Etiket: roboski açıklaması

  • Dersim’de Roboski anması: İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz -VİDEO

    Dersim’de Roboski anması: İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz -VİDEO

    PİRHA- Roboski Katliamı’nın 12’inci yılında katledilen 34 kişi için Dersim’de yapılan açıklamada “Roboski’nin hesabının sorulmadığı her gün, hesapsızca gerçekleştirilecek yeni katliamlara zemin hazırlayacaktır. Bize düşen tek tek yargılanmaları için mücadelemizi büyütmek ve Roboski’yi unutturmamaktır” denildi.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, TSK bombardımanında 34 yurttaşın katledildiği Roboski Katliamı’nın 12. yıldönümü vesilesi ile Seyit Rıza Meydanında basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Dersim Emek ve Demokrasi Platformu adına Esma Ateş okudu.

    “YAŞANAN KATLİAM VE ACI SORUŞTURMALARA KONU OLMAMIŞTIR”

    Roboski Katliamının üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen tek bir kişinin dahi yargı önüne çıkarılmadığını, başlayan soruşturmaların düşürüldüğünü ve yeni başlayan soruşturmaların da ilerlemediğini vurgulayan Esma Ateş, “Yaşanan katliam, parçalanmış bedenler, ailelerin ve toplumun yaşadığı acı hiçbir zaman bu soruşturmaların konusu olmamıştır. Medya neredeyse 24 saat boyunca katliamı görmemiş, siyasal iktidarın isteklerini yerine getirmiştir. Medya tarafından alışılagelmiş reflekslere verilen bu hızlı yanıt, sadece katliamlara alışkın olduklarını değil; Kürtlere yönelik gerçekleştirilecek katliamları örtbas edecek faşizan altyapıyı taşıdıklarını göstermiştir” dedi.

    “MEDYA, BÖLGEDE YAŞANAN KÖTÜLÜKLERE YÜZÜNÜ ÇEVİRMİŞTİR”

    Cezasızlık politikasının, sonradan birileri bu suçları işlemeye devam etsin diye süreklileştirildiğini belirten Ateş, “Roboski’de ceza almayanlar, sonrasında insanlığa karşı suçları işlerken tereddüt taşımamışlardır. Roboski Katliamını saklayan medya, bölgemizde yaşanan bütün kötülüklere yüzünü çevirmiş, sokaklarda günlerce bekletilen bedenleri görmemeye devam etmiştir. Roboski, çizilmiş sınırlarda yaşayan, 90’larda kendi köylerinde işkenceye uğrayıp göç etmek zorunda bırakılmış akrabalarıyla alışveriş yaparak geçimini sağlayan çocukların katledildiği bir vicdansızlık sembolüdür” dedi.

    Devletin Kürtlere dönük yüzyıllık politikasının her bir aşamasının bu katliamın içerisinde pay sahibi olduğunun altını çizen Ateş, “Dünyanın neresinde olursa olsun, savaş uçakları ile 19’u çocuk 34 sivil-silahsız insanın öldürülmesi büyük tepkiyle karşılanır ve bu gündem dünya kamuoyuna mal olur. Ne yazık ki Roboski Katliamı’nda bu şekilde olmamıştır. AİHM sürekli iç hukuk yollarını göstermiş, Dünya basınında da savaş uçakları ile gerçekleştirilen bu katliam gündemleştirilmemiştir” dedi.

    “BİZE DÜŞEN MÜCADELEMİZİ BÜYÜTMEK VE ROBOSKİ’Yİ UNUTTURMAMAK”

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu sözcüsü Esma Ateş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Kürt sorununun Ortadoğu’nun tamamına etki eden durumu, uluslararası yapıları suskunluğa itmiştir. Hukukun öncelikle güçlüyü ve devleti korumak üzere şekillendiği, devletlerin ise çıkarları gereğince işlenen bu katliamlara göz yummayı seçtikleri tasdiklenmiştir. Gelinen 12 yıllık süreçte Roboski’de adaletin yerini bulması için birçok girişimde bulunulmuştur. Fakat savaş uçaklarıyla katledenler, adaleti sağlamayıp hesap vermediği gibi, çocukları-kardeşleri öldürülmüş ve adalet arayan aileleri cezaevine atmıştır. Adalet taleplerini susturmak için baskı uygulamıştır. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı yoktur. Roboski’nin hesabının sorulmadığı her gün, hesapsızca gerçekleştirilecek yeni katliamlara zemin hazırlayacaktır. Bize düşen tek tek yargılanmaları için mücadelemizi büyütmek ve Roboski’yi unutturmamaktır.”

    Basın açıklamasının ardından, Roboski’de katledilenlerin anısına çıralar yakıldı.

    Rıza Bilgiç

  • ‘Roboski, insanlarımıza, yaşama şansı bile tanımayan bir vicdansızlığın sembolüdür’

    ‘Roboski, insanlarımıza, yaşama şansı bile tanımayan bir vicdansızlığın sembolüdür’

    PİRHA- ‘Roboski için Adalet Girişimi’ üyeleri bir kez daha adalet taleplerini dile getirerek, “Katliamlar ve soykırımlar tarihsel süreçten gelen devamlılıkla sürekli tekrarlanıyor. Geçmişle yüzleşmek ve hesaplaşmak isteyenler, devlet tarafından ayrıca cezalandırılıyor. Geçmişle yüzleşmeden gelecek inşa edilemez, adaletli bir düzen kurulamaz” dedi.

    Roboski İçin Adalet Girişimi, katliamın 121’inci ayında İHD Ankara Şube önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

    Açıklamada katliamın üzerinden 10 yıl, 121 ay, 526 hafta, 3685 gün geçtiği bilgisi verilerek, “Bunlar birer sayı değil. Bunlar; Roboski’de, ailelerinin ve kendilerinin geçimini, eğitimini sağlamak için sert iklim şartlarında ve her gün çıktıkları yolda, geçiş rotaları ve o noktadan geçerek sınır ticareti yaptıkları bilinen, yaşları 13 ile 35 arasında değişen -19’u çocuk- 34 sivil insanımızın, 28 Aralık 2011 gecesi saat 21.30 ile 22.24 arasında, TSK’nin uçakları tarafından üzerlerine 4 bomba atılarak katledilmelerinin… Yaşam haklarının ellerinden alınmasının… Ailelerinin ve tüm mücadele verenlerin adalete ulaşamamasının… Bitmeyen bir acının… Ankara dehlizlerinde saklı suçlularının cezasızlığının… Üzerinden bugüne kadar geçen zamandır” denildi.

    “ROBOSKİ, YAŞAMA ŞANSI BİLE TANIMAYAN BİR VİCDANSIZLIĞIN SEMBOLÜDÜR”

    Adalet istiyoruz vurgusu yapılan açıklamaya şu sözlerle devam edildi:

    “Katledilmelerinden bugüne geçen zamanda; bir köy, bir halk, bir toplum, bir ülke hep birlikte adaleti arıyor(uz). Hukuk kayıp, adalet yok, herkes sus-pus. Katliamdan bugüne cezasızlık sokaklarda. Meclis’te kurulan komisyonda bir sonuç alınamadığı gibi, yargı katledenleri cezasız bırakmaya devam ediyor. Roboski, çizilmiş sınırlar yüzünden ekmeğini, katır sırtında, “işkenceye uğrayıp, göç etmiş” akrabalarıyla ticaret yaparak kazanmaya mahkum edilmiş insanlarımıza, yaşama şansı bile tanımayan bir vicdansızlığın sembolüdür.”

    “BİR KATLİAMIN ÜZERİ EL BİRLİĞİ YAPILARAK, CEZASIZLIK VE ADALET YOKSUNLUĞU İLE KAPATILDI”

    Katliamdan sonra yaşanan hukuki sürece de değinilen açıklamada; “Meclis’te kurulan Uludere komisyonu, tüm gerçekler ortada iken “kasıt yok” diyerek çalışmalarını bitirdi. Ardından Uludere Cumhuriyet Savcılığı’nın başlattığı çalışma, Diyarbakır Savcılığı’na nakledildi ve savcılık görevsizlik kararı vererek Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’na gönderdi. Askeri savcılık da 2014’te “bu bir kaza” diyerek kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla dosyayı kapattı. Roboski katliamında yaşamını yitirenlerin yakınları ve katliamda yaralananların itirazı da reddedilince, dosya Anayasa Mahkemesi’ne götürüldü. Anayasa Mahkemesi de 24 Şubat 2015 tarihinde eksik evrakları gerekçe ederek, başvuruya ret kararı verdi. Katliam, 22 Ağustos 2016 tarihinde 281 bireysel başvuru ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşındı. Ancak AİHM’de; yaşam hakkı ihlali ve dosyanın bir katliama ilişkin olduğunu göz ardı ederek, Anayasa Mahkemesi’ne belgelerin bazılarının geç iletilmiş olmasını gerekçe yaparak, 2018 Mayıs’ında başvurular hakkında kabul edilemezlik kararı verdi. Böylece bir katliamın üzeri el birliği yapılarak, cezasızlık ve adalet yoksunluğu ile kapatıldı. Ailelerin ve insan hakları savunucularının adalet arayışı yeni başvurularla devam etmekte ve son olarak Roboskili aileler 9 Nisan 2021’de AYM’ye yeniden başvurdu” denildi.

    “SINIRLARA İNATLA KARŞI ÇIKMANIN BARIŞA GÖTÜREN YOLU DA ROBOSKİ İÇİN ADALETTİR”

    Yüzleşme olmadan demokrasinin de mümkün olmayacağının söylendiği açıklamada; “Sistem; Roboski katliamın ilk gününden, çözüm sürecine… Sürecin rafa kalkmasından, Roboski katliamı için işaret ettiği 2015 darbe girişimini yapanlarda izini aramaya… Ve o günden bugüne adalet için adım atmadı, görevlendirilenleri yine cezasızlıkla savundu ve korudu. 1915’ten bugüne; devlet ve katliamlarının gelişimine baktığımızda, büyük bir cezasızlık paranteziyle karşılaşıyoruz. Roboski ve tüm katliamların ardından gelişen adaletsizlik ve cezasızlığın değişimi; mücadele etmekle, görünürleştirmekle ve halk adına kurgulanmış bir sistem/devlet tasarımıyla mümkün. Devletin sınırı da Roboski’dir, Roboski Katliamı çözümün de sınırıdır, dünün eşiği Roboski ise yarın katliamların tekrar etmemesinin ve çözümün yeniden kurulabilmesinin eşiği de Roboski’dir. Sınırlara inatla karşı çıkmanın barışa götüren yolu da Roboski için adalettir. Tarihin, zamanın, insanın, sınırın, ağacın, suyun, katırın, hayatın kesiştiği ve durdurulduğu andır, acıdır Roboski katliamı. Adalet olmadan da o an dondurulmuş olarak ailelerin ve hepimizin içinde hep büyüyerek, unutmayarak durmaya devam edecek” ifadeleri kullanıldı.

    “HİÇBİR KATLİAMIN ZAMAN AŞIMI YOKTUR”

    Roboski’de insanlığa karşı suç işlendiği belirtilen açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Sorumlular mutlaka ortaya çıkacaktır. Her toplumun hafızası vardır. Ne kadar saklama ve inkâr yoluna gidilse de bu hafıza hem barış hem de adaleti talep ediyor. Roboski’ye adalet gelmeden Türkiye’ye adalet gelmeyecektir. Katliamlar ve soykırımlar tarihsel süreçten gelen devamlılıkla sürekli tekrarlanıyor. Geçmişle yüzleşmek ve hesaplaşmak isteyenler, devlet tarafından ayrıca cezalandırılıyor. Geçmişle yüzleşmeden gelecek inşa edilemez, adaletli bir düzen kurulamaz. Yaşadıklarımızın aslı; devlet, cezasızlık, savaş, adaletin olmayışıdır. Hiçbir katliamın zaman aşımı yoktur.

    Biz, adalet arayışının, bir arada ve barış içerisinde yaşamanın tarafıyız. Devlet ve iktidar şiddetine karşı, Roboski ve tüm katliamlar için adaleti talep etmek adına, özgürce / engelsizce bir araya geleceğimiz ve adaleti sağlayacağımız güne kadar yataklarımızda rahat uyumayacağız, uyutmayacağız da. “İnsan olarak ne yapabilirim?” sorusunu soran herkese her ayın 28. günü sesleneceğiz, hatırlayacağız, “gelin sesimizi birlikte yükseltelim” diyeceğiz.

    Roboski, devletin ve iktidarın sınavıdır. Bu topraklarda “Barış ve Adalet”in yolu, mutlaka ve önce Roboski’den geçecektir. Roboski bu toprakların utancı, kanayan yarası ve adalet arayışıdır. Adalet, adaletsizliğin olduğu yerden yükselir.”

    PİRHA/ANKARA