Etiket: sami akgün

  • Tahtacılar Derneği Genel Başkanı Akgün: Okullara imam atanmasını kabul etmiyoruz- VİDEO

    Tahtacılar Derneği Genel Başkanı Akgün: Okullara imam atanmasını kabul etmiyoruz- VİDEO

    PİRHA- Tahtacılar Derneği Genel Başkanı Sami Akgün, ÇEDES protokolü kapsamında okullara imam atanmasını Alevilere yönelik bir asimilasyon hamlesi olarak yorumladı. Madımak Katliamı davasının zaman aşımına uğratılması ile ilgili de konuşan Akgün, “İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar affedilmemeli. Aleviler davanın peşini bırakmamalı” dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum’ (ÇEDES) projesine ve Sivas Madımak Katliam davasında verilen zaman aşımı kararına karşı tepkiler sürüyor.

    Tekçi ve dayatmacı zihniyetle uygulamaya konulan bu projeye özellikle Alevi kurumlardan itiraz sesleri yükseliyor.

    Tahtacılar Derneği Genel Başkanı Sami Akgün, şu sıralar Alevilerin gündeminde en önemli konular arasında yer alan okullara imam atanmasını ve Madımak Katliamı davasının zaman aşımına uğratılmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “ÇEDES UYGULAMASINDAN DERHAL VAZGEÇİLMELİ”

    Laik ve seküler anlayışa sahip ülkelerde okullarda dini uygulamaların doğru olmadığını dile getiren Sami Akgün, okullara imam atanmasını içeren projeden derhal vazgeçilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Bu konuda Alevilere de görev düştüğünü belirten Akgün, “Alevileri asimile etme politikaları devam ediyor. Ancak bunun karşısında Aleviler bir şekilde yoluna devam ediyor. Burada elbette ki Alevi örgütlerine, kurumlarına büyük görev düşüyor. Özellikle çocuklarımızı, gençlerimizi kazanarak bu asimilasyonun önüne geçebiliriz” dedi.

    “MADIMAK KATLİAMI DAVASININ PEŞİNİ BIRAKMAMALI”

    Sivas Madımak Oteli’nde yakılarak öldürülen 33 insanın katillerinden 3 firari failin yargılandığı dava zaman aşımına uğratıldı. Davanın peşinin bırakılmaması gerektiğine vurgu yapan Akgün, “Türkiye tarihinde çok önemli bir katliamdı Alevilere yönelik nefret politikalarını en net ortaya koyan katliam olmasından dolayı bir dönüm noktasıydı. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar affedilmemeli ve zaman aşımına uğramamalı. Bu konuda mücadelenin devam etmesi gerekiyor. Özellikle Aleviler bu konuyu gündemde tutmalı ve davanın peşini bırakmamalı” şeklinde konuştu.

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ MERSİN

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘ÇEDES projesi, Alevi gençlerine yönelik bir asimilasyon projesidir’

    2-‘ÇEDES, eğitimi dinselleştirme ve zorla müslümanlaştırma projesidir’

    3-On binler Gündoğdu Meydanı’ndaydı: Bizi yakanları ÇEDES ile yetiştirmek istiyorlar

    4-‘Eğitim müfredatı dinselleşiyor, ülke karardığında hepimiz karanlıkta kalacağız’

    5- ‘Seküler kesimin yaşam haklarına müdahaledir; eylem planı oluşturmalıyız’

    6-Deprem: Unutmayacağız demekle olmuyor, katliamlardan hesap sorulmalı

    7-Alevilerden mesaj: Sivas, bizim kalbimizde zaman aşımına uğramadı

    8-Madımak davasında ‘zaman aşımı’ kararına karşı mitingler yapılacak

    9-DAD Eş Genel Başkanı Doğan: İnsanlığa karşı işlenen bir suç devlet eliyle aklandı

    10-‘Zaman aşımı kararı Alevilere yönelik sistemli saldırıların bir parçasıdır’

  • Mersin Edebiyat Sanat Kampı’nda Tahtacı kültürü konuşuldu- VİDEO

    Mersin Edebiyat Sanat Kampı’nda Tahtacı kültürü konuşuldu- VİDEO

    PİRHA- 3. Mersin Edebiyat Sanat Kampı etkinlikleri kapsamında ‘Toroslar’dan Marmara’ya Tahtacı Kültürü ve Doğası’ konulu panel gerçekleşti. Panelde Tahtacı kültürü, tarihsel yolculukları ve doğa ile ilişkileri konuşuldu.

    Bu yıl 3’ncüsü düzenlenen Mersin Edebiyat Sanat Kampı, Kızılkaya köyünde yapıldı. Sanat kampında söyleşi, panel, sergi, dans gösterimi ve konserler başta olmak üzere birçok etkinlik Mersinlilerle buluştu.

    Kampın kapanışı ise ‘Toroslar’dan Marmara’ya Tahtacı Kültürü ve Doğası’ konulu panel ile yapıldı. Panelden önce Çamalanlı köylüler mengi oynadı.

    Moderatörlüğünü Zeliha Aydın Kelekçi’nin yaptığı panelde Yazar Celal Necati Üçyıldız, Tahtacılar Derneği Genel Başkanı Sami Akgün, Araştırmacı-Yazar Ali Aksüt ve Yazar Hüseyin Gümüş konuşmacı olarak yer aldı.

    “TAHTACILARDA KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ VAR”

    Panelde; Tahtacıların kültürü, yerleşim yerleri, halk oyunları, Tahtacılıkta kadının yeri ve önemi, Tahtacıların doğa ile ilişkisi, ozan geleneği başlıkları konuşuldu.

    Zeliha Aydın Kelekçi, Tahtacı kültüründe kadınların önemine değinerek, “Tahtacı kadınlar güçlüdür. Tahtacı kültürünü var eden, onu farklı kılan kadınların erkeklerle eşit alanda hem ormanda çalışması, hem de kültürü ayakta tutmasıdır” dedi.

    Tahtacılar Derneği Genel Başkanı Sami Akgün, bu derneği kurmaktaki amaçlarını anlatarak, “Bu dernek üzerinden Türkiye’deki bütün Tahtacıları örgütlemek gibi bir hedefimiz var. Bu vesileyle ülkenin birçok yerinde benzer dernekler kuruldu. Onlarla iyi ilişkiler içerisindeyiz” diye konuştu.

    Yazar Celal Necati Üçyıldız ise Tahtacıların yerleşim sistemini, Tahtacı adının nereden geldiği hakkında bilgi verdi.

    “TAHTACILAR KENDİNE HAS BİR TOPLUM”

    Yazar Hüseyin Gümüş, yapılan birçok araştırma sonucunda Tahtacıların kendine has bir toplum olduğunu belirterek, “Tahtacıların kendine has inancı ve kültürü olan bir topluluktur. Kavga etseler dahi silah kullanmazlar, kaba kuvvetten hoşlanmazlar. Doğa ile iç içeler ve geçimlerini ormandaki ağaçlardan sağlarlar. Ağaçları keserken onlardan özür dileyen, oldukça kendine has bir topluluktur” ifadelerini kullandı.

    “MANİ DİNİNİN İÇİNDEN GELDİLER”

    Tahtacıların yerleşim yerleri ve tarihi hakkında bilgi veren Araştırmacı-Yazar Ali Aksüt ise onların Uygur ve Göktürklerin bakiyeleri olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

    “Uygur coğrafyasındaki mani dininin içinden geldiler. Semahlarıyla, mengileriyle, folklora aşırı düşkünlükleriyle geldiler. O insanlar ibadetlerini sonbaharda kadınlı erkekli yapıyorlar. Ve ibadetlerinde saz çalıp raks ediyorlar.”

    Sabri Meral