Etiket: rıza çelik

  • PSAKD Kadıköy Şube Sözcüsü: Sizin bu sofrada lokmanız da muhabbetinizde yok

    PSAKD Kadıköy Şube Sözcüsü: Sizin bu sofrada lokmanız da muhabbetinizde yok

    PİRHA- İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bulunan bir ortaokulda zorunlu din dersinde öğretmenin “Alevilerin yaptığı yemek yenmez” şeklindeki sözlerine tepki gösteren PSAKD Kadıköy Şube Sözcüsü Rıza Çelik, “Biz yüzyıllardır bir nefret söylemi ile karşı karşıyayız” dedi.

    İstanbul PSAKD Kadıköy Şube Sözcüsü Rıza Çelik İstanbul’da Arnavutköy ilçesinde bulunan bir ortaokulda zorunlu din dersinde öğretmenin “Alevilerin yaptığı yemek yenmez” şeklindeki sözlerine ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Yüzyıllardır her daim bir nefret söylemi ile karşı karşıya olduklarını belirten Çelik, “‘Alevilerle evlenilmez, Alevilerin ekmeği yenmez’ hatta ‘Katli vaciptir’ diye fetvalar verilmeye gidecek kadar baskıcı ve zulumkarlar” dedi.

    “SİZİN BU SOFRADA LOKMANIZ DA MUHABBETİNİZDE YOK”

    Bu lokma hak lokmasıdır” diyen Çelik şöyle devam etti:

    “Biz Tanrı’ya da hak deriz, adalete de hak deriz, paylaştığımız lokmaya da hak deriz. Bu hak lokmasında cebren alınmış vergiler yoktur, insan bedeni ile yapılan ticaretten elde edilen kirli paralar yoktur, gençleri zehirleyen uyuşturucu tacirlerinin kazançları yoktur, ötekileştirilen halkların mallarını talan ederek elde edilen ahlaksız gelir yoktur, fabrikalarda ekmeği uğruna canını veren yoksulun kanı üzerine bankalarda biriktirilen sermaye yoktur, haram yoktur. Sizin bu sofrada lokmanız da yok, muhabbetiniz de.”

    PSAKD Kadıköy Şube Sözcüsü Rıza Çelik konuşmasına Pir Sultan Abdal’ın şu dizeleri ile son verdi:

    “Söz ola ki irfanı olsun. Beşer üzerine verilmiş ruh kemalete ersin ki sözün de hükmü olsun. “Gidi Yezit bize Kızılbaş demiş / Meğer Şahı sevmiş dese yoludur.” diyen Pir Sultan Abdal’in yoluna turap olma şiarıyla beşer olan ama can olamayanlara lanet olsun diyorum.” (PİRHA/İSTANBUL)

     

  • Kadıköy PSAKD’nin Hızır Cemi’nde dayanışma ve barış mesajları verildi-VİDEO

    Kadıköy PSAKD’nin Hızır Cemi’nde dayanışma ve barış mesajları verildi-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadıköy Şubesi’ne bağlı İçerenköy Cemevi’nde Hızır Cemi yapıldı. Onlarca kişinin lokmalarıyla katıldığı cemde birlik, beraberlik ve barış mesajları verildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadıköy Şubesi’ne bağlı İçerenköy Cemevi’nde Hızır Cemi’ni Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk yönetti. Sefa Öztürk’e postta Güvenç Abdal Ocağı pirlerinden Salih Dede, Hıdır Abdal Ocağı pirlerinden Muharrem Erkan, Sarı Saltuk Ocağı pirlerinden Kemal Öztürk mihman olup gülbang ve dua hizmetlerine katkıda bulundular. Hubyar Ocağı talipleri Naz Atmaca, Zeynal Şahin ve Sarı İsmail evlatlarından Halil Gültekin zakirlik yaptı.

    PSAKD Tokat Şube Başkanı, Hıdır Abdal Ocağı pirlerinden Muharrem Erkan birlik ve beraberlik mesajları ile gülbanglar okuduktan sonra Hubyar semahına katıldı. Sarı Saltuk ocağı evlatlarından Kemal Öztürk, “Ademden evvel dünyaya gelen Fatma anamızdır. Çünkü o bir kadındır ve tüm insanlığın anası ondan cevlan eylemiştir” diyerek Hızır ceminde Alevilikte kadının önemini vurguladı.

    Sefa Öztürk Dede de “Hızır; umuttur, sevgidir, bolluktur, güzel olan her şeydir. Zamanı gelince rüzgar, zamanı gelince çiçektir, zamanı gelince karınca, zamanı gelince insandır. Kainatta iyiliğin toplamdaki adıdır Hızır” ifadeleriyle Hızır’ı anlattı.

    Ceme katılan yazar, yaşam koçu Naz Atmaca, post dedelerinin daveti ile zakirlere eşlik ederek “Nasip olsa Amasya’ya varırsan” deyişini okudu.

    “ALEVİLİKTE İTTİFAK YOKTUR, İKRAR VARDIR”

    Hızır cemi sonrası ceme katılan canlara lokmalar pay edildi.

    PSAKD Kadıköy Şubesi yöneticisi ve şube sözcüsü Rıza Çelik, “Alevi toplumunda dayanışma ruhunun esas olması, cemevlerinin bilgi, kültür ve çekim merkezi haline getirilmesi gerektiğini söyledi. Çelik, “Şube yönetimleri belirlenirken gelenek haline getirilmiş olan siyaseten birbirine yakın olanların ittifakı yerine üst kimliği Alevi olan, Alevi kimlik mücadelesini kendisine dert edinmiş; siyasal, toplumsal, inançsal ve kültürel manada Aleviliği bir bütün olarak taşıyabilecek ve temsil edebilecek; kariyerizm kaygıları taşımayan, egolarını törpülemiş ve insanı kamil mertebesini kendine hedef yapan canların birlikteliği esas alınmalı. Alevilikte ittifak yoktur, ikrar vardır. Desti deman olmuş, erbabı garezi lanetlemiş, Saki Kevser yolunda olan ve kendini bilme mertebesine gelen canlar bu yola önderlik etmelidir” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Kadıköy Şube Maraş’ta, Roboski’de yaşamını yitirenleri ve Erdal Eren’i andı-VİDEO

    PSAKD Kadıköy Şube Maraş’ta, Roboski’de yaşamını yitirenleri ve Erdal Eren’i andı-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadıköy Şubesi, Aralık ayında gerçekleşen Maraş Katliamı’nda, 19 Aralık cezaevi operasyonları ile Roboski Katliamı’nda yaşamını yitirenlerle yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren’i andı.

    Haberin Videosu

     

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadıköy Şubesi, Aralık ayında yaşanan katliamlara ilişkin açıklama yaptı. 1978’de Maraş’ta katledilen 111 can, 12 Eylül darbesi ile yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren, 2000 yılında cezaevlerinde katledilen siyasi tutuklular ve 28 Aralık 2011’de Şırnak Roboski’de katledilenler için PSAKD Kadıköy Şubesi’nde anma etkinliği gerçekleşti.

    Oturumu selamlayan dernek yönetiminden şube sözcüsü Rıza Çelik şöyle konuştu:

    “Kalu beladan beri hırpalanmış, ezilmiş, hakir görmüş, hor görülmüş, zulmedilmiş, katledilmiş toplum olarak inancımızı, bilincimizi yitirmemiş bugünlere gelmişiz. Kır yaşamından kent yaşamına geçişin getirdikleriyle şehir ortamında mücadelenin çeşitli kanallarını arıyoruz. Derneklerimiz, cemevlerimiz bu kanalların önemli unsurları halinde. Şayet bu kurumlar asimilasyona, devletin aklına, sistemin her türlü ideolojik ve baskı aygıtlarına karşı durabilecek aklı örebilecek önderler eşliğinde bir kitle ile yükselirse mücadelemiz taçlanmış olur. Yönetim indirgemeci değil birlikte yöneten; çoğulcu demokrasiyi ilke edinmiş; bireyci değil toplumcu; çıkarcı değil özverili; ayrılıkçı değil bütünleştirici; etnikçi ve bölgeci değil evrensel; uzlaşmacı ve güdümcü değil bağımsızlıkçı ve örgütleyici; katı ve bağnaz değil hoşgörülü, insancıl ve insansevir olmayı hedef haline getiren anlayışla Alevi haraketine can katmaya geldik. ‘Cümleden uludur yolumuz’ şiarına aşk ile bağlanan her canın ayağına turab olmaya, yolun hizmetkarı olmaya varız.”

    Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk’ün çerağ uyandırma ve gülbangı ile oturum başlatıldı. Maraşlı müzisyen Savaş Gövtepe, başta memleketi Maraş’ta katledilen canlar olmak üzere coğrafyanın acıları için deyiş ve ağıtlarla sunuma katkıda bulundu. Moderatörlüğü İbrahim Karakaya’nın yaptığı oturumda Sefa Öztürk, Maraş Katliamı tanığı Sevim Polat, cezaevlerinde katliamı yaşayan Sinan Yavuz ve Araştırmacı Yazar Necdet Saraç süreçlere yönelik aktarımlarda bulundular.

    Pir Sefa Öztürk yaptığı konuşmada, “Acıları yaşadık, yaşıyoruz ama acılarla beslenmek yerine mücadeleyi ne yönde yapmalıyız, hesapları daha önemlidir” dedi.

    Alevi katliamlarının arka planında hükümetlerin rolünü ve planlarını anlatan Yazar Necdet Saraç ise, “Alevilerin yaşadığı coğrafyalarda Alevi toplumunun nüfuzunu kırmak için bu tür katliamların hayata geçirildiğini Sivas ve Maraş şehirlerinin merkezlerinde katliamlar sonrasında nüfusun hızla azaldığı” yönünde örnekler vererek anlattı.

    Soru cevap kısmının ardından Dersimli ozan Helin Cam’ın sesinden Mahsuni Şerif’in “Değme Tabip Sızılıyor Yaralarım” ağıdı, deyiş ve “Baba Mansur” isimli türkü ile küçük bir müzik dinletisi verildi.

    Anma, Sefa Öztürk Dedenin okuduğu gülbang ve çerağın sırlanması ile sona erdi. (HABER MERKEZİ)