Etiket: sabri kaya

  • Dersimli yurttaşlar: 2026 Newrozu barışa vesile olsun!- VİDEO

    Dersimli yurttaşlar: 2026 Newrozu barışa vesile olsun!- VİDEO

    PİRHA- Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda Newrozu karşılayan yurttaşlar, Kürt halkının Newroz halkı olduğunu vurgulayarak, ‘Özgürlük ve Demokrasi’ şiyarıyla kutladıkları 2026 Newrozu’nun barışa vesile olmasını temenni ettiklerini söylediler.

    Newroz Bayramı birçok merkezde kutlanıyor. ‘Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’ şiyarıyla gerçekleştirilen 2026 Newrozu’nun kutlandığı merkezlerden biri de Dersim Seyit Rıza Meydanı oldu. 7’den 70’e coşkulu ve yoğun katılımın olduğu Dersim Newrozu’nda yurttaşlar, eşitlik, demokrasi ve özgürlük taleplerini ifade ettiler.

    Başta Kürt halkı olmak üzere tüm Ortadoğu ve Dünya halklarının Newrozu’nu kutlayan yurttaşlar, talep ve temennilerini PİRHA’ya anlattılar.

    “2026 NEWROZU ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİYE VESİLE OLSUN”

    Zeynep Züleyha Bakan: Newroz yeni bir başlangıç, yeni bir gün ve başarıdır bizim için. Biz Newrozu direniş olarak öğrendik ve tanıdık. Umut ediyoruz ki 2026 Newrozu ile beraber özgürlüğe ve demokrasiye ulaşalım.

    Görkem Özdal: 2026 Newrozu’nun tüm halklara ve Dersim halkına özgürlük getirmesini istiyoruz. Dünyada ve Ortadoğu’da adaletsizliğe karşı, emperyalizme karşı direnen tüm halkların mücadelelerini destekliyoruz. Newroz, Demirci Kawa’nın Dehaqlara karşı geliştirdiği bir direniştir. Bizler de Dersim halkı olarak, Newroz alanlarından Lübnan’da, Rojava’da, İran’da ve tüm Ortadoğu ve Dünya’da direnen bütün halkların yanında olduğumuzu söylüyoruz. Newroz ateşi direniştir. Bundan dolayıdır ki biz 7’den 70’e tüm Dersim halkı olarak Newroz ateşini bir kez daha yakıyoruz ve herkesin Newroz bayramını kutluyoruz.

    Gülistan Yıldız: Herkesin Newrozu’nu kutluyorum. Tüm insanlığın, dünyanın bu yeni günü kutluyorum. Bugün 17 Mart ve Dersim’ de Newroz ateşini yaktık. Biz istiyoruz ki kimse öldürülmesin, adaletsizlik olmasın. Suriye, İran ve Lübnan’da savaş var. Artık bu savaşlar olmasın, savaşlar dursun. Newroz, eşitliktir, özgürlüktür, adalettir. Herkes el ele versin, halaylarını tutsun ve bu temelde Newrozu kutlayarak barış içinde yaşasınlar.

    Ruken Acer: Bugün Dersim Newrozu’nda alanlardayız. 2026 Newrozu’nda renklerimizle, heyecanımızla ve coşkumuzla alanlardayız. Bu Newroz’un barış ve eşitliğe neden olmasını diliyoruz. Herkesin Newrozu kutlu olsun.

    Filiz Yıldırım: 2026 Newrozu kutlu olsun. Beraberinde barış ve özgürlük getirsin. Newroz bayramının bizim için anlamı çok büyük. Öyle ki her zaman bize yol gösteriyor. Hepiniz Newrozun direnişi ve güzelliğiyle kalın.

    Sabri Kaya: Bu senede Newroz geldi ve biz alanlardayız. Newrozun gelişiyle çok heyecanlıyız. Kürt halkı her alanda ve meydanda 2026 Newrozu’nu kutluyor. Bundan dolayı çok mutluyuz. Kürt halkı eşitlik ve özgürlük istiyor. Bu talep etrafında toplanmış ve bir olmuş vaziyette. Biz istiyoruz ki her yıl bu birlik ve beraberlik atmosferinde geçsin. Temenni ediyoruz ki Kürt halkının geleceği güzel olacak. Yaşasın Newroz, yaşasın özgürlük.

    DERSİM/PİRHA

     

  • Ağır hasta tutuklu tahliye edildiği gün yaşamını yitirdi; İHD: Sorumlusu devlettir

    Ağır hasta tutuklu tahliye edildiği gün yaşamını yitirdi; İHD: Sorumlusu devlettir

    PİRHA-Osmaniye 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevinde geçirdiği bağırsak kanaması sonucu sık sık hastane ve cezaevi arasında mekik dokuyan ağır hasta tutuklu Sabri Kaya hakkında tahliye kararı verildiği gün getirildiği Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinde yaşamını yitirdi. İHD Ankara Şube Hasta Mahpuslar İnisiyatifi, “Kaya’nın ölümünden sorumlu devlettir” dedi. 

    Osmaniye 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde hükümlü bulunan hasta mahpus Sabri Kaya dün kaldırıldığı Balcalı hastanesinde yaşamını yitirdi.

    “YETKİLİLER ZAMANINDA HASTANEYE YATIŞI SAĞLAMAMIŞLARDIR”

    Sabri Kaya ile ilgili daha önce de sağlık durumu ve yaşanan süreçlerle ilgili kamuoyunu bilgilendiren İHD Ankara Şube Hasta Mahpuslar İnisiyatifi, Sabri Kaya’nın, 2013 yılında cezaevindeyken ağır kalp rahatsızlığı nedeniyle 2 defa açık kalp ameliyatı geçirmesiyle başlayan süreci değerlendirerek, şunlar ifade etti:

    “Bu süre içerisinde Adalet Bakanlığı’na, Sağlık Bakanlığı’na, Cezaevi Genel Müdürlüğü’ne, Osmaniye Cezaevi Savcılığı’na, Cezaevi idaresine, Kamu denetçiliğine ve Anayasa Mahkemesi’ne; İnsan Hakları Derneği, ailesi ve avukatları tarafından acil kodlu başvurular yapılmış, hasta mahpusun tam teşekküllü bir hastanede yatışının yapılarak tedavi edilmesi talep edilmiştir. Ancak; ailenin ve avukatlarının tüm çabalarına rağmen hasta mahpusun durumu ağırlaştığı halde 2 ay boyunca COVİD-19 bahanesi ile hastaneye yatışı ilk başlarda yapılmamış, Osmaniye Devlet Hastanesi sağlık kurulu toplanmamıştır.

    Anayasa Mahkemesi; İnfaz durdurma ve hastanede tedavi edilmesine ilişkin tedbir talebini; rutin işlemlerin yapıldığını, cezaevi kapısında ambulans olduğu bu nedenle tedbir talebine gerek olmadığına karar vermiştir. Savcılık, cezaevi idaresi, hastane yetkilileri bürokrasi diliyle sadece işlemler yapılıyor denilerek hasta mahpusun gerektiği zamanda hastaneye yatışını sağlamamışlardır. Son 1 hafta içerisinde hasta mahpus Sabri Kaya, cezaevinde mide kanaması geçirmiş olup, Osmaniye Devlet Hastanesi’ne kaldırılmıştır. Osmaniye Devlet Hastanesi artık yaşamsal fonksiyonlarını kaybetmiş hasta mahpusa “Cezaevinde kalamaz” raporu vererek hasta mahpusun, 20.05.2020 tarihinde Adana Balcalı hastanesine sevkini yapmış, Adana Balcalı hastanesi 21.05.2020 günü yaptığı tetkik ve tahlillerde hastanın yaşama şansının olmadığını belirtmiştir. Balcalı Hastanesinin, aileye bu açıklamayı yaptığı saatlerde Osmaniye Cezaevi Savcılığınca hasta mahpusun infazının ertelenmesine ve tahliyesine karar verilmiştir. Tahliye kararından 5-6 saat sonra ise Hasta Mahpusun yaşamını yitirdiği belirtilmiştir.”

    “BEKLENEN BU SONUN OLUŞMASINDA BİZZAT DEVLETİN YETKİLİ KURUMLARI SORUMLUDUR”

    “Öncelikle belirtmek isteriz ki; hasta mahpusun artık yaşama şansının olmadığının Balcalı hastanesince açıklandıktan sonra Osmaniye Savcılığınca infaz durdurma ve tahliye kararı verilmesinin hiçbir hukuki, vicdani yönü bulunmamaktadır. Beklenen bu sonun oluşması bizzat devletin yetkili kurumlarının tavır ve uygulamalarından kaynaklanmıştır” denilen açıklamada, ilgili yetkili kurum ve kişileri sorumluluktan hukuken ve vicdanen kurtulmasını sağlayamayacağı belirtilerek, yaşamını yitiren hasta mahpus Sabri Kaya’nın ailesine ve sevenlerine başsağlığı dilendi.

    PİRHA/ANKARA

  • Kronik kalp hastası Sabri Kaya serbest bırakılsın- VİDEO

    Kronik kalp hastası Sabri Kaya serbest bırakılsın- VİDEO

    PİRHA- İHD İstanbul Hapishane Komisyonu 327’nci “F Oturumu”nda, düzenli tedavi görmediği için sağlık durumu kötüye giden kronik kalp hastası Sabri Kaya’nın serbest bırakılması istendi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenledikleri “F Oturumu”nun 327’nci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.

    “Sabri Kaya serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” ve “Tedavi haktır engellenemez” pankartlarının açıldığı eylemde sık sık, “Çıplak arama işkencesine son” ve “OHAL işkencesine son” sloganları atıldı.

    “ÖLÜMLERE DAVETİYE ÇIKARTILIYOR”

    Kronik kalp hastası Sabri Kaya’nın hastalığına dikkat çekilen eylemde basın açıklamasını İHD üyesi Taylan Bekin yaptı. OHAL koşullarında tutuklamaların artması ile tutukluların yaşam koşullarının çekilmez bir hal aldığını belirten Bekin, “Ağır hasta mahpusların tedavi edilmemesi bir yana zorunlu ilaçlarına ulaşmaları dahi engellenmektedir. Ambulans yerine ring aracı ile hastaneye götürülme, kelepçeli muayenenin dayatılması, çıplak arama ve düzenli tedavilerin yapılmaması mahpusların sağlık durumlarını daha da ağırlaştırmakta ve giderek ölümlerine davetiye çıkarmaktadır” dedi.

    KALP FONKSİYONU YÜZDE 25 ÇALIŞIYOR

    Kronik kalp hastası ve kalp fonksiyonu yüzde 25 çalışan Sabri Kaya’nın durumuna ilişkin bilgileri paylaşan Bekin, sözlerine şöyle devam etti: “Adana Ceyhan’da ikamet etmekteyken 2010 yılında gözaltına alınıp tutuklanan Kaya 3 yıl Adana Kürkçüler Hapishanesinde kaldı. Yargılandığı dosyadan müebbet hapis cezası aldı ve Yargıtay tarafından da hükmü onaylandı. 8 yıldır hapishanede tutulmakta olan Kaya bu zaman içerisinde Kırıkkale F Tipi Hapishanesi’nde 6 ay, Sincan F Tipi Hapishanesi’nde 3 yıl, 2 yıl da Karabük F tipi Hapishanesinde kaldıktan sonra halen sevk edildiği Osmaniye 2 No’lu F Tipi Hapishanesinde tutulmaktadır.”

    “HAPİSHANE KOŞULLARI RİSKİ ARTIRDI”

    55 yaşında olan Kaya’nın, gözaltına alınmadan önce kalp kapakçıklarında çürüme ve ritim bozukluğunun yaşadığına dikkat çeken Bekin, “Hapishaneye girdikten sonra durumu daha da ağırlaştı ve hastalığı ilerledi. Hapishanede 2 defa kalp kapakçığı ameliyatı oldu. Kalbindeki ritim bozukluğunun düzelmesi için kendisini ameliyat eden doktoru ‘kalp pili’ takılması gerektiğini söylemiştir. Üçüncü defa kalp ameliyatı olmanın riski ortadayken hapishane koşullarında kalması bu riski daha da artırmaktadır. Kaya, hastanede sürekli kontrol altında tutulması gerekiyor. Hastaneye kontrole ayda bir ring aracıyla götürülerek muayene ediliyor. Hâlbuki bu tür hastaların ambulansla götürülmesi gerekiyor. Sürekli ilaç kullanan Kaya, aldığı ilaçlardan dolayı şeker hastası olmuş, ‘insülin’ kullanmaktadır” şeklinde konuştu.

    “ATK TAHLİYE TALEBİNİ REDDETTİ”

    Kaya’nın mide ülseri, gastrit, kemik erimesi ve ciddi unutkanlık rahatsızlıklarının da olduğunu aktaran Bekin, “2013 yılında yapılan ilk ameliyatından sonra 3 ay infazı ertelenmiş ancak 2 ay ailesinin yanında tedavisini devam ettirebilmiştir. Tekrar hapishaneye götürüldükten sonra, Sağlık Kurulu’ndan aldıkları ‘hastanede kalamaz’ raporu almasına rağmen, Adli Tıp Kurumu (ATK) 2016 yılında yapılan başvurudaki tahliye talebini reddetmiştir” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)