Etiket: rıza zelyut

  • Aşık İbreti ve Feyzullah Çınar anıldı-VİDEO

    Aşık İbreti ve Feyzullah Çınar anıldı-VİDEO

    PİRHA-Alevi ozanları, Aşık İbreti ve Feyzullah Çınar, Şahkulu Sultan Vakfında anıldı. Programda, ozanların şiirlerinden örnekler verildi, eserleri seslendirildi.

    Şahkulu Sultan Vakfı, Aşık İbreti ve Feyzullah Çınar’ı anma programı gerçekleştirildi. Programda söyleşi ve ozanların eserlerinden dinletiler yapıldı.

    Yazarlar Adil Ali Atalay, Rıza Zelyut ve Süleyman Zaman konuşmacı olarak katıldı. Programın ilk oturumunda Feyzullah Çınar, ikinci oturumunda Aşık İbreti ele alındı.

    “BİZİM OZANLARIMIZ HAK AŞIĞIDIR”

    Programın ilk oturumunda konuşan Zaman, Feyzullah Çınar’ı tanıtarak sözlerine başladı. Alevilerin değerlerine sahip çıkmasını gerektiğini belirten Zaman, “Bu noktada Feyzullah Çınar’ın öğretileri çok kıymetlidir.” dedi.

    Programın devamında Zelyut, hak aşığı olduğuna vurgu yaparak, “Alevilerin en eski en kıymetli deyişlerini özünü bozmadan seslendirip bizlere ulaştırmıştır” dedi.

    Programın ikinci oturumunda Aşık İbreti ele alındı.

    ZAMAN, AŞIK İBRETİ’NİN ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER VEREREK FELSEFESİNİ ANLATTI

    “Neden Batıni algıyı taşıyan ve yaşayan insanlar, egemenler tarafından yok edilmeye çalışılıyor?” diye soran Zaman, “Aşık İbreti hakikatçilerdendir” diyerek Aşık İbreti şiirlerinden örnekler felsefesini vererek anlattı.

    Programın devamında Atalay, Aşık İbreti ve Alevilik ilişkisi üzerine konuştu. “Her Aleviyim diyen Alevi değildir. Aleviliği yaşayan Alevidir” diyen Atalay, Aşık İbreti’nin yaşamındaki zorluklardan bahsederek tüm yaşamını Alevi olarak sürdürdüğünü anlattı. Atalay, Aşık İbreti’den bir şiir okuyarak konuşmasını sonlandırdı.

    Anma programı Erdal Yoksuli ve Mehmet Karabudak’ın bir dinletisiyle sona erdi.

    HABER: EYLEM BABAYİĞİT

  • Yazar Ali Yıldırım: Alevi’den cumhurbaşkanı olmaz, demek nefret söylemidir-VİDEO

    Yazar Ali Yıldırım: Alevi’den cumhurbaşkanı olmaz, demek nefret söylemidir-VİDEO

    PİRHA – Araştırmacı Yazar Ali Yıldırım, “Alevi’den cumhurbaşkanı olmaz” şeklinde yazı yazan köşe yazarlarına tepki göstererek, “Bu kadar ayrımcı, eşitsiz, nefret söylemi içeren bir değerlendirmenin kabul edilebilir bir yanının olduğunu düşünmüyorum” dedi. 

    Haberin videosu

    Sevilay Yükselir ve Rıza Zelyut’un, “Alevi’den cumhurbaşkanı olmaz” şeklinde yazdıkları yazılarla ilgili tartışmalar sürüyor.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Araştırmacı Yazar Ali Yıldırım “Ayrımcı, eşitsiz, nefret söylemi içeren bir değerlendirme. Politik analiz altında yapılan bir değerlendirmenin kabul edilebilir bir yanının olduğunu düşünmüyorum” diyerek tepki gösterdi.

    Yıldırım, konuya ilişkin tepkisini şu şekilde dile getirdi:

    “Bu yılın başında Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olabilirim açıklamasının ardından Alevi kökenli 2 yazardan bu konuda değerlendirmeler, itirazlar yükseldi. Bunlardan bir tanesi Sevilay Yükselir,  diğeri ise Rıza Zelyut’tu.
    Bu iki yazar da Alevi’den asla cumhurbaşkanı olmaz, olmamalıdır. Cumhurbaşkanını olmayı bir tarafa bırakın, cumhurbaşkanı adayı dahi olmaz, görüşünü çeşitli gerekçelerle şekillendiriyorlar. Peki, bir insanın salt Alevi olduğu için Alevi kökenli olduğu için cumhurbaşkanı olamayacağına, adayı olmaması gerektiğini söylemenin ne anlamı olabilir?
    Bu kadar ayrımcı, eşitsiz, nefret söylemi içeren bir değerlendirmenin kabul edilebilir bir yanının olduğunu düşünmüyorum.”

    “ÖTEKİLEŞTİRME KAMUSAL ALANDA VARLIĞINI SÜRDÜRÜYOR”

    “Burada mesele esas olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun kişisel durumu, şahsiyeti, değil” diye konuşan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yani söz konusu edilenin Alevi olması, Alevi kökenli bir siyasetçi olması. Bu konuda siyaseten ya da kamu yönetiminde zaten çok sorunlu bir durumda bulunuyoruz. Şöyle ki; 81 ilde bir tek Alevi kökenli vali bulunmuyor. Yine aynı şekilde 81 ilde bir tek İl emniyet müdürü söz konusu değil. Hadi diyeceksiniz ki bunlar siyasi kadrolar o anlamda yok diyeceksiniz. Peki, Türkiye’de 170 üniversite var. Bu 170 üniversitenin 1 tanesinin bile rektörünün Alevi olmamasını nasıl açıklayacağız? Şu çok net açık ortada ki; Alevilere yönelik açık bir ayrımcılık, açık bir ötekileştirme tüm kamusal alanda varlığını sürdürüyor.”

    “BİR SİYASİNİN ELEŞTİRİLECEĞİ YÖNLERİ KÖKENİ, DİLİ, DİNİ DEĞİLDİR”

    Yıldırım, “Bir siyasinin eleştireceğiniz yönleri onun kökeni, dili, ya da dini değildir. Sizin eleştiri noktalarınız o siyasetçinin siyasi görüşleri olabilir. O görüşler nedeniyle o siyasetçiye yönelik eleştiriler sunabilirsiniz. Ama onun dışına çıkarak o siyasetçiye dair din, dil, inanç gibi bir takım gerekçeleri, o alanda aranmaması gereken gerekçeleri söylüyorsanız, o zaman bütünü ile ayrımcılık alanında at koşturuyorsunuz demektir” diye konuştu.

    “KILIÇDAROĞLU’NU KORUMAK ADINA SÖYLEMELERİ DAHA DA VAHİM”

    “Bunları söyleyenlerin Kılıçdaroğlu’nu korumak adına, Alevileri korumak adına, onu düşünerek söylediğini ifade etmesi işi daha da vahim kılmakta” diyen Yıldırım şunları kaydetti:

    “Bu gerekçe ile söyleyenler başka şeyleri de söylüyorlar. Diyorlar ki Türk halkının % 70’i sağcıdır. O zaman bir gün sol iktidar, sol seçenek bizim bir halkçı devrimci seçenek üretmemiz mümkün değil. O zaman gidip teslim olalım gibisinden başka bir tabloyu da önümüze çıkarıyorlar.
    Yani tüm bunlar aslında Aleviler, ya da sol değerlere sahip çıkıyormuş gibi onların ezilmesine, onların yanında mağdur olmamasına yönelik sözlermiş gibi. Ama hizmet ettiği alan tam tersidir.”

    “ALEVİ OLMAK MAZLUMUN YANINDA ZALİMİN KARŞISINDA OLMAKTIR”

    Haklıya, hakka inanan, halkçı, devrimci bir çizgi, demokrat, eşitlikçi bir çizgi izlemenin kaçınılmaz hale geldiğini ifade eden Ali  Yıldırım, “Solcu olmak, Alevi olmak, bir defo değil, tam tersine bu toprakların haklılığını kadimden beri mazlumun yanında,  zalimin karşısında olma, insan olma potansiyelini ifade etmektedir” dedi.

    “AYRIMCILIK TARİHİN ÇÖP SEPETİNE GİDECEKTİR”

    Yazar Ali Yıldırım, “Solculuğumuzla, Aleviliğimizle bu anlamda utanacak değiliz. Tam tersine insana, insani değerlere sahip çıkıyoruz. Bu anlamda bütün insanların da bizimle aynı değerleri paylaşması gerekiyor. Yani eşitlik, kardeşlik, özgürlük değerlerine sahip çıkarak bir seçenek üretmekten başka çaremiz yok. Ayrımcılık, eşitsizlik, hukuksuzluk, elbette tarihin çöp sepetine gidecektir. Geriye yalnızca umut yalnızca haklının yanında olma tavrı kalıyor” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA 

  • Veli Büyükşahin’den, Rıza Zelyut tepkisi: Irkçılığın olduğu yerde biliniz ki Alevilik yoktur

    Veli Büyükşahin’den, Rıza Zelyut tepkisi: Irkçılığın olduğu yerde biliniz ki Alevilik yoktur

    PİRHA- Artı Gerçek yazarlarından Veli Büyükşahin, “Rıza Zelyut Alevi olabilir mi?” başlığıyla kaleme aldığı yazısında, Aleviler üzerinden artık kolay kolay siyaset yapılamayacağına dikkat çekti. Büyükşahin, “Alevilikte 72 millete aynı nazarla bakarız. İster Türk, Kürt, Arap, Romen, Fars, Arnavut kim olursanız olun ırkçılık ve milliyetçiliğin yanımıza yeri olamaz, yaşam bulamaz. Milliyetçi ve ırkçılığın olduğu yerde biliniz ki Alevilik yoktur” dedi.

    Cumhuriyet davası devam ederken, yazar Rıza Zelyut’un açıklamaları tartışma konusu oldu. TV10 Yönetim Kurulu Başkanı ve Üryan Xızır Ocağı evlatlarından Veli Büyükşahin,  Artı Gerçek için kaleme aldığı yazısında “Rıza Zelyut Alevi olabilir mi?” sorusunu sorarak başladığı yazısında şunlara dikkat çekti:

    “ALEVİLER ESKİ ALEVİLER DEĞİL”

    “ OHAL’in hep olumsuz yanlarını görüyor tartışıyoruz. Bunda haksızda değiliz aslında. Hiç mi iyi yanları yok bu OHAL’in? Bence var, hem de çok. İçinden geçtiğimiz zamanlar tam bir turnusol kâğıdı görevi görüyor. İyi ile kötü, doğru ile yanlış, güzel ile çirkin hiç saklamadan sere serpe atıyor kendisini ortalığa. Tamda böyle bir ortamda Çağlayan Adliyesi’nde görülen Cumhuriyet Gazetesi davasında kendisini “Türkiye’nin en iyi yazarı” olarak tanıtan Rıza Zelyut hak ettiğinden fazla kamuoyunun gündemine girdi. İnanıyorum ki bazı laikler, demokratlar ve özellikle bazı Aleviler onun ifadelerine şaşırıp kalmıştır. Çoğumuz için ise şaşırtıcı bir durum değildi aslında. Rıza Zelyut MHP ile Aydınlıkçılar arasında gidip gelmeyi, ırkçı, kafatasçı düşüncelerini bugüne kadar hiçbir şekilde saklama gereği duymadı. Alevilerin matem orucunu tuttuğu böyle bir dönemde belki de Zelyut’un davadaki ifadeleri iyi oldu. İyi oldu diyorum çünkü bu yazar gibi sırtımıza hançer gibi saplanan, kendisini Alevi yazar diye tanıtan çokça insan var.  Kendisi değil ama bu anlayışın tartışılıp teşhir edilmeye ihtiyacı var. Burada Zelyut şahsında bir zihniyeti, bir anlayışı konuşacağız, yoksa bir kişi için bu kadar dil dökmeye ne zaman var ne de gerek var. Dertleri Alevilerin sorunları, ihtiyaçları ya da gerçek anlamda bir laiklik değil. Bir şekilde Alevileri kendi milliyetçi, ırkçı paradigmalarına nasıl monte ederizin derdidir onlarınki. Yıllarca tümü değil ama bazı Alevi kurumları bilerek ya da bilmeyerek bu gibilere alan açtılar, konferanslara, panellere getirtip, kitaplarını baş uçlarına koyarak toplumun zehirlenmesine ön ayak oldular.”

    “MİLLİYETÇİ VE IRKÇILIĞIN OLDUĞU YERDE BİLİNİZ Kİ ALEVİLİK YOKTUR”

    “Milliyetçi ve ırkçılığın olduğu yerde biliniz ki Alevilik yoktur” diyen Büyükşahin “Esas amacım kendisini yer yer Alevilik, laiklik gibi kavramların altına gizleyerek toplumu zehirleyen bu anlayışı tartışmaktı. O kadar çok insan tanıyoruz ki bu zihniyetin kullandığı kavramların peşine düşüp yollarını kaybedenleri. Onların kafasında küçükte olsa soru işaretleri yaratabilirsek, başaracağız demektir” dedi.      (HABER MERKEZİ)

    https://www.artigercek.com/riza-zelyut-alevi-olabilir-mi