Etiket: Şamil Tuncay Beştoy

  • Şamil Tuncay Beştoy: Barış süreci şeffaf, katılımcı ve toplumsal olmalı- VİDEO

    Şamil Tuncay Beştoy: Barış süreci şeffaf, katılımcı ve toplumsal olmalı- VİDEO

    PİRHA- PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla birlikte PKK’nin kendini feshetmesiyle başlayan ‘negatif barış’ sürecine ilişkin konuşan Şamil Tuncay Beştoy; kalıcı bir barış için şeffaflık, toplumsallaşma ve çift taraflı toplumsal iknanın önemine vurgu yaptı.

    Abdullah Öcalan’ın çağrısının ardından PKK’nin kendini feshetmesiyle başlayan süreci PİRHA’ya değerlendiren Çevre ve Arı Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şamil Tuncay Beştoy, bu meseleyi son 50 yılın en önemli meselelerinden biri olarak tanımlayıp, toplumun tamamının açıkça tartışabileceği bir zemine oturtulması gerektiğinin altını çizdi.

    “GÜVENSİZLİK VE UMUTSUZLUK GİDERİLMELİ”

    Beştoy, geçmişteki deneyimlerin her iki halkta da ciddi bir güvensizlik ve umutsuzluk oluşturduğuna dikkat çekerek, “Süreç şeffaf olmaz, gerekli adımlar zamanında atılmazsa, söylentiler ve niyet okumalarla şekillenen bir zemine dönüşür. Bu da sürecin geleceği açısından tehlike arz eder” uyarısında bulundu.

    Sürecin sadece devlet ve örgüt düzeyinde değil, toplum düzeyinde de benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Beştoy, “Bu sürecin artık toplumsallaşması ve kamusallaşması gerekiyor. Ancak o zaman kalıcı ve sürdürülebilir bir barış mümkün olabilir” dedi.

    “ÖNCELİKLİ OLARAK KÜRTLER İKNA EDİLMELİ”

    Beştoy, çatışmalardan en çok etkilenenin Kürt halkı olduğunu belirterek, “Bu sürecin öncelikle Kürt halkı tarafından içselleştirilmesi gerekiyor. Onların ikna edilmediği bir çözüm modeli eksik kalır” ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Türk halkına da sürecin doğru anlatılması gerektiğini belirten Beştoy, “Yıllardır başka türlü anlatılan bir topluluğa dair söylemin bir anda değişmesi kafa karışıklığı yaratıyor” diye konuştu.

    Beştoy, bazı kesimlerde barışın “af” ya da “teslimiyet” olarak algılandığını, bunun da sürecin sağlıklı işlemesine engel olacağına işaret ederek “Bu barış, kimsenin özür dileyip affedildiği bir barış değil. Eşit yurttaşlık temelinde, halkların iradesine dayalı bir çözüm olmalı” dedi.

    Süreçte siyasi partiler, STK’ler ve diğer toplumsal kurumların da açık bir tutum takınması gerektiğini belirten Beştoy, “Şu an birçok yapı ne diyeceğini bilmiyor. Herkes yuvarlak ifadelerle konuşuyor. Ama artık net ve kararlı bir duruş gerekiyor. Gerçek çözüm, halkların geleceğini kendilerinin belirlemesidir. Bu irade tanınmadıkça kalıcı barış da mümkün olmaz” diyerek sözlerini tamamladı.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Mersin’de Marksizm konuşuldu-VİDEO

    Mersin’de Marksizm konuşuldu-VİDEO

    PİRHA- Dibistana Marksîst li Amedê (Diyarbakır Marksist Okulu-DMA), Mersin’deki panelde teori, yerel siyaset ve otoriterleşme üzerine tartışmalar yürüttü.

    Diyarbakır’da 2022 yılında kurulan ve Kürdistan’da teorik, siyasal düşünceyi yeniden inşa etmeyi amaçlayan fikir ve eğitim merkezi olan Dibistana Marksîst li Amedê (Diyarbakır Marksist Okulu-DMA), Mersin’de tanıtım toplantısı ve panel gerçekleştirdi. Eğitim Sen Konferans salonunda yapılan panelin 1. oturumunda akademisyen Fidel Ferit’in moderatörlüğünde DMA kurucuları Şerefxan Ciziri ve Sinan Çiftyürek DMA’nın kurulma amacını, kapsamını ve içeriğini Türkçe ve Kürtçe anlattılar.

    Şerefxan Ciziri, DMA’nın kuruluş amacını anlatırken Kürtçenin siyaset dili olmasını istediklerini, böylelikle Marksist Okul’u kurduklarını belirtti. Sinan Çiftyürek ise Marksist liderlerin mirasını tekrar etmekten öte, onları bugüne uyarlayacak yeni teorik yaklaşımların geliştirilme gayesinde olduklarını vurguladı.

    Panelin 2. oturumunda kapitalizmin krizi ve otoriterleşme, Kürdistan sorununda güncel siyasi gelişmeler konuşuldu.

    “GELECEĞİ BUGÜNDEN İNŞA ETMELİYİZ”

    Kooperatif yöneticisi Şamil Tuncay Beştoy, demokratik bir iktidarı var etmenin yolunun yerel olmaktan geçtiğine işaret ederek, “Büyük siyasetten küçük siyasete geçmek, birbirimizi yerel ölçekte tanıyıp bu odakta ilişkileri yaratmamız gerekiyor. Bunu yapmadığımız sürece demokratik bir iktidarı sağlamak mümkün değil. Yerel olmak zorundayız, niyet okumaktan vazgeçmeliyiz, geleceği bugünden inşa etmeliyiz” dedi.

    Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nden Gültekin Akarca, diktatörlüğün ekonomi politiği hakkında sunum yaptı. “Diktatörlük çağının içerisindeyiz” diyen Akarca, bu otoriterleşmenin tesadüf olmadığını ifade ederek, “Bu olgular tek başlarına tekerrür etmezler, onları yeniden tarih sahnesine çıkaran dinamikler vardır. Burjuva iktidarının hegemonyası sona erdi. Toplumun kendisini diktatörlük biçimiyle ifade etmesine zorlayacak olgular yaşanıyor. Bir çıkar herkesin çıkarı değilse karşımıza diktatörlük çıkar. İktisadinin üst düzeyde ilişkileri olarak karşımıza çıkar. Ve dünyanın her yerinde diktatörlük karşımıza bu şekilde çıkar” diye konuştu.

    3. oturumda ise yuvarlak masa tartışması yürütüldü.

    PİRHA/ MERSİN