Etiket: şair namık kuyumcu

  • Şair ve Yazar Fadıl Öztürk, Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    Şair ve Yazar Fadıl Öztürk, Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA- Kanser tedavisi gördüğü İzmir’de Hakk’a yürüyen Şair ve Yazar Fadıl Öztürk, Balçova Cemevi’nden Hakk’a uğurlandı. Anmada, Fadıl Öztürk’ün Dersim’in Kürdi, Kızılbaş ve devrimci kültürü ile yaşadığına vurgu yapıldı.

    Şair ve Yazar Fadıl Öztürk, tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Hastanesi’nde dün sabaha karşı Hakk’a yürüdü. Kanser tedavisi gören Öztürk, bir süre önce hastanede yoğun bakım servisine alınmıştı.

    Fadıl Öztürk için Balçova Cemevi’nde erkan düzenlendi. Erkana Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) kurucularından Ergin Doğru, İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği yöneticileri, İHD Onursal Başkanı Akın Birdal, yoldaşları ve çok sayıda seveni katıldı.

    Ayrıca Avrupa’da yaşayan Sanatçı Ferhat Tunç, Fadıl Öztürk için bir taziye mesaj yolladı.

    “DEVRİMCİ BİR ŞAİRDİ”

    Anma programında konuşan Şair Enver Bulut, Fadıl Öztürk’ün devrimci bir şair olduğuna vurgu yaparak, “12 Eylül’ün karanlık günlerinde işkenceler gördü, direndi. Fadıl Öztürk bir devrimci bir şairdi. Fadıl Öztürk şiirden geçerek devrime gelen bir abimiz. Şiiri ve yoldaşlarının başı sağ olsun” dedi.

    Bulut, ayrıca Fadıl Öztürk’ün şiirlerinden dizeler seslendirdi.

    “EKİBİMİZİN EN YARATICI ÜYESİYDİ”

    Öztürk’ün yoldaşlarından Merih Cemil Kaymaz ise, “İmrenilecek bir dönemin kuşağiyiz. Yarım asrı birlikte katettik. Kavgadan hepinizin payına çok şey düşüyordu. Ekibimizin en yaratıcı, zanatkar üyesi sendin” diye anlattı.

    “BİTMEZ TÜKENMEZ BİR ENERJİYE SAHİPTİ”

    Fadıl Öztürk ile birlikte Elazığ’daki mücadele günlerine değinen Mehmet Biter, “50 yıl öncesinden yoldaşım, arkadaşımdır. 12 Mart darbesinden sonra Fadıl’ı Elazığ’da tanıdım. Hayatı birlikte paylaşmaya çalıştık. Elazığ iç savaşın körüklenebileceği bir fay hattı üzerindeydi. Devrimciliği yürütmek çok zordu. Fadıl bir nevi özsavunmayı örgütledi. Böylesi önemli birşeyi sağladı. Bitmez tükenmez bir enerjiye sahipti. Kendisini saygıyla anıyorum” diye konuştu.

    “SADE BİR İNSANDI”

    Yine anmada söz alan İHD Onursal Başkanı Akın Birdal da, “Fadıl çok sade bir insandı. Engin gönüllüydü. İnsanlar unutulduğu zaman ölürlermiş. O hep aramızda yaşayacak. Saygı ve sevgiyle anıyorum” ifadelerini kullandı.

    “SANATIN İKTİDAR VE PİYASAYA İLİŞKİLERİNDEN UZAKTI”

    Fadıl Öztürk’ün sanatın iktidar ve piyasa ilişkilerinden uzak olduğuna vurgu yapan Şair Namık Kuyumcu şunları söyledi:

    “Bir şair olarak çok kıymetli şiirler yazdı. Bağırmayan çok kıymetli düz yazılar yazdı ve örnekler bıraktı. Şiiri de çok özgündü. Beyoğlu’nun arka sokaklarının Fadıl abisiydi. Bütün ötekileştirilmişler onu çok severdi. Sanatın iktidar, piyasa ilişkilerine yenilmeden, bu referanslara uzak biriydi.”

    “HEPİMİZİN DUYGUSUYLA, YOLDAŞLIĞIYLA GİDECEK”

    Gazeteci Şair Vecdi Erbay ise Fadıl Öztürk ile uzun yıllar süren ilişkisine değinerek, “Bana şiir okumayı öğreten, hayat bilgisi ile büyümeme neden olan da odur. Büyüdük ve eksiliyoruz gibi bir duyguya kapılıyorum. Fadıl hepimizin duygusuyla, yoldaşlığıyla gidecek” şeklinde konuştu.

    “DERSİM’İN KÜRDİ, KIZILBAŞ VE REYA HAQ KÜLTÜRÜNÜ KENDİNDE VAR ETTİ”

    Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) kurucularından Ergin Doğru da anmada söz alarak şunları ifade etti:

    “O yönüyle iyi bir söz ustası olduğu kadar iyi bir devrimciydi. Dersim’in Kürdi, Kızılbaş, Reya Haq kültürünü kendisinde var edebilen, onu söze dökebilen ve onu kendi yaşamında pratikleştirebilen bir söz ustasıydı. Onun şahsında devrimci sözün Kürdi boyutuyla nasıl yaşanabileceğini gördük. Benim için yitip giden değil geleceğe ışık tutacak biri olarak görüyorum.”

    Yine anmada Fadıl Öztürk’ün birçok yoldaşı söz alarak ona dair duygularını paylaştı.

    BAYINDIR GAZİLER KÖYÜNDE TOPRAĞA SIRLANACAK

    Erkan sonrasında Fadıl Öztürk naaşı toprağa sırlanmak üzere Bayındır ilçesine bağlı Gaziler köyü mezarlığına doğru yola çıkarıldı.

    FADIL ÖZTÜRK KİMDİR?

    1955 yılında Dersim’de doğan Fadıl Öztürk, edebi kimliğinin yanı sıra siyasal duruşuyla da tanınan bir isimdi. 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında Dev-Yol davası kapsamında müebbet hapse mahkûm edilen Öztürk, yaklaşık 10 yıl cezaevinde kaldı. Cezaevinden tahliye olduktan sonra İstanbul’da yayıncılık yaptı, şiir ve yazı çalışmalarına ağırlık verdi.

    Şiirleri Kunduz Düşleri ve Ütopia gibi dergilerde yayımlanan Öztürk, “Suyu Uyandırın Sesim Olsun”, “Esmer Bir Acı”, “Hep Kuzeydi Gözlerin” ve “Benden Adam Olmaz” gibi şiir kitaplarının yanı sıra denemelerini topladığı “Ateşe Konuş Küle Ağla” ile de geniş bir okur kitlesine ulaştı. Bazı şiirleri bestelenerek müziğe de uyarlandı.

    Siyasi ve toplumsal konularda da aktif bir isim olan Öztürk, 2004 yılında Herald Tribune gazetesinde yayımlanan “Türkiye’deki Kürtlerin Talepleri” başlıklı ilanla gündeme geldi. Aynı zamanda 2005 yılında kurulan Munzur Aydınlar Platformu’nun koordinasyon kurulu üyeliğini üstlendi. Dersim Gazetesi ve Dersim Araştırmaları Merkezi’nin de kurucu üyeliğini yapan Fadıl Öztürk, son yıllarda sosyal medya paylaşımları ve yazıları nedeniyle çeşitli soruşturmalarla karşı karşıya kalmıştı.

    PİRHA/İZMİR

  • Şairler Kuyumcu ve Sarıoğlu: İlhan Sami Çomak, bir an önce serbest bırakılmalı-VİDEO

    Şairler Kuyumcu ve Sarıoğlu: İlhan Sami Çomak, bir an önce serbest bırakılmalı-VİDEO

    PİRHA-Yazar ve Şair İlhan Sami Çomak 29 yıldır cezaevinde. Çomak’ın Türkiye’de en uzun süre cezaevinde yatan şairlerin başında geldiğini söyleyen şair Namık Kuyumcu, “Fiziksel olarak hapsedilebiliriz ama düşüncelerimiz hapsedilemez” dedi. Şair Sezai Sarıoğlu ise, “Biz öyle bir ülkede yaşıyoruz ki bir şair sözcüklere ve dillere gitmek yerine hapishanelere düşürülüyor ve orada esir tutuluyor” diye konuştu. 

    1994 yılında 21 yaşındayken tutuklanan ve şu anda 50 yaşında olan Yazar ve Şair İlhan Sami Çomak, hala cezaevinde.

    Cezaevinde 29 yılını dolduran İlhan Sami Çomak’ın tahliye edilmesinin önünde kanuni hiçbir engel kalmadı. Ancak koşullu salıverilme tarihi 21 Ağustos 2024 olduğundan kalan 1 yıl için denetimli serbestlik hakkından yararlanabilmesi istemiyle avukatları başvuruda bulunmasına rağmen kabul edilmedi.

    Şair Namık Kuyumcu ve Sezai Sarıoğlu, İlhan Sami Çomak’ın hala tutuklu olmasını PİRHA‘ya değerlendirdiler.

    “FİZİKSEL OLARAK HAPSEDİLEBİLİRİZ AMA DÜŞÜNCELERİMİZ HAPSEDİLEMEZ”

    İlhan Sami Çomak’ın Türkiye’de en uzun süre cezaevinde yatan şairlerin başında geldiğini söyleyen şair Namık Kuyumcu, “Kendisine istinat edinilen suçlamalarla ilgili somut deliller olmamasına rağmen İlhan Sami Çomak, 29 yıldır cezaevinde. Bu ülkedeki hukuk sisteminin kötü bir örneğini İlhan Sami Çomak şahsında yaşadığımızı söyleyebiliriz. Bir düşün ve sanat insanı olarak İlhan Sami Çomak, cezaevinde 30 yıla yakın ömrünün çok daha verimli bir hale gelmesini biriktirerek şiirleriyle, yazılarıyla ve makaleleriyle dışarıya adeta firarlar çoğalttı. İçeride yatan insanların zaten böyle bir zihinsel yolculuğu olmasa, içerideki koşullar insanı daha kötü bir hale getirebilir. Sanat ve kültür insanlarının içeride düşüncelerinin hapis edilemeyeceğinin en büyük göstergeleri içeride yazılan metinlerdir. Hapishaneler fiziksel olarak bizim tutsak olduğumuz yerler olabilir ama dünyanın her yerine yazdıklarımızla, düşündüklerimizle ve yaptıklarımızla itirazlarımızla parmaklıklar arasından bu anlamda firarlar çoğaltabiliriz” dedi.

    “HUKUK SINIFTA KALMIŞTIR”

    İlhan Sami Çomak’ın şartlı tahliye edilmesi gerekirken Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş davalarında olduğu gibi hukukun ayaklar altına alındığını dile getiren Kuyumcu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Hukuk kendi içinde tekrar sınıfta kalmıştır. Bu durumda çok rahat bir şekilde iktidar baskısı olduğundan söz edebilmeliyiz. İktidar işine geleni serbest bırakıyor işine geleni serbest bırakmıyor. Bunun en açık örneği de İlhan Sami Çomak’ın avukatlarının itirazlarına ve kamusal bir talep olmasına rağmen özgür bırakılmaması bunun en önemli örneklerinden birisini oluşturmaktadır. İlhan Sami Çomak’ın durumunu daha fazla kamusal çıkışlarla hukuksal ve toplumsal anlamda kendisine daha fazla sahip çıkarak bir an önce özgürlüğüne kavuşmasının olanaklarını çoğaltmalıyız.”

    “BİR ŞAİR SÖZCÜKLERE VE DİLLERE GİTMEK YERİNE HAPİSHANELERE DÜŞÜRÜLÜYOR”

    Şair Sezai Sarıoğlu da, “Yaban ördekleri kışın zemherisinde suya konduklarında donmamak için nöbetleşe kanat vururlarmış’ sözüyle konuşmasına başlayarak, “Aslında bir şairin dışarıda veya içeride ama hele ki içeride esir tutulunca doğanın bu dayanışma hikâyesinden de okuyabiliriz. Bir şair kendinden ve şiirlerinden başka nereye gidebilir hikâyenin esası budur. Ama biz öyle bir ülkede yaşıyoruz ki bir şair sözcüklere ve dillere gitmek yerine hapishanelere düşürülüyor ve orada esir tutuluyor” dedi.

    Sarıoğlu şunları ifade etti:

    “Hapishaneler devrimci bir şairin eski kendinden yeni kendine taşındığı mekânlardır. Dışarıda bir kendimiz vardır etik, estetik, politik değerler sistemimiz vardır ama hapishaneye düştüğümüz zaman bunların sağlamasını yapmak gerekir. Şair hapishanede şiirlerle de kendi sağlamasını yapar ve kendine yeni bir özgürlük kapısı açar. 30 yıl boyunca hapishanede esir tutulmak nasıl bir şeydir, dışarıdaki bütün hukuki müdahalelerin boşa çıkarıldığı ve devlet tarafından kabul edilmediği bir şairden söz ediyoruz. Dağların anahtarlarını kaybettik diye bir söz vardır, biz uzun bir süredir birbirimizin anahtarlarını kaybettik. Sokakların, kitapların ve birbirimizin anahtarlarını kaybettik. Vicdanlarımıza, şiirlerimize ve kalplerimize kadar geri çekildik. Geri çekildiğimiz noktadan tekrar ileriye atılmak için birbirimizi bulmak zorundayız ve birbirimizin şiirlerini elden ele, dilden dile dolaştırmak zorundayız” diye konuştu.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/PİRHA

    İLGİLİ HABERLER:
    -Tutuklu Şair İlhan Sami Çomak’ın dostları, AİHM önünde şiirlerini okuyacak -VİDEO
    -Sennur Sezer şiir ödülü İlhan Çomak’a verildi-VİDEO
    -Galler PEN, 27 yıldır tutuklu şair İlhan Sami Çomak’a onursal üyelik verdi
    -İlhan Sami Çomak’ın, ‘Karınca Yuvasını Dağıtmamak’ isimli otobiyografisi 7 Mayıs’ta çıkıyor
    -Oyuncu Caner Cindoruk, tutuklu şair İlhan Sami Çomak’ın şiirini okudu-VİDEO
    -‘İlhan Sami’nin adaletsiz biçimde 28 yıldır cezaevinde olması oyunu yapmaya sevk etti’-VİDEO
    -‘Hayat Seni Çok Seviyorum’ oyunu yoğun ilgi gördü-VİDEO