Etiket: sağlık bakanı

  • Tanrıkulu, Türkçe bilmeyen Kürt yurttaşın hastanede hizmet alamamasını Meclis’e taşıdı

    Tanrıkulu, Türkçe bilmeyen Kürt yurttaşın hastanede hizmet alamamasını Meclis’e taşıdı

    PİRHA – Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Siirt devlet hastanesinde Türkçe bilmediği gerekçesiyle hizmet alamayan Fatma Sümeli’nin durumunu Meclis gündemine getirdi. Tanrıkulu, Sağlık Bakanı Sayın Kemal Memisoğlu’na “Fatma Sümeli’nin yaşadığı mağduriyete sebep olan kişi veya kişiler hakkında işlem yapılmış mıdır?” diye sordu.

    Kamuda Kürt dilinin kabul edilmemesi nedeniyle Kürt yurttaşların yaşadığı mağduriyetler sürüyor. Konuya örnek olacak son olay Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşandı.

    İşitme sorunu sebebiyle hastanenin kulak, burun, boğaz polikliniğine başvuran Fatma Sümeli, Türkçe bilmediği gerekçesiyle “Konuşmayı Alma Eşiği (SRT)” testi yapılmadı.

    “İNCELEME VE SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞ MIDIR?”

    Kamuoyunda büyük tepkiye sebep olan olay Meclis gündemine de taşındı. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, konuyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na soru önergesi sundu.

    Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Sağlık Bakanı Kemal Memisoğlu tarafından yanıtlanması talebiyle şu soruları yöneltti:

    “*Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Polikliniğinde yaşanan olay ile ilgili olarak inceleme ve soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatmış ise, güncel akıbeti nedir?

    *Fatma Sümeli’nin yaşadığı mağduriyete sebep olan kişi veya kişiler hakkında işlem yapılmış mıdır?

    *Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bu ve benzeri konularda şikayetler alınmış mıdır?

    *Sosyal Devlet anlayışıyla Anayasal hakkını kullanmak isteyen kişi veya kişileri haklarından mahrum bırakanlar hakkında caydırıcı cezalar verilecek midir?

    *Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlarda hangi dilleri bilen personeller çalışmaktadır?

    *Kamu hizmetlerinden faydalanabilmesi için farklı dilleri de bilen personel alımı yapılmakta mıdır?”

    (HABER MERKEZİ)

  • Onaylı Randevu Dönemi 13 Mayıs Pazartesi günü başlıyor

    Onaylı Randevu Dönemi 13 Mayıs Pazartesi günü başlıyor

    PİRHA- Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ‘Onaylı Randevu Sistemi’ ismi verilen yeni randevu sisteminin 13 Mayıs pazartesi günü başlayacağını açıkladı. Koca, “Ertesi gün randevusu olan her hastamız, akşam saat 20.00’ye kadar randevusuna onay verecek veya gelemeyeceğini bildirecek. Yeni dönemde ayrıcalıklı iki hasta grubumuz var, 65 yaş üstü hastalarla kanser hastaları” dedi. 

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bakanlıkta düzenlediği “Ulusal Sağlık Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı”nda açıklamalarda bulundu.

    Randevu krizine ilişkin veriler paylaşan Koca, “Geçen yıl 23 milyon kişi, aldığı randevulardan en az birine gelmedi. Nüfusun yaklaşık 4’te biri demek. Gelinmeyen toplam randevu sayısı 81 milyon. Üç-dört saat kala iptal edilen randevu sayısı ise 21 milyon. Bu gibi sebeplerle randevu kapasitesinin yüzde 30’u kullanılamadı” ifadelerini kullandı.

    “ONAYLI RANDEVU DÖNEMİ”

    MHRS’nin, telefon ve internet erişiminin olduğu her yerde yepyeni bir özellik kazandığını, modifiye edildiğini aktaran Koca, yeni randevu sistemini şöyle anlattı:

    “Ertesi gün randevusu olan her hastamız, akşam saat 20.00’ye kadar randevusuna onay verecek veya gelemeyeceğini bildirecek. Bu sisteme Onaylı Randevu Sistemi, MHRS’de başlatılan bu yeni döneme de Onaylı Randevu Dönemi diyoruz. Uygulama pazartesi günü başlıyor. Onaylı Randevu Dönemi hayırlı olsun.”

    “65 YAŞ ÜSTÜ VE KANSER HASTALARI AYRICALIKLI”

    “Yeni dönemde ayrıcalıklı iki hasta grubumuz var, 65 yaş üstü hastalarla kanser hastaları” diyen Koca, şunları kaydetti:

    “Bu gruptaki hastalar, onay işlemlerinden istisnadır. Onaylı Randevu Sistemi, hastanelerimize, hekimlerimize zamanı verimli kullanma imkanı sağlayacak. Hasta, gelemeyeceği randevuyu iptal edecek. Böylece, randevu sadakatsizliği sebebiyle, şu an boş kalan kapasitemizi hizmet bekleyen hastalar için kullanabileceğiz. Boş kalan her bir randevuda, sistemden randevu alamayıp, talep bırakmış hastalarımıza ulaşacağız. Öncelik, talep bırakan hastalarda olacak.”

    Onaylı Randevu Sistemi sayesinde, birçok branşta hastanın talebine 24 saat içinde cevap verebileceği belirten Koca, “Bu yeni sistemden, beklenen sonucu alacağımıza inanıyoruz. Taleplerin etkin şekilde karşılanabilmesi içinse Randevu Koordinasyon Merkezini devreye alıyoruz. Bu merkezin faaliyetlerini şahsen takip edeceğim” diye konuştu.

    ÜCRETSİZ HPV AŞISI

    “Ücretsiz HPV aşısı ne zaman uygulanmaya konulacak?” şeklindeki bir soruya ise Bakan Koca, “HPV aşısını biz yerlileştirmek istiyoruz. Bu ayrı yürüyen bir süreç. Tarih versem ilgili firma ile muhatap olurum. Karşımızda 3 firma var” cevabını verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sağlık Bakanı’ndan ‘Eris’ varyantı açıklaması: Hasta sayısı artıyor

    Sağlık Bakanı’ndan ‘Eris’ varyantı açıklaması: Hasta sayısı artıyor

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Eris” varyantına yakalananların sayısında artış olduğunu belirterek, “Hastaneye yatış oranları oldukça düşük yeni bir tedbir gerekmiyor” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Eris” varyantına da gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Koca, “Eris varyantının virülansı, yani hasta etme gücü daha düşük fakat bulaşıcılığı daha fazla. Bu dönemde hasta sayısının arttığını söyleyebiliriz. Fakat hastaneye yatış oranları oldukça düşük. Ağır hastalık yapmıyor. Daha hafif seyrediyor” dedi.

    Bakan Koca, yeni varyanta ilişkin bir tedbirin gerekmediğini ifade etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Enkazdan çıkarılıp hastaneye götürülen Mahmut Gözükara’nın akıbeti meclis gündeminde

    Enkazdan çıkarılıp hastaneye götürülen Mahmut Gözükara’nın akıbeti meclis gündeminde

    PİRHA- Maraş’ın Dulkadiroğlu ilçesinin Öksüzlü Köyü’nde depremin ardından enkazdan çıkarılarak Maraş Necip Fazıl Hastanesi’ne ambulansla götürülen Mahmut Gözükara’dan haber alınamıyor. HDP Milletvekili Zeynel Özen Gözükara’nın akıbetini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a  ve Sağlık Bakanı Koca’ya sordu. 

    10 ili etkileyen Maraş merkezli depremlerin ardından Dulkadiroğlu ilçesinin Öksüzlü Köyü’nde enkazdan çıkarılarak Maraş Necip Fazıl Hastanesi’ne ambulansla götürülen Mahmut Gözükara’dan haber alınamıyor. Hastaneye götürülürken bilinci açık olan 88 yaşındaki Gözükara, yakınları tarafından hala aranıyor.

    İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Mahmut Gözükara’nın kaybolmasını meclise taşıdı. Özen, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    Milletvekili Özen soru önergesinin gerekçesinde şunları kaydetti:

    “6 Şubat tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yıkılan binlerce binada, on binlerce yurttaşımız enkaz altında kalarak yaşamını yitirdi, on binlercesi yaralandı. Bu süreçte enkaz altından çıkarılan birçok yurttaşa ulaşılamamaktadır. Kahramanmaraş Dulkadiroğlu ilçesinin Öksüzlü köyünde köyün muhtarı Hasan Gözükara’nın 88 yaşındaki babası Mahmut Gözükara bilinci açık bir şekilde enkazdan sağ olarak çıkartılıp, Kahramanmaraş Necip Fazıl Hastanesi’nde tedavi olmak üzere bir ambülansla gönderilmesinin akabinde kendisinden haber alınamamıştır.
    Sağlık Bakanlığı’nın herhangi bir sisteminde kayıtlarda bulunmayan 88 yaşındaki Mahmut Gözükara’nın yakınları, birçok şehirdeki hastaneleri gezerek kendi imkanlarıyla aramaya devam etmektedir. Sağlık Bakanlığı’na ait bir ambulansla hastaneye taşınan Mahmut Gözükara’dan herhangi bir haber alınmaması yakınlarını endişelendirmektedir.

    Bu bağlamda, Zeynel Özen, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yazılı olarak yanıtlaması için şu soruları yöneltti.

    1-Deprem sonrası enkaz altında çıkarılıp hastaneye götürmek amacıyla ambulansa bindirilen Mahmut Gözükara 16 gündür nerede ve ne durumda olduğunun bilinmediğinden haberdar mısınız?

    2-Sağlık Bakanlığı’na ait bir ambulansa bindirilen Mahmut Gözükara neden Sağlık Bakanlığı kayıtlarında yer almamaktadır? 

    3-Enkaz altında sağ çıkarıldıktan sonra çeşitli hastanelere sevk edilen ve aile yakınlarının ulaşamadığı depremzede sayısı kaçtır? 

    4-Farklı illerde hastanelere sevk edilen ama ailesine ulaşmayan çocuk ve yetişkin depremzedelere yönelik ne tür çalışmalar yapmaktasınız?

    5-6 Şubat depremleri sonrası depremden en çok etkilenen 10 ilde kaybolan toplam kişi sayısı kaçtır?

    Milletvekili Zeynel Özen, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya da şu soruları yöneltti:

    1-6 Şubat Depremlerinde Kahramanmaraş Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Öksüzlü köyünde enkaz altında çıkarılıp hastaneye götürmek amacıyla ambulansa bindirilen Mahmut Gözükara 16 gündür nerede ve ne durumda olduğunun bilinmediğinden haberdar mısınız?

    2-Sağlık Bakanlığına ait bir ambulansa bindirilen Mahmut Gözükara neden Sağlık Bakanlığı kayıtlarında yer almamaktadır? 

    3-Enkaz altında sağ çıkarıldıktan sonra çeşitli hastanelere sevk edilen ve aile yakınlarının ulaşamadığı depremzede sayısı kaçtır? 

    4-Farklı illerde hastanelere sevk edilen ama ailesine ulaşmayan çocuk ve yetişkin depremzedelere yönelik ne tür çalışmalar yapmaktasınız?

    5-6 Şubat depremleri sonrası depremden en çok etkilenen 10 ilde kaybolan toplam kişi sayısı kaçtır?

    PİRHA/ANKARA

  • Milletvekili Gergerlioğlu’ndan Sağlık Bakanı Koca’ya: Sorumsuzluğa nasıl göz yumuldu?

    Milletvekili Gergerlioğlu’ndan Sağlık Bakanı Koca’ya: Sorumsuzluğa nasıl göz yumuldu?

    PİRHA – Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, İskenderun Devlet Hastanesi’nin depreme dayanıklı olmadığının raporla belirlendiği halde gerekli önlemlerin alınmamasını Meclis gündemine taşıdı.

    Maraş merkezli depremde İskenderun Devlet Hastanesi Eski SSK binasının A bloğu da yıkıldı. Yoğun Bakım ünitelerinin bulunduğu blokta çok sayıda hasta ile sağlık çalışanı enkaz altında kaldı.

    Milletvekili Gergerlioğlu, İskenderun merkezinde 1968 yılında yapılan A bloğun 1992 yılında çalışma kapasitesinin arttırıldığına işaret etti. Hastanenin resmi internet sitesinde yer alan bilgiyi aktaran Gergerlioğlu, Hastane Tanıtım Sunumu’nda A Blok için 2012 yılında ‘deprem dayanıklılık testi raporu olumsuz gelmiştir’ yazısını paylaştı.

    “SORUMLULUK KİM YA DA KİMLERDEDİR?”

    Ömer Faruk Gergerlioğlu, yapılan ihmaller sonucu yurttaşların hayatını kaybetmesini Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya sordu. Gergerlioğlu, Bakan Koca’ya şu soruları yöneltti:

    – İskenderun Devlet Hastanesi yıkımında hayatını kaybeden kişi sayısı kaçtır?

    – İskenderun Devlet Hastanesi Eski SSK binasının A bloğu için 2012 yılında “deprem dayanıklılık testi raporu olumsuz gelmiştir” yazdığı iddiası doğru mudur?

    – Bu iddia doğru ise bu rapora rağmen neden bu bina kullanılmaya devam etmiştir? Konuyla ilgili sorumluluk kim ya da kimlerdedir? Konuyla ilgili bir soruşturma var mıdır? Soruşturma varsa akıbeti nedir?

    – Sağlık Bakanlığı eğer iddialar doğruysa bu şekilde bir sorumsuzluğa nasıl göz yummuştur?

    – Başka şehirlerde de kullanılamaz raporu olduğu halde halen hasta kabul edilen hastane binaları var mıdır? Eğer varsa bu binaların da İskenderun’daki bina gibi deprem sebebiyle yıkılması mı beklenmektedir?

    – Konunun vahameti ve sorumlulukları düşünüldüğünde Sağlık Bakanı dahil yetkiler istifa edemeseler de görevlerinden affını istemeyi planlamakta mıdır?

    PİRHA/ANKARA

  • Hekimler, Meclis önünden iktidara seslendi: 8 Şubat’ta g(ö)revdeyiz! -VİDEO

    Hekimler, Meclis önünden iktidara seslendi: 8 Şubat’ta g(ö)revdeyiz! -VİDEO

    PİRHA- TTB, sağlık çalışanlarının özlük haklarını içeren düzenlemenin Meclis’e getirilmesi için 26 Ocak’ta başlattığı ‘Beyaz Nöbet’ eylemi kapsamında Meclis önünde basın açıklaması yaptı. Hekimler adına açıklamayı okuyan TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, “Bizleri duymak görmek istemeyen emeğimize, haklarımıza, sağlık hakkımıza göz dikmiş iktidara cevabımızı 8 Şubat’ta vermek g(ö)revimizdir” dedi.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB), sağlık çalışanlarının özlük haklarını içeren düzenlemenin Meclis’e getirilmesi için 26 Ocak’ta başlattığı ‘Beyaz Nöbet’ eylemi kapsamında Meclis önünde basın açıklaması yaptı. Meclis’in Çankaya Kapısı önünde yapılan eylemde ‘Özlük haklarımız verilsin, sağlıkta şiddeti önleme yasası çıkarılsın’ pankartı açılırken, hekimler sık sık, ‘Bu daha başlangıç mücadeleye devam’, ‘TTB burada bakan nerede’, ‘Direne direne kazanacağız’, ‘Çalışırken ölmek istemiyoruz’ sloganları attı.

    Hekimler, TBMM Çankaya Kapısı önünde basın açıklaması yapmak için TTB Genel Merkezi’nde bir araya geldi. CHP, HDP, Gelecek Partisi ve Sol Parti temsilcileriyle çok sayıda STK da hekimlere destek verdi.

    Meclis önünde yapılan açıklamada söz alan Ankara Tabip Odası (ATO) Başkanı Ali Karakoç, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın randevu taleplerine olumlu yanıt vermediğini belirterek; “Meclise sesleniyoruz. ‘Sağlık çalışanlarının hakları ödenemez dediniz’ ödemediniz. Biz haklarımızı aramaya devam edeceğiz. Acil sağlık hizmeti dışında sağlık hizmetini 8 Şubat’ta durduracağız” dedi.

    Sağlık çalışanları adına açıklama yapan TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, sağlık çalışanlarının özlük haklarına yönelik Meclis’e düzenleme getirilmezse 8 Şubat’ta greve gideceklerini duyurdu.

    “ÖZEL HASTANELERDE EMEK SÖMÜRÜSÜ VAR”

    Dünya ülkeleri arasında en az maaş alan hekimlerin Türkiye’de olduğunu söyleyen Fincancı, geçtiğimiz Ekim ayına kadar üç bin hekimin emekli olduğunu ve emeklilik oranında önceki dönemlere göre artış olduğunu ifade etti.

    Fincancı, bu durumun ‘emekli olan hekimlerin artık çalışmaması değil çoğunun özel sağlık kuruluşlarında çalışmaya devam etmek zorunda kalması’ anlamına geldiğini belirterek; “Özel hastaneler siyasi iktidarın karını arttırıp sağlıkçıların özlük haklarını yok sayıyor. Özellerdeki emek sömürüsüne son demek için buradayız. Bugün işyeri hekimlerinin iş ve gelir güvencesi, mesleki bağımsızlığının güvence altına alınmalıdır demek için buradayız. Bugün, son 10 yılda yurtdışına göç eden hekim sayısı 24 kat arttı, yalnızca bir ayda 197 hekim Türk Tabipleri Birliği’ne yurtdışında çalışma belgesi için başvurdu ki bu sayı 2012 yılının toplamında yapılan başvurunun üç katından fazladır demek için buradayız” şeklinde konuştu.

     “BIÇAK KEMİĞİ DELDİ GEÇTİ, ARTIK YETER”

    Pandemi sürecinde iktidar ve Sağlık Bakanlığı’nın hiçbir bilimsel tedbir almadığını ve alınan önlemleri de ortadan kaldırdığını kaydeden Fincancı; “Kovid-19 Meslek Hastalığı Yasası’nın çıkarılması için Meclis önündeyiz. Bugün, 36 saat nöbet sonrası bir hekim arkadaşımızı kaybettik artık böylesi acılar yaşamak istemiyoruz. Uzmanlık eğitimi almak bir haktır ve bu hak keyfiyete, yöneticilerin insafına bırakılamaz demek için buradayız. Sağlık Bakanı, ekim ayından beri artık yeter, bıçak kemiği deldi geçti diyerek ‘Emek Bizim Söz Bizim’ eylem süreci başlattık. Bizlerin haklı talep ve tepkilerini görmezden gelemeyerek Meclis’e apar topar bir yasa taslağı geldi” ifadelerini kullandı.

     “NEDEN O MEVKİDESİNİZ?”

    ‘Sağlık Bakanı olarak sağlık çalışanlarına sahip çıkamıyorsanız neden o mevkidesiniz?’ diye soran Fincancı, sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Neden hekimlerin, sağlık çalışanlarının temsilcilerini dinlemekten onların karşısına çıkmaktan bu kadar çekiniyorsunuz? Taleplerimizde ve dile getirdiklerimizde haksız olan bir şey varsa artık siz de konuşun. Yasanın geri çekilmesini sağlayan partilere, iktidara soruyoruz neden geri çektiniz yasa tasarısını? Daha iyisini getireceğiz dediniz ama iki ayı geçti neden hekimlere/sağlık çalışanlarına bir açıklama yapmıyorsunuz? Meclis’in önünde tüm vekillere emeğimize haklarımıza sahip çıkma çağrısı yapıyoruz. Artık bizlerin sesine ses verme vaktidir.”

     “İKTİDARA CEVABIMIZI 8 ŞUBAT’TA VERMEK G(Ö)REVİMİZDİR”

    Meclis’e herhangi bir düzenleme getirilmediği takdirde 8 Şubat’ta greve gidecekleri bilgisini veren Fincancı, son olarak; “Bizleri duymak görmek istemeyen emeğimize, haklarımıza, sağlık hakkımıza göz dikmiş iktidara cevabımızı 8 Şubat’ta vermek g(ö)revimizdir. Ve bilmelidirler ki bu emeğimiz ve haklarımız için yapacağımız son, tek günlük g(ö)revdir. Başta 14 Mart’a kadar olmak üzere haklarımızı alana kadar ‘Emek Bizim Söz Bizim’ demeye, haklarımız için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    Eylem alkış ve sloganlarla son buldu.

    PİRHA/ANKARA

     

  • TTB: Sağlık Bakanı görüşmezse Ankara’ya yürürüz

    TTB: Sağlık Bakanı görüşmezse Ankara’ya yürürüz

    TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı, 175 bin hekimin taleplerini dile getirmek için Sağlık Bakanı’ndan randevu talep ettiklerini belirterek, 10 gün içinde randevuya yanıt verilmemesi halinde sahaya inerek eylemlere başlayacaklarını, Ankara’ya yürüyeceklerini söyledi.

    Türk Tabipler Birliği (TTB), hekimlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi yönündeki talepleri ile özlük haklarına ilişkin İstanbul Tabip Odası’nda (İTO) basın toplantısı yaptı. Basın toplantısına TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı ile İstanbul Tabip Odası Başkanı Pınar Saip’in yanı sıra çok sayıda TTB ve İTO yöneticileri katıldı.

    TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, özelleştirmeci ve piyasacı sağlık politikaları ile halk sağlığının yok sayıldığını ifade ederek, aynı zamanda sağlık çalışanlarının haklarının da giderek geriletildiğini belirtti.

    “Sağlıkta dönüşüm” politikasıyla hekimlerin ekonomik ve özlük haklarınca ciddi kayıplar yaşandığına dikkat çeken Fincancı, sağlık emekçilerinin yükünün pandemi sürecinde de daha da ağırlaştığını dile getirdi. Hekimler ve sağlık çalışanlarının çok büyük çoğunluğunun hiçbir performans ve diğer ek ödemeleri almadan, gece gündüz demeden çalışmasına rağmen insanca yaşayacak ücret alamadıklarının altını çizen Financı, “Ek ödeme adı altında verilen, geleceğimize yansımayan ücretlendirme modeli, çalışma barışını bozmaktan başka bir işe yaramamıştır. Pandemi döneminde de pandemi öncesinde de yapılan ek ödemelerin miktarı, dağılımı, tamamen keyfi biçimde yapılmakta olup, adaletten oldukça uzaktır. Ek ödemeler idarecilerin iki dudağı arasından çıkacak söze bağlı olarak bazı kurumlarda ya hiç ödenmemekte ya da onur kırıcı rakamlar ile ödenmektedir” dedi.

    “MESLEĞİMİZ GÜVENCESİZLİĞİN EN YAYGIN İŞ KOLU HALİNE GETİRİLDİ”

    Fincancı, uzun saatler kesintisiz fazla çalışma, sık nöbet tutma, yoğun iş yükü, şiddete maruz kalma sağlık ortamlarının olağan hallerine dönüştüğünü belirterek, şunları kaydetti:

    “Kamunun yanı sıra özel hastanelerde de yoğun emek harcayan hekimlerin emekleri sömürülmekte, şirket kurdurma ve ciro baskısı gibi ticari zorlamalar ile meslek onuruna yakışmayan uygulamalar ile karşılaşmaktadırlar. Mesleğimiz güvencesizliğin en yaygın olduğu iş kollarından biri haline getirilmiştir. Bu değişim baskının, mobbingin, ayrımcılığın, eşitsizliğin ve kayırmacılığın alabildiğine yaygın hale gelmesine neden olmuştur. Bu baskıyı tıp fakültelerine müdahalelerde, sağlık kurumlarında idarecilerin tavırlarında, son olarak karşımıza getirilen 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nda disiplin süreçlerine ilişkin hiçbir hüküm yokken ‘ihtar puanı’ adı altında, keyfi bir şekilde uygulanan Demokles’in kılıcı gibi yeni yeni yönetmelikler de görüyoruz.”

    8 BİN HEKİM İSTİFA ETTİ

    Yalnızca 2020 yılında, 12 bine yakın beyaz kod verilen sağlıkta şiddet olayı yaşandığını söyleyen Fincancı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 2020 yılının ilk 6 ayında 2 bin 412 doktorun istifa ettiği yönündeki açıklamasını hatırlattı. Koca’nın 522 doktorun özel hastanelere geçiş yaptığını da söylediğini belirten Fincancı, resmi olmayan bilgilere göre 18 ayda 8 binin üzerinde hekimin istifa ettiği bilgisinin TTB’ye ulaştığını aktardı. Fincancı, “Yurtdışında çalışmak için birliğimizden talep edilen iyi hal belgesi yılda 900’lere binlere ulaşmıştır. Ayda yaklaşık 80 hekim, bu ülkede hekimlik yapmak yerine yurtdışında göçmen doktor olmayı tercih etmektedir” dedi.

    6 BİN 178 HEKİMLE YAPILAN ANKET SONUCU

    Fincancı, TTB olarak 81 ilden 6 bin 178 hekim ile yaptıkları anket sonuçlarını da açıkladı. Fincancı, anket sonuçlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:

    “Anket sonuçlarına göre, hekimlerin yüzde 45’inin aylık geliri yetmiyor, yüzde 76’sı pandemi ek ödemesi almıyor, yüzde 90’ına göre performansa dayalı ek ödeme sisteminin adaletsiz olduğunu düşünüyor, yüzde 92’si geçen sene TBMM’de kabul edilen sağlıkta şiddet ile ilgili son yasal düzenlemenin etkili olmadığını düşünüyor, yüzde 84’ü daha önce hasta veya yakını tarafından sözel ve fiziksel şiddete uğradığını düşünüyor, yüzde 68’i çalışma şartlarının yoğunluğu nedeniyle hastalarıyla yeterli ve uygun şekilde ilgilenemediğini düşünüyor, yüzde 72’si çalışma ortamının pandemi koşullarına uygun olmadığını düşünüyor. Ankete katılan hekimlerin yarısından fazlası çalışma koşulları, ücretler ve sağlıkta şiddet hakkında; çalışma alanlarında örgütlenme çalışmaları, iş yavaşlatma ve iş bırakma gibi eylem kararlarına destek vereceğini belirtiyor.”

    SAĞLIK BAKANLIĞI İLE GÖRÜŞME TALEBİ

    Fincancı, 175 bin hekimin taleplerini dile getirmek için Sağlık Bakanı ile randevu talep ettiklerini belirterek, 10 gün içinde randevuya yanıt verilmemesi halinde bir dizi eylem ve etkinlik gerçekleştireceklerini kaydetti.

    ÖNCELİKLİ TALEPLER 

    Fincancı, öncelikli taleplerini ise şu şekilde sıraladı:

    “*Sağlıkta özelleştirmeci, piyasacı politikalar durdurulmalı, sağlık hizmetleri toplumcu bir anlayışla yeniden inşa edilmelidir.

    *Güvencesiz, gerçek dışı bahanelerle işimizden edildiğimiz ve köleliği dayatan çalışma koşullarına son verilmeli, güvenceli çalışma esas olmalıdır.

    *İşyerlerimiz alanın uzmanları ile görüşülerek güvenli, sağlıklı çalışma ortamları haline getirilmelidir.

    *Haftalık çalışma sürelerimiz önerilerimiz çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir.

    *Temel ücretlerimiz TTB’nin görüş ve önerileri çerçevesinde belirlenmeli, emekliliğe de yansıyacak yaşanabilir ödeme sağlanmalıdır.

    *COVID-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkarılmalıdır! Pandemi süresince çalıştığımız her yıl için derhal 120 gün fiili hizmet süresi zammı verilmelidir.”

    ‘SAĞLIK BAKANI GÖRÜŞMEDEN KAÇMAMALIDIR’

    Daha sonra söz alan TTB İkinci Başkanı Ali İhsan Ökten de Sağlık bakanı ile görüşmenin 175 bin hekimin talebi olduğunun altını çizerek, “Sağlık Bakanı bu görüşmeden kaçınmamalıdır. Taleplerimizin karşılık bulmaması halinde ülkemizin dört bir yanındaki hekimlerle birlikte mücadelemizin büyüyeceğinden ve sonuç alıncaya kadar devam edeceğinden kimsenin kuşkusu olmamalıdır” dedi.

    “BAKAN GÖRÜŞMEZSE ANKARA’YA YÜRÜYECEĞİZ”

    TTB ve tabip odaları olarak hekimlerle, sağlık emekçileriyle, toplumla çalışma ortamlarında ve yaşam alanlarında buluşmalarla taleplerini dile getireceklerini ifade ederek, “Sağlık Bakanı’nın talebimize yanıt vermemesi halinde illerden odalarımızla beraber taleplerimizi dile getireceğimiz bir yürüyüşle Ankara’da bir araya geleceğiz. İktidar bu vurdumduymaz ve sağlık emekçilerine düşman tutumunda ısrar ederse ‘görevin’ de kaçınılmaz olduğunu bilmelidir” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sağlık Bakanı: İstanbul’da vaka sayılarında yaklaşık yüzde 20 düşüş oldu

    Sağlık Bakanı: İstanbul’da vaka sayılarında yaklaşık yüzde 20 düşüş oldu

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul’da vaka sayılarında yaklaşık %20 düşüş oldu. Ancak yoğun bakım yükü devam ediyor” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul’daki koronavirüs vakalarına ilişkin açıklama yaptı.

    Twitter’dan açıklama yapan Koca, şu ifadelere yer verdi:

    “İl Sağlık Yöneticilerimizle salgın sürecini değerlendirdik. İstanbul’da vaka sayılarında yaklaşık %20 düşüş oldu. Polikliniklerde ve yatan hasta sayısında da düşüş var. Ancak yoğun bakım yükü devam ediyor. Kısıtlamalara uyum hissedilmeye başlandı. Birlikte başaracağız.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • İllere göre koronavirüs risk haritası güncellendi

    İllere göre koronavirüs risk haritası güncellendi

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, illere göre koronavirüs risk haritasının güncel halini açıkladı.

    Büyükşehirlerde vaka sayıları artarken, Samsun, Sinop, Ordu, Artvin ve Trabzon, vaka sayılarının nüfusa göre en yüksek olduğu iller oldu.

    Koca, sosyal medya hesabından, “Kontrollü normalleşme için illerimizin 100.000 nüfusa karşılık gelen haftalık vaka sayılarını içeren insidans haritasının güncel hali ektedir. Yüksek riskli illerimiz risklerini düşürmek için daha tedbirli olmalı. Normalleşme kontrollü gerçekleşmeli” mesajını paylaştı.

     (HABER MERKEZİ)

  • Fahrettin Koca: 6.5 milyon doz aşı pazartesi sabahı ülkemizde olacak

    Fahrettin Koca: 6.5 milyon doz aşı pazartesi sabahı ülkemizde olacak

    PİRHA-Sağlık Bakanı Fahrettin Koca “İnaktif aşıların 10 milyon doz olan 2. sevkiyatının ilk bölümü (6.5 milyon doz) aşılar pazartesi sabahı ülkemizde olacak” açıklamasını yaptı.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 3 milyon adet adet alınan Covid-19 aşısına ek olarak 6,5 milyon doz daha getirileceğini açıkladı.

    Koca, duyuruyu twitter hesabından yaparken “Tedarik planına uygun olarak teslimatlar aşı programı aksamadan devam edecek şekilde elimize ulaşacak.” ifadelerini kullandı.

     

  • Sağlık Bakanlığı: Koronavirüs nedeniyle 144 kişi daha yaşamını yitirdi

    Sağlık Bakanlığı: Koronavirüs nedeniyle 144 kişi daha yaşamını yitirdi

    Koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 144 kişi yaşamını yitirdi, 5 bin 856 yeni vaka tespit edildi. Vefat sayısı ise 24 bin 933’e yükseldi.

    Sağlık Bakanlığı, koronavirüs (Kovid-19) pandemisinin Türkiye’ye ilişkin güncel verilerini paylaştı.

    Tabloya göre Türkiye’de Koronavirüs nedeniyle 144 kişi daha hayatını kaybetti, 5 bin 856 yeni vaka tespit edildi. Böylece pandemiden dolayı yaşamını yitiren toplam kişi sayısı 24 bin 933’e, vaka sayısı ise 2 milyon 424 bin 328’e yükseldi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Son 24 saatte 193 yurttaş koronavirüsten kaynaklı yaşamını yitirdi

    Son 24 saatte 193 yurttaş koronavirüsten kaynaklı yaşamını yitirdi

    PİRHA- Türkiye’de son 24 saatte 193 yurttaş yaşamını yitirdi, 9 bin 877 yeni vaka tespit edildi. 

    Koronavirüs salgını günlük verilerini paylaşan Sağlık Bakanlığı’na göre son 24 saatte 138 bin 941 test yapıldı, 9 bin 877 vaka tespit edildi. Bakanlık ağır hasta sayısını 3 bin 612, hasta sayısını bin 515 olarak açıklarken, yaşamını yitirenlerin sayısı 193 oldu.

    Bakan Koca, bugünkü paylaşımında “Bugün tespit edilen 1.515 yeni hastamız var. Uzun bir aradan sonra vaka sayısı 10.000’in altına indi. Kısıtlamalara ve test talebindeki düşüşe bağlı olarak vaka sayıları beklenenden fazla gerilese de bunu kalıcı hale getirmek elimizde. Birlikte güçlüyüz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sağlık Bakanlığı: Koronavirüs nedeniyle 254 kişi daha hayatını kaybetti

    Sağlık Bakanlığı: Koronavirüs nedeniyle 254 kişi daha hayatını kaybetti

    Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 254 kişi daha hayatını kaybetti, 18 bin 102 yeni vaka tespit edildi. Böylece toplam vefat sayısı 19 bin 115’e, toplam vaka sayısı ise 2 milyon 100 bin 712’ye yükseldi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüsün (Covid-19) Türkiye’deki güncel durumuna ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın verilerini paylaştı.

    Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 254 kişi daha hayatını kaybetti, 18 bin 102 yeni vaka tespit edildi. Böylece toplam vefat sayısı 19 bin 115, toplam vaka sayısı 2 milyon 100 bin 712, bugün iyileşen sayısı ise 33 bin 985 olarak açıklandı.

    Koca paylaşımında, “ Bugün tespit edilen 3.218 yeni hastamız var. Aktif vaka sayısındaki düşüş devam ediyor. Aşının etkili olacağı müjdesini aldık. Şimdi aşılanıp etkisini görene kadar kendimizi daha iyi koruma zamanı. Güzel günlere tedbirle hazırlanalım” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sağlık Bakanlığı: Koronavirüs nedeniyle 240 kişi daha hayatını kaybetti

    Sağlık Bakanlığı: Koronavirüs nedeniyle 240 kişi daha hayatını kaybetti

    Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 240 kişi daha hayatını kaybetti, 29 bin 718 yeni vaka tespit edildi. Böylece toplam vefat sayısı 17 bin 121’e, toplam vaka sayısı ise 1 milyon 928 bin 165’e yükseldi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüsün (Covid-19) Türkiye’deki güncel durumuna ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın verilerini paylaştı.

    Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 240 kişi daha hayatını kaybetti, 4 bin 893 yeni hasta, 29 bin 718 yeni vaka tespit edildi. Böylece toplam vefat sayısı 17 bin 121’e, iyileşen sayısı 1 milyon 691 bin 113’e, vaka sayısı ise 1 milyon 928 bin 165’e yükseldi.

    Koca, paylaşımında “Bugün tespit edilen 4.893 hastamız var. Bir süredir günlük hasta sayımız düşüşte. Bugün uzun bir aradan sonra ilk defa günlük iyileşen sayısı yeni vaka sayısını geçti. Aktif hasta sayımız uzun bir aradan sonra düşmüş oldu. Sevdiklerimizi tedbirle koruyalım” dedi.

     

    HABER MERKEZİ

  • Sağlık Bakanlığı: Koronavirüs nedeniyle 235 kişi daha hayatını kaybetti

    Sağlık Bakanlığı: Koronavirüs nedeniyle 235 kişi daha hayatını kaybetti

    Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 235 kişi daha hayatını kaybetti, 32 bin 102 yeni vaka tespit edildi. Böylece toplam vefat sayısı 16 bin 881’e, toplam vaka sayısı ise 1 milyon 898 bin 447’ye yükseldi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüsün (Covid-19) Türkiye’deki güncel durumuna ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın verilerini paylaştı.

    Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 235 kişi daha hayatını kaybetti, 5 bin 105 yeni hasta, 32 bin 102 yeni vaka tespit edildi. Böylece toplam vefat sayısı 16 bin 881’e, iyileşen sayısı 1 milyon 661 bin 191’e, vaka sayısı ise 1 milyon 898 bin 447’ye yükseldi.

    Koca, paylaşımında “Bugün tespit edilen 5.105 yeni hastamız var. Ağır hasta sayımız durağan seyrediyor. Kayıplarımızı azaltmak zorundayız. Kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durarak sevdiklerimizi koruyalım” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sağlık Bakanlığı: Koronavirüsten 211 kişi daha hayatını kaybetti

    Sağlık Bakanlığı: Koronavirüsten 211 kişi daha hayatını kaybetti

    Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 211 kişi daha hayatını kaybetti, 33 bin 198 yeni vaka tespit edildi. Böylece toplam vefat sayısı 15 bin 314’e, toplam hasta sayısı ise 552 bin 304’e yükseldi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüsün (Covid-19) Türkiye’deki güncel durumuna ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın verilerini paylaştı.

    Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 211 kişi daha hayatını kaybetti, 6 bin 593 hasta, 33 bin 198 yeni ‘vaka’ tespit edildi. Böylece toplam vefat sayısı 15 bin 314’e, toplam hasta sayısı ise 552 bin 304’e yükseldi.

    Koca, paylaşımında “Bugün tespit edilen 6.593 yeni hastamız var. Günlük test sayısında 200.000’e toplamda ise 20.000.000’a ulaştık. Ağır hasta sayımız artış hızı azalsa da 6.000’e yaklaştı. Kalabalıklardan uzak durmalı ve kendi kısıtlamalarımızı kendimiz uygulamalıyız” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Koronavirüs aşısı ilk olarak sağlıkçılara ve yaşlılara vurulacak

    Koronavirüs aşısı ilk olarak sağlıkçılara ve yaşlılara vurulacak

    Aşılama takvimine ilişkin açıklama yayımlayan Sağlık Bakanı Koca, “İlk aşamada sağlık çalışanları, 65 yaş üstü vatandaşlarımız ile yaşlı, engelli, koruma evlerinde kalanlar gibi toplu ve kalabalık yerlerde yaşayan yetişkinler aşılanacaktır” dedi. 

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından aşıya ilişkin açıklama yayımladı. Koca, “İlk aşamada sağlık çalışanları, 65 yaş üstü vatandaşlarımız ile yaşlı, engelli, koruma evlerinde kalanlar gibi toplu ve kalabalık yerlerde yaşayan yetişkinler aşılanacaktır” dedi.

    Koca’nın toplantının ardından yaptığı açıklama şöyle:

    “Ülkemizin seçkin bilim insanlarından oluşan Bilim Kurulu üyelerinin hiçbir karşılık beklemeksizin yoğun çalışmaları, bu sürecin yönetilmesinde önemli katkı sağlamıştır. Kurulumuz düzenli olarak toplanmakta, bilimsel gelişmeleri ve ortaya çıkan yeni durumları değerlendirmektedir. Bilim insanlarımız korunma, tanı, takip ve tedavi konularında görüşlerini paylaşmakta; rehberler, kılavuzlar ve algoritmalar hazırlayarak mücadeleye yol göstermektedir.

    Ülkemizin de içinde olduğu birçok ülke, aşı geliştirme çalışmaları için tüm bilimsel birikimlerini ve maddi kaynaklarını seferber etmiştir ve salgına karşı daha etkili bir korunma sağlayabilmek için çaba göstermektedir.

    Daha önce kamuoyu ile paylaşıldığı gibi farklı aşı çalışmalarını yakından takip ediyor ve olabilecek en erken dönemde, etkili ve güvenli olduğu kanıtlanmış aşılara ulaşmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir inaktif virüs aşısının temini için sözleşme imzalamış durumdayız. Bir mRNA aşısı için de görüşmelerimiz devam ediyor.

    Önümüzdeki günlerde uygulamaya başlanacak aşılar ile birlikte salgına karşı korunmada elimiz daha fazla güçlenecek ve diğer tedbirlerle birlikte salgına karşı başarılı sonuçlar almamız mümkün olacaktır. Aşılar konusunda bilimsel gerçeklikten uzak tartışmalar, kazanmayı umduğumuz mücadelede gücümüzün kırılmasından başka fayda sağlamamaktadır. Gerek bilim insanlarımız, gerek Bakanlığımız aşının menşei ile değil, güvenliliği ve etkililiği ile ilgilenmektedir. Bu nedenle, aşılar konusunda verilecek kararları ve atılacak somut adımları, geliştirilen aşıların kısa ve uzun dönem güvenliliği ile etkililiği belirleyecektir.

    Şu anda teminine en yakın olduğumuz üç aşıdan birisi olan, sözleşme imzaladığımız aşı ile ülkemizde geliştirilen aşılardan ilk klinik çalışmalara ulaşan aşı “inaktif” diye bilinen aşılardır. İnaktif aşılar, farklı hastalıklar için uzun yıllardır ülkemizde uygulanmakta olan ve uzun dönem güvenlilikleri bilinen aşılardır. Aşıların temini sonrasında uygulanmasına yönelik olarak lojistik imkanlarımız ve alt yapımız hazır durumdadır.

    Temin etmek üzere olduğumuz diğer aşı ise mRNA aşısıdır ve genetik yoldan etki eden ve daha kısa sürede üretilebilen bir aşıdır. mRNA aşıları insanlarda yeni uygulanan bir teknoloji ile hazırlanmaktadır. Çalışmalarda kısa dönem başarılı sonuçlar alınmıştır. Türkiye’nin standartlarına uygun olabilecek diğer alternatif aşılar için de görüşmelerimiz devam etmektedir.

    Sözleşme yaptığımız aşının ilk kısmının Türkiye’ye 11 Aralıktan sonra gelmesi beklenmektedir. Aşılar geldiğinde öncelikle uluslararası akredite Halk Sağlığı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Laboratuvarları tarafından, ülkemize ithal edilen tüm aşılarda da uygulanmakta olan incelemeler yapılacaktır. Bu incelemelerde aşının güvenlilik testlerinin olumlu çıkması ve sonuçlanmakta olan Faz 3 çalışmalarının erken sonuçlarının açıklanmasını takiben veriler, TİTCK tarafından değerlendirilecek ve ülkemiz standartlarına uygun bulunduğu takdirde erken kullanım izni verilecektir. Aşıların uygulanmasına bu aşamadan sonra geçilecektir.

    Ülke olarak önceden hazırlıklı olmanın gayreti içindeyiz. Bilim Kurulumuz aşılama stratejisi üzerindeki çalışmalarını yürütmektedir. Riskli grupların tespiti ve önceliklendirilmesi, yoğun hasta yükü altında tüm enerjisini harcamakta olan sağlık personelimizin aşılama kampanyasında yeniden organizasyonu, lojistik yönetimi dahil detaylı bir planlama yapılmaktadır.

    Aşı dağıtım planlamasında DSÖ tarafından dikkat çekilen insan hakları, eşitlik, adalet ve meşruiyet çerçevesinde bir dağıtım çerçevesinin oluşturulmasına çalışılmaktadır. Bu çerçevenin temelini oluşturan etik ilkeler arasında maksimum fayda sağlanması, sağlık eşitsizliklerinin azaltılması, aşının adil, şeffaf ve kanıta dayalı dağıtılmasının sağlanması bulunmaktadır.

    Bilim Kurulumuzca çeşitli nüfus grupları arasında enfeksiyon kapma, ölüm oranı, olumsuz toplumsal etki riski gibi unsurlar göz önüne alınarak genel öncelikler belirlenmektedir. Bu önceliklere göre aşılama çalışmalarının dört aşamada yürütülmesi planlanmaktadır.

    İlk aşamada sağlık çalışanları, 65 yaş üstü vatandaşlarımız ile yaşlı, engelli, koruma evlerinde kalanlar gibi toplu ve kalabalık yerlerde yaşayan yetişkinler aşılanacaktır. İkinci aşamada toplumun işleyişi için gerekli sektörlerde ve yüksek riskli ortamlarda bulunan ve kritik işlerde çalışan kişiler ile 50 yaş ve üzeri en az bir kronik hastalığı bulunan kişiler aşılanacaktır. Üçüncü aşama, 50 yaş altı en az bir kronik hastalığı bulunan vatandaşları, genç yetişkinleri, ilk iki grupta yer almayan sektör ve mesleklerde çalışanları kapsamaktadır.Dördüncü ve son aşamada ise ilk üç grubun dışında kalan tüm bireyler aşılanacaktır.

    Gelişmeler beklediğimiz yönde olumlu seyrederse Türkiye, dünyada aşılama çalışmalarına erken dönemde başlayan ilk ülkelerden biri olacaktır. Ancak aşının mücadele gücümüzü artıracağını; kısıtlamalara ve mevcut tedbirlere hassasiyetle uymamız, en küçük bir ihmale fırsat vermememiz gerektiğini hatırlatmak isteriz. Normal hayatımıza dönebilmenin anahtarı ülke olarak birlikte davranmamıza, bütün tedbirleri hep birlikte titizlikle uygulamamıza bağlıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Koronavirüs nedeniyle 193 kişi daha hayatını kaybetti

    Koronavirüs nedeniyle 193 kişi daha hayatını kaybetti

    PİRHA- Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 193 kişi daha hayatını kaybetti, 31 bin 923 yeni vaka tespit edildi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüsün Türkiye’deki güncel durumuna ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın verilerini paylaştı.

    Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 193 kişi daha hayatını kaybetti, 31 bin 923 yeni ‘vaka’ tespit edildi. Böylece toplam vefat sayısı 14 bin 129’a, toplam hasta sayısı ise 513 bin 656’ya yükseldi. Son 24 saatte ağır hasta 5 bin 502, iyileşen hasta 4 bin 821, toplam iyileşen sayısı 414 bin 141 olarak kaydedildi.

    Koca, paylaşımında “Bugün tespit edilen 6.690 yeni hastamız var. Mevsim şartları nedeniyle kapalı ortamların kullanımı arttı. Artan aktif hasta sayısını azaltmak için kalabalık, kapalı ve yeterince havalandırılmayan ortamlardan uzak durmalıyız” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Türk Tabipleri Birliği’nden Sağlık Bakanı’na istifa çağrısı

    Türk Tabipleri Birliği’nden Sağlık Bakanı’na istifa çağrısı

    PİRHA- TTB, vaka sayılarını ilk kez açıklayan Sağlık Bakanı Koca’ya istifa çağrısı yaptı.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın dün (25 Kasım) ’28 bin 351 vaka tespit edildi’ açıklamasının yankıları sürüyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB) sosyal medya üzerinden, Sağlık Bakanı’na istifa çağrısı yaptı.
    TTB, sosyal medya hesabından “Aylardır söylediğimiz gerçekler doğrulandı. Süreci şeffaf yürütmediniz, gerçekleri sakladınız. Yurttaşlara yalan söyleyerek, gerçeği saklayarak algılarla pandeminin yayılmasına neden oldunuz” derken, binlerce sosyal medya kullanıcısı da, TTB’nin açıkladığı rakamların bakan tarafından aylar sonrasından kabul edilmesine dikkat çekerek, TTB’ye destek mesajları paylaştı.
    Sağlık Bakanı tarafından ilk kez paylaşılan vaka sayısının ardından Dünya Sağlık Örgütü’nün ( WHO) tüm dünyaya ilişkin dünkü verilerine göre; Türkiye vaka sıralamasında Avrupa’da 1’inci, dünyada ise 3’üncü sırada yer aldı.

    (HABER MERKEZİ)
  • Kenanoğlu’ndan Sağlık Bakanı’na: Hasta verileri İBB ile neden paylaşılmamaktadır?

    Kenanoğlu’ndan Sağlık Bakanı’na: Hasta verileri İBB ile neden paylaşılmamaktadır?

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, koronavirüs salgını ile ilgili olarak İstanbul’da yaşanan kontrol dışı duruma dikkat çekerek, İstanbul’un neden kapatılmadığını ve Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüs verilerinin alınması gereken önlemler kapsamında İBB ile neden paylaşılmadığını Meclis gündemine taşıdı. 

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, koronavirüs salgını ile ilgili olarak İstanbul’da yaşanan kontrol dışı duruma dikkat çekerek, İstanbul’un Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği açılma kriterlerine göre kapatılması gerekirken neden kapatılmadığını ve Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüs verilerinin alınması gereken önlemler kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile paylaşamamasıyla ilgili Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması için soru önergesi verdi.

    Kenanoğlu, önergesinin gerekçesinde şunları belirtti:

    “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından yapılan açıklamalar göre; koronavirüs salgını ile ilgili olarak İstanbul’da kontrol dışı bir sürecin yaşandığı, Mart-Nisan-Mayıs döneminden daha endişe verici boyutlara ulaşıldığı belirtilmektedir. Verilere göre hasta sayısının yüzde 50’sinin İstanbul’da görüldüğü bilinmektedir.

    Dünya Sağlık Örgütü’nün iki adet açılma kriteri vardır. Birincisi en az 14 gün boyunca test sayısı artacak ama vaka sayısı da azalacak ki bir açılma olabilsin.

    İkincisi en az 14 gün boyunca ölüm sayıları ve sağlık personeli hastalanma sayısının azalması gerekmektedir.

    Türkiye’nin ve özellikle İstanbul’un şu anki verilerine bakıldığında iki kriter de göz önüne alınırsa İstanbul’da kesinlikle bir kapanmanın şart olduğu ortadadır.

    Söz konusu açıklamaların devamında; İstanbul’da sağlık kurumlarının kendi notu ile ‘bulaşıcı hastalık’ diye gönderilen vefat sayılarına bakıldığında; son bir hafta için Türkiye’de açıklanan vefat sayısının en az 50 kadar fazlasının sadece İstanbul’da olduğu görülmektedir.

    İBB Başkanlığı, hasta verilerinin belediyeye verilmesi neticesinde onların İstanbulkart’larına bu bilginin işleneceği ve otobüse binmeye çalışanlara gerekli işlemlerin yapılacağını açıklamaktadır.

    Ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı “İnsanların dışarıya çıkışlarında en önemli takip sistemi bizim elimizde; İstanbulkart. Milyonlarca kullanıcısı var. Hasta verilerini bize verin, biz de İstanbulkart kullanıcılarını engelleyelim. Otobüse geldiğinde kartı alarm verecek, uyarıyı yapacak ve biz gerekli işlemleri vatandaş hakkında başlatacağız.” yönünde açıklama yapmıştır.

    Oysa şu yapılmaktadır: Yolcular ulaşım araçlarına bindikten sonra takip ediliyor. Ancak hasta verileri belediye ile paylaşılmayıp, onun yerine binenlere ceza yazalım anlayışı devam etmektedir.

    İBB Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı’nın 14 Kasım 2020 tarihinde açıkladığı tabloya göre Türkiye genelinde 92 kişinin koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıklamasına rağmen aynı gün İstanbul Mezarlıklar Müdürlüğü’nün verilerine göre ‘bulaşıcı hastalık’ tanımlamasıyla 164 kişinin yaşamını yitirdiğini açıklamaktadır.”

    HDP İstanbul Milletvekili ali Kenanoğlu, bu bağlamda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya şu soruları yöneltti:

    1- Bu verilere göre salgının daha tehlikeli boyutlara ulaşmaması için İstanbul’un 2-3 hafta kapanması ile ilgili önerilere ilişkin bir değerlendirmeniz olacak mıdır?

    2- Pandeminin tek başına maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyularak atlatılabileceğini düşünüyor musunuz?

    3- Türkiye’deki vaka sayılarının nüfusu İstanbul’dan az olan Avrupa ülkelerinden dahi az açıklanması ne anlama gelmektedir?

    4- İstanbul Sağlık kuruluşlarından Mezarlıklar Müdürlüğü’ne giden bilgi ile koronavirüsten ölenlerin sayısı neden aynı değildir?

    5- Hasta verileri İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile neden paylaşılmamaktadır?

    6- Koronavirüslü bir hastaların araçlara bindikten sonra takip edilip ceza uygulanmasının amacı nedir?

    7- Bu güne kadar koronavirüs hastası olup araçlara bindiği tespit edilen kaç hasta olmuştur ve bunlara ne kadar ceza kesilmiştir?

    8- “Bulaşıcı hastalık” tanımlaması ne anlama gelmektedir?

    9- Sağlık Bakanlığı’nın 14 Kasım 2020 tarihinde açıkladığı tabloya göre Türkiye genelinde 92 kişi koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirirken aynı gün İstanbul’da ‘bulaşıcı hastalık’ tanımlamasıyla 164 kişi yaşamını yitirdiğine göre bu çelişkili sayılar bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?

    PİRHA/ ANKARA