Etiket: sancaktepe

  • ‘Kent Uzlaşısı Operasyonu’ adı altında gözaltına alınan 10 kişi mahkeme kararıyla tutuklandı

    ‘Kent Uzlaşısı Operasyonu’ adı altında gözaltına alınan 10 kişi mahkeme kararıyla tutuklandı

    PİRHA-İstanbul’daki CHP’li belediyelere dönük 11 Şubat’ta yapılan operasyonlarla gözaltına alınan 10 kişiye tutuklama kararı verildi.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan Kartal ve Ataşehir Belediye Başkan Yardımcıları, Üsküdar, Sancaktepe, Fatih, Tuzla, Adalar, Şişli ve Beyoğlu Belediye Meclis Üyeleri ile Beyoğlu Belediyesi ile irtibatlı olduğu belirlenen İ.P’nin emniyetin ardından adliyeye gönderilmişti.

    ‘Kent uzlaşısı operasyonu’ olarak bilinen dosya kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.

    Çağlayan Adliyesi’ndeki görülen kararın ardından 10 kişinin tutuklanması kararı verildi.

     

    PİRHA/İSTANBUL

  • MEB’den laiklik karşıtı bir uygulama daha: Cami ve namaz temalı para ödüllü yarışma

    MEB’den laiklik karşıtı bir uygulama daha: Cami ve namaz temalı para ödüllü yarışma

    PİRHA- İstanbul’da okullara SİMM-DER’e ait duyuru ve afişleri asıldı. Afişlerde, para ödülü karşılığında çocuklar arasında ‘Cami ve Namazla Diriliş’ adıyla yarışma yapılacağı bilgisi yer aldı.

    Çevremi Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesiyle Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet, dini tarikatlar ve dernekler arasındaki protokol velilerin itirazlarına rağmen sürüyor.

    İstanbul’un Sancaktepe ilçesinde bulunan Sultanlar Ortaokulu’nda Milli Eğitim Bakanlığı ve Sancaktepe İmam Hatipliler Derneği (SİMM-DER)’e ait ortak afişlerle okullarda para ödüllü ‘Cami ve Namazla Diriliş’ adıyla okuma yarışması yapılacağı duyuruldu.

    Yine aynı derneğe ait bazı afişlerde, sınıf panolarında olması gereken sosyal bilimlere ait bilgi ve öğretici metinler yerine hadislerin yer aldığı görüldü.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dilan Kortak’ı katleden polisler için mahkemeden görevsizlik kararı

    Dilan Kortak’ı katleden polisler için mahkemeden görevsizlik kararı

    PİRHA – Dilan Kortak’ı katleden polislerin, bilinçli taksirle ölüme neden olma suçuyla yargılandığı davanın 2’nci duruşması görüldü. Mahkeme, görevsizlik kararı vererek, davayı Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

    İstanbul’un Sancaktepe ilçesinde 3 Aralık 2015’te polisler tarafından yapılan ev baskınında katledilen 19 yaşındaki Dilan Kortak’ın ölümüne dair bilinçli taksirle ölüme neden olma suçuyla Y.Y.A, F.İ.B. ve O.Y. adlı polisler hakkında açılan davanın 2’nci duruşması Anadolu Adliyesi 68. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmada Kortak’ın aile avukatları, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Bülent Aşa ve Ömer Çakırgöz hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan fail polisler ile avukatları da duruşmaya katıldı.

    KASTEN İNSAN ÖLDÜRME SUÇU!

    Duruşmada ilk olarak söz alan Av. Bülent Aşa, bir önceki duruşmada beyan ettiği 25 kurşun yarasından 21’inin ölümcül yere isabet ettiğini, birinin ise yakın mesafeden atıldığını hatırlatarak, kasten insan öldürme suçunun işlendiğini ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini yineledi. Aşa tekrar, davanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.

    AİDİYETİ BELLİ OLMAYAN SİLAHLAR

    Kortak’ın bir diğer avukatı Ömer Çakırgöz de, fail polislerin önceki beyanlarında da olay yerinde Kortak ve polisler dışında kimsenin olmadığını ifade ederek, kriminal raporunda 2 ayrı silahın daha olduğuna dikkat çekti. Çakırgöz, “Savcılık, bu iki silahın Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ait olmadığını tespit etmediği belirtilmekle, sanıkların kullanıp kullanmadığı konusunda detaya girmemiştir. Aidiyeti belli olmayan silahların başka bir yerde kullanılıp kullanılmadığı, sanıkların suçtan önce veya sonraki hareketleri infaz etmeye yönelik, kasten öldürmeye yönelik olduğunu gösterir” diyerek, görevsizlik kararı verilmesini talep etti.

    ‘MEŞRU MÜDAFAA’ DİYEREK SAVUNMA YAPTILAR!

    Faillerin avukatları ise görevsizlik kararı talebinin reddine karar verilmesi yönünde beyanda bulundu. Ayrıca Kortak’ı kriminalize ederek, katliamı ‘meşru müdafaa’ olarak nitelendiren faillerin avukatları, beraat etmelerini büyük bir olasılık olarak öne sürerek, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden delil toplanmasını talep etti.

    SAVCI ‘GÖREVSİZLİK’ TALEBİNDE BULUNDU

    Ardından mütalaasını sunan savcı, bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan dava açılmış olsa da yapılan yargılamada eylemin olası kasta öldürme suçunu oluşturma ihtimali göz önüne alınarak delillerin değerlendirilmesi görevi, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi talebinde bulundu.

    Mütalaaya karşı Kortak’ın avukatları ile fail polislerin avukatlarının son beyanları alındı. Kortak’ın avukatları mütalaa doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini ifade ederken, fail polislerin avukatları ise görevsizlik kararı talebinin reddine karar verilmesi talebinde bulundu.

    GÖREVSİZLİK KARARI VERİLDİ

    Ardından kararını açıklayan mahkeme, görevsizlik kararı vererek, davanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verdi. Karara karşı itiraz etme hakkının olduğunu belirten mahkeme, karar kesinleşince dosyanın Anadolu Adliyesi Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi.

    Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılması durumunda fail polislerin yeniden ifadeleri alınacak.

    Kaynak: MA

  • Tüm Tok-Der: Başkanımız Hasan Bayrak’ı 27 Kasım’da mezarı başında anacağız

    Tüm Tok-Der: Başkanımız Hasan Bayrak’ı 27 Kasım’da mezarı başında anacağız

    PİRHA-Tüm Tok-Der, geçtiğimiz yıl yaşamını yitiren derneğin başkanı Hasan Bayrak’ı yaşamını yitirmesinin birinci yılında İstanbul Sancaktepe’deki mezarı başında anacak.

    Tüm Tokatlılar Kültür ve Dayanışma Derneği (Tüm Tok-Der) yaşamını yitiren derneğin başkanı Hasan Bayrak’ı, hayatını kaybedişinin birinci yılında İstanbul Sancaktepe Yenidoğan Mezarlığı’ndaki mezarı başında anacak.

    Anmaya ilişkin açıklama yayımlayan Tüm Tok-Der, “Sevgili Başkanımız, yoldaşımız, emek dostu, canımız unutmadık, unutmayacağız. Anıları ve mücadelesine aynı inanç ve kararlılıkla sahip çıkacağız. Aramızdan ayrılışının birinci yılında, 27 Kasım Cumartesi günü saat 15:00’te dostlarıyla birlikte mezarı başında olacağız” ifadelerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Cemevi yöneticileriyle görüşen AKP’li aday: Kıymetli anılarla dönüyorum

    Cemevi yöneticileriyle görüşen AKP’li aday: Kıymetli anılarla dönüyorum

    PİRHA- İstanbul’da AKP Sancaktepe Belediye Başkan Adayı Şeyma Döğücü, Sarısaltık Cemevi dedesi Hasan Kaya ve yöneticiler tarafından ağırlandı. Görüşmeden memnun  ayrılan AKP’li aday, “Sohbet ettik, dertleştik. Daha mutlu Sancaktepe için birlikte çalışacağız, birlikte yürüyeceğiz. Kıymetli anılarla dönüyorum” diye yazdı. 

    İstanbul’da Sancaktepe Samandıra’da bulunan Sarısaltık Cemevi dedesi Hasan Kaya ve yöneticileri, AKP Sancaktepe Belediye Başkan Adayı Şeyma Döğücü’yü ve beraberindekileri ağırladı. Görüşmeye Sarıgazi Cemevi Başkanı Erdal Sağır’ın da katıldığı görüldü.

    Görüşmeden memnun ayrıldığını sosyal medya hesabından paylaşan AKP’li Şeyma Döğücü’nün, “Alevi dernekleriyle biraraya geldik. Sohbet ettik, dertleştik. Daha mutlu Sancaktepe için birlikte çalışacağız, birlikte yürüyeceğiz. Kıymetli anılarla dönüyorum” şeklinde yazması dikkat çekti.

    Bir çok Alevi yurttaş ise bu görüşmeye tepki göstererek, Alevi kurum ve cemevi yöneticilerinin AKP’li adaya açıkça seçim desteği sunduğunu belirtiyorlar.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • ‘Alevi toplumu artık korkmuyor-VİDEO

    ‘Alevi toplumu artık korkmuyor-VİDEO

    PİRHA- Maraş Katliamı’nın yıl dönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) İstanbul Sancaktepe Şube Başkanı Özgür Gülşen, Alevilere yönelik katliamların sadece Maraş ile sınırlı kalmadığını; Sivas, Çorum ve daha birçok katliamın yaşandığını ve Aleviler üzerinde birçok oyunun oynandığını belirtti.  

    Haberin Videosu

    İstanbul’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Sancaktepe Şube Başkanı Özgür Gülşen, 39. yılı yaklaşan Maraş Katliamı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. O dönmede yaşananların insanlık adına utanç verici olduğunu kaydeden Gülşen, insanların Alevi toplumuna bakış açılarının değişmesi gerektiğine vurgu yaptı.

    “MARAŞ İLE SINIRLI DEĞİL”

    Bu topraklarda birlik ve beraberlik içerisinde kardeşçe yaşamak gerektiğini söyleyen Gülşen, kimsenin inancından dolayı katledilmesini hiçbir zaman tasvip etmediklerini belirtti. Bu topraklarda Alevilere yönelik katliamların sadece Maraş ile sınırlı kalmadığına dikkat çeken Gülşen, Sivas, Çorum ve daha birçok katliamın yaşandığını ve Aleviler üzerinde birçok oyunun oynandığını belirterek “Aleviler olarak bir araya gelelim. Birbirimize destek olalım.” dedi.

    “ARTIK ALEVİ TOPLUMU KORKMUYOR”

    Son dönemlerde yaşanan ev işaretlemelerine değinen Gülşen, “Toplum içerisinde her zaman bu tür olayların tekrar canlandırılması ya da bu tür olaylara bu toplumu yeniden çekmek isteyenler vardır. Bunlar artık çok basit, çok kaale alınmayacak şeyler diye düşünüyoruz. Çünkü artık Alevi toplumu korkmuyor. Eskiden Alevi toplumu bastırılarak, korkutularak bulundukları bölgelerden uzaklaştırılarak sindirilmeye çalışıldılar. Ama Alevi toplumu hiçbir zaman için sinmeyecektir, yılmayacaktır. Alevi toplumu birlik beraberlik içerisinde bu toplumun değerlerine  sahip çıkarak biz buradayız diyecektir” şeklinde konuştu.

    “KİMSE İNANCINDAN DOLAYI YARGILANMASIN” 

    Alevi toplumunun hiçbir zaman ayrıştırıcı olmadığını aksine birleştirici ve bütünleştirici olduğunu ifade eden Gülşen, “Bu topraklarda kimse kimseyi inancından, siyasi görüşünden ve düşüncesinden dolayı yargılamasın. Bizler burada varız, var olmaya devam edeceğiz” dedi.

    Maraş Katliamı’nda yaşamlarını yitirenleri geçen yıl olduğu gibi bu yıl da anacaklarını belirten Gülşen, Sancaktepe’de bulunan cemevleriyle birlikte ortak bir anma programı hazırlayacaklarını ve bununla ilgili çalışmalarının devam ettiğini kaydetti. (HABER MERKEZİ)

     

  • Cemevlerini kendileri inşa ediyorlar-VİDEO

    Cemevlerini kendileri inşa ediyorlar-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) İstanbul Sancaktepe Şubesi’nce yapımı süren cemevi inşaatında şube üyeleri çalışıyor. Emek adı verilen Cemevi’nin inşaatında kalfalık yapan Yüksel Akkuş aynı zamanda cemevinin de zakiri. Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Bağlama Köyü’nden olan Akkuş “Bizim sazımız da sözümüz de bağlama” diyor.

    Haberin Videosu

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) İstanbul Sancaktepe Şubesi’nin yeni cemevi inşaatı sürüyor. Adı gibi emeklerle yapımına devam edilen Emek Cemevi’nin inşaatında çalışanlar aynı zamanda vakfın Sancaktepe Şubesi’nin yönetim kurulu üyeleri. Bunlardan biri de inşaatta kalfalık yapan zakir Yüksel Akkuş.

    TÜM ÇALIŞANLAR KENDİ ÜYELERİ

    Yüksel Akkuş Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Bağlama Köyü’nden gelmiş. Hem HBVAKV’nın Sancaktepe Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi hem de cemevinin zakiri olan Akkuş inşaatta kalfalık yapıyor. İnşaatın tüm çalışanlarının kendi üyeleri olduğunu söyleyen Akkuş, özveride bulunarak gönüllü çalıştıklarını kaydediyor.

    “KENDİ CEMEVİMİZİ KENDİMİZ İNŞA EDİYORUZ”

    “Kendi cemevimizi kendimiz inşa ediyoruz” diyen Akkuş, cemevlerinin ibadethane olarak tanınmaması konusunda şunları söylüyor:

    “Onların bizim cemevlerimizi ibadethane olarak görüp görmemesi fazla da umurumuzda değil. Biz kendi ibadethanemizi zaten kendimiz yapıyoruz. Hiç kimsenin bizim ibadetlerimize karışmaya hakkı yoktur.”

    “KENDİ KENDİMİZE YETİYORUZ”

    Herkesin inancını özgürce yaşayabilmesi gerektiğini belirten Akkuş, hükümetten hiçbir beklentilerinin olmadığını ifade ederek “Biz kendi kendimize yetiyoruz. Yeter ki birlik beraberliğimiz olsun” diyor.

    Akkuş, yaşanılan sıkıntıların Alevileri geliştirdiğini, aydın fikirli olmalarını sağladığını söyleyerek tüm duyarlı insanlara da cemevine yardım etmeleri için çağrıda bulunuyor.

    Akkuş konuşmasının ardından Nesimi’den bir deyiş okudu.

    İsmet SEFER/Suay ABAK
    İSTANBUL

  • 4 yıldır dükkanda ve deposunda cem yapıyorlar-VİDEO

    4 yıldır dükkanda ve deposunda cem yapıyorlar-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Sancaktepe Şubesi 4 yıldır bir dükkanda ve deposunda etkinliklerini ve ibadetlerini yapıyorlar. Yerlerinin yetersiz olması nedeniyle talep üzerine Sancaktepe Belediyesi’nin yer verdiğini söyleyen HBVAKV Sancaktepe Şube Başkanı Özgür Gülşen, bir süredir inşaatı devam eden yeni cemevi için yardım çağrısında bulundu.  

    Haberin Videosu

    İstanbul’da 2013 yılında kurulan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Sancaktepe Şubesi bir dükkan ve depodan bozma bir yerde 4 yıldır faaliyetlerini sürdürüyor, Alevi yurttaşlar burada ibadetlerini yapıyor.

    HBVAKV Şube Başkanı Özgür Gülşen şu an ki yerlerinin yetersiz olması nedeniyle Sancaktepe Belediyesi’nden yer talebinde bulunduklarını ve belediyenin istenilen yeri vermesinin ardından da inşaata başladıklarını ifade etti.

    “AMACIMIZ TOPLUMUMUZU BİRARAYA GETİREBİLMEK”

    Sancaktepe’de düzenledikleri etkinliklere katılımın yoğun olduğunu belirten Gülşen, “Amacımız burada toplumumuzu biraraya getirebilmek. Burada toplumumuzla bir bütünlük içerisinde Alevi toplumunun kültürünü bütün benliğini her şeyini yaşatabilmek bütün gayemiz budur.

    “YERİMİZ KÜÇÜK OLSA DA GÖNLÜMÜZ BÜYÜK”

    “Bir dükkan ve depoyu biz ibadethaneye çevirdik ve bu şekilde 4 yıldır ibadetlerimizi, çalışmalarımızı yapıyoruz, faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Yerimiz küçük olsa da gönlümüz büyük diyoruz” şeklinde konuşan Gülşen, 2015 yılında arsasını aldıkları yeni cemevinin inşaatının yaklaşık bir yıldır sürdüğünü kaydetti.

    Cemevinin inşaatında çalışan işçilerin çoğunun HBVAKV Sancaktepe Şubesi’nin yönetim kurulu üyeleri olduğunu ifade eden Gülşen, “Yönetim olarak biz burada gece gündüz çalışıyoruz. Yine aynı şekilde mahallemizde derneğimize üye olan canlarımızın da yardımlarıyla bu şekilde çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.

    Cemevinin inşaatı için belediyelere dilekçeler vererek taleplerde bulunduklarını söyleyen Gülşen, Sancaktepe, Maltepe, Ataşehir ve Sarıyer belediyelerinin destek verdiklerini de ekledi.

    “BİRBİRİMİZE DESTEK OLMAZSAK YOK OLURUZ”

    Tüm canlara kendilerine destek olmaları için çağrıda bulunan Gülşen, şunları ifade etti:

    “Alevi toplumunun birliği beraberliği için birarada olmamız için, birbirimize destek vermemiz için her yerde var olmamız lazım. Her yerde birbirimize destek olmamız lazım. Eğer bizler birbirimize destek olmazsak, birbirimizi yüceltmezsek, birbirimizin yanında olmazsak yok oluruz.”

    “EV EV DOLAŞARAK YARDIMLARINI İSTEYECEĞİZ”

    HBVAKV Sancaktepe Şubesi Başkan Yardımcısı Feyzullah Çörekçi de mahalle halkından çok destek alamadıklarını ancak ev ev dolaşarak yardımlarını isteyeceklerini belirtti. Cemevinde açtıkları saz ve semah kurslarına ilk etapta katılımın yüksek olduğunu ancak giderek katılımın düştüğünü ifade eden Çörekçi, yöneticilerin gece gündüz çalıştıklarını kaydetti.

    İsmet SEFER/Suay ABAK
    İSTANBUL

     

     

     

  • ‘Türkiye en karanlık döneminde; Adalet yürüyüşüne herkes katılmalı’-VİDEO

    ‘Türkiye en karanlık döneminde; Adalet yürüyüşüne herkes katılmalı’-VİDEO

    PİRHA – Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin düzenlediği ‘Referandum sonrası Türkiye’ adlı panel İstanbul’daki Tüm Tokatlılar Derneği’nin Sancaktepe Şubesi’nde gerçekleşti. 25. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Siyasetçi Sarp Kuray ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz’in konuşmacı olarak katıldığı panelde, Türkiye’de en karanlık dönemin yaşandığı belirtilerek, Adalet yürüyüşüne destek verilmesi gerektiği vurgulandı. 

    HABERİN VİDEOSU

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin düzenlediği ‘Referandum sonrası Türkiye’ adlı panelin moderatörlüğünü Alevi kadın Gülfer Akkaya yaparken panele 25. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Siyasetçi Sarp Kuray ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz konuşmacı olarak katıldı.

    “ADALET YÜRÜYÜŞÜNE HERKESİN KATILMASI İÇİN ÇAĞRI YAPILMALIDIR”

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin önceki gün saat 14.00’te düzenlediği panelde söz alan Hubyar Sultan Alevi kültür Derneği Genel Başkanı Aydın Deniz, “Adalet yürüyüşünün sadece Kılıçdaroğlu’nun üzerinden gitmemesi gerekiyor. Zaten Kılıçdaroğlu’nun kendisi de bunun bir parti yürüyüşü olmadığını ifade ediyor. Ancak Kılıçdaroğlu bu adalet yürüyüşüne tüm ezilenlerin ve haksızlıklara uğrayan herkesin katılması için çağrıda bulunması gerekiyor. Bunun herkesin ortak bir eylemi olduğunu belirtmesi ve adalet yürüyüşünün bir mücadele eksenine çekilmesi gerek” dedi.

    “GELİNEN SÜREÇTE ÇOK ALTARNATİF KALMADI”

    Aydın Deniz son olarak şunlara değindi:

    İstanbul’a gelindiğinde 10 binlerin Kılıçdaroğlu’nu karşılaması ile birlikte Edirne’ye yürünmesi gerekiyor. Gelinen süreçte çok bir alternatif kalmadı ve siz yapın ben bekleyeyim durumunda değiliz. Var olan faşist sistem herkese dokunmaya başladı. İnsanlar bu baskıları yıkmak uğruna açlık grevlerine başladı. Yapılan bu açlık grevleri yüz günü aşmış vaziyette ve her an açlık grevlerindeki arkadaşların ölüm haberleri gelebilir.

    “LAİKLİK İNANÇLARI YASAKLAMAK DEĞİLDİR”

    Deniz’den sonra konuşan 25. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ise, “Baş örtüsü yasak iken bu ülkenin İslamcı yöneticileri çocuklarını Avrupa ülkelerinde okutuyorlardı. Çünkü orada laiklik vardı. Ama bizim burada da laiklik adına tüm bunlar yasaklanıyor. Yani biz laikliği de yanlış anlıyoruz. Laiklik inançları yasaklamak değildir. Laiklik inançları özgürleştirmek ve onların özgürce yaşamasını sağlamaktır. Cemevlerine, başörtüsüne ve şafi inancına yasak getirmek de laiklik değildir. Bu anlamda laiklik herkesin inancını kendine yaşaması ve devletin açtığı dini kurumlarına karşı çıkmaktır” diye konuştu.

    “AVRUPA ÜLKELERİNDE İNANÇLAR ÖZGÜR”

    1. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu şunları ifade etti:

    “Bugün şöyle bir anlayışa sahip olduk. Diyanet olmazsa ülkenin kaosa gideceğini ve ülkenin IŞİD gibi örgütlerin meskeni haline geleceği düşüncesi hakim olmaktadır. Bu anlayış ne laikliktir ne de demokratlıktır. Böyle bir laiklik bakış açısı yoktur. Avrupa ülkelerinde de böyle bir bakış açısı yoktur. Avrupa ülkelerinde bütün inançlar özgürdür. Çünkü orada gidip cemevleri benim ibadethanemdir dediğimde kabul ediyorlar ve seni sorgulamıyorlar. Ancak bizdeki bakış açısı öyle değil. Bizler Sünni ve Alevi olarak inancımızı karşı tarafa kabul ettirmek için tanımlama gereği hissediyoruz.”

    “MAĞDURİYETLER KİŞİLERE VE KURUMLARA GÖRE OLAMAZ”

    Panelde konuşan Sarp Kuray ise, “Mağduriyetler kurumlara ve kişilere göre olmaz. Mağduriyette ortak vicdan olması gerekiyor. Ancak bu ülkede mağduriyetlere karşı ortak bir vicdan oluşturulamamıştır. Ben bugün başlatılan adalet yürüyüşünün ortak bir vicdana göre başlatıldığına inanıyorum. Ankara’dan başlatılan ve İstanbul’a kadar adalet için başlatılan bu yürüyüşte çeşitli siyasetten insanlar var” diye konuştu.

    “ADALET YÜRÜYÜŞÜ HERKES İÇİN YAPILMALIDIR”

    Sarp Kuray konuşmasında şunları ekledi:

    “Adalet için başlatılan bu yürüyüş sadece MİT Tırları davasında tutuklanan Enis Berberoğlu için değil, haksızlığa, adaletsizliğe uğrayan herkes için yapılmaktadır. Bugüne kadar bütün siyasi partilerin kendi mağdurlarının peşinde koştuğunu yaşayarak gördük. Kendi şahsım adına Türkiye milli mücadeleden bu yana en karanlık dönemini yaşıyor. Türkiye iç siyasetinde gericilik, dışarıda da emperyalizm tehlikesi ile karşı karşıyadır.”