Etiket: reza zarrab

  • ‘Belgeye gerek yok, her şey ortada’-VİDEO

    ‘Belgeye gerek yok, her şey ortada’-VİDEO

    PİRHA-Amerika’da yargılanan Reza Zarab’ın Türkiye’de hükümetten birçok bakan ve vekilin yolsuzluk yaptığını itiraf etmesini ve yolsuzluklara ilişkin Kılıçdaroğlu’nun belgeler açıklamasını İstanbul Kadıköy’den yurttaşlara sorduk. Yurttaşlar, “Reza Zarrab’ın yaptıkları bilmediğimiz bir durum değildi. Bu halk bazı şeyleri biliyor ancak aptala yatıyor. Ne kadar belge ve itiraf gelse de boş” dedi.

    Haberin Videosu

     

    İstanbul Kadıköy’de halka mikrofon uzattık. Reza Zarrab’ın itiraflarını ve hükümetin bu itiraflara karşı tutumunu ve konuyla ilgili Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgeleri halka sorduk. Halk, “Belgeye gerek yok her şey ortada” dedi.

    Yurttaşlar sorulara genel olarak şu cevapları verdiler:

    “Türkiye Reza Zarrab’ı istiyor ancak Amerika vermiyor. Selattin Demirtaş’ın hiçbir suçu olmamasına rağmen ‘seni başkan yaptırmayacağız’ dediği için içeri attılar. Kılıçdaroğlu bir şeyler açıklıyor ama sürekli gündem değişiyor. O kadar hızlı gündem değiştiği için hangisini takip edeceğimizi bilmiyoruz. Vatandaşından yöneticisine bu ülkede herkesin dürüst olması gerekiyor. 17-25 davası kapatılmayıp araştırılsaydı, Reza Zarrab’ı burada yargılayabilseydik daha iyi olacaktı. Ancak bu şekilde Türkiye’nin başını belaya soktular…

    “DEVLETİN ÇİVİSİ ÇIKMIŞ”

    …Türkiye olarak kötü günler yaşıyoruz. Pek güzel günler bizi beklemiyor. Ekonomik olarak çok kötü bir süreçteyiz. Emekliye ve çalışana elli lira verirken kendileri ceplerini dolduruyor. Reza Zarrab’ın yaptıkları bizim bilmediğimiz bir durum değildi. Bu halk bazı şeyleri biliyor ancak aptala yatıyor. Ne kadar belge ve itiraf gelse de boş. Bazı şeyleri temelinde halletmek gerekiyor. Ülkenin kafa yapısını değiştirmek gerekiyor. Çünkü hükümet her şekilde durumu kendi lehine çevirebiliyor. Belgeler ile istifa etmeyeceklerdir. Etseydiler çoktan istifa ederlerdi. Bu da ilerde kötü sonuçlara yol açacaktır. Millet el ele tutuşup bir olmuyor. Bu nedenle bir umudumuz yok. İnsanlarda akıl tutulması var. Türkiye’nin bir devlet adamına ihtiyacı var. Devletin çivisi yerinden çıkmış. Çiviyi çakacak bir lidere ihtiyacı var…

    “ÜLKEYİ DİN İSTİSMARI İLE YÖNETİYORLAR”

    …Reza Zarrab’a ödüller verip önüne yattılar. Hükümete karşı geleni FETÖ’cü olarak gösterdiler. Asıl FETÖ’cü kendileridir. Bunca yıl FETÖ’cüleri kim besledi? Banka açılışlarını kim yaptı? Onlar ile beraber Amerika’da sofrada kim yemek yedi? İnsanların artık gözünü açması gerekiyor. Recep Tayip Erdoğan ne yaptıysa haklı gördüler. Belgelere yalan diyebildiler mi? Diyemediler. Mahkemeye gidelim diyorlar. Kimin mahkemesine gideceksiniz. Kendi savcılarınızın mahkemesine mi gideceksiniz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yolsuzluklar araştırılsın denildi. AKP reddetti. Ülkeyi din istismarı ile yönetiyorlar. Din ile insanları en aciz noktalarından vuruyorlar.” (HABER MERKEZİ)

  • AKP hükümetine yurttaş tepkisi: Bizim paramızla sarayda oturuyorlar-VİDEO

    AKP hükümetine yurttaş tepkisi: Bizim paramızla sarayda oturuyorlar-VİDEO

    PİRHA- Sokak röportajı sırasında denk geldiğimiz ve emekli Gülten T., hükümetin politikalarını değerlendirdi. Reza Zarrab Davası ile Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgeleri sorduğumuz Gülten T. “Gösterilen belgeler doğru. Allah göz vermiş, beyin vermiş. Yemeselerdi o kadar parayı. Pazara gittim dört liralık bir şey alabilmek için. Belim kırık ve ağrıyor” diye tepki gösterdi.   

    Haberin Videosu   

    Amerika’da yargılanan ve Türkiye’de birçok bakan ile milletvekilinin yolsuzluğa karıştığını itiraf eden Reza Zarrab Davası’na ilişkin hükümetin tavrına eleştiri yönelten yurttaşlar var. Sokak röportajı sırasında karşılaştığımız soyadını açıklamak istemeyen Gülten isimli emekli bir yurttaş hükümeti sert bir dille şekilde eleştirdi.

    “BELGELERİ AYAKKABI KUTULARINDA GÖRDÜK” 

    Kılıçdaroğlu’nun gösterdiği belgelerin doğru olduğunu ama insanların anlamadığını düşünen Gülten T., “İnsanlar biraz gözlerini ve kulaklarını açsınlar. Geliştirsinler beyinlerini. Sadece bir yere bakmasınlar. Sabahtan itibaren izlesinler, akşama kadar neler olduğunu anlarlar. Belgeleri ayakkabı kutularında gördük. Bu gözler onları gördü. Ben çok şey demek isterim ancak beni topa tutarlar” ifadelerini kullanıyor.

    “ANCAK NAMAZ KILMAKTAN ANLARLAR”

    Eşinin öldüğünü ve bir emekli maaşı ile geçindiğini belirten Gülten T., “Reza Zarrab niye bizim vatandaşımız olsun memleketinde kalsaydı. Niye Reza Zarrab’a vatandaşlık veriyorlar? Bugün ise Reza Zarrab cambaz ve vatan haini oldu. Önceden ise ödüller verilip önüne yatıldı. Bakanların taktığı o saatler neydi? Hangisini anlatayım” diyor.

    “Diyecekler ki bu kadın delirdi mi? Ben delirmedim. Hafızam o kadar güçlü ki 60 yıllık şeyleri hatırlıyorum” diyen Gülten T. sözlerini şöyle sürdürüyor:

    “Bu iktidar, ‘Hayır’ kazanmasına rağmen yufka gibi çevirerek ‘Evet’ çıkardı. Şimdi de aynı şeyleri yapıyorlar. Tayyip Erdoğan Lozan Anlaşması’nı beğenmiyor. Bilinçli bir tarihçi başa getirmeliler. Tayip Erdoğan ne anlar tarihten. Ancak namaz kılmaktan anlarlar. Çıkıp abdestim sağlam ki namazım doğru diyor. Nereden biliyorsun kimin abdesti doğru veya yanlış? Abdesti, namazı doğru olanı Allah bilir.”

    “HER ŞEY BİR VEYA İKİ OY ALMAK İÇİN”        

    İktidardan korkmadığını belirten  Gülten T. şöyle devam ediyor:

    “Reza Zarrab’ın ve o kadar paranın ne işi vardı Türkiye’de. Amerika’nın tutukladığı adamı devlet bankasına müdür yapmışlar. Benim emekli param o bankaya geliyor. Ben o banka müdürüne de karşıyım. Onu da neden tutuklamıyorlar. Numan Kurtulmuş profesör ve din bilen bir adam. Ancak dini filan unutuyorlar. Her şey bir veya iki oy almak için. Ben sabah kahvaltısında iki dilim halk ekmeği yedim. Aldığım suyun bile yarısını içmişim. Bir bardak su içemedim. Ancak benim susuz kalmamam gerekir. Simit bile yiyemedim. Ve bugün bir vatandaş çıkıp da konuşamıyor. Belki de ben korkarım yaşım da bayağı ilerlemiş. Ama korkmam. Beni hapse koyup da ne yapacaklar? Ben insan mı öldürdüm.”

    “PARANIN İÇİNDE YAŞIYORLAR”

    Adnan Menderes döneminde 17 yaşında yeni gelin olduğunu söyleyen Gülten T., “Adnan Menderes döneminde 17 yaşında bir gelindim. Ve Menderes idam edildiğinde ne kadar ağlamıştım. Hiç suçu yokken asıldı. Bunlar paranın içinde yaşıyorlar. Benim paramla sarayda muhtarları ve esnafı ağırlıyor. Tayip Erdoğan kendi cebimden oraya hayır yapsın. Benim, onun cebinden hayır yapmasın. Bizim paramızla sarayda oturuyor birde başkalarını çağırıyor” diyor.

    Suay ABAK – İsmet SEFER / İSTANBUL

  • KESK Ankara: Açıklamaların engellenmesi akılla açıklanabilecek bir durum değildir-VİDEO

    KESK Ankara: Açıklamaların engellenmesi akılla açıklanabilecek bir durum değildir-VİDEO

    PİRHA-KESK Ankara Şubeler Platformu, OHAL ve Kanun Hükmünde Kararnamelere (KHK) karşı yaptığı basın açıklamasında OHAL Komisyonu’nun hala bir çalışma yürütmediğini belirtti. 

    KESK Ankara Şubeler Platformu, OHAL ve KHK’lere karşı Ankara’da basın açıklaması gerçekleştirdi.  Sakarya Caddesi’nde toplanan emekçilere Ankara Valisi’nin yasağı gerekçe gösterilerek izin verilmeyince basın açıklaması Enerji, Sanayi  Madencilik Sendikası (ESM) Genel Merkezi önünde yapıldı.

    “TRAJİKOMİK BİR DURUM”

    Basın metnini okuyan Büro Emekçileri Sendikası (BES) Ankara 1 No’lu Şube Başkanı İsmet Meydan, basın açıklamalarının engellenmesine vurgu yaparak, “Ankara’nın belli başlı mekanları adım adım valiliğin keyfi yasakları ile kapatılıyor. Hak arayanları, insan hakları savunucularını, gazetecileri, milletvekillerini, aydınları tutuklayıp aylarca keyfi bir şekilde cezaevlerine atmakla yetinmiyorlar. Yüksel Caddesi’nde insan hakları heykeli halen bariyerlerle çevrili gözaltında tutuluyor. Bu trajikomik bir durumdur. Bu akılla, mantıkla açıklanabilecek bir durum değildir” şeklinde konuştu.

    “KENDİLERİNİ YALANLIYORLAR”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun iktidarın yolsuzluklarıyla ilgili açıkladığı belgelere dikkat çeken Meydan şunları kaydetti: “İktidar, Türkiye halkına ve emekçilerine vergi ödemeyi, varsa zor günleri için biriktirdikleri küçük tasarruflarına dahi göz dikerken, kendi yakınlarının, çocuklarının, kardeşlerinin, özel kalem müdürlerinin üzerinden vergi cennetlerinde kurdukları şirketler aracılığı ile nasıl vergi kaçırdıklarını gördük. Hele ki ortaya çıkan gerçekler karşısında her hükümet yetkilisinin söylediği  yalanların tamamı evlere şenlik. Her konuşan iktidar sözcüsü hem kendisinin bir önceki söylediğini yalanlıyor, hem de diğer sözcünün ve iktidar başının söylediğini yalanlıyor. İktidarın başı ise iddialara yanıt vermek yerine bunları açıklayan CHP Genel Başkanı’na sadece küfür ve hakaretler yağdırıyor.”

    “NEDEN ARAŞTIRMIYORSUNUZ?”

    Meydan, iktidara şöyle seslendi: “Sizin çocuklarınız, kardeşleriniz, yakınlarınız ne ürettiler, ne sattılar, ülkenin ekonomisine nasıl bir katma değer kattılar da bu milyon dolarları Malta ve Man Adalarında istiflediler. Milyon dolarların kaynağı nedir? Doğru bir iş yaptıysanız neden araştırılmasından korkuyorsunuz?  Biz buradan Maliye Bakanlığını göreve çağırıyoruz. Bu paraların kaynağı nedir? Neden araştırmıyorsunuz? Derdi evine ekmek götürmek olan küçük esnafa gelince şahin oluyorsunuz da neden bu vergi kaçakçılarına karşı kılınız kıpırdamıyor?”

    Amerika’da itiraflarda bulunan Reza Zarrab’ın açıklamalarına değinen Meydan, savcılara ise şöyle seslendi: “Akademisyenlerin, siyasetçilerin suç olmayan bildirilerinden ve konuşmalarından dolayı soruşturmalar açarken, fezlekeler düzenlerken ve yüksek cezalar talep ederken bu rüşvetçi bakanlar için neden harekete geçmiyorsunuz?”

    “Bİ’HABER OLMAK BUNA DENİR”

    Asgari ücret belirlemesi için yapılan toplantılara da değinen Meydan, “Çalışma Bakanı, sanki emekçiler bugüne kadar çok iyi şartlarda yaşamış gibi, yine işçiler ve işverenlerden fedakarlık bekliyoruz diyor. Yaşadığı ülkenin, temsil ettiği kesimin sorunlarından bi’haber olmak buna denir” dedi.

    Kudüs konusunun iktidar tarafından gündem değiştirmek için kullanıldığını ifade eden Meydan, “Filistin halkı kendi kaderini tayin etmelidir, tüm emperyalistler ve bölge gericilikleri Filistin üzerinden elini çekmelidir. Filistin, kendi ülkelerinde gerici, baskıcı, faşist iktidarların kendi sıkışmışlıklarını gidermek için hamaset üretme alanı olmamalıdır” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Kılıçdaroğlu: Devletin sırlarını Reza Zarrab’a parayla sattılar

    Kılıçdaroğlu: Devletin sırlarını Reza Zarrab’a parayla sattılar

    PİRHA-CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ABD’deki davada itirafçı olan Reza Zarrab’a devlet sırlarını bakanların sattığını belirterek bazı isimler açıkladı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şöyle seslendi: “Bu bilgilerin tamamını senin hükümetin verdi, Türkiye Cumhuriyeti devletine ihanet etti. Devletin bütün sırlarını Reza Zarrab’a para karşılığında teslim ettiler.”

    Partisinin Ankara Arena’daki toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ABD’de süren davada itirafçı olan ve Türkiye’de hakkında casusluk soruşturması başlatılan Reza Zarrab’a devletin gizli kalması gereken belgelerini kimin teslim ettiğine dair açıklamalarda bulundu.

    Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT), AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Reza Zarrab konusunda uyardığını söyleyen CHP lideri, Zarrab’a devlete ait olan sırları AKP Hükümeti’nin verdiğini savundu.

    Reza Zarrab için “Türkiye’de şeref madalyası takacaktık, Amerika’da hapse attılar” diyen Kılıçdaroğlu, onun için hükümetin ABD’ye iki kez nota verdiğini hatırlatarak şunları söyledi:

    Reza Zarrab, sahtekardır ama devletin sırlarını da parayla alan birisidir. Bakanlara rüşvet veren birisidir. Önünde diz çöktüren biridir.

    Tarih 11 Ekim 2013; Reza Zarrab’la dönemin işçileri bakanı telefonda konuşurlar.

    “DEVLET SIRLARINI ÖĞRENİYOR PARAYLA”

    Zarrab, ‘MİT beni takip ediyor. Emniyet beni takip ediyor. Bu doğru mu?’ diye telefon ediyor. Güler’in cevabını okuyorum ‘Abicim sen hiç o konuda rahat ol. Sen rahat ol. Vallahi böyle bir şey varsa, senin önüne ben yatarım ya. Senin içişleri bakanlığında bir şeyin yok, MİT de bir şeyin yok.’ Yani bir şeyin olursa ben senin önüne yatarım diyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı söylüyor. Bakana diz çöktürmüş, neyle parayla. Devletin sırlarını öğreniyor, neyle? Parayla.

    “FARKLI YERLERE ÇEKME GAYRETİ VAR”

    Zarrab’ın rüşvet dağıttığı birisi de Süleyman Aslan. Buna da Erdoğan sahip çıktı. Bakın ne diyor genel müdür için. Ayakkabı kutusunu evde tutup içine dolarlar koyan Erdoğan ne diyor: ‘Banka genel müdürünün dürüstlüğünden şüphem yoktur’ Sormuyor ya arkadaş, kendi bankası dururken evde ayakkabı kutularının içine dolarları niçin istiflesin? Bunu sormuyor. ‘Olsa olsa saflığının kurbanı olmuştur. Olayı farklı yerlere çekme gayreti var’ diyor. Bir şarlatan, bankanın genel müdürüne açıkça rüşvet verdi. Fakat bu yetmiyor, o da çok önemli.

    “GÖNDERDİĞİN AVUKAT GENEL MÜDÜRÜN RÜŞVET ALDIĞINI SÖYLEDİ”

    Bu hükümetin tuttuğu avukat. New York’ta mahkemede savunuyor; Rocco. Reza Zarrab, ‘Ben rüşvet verdim’ diyor. Bu avukat söz alıyor, hükümetin tuttuğu avukat: ‘Yüksek makamlara rüşvet yollayan Atilla değil, Zarrab’tı. Süleyman Aslan Zarrab’tan utanmazca rüşvet aldı’. Açık ve net Zarrab’ın Süleyman Aslan’a rüşvet verdiğini söyledi. Senin gönderdiğin avukat o genel müdürün rüşvet aldığını söyledi. Sen ne yaptın? Ziraat Bankası yönetim kuruluna atadın.

    “MİT 3 SAYFALIK BİLGİ NOTU BIRAKTI”

    18 Nisan 2013 tarihinde dönemin başbakanı Erdoğan’ın önüne bilgi notu bırakılır, konusu Reza Zarrab’tır. MİT, 3 sayfalık bilgi notu bırakır. Yapılan tüm sahtekarlıklar anlatılır. Notta, ‘İran’a yönelik ambargoya rağmen, İranlı şahısların para transferini gerçekleştirmesi bağlamında, Zarrab’ın yakın gelecekte ABD tarafından yasaklı kişiler listesine dahil edilebileceği, Türkiye – ABD ilişkilerinde sorun yaşanabileceği, Ebru Gündeş evliliği nedeniyle kamuoyunun dikkatlerini üzerine çeken, Ekonomi bakanı Çağlayan ve Bakan Güler ile ilişkisinin ortaya çıkması halinde hükümet aleyhine kullanabileceği değerlendirilmektedir’ diyor. Ne zaman bu tarih, 17 – 25 Aralık’tan 9 ay önce söylüyor.

    “SEN NE YAPTIN?”

    Ben Recep Tayyip Erdoğan’a söylüyorum. Bu sahtekarlığın yaptığı dolandırıcılık, bakanlarına verdiği rüşvet. Senin önüne konuldu. Sen ne yaptın? Sen bu dosyayı kapattın? Sen sahtekarlığı görmezden geldin. Şimdi casusmuş efendim, e zaten casus, zaten sahtekar. Bu bilgileri kim verdi? Bu bilgilerin tamamını senin bakanların, yani senin hükümetin verdi. Senin hükümetin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ihanet etti. Bütün sırlarını götürüp Zarrab’a teslim ettiler.