PİRHA- PSAKD Marmaris Şubesi Başkanı Mehmet Ali Akyol, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevi ve Şah Kulu Dergâhına yaptığı ziyarete ilişkin konuşarak, “Dedeler oradan maaş aldığında, oranın enstrümanını çalmaya başlayacaklar ve bizim onlardan bir farkımız kalmayacak. Tamamen devlet dini olacağız. Oranın bütçesinden dedelere maaş veren kendi talimatlarını da verecektir. Dolayısıyla Alevilik inancı ve Aleviler burada zarar görecek” dedi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Marmaris Şubesi Başkanı Mehmet Ali Akyol, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevi ve Şah Kulu Dergâhına yaptığı ziyarete ve ardından yapılan açıklamalara ilişkin konuştu.
Cumhurbaşkanının cemevlerini, dergahları ziyaret etmesinin doğal olduğunu ifade eden Akyol, bu ziyaretlerin asimilasyon amacıyla yapılmasının ise kabul edilemez olduğunu söyledi.
“CEMEVİNİ DİZAYN ETMEK DEĞERLERİMİZİ YOK SAYMAKTIR”
Alevilik inancında, cemevinde posta oturacak dedenin bile meydana çıkıp dara durduğunu, ibadeti başlatmadan önce ceme katılan canlardan rızalık aldığını kaydeden Akyol, “Eğer orada 5-10 yaşında herhangi bir can bile rızalık vermezse oturamaz. Cemevinde Hünkarın, kanaat önderimizin ya da 12 imamların, yedi ulu ozanlarımızın portreleri bulunur. Bunlar bizim değerlerimiz. Cumhurbaşkanı gelecek diye bu değerleri kaldırıp bir tarafa asıp, onun yerine bilmediğimiz Arapça birtakım görseller getirilip asılırsa bu bizim değerlerimize saygının olmadığı anlamına gelir. Bizim değerlerimizi, inancımızı kabul etmediği anlamına gelir”dedi.
“ALEVİ KURUMLARINI KENDİ İSTEKLERİNE GÖRE ŞEKİLLLENDİRECEKLER”
Cumhurbaşkanının Şah Kulu Dergahı’nı ziyaretini anımsatarak sözlerine devam eden Akyol, şunları aktardı:
“Cumhurbaşkanının Şah Kulu Dergâh’nı ziyaretini samimi görmüyorum. Aleviler olarak yıllardan beri yaşadığımız sorunlara ve taleplerimize her zaman kulaklarını tıkadı bu hükümet. Bu zamana kadar en ufak bir adım atmadılar. Bundan sonra bir adım atacağını da zannetmiyorum. Diğer bir taraftan Alevi kurumlarının Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanması söz konusu. Oluşturulacak dairenin başına da 11 üye getirilecek ve bunları Cumhurbaşkanı belirleyecek. Bunu asla doğru bulmuyorum. Bu adeta Alevi kurumlarına kayyum atamaktır. Alevi kurumlarını kendilerine göre şekillendireceklerine açık delalettir. Bu tür yapılanmanın biz Aleviler açısından da bir getirisi olacağına inanmıyorum. Tam tersine Aleviliği asimile etmeye yönelik bir çalışmadır bu.
“BU POLİTİKADAN, ALEVİLİK İNANCI VE ALEVİLER ZARAR GÖRECEKTİR”
Bütün bunlara rağmen Alevi kurumlarından böyle bir şeye ‘evet’ diyen veya ocaklardan dedelerin böyle bir şeye ‘evet’ demesi içler acısı bir durum yaratır. Dedeler oradan maaş aldığında, oranın enstrümanını çalmaya başlayacaklar ve bizim onlardan bir farkımız kalmayacak. Tamamen devlet dini olacağız. Oranın bütçesinden dedelere maaş veren kendi talimatlarını da verecektir. Dolayısıyla yine Alevilik inancı ve Aleviler burada zarar görecek. Bunun hayra delalet olduğuna inanmıyorum. Bunların bizleri sadece aldatmaktan ve seçim yatırımı yapmaktan öte gitmeyeceğini düşünüyorum. Umarım dedeler cephesinde rağbet görmez ve bizim yüzümüzü kara çıkarmazlar.”
PİRHA- AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şahkulu Dergahı’ndaki açıklamalarını samimi bulmadığını belirten Baba Mansur Ocağı evlatlarından Hüseyin Moğultay, “Eğer samimi olsaydı cemevine gitmeden önce bizim cemevlerimizi tanıması, eşit yurttaşlık haklarımızı tanıması lazımdı” dedi. Moğultay, Erdoğan’a, “AİHM, Anayasa Mahkemesi, alt mahkemeler biz Alevlerin var olduğunu kabul etti. Sen neden bizi yok sayıyorsun?” diye sordu.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antalya Altınova Cemevi Dedesi ve Baba Mansur Ocağı evlatlarından Hüseyin Moğultay, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şahkulu Dergahı’ndaki açıklamalarını PİRHA’ya değerlendirdi.
“BUNU BİR TUZAK OLARAK HİSSEDİYORUM”
Cumhurbaşkanının Şahkulu Dergahı’na gitmesini ve açıklamalarını samimi bulmadığını belirten Moğultay, “Eğer samimi olsaydı cemevine gitmeden önce bizim cemevlerimizi tanıması, eşit yurttaşlık haklarımızı tanıması lazımdı. Bizim çocuklarımız okullarda zorla Sünnileştiriliyor. Bunu bir tuzak olarak hissediyorum” dedi.
“CEMEVLERİ DEDELERİ TEMBELLEŞTİRDİ”
Osmanlı döneminde Alevi dergahlarının kapatıldığı ve yerine Nakşibendi tarikatı üyelerinin atandığını hatırlatan Moğultay, “Buraya da aynı projeyi düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Biz durmayız, taliplerimizi tek tek, hane hane gezeriz. Aslında gezersek daha iyi olur. Açık konuşmak gerekirse cemevleri dedeleri tembelleştirdi. Burada oturuyorsun, talibin geliyor, lokmasına dua veriyorsun, cemini yapıyorsun. Ama eskiden öyle değildi. 10-15 hanelik bir yerde gidiyordun orada bütün canları topluyorsun, evin içerisinde bile cem yapıyor, yol yürütüyorduk” diye belirtti.
“AİHM, BİZ ALEVLERİN VAR OLDUĞUNU KABUL ETTİ, SEN NEDEN BİZİ YOK SAYIYORSUN?”
Hüseyin Moğultay, eşit yurttaşlık haklarının tanınmasını ve cemevlerinin yasal statüye kavuşması gerektiğini vurgulayarak, “Sayın cumhurbaşkanına şunu sormak isterim; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi biz Alevlerin var olduğunu kabul etti, burada Anayasa Mahkemesi bizim var olduğumuzu kabul etti, alt mahkemeler bizim var olduğumuzu kabul etti, sen neden bizi yok sayıyorsun?” sorusunu sordu.