PİRHA-DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, “Suriye’de yaşayan bütün halkların söz yetki karar sahibi olarak ve yerel demokrasiyi hayata geçirerek Suriye’yi demokratikleştirme mücadelesine Türkiye destek vermelidir” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 2026 Yılı Merkezi Bütçe Kanunu’nun Meclis’te görüşüldüğü süreçte ekonomik kriz, yoksulluk ve adalet talebini büyütmek amacıyla Ankara’ya doğru Çukurova, Marmara, Diyarbakır ve Ege kollarından oluşan yürüyüşlerin startını bugün verdi. Çukurova kolu Hatay’ın Samandağ ilçesinde bulunan Ahmet Cömert Parkı’nda başladı.Samandağ’da başlayan yürüyüşe Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye illerinde heyet katıldı. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ile DEM Parti Urfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan da yürüyüş kolunda yer aldı. Buluşmaya çok sayıda kişi katıldı.
ALEVİ KATLİAMI KINANDI
Samandağ Belediyesi CHP Meclis üyesi Metin Yüksek, hukuksuzluğa, ayrımcılığa ve farklı kimlikleri üzerinde baskıya son verilmesini isteyerek, “Barışın yolu içeride tüm kimliklerin ve insanların eşitliğini sağlamakla geçer, inançların eşitliğini sağlamakla geçer. Biz Samandağ olarak coğrafyamızın acılarını tanıklık eden bir ilçeyiz. Bu yüzden Türkiye’deki adalet arayışımızı hemen yanı başımızda yaşanan insanlık dramından ayıramayız. Sınırın hemen ötesinde Suriye’deki iç savaş koşullarında hedef alınan ve sistematik olarak katliamlara maruz bırakılan Alevi toplumunun yasa dışı büyük insanlık suçunu asla unutmuyor ve kınıyoruz” diye konuştu.
“SURİYE’DE DEMOKRATİK ORTAM OLUŞTURULMALI”
Ardından konuşan Sezai Temelli, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değindi. Suriye’deki katliamların son bulması gerektiğinin ve demokratik bir toplum yapısının oluşturulması gerektiğinin altını çizen Temelli, şunları söyledi:
“Sayın Abdullah Öcalan’ın yapmış olduğu açıklamadan sonra ortaya çıkan iklim artık bizim için önemli bir dönemdir. Bu dönem barış için mücadele dönemidir. Bu sadece ve sadece onların istediği onların yönettiği bir şey değil, tam tersine bizim mücadelemizle var edeceğimiz bir Hem Türkiye’de hem Suriye’de hem tüm Ortadoğu’da bizler barışımızı istiyoruz. Bugün Suriye’de yaşananları görüyoruz. Suriye’de Alevi halkına karşı, Alevi toplumuna karşı, Dürzülere karşı, Hristiyanlara karşı, Kürtlere karşı bir tekçi anlayışın, bir zihniyetin saldırıları, katliamları evet hakkı tanıyamayacağını tanımadığını nasıl ki geçmişte yaşananlar bütün acılarıyla ortadaysa bugün bu acıların tekrar etmesini istemiyoruz. O yüzden de hem Suriye’de hem Türkiye’de halkların bir arada yaşayacağı demokratik rejimlerin hayata geçmesi için barış mücadelesi veriyoruz. Suriye’de yaşayan bütün halkların söz yetki karar sahibi olarak ve yerel demokrasiyi hayata geçirerek Suriye’yi demokratikleştirme mücadelesine Türkiye destek vermelidir. Türkiye hala savaş politikalarıyla yayılmacı politikalarıyla Suriye’ye yaklaşamaz. Suriye’ye böyle yaklaştıkça Türkiye’de barışını var edemez. Suriye’yle Türkiye ortadan geçen bir sınırla ayrılamaz. Suriye’yle Türkiye’nin bağları çok güçlü bağlardır ve bu bağları dikkate alan bir politikayı üretmek zorundayız. Işte o yüzden diyoruz ki bu bütçede silaha değil barışa kaynak ayrılsın. Bu bütçede hala geçmişte olduğu gibi sadece ve sadece militarist bir akılla bütçe hayata geçmesin.
Şimdi hem Türkiye’de hem Suriye’de halkların refah içinde yaşayabileceği, demokrasiyi var edebileceği bir düzenlemeyi hayata geçelim. DEM Parti’nin ekmek ve barış mücadelesi ve bu yürüyüşü o yüzden Türkiye’nin de Suriye’nin de Ortadoğu’nun da Kürtlerin, Türklerin, Alevi toplumunun ayrımcılığa uğrayan yok sayılan bütün insanların bir aradaki yürüyüş mücadelesidir. Bu mücadelede sizleri de yanımızda görmek bizi umutlandırmıştır, mutlu etmiştir. Hepimizin yolu açık olsun.”
Kitle, sloganlar eşliğinde ilçeden İskenderun yönüne doğru yürüyüşe geçti.
PİRHA/HATAY








