Etiket: salih ürün

  • Alevilerden tezkere tepkisi: Savaş katliamdır; tezkereye ‘Evet’ diyenler katliama ortaktır!

    Alevilerden tezkere tepkisi: Savaş katliamdır; tezkereye ‘Evet’ diyenler katliama ortaktır!

    PİRHA- Meclis’te görüşülecek olan Suriye, Lübnan ve Irak tezkeresine ilişkin PİRHA’ya konuşan Alevi örgüt temsilcileri, “O bölgede zaten mazlum insanlar yaşıyor. Savaş katliamdır ve orada süren haksız bir savaştır. Bizim vergilerimiz ile soydaşlarımız katledilmesin” yorumunda bulundu.

    Yeni yasama döneminde 20 Ekim 2021 tarihinde yeniden Suriye, Lübnan ve Irak için savaş tezkeresi TBMM gündemine getirildi. Üstelik bu sefer, söz konusu tezkere ile 2 yıllık yetki istendi.

    Türkiye’nin beş yıldır Suriye topraklarında aktif faaliyet yürütmesi Alevi toplumunun da eleştirilerine neden oldu. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin birçok şube başkanı, Türkiye’nin paramiliter cihatçı gruplarla işbirliği yürüterek Suriye topraklarında faaliyet yürütmesini kınayarak “Savaş tezkeresine hayır diyoruz” ifadelerini kullandı.

    TÜRKİYE’NİN SURİYE’YE YÖNELİK İLK ASKERİ HAREKATI!

    Türkiye ilk olarak ‘Fırat Kalkanı’ ismi verilen askeri harekat ile 24 Ağustos 2016’da Suriye’nin Cerablus kenti ile Azez kentleri arasındaki bölgeye güçlerini dahil etti. Harekatın 29 Mart 2017 tarihinde sona erdiği belirtilse de bu bölge halen Türkiye’nin kontrolü altında tutulmakta. Türkiye, ‘Zeytin Dalı’ ismi verilen askeri harekat ile 20 Ocak 2018 tarihinde Suriye’nin Afrin kentine girerek bölgedeki faaliyetlerini daha da derinleştirdi. Kent merkezi ve civarında hakimiyet kuran TSK, 24 Mart 2018 tarihinde operasyonun sona erdiğini belirtse de bu bölge halen Türkiye’nin kontrolü altında. Barış Pınarı harekatı ismi verilen son askeri harekatla birlikte Türkiye, 9 Ekim 2019’da Suriye’nin kuzeydoğusunda yer alan Serekaniye ile Gire Spi arasındaki bölgeye de girerek askeri varlığını kalıcı hale getirmeye çalışıyor.

    Alevi toplumu ise Türkiye’nin, Irak ve Suriye’de askeri güç bulundurma gerekçesini eleştirerek “Alevilerden alınan vergilerin, savaşlar için harcanmasını istemiyoruz” mesajı veriyor.

    Konuya ilişkin değerlendirme yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Elbistan Şube Başkanı Ethem Durak, “Biz Aleviler, hiçbir şekilde savaşın olmasını istemiyoruz” dedi. Ethem Durak, kendisinin de CHP’li olduğunu vurgulayarak, “Söz konusu teskereye sıcak bakmıyoruz. Alevilerden alınan vergilerin bu savaşlar için harcanmasına iyi bakmıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “BİZ ALEVİLER SAVAŞA KARŞIYIZ!”

    PSAKD Erzincan Şube Başkanı Salih Ürün ise “Savaşlar, kan ve gözyaşından başka bir şey sağlamaz” diyerek tepkisini belirtti.

    “Bizler olduk olalı savaşa karşıyız. Bu tezkereye red yönünde oy kullanmaları gerekir. Biz Alevilerin, Suriye ya da Irak’la ne gibi sorunu olabilir ki? Bunlar, sorunları kendileri yaratıp ülkeyi bu hale getirdiler. Savaş katliamdır ve orada süren haksız bir savaştır. Bizim vergilerimiz ile soydaşlarımız katledilmesin. Savaşın hemen durdurulup Türkiye’nin kendi sınırına çekilmesi gerekiyor. CHP, bu tezkereye ‘evet’ derse eğer Alevilerle olan bütün bağını bitirmesi gerekiyor. Çünkü biz savaşa karşıyız. Kendilerinin de bu yönlü açıklamaları oluyordu. Eğer bugün ‘Evet’ derlerse bu ikiyüzlülük olur. Tezkereye hayır.”

    “BU AYNI ZAMANDA BİR SOYKIRIM MESELESİDİR”

    PSAKD Ovacık Şube Başkanı Hıdır Rakip de savaş politikalarını eleştirerek “Aleviler, savaştan, şiddetten yana değil; hoşgörü, sevgi ve barıştan yana olan bir halktır” yorumunda bulundu. Hıdır Rakip’in eleştirileri şu yönlü oldu:

    “Alevi toplumu savaşa nasıl ‘evet’ der? Aleviler, geçmişten bugüne kadar hep savaşa karşı durmuş ve böyle de devam edecektir. Aleviler, hep mazlumun yanında, zalime karşı durmuştur. Bizlerin vergileriyle alınan mühimmatların Suriye’de kullanılması acı verici bir durum. Savaş için bizlerin ağzından asla ‘evet’ kelimesi çıkmaz. Bu savaşa onay vermek insanlığa yakışmayan bir metoddur. Orada kim var ki savaşacaksınız? O bölgede zaten hep mazlum insanlar yaşıyor. Bu aynı zamanda bir soykırım meselesi haline geliyor.”

    PSAKD Hınıs Şube Başkanı Yaşar Çelik ise her türlü savaşa karşı olduğunu belirterek, “Ben aynı zamanda Kürt vatandaşıyım ve bu yönlü alınacak kararları asla kabul edemiyorum. Vergilerimizle alınan mühimmatların söz konusu bölgede kullanılması bizleri rahatsız etmekte. CHP’nin tezkereye ‘Evet’ derse mutlaka Alevilerle arasını açacaktır. Özellikle de Kürt Alevilerle arasını açacaktır” yorumunu yaptı.

    PİRHA/ANKARA

  • PSAKD yönetici ve üyelerine tahliye sevinç yarattı: Beraat istiyoruz-VİDEO

    PSAKD yönetici ve üyelerine tahliye sevinç yarattı: Beraat istiyoruz-VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yönetici ve üyelerinin de aralarında bulunduğu 16 kişinin yargılandığı davanın karar duruşması Erzincan Adliyesi’nde görüldü. Duruşmada yargılanan 16 kişiye tahliye kararı çıktı. PİRHA’ya konuşan derneğin yönetici ve üyeleri, tahliye kararının sevindirici olduğunu ancak beraatle sonuçlanması için mücadele edeceklerini vurguladılar. 

    PSAKD yönetici ve üyelerinin de aralarında bulunduğu davanın karar duruşması bugün Erzincan Adliyesi’nde görüldü. Duruşmayı, Alevi kurum başkanları, dernek üyeleri ve aileler de izledi.

    Davada yargılanan PSAKD Genel Merkez yöneticisi Erol Yeter ve Murat Demiray’a 6 yıl 3 ay hapis cezası verilirken yargılanan diğer isimlere 1 ile 3 yıl arasında hapis cezaları verildi. İstinaf Mahkemesi’ne gidecek olan dava dosyasında tüm tutuklular tahliye edildi.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, “Tüm arkadaşlarıma geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum PSAKD Genel Merkez ve arkadaşlarım adına. Biz bu dosyanın tamamından beraat bekliyorduk. Önceden kurgusu yapılmış mahkeme sonuçlanmış durumdadır. Erol arkadaşımıza ve birkaç arkadaşımıza örgüt üyeliğinden ceza verildi. Ardından hakim tahliyelerine karar verdi. Mahkemenin gerek tutuklanma anında gerekse sonraki süreçte genel merkez olarak, Erzincan şubemiz ve üyeleri herkes yakından takip etti. Hukuk sekreterleri vasıtasıyla biz takip ettik. Avukatlarımız güzel savunma yaptılar. Savcılığın ve makamların koymuş olduğu tüm delilleri çürüttüler. Dosyanın bütününe baktığımız zaman hakimin tüm arkadaşlarımızın beraatını vermesi gerekiyordu. Ama Erzincan özelinde de devlet açısından birilerinin ceza alması gerekiyordu bu davada. Ve bu davada arkadaşlarımıza cezayı verdiler. Bu mahkemenin İstinaf’tan dönmese de Yargıtay’dan döneceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    “DAVA SÜRECİNİN SONU BERAAT OLACAKTIR”

    Erzincan’daki Pir Sultan örgütlülüğünün Alevi örgütlülüğünün bel kemiği olduğunu ifade eden Kaplan, “Bu örgütlülüğün içerisinde bulunan, sokak eylemlerinin içerisinde bulunan ve bu eylemleri örgütleyen bir yapımız vardır. Türkiye’nin her tarafında olduğu gibi Erzincan özelinde de bu vardır. Bu dava bir kumpas davasıdır. Davanın başladığı gün arkadaşlarımıza ceza vermeyi kesinleştirmişlerdi, bugün de ceza verildi.  Bundan sonra arkadaşlarımızın bir gün dahi cezaevine gireceğine ben inanmıyorum. Bu dava sürecinin sonu beraat olacaktır” diye konuştu.

    “ÖZGÜRLÜĞE KAVUŞMALARI SEVİNDİRİCİDİR”

    PSAKD Erzincan Şube Başkanı Salih Ürün ise “Arkadaşlarımızın suçsuz olduğunu her zaman dile getirdik ve bunu biliyorduk. Arkadaşlarımızın bir kısmına ceza verilmesi, bir kısmının beraat etmesi bizim istediğimiz gibi sevindirici olmadı. Biz tüm arkadaşlarımızın beraat etmesini bekliyorduk. Önümüzde birçok süreç vardır. İstinaf, Yargıtay ve temyiz süreçleri var. Olmazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürmeyi de düşünüyoruz arkadaşlarımızın beraati için” dedi.

    PSAKD Erzincan Şube üyelerinden Zeynep Bayram da, “Tahliyeler bizim için sevindirici oldu. Davanın devam etmesi bizim için üzücüdür. Özgürlüklerine kavuşmaları iyi bir sonuç oldu. Böyle olmaması gerekiyordu. Gereksiz bir dava nedeniyle aylardır esir tutuldular. Buradaki mücadelenin küllerinden doğması için uğraşacağız, mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Dernek başkanından Erzincan’da yapılan cemevi için dayanışma çağrısı-VİDEO

    Dernek başkanından Erzincan’da yapılan cemevi için dayanışma çağrısı-VİDEO

    PİRHA – Erzincan Ulalar Beldesi’nde inşası devam eden cemevine ilişkin PİRHA’ya konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Erzincan Şube Başkanı Salih Ürün, “Bir çok yerde cemevimiz var fakat çok amaçlı bir cemevi ve kültür merkezi ilk kez yapılıyor Erzincan’da” ifadelerini kullandı.

    Erzincan’ın Ulalar Beldesi’nde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği öncülüğünde bir cemevi inşa ediliyor. Yapımına bir sene önce başlanan cemevine ilişkin PİRHA’ya konuşan PSAKD Erzincan Şube Başkanı Salih Ürün, Erzincan’da böyle bir cemevi ve kültür merkezinin gerekli olduğunu ve burada bir çok faaliyetin gerçekleştirileceğini belirterek cemevinin inşaatının bitmesi için maddi ve manevi dayanışma  çağrısında bulundu.

    “BU CEMEVİ ALEVİLER İÇİN BİR MERKEZ OLACAĞI İÇİN KARŞI ÇIKIYORLAR”

    Cemevinin inşaatına başladıklarından bugüne kadar bir çok zorlukla karşılaştıklarını dile getiren Ürün, “İçeride olan arkadaşlarımızın bu nedenle içeri alındıklarını düşünüyoruz. Hiç kimse burada cemevi yapmamızı istemiyordu. Çünkü burası Aleviler için bir merkez olacak. Bir çok cemevimiz var, köylerimizde de cemevleri var. Fakat böyle bir cemevi ve kültür merkezi ilk kez yapılıyor burada. Onun için de çok tepkiler aldık. En basit bir örnek vermem gerekirse; Erzincan’da biz bir panel düzenlemek istedik, kimse bize bir salon bile vermedi.” dedi.

    “BİZ İNANCIMIZ VE TOPLUMUN GELECEĞİ İÇİN ÇABA HARCADIK”

    Ürün, “Erzincan’da Alevilerin, demokrat aydın insanların böyle bir cemevine ihtiyacı vardı. Projelerimizi, hazırlıklarımızı yaptık, işlemlerimizi tamamladık. Baskılar çığ gibi büyümeye başladı. Bu cemevi inşaatının yapılması için Erol arkadaşımız en fazla çaba harcayan arkadaşlarımızdandı. O arkadaşımızı hemen takibe aldılar. Ve Erol arkadaşımızın işini bile doğru dürüst yapmasına engel olundu. Buradaki kurumlar da bizi karalamaya başladılar. Hakkımızda çeşitli propagandalar yaptılar. İşte bunlar inançsızdır, bunların Alevilikle alakası yok diye dedikodular yaptılar” diye konuştu.

    Alevilerin bu cemevini sahiplenmesi gerektiğini belirten Ürün, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz kendi inancımız ve toplumun geleceği için hep çaba harcadık. Çaba harcamaya da devam ediyoruz. Şimdi bu inşaatı yaptığımızda kasamızda beş kuruş paramız yoktu. Şu görünen inşaatın temeline atılacak kuru beton parası bile yoktu kasamızda. Sağ olsun yurt dışındaki arkadaşlarımız, dostlarımız, canlarımız sayesinde bu hale getirdik bu inşaatı. Tamamen kendi imkanlarımızla, çabalarımızla yapıyoruz. Bize valiliğe, belediyeye gidin size yardım ederler diyenler oldu. Diğer cemevleri bize yardım ettiler dediler. Hayır dedik biz kendi emeğimizle, halkımızın emeğiyle, katkılarıyla yapacağız ki halkımız kendi emeği olduğunu bilsin kurumu sahiplensin dedik. Kendi evi, kendi yerleridir burası. Kimsenin çekinmeden gelip gitmesi gerekiyor. Şu anda biz yönetimdeyiz, ön ayak oluyoruz ama bu topluma mal olacak burası. Bugün ben buradayım yarın başka bir canımız gelip bu hizmeti yürütecek.”

    “BÜTÜN DOSTLARIMIZDAN YARDIM BEKLİYORUZ”

    Yaklaşık bir yıldır devam eden cemevi inşaatı için demirin yanı sıra maddi ve manevi yardıma ihtiyaç duyduklarını, kendilerine yardım sözü verenlerin sözünü tutmadıklarını aktaran Ürün şu çağrıda bulundu:

    “Demir gönderilmiş olsaydı şu anda giriş katı bitmişti. Maddi olarak ihtiyacımız var. Bütün dostlarımızdan yardım bekliyoruz. Bu kurum sadece bizim değil, bütün demokrat aydın insanların yeridir. Aynı zamanda Alevilerin gelecek nesle bırakacakları bir eserdir.”

    “CEMEVİNDE ALEVİLİKLE İLGİLİ HER TÜRLÜ HİZMET VERİLECEKTİR”

    Cemevlerinde sadece ibadet ve cenaze hizmetlerinin yapıldığını ancak bunları yeterli görmediklerini belirten Ürün yeni bir cemevine neden ihtiyaç duyulduğunu ise şöyle aktardı:

    “Çocuklarımız burada kurslar görmeli, üniversite hazırlık kursları yapmamız lazım. Öğrencilere yardımcı olmamız lazım. Gelen yurttaşlara, dar gelirli öğrencilerin kalacak yerleri olması lazım. Bunların hepsini düşünmemiz gerek. Bir çok kurumumuz Erzincan Müftülüğü’nde toplantılarını, etkinliklerini yapıyor. Bizim böyle bir yere ihtiyacımız var. Şu anda bu inşaatta projemizde konferans salonları var. Kurs yerlerimiz olacak. Her türlü, Alevilikle ilgili her hizmet verilecektir insanlarımıza. Toplumsal bir hizmettir. Şahsi bir şey değildir. Bunu bitirmemiz için de gereken katkıları dostlarımız sunarsa burayı bitiririz, halkımızın hizmetine sunarız. Katkıların yapılacağına da inanıyorum. Dostlarımız bizi yalnız bırakmayacaktır buna inanıyorum.”

    PSAKD Erzincan Şube Başkanı Salih Ürün, “Her canımız birer tuğla katkıda bulunsa bu inşaat en kısa zamanda biter ve dostlarımızın hizmetine sunulur. Bu kurumlar bize lazım. Bugün bir çok bölgede sonu gelmiş kültürlerin tarihi kalıntılarını arıyoruz. Bizim gelecek nesle bırakacağımız bir kalıntımız olsun, bir yerimiz olsun ki çocuklarımız, torunlarımız yarın işte burası bizim yerimiz diyerek sahiplensinler” diyerek sözlerini tamamladı.

    PİRHA / ERZİNCAN

  • PSAKD Erzincan Şube Başkanı Ürün’den, yöneticilerinin duruşmasına çağrı-VİDEO

    PSAKD Erzincan Şube Başkanı Ürün’den, yöneticilerinin duruşmasına çağrı-VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkez Yöneticisi Erol Yeter, Erzincan Şube üyesi Murat Demiray ve Alican Sünbül’ün 28 Kasım’da Erzincan’da yargılanacağı davaya çağrı yapan PSAKD Erzincan Şube Başkanı Salih Ürün, “Mahkemeye Erzincan ve yöre illerde tüm demokrat aydın insanları bekliyoruz. Çünkü adaletin sağlanması için herkesin bu davaya sahip çıkması gerekiyor” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği PSAKD Erzincan Şube Başkanı Salih Ürün 28 Kasım’da Erzincan’da görülecek olan PSAKD yöneticilerinin duruşmasına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Bir önceki mahkemenin kendileri açısından verimli geçmediğini, gizli tanığın mahkemeye getirilmediğini SEGBİS yöntemi ile bağlantı kurulduğunu ve önüne konulan kağıtları okuyarak ifade verdiğini belirten Ürün, “Orada tamamen bir skandal oldu. Mahkemede bizim beklentimiz  bütün arkadaşlarımızın serbest bırakılmasıydı. Çünkü gerçekten adalet ve tarafsız bir yargı sistemi varsa arkadaşlarımızın tamamının serbest bırakılması gerektiğine inanıyorduk. Ama olmadı bu. Erol arkadaşımızla birlikte 3 arkadaşımız hala içeride” dedi.

    “UMUDUMUZ, ARKADAŞLARIMIZIN SERBEST BIRAKILMALARIDIR”

    9 aydan beri suçsuz ve günahsız bir şekilde yönetici ve üyelerinin içeride olduğunu dile getiren Ürün, dönemin Eski Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in de gizli tanık yöntemi ile tutuklandığını hatırlatarak şöyle devam etti:

    “Gizli tanıklarla bu ülkede neler yapıldığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Erzincan’da eski cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’e gizli tanıklarla işlemler yapıldı. Cihaner’e yapılan Türkiye’de değil dünyada görülmemiş bir şey. Başsavcının bürosunu basacaksın, gizli tanık ifadesiyle savcıyı gözaltına alacaksınız. Ve gizli tanık dedikleri kişi FETÖ’den yargılandığı için şu anda içeride. Peki şimdi o adamın mağduriyeti ne olacak? Bunu sormak lazım. Buna benzer binlerce dava var. Bizim arkadaşların davası da aynı şekilde ve bu arkadaşlarımız 9 aydır içerideler. Ne kadar içeride kalacağını bilemiyoruz, umudumuz bu mahkemede arkadaşlarımız iyice mağdur edilmeden serbest bırakılmaları.”

    Bu mağduriyeti kim giderecek” diyen Ürün, PSAKD yönetici ve üyelerinin yaşadığı mağduriyetlere ilişkin şunları kaydetti:

    “Erol arkadaşın işyeri vardı ve aylardır işyeri duruyor. Ekmek yiyen insanlar, işçiler vardı. Bunun mağduriyetini kim giderecek. Bunların hepsini gözönünde bulundurmaları gerekmiyor mu mahkemelerin. Ne yazık ki bulundurmuyor. Şimdi ise arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılması için sabırsızlıkla bekliyoruz.”

    “ADALETİN SAĞLANMASI İÇİN HERKESİN DAVAYA SAHİP ÇIKMASI GEREKİYOR”

    Mahkemeye Erzincan ve yöre illerden bütün demokrat, aydın insanların katılmasını istediklerini belirten Ürün, “Adaletin sağlanması için herkesin bu davaya sahip çıkması gerekiyor. Çünkü şu anda Türkiye’de hukuk, işine gelmeyene terör damgasını vur, at içeri, şeklinde işliyor. Nasıl olsa terör dediğinde herkes o şekilde bakıyor. Ve içeri tıkılıyor bu insanlar. Böyle bir adalet sistemi olur mu” diyerek tepki gösterdi.

    Ürün, “Bütün dost kurumları, çağdaş, demokrat, aydın, laik insanları bu davaya sahip çıkmaya ve yanımızda yer almasını, davayı takip etmesini bekliyoruz. Dileriz ki arkadaşlarımız serbest bırakılır, daha fazla mağdur edilmezler” dedi.

    PİRHA/ERZİNCAN

     

     

     

  • PSAKD’den duruşma sonrası açıklama: Arkadaşlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz-VİDEO

    PSAKD’den duruşma sonrası açıklama: Arkadaşlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA – PSAKD yönetici ve üyelerinin de aralarında bulunduğu 16 kişinin duruşması sona erdi. PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter, Erzincan Şube üyesi Murat Demiray ve Alevi yurttaş Alican Sünbül’ün tutukluluk halinin devamına karar verilirken 13 kişinin tahliyesine karar verildi. Duruşma sonrası  yapılan açıklamada, Türkiye’nin her yerinden PSAKD üyeleri burada birlikte omuz omuza davayı takip etmeye geldik, sevindirici tahliye haberini de sizlerle paylaşıyoruz. Tutuklu arkadaşlarımıza sahip çıkacağız” denildi. 

    PSAKD üye ve yöneticilerinin bugün görülen duruşmasında 13 kişi hakkında tahliye kararı verildi. PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter, Erzincan Şube üyesi Murat Demiray ve Alevi yurttaş Alican Sünbül’ün ise tutukluluk halinin devamına karar verildi.

    Duruşmadan sonra PSAKD Erzincan Şubesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.

    Açıklamada konuşan PSAKD Genel Merkez Hukuk Sekreteri Yeşim Dağgeçen, “Bizler demokratik hak mücadelesini hukuki sınırlar içerisinde yapan yurttaşlarız. Arkadaşlarımızın duruşması vardı, arkadaşlarımız yargılanıyor, onların yanındayız. Türkiye’nin her yerinden PSAKD üyeleri burada birlikte omuz omuza davayı takip etmeye geldik, sevindirici tahliye haberini de sizlerle paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ARKADAŞLARIMIZA SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Açıklamada konuşan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan“Bugün duruşma görüldü. PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter ve arkadaşları içerideydiler. Bir taraftan sevinçliyiz aslında. Arkadaşlarımızın bazıları serbest bırakıldı. Diğer iki arkadaşımızın tutukluluğu devam ediyor” diyerek davayı takip eden tüm Alevi kurum temsilcilerine, üyelerine, PSAKD örgütlülüğüne teşekkür etti.

    Kaplan, “28 Kasım’da mahkemede sanık olarak bulunan tüm arkadaşlarımızın beraat edeceğini biz biliyoruz. Çünkü arkadaşlarımızın iddianamedeki suçu işlemediklerini biliyoruz. Erol Yeter burada 6 yıldır görevini sürdürüyordu. 28 Kasım’dan sonra umut ediyoruz aynı görevle aktif olarak çalışacaktır. Erol Yeter nezdinde tüm arkadaşlara sahip çıkıyoruz, bundan sonra da sahip çıkmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

    “DAVA; DÜNYANIN HER YERİNDE YAŞAYAN ALEVİLERİN DAVASIDIR”

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Mat, “Erzincan’da görülen dava sadece Erzincan’da yaşayan Alevilerin ve PSAKD Erzincan Şubesi’nin davası değildi. Türkiye’de ve dünyanın birçok ülkesinde yaşayan Alevilerin davasıydı. O anlamıyla biz de Avrupa’dan buraya geldik. Bu davada canlarımızla, yoldaşlarımızla dayanışma içerisinde olduk. Avukatımız ve genel başkanımız Gani Kaplan’ın da ifade ettiği gibi; çok mutlu olmasak da beklentilerimize yakın bir sonuç aldığımızı düşünüyoruz. Biz hak mücadelesi veriyoruz. Bu hak mücadelesinde artık bu devletin de bu ülkenin de Alevileri olduğunu ve Alevilerin haklarının karşılığının olması konusunda adım atması gerektiğini kabul etmesi gerekir. Tutukluluğu devam eden 3 arkadaşımızın da serbest bırakılacağına inancımız sonsuz” diye konuştu.

    Açıklamada son olarak konuşan PSAKD Erzincan Şube Başkanı Salih Ürün, “Bugün arkadaşlarımızın ilk mahkemeleri oldu. 13 arkadaşımız bırakıldı. Diğer arkadaşlarımızın mahkemesi 28 Kasım’a ertelendi. Umuyorum o arkadaşlar da bırakılacaktır. Çünkü arkadaşlarımızın suçsuz olduklarını biliyoruz. Bu dava yalnız bizim davamız değil, bütün demokrat aydın insanların geleceği için verilen bir mücadeledir. Bizi destekleyen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz” dedi.

    ERZİNCAN/PİRHA

  • “Adaletten yana olan herkesi PSAKD üye ve yöneticilerinin duruşmasına bekliyoruz”-VİDEO

    “Adaletten yana olan herkesi PSAKD üye ve yöneticilerinin duruşmasına bekliyoruz”-VİDEO

    PİRHA – 22 Mart’tan bu yana tutuklu bulunan, PSAKD yönetici ve üyelerinin de aralarında bulunduğu 16 canın ilk duruşmaları 15-16 Ağustos’ta Erzincan’da görülecek. Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan PSAKD Erzincan Şube Başkanı Salih Ürün, duruşmanın iki güne çıkarılması ve adliyeden Polis Okulu’na alınmasına tepki göstererek duruşmaya katılım çağrısı yaptı. 

    22 Mart’ta gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yönetici ve üyelerinin de aralarında bulunduğu 16 kişinin ilk duruşmaları 15-16 Ağustos’ta Erzincan Polis Okulu’nda görülecek.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan PSAKD Erzincan Şube Başkanı Salih Ürün, duruşmanın iki güne çıkarılması ve Polis Okulu’na alınmasına tepki göstererek duruşmaya katılım çağrısı yaptı.

    Ürün, “3-4 aydır haksız yere, hiçbir gerekçe olmadan tutuklanan üyelerimiz ve yöneticilerimiz var. Suçsuz olduklarını biliyoruz, bu konuda vicdanen rahatız. Şu aşamaya kadar mahkemeye çıkarılamadılar. Bu ayın 15 ve 16’sında ilk duruşmaları görülecek” ifadelerini kullandı.

    MAHKEME YERİ VE TARİHİNE TEPKİ

    “Erzincan Adliyesi’nde mahkeme olmuyor. Götürüp Erzincan merkezine 14 km uzaklıktaki Polis Okulu’na aldılar duruşmayı” diye belirten Ürün şöyle dedem etti:

    ” Ailelerin ve insanların gelmekte zorlanacağı bir yer. Bunun bilinçli yapıldığını düşünüyoruz; insanlar gelmesinler, sahiplenmesinler hesabıyla bunlar yapıldı. Salonun küçük olduğu söylendi. Oysa ki salon küçük değil, daha önceden 20 kişinin duruşması görülen bir mahkeme salonu.

    İkincisi şu söyleniyor; mahkemenin Polis Okulu’na alınmasının bir nedeni de halkın karşı karşıya gelmemesi. Bu bize göre yanlış bir şey. Bizim halkla bir sorunumuz yok ki. Halkın halkla bir sorunu yoktur. Sonuçta aileler, insanlar mahkemede karar bekleyecek, insanlar neden karşı karşıya gelsin. Böyle bir yorum getirmeleri yanlıştır.”

    “ADALATTEN YANA OLAN HERKESİ DURUŞMAYA BEKLİYORUZ”

    Mahkeme tarihinin bilinçli olarak Hacı Bektaş etkinlikleri tarihine denk getirildiğini dile getiren Ürün, “16 Ağustos’ta Hacıbektaş etkinlikleri vardı. Buradaki insanlar öncesinde hazırlıklarını yapmıştı oraya katılmak için. İnsanlar buraya gelip iki gün bekledikleri zaman oraya gidemeyecekler. Bu da yapılmış olan programların iptali anlamına geliyor. Bizim açımızdan üzücü olacaktır. Bunun bilinçli olarak yapıldığını düşünüyoruz. Mahkemenin iki güne çıkarılması yanlıştır” diyerek tepkisini gösterdi.

    Ürün, duruşmaya şöyle çağrı yaptı:

    “Bütün arkadaşlarımızı, canlarımızı, dostlarımızı, barıştan, kardeşlikten, hoşgörüden, dostluktan yana olan, gerçekten adaletten yana olan, tarafsız yargıyı savunan herkesi 15-16 Ağsutos’ta görülecek olan duruşmaya bekliyoruz. canlarımızı sahiplenmeye çağırıyoruz.

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/ERZİNCAN

  • Erzincan PSAKD yöneticileri: Göçmenleri neden hep Alevi köylerine yerleştiriyorsunuz?-VİDEO

    Erzincan PSAKD yöneticileri: Göçmenleri neden hep Alevi köylerine yerleştiriyorsunuz?-VİDEO

    PİRHA – Erzincan’da Alevilere ve yerleşim yerlerine yönelik uygulanan politikalara ilişkin PİRHA’ya konuşan Erzincan PSAKD yöneticileri, devletin Maraş Terolar’da olduğu gibi Erzincan’da da Geçit Beldesi’ne yabancı uyruklu insanları yerleştirdiğini belirttiler. Öte yandan Alevi köylerine yönelik baskılara da değinen yöneticiler, köy boşaltma, baraj ve HES projelerine tepki gösterdiler. 

    Erzincan’da Alevilerin yerleşim yerlerine dönük politikalara ilişkin PİRHA’ya konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Erzincan Şube Sekreteri Fikri Demirel, Afganları, Alevilerin yoğunlukla yaşadığı Geçit Beldesi’ne yerleştirdiklerini söyledi. Demirel, “Bu devletin bilinçli bir projesi. Nasıl ki Maraş’ta Alevilerin yoğun olduğu Terolar’a getirip konteynırlar kurup 20 bin Suriyeliyi, aslında Suriyeli değil de oradaki değişik terör örgütlerinin mensuplarını yerleştirdilerse Erzincan’da da yaptılar” dedi.

    OSMANLI’DAN BU YANA SÜREN POLİTİKALAR

    Demirel sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Onları Alevi katliamlarında ve buna benzer şeylerde kullanacaklardır. Bizim açımızdan böyle gözüküyor. Devlet bilerek Alevilerin yoğun olduğu yerlere bu tür insanları yerleştiriyor. Sürekli Alevi nüfusunu azaltmak için. Nasıl ki 78’te Maraş’ta katliam yapıp insansızlaştırıp boşalttılarsa aynı proje Erzincan’da da devam ediyor. Geçit’e getirip Ahıska Türklerini, Afganları yerleştiriyorlar. Devletin Osmanlıdan beri süren Kürtleri Türkleştirme, Alevileri Sünnileştirme projesinin devamı. Ne kadar insanca amaçla yapıyoruz deseler de; bugün Ahıska Türklerinin geldiği bölgede savaş yok. Ve özellikle neden Erzincan’a getirildiler. İç Anadolu’ya neden götürmediler.”

    Demirel, “Erzincan’da göçler 37-38’de, Alevilerin çoğunluğu batıya sürülmüş. Dersim’deki Alevilerle birlikte sürülmüşler. Arkasından 39’da deprem felaketi yaşanmış, yaklaşık 40 bin civarında insan yok oldu. Depremden sonra gidenlerin bir kısmı dönmemiş. Göç süreci hızlanmış. Erzincan’da yaşayanların yarısı dışarıdan gelenler” diye konuştu.

    “GÖÇMENLERİ NEDEN ALEVİ KÖYLERİNE YERLEŞTİRİYORSUNUZ?”

    PSAKD Erzincan Şube Başkanı Salih Ürün ise Erzincan’da Alevilere yönelik baskı politikalarını şöyle aktardı:

    “Alevilerin üzerindeki baskılar Türkiye’de olduğu gibi Erzincan’da da aynı. Şu anda Kırgız Türklerinin, Afganların getirilip Geçit Beldesi’ne yerleştirilmesi ve buna benzer şeyler devam ediyor. Bunlara biz seyirci kalmıyoruz, sesimizi çıkartıyoruz ve suçlu sayılıyoruz.

    Bu Erzincan’a has değil tabi, en yakın örnek Terolar. Alevilerin yoğun olduğu yere Suriye kampı kuruldu. Hem de Alevi köylerinin ortasına kamp yaptılar. Biz söylediğimiz zaman hemen art niyetlisiniz, misafirimiz onlar diyorlar. O zaman devlet sahip çıksın, neden Alevi köylerinin içine yerleştiriyorsunuz?”

    “İNSANLAR GERİYE DÖNMESİNLER DİYE EVLERİ YOK ETTİLER”

    Alevi köylerinin boşaltılmasına değinen Ürün, “90’lı yıllarda Dersim’e bakın; hiçbir köyü kaldı mı? Yok. Hepsi boşaltıldı. Evlerin hepsi yakıldı. Köyleri boşaltıp evleri niye yıktınız. Bingöl’ün yine aynı şekilde. Kendi köyümde; zorla insanları çıkardılar. Gideceksiniz, sizi beklemek zorunda değiliz dediler. Bizden sonra yeni yapmış olduğumuz evlerin hepsini bombaladılar. Nedeni; bir daha insanlar tekrar o köylere dönmesin diye” dedi.

    Ürün, konuya ilişkin şu örnekleri verdi:

    “Kiğı’nın bir köyü yine; her tarafı Alevi köyleri, hepsi boşaltılmış. Biz kimsenin yerinden olmasını istemiyoruz, dili, dini ırkı mezhebi ne olursa olsun hiç kimsenin yerinden edilmesini istemiyoruz. Ama orada olan ister istemez insanlarda şüphe uyandırıyor; oradaki küçük bir Sünni köyü, olduğu gibi duruyor ama çevresindeki Alevi köylerinin hepsi boşaltılmış.”

    “BARAJ VE HESLER EN ÇOK ALEVİ KÖYLERİNE YAPILIYOR”

    Alevilerin yerleşim yerlerine kurulan baraj ve HES’ler hakkında bilgi veren Ürün, şunları kaydetti:

    “Barajlar en fazla Alevi köylerinin olduğu yerlerde yapılıyor. Erzincan’da, Dersim’de Bingöl çevresi barajlarla çevrili. Bölge ada haline getiriliyor. Neden hep Alevi köylerinin olduğu yerlere yapıyorsunuz? Örneğin Dersim’de ziyaretlerimizin olduğu yerleri su altında bırakıyorsunuz. Bu benim inancıma bir saldırı değil midir? Erzincan’da yine aynı şekilde; Fırat’ın kenarındaki köyler, baraj altında kalan araziler yüzde 80’i 90’ı Alevi köyleri. Sansa’da baraj yapılmaya çalışılıyor, hepsi Alevi köyleri. HES’lerin çoğu yine aynı şekilde; doğal kaynaklarımızı elimizden alıyorlar. Tercan’da HES yapılacak. İnsanların içme suyunu HES’e bağlıyorlar. İnsanlar tarım, hayvancılık yapıyorlar. İnsanların ekmeğini elinden alıyorlar. Bu adaletsizlikler nereye kadar yapılacak?”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/ERZİNCAN