Etiket: saffet ayıcı

  • Eğitim Sen’li Saffet Ayıcı: MESEM’ler çocuk işçiliğini kurumsallaştırıyor

    Eğitim Sen’li Saffet Ayıcı: MESEM’ler çocuk işçiliğini kurumsallaştırıyor

    PİRHA- Eğitim Sen Mersin Şube Mali Sekreteri Saffet Ayıcı, MESEM uygulamalarıyla çocuk işçiliğinin kurumsallaştırıldığını ifade ederek, “Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim adı altında emek sömürüsüne ortak olmaktan vazgeçmelidir” dedi.

    Eğitim Sen Mersin Şube Mali Sekreteri Saffet Ayıcı, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü sebebiyle yazılı açıklama yaptı. Ayıcı, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasıyla çocuk işçiliğinin teşvik edildiğini, eğitimin piyasaya teslim edildiğini ve çocuk emeği üzerinden sermayeye kaynak aktarıldığını vurguladı.

    “EĞİTİM ADI ALTINDA EMEK SÖMÜRÜSÜ”

    MESEM uygulamasının nitelikli eğitime erişimi engellediğini ve çocuk işçiliği sorunu yarattığını söyleyen Ayıcı, “MESEM uygulaması, kağıt üzerinde mesleki beceriler kazandırmak ve gençleri iş hayatına hazırlamak gibi olumlu görülebilecek bir amaç taşıyormuş gibi sunulmaktadır. Ancak uygulamanın gerçek yüzü, çocukları küçük yaşta ucuz iş gücü haline getiren, onların eğitim hakkını ellerinden alan ve ağır koşullarda çalışmalarına neden olan bir sistemdir” diye konuştu.

    MESEM kapsamında çocukların organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere birçok özel sektöre ait işletmede ağır ve güvencesiz bir biçimde çalıştırıldığını dile getiren Ayıcı, tüm bunların iş cinayetlerine de sebep olduğunun altını çizdi.

    MEB’E ÇAĞRI: BU GİDİŞATA DUR DEYİN

    MESEM programının kaldırılmasını, çocukların eğitim ortamlarına geri döndürülmesini ve eğitimin çocukların gelişimsel ve pedagojik gereksinimlerine göre şekillendirilmesini talep eden Ayıcı, şu ifadeleri kullandı:

    “Her çocuğun örgün ve nitelikli eğitime erişmesi sağlanmalı, ailelere ekonomik destek programları ile çocuklarını çalıştırmak zorunda kalmalarının önüne geçilmeli. Mesleki eğitimin içeriği pedagojik ve insani temellere göre yeniden düzenlenmelidir. Eğitimin piyasaya teslim edilmesine karşı çıkıyoruz. Çocukların çalışma hayatında değil, güvenli ve kapsayıcı eğitim ortamlarında olması gerektiğini savunuyoruz. Tüm kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya, çocuklarımızın geleceğini korumak için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Proje okulları atamalarına tepki: MEB eğitimin içini boşaltıyor- VİDEO

    Proje okulları atamalarına tepki: MEB eğitimin içini boşaltıyor- VİDEO

    PİRHA- Eğitim Sen Mersin Şube Yöneticisi Saffet Ayıcı, MEB’in uygulamaya koyduğu proje okulları modelini eleştirerek, “Bakanlık sadece liyakatsiz atama yapmıyor, insanların ekmeğine müdahale ediyor. Bu böyle devam ederse eğitimin içi tamamen boşalacak” ifadelerini kullandı.

    Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı ‘Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumlarına Öğretmen Atama ve Yönetici Görevlendirme’ sonuçlarının açıklanmasının ardından tepkiler sürüyor. Kamuoyunda ‘proje okulları’ olarak adlandırılan birçok okulda görev yapan binlerce öğretmenin görev yeri ‘norm dışı kadro’ gerekçesiyle değiştirildi. Birçok eğitimcinin görev yapacağı okul belirsiz durumda.

    Atamalarda liyakat ilkesinin yok sayıldığı, görev sürelerinin keyfi olarak sınırlandığı ve okul içi idari yapıların merkeziyetçi yöntemlerle şekillendirildiği gerekçesiyle söz konusu uygulama eleştiriliyor. KESK’e bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Mersin Şube Yöneticisi Saffet Ayıcı da aynı eleştirilerde bulunarak, proje okullarının eğitimin niteliğini tehlikeye attığını belirtti.

    “ÖĞRETMENLER BELİRSİZLİK İÇİNDE”

    Saffet Ayıcı, uygulamanın hem öğretmenleri hem öğrencileri belirsizlik içinde bıraktığını ifade ederek, proje okullarındaki öğretmen görevlendirmelerinde liyakat ilkesinin tamamen dışlandığını vurguladı.

    Ayıcı, söz konusu atamalarda ölçülebilir kriterlerin bulunmadığını kaydederek şunları söyledi:

    “Sınavla öğrenci alan okullarda 8 yıl görev yapan öğretmenler görevden alındı. Yerlerine atanan öğretmenlerin liyakati, tecrübesi, puanı yok. Atamalar tarikat, cemaat ya da bazı vakıf ilişkileri üzerinden yapılıyor. Hatta bize gelen bir kulis bilgisine göre iktidara yakın sendikaların listeleri tarikatları aşamayıp geri planda kaldı.”

    ADİL ATAMA ÇAĞRISI

    “Ağustos’a, Eylül’e yaklaşıyoruz ama bu öğretmenlerin hangi okullarda görevlendirileceği belli değil. İnsanlar evini, ailesini, sağlığını planlayamıyor çünkü yarın hangi okulda çalışacaklarını bilmiyorlar. Milli Eğitim Bakanlığı sadece atama yapmıyor; insanların ekmeğine, sağlığına müdahale ediyor. Bu böyle devam ederse eğitimin içi tamamen boşalacak” uyarısında bulunan Ayıcı; adil, hukuki ve ölçülebilir bir atama süreci çağrısında bulundu.

    “HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATTIK”

    Eğitim Sen olarak üyelerinin hukuki hakları için mücadele ettiklerini ve bu kapsamda Danıştay’da yönetmeliğe karşı dava açtıklarını söyleyen Ayıcı, ayrıca bölge mahkemelerinde yeni davalar açmaya hazırlandıklarını duyurdu.

    Saffet Ayıcı son olarak, “Biz güvenceli iş, parasız kamusal ve anadilinde eğitimi her koşulda savunacağız. Bakanlığı bir kez daha uyarıyoruz: Eğitimden elinizi çekin” dedi.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Eğitim kurumlarından proje okullarına tepki: Hukuksuz bir uygulama- VİDEO

    Eğitim kurumlarından proje okullarına tepki: Hukuksuz bir uygulama- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de Veli-Der ve beraberinde birçok eğitim kurumu proje okullarındaki atamalara tepki göstererek, “Öğretmen ve yönetici atamalarının siyasal ve sendikal yakınlık zeminine indirgenen bu hukuksuz uygulamaya karşı hukuki süreci sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.

     Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) proje okullarda norm fazlası öğretmenlerin resen atamalarının durdurulmasına ilişkin Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası, Hürriyetçi Eğitim Sen, Tüm Emekliler Sendikası, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Eğitim İş Mersin şube ve temsilcilikleri Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.

    “SİYASAL BİR TASFİYE”

    Veli-Der Mersin Temsilcisi İlhan Topaloğlu, öğretmenlerin sendikal, siyasal ya da kişisel nedenlerle görevlerinden uzaklaştırıldığına dikkat çekerek, proje okullarında siyasal amaçlarla gerçekleştirilen tasfiyeye karşı çıktıklarını dile getirdi.

    Yapılan atamaların öğretmenlerin verimini düşüreceğini ve sınava hazırlanan öğrencileri olumsuz etkileyeceğini kaydeden Topaloğlu, “Tam da YKS sınavına hazırlanılan şu süreçte öğretmenin yer değişikliği öğretmenin motivasyonunu moralini yok edecektir.

    Buradan Milli Eğitim Bakanlığına sesleniyoruz. Okullarımız, keyfi atamalar yapılabilecek yerler olmamalıdır. Proje okul yönetmeliği baştan sona yanlışlarla dolu bir düzenlemedir. Çocuklarımızın hak ettikleri nitelikli eğitime ulaşmaları, okulların adının yanına nitelikli sözcüğü getirilerek olmaz. Bakanlığımız, objektif kriterlere dayalı olmayan bu keyfi atamaları bir an önce iptal etmeli ve şeffaf bir atama sistemiyle liyakat gözeterek yeniden yapmalıdır” dedi.

    Söz konusu uygulamayla liyakatin ortadan kaldırıldığını, öğretmen ve yönetici atamalarının siyasal ve sendikal yakınlık zeminine indirgendiğini vurgulayan Topaloğlu, şunları söyledi:

    “Bu uygulamalar, kamu yönetimi ilkelerine, hukuka ve kamu yararına açıkça aykırıdır. Öğretmen atamaları ve görev uzatma kriterleri liyakata dayalı şeffaf, denetlenebilir olmalı, mesleki deneyim, hizmet puanı gibi kriterler esas alınmalıdır. Veli- Der olarak bu adaletsizliğe karşı hukuki süreci sonuna kadar sürdüreceğimiz bilinmelidir.”

    MÜCADELE VURGUSU

    Açıklamadan sonra eğitim kurumları konuşmalar yaptı. İlk olarak Eğitim Sen adına konuşan Saffet Ayıcı, liyakatli öğretmenlerin norm dışına düşürülerek geleceklerinin belirsizliğe itildiğini söyledi.

    Eğitim İş Mersin Şube Başkanı Yakup Tekin, bu uygulamayla iktidarın yandaş sendikalara bağlı öğretmenleri nitelikli kadrolara yerleştirmek için yaptığı bir proje olduğunu ve karşı olduklarını belirtti.

    Hürriyetçi Eğitim Sen Şube Başkanı Talip Özdemir, “Hangi kriterlere göre atamaların yapıldığı meçhul.Kimsenin mağdur olmaması için atamalrın objektif yapılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

    Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Mersin Temsilcisi Nebil Birtek ise yaşanan sorunların karşısında örgütlü mücadele yürüteceklerinin altını çizdi.,

    PİRHA/ MERSİN

  • Okulda ‘Askıda simit’ uygulamasına tepki: ÇEDES, kast sistemine zemin hazırlıyor-VİDEO

    Okulda ‘Askıda simit’ uygulamasına tepki: ÇEDES, kast sistemine zemin hazırlıyor-VİDEO

    PİRHA- Mersin’deki bir okulda ÇEDES projesi kapsamında ‘Askıda simit’ uygulaması başlatıldı ve bu görüntüler sosyal medyada paylaşıldı. Söz konusu uygulamaya tepki gösteren Mersin Eğitim-Sen yöneticisi Saffet Ayıcı, öğrencilerin teşhir edilmesine tepki göstererek, bu uygulamanın okullarda ‘kast sistemi’ne zemin hazırlayacağına dikkat çekti.

    Mersin’in merkez Mezitli ilçesindeki Muhittin Develi İlkokulu’nda ‘Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum’ (ÇEDES) projesi kapsamında okul yönetimi tarafından yoksul öğrenciler için ‘Askıda simit’ uygulaması başlatıp, öğrencilerin fotoğraf ve görüntülerini sosyal medyada paylaştı.

    Eğitim-Sen Mersin Şube yöneticisi Saffet Ayıcı, konuya ilişkin PİRHA’ya konuşarak, bu uygulamanın bütünüyle sorunlu olduğunu dile getirdi.

    “DERİN YOKSULLUK DEĞİL DERİN YÜZSÜZLÜK”

    Mezitli Muhittin Develi İlkokulu’nda ‘Askıda simit’ adı altında ekonomik geliri iyi olan velilerin yoksul öğrencilere simit dağıtıp, öğrencilerin yüzlerini gizlemeden sosyal medyada paylaşılmasını eleştiren Saffet Ayıcı, “Görünürde yoksul öğrencilerin beslenmesine katkı sağlarmış gibi görünse de aslında burada yapılan, öğrencilerin derin yoksulluğunu teşhir etmektir. Boy boy fotoğrafları çekilerek öğrencilerin yüzleri gizlenmeden, öğrencilere simitler dağıtılırken kayıt altına alınması, sosyal medya hesaplarından paylaşılması derin yoksulluğu göstermekten çok derin bir yüzsüzlüğü ifade etmektedir” dedi.

    “ÇEDES ÖĞRENCİLERİMİZİ TEŞHİR NOKTASINA GELDİ”

    Bu uygulamanın temelinde ÇEDES projesinin olduğunu belirten Saffet Ayıcı, “ÇEDES sadece okullara din görevlilerinin atanması değil, bunun dışında ‘değerlerime saygılıyım’ gerekçesiyle başka uygulamaları da işin içine katmaya gayret eden bir proje. Süreç öyle bir hale getirildi ki ÇEDES okullara imam ve vaiz girmelerinin dışında öğrencilerimizi teşhir noktasına geldi. Sağlıklı beslenme kamunun öğrenciler için yapması gereken asıl göreviyken ÇEDES adı altında velilerin inisiyatifine bırakılması ve yoksul öğrencilerin teşhir edilmesi eğitimin geldiği içler acısı durumu gözler önüne sermektedir” sözlerini kullandı.

    “GEREKLİ YASAL İŞLEMLERİ BAŞLATACAĞIZ”

    Saffet Ayıcı, bu tür uygulamalarla kamu yetkililerinin kendi sorumluluğunu velilerin omzuna yıktığını dile getirerek, “Bu olay aslında toplumdaki kastlaşmanın da bir anlamda altını çiziyor. Zengin olan kişilerin okullarda simit, ayran, su dağıtmasının önünü açarak bir anlamda okulların kamu denetiminden çıkarılarak veli insiyatifiyle yönetilen yerler haline gelmesinin önü açılmış oluyor” diye konuştu.

    Ayıcı, Eğitim-Sen olarak hem çocukların fotoğraflarının kaldırılması hem de bu uygulamanın son bulması için gerekli idari ve hukuki işlemleri devreye sokacaklarını ifade etti.

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ MERSİN