Etiket: sanık

  • Dersim Araştırmaları Merkezi,  Kırmancki ‘Sewa kilamu, sanîk u şîîr’ etkinliği düzenledi-VİDEO

    Dersim Araştırmaları Merkezi, Kırmancki ‘Sewa kilamu, sanîk u şîîr’ etkinliği düzenledi-VİDEO

    PİRHA- Dersim Araştırmalı Merkezi (DAM), Gazi Cemevinde ‘Sewa kilamu, sanîk u şîîr’ etkinliği düzenledi.

    Dersim Araştırmaları Merkezi, Kirmankcî’nin sözlü kültür mirasını yaşatmak ve kuşaktan kuşağa aktarmak amacıyla Kirmankcî masal, şiir ve müzik dinletisi düzenledi.

    Programın açılışında konuşan Dersim Araştırmaları Merkezi Yürütme Kurulu üyesi Ali Aldoğan, etkinliğin amacına değinerek dil ve kültürün önemini anlattı. Alpdoğan, “ Bir toplumu var eden en temel değer dil ve kültürdür. Kapitalist modernite toplumların dil ve kültürü yok ediyor. Asimilasyon politikası dilimizi kültürümüzü yok ediyor. Buna karşı duruş olmalı. Etkinliğimizi bu amaçla gerçekleştiriyoruz” dedi.

    KIRMANCKİ MASALLAR VE ŞİİRLER İZLEYİCİLERLE BULUŞTU

    Ali Alpdoğan o konuşmasından sonra sanatçı İlhan Reçber Koçgiri bölgesinden Kurmanci klamlar  söyledi. Klamlarin ardından Dersimli şair Özgün Enver Bulut şiirlerini okudu.

    Program daha sonra Dersim Araştırmaları Merkezi Yöneticisi tiyatrocu Alişan Önlü’nün Kırmancki masalları ile devam etti. Alişan Önlü masallarını doğaçlama tiyatral bir formatta  sürdürerek, izleyicilerle diyalog kurup onlarında  anlatının içinde yer almasını sağladı.

    DAM etkinliği sanatçı Hüseyin Hısım ve Cafer Aydın’ın söylediği klamlar ile devam etti. Büyük beğeni ile takip edilen etkinliğin farklı formatlarla devam edeceğini belirterek etkinlik sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Sivas Madımak Katliamı faillerinden 17 kişi tahliye edildi!

    Sivas Madımak Katliamı faillerinden 17 kişi tahliye edildi!

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı faillerinden 17 kişi tahliye edildi. Hükümlü olan diğer faillerin de tahliye edilmesi için avukatların başvuru yaptığı bilgisi verildi.

    32 yıldır Madımak Katliamı’nda adalet beklenirken, katliamda adı geçenler birer birer tahliye ediliyor. 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hüküm cezası alan 17 kişinin tahliye edildiği belirtildi, kalan sanıklarında yakın zamanda çıkacağı ortaya çıktı.

    Yerel kaynaklarin aktardığına göre Sivas ve Tokat’ta cezaevlerinde bulunan Madımak Katliamı fiillerinden 17’si tahliye edildi.

    Sivas E Tipi Cezaevi’nde bulunan 7, Tokat T Tipi Cezaevi’nde bulunan 10 kişinin 2 haftalık süreç içerisinde tahliye edildiği öğrenildi.

    Aynı zamanda Madımak Katliamı fiillerinden 6 kişinin de tahliye edilmesi için başvuruların yapıldığı bilgisi verildi.

    Tahliye edilen isimler şöyle:
    isimler şu şekilde: İbrahim Duran, Muhsin Erbaş, Cafer Tayyar Soykan, Harun Gülbaş, Yunis Karataş, Harun Yıldız, Faruk Ceylan, Adem Kozu, Bekir Çınar, Ahmet Oflaz, Zafer Yelok, Erol Sarıkaya, Faruk Sarıkaya, Ekrem Kurt, Erkan Çetinkaya, Faruk Belkavli, Bülent Düvenci, Mevlüt Atalay, Ali Kurt, Kenan Kale, Uğur Yaraş ve Halil İbrahim Düzbiçen.

    PİRHA/SİVAS

     

  • Sanatçılar Girişimi’nden 28 Mayıs çağrısı: Aydınlık yarınlar için, haydi sandığa!

    Sanatçılar Girişimi’nden 28 Mayıs çağrısı: Aydınlık yarınlar için, haydi sandığa!

    PİRHA- Sanatçılar Girişimi, yaptığı açıklamada, “İnan senin oyun her şeyi değiştirebilir” diyerek, herkesi sandığa davet ediyor.

    2012 yılında kurulan Sanatçılar Girişimi bir bildiri yayımladı ve imza kampanyası başlattı. Seçimlerden önce bu çağrı Sanatçılar Girişimi sözcüleri tarafından yapıldı ve çağrı metni kaleme alındı.

    Sözcüleri Ataol Behramoğlu, Bedri Baykam ve Orhan Aydın olan Sanatçılar Girişimi’nin imza kampanyası önceki gün başladı ve dün akşam sona erdi. Çok sayıda sanatçının, gazetecinin ve yazarın katıldığı kampanya yayılıyor.

    Sanatçılar Girişimi’nin yayımladığı birdiride, “Türkiye, 28 Mayıs’ta Cumhuriyetinin ikinci yüzyılına birkaç ay sonra girmek üzereyken, geleceğini şekillendirecek bir seçimle karşılaşıyor. Bu seçim, büyük özverilerle ve Atatürk’ün olağanüstü dehasıyla kazanılan askeri ve siyasi başarılar sayesinde kurulmuş olan Cumhuriyetimizin tüm gelecek rotasını belirleyecek” denildi.

    Sanatçılar bildiride, “Türkiye Cumhuriyeti bu tarihi adımı atarken özgür demokrat bir sosyal hukuk devleti mi olacak, yoksa şeyh sermayelerinin dayatmalarıyla, kendi topraklarının doğal zengin Anadolu etnik mozaiğinden ve kültürlerinden hızla uzaklaşmaya ve belki iç kargaşalara neden olabilecek büyük bir göç ile ülkenin öz yapısının darmadağın edilmesine seyirci mi kalacak?” diye soruyor.

    “DAYANIŞMA BİLİNCİ VE KARARLILIĞIYLA KAZANMAK ZORUNDAYIZ”

    Bildiride şunlar kaydedildi:

    “Böylesine tarihsel önemde bir dönemeçte, pes etmek, önden algı ile dayatılmaya çalışılan bir yenilgiye geçit vermek, Cumhuriyetçi ve yurtsever kimliğimizin razı olabileceği bir şey değildir. Kalan son 10 günde ayağa kalkarak, elbirliği ile kadın-erkek eşitliğini, laik ve demokratik Cumhuriyeti, hukuk devleti ve adalet önünde her daim eşitliğimizi, emeği ve işçi haklarını, çağdaş yaşamı, düşünceyi dile getirme özgürlüğü ve düşünce üretim koşullarımızı, çocuklarımızı ve önümüzdeki kuşakların geleceğini büyük bir ortaçağ sarmalına almaya çalışan gerici anlayışın büyük tehditlerine karşı inançla, büyük bir dayanışma bilinci ve kararlılığı ile kazanmak zorundayız.

    “SON ANA KADAR HER AN GÖREV BAŞINDA OLACAĞIZ”

    Halkımızı iradesini çalmaya yönelik her oyuna karşı uyanık olmaya ve her sandığın, her oy torbasının ödünsüz takipçisi olarak geleceğimizi aydınlık yarınlara taşıyacak kararlılığı göstermeye davet ediyoruz. Bizler, bu ülkenin sanatçıları, bu kararlılıkla ve halkımızla birlikte, oy sandıklarının korunmasından sorumlu olarak, ulusal istencin gerçekleştiği son ana kadar her an görev başında olacağız.”

    Bildiride imzacılardan bazı isimler şöyle:

    “Genco Erkal, Edip Akbayram, Ümit Zileli, Nevra Bucak, Sevgi Özel, Onur Behramoğlu, Nebil Özgentürk, Müjdat Gezen, Ahmet Özer, Nazım Alpman, Salih Güney, Mine Kırıkkanat, Pelin Batu, Selçuk Korku, Haluk Şahin, Nurduran Duman, Yücel Kayıran, Altay Öktem, Orhan Kurtuldu, Uğur Büke, Tuna Kiremitçi, Yücel Kayıran, Zeynep Oral, Ülker İnce, İbrahim Baştuğ, Dilek Türker, Haydar Ergülen, Hilmi Yarayıcı, Mehtap Meral, Hasan Öztoprak, Alper Akçam.”

     

  • Tecavüzcü davul zurnayla tahliye edilince, mağdur çocuk intihara kalkıştı!

    Tecavüzcü davul zurnayla tahliye edilince, mağdur çocuk intihara kalkıştı!

    Mardin’in Kızıltepe ilçesinde amca Osman Çur’un sistematik istismarına maruz kalan Z.Ç., Osman Çur’un tahliye olması üzerine ikinci kez intihara kalkıştı.

    Halk Tv’den Fırat Yeşilçınar’ın haberine göre, Mardin’in Kızıltepe ilçesinde amca Osman Çur’un sistematik istismarına maruz kalan Z.Ç., Osman Çur’un tahliye olması üzerine ikinci kez intihara kalkıştı.

    Daha önce de serbest bırakılan Osman Çur, hazırlanan DNA raporu sonucu “Çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçlaması ile tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. 17 yaşındaki Z.Ç.’nin öz amcası Osman Çur tarafından istismara maruz kalması gerekçesiyle açılan davada, mahkeme, tecavüzü DNA raporuyla kanıtlanan sanık Osman Çur’un tutuksuz yargılanmasına kararı verdi. İstismarcı Osman Çur davulla tahliye oldu, istismara maruz kalan kız intihara kalkıştı.

    Tahliye kararını duyan akrabaları davul ve zurna ile cezaevine gelerek Çur’un tahliyesini kutladı.

    Kararın ardından konuşan Z.Ç’nin ablası Pervin Şişman şu sözlerle karara isyan etti:

    “Biz mahkemenin mahkemesini beklerken böyle bir karar gördük. Davullu karşılama olduğu gün kardeşim intihara kalkıştı. Hastaneye kaldırıldı. Adalet nerede? Adalet bizi yanılttı. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Onlar utansın.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Hastanede doktoru yaralayan sanığa 20 yıl hapis cezası

    Hastanede doktoru yaralayan sanığa 20 yıl hapis cezası

    İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli asistan doktor Kadir Songür’ü yaralayan sanığa 20 yıl hapis cezası verildi. 

    İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 16 Ekim 2019’da Bayram asistan doktor Kadir Songür’ü boğazından yaralayan Bayram Kaynak’ın tutuklu yargılandığı davanın ikinci duruşması İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Kaynak, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katıldı. Asistan doktor Songür duruşmaya katılmazken, ailesi, İzmir Tabip Odası avukatı Mithat Kara ve taraf avukatları duruşmada hazır bulundu.

    Duruşma kimlik tespitinin ardından başladı.

    ÜST SINIRDAN CEZA TALEP EDİLDİ

    Sanık Bayram Kaynak, ilk duruşmada MS rahatsızlığı olduğunu, bu nedenle iş bulamadığını, psikolojisinin bozuk olduğunu bildirerek, kendisine büyü yapıldığını, bunun etkisiyle suçu işlediğini öne sürmüştü. Songür’ün avukatı İsmail Can Yavuz, sanığın akli dengesine ilişkin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, sanığın pişmanlık göstermediğini ve üst sınırdan ceza uygulanması gerektiğini ifade etti.

    Ardından söz alan İzmir Tabip Odası avukatı Mithat Kara, mahkemenin vereceği kararı Türkiye’deki tüm sağlık çalışanlarının beklediğini belirterek, “Bu olay tüm sağlık çalışanlarını ilgilendiriyor. Vereceğiniz karar sağlık çalışanlarının yüreğini soğutacak, içine su serpecektir” dedi.

    CEZADA İNDİRİM UYGULANMADI

    Sanık Kaynak ve avukatı tahliye talep ederken, Mahkeme heyeti, sanığın, “Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs” suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına, olayın teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 20 yıl hapis cezasına çarptırılmasına hükmederek, cezada indirim uygulanmamasına ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Firari Sivas Katliamı sanığı Murat Sonkur’un iade talebine Almanya’dan olumsuz yanıt

    Firari Sivas Katliamı sanığı Murat Sonkur’un iade talebine Almanya’dan olumsuz yanıt

    Almanya Federal Cumhuriyeti, Sivas katliamının firari sanıklarından Murat Sonkur’un iade talebini reddetti. Alman makamları, gerekçe olarak Sonkur’un iadesinin onaylanmasının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmesi ihtimali bulunmasını öne sürdü. Adalet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı’na yazı yazarak, Murat Sonkur’a ilişkin iade talebine ilişkin kararın bir kez daha değerlendirilmesinin talep edilmesini istedi.

    Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Sivas Katliamı davasının üç firari sanığından Murat Sonkur’un Almanya’dan iadesi edilmesi talebine olumsuz yanıt geldi. Almanya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 23 Temmuz 2020’de gönderdiği notada, Sonkur’un iadesinin onaylanmasının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmesi ihtimali bulunması nedeniyle mümkün olmadığı bildirildi. Söz konusu yanıt, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla mahkeme dosyasına girdi.

    “ALMANYA’DAN, KARARIN BİR KEZ DAHA DEĞERLENDİRİLMESİ TALEP EDİLSİN”

    Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Suçluların İadesi ve Hükümlü Nakil Bürosu Daire Başkanı Bayram Erdaş, Dışişleri Bakanlığı’na 27 Ağustos’ta “İvedi” notuyla bir yazı gönderdi. Yazıda, Almanya yetkili makamlarıyla yeniden irtibata geçilerek, Murat Sonkur’a ilişkin iade talebine ilişkin kararın bir kez daha değerlendirilmesinin talep edilmesi istendi. Almanya adli makamlarınca verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmediyse karara karşı gidilebilecek itiraz yolları hususunda bilgi verilmesi talep edilen yazıda, “Şayet karar kesinleşmişse anılan ret kararının Türkçe tercümelerinin bakanlığımıza iletilmesi hususunda gereğini Dışişleri Bakanlığı’ndan arz ve talep ederim” denildi.

    Adalet Bakanlığı’nın yazısında, sanık Murat Sonkur’un iadesinin talep edilmesine esas teşkil eden suçun “Anayasal Düzeni Zorla Bozmaya Kalkışmak” suçu olduğu ve muhteviyatında bir terör suçu olduğuna işaret edildi. İade talebinin reddedilmesinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı belirtilen yazıda, “Söz konusu kararın, uluslarası sözleşme hükümleri ve terörizme karşı uluslararası işbirliği anlayışı ile bağdaşmadığı da aşikardır” denildi.

    Yazıda, Sivas Katliamı’nın yaşandığı gün neler yaşandığı, hangi sloganların atıldığı, otelin nasıl yakıldığı, kaç kişinin öldüğü de ayrıntılarıyla yer aldı.

    ZAMANAŞAMI TEHLİKESİ 

    Sivas Katliamı davasının duruşması, yarın Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Kırmızı bültenle aranan firari sanıklar Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karataş yakalanmazsa davanın 2023’te zaman aşımından düşmesi bekleniyor. Müşteki avukatları, katliamın insanlığa karşı suç olduğunu belirterek, zaman aşımı uygulanmaması görüşünü savunuyor.

    SİVAS KATLİAMI BAŞVURUSU ANAYASA MAHKEMESİ’NDE BEKLETİLİYOR

    Sivas Katliamı avukatları, Cafer Erçakmak’ın arasında bulunduğu bazı sanıkların yargılandığı davanın zaman aşımı nedeniyle düşürülmesi üzerine 2014’te Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu. Ancak Yüksek Mahkeme, aradan 6 yıl geçmesine karşın davayı esastan görüşmedi. Oysa AYM, şu an 2016’da yapılan başvuruları görüşüp karar veriyor. AYM, birçok kararında 6 yıl gibi uzun zaman süren davalarda makul yargılanma hakkı ihlali veriyordu. Sivas Katliamı başvurusunun bekletildiği AYM’de Celal Mümtaz Akıncı da üye olarak görev yapıyor. Akıncı, avukat olarak mesleğini sürdürürken Madımak Katliamı’nda bazı sanıkların avukatlığını yapmıştı.

    Sivas Davası Müdahil Avukatı Ali Yılmaz, Almanya adli mercilerinin, Sivas Katliamı firari sanıklarının iadesine ilişkin talepler konusunda iyi bir sınav vermediğini belirterek, “Biz müdahil vekilleri, Sivas Katliamı’nı insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak görüyoruz. Nazi kıyımını yaşamış bir Almanya bu konuya nasıl bu kadar duyarsız kalabilir?” diye sordu.

    Yılmaz, “Biz müdahil vekilleri; Sivas Katliamı şehit aileleri, ABF ve PSAKD olarak Almanya’nın Ankara Büyükelçiliği aracılığıyla; yaptıkları vahim hatadan dönmeleri için Almanya Adli Makamlarını uyarmalıyız. En kısa süre içinde Büyükelçilikle görüşmeliyiz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Reina sanığı Masharipov’a 40 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

    Reina sanığı Masharipov’a 40 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

    Ortaköy’deki eğlence mekanı Reina’da 2017 yılbaşı gecesi düzenlenen ve 39 kişinin öldüğü saldırıya ilişkin, aralarında saldırıyı gerçekleştiren Abdulkadir Masharipov’un da bulunduğu 60 sanığın yargılandığı davada, karar açıklandı.

    İstanbul Ortaköy’deki eğlence mekanı Reina’da 2017 yılbaşı gecesi düzenlenen ve 39 kişinin öldüğü saldırıya ilişkin, aralarında saldırıyı gerçekleştiren Abdulkadir Masharipov’un da bulunduğu 60 sanığın yargılandığı davada, karar açıklandı.

    İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısında bulunan salonda yapılan duruşmada sanık avukatları, müvekkillerinin suçsuz olduklarını öne sürerek, beraatlerini istedi.

    Tutuklu sanık Abdulkadir Masharipov, karar açıklanmadan hemen önce kendisine verilen sözde şunları söyledi.

    “Mahkemede bu suçlamaları kabul etmediğimi söyledim. Bunları tekrarlıyorum. Güçlü bir delil olması için parmak izlerinin ve güvenlik görüntülerin eşleştirilmesini Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasını talep etmiştik. Hiçbiri kabul olmadı. Bundan dolayı güçlü bir delil yoktur. Ciddi söyleyecek bir şeyim yok. Polis ifadelerimin bahsi geçti. Ben işkence ve baskı altında ifade verdim. Kamera görüntüleri var. İsterseniz alabilirsiniz. Bundan sonrası size havale. Beraatimi istiyorum.”

    Diğer tutuklu sanıklar da beraatlerini talep etti.

    CEZALARDA İNDİRİM UYGULANMADI

    Mahkeme heyeti, saldırıyı gerçekleştiren sanık Abdulkadir Masharipov’u “Anayasa’yı ihlal” ve aralarında polis memuru Burak Yıldız’ın da bulunduğu 39 kişiye karşı “kasten öldürme” suçundan 40 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

    Sanık Masharipov’u 79 kişiye karşı “öldürmeye teşebbüs” ile “vahim nitelikte ruhsatsız silah taşıma” suçlarından 1368 yıl hapis ve 375 bin lira adli para cezasına mahkum eden mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamını kararlaştırdı.

    Mahkeme, sanık Masharipov’un suçun işlenmesinden sonraki ve yargılama safhasındaki davranışları, işlediği suçlara verilecek cezanın geleceği üzerindeki etkisini düşünmemesi, mahkemeyi tanımaz tutum ve davranışlarda bulunması nedeniyle cezalarında indirim uygulanmasına yer olmadığına hükmetti.

    Saldırının planlayıcılarından olduğu ve Masharipov’a yardım ettiği gerekçesiyle tutuklu sanıklardan İlyas Mamaşaripov’a “Anayasa’yı ihlal etmeye yardım etme” suçundan 20 yıl hapis cezası veren mahkeme, sanığı ayrıca aralarında polis memuru Burak Yıldız’ın da bulunduğu 39 kişiyi karşı “tasarlayarak öldürmeye yardım etme” ile 79 kişiyi karşı “tasarlayarak öldürmeye teşebbüse yardım etme” suçlarından 1432 yıl hapis cezasına çarptırdı.

    Mahkeme, Abdulkadir Masharipov’un resmi nikahlı eşi Zarina Nurullayeva ve örgüt içinde “kadı” olarak görev yaptığı belirtilen ve saldırıyı gerçekleştiren Masharipov’a eylem talimatını getirdiği belirtilen “Ebu Cihad” kod adlı tutuklu sanık Yasser Mohammed Salem Radown’un da aralarında bulunduğu 12 kişiyi, “terör örgütüne üye olmak” suçundan 12’şer yıl hapis cezasına çarptırdı.

    Toplamda 48 sanığa “terör örgütüne üye olmak” suçundan ceza verildi. Sanık İrfan Taşkan’ın dosyasının ayrılmasına hükmeden mahkeme, 16 sanığın tutukluluk halinin devamını kararlaştırdı. Bir sanığın tahliyesine karar veren mahkeme, Celil Çelik ile Zarina Nurullayeva’nın tutuklanmasına hükmetti. Mahkeme ayrıca 11 sanığın tüm suçlardan beraatine karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Ali Kenanoğlu: İnsanlık suçu affedilemez!

    HDP’li Ali Kenanoğlu: İnsanlık suçu affedilemez!

    PİRHA -Sivas hükümlüsünün Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından serbest bırakılmasına tepki gösteren HDP’li Kenanoğlu, katillerin bir kez daha aklanıp, kollandığı ve ödüllendirildiğini belirterek, bu kararı kabul etmediklerini söyledi. 

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sivas katliamı davasında idam cezası alan ve idam cezasının kalkmasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bulunan 86 yaşındaki hükümlü Ahmet Turan Kılıç’ın kalan cezasının kaldırılmasına karar vermiştir.

    Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekil Ali Kenanoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, 2012 yılında o dönemin başbakanı olan Erdoğan’ın Sivas Katliamı davasının zaman aşımına uğraması ile ilgili ‘hayırlı olsun’ sözlerini hatırlattı.

    Türkiye’de 355 cezaevinde 283 bine yakın mahkûmun olduğunu belirten Kenanoğlu, ” Cezaevlerinde yoğun hak ihlalleri arasında sağlığa erişim hakkının engellenmesi beraberinde hasta mahpus sayısını giderek artırmaktadır. Ekim 2019 insan hakları raporlarına göre cezaevlerinde 457’si ağır olmak üzere 1334 hasta mahkum bulunmaktadır” dedi.

    Kenanoğlu, Cezaevinde ağır hasta olduğu halde yanlı adli tıp raporları gerekçe gösterilerek bırakılmayan, ölüme terk edilmiş tutukluların olduğunu söyledi.

    Cumhurbaşkanı’nın Madımak sanığına af çıkarması başta Aleviler olmak üzere tüm demokratik kamuoyunun vicdanını yaraladığını kaydeden Kenanoğlu, “Madımak sanığına getirilen bu af, diğer mahkumlara neden uygulanmıyor, bu bir ayrımcılık değil midir, hangi ölçütlere göre hasta mahkûmlar tahliye ediliyor?” diye sordu.

    “HASTA TUTUKLULAR ARASINDA AYRIM YAPILIYOR”

    Sivas Katliamı’nda sebep olanların hesap vermediğinin altını çizen Kenanoğlu, hukuksuz bir yargılama süreci nedeniyle davanın aydınlatılmadığını belirterek şöyle devam etti;

    “Aranan failler, bilinçli olarak bulunmamış, yurtdışına kaçanlar olduğu gibi sanık avukatların bir kısmı AKP’den Milletvekili olmuştur. 1 numaralı sanık Refah Partisi Belediye Meclis Üyesi Zafer Erçakmak hiçbir zaman yakalanmamış, aranırken bile Sivas’ta yaşamış, askere gitmiş, ehliyet almış ve 2011 yılında ölmüştür. Katliamdan sorumlu olanlar sürekli kollanmıştır, yaşanan bu son örnek ise hasta mahkumlar arasındaki ayrımcılığı bir kez daha açıkça gözler önüne sermiştir.

    “KATİLLER KORUNUYOR, ÖDÜLLENDİRİLİYOR”

    Bu kararı kınıyorum, kabul edilemez buluyorum. Biz Sivas katliamı davasında adalet beklerken, hiç olmazsa ceza alanların mahkumiyetlerini cezaevinde tamamlamalarını beklerken, Cumhurbaşkanı’nın bu af kararına imza atması ile katillerin aradan yıllar geçmesine rağmen aynı şekilde korunduğu, kollandığı ve ödüllendirildiği iddiamızın geçerli olduğunu bir kez daha ispatlamıştır. İnsanlık suçu affedilemez, bu katliamın mağduru olan biz Aleviler affetmiyor ve lanetlemeye devam ediyoruz.” (HABER MERKEZİ)

  • Erdoğan, Almanya’dan Sivas Katliamı sanığını istememiş!

    Erdoğan, Almanya’dan Sivas Katliamı sanığını istememiş!

    Erdoğan’ın Almanya ziyareti öncesi MİT’in ülkeye ulaştırdığı 69 kişilik iade listesinde Sivas Katliamı sanığının olmadığı ortaya çıktı.

    BirGün’den Uğur Şahin’in haberine göre; AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Almanya Başbakanı Merkel’le yaptığı görüşme öncesinde MİT’in ulaştırdığı 69 kişilik listede, 33 aydını katleden Madımak Otel sanığının olmadığı iddia edildi. Erdoğan’ın Merkel’le yaptığı görüşme öncesinde 69 kişinin ‘istendiği’ gündeme gelmişti. Bu kişiler arasında; Adil Öksüz, Şerif Ali Tekalan, Can Dündar, eski savcı Zekeriya Öz ve 15 Temmuz Darbe Girişimi öncesinde Almanya’ya gidenlerin olduğu ifade ediliyor.

    “İADE TALEBİ YOK”

    Almanya’da yaşayan gazeteci Süheyla Kaplan, 69 kişilik listede, Sivas Katliamı’nın baş sanığı Murat Sonkur‘un yer almadığını belirten belgeleri yayımladı. Gazeteci Kaplan’ın sosyal medyadaki mesajında, “Kanıt: Alman Coburg Eyalet Savcılığı’nın avukat Mahmut Erdem’e gönderdiği yanıt: ‘Türkiye’den iade talebi gelmemiştir” ifadeleri yer aldı.

    “ŞAŞIRMADIM”

    BirGün’e konuşan Sivas Katliamı’nda ölen Metin Altıok’un kızı ve eski CHP Milletvekili Zeynep Altıok, “25 yıllık Sivas Katliamı Davası’nın 17 yılı AKP döneminde geçti. Sivas Katliamı Davası insanlığa karşı işlenmiş büyük bir suçun davasıdır. Böylesi bir suçun cezasız kalmasını ve zaman aşımına uğratılmasını ‘hayırlı olsun’ diyen Erdoğan iktidarının Murat Sonkur’un Almanya’dan istememesi ve Erdoğan’ın son ziyareti öncesi iktidarın Almanya’dan istediği 69 kişilik listede de yer almaması şaşırtıcı değildir. Çünkü Erdoğan zaten katliam sanıklarını ‘mağdur’ olarak görmektedir” dedi.
    Altıok, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Asıl, ‘Laiklik yeni Anayasada olmamalıdır’ diyen ve katliamın sanık avukatlarının neredeyse tümünü çeşitli kademelerinde üst düzey yönetici, bakan, milletvekili, il başkanı yapmış bir partinin, katliam sanığını istemesine şaşırırdım. Bugüne kadar hem faili meçhullerin araştırılması, insanlık suçlarının cezasız kalmaması amacıyla verilen tüm önergeler salt AKP oylarıyla 27 kere reddedildi.”

    “HALEN CEZAEVLERİNDE SİVAS DAVASINDAN HÜKÜM GİYMİŞ KAÇ KİŞİ VAR?”

    Altıok, sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Sivas Davası sanıklarıyla ilgili BİMER’e 3, Adalet Bakanlığı’na 3 soru önergeme yanıt verilmedi. Meclis Başkanlığı önergemi ‘kişisel’ bularak tarafıma iade etmişti. Ben de Sivas’ın 25. yılında yeniden soruyorum: Halen cezaevlerinde Sivas davasında hüküm giymiş kaç kişi var? İnfazı tamamlanıp serbest kalan hükümlü sayısı kaç? Firari sanıklardan yurtdışında olduğu tespit edilen sayısı kaçtır? Bunlar nerelerdedir ve neden istenmemektedir?”

  • Metin Göktepe katledilişinin 22. yılında mezarı başında anılıyor

    Metin Göktepe katledilişinin 22. yılında mezarı başında anılıyor

    PİRHA – “Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar” diyerek gittiği haberde, gözaltına alınıp ve polislerce dövülerek öldürülen Evrensel Muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 22. yılında, mezarı başında anılıyor.

    Metin Göktepe, “Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar” diyerek gittiği haberde, gözaltına alındı ve polislerce dövülerek öldürüldü. Gün 8 Ocak 1996’ydı. Ümraniye E Tipi Cezaevinde öldürülen tutuklular Orhan Özen ile Rıza Boybaş’ın cenaze törenini izlemek üzere Alibeyköy’e gitmişti. Ancak, “Sarı Basın Kartı” olmadığı gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Haberi izlemekte “ısrarcı” davranınca da, gözaltına alındı ve yüzlerce insanla birlikte Eyüp Kapalı Spor Salonu’na götürüldü. Burada polislerin şiddetli cop darbeleriyle dövülerek öldürüldü.

    Sorumluların yargılanması için açılan şikâyetin ardından İstanbul’da başlayan dava Aydın’a, oradan da Afyon’a nakledildi. İlk karar Afyon Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 19 Mart 1998’te verildi. Afyon’daki yargılamada 5 sanık hakkında “kastı aşan adam öldürme” suçundan 7 yıl 6’şar ay hapis cezası verilirken, 6 sanık beraat ettirildi.

    Göktepe anması her yıl olduğu gibi İstanbul Atışalanı Esenler Kemer Mezarlığında saat 11.00’da gerçekleşecek.

    Anmaya Evrensel çalışanları, Metin’in ailesi, meslektaşları, basın örgütlerinin temsilcileri, yoldaşları ve dostları katılacak. (HABER MERKEZİ)

  • Akıncı Üssü davası yarın başlıyor: 486 kişi hâkim karşısına çıkıyor

    Akıncı Üssü davası yarın başlıyor: 486 kişi hâkim karşısına çıkıyor

    Darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullanılan Akıncı Üssü’nde yaşanan olaylara ilişkin dava yarın başlıyor. Davada 486 kişi yargılanıyor.

    15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında darbecilerin komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Hava Üssü’ndeki eylemlere ilişkin 486 sanığın yargılanmasına Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince yarın başlanacak.

    Fethullah Gülen, eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk, “sivil imam”lar oldukları iddia edilen Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Harun Biniş, Nurettin Oruç ve Hakan Çiçek ile uçaklarıyla çeşitli noktaları bombalayan pilotların da aralarında bulunduğu sanıkların yargılanacağı davada, duruşmalar 29 Ağustos’a kadar Sincan Cezaevi’ndeki duruşma salonunda devam edecek.

    Davanın bir numaralı sanığı Gülen, iki numaralı sanığı Öksüz, üç numaralı sanığı ise Batmaz olarak gösteriliyor. Mahkeme Başkanı Selfet Giray, yargılama başlamadan önce Sincan Cezaevi kampüsündeki duruşma salonunda incelemelerde bulundu.
    Duruşma salonunda sanık yakınları için ayrılan bölüme sayıları çok olduğu için müştekiler oturacak. Salona az sayıda sanık yakını da alınacak.

    DAVA BİRLEŞTİRİLDİ

    Gülen ile 2 numaralı sanık Öksüz’ün de aralarında bulunduğu iddianamede kimi sanıkların “Anayasa’yı ihlal, Cumhurbaşkanı’na suikast, yasama organını ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütü yönetmek, askeri komutanlıkların gasbı, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, mala zarar verme, kamu malına zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, ibadethanelere zarar verme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından cezalandırılmaları isteniyor. Duruşmayı, özellikle Kahramankazan’da yaşamını yitiren yurttaşların yakınları ve yaralananlarla AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı başkanlığındaki Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de izleyeceği belirtildi.

    Öte yandan darbe girişimi sırasında emekli Orgeneral Mendi’nin kaçırılmasına ilişkin 4 sanıklı dava ile eski Albay Bilal Akyüz hakkındaki dava, Akıncı Üssü’ndeki darbe eylemleriyle ilgili 481 sanıklı davayla birleştirildi. Böylelikle Akıncı Üssü’ndeki olaylara ilişkin davanın sanık sayısı 486’ya çıktı.

    7 FİRARİ SANIK VAR

    Sanıklardan 461’inin tutuklu bulunduğu davada, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 18 kişi tutuksuz yargılanacak.
    Aralarında Gülen ve Öksüz’ün de bulunduğu 7 firari sanık hakkında ise yakalama kararları bulunuyor. Davanın firari sanıkları arasında, Konutkent’te Empati Danışmanlık Şirketi adına kiralanan 3 katlı villada Öksüz başkanlığında darbeye hazırlık toplantılarına katıldığı iddia edilen ve Akıncı Üssü’ndeki haritalarda parmak izi çıkan eski Jardarma Yarbay Turgay Sökmen de yer alıyor.

    Yine darbeye hazırlık toplantılarının yapıldığı iddia edilen Mebusevleri Mahallesi Anıt Caddesi’ndeki evi kiralayan Ahmet Sürmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast girişiminin sanıklarından ve Yunanistan’a kaçarak sığınma talebinde bulunan SAT komandosu eski Üstçavuş Fatih Arık ve eski Kıdemli Çavuş Halit Çetin ile darbeye hazırlık toplantıları için kullanılan evleri kiralayan sivil sanık Serkan Aydın da firariler arasında bulunuyor.