Etiket: şah ahmet sultan

  • Dede Mustafa Özden: Suriye’de herkesin eşit yurttaş olduğunda kurtuluruz! -VİDEO.

    Dede Mustafa Özden: Suriye’de herkesin eşit yurttaş olduğunda kurtuluruz! -VİDEO.

    PİRHA- Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Özden Dede, Suriye’nin başındaki Colani’nin önce Dürzülere, sonra Alevilere, bugün ise Kürtlere yönelik katliamlar yapmaya devam ettiğini belirterek, “Yapılan bunca katliam bunca zulmü Birleşmiş Milletler sadece izliyor. Ne vicdan nede insanlık kalmış. Adeta insanlık ölmüş gibi bir durum söz konusu” dedi.

    Suriye’de son dönemde derinleşen çatışmalar, özellikle Aleviler ve Kürtler açısından ciddi bir güvenlik ve varlık sorununu yeniden gündeme taşıdı. Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılarla başlayan çatışmalar tüm bölgeye yayılırken, Alevi yerleşimlerinde de kaygılar artıyor. Bölgesel ve uluslararası güçlerin müdahaleleriyle şekillenen savaş ortamı, halkların birlikte yaşam umudunu zorlarken, çok kimlikli toplumsal yapı ağır bir baskı altında bulunuyor.

    Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Özden, Suriye’de Alevilere ve Kürtlere yönelik yapılan saldırılarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    ABD dünya genelinde yasa tanımaz tavrının, devam ettiğini belirten Özden, “Ortadoğu’ya yönelik zalimane tutumunun devam ettiriyor. Önce Irak, arkasından Suriye, şimdi de İran’ı hedef almış durumda” dedi.

    “BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ALEVİLERE VE KÜRTLERE YAPILAN KATLİAMLARI SADECE İZLİYOR”

    Suriye’de yaşanan katliamlar karşısında Birleşmiş Milletler‘in sadece izlediğini, hiçbir ses çıkarmadığını dile getiren Özden “Birleşmiş Milletler’in gelişmeler karşısında uyur pozisyonunda olması HTŞ ve İŞİD’in pervasız hareket etmesini sağlıyor. Amerika’nın getirip Suriye’de devletin başına koyduğu ve birer oyuncağı durumunda olan bu Selefi grupların hepsi birer faşist örgütler” diye belirtti.

    “ABD TÜRKİYE VE COLANİ FİKİR BİRLİĞİ İÇERİSİNDE”

    Amerika ve Türkiye’nin HTŞ ile fikir birliği içerisinde olduğunun altını çizen Özden, “Çünkü ABD başkanı biz ne dersek onu yaparlar konumunda. Hatta İsrail’e karşı gibi görünmesine yönelik söylemlere ‘yok yok onlar anlaşır’ diyor. ABD böylesi tavır takınınca ABD’den güç alan HTŞ faşizan bir şekilde önce Dürzilere saldırdı ardından Alevilere saldırdı. Çok korkunç bir saldırıydı. Alevilere soykırıma varan bir uygulamaydı şimdi de Kürtlere saldırıyor “diye konuştu.

    Bu saldırılar karşısında çatı örgütleri olan Alevi Bektaşi Federasyondan daha etkili bir karşı koyuş beklediğini ancak göremediğini ifade eden Özden, “Türkiye’deki Alevi Bektaşi Derneklerimiz duyurmaya çalışıldı ancak çıkan ses çok cılız kaldı. Buna karşın Avrupa’da örgütlü bulunan Alevi kurumları gerçekten çok ses verdiler” şeklinde ifade etti.

    Avrupa da Alevi kurumlarının yürüttüğü diplomasi sonucunda saldırılar biraz durur gibi oldu ise de HTŞ çetelerinin zulmü hala devam ettiğini belirten Özden, “Çok kötü şeyler yaşanıyor. Geçenlerde televizyonlar gösterdi. Bir ana bacımızı üçüncü kattan aşağıya attılar. Bu vahşeti kamerayla çekip tüm dünyaya sergilediler. Kendi kafasını estiği gibi ne vicdani ne insani bir şey var adeta insanlık ölmüş gibi bir durum söz konusu” dedi.

    SURİYEYE HERKESİN EŞİT YURTTAŞ OLDUĞU DEMOKRATİK BİR REJİM KURULURSA HALKLAR O ZAMAN KURTULUR”

    Suriye’de Alevilerin özerklik istemesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Özden, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Dürzülere, Alevilere, Kürtlere ve tüm kimliklere eşit haklar verilerse yani Suriye’de yaşayan herkesin eşit yurttaşlık haklarına dayalı Demokratik Suriye Cumhuriyeti kurulursa ancak o zaman özgür ve hür bir orta doğuda ve dünyada yaşayabiliriz.

    Bu cennet dünyada bizlere cehenneme yaşatıyorlar. Bunun için de kesinlikle hangi bölgede olursa olsun biz monarşiden, tek adam yönetiminden kurtulup demokrasiye geçmemiz lazım. Demokrasiye geçmemiz için de çok örgütlenmemiz lazım. Avrupa’daki ve Türkiye’deki Alevi örgütleri, partiler, yerel dernekler, örgütler bir araya gelerek mücadele edecek, demokrasiyi böyle güçlendireceğiz. Biz kendi ülkemizde demokrasiyi isteyeceğiz, Suriye’deki halklar da isteyecek. Demokrasi olursa ne HTŞ kalır, ne İŞİD kalır. Bütün dünyaya demokrasi gelir bütün halklar kurtulur.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Dede Özden: Eğitim dinselleşti, her okula mescit yapılıyor; çok tehlikeli-VİDEO

    Dede Özden: Eğitim dinselleşti, her okula mescit yapılıyor; çok tehlikeli-VİDEO

    PİRHA-Hükümetin okullara imam atamasının ardından mescit zorunluluğunu da getirmesine tepki gösteren Şah Ahmet Sultan Ocağı Dedelerinden Mustafa Özden, “Ülkenin adım adım şeriata doğru götürülmesi için çocukların beynini yıkanmak istiyorlar. Bu çok tehlikeli bir durum. Buna karşı durmamız gerekiyor” dedi.

    AKP hükümeti tarafından okullara imam atanması ve ardından anaokullarına mescit açılmasının zorunlu hale getirilmesine ilişkin Şah Ahmet Sultan Ocağı dedelerinden Mustafa Özden,  PİRHA’ya açıklamada bulundu.

    “EĞİTİM SİSTEMİ TAMAMEN GERİCİLEŞTİ”

    Şu anki eğitim sisteminin tamamen gerileştiğini belirten Özden, “Her adımda bir gericilik. Anadolu liselerine cami yaptılar bu ortaokullara kadar indi ve hala devam ediyor. Bu insanları kendi istedikleri doğrultuda eğitebilmek dinci bir nesil yobaz bir nesil yetiştirmek için anaokullarına kadar geldi” dedi.

    “ÇOCUKLARIN TATİLLERDE GEZMEYE İHTİYACI VAR , KURAN KUSLARINA DEĞİL”

    Anaokulunda ilkokulda okuyan çocuklara yazın Kur’an kursu açıldığını belirten Özden, “Çocukların gezmeye tozmaya psikolojik olarak gelişmeye ihtiyaçları var. Neden yaz tatil oluyor?  Çocuklar bütün yorgunluklarını atsınlar gelişimini tamamlasınlar koşsun yüzsün ip atlasın oynasın diye. Ama biz ne yapıyoruz? Kafasını örtüyoruz. Özellikle kız çocuklarının eline torba verip içine de Kur’an koyup doğru Kur’an kursuna çocukları gönderiyoruz” diyerek tepki gösterdi.

    “EVRİM TEORİSİNE KARŞI OLAN İKTİDAR BİLİMDEN UZAKLAŞMIŞTIR”

    Evrim teorisine karşı olan iktidarla, bilimden uzaklaşmış bir iktidarla karşı karşıya kaldıklarını belirten Özden, “Hakikaten ben bir eğitimci olarak bundan çok rahatsızım. Evrim teorisine karşı olan bir iktidar artık yobazlığa eyvallah demişse, bilimi bir kenara koyduysa bu iş bitmiş bilimden uzaklaşmıştır. Bir bilimin bilim olabilmesi için matematik ispattan geçmesi gerekiyor hiçbir bilim matematik ispattan geçmedikçe bilim adını alamaz” dedi.

    “OKULLARDA BİLİM DERSLERİ DİN DERSİNDEN DAHA AZ GÖRÜLÜYOR”

    Eğitimde matematiğe bağlı kalınması gerekirken artık okullarda matematik dersinin seçmeli durumuna düştüğünü belirten Özden, “Okullarda din dersleri 4 saat matematik 2 saat böyle bir duruma geldi neredeyse. Bizim zamanımızda 5 saat matematik bir saat din dersi vardı oda seçmeli dersti” diye konuştu.

    “ZORUNLU DİN DERSİ İLE YETİNMEDİ EĞİTİMİ DAHA DA GERİYE GÖTÜRDÜ”

    12 Eylül askeri darbesinden sonra Kenan Evren tarafından din dersinin seçmeli ders olmaktan kaldırıldığını zorunlu hale geldiğini hatırlatan Özden, “Ama AKP bununla da yetinmedi 15 Temmuz ihtilalinden sonra daha da bu konuda pervasızlaştı.Din derslerini saatlerini çoğalttı bilimle, pozitif bilimlerle ilgili derslerin saatlerini ise kıstı daraltı. Bu derslerin neredeyse 20 saatten fazlası din ile ilgili dersler olmaya başladı.  Eskiden İmam Hatiplerde Kur’an kursu vardı, şimdilerde ise cami ve mescit var.  Ama şimdi İmam Hatib’lerin dışında bütün okullara dahi cami, mescit yaptılar” ifadelerini kullandı.

    “ÇOK TEHLİKELİ BİR DURUM”

    Eğitimde yaşanan dinselleşmeyi tehlike olarak gördüğünü dile getiren Özden, “Bu çok tehlikeli bir durum. Buna karşı durmamız gerekiyor. Benim görüştüğüm birçok kişi aldığı üç kuruş maaşıyla çocuğunu özel okula veriyor. Çocuğunu bu uygulamalardan uzak tutuyor” şeklinde konuştu.

    “YANLIŞA HER ZAMAN KARŞI ÇIKMALIYIZ”

    Özgen son olarak şunları vurguladı:

    “Her cemde bunları vurguluyorum. Her tarafta doğru ve dürüst olmamız lazım. Cem yaparken doğruluktan ayırmayacağız diyoruz kendimize. Bunu burada diyeceğiz ama dışarıda da bunu söyleyeceğiz. Bunu görmemezlikten gelmeyelim. Bir Alevi bir Bektaşi olarak nasıl ki cemevinde kendimiz isek sokaklarda kendimiz olacağız. Bunu mutlaka vurgulamamız ve karşı çıkmamız lazım.”

    Cebrail ARSLAN/ISPARTA