Etiket: RSF

  • RSF’nin 2022 bilançosu: Dünyada 553 gazeteci tutuklu, 57 gazeteci öldürüldü

    RSF’nin 2022 bilançosu: Dünyada 553 gazeteci tutuklu, 57 gazeteci öldürüldü

    PİRHA-RSF örgütünün 2022 senesine yönelik olarak açıkladığı rapora göre dünyada 553 gazeteci tutuklu bulunuyor. Yine rapora göre 57 gazeteci öldürüldü. 110 tutuklu gazeteci ile Çin listede başı çekiyor. Raporda, önceki yıllarda ‘gazeteci hapishanesi’ diye anılan Türkiye’ye de kısa bir yer ayrıldı.

    Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, 2022 yılına ilişkin raporunu açıkladı. Rapora göre dünyada 533 gazetecinin kamuoyunu bilgilendirme çabası içerisindeyken tutuklandığı, 57’sinin de öldürüldüğü bildirildi. Tutuklama ve cinayetlerdeki rekor artışa işaret eden RSF, 65 medya temsilcisinin rehin, 49’unun da kayıp durumda olduğunu açıkladı.

    Merkezi Paris’te bulunan RSF kuruluşu, gazetecilik haklarında 2022 yılında ciddi gerileme yaşandığını belirttiği basın açıklamasında, 1 Aralık itibarıyla 533 tutuklu gazetecinin tespit edildiğini, bunun bir önceki yıla oranla yüzde 13,4’lük bir rekor artışa işaret ettiğini duyurdu.

    ÇİN LİSTEDE BAŞI ÇEKİYOR

    Çin, 110 tutuklu gazeteciyle listede başta yer alırken, Çin’i 62 gazeteciyle Myanmar, 47 gazeteciyle İran, 39 gazeteciyle Vietnam, 31 gazeteciyle Belarus izledi. Dünya çapında tutuklu gazetecilerin yüzde 54’ü bu beş ülkede hapiste bulunuyor. Raporda, dünyadaki toplam tutuklu gazetecilerden sadece yüzde 36,4’ünün hüküm giydiğine, kalan yüzde 63,6’sının yargılanmadığı tespitine de yer verildi.

    RSF Genel Sekreteri Christophe Deloire, 2022 Bilançosu’nun yayımlanması dolasıyla yaptığı açıklamada, “Diktatörlükler ve otoriter yönetimler, hapishanelerine gazeteci doldurmada hızlandırılmış bir süreç işletiyorlar. Gazeteci tutuklamadaki bu yeni rekor artış, bu vicdansız güçlere direnilmesine ve haber özgürlüğü, bağımsızlığı ve çoğulculuğu hedeflerini savunan herkesle aktif dayanışma içinde bulunulmasına olan yakıcı ihtiyacı teyit ediyor” ifadelerini kullandı.

    TUTUKLU KADIN GAZETECİLERİN ORANI ARTTI

    Açıklamada, sayısı 78 olarak tespit edilen tutuklu kadın gazetecilerle ilgili de, “RSF, 2021’e göre yüzde 30 artış yaşanan kadın gazeteci tutukluluğunda hiçbir zaman bu kadar yüksek bir rakama ulaşmamıştı” denildi. Beş yıl önce, tutuklamalarda kadın haberci oranı yüzde 7 iken 2022 yılında bu oran yüzde 15’i aştı.

    Raporda görevi başında ölen ve hedef alınarak öldürülen gazetecilere de yer verildi. Bu yıl öldürülen toplam 57 gazeteciden 11’i Meksika’da, 6’sı Haiti’de, 3’ü de Brezilya’da can verdi. 24 Şubat’ta başlayan Ukrayna’daki savaşı haberleştirirken 8 gazeteci altı aylık bir dönemde öldürüldü.

    RAPORDA TÜRKİYE’YE DE YER AYRILDI

    Raporda, önceki yıllarda “gazeteci hapishanesi” diye anılan Türkiye’ye de kısa bir yer ayrıldı. Raporun Türkiye bölümünde Haziran ayından bu yana üç kadın gazeteci ve bir kadın medya çalışanının tutuklu bulunduğu bildirildi. Tutuklu gazetecilerden Jin News Yazı İşleri Sorumlusu Safiye Alağaş’ın 2019 yılında tutuklanıp hakkında “terör örgütü propagandası” suçundan dava açıldığı, ancak ardından tahliye edildiğine dikkat çekilerek Haziran 2022’deki tutuklamaların Kürt medyasına yönelik yeni bir baskı dalgasına işaret ettiği kaydedildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Muhabire tokat atan Muharrem Sarıkaya’ya tepkiler: Bu tokat tüm basın emekçilerine atılmıştır

    Muhabire tokat atan Muharrem Sarıkaya’ya tepkiler: Bu tokat tüm basın emekçilerine atılmıştır

    PİRHA-Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile söyleşi gerçekleştirdiği sırada ses sorununu çözmeye çalışan İHA muhabiri Ahmet Demir’e tokat atan Habertürk kanalının Ankara Temsilcisi Muharrem Sarıkaya’ya basın meslek örgütleri tepki gösterdi. DİSK/Basın-İş, Habertürk Genel Merkezi önünde düzenlenecek eyleme çağrıda bulundu.

    Habertürk kanalının Ankara Temsilcisi Muharrem Sarıkaya, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile söyleşi yaptığı sırada ses sorununu çözmeye çalışan İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri Ahmet Demir‘e tokat attı. Sarıkaya ile Şahin daha sonra hiçbir şey olmamış gibi yayına devam etti.

    17 Aralık tarihinde yaşanan olayın görüntüleri bugün medyaya yansırken, Sarıkaya, Şahin ve Habertürk’e tepki gösterildi. Basın meslek örgütleri de olaya sessiz kalmayacaklarını kaydederken, DİSK/Basın-İş, “Bu tokat tüm basın emekçilerine atılmıştır” diyerek, 20 Aralık Pazartesi günü saat 18.30’da Habertürk Genel Merkezi önünde yapılacak olan eyleme çağrıda bulundu.

    “BU TOKAT TÜM BASIN EMEKÇİLERİNE ATILMIŞTIR”

    “Bu tokat tüm basın emekçilerine atılmıştır!” diyen DİSK/Basın-İş yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

    “Gazeteci Muharrem Sarıkaya ses teknikerine tokat attı. Bu tokat tüm basın emekçilerine atılmıştır! Bu emekçi düşmanlığının özrü, böyle emekçi düşmanlarının meslekte yeri yoktur. Habertürk basın emekçisine sahip çıkmalıdır. Konunun takipçisi olacağız.

    Hiç kimse titrine, ismine, pozisyonuna güvenerek basın emekçilerine el kaldırmaya kalkmasın, sonuçları ağır olur! Buradan ilan ediyoruz: DİSK Basın-İş tüm basın emekçilerinin yanındadır. Bu tokatı attıran düzeni yerle bir etmek ve emeğin tokadını atmak için buradayız! Soma’da madenciye atılan tekme neyse basın emekçisine atılan tokat da aynıdır. Kuru özre karnımız tok, Muharrem Sarıkaya derhal istifa etmelidir! Buradan uyarıyoruz: İşçi sınıfı sabırlıdır ancak öfkesi serttir.

    HABERTÜRK ÖNÜNDEKİ EYLEME ÇAĞRI

    Basın emekçisi Ahmet Demir’e atılan tokadı suratında hisseden herkese bir çağrımız var: Hepinizi, meslektaşımızın yanında olmak ve sorumlulardan hesap sormak için Beyoğlu’ndaki Habertürk binası önüne davet ediyoruz.”

    “GEREKLİ SÜREÇ İŞLETİLECEKTİR”

    Gazeteciler Cemiyeti ise “Gaziantep’teki canlı yayın sırasında gazeteci Muharrem Sarıkaya’nın İHA kameramanı Ahmet Demir’e şiddet uygulamasını kınıyoruz. Bu kabul edilemez davranış nedeniyle Gazeteciler Cemiyeti Onur Kurulu gerekli süreci işletecektir” paylaşımı yaptı.

    “ZALİMANE TAVRI NEDENİYLE SARIKAYA’YI KINIYORUZ”

    Sınır Tanımayan Gazeteciler‘den (RSF) Erol Önderoğlu da, “Zalimane tavrı nedeniyle Muharrem Sarıkaya’yı kınıyoruz; hiçbir şey olmamış gibi davranmayı sürdüren Sayın Fatma Şahin’e de teessüflerimizi bildiriyoruz. İsmine bakılmadan hakkında işlem yapılmalı ki sektör içi gazeteci ezme girişimleri için ders olsun” diyerek tepki gösterdi.

    “DAVADA SONUNA KADAR DESTEKÇİSİ OLACAĞIZ”

    Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Sarıkaya hakkında dava açacağını duyuran İHA muhabiri Ahmet Demir’e destek verdiğini ifade etti. TGS açıklamasında “Gazeteci Muharrem Sarıkaya’nın İhlas Haber Ajansı Gaziantep Muhabiri Ahmet Demir’e yönelik çirkin hareketini en sert biçimde kınıyoruz. Meslektaşımız Ahmet Demir, Salı günü Muharrem Sarıkaya hakkında hukukî süreç başlatacak. Bu davada sonuna kadar destekçisiyiz. Habertürk yönetiminden de gereğini yapmasını istiyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı cinayetlerine dair iddialar soruşturulsun

    Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı cinayetlerine dair iddialar soruşturulsun

    PİRHA-Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve Türkiye Gazeteciler Sendikası, Sedat Peker’in Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı cinayetlerine dair iddialarının soruşturulmasını istedi.

    Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), çete lideri Sedat Peker’in Gazeteci Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı cinayetlerine dair yaptığı açıklamaların soruşturulması çağrısında bulundu.

    RSF Türkçe’nin Twitter hesabından yapılan paylaşımda, “90’lı yılların sümenaltı edilen veya azmettiricileri 30 yıldır görmezden gelinen Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı cinayetlerine dair Sedat Peker’in yaptığı açıklamalar soruşturulmalıdır. Peker’in meşruiyeti veya konumu sessizliği gerektirmez.”  ifadesi kullanıldı.

    TGS ise, “Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı cinayetlerine dair iddiaların soruşturulmasını istiyoruz. Şüphelilerin yargılanmasını talep ediyoruz. Savcıları göreve çağırıyoruz. Tuğla çekilsin, duvar yıkılsın!” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Temel’den Meclise Araştırma Önergesi: Basın, nefessiz bırakılmak isteniyor

    Temel’den Meclise Araştırma Önergesi: Basın, nefessiz bırakılmak isteniyor

    PİRHA-Van Milletvekili Tayip Temel, basın çalışanlarının yaşadıkları baskıya dikkat çekerek Meclis Araştırma Önergesi verdi. “İktidarın basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskısı günden güne artmaktadır” diyen Temel, basın özgürlüğü üzerindeki baskılar nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini aktardı.

    HDP Van Milletvekili Tayyip Temel, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğu araştırma önergesinde, iktidarın basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskısının günden güne arttığını vurguladı.

    Tayip Temel, haber alma hakkının ihlal edilmesine sebep olan sorunların tespit edilmesi gerektiğini belirterek “Anayasa’nın 98. TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz” dedi.

    “BASIN HÜRDÜR, SANSÜR EDİLEMEZ”

    HDP’li Temel,Basın özgürlüğü, haber ve düşünceleri, çoğaltıcı araçlarla, serbestçe açıklayabilmek özgürlüğüdür” diyerek araştırma önergesinin gerekçeleri konusunda şunları kaleme aldı:

    “Basın özgürlüğü sadece gazetecinin kendini ifade edebilme özgürlüğü değil, aynı zamanda toplumun da haber alma özgürlüğüdür. Ancak Türkiye’de basın ve özgürlük kavramlarını yan yana kullanmak mümkün görünmemektedir. Türkiye’de 1961 yılından bu yana 10 Ocak’ta kutlanan Çalışan Gazeteciler Günü’ne 92 gazeteci cezaevinde girecektir.

    Türkiye, taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatları, Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmelerinin yanı sıra, Anayasa’daki 26. Madde ile düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini; 28. Madde’de geçen ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ ifadesi ile de basın özgürlüğünü koruduğunu beyan etmiştir. Ancak Türkiye’de ifadenin suç sayılmasının ve sansürün tarihi, çok eskilere dayansa da AKP iktidarı, tüm muhalif basın üzerindeki baskısını çeşitli yöntemlerle arttırmaktadır. OHAL döneminde çıkarılan KHK’ler ile basın, adeta nefessiz bırakılmak istenmiştir. Özgür Gündem, Azadiya Welat gazeteleri ve Dicle Haber Ajansı (DİHA) ile Jin Haber Ajansı’nın (JINHA) yanı sıra 179 medya kuruluşu KHK’ler ile kapatılmıştır.

    Bugün ise mevcut iktidar basın üzerindeki baskısını gözaltı ve hapis cezaları ile sürdürmektedir. 07.12.2020 tarihinde, KHK ile kapatılan İMC TV’nin program koordinatörlüğünü yapan Gazeteci Ayşegül Doğan’ın gazetecilik faaliyetlerinin suç sayıldığı davada Ayşegül Doğan’a 6 yıl 3 ay hapis cezası vermiştir. Kürt sorunundaki çözümsüzlükle beraber yaşanan hak ihlalleri ile ilgili haber yapan bütün gazete ve gazeteciler, özellikle Kürt basını emekçileri ciddi bir baskıyla karşı karşıyadır. Helikopter işkencesinde yaşamını yitiren Servet Turgut’u ve olayda ağır yaralanan Osman Şiban’ın yaşadığı hakikatleri kamuoyuna duyuran Mezopotamya Ajansı muhabirleri Adnan Bilen ve Cemil Uğur, Jinnews muhabiri Şehriban Abi ve gazeteci Nazan Sala 09.10.2020 tarihinde tutuklanmışlardır.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), 2020 Yılı Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu’na göre 79 gazeteci gözaltına alınmış, 24 gazeteci tutuklanmış, 19 gazeteci saldırıya uğramış, 17 gazeteciye kötü muamelede bulunulmuş ve ajanlık dayatılmış, 12 gazetecinin haber takibi engellenmiş, 54 gazetecinin hakkında soruşturma açılmış, 53 gazeteci hakkında dava açılmış, 43 gazeteciye 150 yıl 15 gün hapis, 56.310 TL para cezası verilmiştir. Rapora göre 539 gazetecinin toplamda 231 dosya ile yargılaması devam etmektedir. Ayrıca ilan cezası verilen gazete sayısı 8’dir. İnternet erişim engeli konmuş 1960 haber ve 145 internet sitesi bulunmaktadır. Rapora göre işine son verilen gazeteci sayısı ise 6’dır.

    Öte yandan yayın hayatına 30 Kasım’da başlayan ve HDP grup toplantısını yayımladığı için baskı gördüğü öne sürülen Olay TV 25.12.2020 tarihinde kapanmıştır. İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un kanalın sahibi Cavit Çağlar’a bir isim listesi gönderdiği ve yeniden yapılanma talep ettiği iddiası Olay TV’nin kapatılma nedenini güçlendirmektedir. Tablo böyle iken Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 2020 yılı Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Türkiye’nin 180 ülkenin yer aldığı basın özgürlüğü listesinde 154’üncü sırada yer almasına şaşırmamak gerekmektedir.

    Gazetecilerin maruz kaldığı baskılar sonucu ortaya çıkan sorunların tespit edilmesi ve Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünün sağlanması amacıyla bir araştırma komisyonunun kurulması elzemdir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • RSF raporuna göre Türkiye basın özgürlüğünde 157’nci sırada

    RSF raporuna göre Türkiye basın özgürlüğünde 157’nci sırada

    Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 157’nci sırada yer aldı. Türkiye’ye demokrasinin gerilemesi konusunda sert eleştirilerin getirildiği raporda, “Hukukun üstünlüğü, olağanüstü cumhurbaşkanlığı yetkilerinin bulunduğu ‘Yeni Türkiye’de kaybolmakta olan bir hatıra” ifadeleri kullanıldı.

    Paris merkezli Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü 2019 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ni açıkladı. Türkiye 180 ülkenin yer aldığı listede 157’nci sırada. Türkiye geçen yıl da listede 157’nci sırada yer almıştı. RSF’nin Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde ilk 3 sıradaki ülke de değişmedi. Basın özgürlüğünü en iyi tesis eden üç ülke sırasıyla Norveç, Finlandiya ve İsveç oldu.

    KAŞIKÇI’NIN ÖLDÜRÜLMESİ SUUDİ’Yİ GERİLETTİ

    Listenin son sıralarında ise değişiklik yaşanarak, 2017 ve 2018’de son sırada yer alan Kuzey Kore bir basamak yükselerek 179’uncu basamağa yerleşti. Son sırada Türkmenistan yer alırken, Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinden sorumlu tutulan Suudi Arabistan da üç basamak gerileyerek 172’nci sıraya indi.

    Türkiye’ye hukukun üstünlüğü ve demokrasinin gerilemesi konusunda sert eleştiriler getirilen raporda, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümetinin medyadaki eleştirel seslere karşı yürüttüğü cadı avı 2016’daki başarısız askeri darbeden sonra zirve yaptı” denildi.

    “ONLARCA MEDYA KURULUŞU ORTADAN KALDIRILDI”

    Raporda şu ifadeler kullanıldı:

    “Onlarca medya kuruluşunun ortadan kaldırılması ve Türkiye’nin en büyük medya grubunun hükümet yanlısı bir şirket tarafından alınmasından sonra yetkililer, çoğulculuktan geriye kalan çok az şey üzerindeki baskıyı artırıyor. Geriye kalan az sayıdaki medya kuruluşu taciz altında ve marjinalize ediliyor.”

    YENİ NORM: CEZAEVİ

    Türkiye için “dünyada en çok gazetecinin hapse atıldığı ülke” tespitini yineleyen RSF, “Mahkemeye çıkarılmadan önce cezaevinde bir yıldan uzun süre geçirmek yeni kural ve uzun cezalar da yaygın” ifadelerini kullandı. Tutuklu gazetecilere ve kapatılan medya kuruluşlarına yasal temyiz haklarının verilmediğini de belirten RSF şu tespitte bulundu: “Hukukun üstünlüğü, olağanüstü cumhurbaşkanlığı yetkilerinin bulunduğu ‘Yeni Türkiye’de kaybolmakta olan bir hatıra. İnternet sitelerine ve sosyal medyaya karşı sansür görülmemiş boyutlara ulaştı ve yetkililer şimdi, internetteki video sitelerini kontrol altına almaya çalışıyor.”

    RSF, kendi Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu’nun kapatılan Özgür Gündem gazetesiyle dayanışma eylemine katıldığı için “terör propagandası yapmakla” suçlandığını ve Türkiye’nin “Cennet Belgeleri (Paradise Papers)” konusundaki haberleri nedeniyle bir gazeteciye dava açılan tek ülke olduğu hatırlatıldı. Gazeteci Pelin Ünker’in Cennet Belgeleri nedeniyle 13 ay hapse mahkûm edildiği ve ağır para cezasına çarptırıldığı hatırlatıldı. Hükümetin “vatansever değil” diye nitelediği araştırmacı gazeteciliğin cezalandırıldığı belirtildi.

     

  • RSF: Türkiye’de hukukun üstünlüğü artık hatıradan ibaret

    RSF: Türkiye’de hukukun üstünlüğü artık hatıradan ibaret

    Sınır Tanımayan Gazeteciler’in Dünya Basın Özgürlüğü Günü vesilesiyle hazırladığı küresel basın özgürlüğü endeksinde Türkiye 180 ülke içerisinde 157’nci sırada yer aldı. “Eski Sovyet ülkeleri ve Türkiye’deki basın özgürlüğünde tarihi düşüş” başlıklı raporda, “Artık Türkiye’de hukukun üstünlüğü bir hatıradan ibaret” ifadelerine yer verildi. 

    Uluslararası sivil toplum kuruluşu Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde küresel basın özgürlüğü endeksini açıkladı.

    “Eski Sovyet ülkeleri ve Türkiye’deki basın özgürlüğünde tarihi düşüş” başlıklı endekste Türkiye, 180 ülke içerisinde 157’nci sırada yer aldı.

    BBC Türkçe’nin haberine göre kuruluşun raporunda Türkiye’de basın özgürlüğünün son 30 yılı aşkın dönemin en kötü seviyelerine gerilediği ifade edildi:

    “Gazeteciler için dünyanın en büyük hapishanesi konumunda bulunan Türkiye, bu yılki endekste de 2 sıra geriledi. Bir yıldan uzun süre yargılama olmaksızın gözaltında tutulan gazeteciler topluca yargılandı ve Temmuz 2016’daki darbe girişimiyle bağlantılı olmakla suçlandılar. Neredeyse iki yıldır yürürlükte olan olağanüstü hâl yönetimi sayesinde yetkililer çok sesliliği neredeyse tamamen ortadan kaldırmış durumda. Bu sayede anayasa değişikliğinin ve (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan’ın iktidarını sağlamlaştırmasının önü açıldı. Artık ülkede hukukun üstünlüğü bir hatıradan ibaret. Ocak 2018’de Anayasa Mahkemesi’nin iki gazetecinin (Şahin Alpay ve Mehmet Altan) tahliye edilmesi yönünde karar almasına rağmen bu kararın uygulanmamış olması, durumu özetliyor.”

    EN BÜYÜK GERİLEME AVRUPA ÜLKELERİNDEN

    Sınır Tanımayan Gazeteciler raporunda 2017’ye kıyasla en büyük gerilemeyi kaydeden ülkeler ise Avrupa’dan.

    Malta bir yıl öncesine göre 18 sıra birden gerileyerek 65’inciliğe düştü. Kuruluşun raporunda “Gazeteci Daphne Caruana Galizia’nın bombalı saldırıyla öldürülmesi, Maltalı gazetecilerin rutin olarak maruz kaldıkları yargı usulsüzlükleri ve tehditler üzerindeki sis perdesini araladı” denildi.

    Slovakya ise bu yılki endekste 10 basamak gerileyerek 27’nci sırada yer aldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler, ülkedeki suç örgütlerine ilişkin haberler yapan 27 yaşındaki gazeteci Jan Kuciak’ın öldürülmesine dikkat çekti.