Etiket: romanya alevi bektaşi derneği

  • ‘Zamanın ruhundan beslenen ve daha kapsayıcı bir vizyon yaratmalıyız’

    ‘Zamanın ruhundan beslenen ve daha kapsayıcı bir vizyon yaratmalıyız’

    PİRHA- Romanya Alevi Bektaşi Derneği Başkanı Hüseyin Hortoğlu, ‘Post-truth zamanlarda Alevi Hareketleri ve Alevi gençlerinin konumu’ başlıklı yazı kaleme alarak; “21.yüzyıl öncesi kurulmuş neredeyse tüm kurumlar zamanın ruhunu sezinleyememektedir. Avrupa ve Türkiye’deki Alevi örgütlenmeleri de bunlara dahildir. Odağımızı Aleviliğin özüyle senkronize edip, evrensel, insanı ve doğayı merkezine alan batı hareketlerine çevirmeli, hatta bu hareketlerin içlerinde öncü olmalıyız” dedi.

    Romanya Alevi Bektaşi Derneği Başkanı Hüseyin Hortoğlu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun (AABK) resmi yayın organı olan ‘Alevilerin Sesi’ dergisinde ‘Post-truth zamanlarda Alevi Hareketleri ve Alevi gençlerinin konumu’ başlıklı yazı kaleme alarak, Alevilik inancının insanı merkezine alan, iyiyi, güzeli arayan, aynı zaman da milyonlarca insanın hayatlarında uyguladığı bir inanç sistemi olduğunu belirtti.

    Hortoğlu, yazısında, Alevilerin, gerçeğin tarihte hiç olmadığı kadar üstünün örtüldüğü ve bulanıklaştırıldığı bir dönemde nasıl var olabileceklerine de değinerek, ‘Geleceğimiz olan gençlerin vizyonlarına göre kendimizi konumlandırmak, yönetimi gençlere bırakmak hareketimiz için büyük kazanç olacaktır’ vurgusu yaptı.

    “ALEVİLİK TARİHİN EN İNCE SÜZGECİNDEN GEÇEREK GELMİŞ BİR İNANÇ SİSTEMİDİR”

    İnsanların, hakikat arayışını kendisiyle yaklaşık olarak aynı yöne bakan insanlarla kolektif olarak yapmanın, bir ‘kardeşlik’, ‘yoldaşlık’ kurmanın daha güvenli ve daha etkili olacağını düşünmüş olduğundan dolayı bir çok din, ezoterik topluluk ya da tarikat yarattığını belirten Hortoğlu, şunları dile getirdi:

    “İnsanlık tarihi boyunca hakikat arayışı belki de Maslow’un hiyerarşisinde en altında bulunan, su, yemek, nefes alma kadar temel bir ihtiyaç, her bireyin içsel ve doğal arayışı olmuştur. Düşünebilen bir varlık olan homo-sapiens’in hayatının bir noktasında kaçınılmaz olarak ulaşacağı bir ‘sorgulama’ dönemi olacaktır. Bu öğretilmiş kültürel bir olgu değil, içten gelen bir dürtüdür. Günümüz modern insanında yaygın görünmese de ya da içsel olarak her bireyde minimize olmuş olsa da bunun nedeni yaşadığımız Post-truth yani Hakikat-ötesi zamanlardır.

    Alevilik de tarihin en ince süzgeçlerinden geçerek günümüze kadar gelebilmiş hem bir inanç sistemi, hem bir sorgulama yöntemi, bir deniz, bir Yol’dur. Günümüz dünyasında bugünlere kadar ulaşabilmiş, insanı merkezine alan, iyiyi, güzeli arayan, aynı zaman da milyonlarca insanın hayatlarında uyguladığı bir inanç sistemi yok denecek kadar azdır.

    Ancak yaşadığımız hakikat-ötesi zamanlarda, 21.yüzyıl öncesi kurulmuş neredeyse tüm kurumlar zamanın ruhunu sezinleyememektedir. Avrupa ve Türkiye’deki Alevi örgütlenmeleri de bunlara dahildir. Görevde olan Alevi örgütleri yöneticileri genelde 70’ler sol mücadelesi içinde yer almıştır. 70’lerin sol örgütlenme biçimleri ve vizyonunun Alevi örgütlenmelerinde büyük etkisi vardır. Mesela kabaca bakacak olursak hatalardan biri, yaşadığımız dönemin çözümlemelerini George Orwell’in 1984’üne benzetip buna göre pozisyon almalarıdır. Belki de mücadele metodlarının 1984’ün iktidar tasvirine karşı koymaya daha uygun gördükleri için böyle bir sonuca varmışlardır. Halbuki günümüz dünyası Aldous Huxley’in Yeni Cesur Dünya’sına daha yakındır. Orwell’in dediği gibi kitaplar yasaklanmamış, tam tersine Huxley’in dediği gibi milyonlarca kitap varken okuyacak kimse bulunmamaktadır.”

    “HAKİKATİN TARİHTE HİÇ OLMADIĞI KADAR ÜSTÜNÜN ÖRTÜLDÜĞÜ, BULANIKLAŞTIRILDIĞI BİR DÖNEM”

    ‘Orwell’in dediği gibi bilgi bizden saklanmamaktadır’ diyen Hortoğlu yazısına şu şekilde devam etti:

    “Huxley’in dediği gibi o kadar çok bilgi vardır ki insanoğlu hangisinin gerçek, hangisinin yanlış olduğunu ayırmakta zorlanıp pasifleştirilmiştir. Orwell’in dediği gibi acıyla, cezayla kontrol edilmemekte, tam tersine Huxley’in dediği gibi tüketerek, haz ile kontrol altında tutulmaktadır. Bu örnekler çoğaltılabilir ancak cevabını aramamız gereken soru, merkezinde insan ve hakikat olan, “Gerçeğin demine hü” diyen Aleviler, gerçeğin, hakikatin tarihte hiç olmadığı kadar üstünün örtüldüğü, bulanıklaştırdığı bir dönemde nasıl var olabilecekler?

    Naçizane fikrim, özellikle Avrupa Alevi hareketi olarak, Türkiye devletinin kurduğu oyunda kaybedilen enerjiyi minimize etmeliyiz. Mücadeleyi farklı bir alana taşıyıp, kendi oyunumuzu kurmalıyız. Odağımızı Aleviliğin özüyle senkronize, evrensel, insanı ve doğayı merkezine alan batı hareketlerine çevirmeli, hatta bu hareketlerin içlerinde öncü olmalıyız. Aşağıda vereceğim bir kaç örneğe Alevi Hareketleri inancının özü gereği destek vermelidir. Buna genel bir vizyon değişikliği denebilir ve bunun üzerinde tartışılmalıdır. Örneğin küresel ısınma ve doğanın tahribatı nedeniyle çevre hareketlerinin yanında aktif bir şekilde yer alınılabilir. Dünya’da hiç bir topluluk yoktur ki 20 milyondan fazla nüfusu olsun, bu kadar derin öğretileri olsun ve Batı dünyasında bu kadar az tanınsın. Bu yeni vizyon Avrupa’da, ABD’de tanınırlığımızı arttırıp, toplumumuza yönelik farkındalık yaratmakla kalmaz, insani ve demokratik örgütlerle ittifak kurmamızla beraber, Türkiye’de devlet tarafından Aleviler üzerine yapılan karanlık, kirli planları, hesapları bozabilir, hatta geri adım atılmasına, boşa çıkarılmasına neden olabilir.”

    “YÖNETİMİ GENÇLERE BIRAKMAK HAREKETİMİZ İÇİN BÜYÜK KAZANÇ OLACAKTIR”

    Tanınır olmayı aynı zamanda sanat alanında filmlerle, belgesellerle arttırmak gerektiğini vurgulayan Hortoğlu; “Aleviliği, felsefesini ya da tarihini konu alan kaliteli film sayısının bir elin parmağını geçmemesi büyük bir eksiklik, hatta utançtır. 20. yüzyılda çok zulüm görmüş Yahudi toplumunun bu alandaki çalışmaları ve farkındalık yaratmada ki başarısı ortadadır. Ayrıca nefeslerimizin, deyişlerimizin, felsefemizin başta Avrupa dilleri olmak üzere birçok dile çevirisi yapılmalıdır. Türkçe dışındaki dillerde Alevilik ile ilgili kaynak yok denecek kadar azdır.

    Tarihte hiç bir zaman yoktur ki nesiller arası çatışma bu kadar büyük, düşünme biçimleri arasında ki makas bu kadar geniş olsun. Önümüzdeki 30-40 senede, günümüzün gençleri yönetime geldiklerinde daha önce hiç olmadığı kadar büyük paradigma kayması ve düşünme biçimlerinin değişeceği kesindir. Bu yüzden dolayı hiç olmadığı kadar geleceğimiz olan gençlerin vizyonlarına göre kendimizi konumlandırmak, yönetimi gençlere bırakmak hareketimiz için büyük kazanç olacaktır. Gençlerin odaklandığı, dikkatini verdiği hareketlere, olaylara bakıp oralarda nasıl Aleviliğin özü var olabilir sorusunu sormak gerekir. Mesela bağlama aracılığı ile nesilden nesile ulaşan sözler, felsefemiz neden rap müziği aracılığı ile de aktarılmasın? Youtube gibi platformlarda yüz milyonlarca kez dinlenen rapçiler, sanatçılar var. Örneğin başarılı olan 7 can ile her biri 7 ulu ozanın bir nefesini seslendirse ve bir Nefes-Rap albümü yapılsa, bunun Z kuşağı ve gençler üzerinde ki etkisi ne olur? Türkiye’deki genç nüfusun Aleviliğe bakış açıları nasıl etkilenir?”

    “ZAMANIN RUHUNDAN BESLENEN VE DAHA KAPSAYICI BİR VİZYON YARATMALIYIZ”

    Alevilerin en büyük eksiklerinden bir tanesinin de sosyal medyayı iyi kullanamamak olduğunu ifade eden Hortoğlu şunları aktardı:

    “Kurumlarımız bunu kendi bünyelerinde çözemiyorlarsa bulundukları ülkede, sosyal medya uzmanları ya da şirketlerle işbirliği yapmalıdır. Kısacası yeni bir vizyonun Alevi hareketi için kaçınılmaz olduğunu ve bu vizyonun ancak gençler tarafından geliştirilebileceğini, taşınabileceğini ve başarıya ulaştırabileceğini düşünüyorum. Avrupa ve Türkiye’de bulunan Alevi kurumlarımızın gençlik kollarının yeni, zamanın ruhundan beslenen ve daha kapsayıcı bir vizyon yaratmak için bir platform kurması, ve meşaleyi aldıktan sonra ki strateji ve vizyonun tartışmaya açılması gerektiğini düşünüyorum. Avrupa’da ki her federasyon kendi içinde bir çalışma yaptıktan sonra Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu çatısı altında her ülkeden temsilciler bir araya gelerek daha da geliştirilebileceğini düşünüyorum. Yukarıda verdiğim örneklere onlarcası eklenebileceği gibi bunlar düşünülmeli geliştirilmeli ya da çürütülmelidir.

    Bir Alevi genci olarak geleceğe baktığımda, teknolojinin doğaya, insana, sosyal yapımıza ve üretim süreçlerine etkisiyle radikal reformlar, değişimler yaşanacağını öngörüyorum. Değişim rüzgarını ancak gençlerimizin tam olarak kavrayıp yakalayabileceği kanısındayım. Bu yeni vizyonun sadece Alevilere değil aynı zamanda felsefesinin özüyle, içselleştirdiği hoşgörüsüyle, insanı merkeze alan öğretisiyle tüm insanlığa faydalı, hatta merhem olacağını düşünüyorum.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Romanya Alevi Bektaşi Derneği, 8 Mart’ta sığınma evindeki kadınlarla buluşacak

    Romanya Alevi Bektaşi Derneği, 8 Mart’ta sığınma evindeki kadınlarla buluşacak

    PİRHA- Romanya Alevi Bektaşi Derneği Kadın Komisyonu, sığınma evinde buluşan 54 kadınla dayanışma sağlayacak.

    Romanya Alevi Bektaşi Derneği Kadın Komisyonu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla şiddet gören ve kadın sığınma evlerinde buluşan kadınlar ile dayanışma sağlayacak.

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Together With Humanity Derneği ile yapılacak ortak projede kadın sığınma evinde buluşan kadınlar ile dayanışma sağlanacak.

    Romanya Alevi Bektaşi Derneği’nin sosyal medya hesabından yapılan çağrıda, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadın hareketlerinin sosyal, siyasi, ekonomik hak mücadelelerini ve erkeklerle karşılaştırıldığında yaşadıkları eşitsizliklerin ve haksızlıkların yok edilmesi taleplerini gündeme getirdikleri önemli bir gündür. Bu hak mücadelede kadın hareketlerinin yanında Romanya Alevi Bektaşi Derneği olarak yer alıyoruz. Together With Humanity Derneği ile birlikte düzenlediğimiz projede şiddet görmüş 54 kadına yardım sağlayacağız. Topladığımız bağışlar 8 Mart günü Bükreş’te bulunan kadın sığınma evine salgın tedbirleri dikkate alınarak götürülecektir. Bu buluşmaya tüm üyelerimizi bekleriz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Romanya Alevi Bektaşi Derneği 27 çocuğa kıyafet yardımında bulundu

    Romanya Alevi Bektaşi Derneği 27 çocuğa kıyafet yardımında bulundu

    PİRHA- Romanya Alevi Bektaşi Derneği, yetimhanede yaşayan ve giyecek ihtiyacı olan 27 çocuğa pijama, elbise, pantolon, gömlek gibi kıyafet yardımında bulundu.

    Sosyal bir projeye katkı sunan Romanya Alevi Bektaşi Derneği 27 çocuğa gerekli olan giyecekleri temin ederek katkıda bulundu.

    Romanya Alevi Bektaşi Derneği hesabından yapılan paylaşımda, “Geleceğimiz olan çocuklarımızdan desteklerimizi asla esirgemeyeceğiz. Felsefemizin bize öğrettiği gibi, darda olana elimizi her zaman uzatacağız” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Romanya Alevi Bektaşi Derneği’nden ‘Maraş Katliamı’yla yüzleşilsin’ çağrısı

    Romanya Alevi Bektaşi Derneği’nden ‘Maraş Katliamı’yla yüzleşilsin’ çağrısı

    PİRHA- 42 yıl önce yapılan Maraş Katliamı’yla ilgili açıklama yapan Romanya Alevi Bektaşi Derneği 120 Alevi yurttaşın katledildiği, yüzlercesinin yaralandığı Maraş Katliamı ile yüzleşilmesi çağrısında bulundu.

    Romanya Alevi Bektaşi Derneği 19 -26 Aralık 1978 yılında yaşanan ve üzerinden 42 yıl geçen Maraş Katliamı’yla ilgili açıklama yaptı.

    Adalet arayışlarının, Maraş Katliamı sorumlularının hukuk önünde hesap vermesine değin süreceğinin belirtildiği açıklamada, şunlar belirtildi:

    “1978 Aralık ayında gerçekleşen ve günlerce süren Maraş Katliamı’nda yüzlerce Alevi katledildi. Küçücük çocuklar katledildi. Hamile kadınların karınlarından doğmamış bebekleri süngüyle çıkardılar. 80 yaşındaki Cennet Çimen, iki gözü tornavida ile oyulmuş ve başı hela çukuruna sokulmuş şekilde bulundu. Bunlar gibi yüzlerce vahşet, yüzlerce yaralı ve yağmalanmış, yakılmış evler. Maraş Katliamı’nı unutmadık, unutturmayacağız. Arayışımız adalet, mücadelemiz asıl sorumluların hukuk önünde hesap vermesi! Maraş Katliamı’nda yaşamını yitiren canlarımızı saygı ve sevgiyle anıyor, katliamın sorumlularını lanetle anıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Romanya Alevi Bektaşi Derneği’nde ‘Sivas 93’ adlı belgesel oyun gösterildi

    Romanya Alevi Bektaşi Derneği’nde ‘Sivas 93’ adlı belgesel oyun gösterildi

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nın 27. yılında Romanya Alevi Bektaşi Derneği’nde Genco Erkal’ın yazıp yönettiği “Sivas 93” adlı belgesel oyun gösterildi.

    2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Pir Sultan Abdal’ı anma şenlikleri sırasında Madımak otelinin gericiler tarafından yakılması sonucu 35 insanın yaşamını yitirmesinin üzerinden 27 yıl geçti.

    Madımak Katliamı başta Sivas’ta olmak üzere Aleviler tarafından pek çok yerde lanetleniyor ve yaşamını yitiren canlar anılıyor.

    Bu kapsamda Romanya Alevi Bektaşi Derneği’nde Genco Erkal’ın yazıp yönettiği “Sivas 93” adlı belgesel oyun gösterildi. Dernek üyelerinin izlediği oyun bir kez daha yaşananları gözler önüne serdi.

    Romanya Alevi Bektaşi Derneği, yayınladığı mesajda, “Bir daha yaşanmasın diye, adalet arayışımızda, Unutmadık! Unutturmayacağız” dedi.

    PİRHA/ ROMANYA