Etiket: sağlıkçılar

  • Aile hekimlerinin iş bırakma eylemleri 3’üncü gününde

    Aile hekimlerinin iş bırakma eylemleri 3’üncü gününde

    PİRHA- Aile hekimlerinin iş bırakma eylemi 3’üncü gününde. Sağlık emekçileri de bu kapsamda birçok kentte 1 günlük iş bırakma eylemi yaptı.

    Aile hekimleri ve Aile Sağlık Merkezi çalışanları, Aile Hekimleri Sözleşme ve Yönetmeliği iptali istemiyle üçüncü kez iş bırakma eylemine giderken, bu kapsamda Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ile Türk Tabipler Birliği (TTB) ülke genelinde bir günlük iş bırakma eylemine gitti. Aile hekimlerinin, Aile Sağlık Merkezleri çalışanları ile SES ve TBB iş bırakma eylemlerine ilişkin birçok kentte açıklama yapıldı.

    İSTANBUL

    SES ve İstanbul Tabip Odası (İTO), “İnsanca yaşam için 8 Ocak’ta G(ö)revdeyiz” şiarıyla İstanbul Beyoğlu’nun bulunan Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde açıklama yaptı. Açıklamada, “Emek bizim söz bizim, herkese eşit ücretsiz sağlık, çetelere değil sağlığa bütçe” pankartı taşınırken, “Sağlıkta özelleştirme ölüm demektir”, “Aşılar Fizandan mı geliyor”, “Bakan Memişoğlu, işine bak reçeteme bakma”, “Sağlıkta kar ölüm demektir” dövizleri taşındı. Açıklamada, “Herkese eşit ücretsiz sağlık”, “İktidar zammını al başına çal”, “Genel grev genel direniş”, “Direne direne kazanacağız”, “Halkımız iktidar yalan söylüyor”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Yaşamak yaşatmak istiyoruz” sloganları atıldı.

    Açıklamada, kısa bir konuşma yapan SES İşyeri Temsilcisi Muhsin Uysal, vergide adalet istediklerini ve direneceklerini belirterek, “İtaat etmiyoruz. Bizlere, ‘Siz memursunuz, konuşmayın biat edin’ diyorlar. Susmuyoruz korkmuyoruz, itaat etmiyoruz. Biz buralarda hizmet üretiyoruz ve onun karşılığını talep ediyoruz” dedi.

    Çalıştığı işyeri olan Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan sorunlara değinen Uysal, “Taksim Hastanesi 250 yataklıdır. Burada resmi rakamlara göre açıklanan hemşire sayısının yarısı yok. Bugün burada 1 hemşire 2 hemşirenin işini yapıyor. İşte bizim isyanımız bunadır. Bu hastanede bir kreş bile yok. Mevzuatta bunlar var ama bunlar mevzuatı da uygulamıyor” ifadelerini kullandı. Uysal, 13 Ocak’ta da bütün iş kollarında iş bırakacaklarını söyledi.

    Uysal’ın konuşmasının ardından açıklamayı yapan İTO Temsilcisi Remzi Gediz, sağlıkta performansa dayalı sistemin kaldırılması gerektiğini kaydetti.

    Gediz, “Bizler, emek ve meslek örgütlerimizin çağrısıyla, sağlık sisteminde yaşanan çöküşü protesto etmek, sesimizi hep birlikte yükseltmek, taleplerimizi haykırmak adına bugün ülkenin her bir köşesinde, meydanlarda bir araya gelmiş hekim, diş hekimi, hemşire, ebe, ATT, paramedik, teknisyen yani sağlık emekçileriyiz. Her gün yüz binlerce kişiyi sağlığına kavuşturmak, hastalanmalarını önlemek için çalışırken; şiddet, mobbing, performans dayatması, güvencesiz gelir, liyakatsiz yöneticiler, sağlıkta çeteleşme gibi say say bitmeyecek sorunlarla boğuşuyoruz” ifadelerini kullandı.

    İstanbul Tıp Fakültesi önünde de basın açıklaması yapılarak, talepler dile getirildi. Eyleme tüm branşlardaki doktorlar destek verdi.

    ANKARA

    Hacettepe Üniversitesi bahçesinde de Ankara Tabip Odası öncülüğünde, aile hekimlerinin sesini duyurmak için basın açıklaması yapıldı.

    KOCAELİ

    Kocaeli’de Şehir Hastanesi önünde Aile Hekimleri ve tüm basamaklarda iş bırakma eylemi yapıldı.

    URFA

    Urfa’da Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde basın açıklaması yapıldı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Urfa Şubeler Platformu bileşenlerinin destek verdiği açıklamada, “Ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir, anadilde sağlık” talebinin yazılı olduğu önlükler giyildi.
    “Eziyet yönetmenliğini kabul etmiyoruz. Meslek onurumuz için iş bırakıyoruz” yazılı pankartın açıldığı açıklamada konuşan SES yöneticisi Salih Tekinalp, “Bir halk sağlığı sorunu var. Sağlık sistemi her gün daha kötüye gidiyor. Buna ses çıkarmamız gerek. Biz kesinlikle kendimiz için bir şey istemiyoruz. Kimseden de bir lütuf istemiyoruz. Haklarımızı ve hastalarımızın haklarını istiyoruz. Sağlık ticarileşmesin istiyoruz. Sağlık temel bir hak ve kimse onu ticarileştirilemez” dedi.
    SAĞLIKÇILARIN TALEPLERİ

    Açıklamalarda şu talepler dile getirildi:

    “* Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınması, etkili şiddet yasası çıkartılması ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmasıdır.

    * Tüm sağlık mesleklerine yönelik tanımlar net olarak yapılmalı, angarya çalıştırma yasaklanmalı, üniversite hastaneleri başta olmak üzere çalışanların tayin hakları, özlük ve sosyal hakları garanti altına alınmalıdır.

    * Hekim, ebe, hemşire ve tüm sağlık emekçilerine performans ve ciro odaklı sistemin yerine emekliliğe yansıyacak insanca ücret ödenmelidir. Sabit ödemeler genel bütçeden karşılanmalı, ek zamlar temel ücretlere ve emekliliğe yansıyacak şekilde düzenlenmelidir. Bu talebimiz gerçekleşinceye kadar acil olarak ilave ek zam emekliliğe yansıtılacak şekilde düzenlenmeli ve mevcut memur emeklilerine de yansıtılmalıdır

    * Bütün kamu emekçilerin vergi diliminin yüzde 15’de sabitlenmelidir.

    * Teşvik, sabit ödeme gibi adı değişen ama içeriği ayni olan farklı ödeme türleri yerine emekliliğe yansıyan temel ücretlerimizin insani yaşam standartlarına çıkartılmalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Sağlık emekçileri Mersin’de ‘Beyaz Forum’ düzenledi-VİDEO

    Sağlık emekçileri Mersin’de ‘Beyaz Forum’ düzenledi-VİDEO

    PİRHA-Mersin’de sağlık emekçileri grevlerinin 3’üncü gününde halaylar çekip, ‘Beyaz Forum’ düzenledi.

    14-15-16 Mart tarihlerinde grevde olacaklarını açıklayan sağlık meslek örgütleri ve sendikalar bugün de iş bıraktı.

    Mersin’de de Mersin Tabip Odası, Mersin Diş Hekimleri Odası, Ses Mersin Şubesi DİSK Genel Sağlık İş, Birlik Dayanışma Sendikası, Hekim Birliği Sendikası ve Mersin Aile Hekimleri Derneği’nin öncülüğünde sağlık emekçileri iş bırakarak greve gitti.

    Mersin’de sağlık emekçileri grevlerinin üçüncü gününde Özgür Çocuk Parkı’nda ‘Beyaz Forum’ düzenledi.

    Sağlık emekçilerin halaylar çektiği eylemde, sağlıkta yaşanan sorunlara dikkat çekilerek, birlik, dayanışma, mücadele çağrısı yapıldı.

    PİRHA/MERSİN

  • Sağlıkçılardan iktidara: Oyalama değil, taleplerimizin karşılanmasını istiyoruz

    Sağlıkçılardan iktidara: Oyalama değil, taleplerimizin karşılanmasını istiyoruz

    PİRHA-Mersin’de sağlık emekçileri grevlerinin ikinci gününde de iş bıraktı. Yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü açıklamalarının oyalama olduğuna dikkat çekilerek, taleplerinin acilen karşılanması istendi.

    Sağlık emekçilerinin 3 günlük iş bırakma eylemi devam ediyor. 14-15-16 Mart tarihlerinde grevde olacaklarını açıklayan Sağlık meslek örgütleri ve sendikalar bugün de iş bıraktı.

    Mersin’de de Mersin Tabip Odası, Mersin Diş Hekimleri Odası, Ses Mersin Şubesi DİSK Genel Sağlık İş, Birlik Dayanışma Sendikası, Hekim Birliği Sendikası ve Mersin Aile Hekimleri Derneği’nin öncülüğünde sağlık emekçileri iş bırakarak greve gitti.

    Mersin Şehir Hastanesi ve Toros Devlet Hastanesi’nde bir araya gelen sağlık emekçileri basın açıklaması yaptı.

    “YAŞADIKLARIMIZIN KADER OLMADIĞINI BİLİYORUZ”

    Yapılan her iki açıklamada, özellikle pandemi döneminde tüm toplumun hekimlerin ve sağlık çalışanlarının ne kadar yaşamsal ve önemli bir iş yaptıklarını gösterdiğine dikkat çekilerek, “Bizler böylesi önemli bir alanda, nitelikli hizmet üretmeye çabalarken, pandemi ile birlikte ekonomik krizin derinleşmesi, çalışma koşullarımızda yaşadığımız zorlukları artırmış, ekonomik haklarımız giderek gerilemiştir. İşlemeyen ve sağlıksızlık üreten sağlık sisteminin tüm yükünü bizler çekiyor ve emeğimizin karşılığını alamadan her geçen gün umutsuzluğa sürükleniyoruz. Ancak yaşadıklarımızın kader olmadığını biliyoruz” denildi.

    “CUMHURBAŞKANININ AÇIKLAMALARININ BİR OYALAMA OLDUĞU ORTADADIR”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün sağlık çalışanlarına dair yaptığı konuşmaya da değinilen açıklamada, “2021 yılı Aralık ayında mecliste kabul edilen düzenlemenin iktidar partisi tarafından geri çekildiğini biliyorken, yapılan niyet beyanlarını somut adım olarak değerlendirmiyoruz. Aylardır emekli hekim ücretlerini de etkileyecek 7200 ek gösterge talebimizin dikkate alınmaması bile, açıklanan niyetlerin bizler için yetersiz kalacağını ve adeta bir oyalama olduğunu kanıtlar niteliktedir. “Ben hekimlere iğne bile yaptırmam”, “hekim efendi dönemi bitti”, “gidiyorlarsa gitsinler” açıklamalarından hekimliğin değerini bilen açıklamalara gelmeyi önemli bulmakla birlikte, Cumhurbaşkanının hekimlere yönelik bir özür borcu olduğunu hatırlatmayı da tarihsel ve mesleğimize meslektaşlarımıza yönelik bir sorumluluk olarak görüyoruz” ifadelerine yer verildi.

    “ÇALIŞAN HEKİM MAAŞLARI İNSANCA YAŞAM DÜZEYİNE ÇIKARILMALI”

    Mersin Sağlık Örgütleri olarak uzun süredir sağlık alanında yaşanan, sağlık çalışanlarını umutsuzluğa sürükleyen bu karanlık tabloya karşı hakları için, daha iyi bir sağlık ortamı için mücadele ettiklerini belirtilen açıklamalarda, şu talepler ifade edildi:

    “Sağlıkta Şiddet Yasası bir an önce çıkarılmalı; cezalar tutuksuz yargılanma ve “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” düzenlemelerinin uygulandığı sınırların üzerine çıkarılmalı güvenli çalışma ortamları sağlanmalıdır. Özel sağlık sektöründe çalışan hekimlerin sosyal güvenlik primleri “prim ödeme tavanı” üzerinden çalıştıkları kurumlar tarafından ödenmeli; ücretleri en az yoksulluk sınırının iki buçuk katı olmalıdır. Tüm ASM binaları kamu tarafından inşa edilmeli, aynı standartlarda donanımı kamu tarafından sağlanmalı, bütün giderleri Sağlık Bakanlığı’nca karşılanmalı; Aile Hekimliği Ceza Yönetmeliği geri çekilmelidir. Çalışan hekim maaşları insanca yaşam düzeyine çıkarılmalı, hekimlerin ek göstergeleri 7.200, diğer sağlık çalışanlarının 3.600 olmalı. Emekli Sandığı, SSK, BAĞ-KUR farkı gözetilmeksizin bütün emekli hekim maaşları yoksulluk sınırının en az iki katına çıkarılmalıdır. Çalışma ortamlarımız ve koşullarımız iyileştirilmeli, başta asistanlar olmak üzere bütün hekimlere nöbet ücreti kesilmeden nöbet ertesi izin hakkı tanınmalı, intern hekim ücretleri en az asgari ücret düzeyine çıkarılmalıdır. COVID-19 “illiyet bağı” aranmaksızın meslek hastalığı sayılmalı, pandemide çalışılan her yıl için 120 gün yıpranma payı uygulanmalıdır. Sağlık sistemi ve kurumsal sorunlar kaynaklı malpraktis davaları ile hekimleri ödeyemeyecekleri tazminatlara mahkûm eden uygulamaların önlenmesi için yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Hekimleri de hastaları da mağdur eden, hekimlere karşı şiddet kaynağı olan, halkın sağlığını tehlikeye atan 5 dakikada muayene dayatmasından vazgeçilmeli, hasta randevuları her hastaya en az 20 dakika ayrılacak şekilde düzenlenmelidir.”

    PİRHA/MERSİN

     

     

  • Dersim’de sağlık emekçileri iş bıraktı: Oyalama değil, hakkımız olanı istiyoruz-VİDEO

    Dersim’de sağlık emekçileri iş bıraktı: Oyalama değil, hakkımız olanı istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de sağlık emekçileri, iş bıraktı. Tunceli Devlet Hastanesi önünde yapılan açıklamada, “Etkili ve caydırıcı yeni bir sağlıkta şiddeti önleme yasasının çıkarılması, güvenli işyerlerinin oluşturulması ve sağlıktaki personel sayısının kadrolu güvenceli istihdam ile OECD ortalamasına çıkarılması” talep edildi.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi, iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.

    Tunceli Devlet Hastanesi önünde yapılan basın açıklamasında sağlık çalışanlarına HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, HDP Dersim İl Örgütü, EMEP Dersim İl Örgütü ve CHP Dersim İl Örgütü destek verdi. Basın açıklamasını SES Dersim Şube Eşbaşkanı Serap Kahraman okudu.

    Pandemiyle birlikte sağlık emekçilerinin çalışma koşullarında artan zorluklar ve ekonomik krizin de derinleştirdiği ekonomik haklarla ilgili büyük kayıplar yaşamaya devam ettiklerini belirten Kahraman, “Siyasal iktidar sağlık hizmetlerini üreten sağlık çalışanlarının haklarını görmezden gelmekte, tercihini sermayeden yana kullanmaktadır. Tüm toplumsal kesimler gibi bizler de artık geçinemiyoruz. Koruyucu sağlık hizmetlerinden daha çok tedavi edici sağlık hizmetlerinin sunulduğu, sağlık hizmet sunumunda sevk zincirinin tamamen ortadan kaldırıldığı, kışkırtılmış sağlık talebi yaratan bu sağlık sistemi toplumun nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını elinden almaktadır. Sağlığa erişim giderek zorlaşmakta, katkı-katılım payları ile ekonomik krizin derinleştiği koşullarda yurttaşın cebinden giderek daha fazla para çıkmaktadır. Bu işlemeyen, sağlık değil sağlıksızlık üreten sağlık sisteminin tüm yükünü ise sağlık emekçileri çekmekte, emeklerinin karşılığını alamadan her geçen gün umutsuzluğa sürüklenmektedirler” dedi.

    Kahraman, Sağlık emekçileri yetersiz istihdamın ve kışkırtılmış sağlık talebinin karşısında tükenmekte, angarya ile daha çok çalışmaya zorlanmaktadır” diyerek şöyle devam etti:

    “Bu yoğun emeğin karşılığında ise insanca yaşanabilecek temel ücrete erişmek yerine oyalama tasarılar, ek ödeme yalanları ile geçiştirilmektedirler. Performans ile sağlık çalışanları birbirine düşman edilmekte, nitelik değil nicelik önemsenmektedir. Yoğun emek gerektiren bu çalışma düzeni ve ekonomik sorunların yanı sıra liyakatsiz atamalar, yönetici mobbingleri, KHK’ler ve soruşturmalar gibi antidemokratik uygulamalar ile sağlık hizmeti vermeye çalışan sağlık emekçilerinin iyilik hali ortadan kaldırılmaktadır.”

    “SAĞLIK EMEKÇİLERİNE BÜTÇEDEN DAHA FAZLA PAY AYRILSIN”

    SES Dersim Şubesi Eşbaşkanı Serap Kahraman taleplerini şu şekilde açıkladı:

    -Tüm sağlık emekçilerine insanca yaşamaya olanak veren, emekliliğe yansıyan yoksulluk sınırı üzerinde temel ücretin verilmesi; eğitim durumu, hizmet yılı, mesleki risk gibi faktörler ile ücret skalasının belirlenmesi,

    -Etkili ve caydırıcı yeni bir sağlıkta şiddeti önleme yasasının çıkarılması, güvenli işyerlerinin oluşturulması

    -Sağlıktaki personel sayısının kadrolu güvenceli istihdam ile OECD ortalamasına çıkarılması,

    -COVID-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkarılması,

    -Ek göstergelerin 3600’den 7200’e kadar kademeli olarak yükseltilmesi,

    -Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelediği birinci basamak sağlık hizmetlerinin oluşturulması, Aile hekimliği ceza yönetmeliğinin iptal edilmesi,

    -Asistan hekimler başta olmak üzere uzun süreli ve angarya çalışmanın kaldırılması,

    -Sağlık hizmetlerinde katkı katılım payı, reçete ücreti vb. adlarla alınan ücretlerin iptal edilmesi,

    -Liyakatsiz atamalar, soruşturmalar, mobbing, güvenlik soruşturmaları, KHK’ler ile dayatılan antidemokratik uygulamaların derhal bitirilmesi,

    -Özel sağlık kuruluşlarında ciro baskısına, taşeronlaştırmaya, güvencesiz çalışmaya son verilmesi,

    -Sağlık hizmetlerinin planlanmasından sunulmasına kadar sağlık emekçilerinin örgütleri aracılığıyla karar alma mekanizmalarında yer alması.

    -Sağlığa ve Sağlık emekçilerine bütçeden daha fazla pay ayrılması

    -Hangi statüde olursa olsun tüm sağlık çalışanı emeklilerine insanca yaşamaya yetecek emekli maaşı

    PİRHA/DERSİM

     

  • Mersin’deki sağlık emekçileri 8 Şubat’ta ‘G(ö)rev’de!

    Mersin’deki sağlık emekçileri 8 Şubat’ta ‘G(ö)rev’de!

    PİRHA- Sağlık emekçileri 8 Şubat Salı günü ‘G(ö)rev’ yapacak. Mersin’deki sağlık meslek örgütleri ve sendikalar da özlük hakları ve koronavirüs salgını başta olmak üzere meslekten kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkarılması için Toros Devlet Hastanesi önünde toplanıp, yürüyüş yapacak.

    Türkiye’nin bir çok merkezinde günlerdir ‘Beyaz Nöbet’ eylemlerinde bir araya gelen sağlık örgütleri, yarın (8 Şubat) yurt genelinde ‘G(ö) rev’ de olacak. Mersin Tabip Odası, Mersin Diş Hekimleri Odası, SES Mersin Şubesi, DİSK Genel Sağlık İş, Birlik Dayanışma Sendikası, Mersin Aile Hekimleri Derneği de Mersin’de açıklama yapıp yürüyüş yapacak.

    Mersin Üniversitesi Hastanesi önünde saat 9.30’da yapılacak açıklama sonrası 11:00’de Mersin Toroslar Devlet Hastanesi önünde bir araya gelinip Özgür Çocuk Parkı’na kadar yürüyüş yapacak.

    “TÜM SAĞLIK ÖRGÜTLERİ İLE ORTAK BİR ‘BEYAZ G(Ö)REV’DEYİZ”

    Sağlık emekçilerinin 8 Şubat’ta yapacakları ‘G(ö) rev’e dair PİRHA‘ya konuşan Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen, 8 Şubat’ta üretimden gelen güçlerini kullanarak tüm sağlık örgütleri ile ortak bir ‘Beyaz G(ö)REV’ yapacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

    “Biz sağlık örgütleri olarak yıllardır sorunlarımızı anlatmaya ve çözüm yolu bulmaya çalışıyoruz ancak bugüne değin sesimizi ne hükümete ve ne de sağlık bakanlığına duyuramadık. Sağlık Bakanı’ndan 457 gün önce istediğimiz randevuya ne yazık ki hâlâ yanıt verilmiş değil. Bu nedenle sesimizin duyulması için eylem yapma dışında bir şansımız kalmamıştır.”

    PİRHA/MERSİN

  • Sağlık örgütleri, hakları için 8 Şubat’ta ‘Beyaz g(ö)rev’de

    Sağlık örgütleri, hakları için 8 Şubat’ta ‘Beyaz g(ö)rev’de

    PİRHA- ‘Beyaz Nöbet’ eyleminde bir araya gelen sağlık örgütleri, Meclis’in sağlıkçıları koruyan yasaları bir an önce çıkarma çağrısında bulundular. Yapılan açıklamada, 20 yıl önce başlatılan Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte halkın sağlık hakkının, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının da çalışma haklarının geriletildiği belirtildi. 

    Mersin Tabip Odası, Mersin Diş Hekimleri Odası, SES Mersin Şubesi, DİSK Genel Sağlık İş, Birlik Dayanışma Sendikası, Mersin Aile Hekimleri Derneği Mersin Toroslar Devlet Hastanesi önünde ‘Beyaz Nöbet’teydiler.

    “TÜM SAĞLIK ÖRGÜTLERİ İLE ORTAK BİR ‘BEYAZ G(Ö)REV’DEYİZ”

    Sağlık emekçilerinin 26 Ocak’ta başlattıkları eylemlerinin sekizinci gününde açıklama yapan Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen, 8 Şubat’ta üretimden gelen güçlerini kullanarak tüm sağlık örgütleri ile ortak bir ‘Beyaz G(ö)REV’ yapacaklarını belirterek, “Biz sağlık örgütleri olarak yıllardır sorunlarımızı anlatmaya ve çözüm yolu bulmaya çalışıyoruz ancak bugüne değin sesimizi ne hükümete ve ne de sağlık bakanlığına duyuramadık. Sağlık Bakanı’ndan 457 gün önce istediğimiz randevuya ne yazık ki hâlâ yanıt verilmiş değil. Bu nedenle sesimizin duyulması için eylem yapma dışında bir şansımız kalmamıştır” dedi.

    20 yıl önce başlatılan Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte halkın sağlık hakkı, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının da çalışma hakları giderek geriletilmiş, sağlık alanı bile isteye çökertildiğinin altını çizen Antmen, “Bu adımların hiçbir aşamasında sağlık emek-meslek örgütlerinin itirazlarının dikkate alınmamasının getirdiği yıkım ayyuka çıkmışken bizlere hâlâ karar mekanizmalarında söz hakkı vermeme ısrarı ile aynı yanlışa devam edilmektedir” diye konuştu.

    “SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI” ÇIKARILMALIDIR”

    Sağlıkçılarla ilgili tasarının kapsayıcılığı arttırılarak hızlıca Meclis’e getirilmesi çağrısında bulunan Antmen, talepleri şöyle sıraladı:

    *“Emekliliğimize de yansıyacak insanca yaşayabileceğimiz temel bir ücreti sağlayacak şekilde ekonomik ve özlük haklarımız için yeni bir düzenleme bir an önce yapılmalıdır.

    *Şiddetsiz bir sağlık ortamında çalışabilmek için Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi’nin önerdiği diğer sağlık emek-meslek örgütlerinin desteklediği etkili ve caydırıcı yeni bir “Sağlıkta Şiddet Yasası” çıkarılmalıdır.

    *COVID-19 illiyet bağı aranmaksızın meslek hastalığı kabul edilmelidir. COVID-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkarılmalıdır.

    *2021 yılında yürürlüğe giren Aile Hekimliği Ceza Yönetmeliği acilen ortadan kaldırılmalı, ilgili meslek örgütleri ile birlikte, ASM’lerde çalışmayı kolaylaştıran demokratik bir yönetmelik yayınlanmalıdır

    *Pandemi süresince çalıştığımız her yıl için tüm sağlık çalışanlarına 120 gün fiili hizmet süresi zammı verilmeli, hekimlerin ek göstergesi 7.200, diğer sağlık çalışanlarının 3.600 olacak şekilde düzenlenmelidir.”

    PİRHA/MERSİN

  • Sağlıkçılardan ek ödeme protestosu

    Sağlıkçılardan ek ödeme protestosu

    PİRHA-Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde sağlık çalışanları ‘ek ödeme’ adaletsizliğine karşı eylem yaptı. Yaklaşık 100 hekim başhekimliğe yürüdü.

    İstanbul’daki Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde çalışan sağlık emekçileri, Haziran ve Temmuz ayı ek ödemelerinin yapılmamasını hastane içinde yaptıkları yürüyüşle protesto etti. Yürüyüşün ardından başhekimlik binası önüne gelen sağlık çalışanları, hastanede yaşanan sorunların arttığına işaret etti.

    Başhekimlik önünde yapılan açıklamada, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında verilen ücretlerin yetersiz olduğuna dikkat çekilerek, bu durumun Kasım ayı ve sonrası için güvence vermediği kaydedildi. Hastane yönetiminin geçmiş aylarda yapılmayan ek ödemelerle ilgili garanti veremediği belirtilen açıklamada, haklarının takipçisi olacaklarının altı çizildi.

    HABER MERKEZİ

  • Sağlıkçılardan bugün ‘Yönetemiyorsunuz, ölüyor, tükeniyoruz’ yürüyüşü

    Sağlıkçılardan bugün ‘Yönetemiyorsunuz, ölüyor, tükeniyoruz’ yürüyüşü

    PİRHA- İstanbul Tabip Odası, haftalık eylem programı kapsamında bugün temsili yürüyüş yapacak. 
    İstanbul Tabip Odası, haftalık planladıkları eylem ve etkinlik kapsamında bugün “Yönetemiyorsunuz! ölüyor, tükeniyoruz” sloganıyla temsili yürüyüş düzenleyeceklerini duyurdu.
    Tabip Odası’nın yaptığı açıklamada, sadece sağlık çalışanların değil, herkesin öldüğüne işaret edilerek, resmi kayıtlarda bile her gün 50 kişinin yaşamını yitirdiğine dikkat çekildi. Açıklamada, salgın sürecinin bugüne kadar yetersiz ve kaygı verici bir şekilde yürütüldüğüne vurgu yapılarak, gelinen aşamada hekim ve sağlık çalışanlarının tükenme noktasına geldiği belirtildi.
    TÜM SAĞLIK KURUMLARINDA SİYAH KURDELE TAKILARAK ÇALIŞILACAK
    Açıklamada, buna karşı Türk Tabipleri Birliği’nin çağrısıyla, tüm ülkede yapılacak etkinliklerle ilgili İstanbul programı kapsamında 14-18 Eylül haftasında tüm sağlık kurumlarında siyah kurdele takılarak çalışılacağı aktarıldı.
    “Yönetemiyorsunuz! Ölüyor, tükeniyoruz!” çağrısıyla temsili yürüyüşün yapılacağı belirtilen açıklamada, bugün saat 12.30’da İstanbul Tıp Fakültesi önünden başlayarak Haseki EAH Poliklinikler binası önünde son bulacak temsili bir yürüyüş düzenleneceği, 17 Eylül’de ise hastanelerde 12.30-13.30 arasında 1 dakikalık saygı duruşu ve anma etkinlikleri gerçekleştirileceği duyuruldu.
    Etkinliklerde sağlık çalışanlarının ağır iş yükü ve yaşanan tükenmişliğin vurgulanacağı, yetkililere sorumlulukları hatırlatılacağı ifade edildi.
    (HABER MERKEZİ)
  • Sağlık çalışanları Diyarbakır’da iş bıraktı

    Sağlık çalışanları Diyarbakır’da iş bıraktı

    Diyarbakır’da sağlık çalışanları iş bıraktı. Sağlıkçılar, “Ölmek istemiyoruz” dedi. 

    Diyarbakır’da, sağlık çalışanları taleplerini dile getirmek için Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde 11.30 ile 13.30 saatleri arasında iş bıraktı.

    Eylemi engellemek isteyen polis ile sağlık emekçileri arasında tartışma yaşandı. Polis amiri, eylemin “Anayasaya ve 2911 sayılı yasaya aykırı olduğunu” savunarak, eylemin ‘sosyal medyada yapılmasını’ istedi.

    Burada platform adına açıklama yapan SES Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Gönül Adıbelli, şunları kaydetti:

    “Biz burada sesimizi çıkarmak hem idarecilerin hem de Sağlık Bakanı’nın bizi duymasını istediğimiz için buradayız. Pandemi döneminde verilen vaatler, verilen sözler vardı. Bu sözler ve vaatler hiçbir şekilde yerine getirilmedi. Alınan önlemler yeterli değil. Hükümetin yapması gereken bu yöntemleri devreye sokmak, bu önlemleri almaktır ama sizler de biliyorsunuz son bir hafta içinde sadece ve sadece Diyarbakır ilimizde ve Urfa ilimizde 2 hekim arkadaşı, bir sağlık emekçisini aynı zamanda yemekhanede çalışan bir arkadaşımızı ne yazık ki bu dönemde kaybettik.”

    Sembolik olarak “Sağlık Bakanlığı’na yardım sandığı” açarak içine bozuk para atarak tepkilerini dile getiren sağlıkçılar açıklamanın ardından 15 dakika oturma eylemi yaptıktan sonra işlerine geri döndü.

  • Trabzon’da sağlık emekçilerine oksijen tüpüyle saldırdılar

    Trabzon’da sağlık emekçilerine oksijen tüpüyle saldırdılar

    KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi acil servisinde yaşamını yitiren bir hastanın yakını, sağlık emekçilerine oksijen tüpüyle saldırdı. 

    Trabzon’da akciğer kanseri tedavisi gören 65 yaşındaki T.A., Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi acil servisine getirildi.

    Hastayı Doktor Esra Ersöz Genç devraldı. Genç’in anlatımına göre hastayı devraldığında kalbi iki defa durmuştu. 65 yaşındaki T.A.’nın kalbi bir kez daha durdu ve hayatını kaybetti.

    Doktor Esra Ersöz Genç yaşanan süreci şöyle anlattı:

    “Kalbi tansiyon oluşturamıyor, hiçbir uyutucu ilaç almadığı halde kendi kendine soluyamıyordu. Bir taraftaki ciğeri tamamen alındığı için ciğerine tüp takıldı. Hastanın kalbi son bir defa daha durdu. Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay da burada başladı. Önce zorla kapalı servise girmeye çalıştılar, kapılar camlar kırıldı güvenlik ile beraber ben kapının dışında hırpalandık. Elimde kesikler oluştu. Sonra servisin iç kapısını da zorla açarak 5 kişi içeri daldılar.

    “GÖZALTISI BENİM İFADEMDEN BİLE KISA SÜRDÜ”

    Bizim tulumlarla maskelerle girdiğimiz servise ellerini kollarını sallayarak girip, sağa sola tekme atarak vefat eden hastanın başına geçtiler. İçlerinden biri eline oksijen tüpünü alıp bizi kovalamaya başladı. O tüpü bize takacakmış, polis geldiğinde öyle diyordu. Beni servisten nasıl çıkardılar bilmiyorum. Benim yaşadığım şok adli muayenem , pansumanım, ifade vermem şahsın gözaltı süresinden uzun tuttu. Şimdi bu adam dışarıda.”

    “SAĞLAM DÖNEBİLECEK MİYİM?”

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya seslenen Dr. Esra Genç, “Sağlıkta Şiddet Yasası çıktı diyorlar, ben kendimi güvende hissetmiyorum. Bir dahaki nöbette ne olacak? Evime, aileme sağlam dönebilecek miyim bilmiyorum. Korkuyorum duyuyor musunuz beni?” dedi.

  • Sağlıkçılara, ek ödeme ve ücretsiz ulaşım

    Sağlıkçılara, ek ödeme ve ücretsiz ulaşım

    Cumhurbaşkanı kararı ile sağlık çalışanlarının belediyeler ve bağlı kuruluşlarınca yürütülen toplu taşıma hizmetlerinden, kamuya ait sosyal tesisler ile Başkentray, Marmaray ve İzban seferlerinden ücretsiz yararlanması sağlandı.

    Sağlık çalışanlarının kamuya ait sosyal tesisler ile Başkentray, Marmaray ve İzban seferlerinden ücretsiz faydalanmasının yanı sıra, 1 Mart 2020’den geçerli olmak üzere sağlık personeline üç aylık ek ödeme yapılmasına ilişkin yönetmelik de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hekimlerden açıklama: Güvenli çalışma ortamları istiyoruz-VİDEO

    Hekimlerden açıklama: Güvenli çalışma ortamları istiyoruz-VİDEO

    PİRHA – İstanbul Tabip Odası ve SES Aksaray Şubesi üyesi sağlık emekçileri, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşanan iş kazasına ilişkin basın açıklaması yaptı. Güvenli çalışma ortamları istediklerini belirten hekimler, hastanelerin özelleşmesinden kaynaklı sağlık hizmetinin niteliğinden ziyade karlılığın ön plana alındığı kaydedildi. 

    Geçtiğimiz günlerde İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşanan iş kazasına ilişkin İstanbul Tabip Odası ve SES Aksaray Şubesi açıklama yaptı. ‘Güvenli çalışma ortamları istiyoruz’ pankartının açıldığı açıklamaya çok sayıda hekim katılarak iş kazalarına dikkat çekti.

    “OLAYIN MAĞDURU SUÇLU GİBİ GÖSTERİLDİ”

    Açıklamada, geçtiğimiz günlerde  Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 3 Tesla MR görüntüleme ünitesinde anestezi asistanı hekiminin yaralanması ile sonuçlanan bir iş kazasının meydana geldiği belirtildi.

    Açıklamada, “Uzmanlık öğrencisi Dr. Gamze Piliç Şaşıoğlu ünite içerisinde solunun sıkıntısı yaşayan bir hastaya müdahale etmekteyken dışarıdan getirilen ve MR ile uyumlu olmayan aspirasyon cihazının MR tarafından çekilmesi sonucu dakikalarca MR ile aspirasyon cihazı arasında sıkışmış ve bunun sonucunda bacağında parçalı kırık meydana gelmiştir”  denildi.

    Hekimin ayağı sıkıştığı halde hastasına müdahale ettiği vurgulanan açıklamada, olay yerine gelen hizmet sorumlusunun doktorun hayati riskini görmezden gelerek cihazın uğradığı maddi hasardan bahsettiği ve olayın mağdurlarını adeta suçlu gibi göstermeye çalıştığı kaydedildi.

    “ÖZELLEŞTİRMELER KARLILIĞI ÖN PLANDA TUTUYOR”

    Yaşanan iş kazası sonrası doktorların riskli ortamlarda çalışmak zorunda bırakıldığı ve buna dair alınan önlemlerin yetersiz olduğunun altı çizilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Çalışanlar olarak böylesi bir kazanın nasıl meydana geldiğinin açıklığa kavuşturulmasını istiyoruz. Uygun olmayan cihaz kullanımından ünite içerisinde uyarıcı güvenlik sınırı önlemlerinin olmamasına ve çalışanların eğitimiyle ilgili gerekenlerin yapılıp yapılmamış olmasına kadar pek çok soru mevcuttur. Kazanın gerçekleştiği yerin hizmet alımla çalışan bir birim olması ise ayrıca gözönünde bulundurulması gereken bir konudur. Sağlık alanındaki özelleştirmelerin geldiği son noktada kamu kurumları içerisine yerleştirilen bu firmaların pek çok örnekte sağlık hizmetinin niteliğinden ziyade karlılığı ön plana aldıkları bilinen bir gerçektir. Yaşadığımız  bu üzücü kazanın bu açıdan da ayrıntılı olarak soruşturulması gerekmektedir. Çalışma ortamlarımızda alınan güvenlik tedbirlerinin herhangi bir basamağındaki bir aksamanın ne kadar ciddi sonuçlara neden olduğunu bir kere daha hatırlatıyoruz” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Ülkenin sağlığından endişeliyiz’-VİDEO

    ‘Ülkenin sağlığından endişeliyiz’-VİDEO

    PİRHA- Sağlıkçılara yönelik son dönemlerde yaşanan şiddet olaylarına tepkiler yükseliyor. Sağlıkçılar, “Biz insanlara şifa vermek için bu mesleği okuduk, yıllarımızı verdik, emeğimizi verdik. Tek isteğimiz şiddeti yapanların yanına kar kalmasın istiyoruz” dedi. 

    İstanbul Bahçelievler’de özel bir hastanede görevli psikiyatri uzmanı Dr. Fikret Hacıosman’ın hastası tarafından öldürülmesi sağlıkçılardan büyük tepki aldı.

    İstanbul Aile Hekimleri Derneği’nin çağrısı ile bir araya gelen yüzlerce sağlık çalışanı Çapa’da bir araya gelerek İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önüne ellerinde karanfil ve giydikleri siyah önlüklerle yürüdüler.

    İl sağlık müdürlüğü önünde basın açıklaması yapan sağlıkçılar, hakaret ve şiddete uğramalarının önüne geçecek yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurguladılar.

    Eyleme katılan sağlıkçılar çalışırken yaşadıkları sorunları ve taleplerini mikrofonumuza değerlendirdiler.

    Dr. Recep Koç İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu aynı zamanda İstanbul Aile Hekimleri’nin de (İSTAHED) kurucu üyesi. Sağlıkta Şiddeti Önleme Yasası’nın bir an önce meclisten geçmesini isteyen Koç, “Tabii şiddetin sadece bir kanunla önleneceğini sanmıyoruz, birçok yönü var. Kışkırtılmış bir sağlık talebi var, sağlık okuryazarlığının düşük oluşu var, vatandaşın yüksek beklentisi, ulusallık dönüşümü ve sağlık sisteminin sorunlarının hekime yıkılışı, bütün bu sorunların acısını vatandaş hekimden çıkarmak istemektedir” dedi.

    İstanbul Eyüp’te aile hekimi olarak çalışan Dr. Emine ise her gün sözlü ve fiziksel şiddete maruz kaldıklarına dikkat çekti.

    ŞİDDETE KARŞI SESSİZ ÇIĞLIK

    Sağlıkçıların sessiz yürüyüşünde, “Ben hekimim hekimden önce insanım, kardeş, evlat ve anneyim” dövizi taşıyan Dr. Emine sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Birinci basamakta ama özellikle hastanelerde çok fazla fiziksel şiddete, yaralanma, darp ve en sonunda öldürme olaylarına şahit oluyoruz. Biz insanlara şifa vermek için bu mesleği okuduk, yıllarımızı verdik, emeğimizi verdik. Kendi gençliğimizden ailemizden fedakarlık yaparak yapıyoruz bu mesleği. Amacımız kıymetinin bilinmesi de değil artık sadece yaptığımız işin değeri bilinsin, insanlara şifa vermek için uğraşıyoruz. Evimize geri dönebilecek miyiz? Bugün neyle karşılaşacağız kaygısı gütmeden, mesleğimizi yerine getirmek istiyoruz sadece. Çünkü bu mesleğe başlarken de herkes özveriyle çalışmayı bilerek, isteyerek başlamıştır. Tek isteğimiz şiddeti yapanların yanına kar kalmasın istiyoruz. Bunu da dile getirmek istedik sessiz çığlığımızla.”

    Birlik ve Dayanışma Sendikası Marmara Şube yöneticisi Dr. Emrah Kırımlı da Ümraniye’de aile hekimi olarak çalışıyor.

    “Pek çok meslektaşımız sağlık ortamındaki şiddetten, sağlıktaki dönüşümün yarattığı baskıdan dolayı depresyonda intihar etti” diyen Kırımlı, sağlık alanındaki şiddete karşı sessiz yürüyüşle seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyledi.

    “ÜLKENİN SAĞLIĞINDAN ENDİŞELİYİZ”

    Kırımlı şöyle devam etti:

    “Sağlıkta şiddet ne yazık ki bize dayatılan performans baskısının hasta memnuniyeti adı altında ticarileşen sağlığın bizi satış temsilcisine dönüştürmesinden dolayı yaşadığımız baskı ortamının getirdiği bir sonuç. Biz hepimiz sağlıkçılar olarak ülkenin sağlığından da endişeliyiz, kendi can güvenliğimizden endişeliyiz, kendi ruh sağlığımızdan da endişeliyiz. Yapmak istediğimiz şey sorumluların, burada bulunmamızın sebebi sağlık müdürlüğünün gerekli önlemleri alması, sağlık ortamı değişikliği yapması.”

    “ÜLKE SAĞLIĞI DA ÇALIŞANLARI DA ÇOK KÖTÜ BİR YERE GİDİYOR”

    “Ülkenin sağlığı da sağlık çalışanları da ne yazık ki çok kötü bir yere doğru gidiyor” diyen Kırımlı, taleplerini şöyle sıraladı:

    “İstediğimiz sağlık müdürlüğünden öncelikle 184 denilen şiddet hattının kapatılması, sağlıkta şiddet uygulayanları şiddet yasasının biran önce çıkartılması, Türk Tabipleri Birliği’nin sendikaların önerdiği şiddet yasasının derhal hiç gecikmeden işleme konulması talebimizdir.”

    Sezgin KARTAL/İSTANBUL