyle:

    MADDE 1: “Bakanlık; il nüfus ve vatandaşlık müdürlüklerine, nüfus müdürlüklerine, il ve ilçe müftülüklerine ve ilgili dış temsilciliklere evlendirme memurluğu görev ve yetkisi verebilir.”

    MADDE 2: “İl ve ilçe müftülüklerinde evlendirme memurluğu yetkisi verilecek personel Bakanlıkça belirlenir.”

    CHP, ‘MÜFTÜ NİKAHI’ YASASINI AYM’YE TAŞIYACAK

    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, müftülere nikah yetkisi veren düzenlemenin Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından yaptığı basın toplantısında, düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıyacaklarını açıklamıştı. Özel, “Hem hukuken hem Anayasa Mahkemesi boyutunda hem de siyasi olarak karşı çıkmaya ve konuyu deşifre etmeye devam edeceğiz” diye konuşmuştu.

    ERDOĞAN ‘İSTESENİZ DE İSTEMESENİZ DE O YASA MECLİSTEN GEÇECEK’ DEMİŞTİ

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yasaya karşı çıkanlara ithafen “Bunlar milleti tanımadıkları gibi kanun da bilmiyorlar. Şu anda nikahları kim kıyıyor. Bir kamu görevlisi olan belediye başkanı veya onun yetki verdiği nikah memuru” demişti.

    KADINLAR NEDEN HAYIR DİYOR?

    Nüfus Hizmetleri Kanun Tasarısı kadınların medeni haklarının tırpanlanmasının önünü açacak pek çok madde içeriyor. Kadınlar tasarıyı şu nedenlerle kabul etmiyor:

    1- Bu tasarı kadınların Medeni Kanun’la elde ettiği hakların ortadan kaldırılmasının; evlilik, miras, boşanma haklarında güvencesiz bırakılmasının önünü açıyor.

    2- 2015’te resmi nikah kıymadan dini nikah kıyan imam ve çiftlere ceza verilmesi ortadan kaldırıldı. 2016’da bir yasa iptaliyle “Çocukların cinsel ilişkiye rıza yaşı 15’ten 12’ye indirildi. Bu tasarıyla çocuk yaşta evliliklerin ve erkeklerin çok eşliliğinin önü açılıyor.

    3- Tasarı yasalaşırsa nikahı hangi memurun kıyacağı aile içinde kadınlar üzerinde yeni bir baskı ve şiddete dönüşebilir, bu baskı altında kadınlar istemeseler de din görevlisinin nikahına zorlanabilir. Kimin ne tür nikah kıydığı tartışması toplumda yeni kutuplaşmalara neden olabilir.

    4- Medeni hakların din görevlilerine devredilmesi laikliğe aykırı. Kadınlar, laikliğin olmadığı yerde en çok kadınların haklarının tırpanlanacağını söylüyor.

    5- Tasarı din görevlilerine nikah yetkisinin yanı sıra evde yapılan doğumlarda, çocukların doğum bildiriminin sözlü beyanının da yeterli sayılmasını getiriyor. Bu maddeyle, kadınların tepkisiyle geri çekilen ‘çocuk istismarını meşrulaştırma yasası’ arka kapıdan geçirilmeye çalışılıyor. Meclisteki tasarıyla kız çocuklarının yaptıkları doğumların bildirimine ilişkin zorunluluk ortadan kalkıyor. Böylece kız çocuklarını hamile bırakan istismarcılar tespit edilemeyecek ve dava açılamayacak. Çocuk istismarı aklanacak, istismarcılar devlet eliyle
    ödüllendirilecek.

  • Müftülere nikah yetkisi yürürlüğe girdi

    Müftülere nikah yetkisi yürürlüğe girdi

    Meclis Genel Kurulu’nda onaylanarak kabul edilen müftülere nikah yetkisi verilmesini içeren yasa Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    Kadınların tepkisiyle karşılaşan ve tartışma yaratan, il ve ilçe müftülerini de evlendirme memurları arasına ekleyen “Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” Meclis Genel Kurulu’ndan onaylanarak geçmişti.

    Tasarı, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylandı.

    Böylece yasa Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    DÜZENLEMELER

    Bu yasaya göre düzenlenen maddelerden bazıları şöyle:

    • “Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un yürürlüğe girmesiyle, Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda bulunan tanımlara “Veri Paylaşımı Kurulu” ve “yetkili idare” tanımları eklendi.
    • Yasayla, İçişleri Bakanlığının evlendirme memurluğu yetkisi ve görevi verebileceği kurumlar arasına il ve ilçe müftülükleri de eklendi.
    • Tanınan veya babalığa hükümle soy bağı kurulan çocuklar, babalarının hanesine baba adı ve soyadı ile nakledilecek.
    • Sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılacak.
    • Ölü doğan çocuklar aile kütüğüne yazılmayacak. Bir doğumda birden ziyade doğan çocuklar doğuş sırasıyla kaydedilecek.
    • Sağ olarak dünyaya gelen her çocuğun, doğumdan itibaren Türkiye’de 30 gün içinde nüfus müdürlüğüne, yurt dışında ise 60 gün içinde dış temsilciliğe bildirilmesi zorunlu olacak. Doğum bildirimleri, doğumu gerçekleştiren sağlık kuruluşlarına da yapılabilecek.

    Kadınlar ise yaptıkları açıklamalar ise yasanın geçtiğini ancak mücadelelerinin bitmediğini dile getiriyor.