Etiket: samsun emek ve demokrasi güçleri

  • Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri’nden 1 Eylül açıklaması-VİDEO

    Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri’nden 1 Eylül açıklaması-VİDEO

    PİRHA- 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle basın açıklaması düzenleyen Samsun Emek Ve Demokrasi Güçleri, “Bizler barışta, özgürlükte, kardeşlikte inat etmeye devem edeceğiz. Sömürünün olmadığı; dil, din, ırk, cinsiyet ayrımının yapılmadığı, eşit adil özgür bir dünya için, sizin savaşçı, çatışması, ayrıştırıcı, düşmanlaştırıcı dilinizi de, politikalarınızı da kabul etmiyoruz” dedi.

    Samsun Emek Ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle Atakum Çobanlı İskelesi’nde basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri adına Arzu Özçelik okudu.

    “DÜŞMANLAŞTIRICI DİLİNİZİ DE POLİTİKALARINIZI DA KABUL ETMİYORUZ

    Arzu Özçelik, “İnsanlık tarihi boyunca tüm dünya halkları eşitsizlik, adaletsizlik ve iklim krizi ile boğuşurken egemenler silahlanma ve savaş peşinde oldu” diyerek, şunları dile getirildi:

    “Irk, dil, din ve kültür farkı gözetmeden demokrasi, özgürlük ve barış içinde bir arada yaşamamız mümkün.  Buna rağmen dünyada ve yaşadığımız coğrafyada savaşlar, çatışmalar, hala yaşanmaya devam ediyor. Ve bizler bu ortamda 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutlamaya çalışıyoruz. Emperyalist, gerici güçler kendi politikalarının neden olduğu mültecilik, göçmenlik üzerinden halklar arasındaki milliyet, din, dil, mezhep ve etnik kimlik farklılıklarını düşmanlaştırma politikalarına, savaşlara gerekçe haline getiriyorlar.

    Sınır ötesi operasyonlar adı altında binlerce insanın ölümü ve coğrafyasının dışında göçmen/mülteci olarak yaşamak zorunda kalmaları uygulanan savaş politikalarının sonucudur. Savaşın bir sonucu olarak göçmen ve mültecilerin ülkelerini terk etmek zorunda kalmaları, iktidarların ise mülteciliğe yol açan politikalara yönelmesi gereken öfkeyi savaşların mağdurlarına yönelterek bir yandan yeni çatışmaların fitilini ateşliyor, öte yandan da iktidarlarını pekiştirmeye çalışıyor.

    Bizler adaletsizlikle, ayrımcılıkla, talanla mücadele etmek yerine, halkları birbiri ile savaştıran, çatıştıran ve ötekileştiren egemenlere buradan haykırıyoruz! “Bizler barışta, özgürlükte, kardeşlikte inat etmeye devem edeceğiz. Emperyalistlerin ve onların işbirlikçilerinin, güç ve sermaye kavgalarının bizi bölmesine izin vermeyeceğiz. Sömürünün olmadığı; dil, din, ırk, cinsiyet ayrımının yapılmadığı eşit adil özgür bir dünya için, sizin savaşçı çatışması, ayrıştırıcı, düşmanlaştırıcı dilinizi de politikalarınızı da kabul etmiyoruz. Bizler “savaş çığırtkanlığına” karşı, yüreği emekten, barıştan, insan sevgisinden ve demokrasiden yana olanlar, bir arada yaşama hakkını her koşulda savunanlar, er ya da geç barış içinde bir arada yaşamanın mümkün olduğunu başta emperyalistler ve onun işbirlikçilerine göstereceğiz.

    Barış için mücadele ederek bu savaşın kazananı olacağız.”

    PİRHA/SAMSUN

  • Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri: Emperyalist savaşa karşı barışın sesini yükseltelim

    Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri: Emperyalist savaşa karşı barışın sesini yükseltelim

    PİRHA- Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri, yaptıkları açıklama ile “Emperyalist savaşa karşı barışın sesini yükseltelim” dedi.

    Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri, Eski Vergi Dairesi önünde yaptıkları basın açıklaması ile barış çağrısı yaptı. “Medyada çalınan savaş tamtamları emperyalist işgal ve savaşın önünü açtı. Emperyalist savaş tehdidi sadece bombaların patladığı coğrafyayı değil; bütün dünya halklarını tehdit etmektedir” denilen açıklamayı Zeynep Merve Demir okudu.

    “Bu savaş haklı bir savaş olmadığı gibi halkların savaşı da değildir” diyen Demir, bu savaşın pandemi ve ekonomik kriz sürecinde enerji şirketlerinin, kapitalistlerin, silah tekellerinin ve emperyalistlerin barbarlık savaşı olduğunu belirterek konuşmasında şunları söyledi:

    “Kardeş emekçi  halkların yapması gereken şey; her yerde savaşa karşı tepki göstermek, emperyalist politikalara karşı barışın sesini yükseltmektir.

    Emperyalist savaş ve işgal büyümektedir. Bir yanda Rusya ve onu destekleyen Çin emperyalist hükümetleri, diğer yanda ABD, İngiltere yönetimleri ve NATO; halkların boğazlaşmasına yol açan savaş politikalarını adım, adım inşa etmektedir. AKP iktidarı, savaş maceraları konusunda tescillidir. AKP hükümetinin Ortadoğu ve Suriye politikası bunun örneğidir. Bunun karşısında barışın teminatı, halkların yükselteceği barış ve demokrasi mücadelesi olacaktır. Tırmanan gerilim ve savaş karşısında Türkiye’nin güvencesi NATO veya başka bir emperyalist güç olamaz. NATO emperyalist bir savaş örgütüdür. Türkiye NATO’dan çıkmalı, emperyalist savaşlarda Türkiye’yi taraf yapan tüm anlaşmalar iptal edilmelidir.

    Karadenizin kuzeyinde yaşanmakta olan bu savaş Karadeniz halklarını, özellikle de ülkemizi ve karadeniz bölgemizi  çok yakından etkilemektedir.

    İşçi ve emekçi halklar eğer bu savaşı durduramazsa ve savaş büyürse olacaklar bellidir. Şimdiye kadar pandemiyi bahane ederek bütün yaşamsal haklarımızı kısıtlayan, yasaklayan egemen güçler, pandemi dönemindeki sömürü ve yıkımı bir  de savaş gerekçesiyle sürdürerek  servetlerini katlayacak, sömürü ve talanı da katmerli hale getireceklerdir.

    Emperyalist kapitalist sömürü politikalarının  zaten canına okuduğu, hızla yok ettiği doğamız;   yaşam alanlarımız, kaynaklarımız, havamız, toprağımız, suyumuz, içindeki canlılarla birlikte bombaların silahların zehirli gazların  hedefi olacak , korkunç sonuçlara maruz kalacak, hayat damarlarımız kesilecektir.  Zaten büyük zorluklarla hayata tutunan engellilerin  ve hastaların sayısı  artacak yaşamları daha da zora girecektir.

    Öteden beri erkek militarist sistem savaşlarda kadın bedenini SAVAŞ GAİIMETİ kabul etmektedir.Tacizin – tecavüzün kolay en yaygın yaşandığı insanlık dışı bu durum savaş taktiği olarak uygulanmaktadır.Kadın bedeninde – ruhunda açılan yaralar savaşlar sona erse dahi uzun yıllar asla kapanmamaktadır. Yanı sıra tecavüz sonrası istenmeyen gebelikler ve dünyaya gelen savaş çocukları için artık yasam çok daha zorlaşmaktadır.

    “EMPERYALİST SAVAŞ GÖÇ, YOKSULLUK, İŞSİZLİK DEMEKTİR”

    Savaşlar ardında, travmalı, ruhu ve bedeni yaralanmış – yarım kalmış hatta toplum dışında kalmış dezavantajlı ciddi bir insan grubu, talan edilmiş yasam alanlar ve doğa bırakır.

    Emperyalist savaş ölümün yanında açlık, yoksulluk, göçler ve kitlesel işsizlik de demektir. Başta ülkemiz olmak üzere dünyanın bütün halkları bu nedenlerle barış için ayağa kalkmalı, meşru müdafaa dışında her türlü emperyalist savaşa, saldırganlığa karşı mücadeleyi, kardeş halklar arasında dayanışmayı büyütmelidir.

    Başta Rusya olmak üzere işgal ettikleri bütün topraklardan çekilsin. Diğer bütün emperyalist güçler de güçlerini kendi ülke sınırları içine çekmelidir. Silahlanmaya , sömürü ve yayılmacı politikalara son verilmelidir. Donetsk ve Luhansk’ın geleceğine orada yaşayan halklar karar vermelidir.

    Ülkemizdeki sermaye kesimlerine ve tek adam hükümetine karşı devam eden emek ve demokrasi mücadelesi, gelinen aşamada emperyalist savaşa karşı mücadeleyle birleşmek zorundadır. Bu konuda yerel platformlara, emek ve demokrasi güçlerine önemli görevler düşmektedir. Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri olarak halkımızı; ülkemizde ve dünyada zaten yaşanmaz hale gelen, yaşamı daha da yaşanmaz hale getiren emperyalist savaşa karşı çıkmaya çağırıyoruz.”

    PİRHA/SAMSUN