PİRHA- Duisburg’da düzenlenen anma etkinliğinde, büyük ozan Ruhi Su’nun eserleri güçlü yorumlarla yeniden hayat buldu.
Çok sesli halk müziğinin öncülerinden Ruhi Su, Duisburg’da düzenlenen bir etkinlikle anıldı.
1912 yılında Van’da doğan ve 20 Eylül 1985’te İstanbul’da hayatını kaybeden Ruhi Su, opera sanatçılığı, halk müziği yorumculuğu ve saz ustalığıyla Türkiye’nin kültürel hafızasında önemli bir yer edindi.
“Ruhi Su Duisburg’da yaşatılıyor” sloganıyla gerçekleştirilen anma etkinliği, geniş katılımla Clauberg Salonu’nda yapıldı. Koro şefi İsmet Kılıç’ın öncülüğünde ve Fikir Atölyesi’nin desteğiyle düzenlenen program, sanatçının mirasını yaşatma açısından önemli bir buluşmaya dönüştü.
Hayatını türkülere adayan Ruhi Su’nun eserleri, gecenin merkezinde yer aldı.
Sanatçının öğrencilerinden Dr. Sabri Uysal’ın da yer aldığı etkinlikte, müzik dünyasından birçok isim sahne aldı. İsmet Kılıç yönetimindeki “Rhein Peri Melodileri” Türk Halk Müziği Korosu, “Yola Türküler” ve “Bir Telden Bir Dilden” gruplarıyla birlikte Ruhi Su’nun unutulmaz eserlerini seslendirdi.
PİRHA – “Ruhi Su ve Türkiye’de Müzik Kültürleri” kitabı Aras Yayıncılık tarafından yayınlandı.
“Ruhi Su ve Türkiye’de Müzik Kültürleri” kitabı Aras Yayıncılık tarafından yayınlandı. Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği’nin katkılarıyla hazırlanan kitabın basın bülteninde Ruhi Su’nun müzik mirasını, Türkiye’deki müzik kültürleri çerçevesinde akademik anlamda inceleyen ilk kitap olma özelliğini barındırdığı ifade edildi.
EDİTÖRYAL BİR DERLEME KİTAP
Basın metninde şu ifadelere yer verildi:
“26-27 Kasım 2022 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen “Ruhi Su ve Türkiye’de Müzik Kültürleri Sempozyumu”nda Ruhi Su’nun müzik yaşamından yola çıkarak Türkiye’de müzik kültürlerine yönelik sunulan bildirilerin ışığında Ulaş Özdemir, Belma Oğul ve Evrim Hikmet Öğüt tarafından yayıma hazırlanan “Ruhi Su ve Türkiye’de Müzik Kültürleri” kitabı Aras Yayıncılık tarafından 2024 Mart ayında yayınlandı. Onur Güneş Ayas, Gökmen Özmenteş, Begüm Fulya Adızel, Seyit Yöre, Diler Özer, Kazım Demirer, Boran Mert, Ulaş Özdemir, Faruk Çalışkan, Zeynel Günbek, Mehmet Ali Çalışkan ve Ferda Ereren gibi alanlarında çok değerli çalışmalar yapan araştırmacıların yazar olarak makalelerinin yer aldığı kitap, bir bildiri kitabının çok ötesinde editöryal bir derleme kitap olarak hazırlanmıştır.
RUHİ SU’NUN MÜZİK MİRASINI AKADEMİK ANLAMDA İNCELEYEN İLK KİTAP
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e devrolan müzik serüveninin önemli bir öznesi olan Ruhi Su (1912-1985), müzik eğitimi aldığı Ankara Musiki Muallim Mektebi ve Ankara Devlet Konservatuarı, eğitim verdiği Köy Enstitüleri, sahneye çıktığı Ankara Devlet Opera ve Balesi, program yaptığı Ankara Radyosu, yönettiği korolar ve son olarak Dostlar Korosu ile yürüttüğü çalışmalarla, Türkiye’de müzik olgusunun her boyutuyla yeniden incelenmesine vesile olacak bir miras bırakmıştır. Ruhi Su’dan yola çıkarak Türkiye’de modernleşme, Musiki İnkılabı, protest müzik, popüler müzik, halk müziği, halk oyunları ve müzikolojiye dair pek çok tartışmayı gündeme getiren bu kitap, Ruhi Su anısına yazılmış yazılardan oluşan bir derlemenin ötesine geçerek hem Ruhi Su’nun çalışmalarını hem de bu çalışmaların etkilerini eleştirel açıdan ele almakta, müzik araştırmalarına yönelik yeni yaklaşımlar sunmaktadır. Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği’nin katkılarıyla hazırlanan kitap, Ruhi Su’nun müzik mirasını, Türkiye’deki müzik kültürleri çerçevesinde akademik anlamda inceleyen ilk kitap olma özelliğini barındırmaktadır.”
PİRHA- Usta ozan Ruhi Su, ölümünün 38. yılında ailesi ve sevenleri tarafından Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı.
Ruhi Su, yaşamını yitirmesinin 38. yılında Zincirlikuyu’daki anıt mezarı başında anıldı. Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği tarafından öğle saatlerinde anıt mezar başında düzenlenen anmaya Ruhi Su Dostlar Korosu, Sanat Meclisi, Grup Yorum ve bir çok sanatçı, aydın katıldı.
Ruhi Su, şiirler ve türküler ile anıldı. Anmada konuşan gazeteci Musa Ağacık, “Toprağa düştüğü ana kadar Ruhi babayla bağlantım vardı. Benim manevi babamdı aynı zamanda yoldaşımdı. Sıdıka anayı da o zaman tanıdım. O, gerçekten bizim can yoldaşımızdı. Türküler ancak Ruhi babanın yorumuyla söylediğinde insanlar ayakta kalabiliyor. Pir SultanAbdal idama giderken “ Bir ben mi düşmüşüm can telaşına. Açılın kapılar Şah’a gidelim” diyebildi. Günümüzde Pir Sultan’ı yorumlayan sanatçı arkadaşlar Ruhi baba gibi dik duramıyor. Bu doğru değil. Ruhi baba türkülerini kendine özgü ve tanrısal bir sesle söyledi. Türküler dize gelmez” dedi.
“RUHİ BABA BU ÜLKENİN VİCDANIDIR”
Sanatçı Suavi ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi :
“Bu ülkede doğmuş kimsenin Ruhi babanın sesinden, türkülerinden etkilenmemiş olacağını düşünmüyorum. Gerçekten çok etkileyici bir performans, etkileyici bir duruş. Dahası eğilmeyen, ödün vermeyen bu anlamda dimdik durabilen istisna insanlarımızdan birisiydi. Böyle bakıldığında Ruhi baba ülkenin vicdanıdır diyebiliriz. Onun vicdanlı aynı zamanda tavizsiz yüreğinin yaratıkları önünde saygıyla eğilerek anısını paylaşıyor ve mücaledenin devamı etmesi noktasında çizdiği yolda yürümenin son derece önemli olduğunun altını çizmek istiyorum.”
Anma şarkıların söylenmesiyle son buldu.
RUHİ SU KİMDİR?
Mehmet Ruhi Su, 1912 yılında Van’da doğdu. Çocukluğunun büyük bir bölümünü, evlatlık olarak yanlarına verildiği yoksul bir aile ve daha sonra da Adana Öksüzler Yurdu’nda (Darül Eytam) geçirdi. Bir ara İstanbul’da askeri okullarda okudu, ancak müzik sevgisi onu yeni arayışlara itti. 1942’de Ankara Devlet Konservatuvarını’nın Şan bölümünü bitiren Ruhi Su Türk Opera Sanatı’na önemli katkılarda bulundu. Ankara Radyosu’nda on beş günde bir yayınlanan türkü programları (Basbariton Ruhi Su Türküler Söylüyor) düzenledi.
Ruhi Su, sosyalist dünya görüşü nedeniyle 1952-1957 yılları arasında 1951 TKP tevkifatı dolayısı ile hapis yattı. 1960 döneminde ‘Basbariton Ruhi Su Türküler Söylüyor’ anonsuyla sunulan bir radyo programı yaptı. Bu programlardan birinde söylediği “Serdari Halimiz Böyle N’olacak? Kısa çöp uzundan hakkın alacak” türküsü nedeniyle halkı sınıflara ayırmak yoluyla komünizm propagandası yapmaktan radyodaki işine son verildi.
1975’te Dostlar Korosu’nu kurdu. Geçirdiği rahatsızlık için tutuklu zamanlarında gerekli tedaviye siyasi engellemeler yüzünden izin verilmedi. 20 Eylül 1985’te hayatını kaybetti.
PİRHA-Çoksesli halk müziğinin öncülerinden, komünist ozan, opera sanatçısı Ruhi Su aramızdan ayrılışının 36. yılında Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı.
Ruhi Su yaşamını yitirmesinin 36. yılında Zincirlikuyu’daki anıt mezarı başında anıldı.
Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği tarafından öğle saatlerinde anıt mezar başında düzenlenen anmaya Ruhi Su Dostlar Korosu, Sanat Meclisi, Grup Yorum ve bir çok sanatçı, aydın katıldı.
Ruhi Su Dostlar Korsu’nun üyeleri, “Ruhi Su mücadele etmeyi öğretti. Aydınlanma mücadelesinin ön saflarındaydı. Çünkü Ruhi Su bir komünistti” vurgusunda bulundular.
Anmada şiirler okunurken, ayrıca yapılan konuşmalarda Ruhi Su’yun mücadelesine sanatına ilişkin mesajlar verildi.
Anma, Ruhi Su türküleriyle bitirildi.
RUHİ SU KİMDİR?
Mehmet Ruhi Su, 1912 yılında Van’da doğdu. Çocukluğunun büyük bir bölümünü, evlatlık olarak yanlarına verildiği yoksul bir aile ve daha sonra da Adana Öksüzler Yurdu’nda (Darül Eytam) geçirdi. Bir ara İstanbul’da askeri okullarda okudu, ancak müzik sevgisi onu yeni arayışlara itti. 1942’de Ankara Devlet Konservatuvarını’nın Şan bölümünü bitiren Ruhi Su Türk Opera Sanatı’na önemli katkılarda bulundu. Ankara Radyosu’nda on beş günde bir yayınlanan türkü programları (Basbariton Ruhi Su Türküler Söylüyor) düzenledi.
Ruhi Su, sosyalist dünya görüşü nedeniyle 1952-1957 yılları arasında 1951 TKP tevkifatı dolayısı ile hapis yattı. 1960 döneminde ‘Basbariton Ruhi Su Türküler Söylüyor’ anonsuyla sunulan bir radyo programı yaptı. Bu programlardan birinde söylediği “Serdari Halimiz Böyle N’olacak? Kısa çöp uzundan hakkın alacak” türküsü nedeniyle halkı sınıflara ayırmak yoluyla komünizm propagandası yapmaktan radyodaki işine son verildi.
1975’te Dostlar Korosu’nu kurdu. Geçirdiği rahatsızlık için tutuklu zamanlarında gerekli tedaviye siyasi engellemeler yüzünden izin verilmedi. 20 Eylül 1985’te hayatını kaybetti.
PİRHA- Ruhi Su ölümünün 35. Yılında dün mezarı başında anıldı.
Çoksesli halk müziğinin öncülerinden, opera sanatçısı Ruhi Su aramızdan ayrılışının 35. yılında Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı.
Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen anmaya Ruhi Su Dostlar Korosu, Orhan Aydın, Mehmet Esatoğlu, Haluk Tolga İlhan, Cem Erdost İleri ve Grup Yorum da katıldı.
Ruhi Su’nun eşi Sıdıka Su ve aynı mezarlıkta yatan Dostlar Korosu üyesi Sümeyra Çakır’da anıldı.
“RUHİ SU BANA GÖRE BİR ANSİKLOPEDİDİR”
Ruhi Su Dostlar Korosu üyesi Yunus Sezer anmanın başında şunları söyledi:
“Ben Yunus Sezer 22 yaşında bir gencim. Ruhi Su bana göre bir ansiklopedidir. Sayfalarında bu toprakların türküsünü, yaşamını, zorluklarını ve en önemlisi umudunu anlatır tüm insanlığa. Ben 17 yaşımda keşfettim; saza bile başını eğmeden, göğsünü gere gere türkü söyleyen gürbüz sesin sahibini, sonra hayatını okumadan türkülerini dinledim. Dinlediğim türküler bu toprakların yüzyıllardır süregelen mücadelesini anlattı bana, bu süreç zalimin zulmüne başkaldıran insanların sözleriydi. Köroğlu’nun, Pir Sultan’ın, Dadaloğlu’nu toprağıydı ne de olsa bu topraklar zalimin zulmüne karşı acılarını ve kederlerini saza vuran ozanların topraklarıydı.”
Anmaya katılan Ruhi Su Dostlar Korosu üyeleri ve sevenleri kendisinin hem müziğe hem de bu ülkeye çok güzel şeyler kazandırdığını belirtti.
Anmaya katılan müzisyen, Haluk Tolga İlhan, Cem Erdost İleri, Ruhi Su’dan, Grup Yorum ise kendi şarkılarını seslendirdi.
Ruhi Su’nun oğlu Ilgın Su da, “35 senede neler değişti diye sorarsanız, babamın doğumundan bu yana bu coğrafyada pek bir şey değişmedi, buna da karşı çıkan kimse yok anladığım kadarıyla” dedi.
PİRHA – Tiyatrocu Selim Kalıç, “Mahsus Mahalde Bir Ezgili Yürek” adlı oyunu ile halk ozanı Ruhi Su’nun yaşamına odaklanıyor.
Haberin videosu
Ankara Emek Tiyatrosu ve Gençoyuncular Sahnesi kurucusu Selim Kalıç, “Mahsus Mahalde Bir Ezgili Yürek” oyununu Müzisyen Barış Kocaoğlu ile birlikte Ankaralı sanatseverlerin beğenisine sunuyor.
Halk Ozanı Ruhi Su’nun yaşamından kesitlerin anlatıldığı oyun iki kişilik bir kadro ile sahneleniyor.
CEZAEVİ KOŞULLARINDA PASPAS SAPINDAN BAĞLAMA
Yönetmen Selim Kalıç, “Biraz anlatıcı biraz da oyunculuk tadında performans sergiliyorum” dediği tiyatro çalışmasına dair şu bilgileri paylaştı:
“Ama düz biz anlatıcılık yapmıyoruz. Ruhi Su’nun süreç içerisindeki dramatik süreçlerini küçük küçük göstermeye çalışıyoruz. Küçük oyunlar kuruyoruz. Özellikle Ruhi Su’nun ölümüne kadar olan süreci alıyoruz. Hayatında önemli yer tutan metaforları kullanıyoruz. Örneğin Ankara radyosu önemli bir metafor. Opera keza öyle ki operada da zaten gözaltına alınıyor.
Ruhi Su’nun cezaevinde bağlamasını vermemişler ama o cezaevinde türküsünü söylüyor, korosunu da kuruyor. Bulduğu her fırsatta koro kurmuş. İnsanlarla birlikte türkü söyleyip sanat yapmayı kendisine ilke edinmiş. Cezaevinde bile koro kurmuş. Ama cezaevinde bağlama yok. Eski paspaslardan kalın bir tahta ile bağlama yapmış ve bir şekilde işini görmüş. Cezaevinden çıkarken de arkadaşları ‘bağlamanı da götür Ruhi’ demişler. Ruhi Su ise ‘Başkaları gelir, onun da bağlamasını vermezler. Siz çalmaya devam edin’ demiş. Paspastan bir bağlama önemli bir metafor. Ruhi Su Etimesgut’ta cezaevinden çıktıktan sonra 1952 yılında tarlanın ortasında o zaman şeker fabrikaları belki yeni kuruluyor. Arkadaşları Ruhi Su’ya kerpiçten, elektriği, suyu olmayan koca tarlanın ortasında bir işçi evi ayarlamışlar. Etimesgut’a her gün karakola imza vermeye 2 saatte gidiyorlar. Oturduğu o evde gazlı aydınlatma lambasıyla aydınlanıp ısınıyorlar. Daha sonraki süreçte özellikle kırmızı renkli lambalar biriktiriyorlar. O metaforumuz var. Bir tarafıyla da o dönemin bütün aydın, sanatçı, yazarları ile zaten iç içeler. Hep beraberler ve toplanıp cezaevine atılmışlar. Dolayısıyla sürekli birbirleriyle görüş alışverişinde bulundukları Çarşamba toplantıları var. O tür metaforları aldık. Yine Ruhi Su’nun cezaevi süreci var. O dönemleri de oyunumuzda anlatıyoruz.
Oyunlarını hazırlarken belgesel türünden kaçtıklarını anlatan Selim Kalıç, “Belgeselin sorumluluğu daha farklı. Biz kendi oyunculuk ve müzik gücümüzü birleştirip Ruhi Su’nun nasıl Ruhi Su olduğunu, bugün için ne anlam ifade etmesi gerektiğini” anlatmaya çalıştık diyerek 11 Kasım’da Ankara’da Eski Yeni adlı mekanda sahneleyecekleri oyuna dair şunları paylaştı:
“Özellikle cumhuriyetin geçirdiği bugünkü sürece baktığımızda öncelikle kendi yetiştirdiği ‘altın nesil’ diyebileceğimiz aydın ve sanatçılarını nasıl feda ettiğini anlatıyoruz.
Oyunumuzu ayrıca 23 Kasım’da Çay Yolu’nda çocuklarla çalışan bir vakıf yararına ücretsiz sahneleyeceğiz. 12 Aralık’ta da Yılmaz Güney sahnesinde oynayacağız.
Ruhi Su 10 yaşında öksüzler yurdunda oyun oynamanın varlığını öğreniyor. Arkadaşlarına baka kalıyor ve içi içine sığmıyor. Dolayısı ile biz o ana atfen ‘Yağ satarım, bal satarım, zambak zumbak dön arkana iyi bak’ diyoruz. Burada mesaj olarak bugünü ve gelecek yaşamınızı anlamak istiyorsanız ‘zambak zumbak dön arkana iyi bak’ diyoruz. Çünkü arkada Ruhi Su, Vedat Türkali, Sabahattin Ali var. Onlar neler yaşamış, kendilerini nasıl var etmişler bunları anlatıyoruz. Onlarınki aslında karanlık ve aydınlık mücadelesidir. Bugün de bizi sıkıştırdıkları yer tam da burası. Evet yeni bir karanlığa doğru itiliyoruz. Bir bir ışık alan yerlerimiz kapatılıyor. Ve Ruhi Su, Etimesgut’taki o evinde hisli ve puslu havalarda gaz lambasını nasıl yaktı, bunu göstermeye çalışıyoruz.”
PİRHA-Ruhi Su, ölümünün 34. yılında Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde şarkılarla anıldı.
Usta sanatçı Ruhi Su, 34. ölüm yıl dönümünde Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği tarafından Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde konserle anıldı.
Şef Refik Köksal yönetimindeki Ruhi Su Dostlar Korosu’nun sahneye çıktığı etkinlikte, Erdal Erzincan, Mercan Erzincan ve Cem Erdost İleri de performans sergiledi.
Anma programına Ruhi Su’nun oğlu Ilgın Ruhi Su, Berkin Elvan’ın ailesi, ses sanatçısı Nevzat Karakış, tiyatrocu Hamit Demir, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin ve belediye yöneticileri, Ruhi Su Sanat Derneği Yönetim Kurulu, DİSK Korosu temsilcileri ve Aziz Nesin Vakfı temsilcileri de katıldı.
PİRHA – Büyük ozan Ruhi Su, ölümünün 34’üncü yılında sevenleri tarafından mezarı başında anıldı.
20 Eylül 1985’te aramızdan ayrılan halk müziğinin ve Devlet Operası’nın en önemli sanatçılarından büyük ozan Ruhi Su ölümünün 34. yılında anıldı.
Zincirlikuyu Mezarlığı’nda gerçekleştirilen anmaya, Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği, Ruhi Su Korosu, Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği ile sanatçının dostları ve öğrencileri katıldı.
Saygı duruşunun ardından, dostları ve öğrencilerinin sanatçının mezarına karanfil bıraktığı anmada, Ruhi Su’nun türküleri ve şiirleri seslendirildi.
Ruhi SuKültür ve Sanat Derneği’nden Aras Akanaras, “Yaşamı boyunca halkın belleğini tutmaya çalıştı. Derin vicdanı ile onların türkülerini söyledi. Bir arada olmayı savundu. Hiçbir karşılık beklemedi. Toprağın suya duyduğu özlemle özlüyoruz öğretmenimizi” dedi.
“TÜRKÜLERİ SAMİMİYETLE SÖYLÜYORDU”
Ruhi Su Korosu üyesi Ayşegül Sağlam ise Ruhi Su’nun Türkiye tarihinin önemli aydınlarından biri olduğunu belirterek, “Daha önce duyduğum gibi değildi onun türküleri, bambaşkaydı. Kendine has bir yorumla, kendine has bir samimiyetle söylüyordu türkülerini. Dinleyeni hipnotize ediyordu sanki. Anadolu kültürüne gösterdiği hürmet ve şefkat; bir evladın ihtiyar anasına gösterdiğinden farksızdı. Onun kadar yürektendi.”
Ruhi Su’nun “Müzikte devrim ancak çok seslilikle olur” sözünü hatırlatan Sağlam, “Ruhi Su’nun bambaşka bir yerde olmasını sağlayan tek şey vardır, umut” dedi. Sağlam, en büyük gurur kaynağının Ruhi Su Dostlar Korosu’nda korist (sanatçı) olmak olduğunu söyleyerek sözlerini tamamladı.
Ruhi Su’nun kurduğu Dostlar Korosu’nun ilk koristleri de anmaya katılanlar arasındaydı. Su’nun öğrencisi olmaktan gurur duyduklarını ifade eden koristler, öğretmenlerinin yalnızca fiziksel olarak aralarından ayrıldığını ve kendilerine emanet ettiği müzikle onun yaşadığını ve sonsuza dek yaşatacaklarını belirttiler. Anma, katılanların Ruhi Su ezgilerini seslendirmesiyle sona erdi.
Şişli Belediyesi, sadece türküleriyle değil aydın kimlikleriyle de kalplere köprü kurmuş iki halk ozanını, Ruhi Su ve Neşet Ertaş’ı özel etkinliklerle anıyor.
Sanata ve sanatçıya verdiği önemle dikkat çeken Şişli Belediyesi, Türk müziğinin değerlerini yaşatmaya devam ediyor. Eserleriyle gönüllere taht kurmuş iki büyük ustadan Ruhi Su bugün, Neşet Ertaş ise 25 Eylül Salı günü gerçekleştirilecek etkinliklerle Şişli Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde anılacak.
RUHİ SU ANISINA ÖZEL GECE
Anadolu’nun sesi olarak nitelendirilen halk ozanı Ruhi Su, ölümünün 33. yılında özel bir geceyle anılacak. Adını hayat arkadaşı Sıdıka Su için bestelediği 3 kıtalık nihavent türküsü Mahsus Mahal’dan alan gecede, sanat yönetmenliğini Emin İgüs’ün üstlendiği bir konser verilecek. Akordeon ustası Muammer Ketencioğlu, ses sanatçısı Tuncer Tercan ve Ruhi Su Dostlar Korosu’nun sahne alacağı konser, sanatçı Orhan Aydın’ın sunumuyla 22 Eylül Cumartesi 20.00’de Şişli Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.
ÖMRÜ BOYUNCA SAZI İLE İNSANLIĞA HİZMET
Ömrü boyunca elinde sazıyla insanlığa hizmet yolunda ışık olmayı sürdürmüş halk ozanı Neşet Ertaş da ölümünün 6. yılında özel bir programla anılacak. Sunumunu Başak İkiz’in üstlendiği anma programında Ertaş’ın hayatından kesitler aktarılırken Türk halk müziği sanatçıları Nida Ateş, Ender Balkır ve Ayfer Vardar da sahne alacak. Etkinlik 25 Eylül Salı 20.30’da Şişli Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. (HABER MERKEZİ)