Etiket: saldırılar

  • İHD: Suriye’de savaş suçları işleniyor!-VİDEO

    İHD: Suriye’de savaş suçları işleniyor!-VİDEO

    PİRHA – İHD tarafından bir çok kentte yapılan açıklamalarda, HTŞ’ye bağlı silahlı grupların sivillere yönelik saldırılarının durdurulması, savaş suçlarının soruşturulması ve uluslararası toplumun acilen harekete geçmesi çağrısı yapıldı. Dersim, İstanbul, Malatya ve Mersin’de yapılan açıklamalarda ortak metin okunurken, kentlere özgü vurgular da öne çıktı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD), Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı Türkiye’nin birçok kentinde eş zamanlı basın açıklamaları yaptı.

    DERSİM İHD: KOBANE YENİDEN KUŞATMA TEHDİDİ ALTINDA

    Dersim’de yapılan basın açıklamasını İHD Dersim Şube Eşbaşkanı Özgür Ateş okudu. Açıklamada, Kobanê’nin IŞİD’e karşı verilen mücadelede taşıdığı sembolik öneme dikkat çekilerek, 2014’te yaşanan insanlık trajedisinin bugün yeniden tekrarlanma riski bulunduğu vurgulandı.

    HTŞ tarafından oluşturulan Geçici Suriye Yönetimi’ne bağlı silahlı grupların Alevilere, Dürzilere ve Kürtlere yönelik saldırılarının giderek arttığı belirtilen açıklamada, 6 Ocak 2026’da Halep’in Şeyh Maqsud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan saldırılara işaret edildi. İşkence ve infaz görüntülerinin kamuoyuna yansıdığı, binlerce insanın zorla yerinden edildiği kaydedildi.

    Açıklamada ayrıca Kobanê ve Hasekê’de internet, elektrik, su ve temel gıdaya erişimin engellendiği belirtilerek, kentlerin ciddi bir saldırı tehdidiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.

    İSTANBUL İHD: SALDIRILARDAN VAZGEÇİN

    İstanbul’da yapılan açıklama Şişhane Meydanı’nda yapıldı. İHD Şube Eş Başkanı Jiyan Tosun tarafından okunan açıklamada, Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşanan saldırılar; insan onurunun korunması konusunda yerel ve uluslararası kamuoyuna büyük bir sorumluluk yüklendiği ifade edildi. HTŞ tarafından oluşturulan Geçici Suriye yönetimine, Suriye’de yaşayan Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin, Süryanilerin ve kendilerince “makbul kabul edilmeyen” bütün halkların yaşam hakkına yönelik saldırılardan derhal vazgeçmesi çağrısında bulunuldu.

    İHD MERSİN:SİVİLLER HEDEF ALINIYOR!

    Mersin’de yapılan açıklama Özgür Çocuk Parkı’nda yapıldı. Polis ablukası altından yapılan açıklamayı İHD Şube Eş Başkanı Zeynep Kaya okurken, açıklamaya siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri destek verdi. Zeynep Kaya, Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşanan saldırılar; insan onurunun korunması konusunda yerel ve uluslararası kamuoyuna büyük bir sorumluluk yüklediğine dikkat çekerek,”Bu süreçte sivillerin hedef alınması, yerel nüfusun zorla yerinden edilmesi, işkence ve kötü muamele uygulamaları, esir alınan silahlı militanların infaz edilmesi gibi uluslararası belgelerde savaş suçu olarak tanımlanan pek çok fiile tanıklık etmekteyiz” dedi.

    MALATYA İHD: SAVAŞ SUÇLARI SİSTEMATİK HALE GELDİ

    Malatya’daki açıklamayı İHD Malatya Şube Eşbaşkanı Melik Kop okudu. Açıklamada, HTŞ’ye bağlı silahlı grupların hapishanelerde tutulan IŞİD şüphelilerini serbest bıraktığına dair görüntülerin kamuoyuna yansıdığı hatırlatılarak, başta kadınlar olmak üzere sivillere yönelik saldırıların arttığı vurgulandı.

    Suriye Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı’nın, Rojava’ya yönelik saldırıları “fetih” olarak nitelendiren genelgesine dikkat çekilen açıklamada, bu yaklaşımın katliamları meşrulaştırdığı ifade edildi. Sivillerin hedef alınması, zorla yerinden edilme, işkence ve infazların uluslararası hukuka göre açık savaş suçu olduğu belirtildi.

    İHD, Birleşmiş Milletler’i ve uluslararası kurumları Kuzey ve Doğu Suriye’de işlenen savaş suçlarına karşı derhal harekete geçmeye çağırdı.

    İHD ANTALYA: KIYIMA VE KIRIMA İZLEYİCİ KALINMAMALI!

    Antalya’da yapılan açıklamayı İHD Şube Eş Başkanı Av.Mahir Önal okudu. Önal, Kobanê’nin IŞİD’e karşı savaşta sembolik bir anlamı olduğuna işaret ederek, “Bu vesile ile bir kez daha başta Türkiye olmak üzere BM’ye üye bütün devletlere ve uluslararası kurumlara çağrıda bulunuyoruz: Suriye’de yaşanan kıyıma ve kırıma izleyici kalınmamalı, Kürtlere yönelik saldırılar derhal durdurulmalıdır” dedi.

    “ULUSLARARASI TOPLUM SORUMLULUK ALMALI”

    İHD tarafından yapılan açıklamalarda Suriye’de Kürtlerin, Alevilerin, Süryanilerin, Dürzilerin ve diğer tüm halkların yaşam hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Demokratik bir Suriye’nin hem bölgesel barışa hem de Türkiye’nin iç barışına katkı sunacağı ifade edilirken, tüm kamuoyu savaşa ve şiddete karşı insan onuruna sahip çıkmaya çağrıldı.

    DERSİM-İSTANBUL-MALATYA-MERSİN-ANTALYA/PİRHA

  • Suriye’de binlerce Alevi, cihatçı terör gruplarının tehdidi nedeniyle göç yolunda!

    Suriye’de binlerce Alevi, cihatçı terör gruplarının tehdidi nedeniyle göç yolunda!

    PİRHA- Suriye’de Halep’in büyük kısmının ardından Hama’yı da ele geçiren cihatçı terör gruplarının, Şam’ın kuzeyindeki Humus’a ilerlemeye başladığı öne sürüldü. Binlerce Alevinin Humus’tan Tartus yoluna düştüğü bildiriliyor. 

    Suriye’de El Kaide kolu Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) şemsiyesi altındaki cihatçı terör gruplarının, Türkiye sınırındaki İdlib’den başlattıkları saldırıda önce ülkenin ikinci büyük kenti Halep’in büyük kısmını, dün de Suriye ordusunun çekildiği stratejik Hama kentini ele geçirmesi sonrasında, daha güneydeki Humus’a doğru ilerlediği belirtildi.

    Humus’ta yaşayan binlerce Alevi, cihatçı çetelerin katliam yapacağı endişesiyle Akdeniz kıyısına doğru kaçmaya başladı.

    İddialara göre HTŞ, Suriye’nin üçüncü büyük kenti olan Humus’un kuzeyindeki dış mahallelerin 3 kilometre yakınına kadar yaklaştı. HTŞ’nin, ‘Humus’un kapısı’ konumundaki Rastan ve Telbise ilçelerini ele geçirdiği ileri sürüldü. Söz konusu iki ilçe, Halep-Hama-Humus’u birbirine bağlayarak Şam’a uzanan M5 karayolu üzerinde bulunuyor. Hama ile Humus, birbirlerine yaklaşık 40 kilometre mesafede.

    EL NUSRA 2014’TE ALEVİ MAHALLERİNDE SALDIRI DÜZENLEMİŞTİ

    Bugün HTŞ’nin lideri Ebu Muhammed Colani’nin geçmişte yönettiği El Nusra tarafından Nisan 2014’te Humus’ta Alevi mahallelerinde saldırılar yapılmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İsrail’in Gazze’de 319 gündür sürdürdüğü katliamlarda can kaybı 40 bin 173

    İsrail’in Gazze’de 319 gündür sürdürdüğü katliamlarda can kaybı 40 bin 173

    İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 40 bin 173’e yükseldi.

    İsrail’in 319 gündür saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de yaşamını yitirenlerin sayısı 40 bin 173’e yükseldi.

    Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne 319 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.

    İsrail ordusunun son 24 saatte Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerinde “3 katliam” gerçekleştirdiği, bu saldırılarda 34 Filistinlinin daha hayatını kaybettiği, 114 Filistinlinin de yaralandığı belirtildi.

    İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 40 bin 173’e, yaralı sayısının da 92 bin 857’ye çıktığı kaydedildi.

    Açıklamada ayrıca hâlâ enkaz altında ve yol kenarlarında ölülerin bulunduğu ancak İsrail güçlerinin engellemesi nedeniyle sağlık ekipleri ile sivil savunma görevlilerinin cenazelere ulaşamadığı belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İsrail, Gazze’de El Cezire muhabiri ve kameramanını öldürdü

    İsrail, Gazze’de El Cezire muhabiri ve kameramanını öldürdü

    İsrail’in Gazze’ye dönük saldırılarında, El Cezire muhabiri İsmail El Gul ve kameraman Rami Er Rifi yaşamını yitirdi.

    İsrail’in, Gazze Şeridi’ne saldırıları devam ederken, yaşamını yitirenlerin sayısı artıyor. Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze kentinde bir aracın hedef alınması sonucu en az 5 Filistinli yaşamını yitirdi.

    Gazze’deki Sivil Savunma Teşkilatı’ndan yapılan açıklamada da, Megazi Mülteci Kampı’nın girişine yakın bölgede bir aracın hedef alınması sonucu hayatını kaybedenlerin olduğu ve çok sayıda kişinin yaralandığı aktarıldı. Hedef alınan araçta bulunan kişilerin kimliklerine ilişkin henüz açıklama yapılmadı.

    165 GAZETECİ YAŞAMINI YİTİRDİ

    Şati Mülteci Kampı’nda ise seyir halindeki bir araca düzenlenen saldırıda El Cezire muhabiri İsmail El Gul ve kameraman Rami Er Rifi yaşamını yitirdi.

    Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi’nden konuya dair yazılı açıklama yapıldı. Son saldırıyla birlikte bölgede yaşamını yitiren gazeteci sayısının 165’e yükseldiği bilgisi verilen açıklamada, uluslararası toplum ve kuruluşlara, İsrail’in devam eden suçlarının uluslararası mahkemelerde soruşturulması, Filistinli gazetecilere yönelik saldırıların durdurulması için İsrail’e baskı yapılması çağrısında bulunuldu.

    Açıklama yapan El Cezire Televizyonu da, muhabirlerinin ölümüne neden olanların yargılanması için hukuki adımların atılacağını belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

  • İsrail saldırılarında ölen Filistinli sayısı 33 bini geçti

    İsrail saldırılarında ölen Filistinli sayısı 33 bini geçti

    İsrail’in Gazze’ye dönük başlattığı saldırılarda yaşamını yitiren Filistinli sayısı 33 bin 634’ü geçti.

    İsrail’in, Gazze’ye dönük 7 Ekim 2023 tarihinde başlattığı saldırılar devam ederken, yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 33 bin 634’ü geçti.

    Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun son 24 saatte Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırıda 89 Filistinlinin daha yaşamını yitirdiği, 120 Filistinlinin de yaralandığı belirtildi.

    Toplam yaşamını yitirenlerin sayısının 33 bin 634’e, yaralı sayısının da 76 bin 214’e yükseldiğinin belirtildiği açıklamada, enkaz altında ve yol kenarlarında ölülerin bulunduğu ancak İsrail güçlerinin engellemesi nedeniyle sağlık ekipleri ile sivil savunma görevlilerinin cenazelere ulaşamadığı kaydedildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • 7 Ekim’den bu yana İsrail’in saldırılarında 31 bin 923 kişi öldü, 74 bin 96 kişi yaralandı

    7 Ekim’den bu yana İsrail’in saldırılarında 31 bin 923 kişi öldü, 74 bin 96 kişi yaralandı

    PİRHA- İsrail’in Filistin halkına yönelik saldırıları devam ederken durum giderek ağırlaşıyor. Son 24 saatte 104 kişi öldü, 162 kişi yaralandı. Toplam ölü sayısı 31.923, yaralı sayısı 74.096’ya yükseldi.

    İşgalci İsrail devletinin 7 Ekim’den bu yana Filistin halkına yönelik saldırısında 31 bin 923 kişi yaşamını yitirirken 74 bin 96 kişi yaralandı.

    14 bin çocuk, 9 bin 220 kadın, 135 gazeteci, 364 sağlık personeli, 48 sivil savunma personeli öldü en az 27 çocuk ise yetersiz beslenme kaynaklı yaşamını yitirdi.

    EN ÇOK KADINLAR VE ÇOCUKLAR ZARAR GÖRDÜ

    Mağdurların %72’si çocuk ve kadın. 17 bin çocuk ebeveynlerinin hepsi veya onlardan biri olmadan yaşıyor.

    FİLİSTİNLİLERİN SAĞLIK HAKKINA SALDIRILAR

    11 bin yaralının tedavi için Gazze’den çıkarılması gerekiyor, fakat günlük olarak yalnızca 40-45 kişinin çıkmasına izin veriliyor. Yerinden edilen 700 bin kişi, bulaşıcı hastalıklara yakalandı. 8 bin kişide viral hepatit enfeksiyonu tespit edildi. 10 bin kanser hastası ölüm riskiyle karşı karşıya. 60 bin hamile kadın, sağlık hizmetlerine erişim eksikliği nedeniyle risk altında. 350 bin kronik hasta, ilaç verilmemesi nedeniyle risk altında. 155 sağlık kuruluşu hedef alındı. 32 hastane ve 53 sağlık ocağı, ya bombardıman ya yakıtın bitmesi ya da işgal ordusunun kuşatması sonucu hizmet dışı bırakıldı. 122 ambulans bombalandı.

    GAZZE’DE YIKIMIN BİLANÇOSU AĞIR

    Gazze Şeridi’ndeki okulların 305’i kısmen, 100’ü tamamen yıkıldı. Camilerin 290’ı kısmen, 224’ü tamamen yıkıldı. 3 kilise yıkıldı. 290 bin bina kısmen, 70 bin bina da tamamen yıkıldı. 168 hükümet binası yıkıldı. 165 günde Gazze Şeridi’nin tamamına toplamda 70 bin ton bomba atıldı. 200 arkeolojik ve kültürel miras alanı tahrip edildi.

    (HABER MEREKEZİ)

  • İsrail saldırılarında 13 bin kişi hayatını kaybetti

    İsrail saldırılarında 13 bin kişi hayatını kaybetti

    Gazze’deki hükümet, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 13 bine yükseldiğini açıkladı.

    İsrail ile Gazze arasındaki savaş sürerken, Gazze’deki hükümetin yaptığı açıklamaya göre; İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 13 bine yükseldiğini açıkladı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Gazze’de can kaybı yükseliyor: Her 10 dakikada bir çocuk yaşamını yitiriyor

    Gazze’de can kaybı yükseliyor: Her 10 dakikada bir çocuk yaşamını yitiriyor

    PİRHA- ‘Aksa Tufanı’ operasyonunun ardından İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında can kaybı 10 bin 22’ye yükseldi.

    7 Ekim’de yapılan ‘Aksa Tufanı’ operasyonunun ardından İsrail ile Filistinli direniş grupları arasında başlayan çatışmalar bir ayı geride bıraktı.

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, bölgedeki can kayıpları ve yaralılara ilişkin bilgi verdi. El-Kudra, İsrail’in 31 gündür yoğun saldırı altında tuttuğu abluka altındaki Gazze Şeridi’nde yaşamını yitirenlerin sayısının 10 bin 22’ye ulaştığını duyurdu.

    UNWRA: HER 10 DAKİKADA BİR ÇOCUK YAŞAMINI YİTİRDİ

    İşgal altındaki Batı Şeria’da ise 152 Filistinlinin yaşamını yitirdiği bildirilirken, İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırılarının, çatışmaların başlamasından bu yana her 10 dakikada bir çocuğun ölümüne neden olduğu ifade edildi.

    Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda her gün ortalama 134 çocuğun öldürüldüğünü açıkladı.

    2 BİN 650 KİŞİ ENKAZ ALTINDA

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, saldırıların sonucuna ilişkin bilgi verdi. AA’nın haberine göre el-Kudra, İsrail’in son 24 saatte düzenlediği saldırılarda 243 kişinin daha hayatını kaybettiğini söyledi.

    İsrail ordusunun saldırılarında 26 bin 905 kişinin yaralandığını aktaran el-Kudra, 7 Ekim’den bu yana enkaz altında 1400’ü çocuk 2 bin 650 kişi bulunduğu yönünde kayıp ihbarı aldıklarını kaydetti.

    NATO GENEL SEKRETERİ: MÜTTEFİKLER ÇATIŞMALARA ARA VERİLMESİNİ DESTEKLİYOR

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “NATO müttefikleri, Gazze’ye insani yardım için çatışmalara ara verilmesini desteklemektedir” dedi.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Berlin’deki görüşmeleri öncesinde açıklama yaptı.

    Stoltenberg, Scholz ile Orta Doğu’daki durumu, Hamas’ın saldırısına İsrail’in verdiği karşılığı ele alacaklarını belirterek, “Uluslararası hukuka saygı gösterilmelidir. Siviller korunmalıdır. NATO müttefikleri, Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması için çatışmalara ara verilmesini desteklemektedir” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • İsrail’in Gazze’ye saldırılarında ölü sayısı 7 bin 326’ya çıktı

    İsrail’in Gazze’ye saldırılarında ölü sayısı 7 bin 326’ya çıktı

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 298 kişi daha artarak, 7 bin 326’ya çıktığını duyurdu.

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Gazze’ye dönük devam eden saldırılarına dair yeni bir açıklama yaptı. Saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının son 24 saatte 298 artarak, 7 bin 326’ya çıktığı belirtildi.

    BM: İSRAİL TOPLU CEZALANDIRMAYA SON VERMELİ

    Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Ravina Shamdasani, BM Cenevre Ofisi’nin haftalık basın toplantısında 7 Ekim’den bu yana devam eden İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    İsrail’in topyekun abluka uyguladığı Gazze’de mahsur kalan 2,2 milyon kişinin insani felaketle karşı karşıya olduğunu kaydeden Shamdasani, “İsrail, Gazze nüfusunun tamamına uyguladığı toplu cezalandırmaya derhal son vermeli. Toplu cezalandırma bir savaş suçudur” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Bütün Alevileri İstanbul’da yapılacak olan büyük Alevi kurultayına bekliyoruz’-VİDEO

    ‘Bütün Alevileri İstanbul’da yapılacak olan büyük Alevi kurultayına bekliyoruz’-VİDEO

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) temsilcileri, Antalya’da cemevlerine ilişkin çıkarılan torba yasaya ilişkin bölge toplantısı düzenledi.

    AKP-MHP hükümeti tarafından cemevleri ile ilgili yürürlüğe konulan torba yasaya karşı tepkiler sürüyor.

    ABF Genel Başkan Yrd. Eren Kurt, AKD Genel Başkanı İsmet Kurt, HBVAKV Genel Başkan Yrd. Binali Efe ve PSAKD Akdeniz Bölge Sorumlusu Genel Bşk. Yrd. Adnan Arslan’ın katılımlarıyla Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şubesinde bölge toplantısı yapıldı.

    “BİZLERİN TALEPLERİ AÇIK VE NET”

    “Alevi inancına yönelik yeni yasal düzenlemeler” başlığı altında yapılan toplantıya katılım bir hayli yoğun oldu. Toplantı, Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş’in çerâğ uyandırmasıyla başladı.

    ABF Genel Başkan yardımcısı Eren Kurt yaptığı konuşmada “Alevilerin taleplerini görmeyen AİHM kararlarına uymayan Alevileri muhatap almayan yol ihanetçileri ile yasa yapan iktidar, 20 yıl sonra cemevlerini ziyaret edip bizleri birbirimize düşürmeye çalışıyor. Bizlere işkence edenler yeni hesaplar derdindeler. Muharrem ayının ilk günü cemevine saldırı düzenleyenler Alevileri sokağa çekip kaos çıkarma derdindeler. Bizlerin talepleri açık ve net. Bizler yasal haklarımızı hukuksal zeminlerde aramaya devam edeceğiz” dedi.

    BU TAMAMEN ALEVİLERE YAPILAN BİR HAKARET”

    PSAKD Akdeniz bölge Sorumlusu Adnan Arslan ise geçmişten bugüne Alevileri yok sayan zihniyetin devam ettiğini belirterek şunları söyledi:

    “Hepinizin bildiği gibi Hüseyin Gazi Cemevine ziyaret yapıyor, yetmiyor Şahkulu’nda yapıyor, yetmiyor bir torba yasayla Alevilere iyilik yapıyormuş gibi kanun hükmünde kararname çıkarılıyor. Bu tamamen Alevilere yapılan bir hakaret, zülümdür ve bir asimilasyon projesidir. Siyasal iktidar, torba yasayı getirmeden önce genel başkanlarımız TBMM’de bulunan bütün siyasi partilerin grup başkanvekillerini ziyaret ederek ‘bize sorulmadan yapılan böyle bir yasayı kabul etmiyoruz’ dedilerse de merkezi iktidar yine de taleplerimizi yok saydı, görmezden geldi ve jet hızıyla bir gecede bu kararı geçirdi. AİHM kararları, yargı kararları vardır. Hepsini görmezlikten geliyor. Eğer bu torba yasasını net olarak incelersek birçok haklarımız elimizden alındığını görürüz. Onun için bundan dolayı da biz Aleviler olarak kanımızın son damlası ne kadar bu yasaya tepkimizi koyuyor bölge toplantılarımızı yapıyoruz ve tabanımızda birlik beraberlik istiyoruz. Çünkü birlikten doğan güç hiçbir zaman karşısında kimse durduramaz.”

    “İBADETLERİMİZİ DEDELERİMİZİN RIZALIK LOKMASIYLA YAPIYORDUK”

    HBVAKV Genel Başkan yardımcısı Binali Efe ise “Alevilere oyun oynanıyor” diyerek şu konuşmayı gerçekleştirdi:

    “2. Mahmut döneminde Alevilere yapılan zülüm hiçbir zaman yapılmamıştır. 2. Mahmut Bektaşi dergahlarını kapatan, Alevileri yersiz yurtsuz bırakan, dergahlarını dağıtan yerine Nakşibendi Tarikatları getirip koyan ve Hacı Bektaş Veli dergahında bulunan caminin onun döneminde yapıldığını biliyoruz. Bu kadar rezillik olmaz Alevilerden ne isteniyor bunu kimsede anlatamıyor da derdiniz ne sizin.

    Şu an mevcut olan iktidar bizim Alevilere şu an aynı oyunu tekrar oynuyor. Öldürerek yapamadı, katlederek yapamadı, ötekileştirdi yapamadı, şimdi parayla Alevileri parçalamak istiyor. Biz yüzyıllardan beri Kar-u Bela’dan beri yapmış olduğumuz ibadetleri kesinlikle dedelerimizin rızalık lokmasıyla yapıyorduk. Bizim dedeler satılık değil. Eğer birisi oraya giderse mutlaka satılmış dededir.”

    “BUGÜN İMAM HÜSEYİN OLMA ZAMANI”

    AKD Genel Başkanı İsmet Kurt da yaptığı konuşmada Alevilerle ilgili AİHM’nin verdiği kararları hatırlatarak şunları söyledi:

    “Bu coğrafyada yaşayan Aleviler haklarını alamıyor. Avrupa uyum yasası çerçevesinde alınan bir karar cemevlerinin ibadethane olması, zorunlu din dersinin seçmeli ders olarak hayata geçirilmesi ve bir takım buna benzer kararlar…

    Ayın 8’inde Türkiye Büyük Millet Meclisi Çankaya kapısında bir basın açıklaması yaptık. Aynı günün gecesinde torba yasa geçti. Bu süreçte  TBMM’ye bir defa daha gittik. Yine grup başkanvekilleri ile görüştük. Sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi parlamentoda ana muhalefet partisi olduğu için direk anayasa mahkemesine götürebilir diye görüşmekler yaptık. 120 milletvekilinin imzası gerekiyor, onu da tamamlayacaklar. Kararname ile kurulan dairenin iptali için daha sonra da ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz.

    Ben Alevi Kültür Dernekleri adına söylüyorum; bizim örgütsel yapımız eşiğe ihanet eden devletin dedesi olmak için kim olursa olsun, ben bütün toplantıda söylüyorum, önce yolun gereği sonra tüzüğün gereğini yaparım. Açık ve net. Kimse bu yolu incitmesin. Ya İmam Hüseyin olacağız ya Baba Mansur ya Nurhak Dağları’nda Kalender ya darağacına giden Pir Sultan ya da ezilip kalacağız. Bugün İmam Hüseyin olma zamanı. Bizler sizlerden bir ricamız var. Ayın 25’inde büyük Alevi kurultayında Şah Hatayi’nin Höbek’te olduğu gibi kelamlar, sözler söyleyeceğiz. Yalnız bırakmayın. Kitlesel katılım olsun.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Bahçelievler HDP’ye saldırı Antalya’da protesto edildi-VİDEO

    Bahçelievler HDP’ye saldırı Antalya’da protesto edildi-VİDEO

    PİRHA- Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, Antalya’da HDP’ye ve sosyalistlere yönelik yapılan operasyonları, İstanbul Bahçelievler’de HDP binasına yapılan saldırıyı Attalos Meydanı’nda bir araya gelerek protesto etti. 

    Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, Antalya’da HDP’ye ve sosyalistlere yönelik yapılan operasyonları, İstanbul Bahçelievler’de HDP binasına yapılan saldırıyı protesto etmek için Attalos Meydanı’nda bir araya geldi.
    Şiddetli yağmura rağmen bir araya gelen Emek ve Demokrasi Güçleri, “Baskılar, gözaltılar, tutuklamalar bizi yıldıramaz” pankartı açarak “Bahçelievler saldırısı araştırılsın, bütün sorumlular yargılansın. Deniz Poyraz cinayetinin failiyle beraber bütün sorumlular yargılansın” dedi.

    Emek ve Demokrasi Güçleri adına basın açıklamasını EMEP İl Başkanı Hasan Alkan okudu. Alkan, saldırılardan, ırkçı söylemleri ve kullandığı nefret diliyle saldırıyı körükleyen, güvenlik önlemlerini sağlamayan AKP iktidarının sorumlu olduğunu vurguladı.

    Alkan’ın okuduğu ortak basın açıklaması şöyle:

    “Ekonomik krizin halkın belini büktüğü, dolar spekülasyonlarıyla bir gece de hazinenin kaybedilen milyar dolarlarına yeni milyar dolarlar eklenince halkımızın alım gücü biraz daha düşerek çekilmez hale geldi. İşsizlik milyonlarla ifade ediliyor. Açlık ve yoksulluk emekçi halkın başındaki tek sorun değil. Baskılar ve devletin açık terörcü saldırıları hız kesmiyor. Baskı ve gözaltılar tüm topluma bir gözdağı olarak karşımızda.

    Bugün İzmir’de bir katil yargı önüne çıkarıldı. Deniz Poyraz’ın katili. Bu memlekette buna benzer katiller ne ilk ne son olarak karşımızda. Bu önemli davadan bir gün önce İstanbul Bahçelievler HDP ilçe örgütüne de aynı türden bir saldırı düzenlendi.

    Bu kez cinayet işleme fırsatı bulamayan maşa yakalandı. Aynı gün Antalya’da 12 kişi Halkların Demokratik Partisi HDP’nin mitingine katıldığı gerekçesiyle gözaltına alındılar. İki farklı saldırı gibi gözükse de bizler biliyoruz ki; HDP’ye kapatma davası açılması ve HDP’ye oy veren vatandaşları “itlaf edilmesi gereken haşereler” olarak tanımlayan iktidar bloğu, tüm bu şiddet olaylarının siyasi sorumluluğundan kaçamaz.

    “NEFRET SÖYLEMLERİ SON BULMADIKÇA SALDIRILAR BİTMEZ”

    Deniz Poyraz cinayetinde sivilmiş gibi görünen katilin kimlerle birlikte cinayeti organize ettiği açığa çıkarılmadan gereken cezayı almaz ise, başta HDP’ye olmak üzere yapılan nefret söylemi son bulmadıkça yeni, saldırıların arkası kesilmeyecektir. İstanbul Büyükşehir Belediyesinde sayı verilerek “terörist” ilan edilen çalışanların hedef gösterilmesi yeni kayyumlar ima edilerek muhalefet üzerinde baskı oluşturulmaya çalışılması da bu saldırıların bir başka boyutudur.

    Kendisi gibi düşünmeyen herkesi “terörist” ilan eden AKP iktidarı, göz altılarla, emek ve demokrasi güçlerine karşı soruşturmalarla, Emek ve Demokrasi güçlerini sindirmeye çalışmaktadır. İktidarın kutuplaştırıcı söylemleri ve kullandığı nefret dili ve emek demokrasi güçlerini bastırmak için ortaya attığı “terörist” iddiaları dün HDP Bahçelievler ilçe örgütüne karşı yapılan saldırının sorumlusudur. Tıpkı bugün duruşması görülen Deniz Poyraz’ın katledilmesi gibi HDP Bahçelievler ilçe binasına yapılan saldırıda da ırkçı söylemleri ve kullandığı nefret diliyle saldırıyı körükleyen, güvenlik önlemlerini sağlamayarak önlemeyen AKP iktidarın sorumluluğundadır.

    “SON ÇIRPINIŞLAR”

    İktidarın emekçilerin haklarını alma mücadelesini yükselten emek örgütlerine, barış ve demokrasi mücadelesini yükselten muhalif siyasal anlayışlara, İstanbul sözleşmesi yaşatır diyen kadınlara, İnsan hakları savunucularına yönelik baskı ve yıldırma politikaları olağan yöntem haline gelmiştir. Düne kadar halkın seçtiği ve halkı temsil eden milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldıranlar, KHK’larla emekçileri usulsüzce görevlerinden uzaklaştıranlar, yükselen her kak ve demokrasi sesini bastırmaya çalışanlar bugün de sonlarının yaklaştığını bilerek, saldırganlığa devam ediyor, korku iklimini büyütmeye çalışıyor, hukuksuzca gözaltılar yapmaya devam ediyor. Ancak bunlar son çırpınışlarıdır. Halkın bu politikaları onaylamadığı, halkta karşılığının olmadığı bilinmelidir.

    Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri olarak gözaltındaki arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz. Demokratik eylemler, basın açıklamaları suç olarak kabul edilemez. Bilinmelidir ki bu yöntemlerle zulmünüz devam edemez. Biz Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri olarak tekrar söylüyoruz;

    Hukuksuzca gözaltına alınan 12 arkadaşımız serbest bırakılsın! Bahçelievler saldırısı araştırılsın, bütün sorumlular yargılansın! Deniz Poyraz cinayetinin failiyle beraber bütün sorumlular yargılansın!”

    PİRHA/ANTALYA