Etiket: Sarıgazi

  • Sivas Katliamı’nın 31’inci yılında Sarıgazi 2 Temmuz İnisiyatifi’nden yürüyüş çağrısı

    Sivas Katliamı’nın 31’inci yılında Sarıgazi 2 Temmuz İnisiyatifi’nden yürüyüş çağrısı

    PİRHA- Sivas Katliamı’nın 31’inci yılında Sarıgazi 2 Temmuz İnisiyatifi, salı günü yapılacak anma yürüyüşüne çağrı yaptı.

    Sarıgazi 2 Temmuz İnisiyatifi, 2 Temmuz Sivas Katliamı’nın 31. yılı vesilesiyle Salı günü yapılacak anma yürüyüşüne katılım çağrısında bulundu.

    Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “2 Temmuz Sivas Katliamı’nın 31. yılında katliamı unutmadığımızı, unutturmayacağımızı haykırmak için buluşuyoruz. Bizleri açlığa, yoksulluğa mahkum edenlerden, başta Filistin halkı olmak üzere mazlum halkları savaş ve saldırganlıkla katledenlerden, baskı, şiddet ve yasaklama politikalarıyla aydın, yazar, devrimci, sosyalistleri tutsak edenlerden, kayyım saldırısıyla halk iradesini yok sayanlardan birlikte hesap sormak için buluşuyoruz. Doğayı kar ve rant uğruna tahrif edip, hayvanları ve tüm canlılığı yok etmek isteyenlerden, Mardin, Amed’de olduğu gibi yangınlarla, doğal afetleri katliama dönüştürenlerden hesap sormak için buluşuyoruz.

    Gerici eğitim politikalarıyla gençlerin geleceğini çalanlardan, tek dil, tek din, tek millet diye bizlere zulmü reva görenlerden, kadın katillerden hesap sormak için buluşuyoruz. Yeni Sivas, Maraş, Ankara, Amed, Suruç, hapishane katliamları yaşanmasın diye buluşuyoruz. Sömürüyü, baskıyı artıran bu düzenden hesap sormak, insanca bir yaşam istiyoruz demek için buluşuyor, bir ağaç gibi tek ve hür, kardeşçe yaşamı örgütlemek için yürüyoruz.

    2 Temmuz Salı günü yapacağımız anma, hesap sorma yürüyüşümüze sen de katıl. Baskıya, katliamlara, gericiliğe birlikte dur diyelim. 2 Temmuz Salı 19.30’da Vatan Ortaokulu’nda buluşuyor, Demokrasi Caddesi’ne yürüyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Madımak anmasında gözaltına alınanlar: Suç duyurusunda bulunacağız

    Madımak anmasında gözaltına alınanlar: Suç duyurusunda bulunacağız

    PİRHA- Sarıgazi’de Madımak katliamcılarını lanetlemek ve yaşamını yitirenleri anmak isterken polis tarafından gözaltına alınanlar, ters kelepçe, çıplak arama, fiziki şiddet ve ajanlık dayatmasına maruz kaldıklarını açıkladılar. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde bası toplantısı yapan Sarıgazi Tertip Komitesi bileşenleri, “Önümüzdeki günlerde işkencede bulunan memurlar hakkında suç duyurusunda bulunacağız” dedi. 

    Sarıgazi Tertip Komitesi bileşenleri, 2 Temmuz günü Sarıgazi ilçesinde yapılan Madımak Katliamı’nın anması sırasında gözaltına alınanların çıplak arama ve ajanlık dayatmalarına maruz kalmalarına ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı yaptı.

    “Baskıya, sömürüye, işkenceye karşı mücadeleyi büyütüyoruz!” pankartının açıldığı toplantıya, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki, İHD İstanbul Şube Sekreteri Oya Ersoy ve birçok kişi katıldı.

    Komite adına basın metnini okuyan Devrim Edepali, AKP iktidarının baskı ve zorbalıkla iktidarını ayakta tuttuğunu dile getirerek, iktidarın saldırılarının arttığını belirtti. Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak için bir araya geldiklerinde polisin saldırısına uğradıklarını söyleyen Edepali, polisin gerekçe olarak İbrahim Kaypakkaya’nın resmini gösterdiğini aktardı. Gaz bombaları ve polis kalkanları ile kendilerine saldırıldığını ifade eden Edepali, biri gazeteci olmak üzere 6 kişinin gözaltına alındığını kaydetti.

    ÇIPLAK ARAMA, TERS KELEPÇE, YÜZÜ DUVARA DÖNME

    Edepali, “Gaz bombalı saldırıda fenalaşan yaşlı insanlara, yerlerde sürüklenen kadınlara yönelik insanlık dışı, vahşice saldırı hiç eksilmedi” diyerek şunları ifade etti:

    “Polis saldırısında 5 arkadaşımız ve 1 basın emekçisi işkenceyle gözaltına alınırken, gaz bombaları, kalkanlarla, fiziki şiddetle insanlara saldıran polisin gözaltına alınan arkadaşlarımıza yönelik işkencesi karakolda da artarak sürdü. Gözaltına alınan arkadaşlarımızın götürüldüğü Sarıgazi Karakolu’nda ters kelepçe, yüzü duvara dönme, çıplak arama, psikolojik şiddet gibi insanlık onuruna aykırı saldırılarda bulundular.”

    “SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”

    Polisin fiziki saldırısına ve çıplak aramaya maruz kaldığını belirten Esra Bilici, şiddetin karakol ve hastanede devam ettiğini aktardı.

    Bilici, “Polisler, çıplak aramak istediklerini ve eğer kendi isteğinle olmazsa zorla beni arayacaklarını söyledi. Bunu kabul etmediğim için tekrar işkenceye maruz kaldım. Gözaltı sürecinde yaşananlar gerçekten çok gerici bir uygulamadır. Bunların hiçbirini kabul etmiyoruz. Önümüzdeki günlerde işkencede bulunan memurlar hakkında suç duyurusunda bulunacağız” ifadelerini kullandı.

    AJANLIK DAYATMASI

    Polis tarafından kendisine ajanlık dayatıldığını belirten Diyar Sarıkuş da, “Mahallede yürürken, herhangi bir sebep yokken ‘senle görüşelim, dostane bir ilişki kuralım, karakolu ziyaret et’ şeklinde bir ilişki geliştirmeye çalıştılar” dedi.

    ORTAK MÜCADELE VURGUSU

    Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki ise devrimcilerin, sosyalistlerin, Kürtlerin, kadınların mücadelesinde bir eşikler ve önderlerin var olduğunu vurguladı. Önderlerle destekçiler arasındaki bağı kesmeye çalıştıklarını belirten Saki, şunları kaydetti:

    “Yalıtmak istiyorlar, her birimizi tek başına bir tecrit ortamında bırakmak istiyorlar. Dolayısıyla buna karşı topyekun bir kolektif örgütlenme ve mücadeleyle alanlarımıza sahip çıkmalıyız. Dayanışma içinde mücadeleye devam etmeliyiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Sivas anmasında gözaltına alınan BDSP üyesine karakolda çıplak arama

    Sivas anmasında gözaltına alınan BDSP üyesine karakolda çıplak arama

    PİRHA – Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin Sarıgazi’deki anmasına saldıran polis gözaltına aldığı 6 kişiden Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu üyesinin işkenceye maruz kalarak çıplak arandığı belirtildi. Gözaltına alınan 5 kişinin ise serbest bırakıldığı öğrenildi. 

    Sivas Katliamı’nın 30. yılı dolayısıyla dün İstanbul Sarıgazi’de yapılan anmaya polis, İbrahim Kaypakkaya silüetli Partizan flamalarını gerekçe göstererek saldırdı. Saldırıda 6 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan 5 kişi karakolda ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP) üyesi Esra Bilici ise savcılığa sevk edilecek. BDSP, yayımladığı açıklamada gözaltındaki Bilici’nin çıplak aramaya maruz kaldığını bildirdi.

    “GÖZALTINDAKİ YOLDAŞIMIZ DERHAL SERBEST BIRAKILSIN”

    Yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Sivas Katliamı’nın 30. yıldönümü dolasıyla Sarıgazi’de ilerici-devrimci kurumlarla ortak yapacağımız anmaya polis İbrahim Kaypakkaya flamasını bahane ederek azgınca saldırdı. Anmada yoldaşımızın da arasında olduğu 6 kişi işkence ile gözaltına alındı. Gözaltına alınan 5 kişi karakoldaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, yoldaşımız susma hakkını kullandığı için keyfi şekilde karakolda tutularak, savcılığa sevk edilecek. Yoldaşımız azgınca saldırı sonucu yaralanmış bu da yetmediği gibi karakolda “Çıplak arama” işkencesine maruz kalmıştır. Çıplak aramayı kabul etmeyen yoldaşımız bu kez de karakolda işkenceye maruz kalmıştır.

    Bundan 30 yıl önce Sivas’ta aydın ve yazarların olduğu Madımak Oteli’nde saldırıyı gerçekleştirenlerin temsilcisi, sahiplenicisi AKP iktidarı bugün “Bozuk düzende sağlam çark olmaz” diyen Pir Sultan’ın, “Ser ver verip sır vermeyen” devrimcilerin mücadelesini ileriye taşımaya çalışanları susturmaya ve sindirmeye çalışıyorlar. Bizler biliyoruz ki Sivas’ta Madımak’ta katledilenlerinin katili sermaye devletidir. Aynı devlet bugün tüm topluma dönük saldırılarını hızlıca arttırmaya devam ediyor. Seçimlerle birlikte koltuğunu koruyan AKP iktidarı ülkede derinleşen siyasal ve ekonomik kriz karşısında açığa çıkabilecek öfkeyi saldırılarını arttırarak engel olmaya çalışıyor.

    İşkence ve zorbalık ile mücadeleyi teslim alacaklarını zannediyorlar. Bizler, tarihimize sıkıca sarılarak yoldaşlarımızdan aldığımız mücadele bayrağını taşımayı sürdüreceğiz.

    Baskı, zorbalık, çıplak arama, gözaltı ve tutuklamalar ile susturmaya, sindirmeye çalışanlara cevabımız sokakta mücadeleyi büyütmek olacaktır.

    Gözaltındaki yoldaşımız derhal serbest bırakılsın!”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    İstanbul Sarıgazi’de Sivas anmasına polis müdahale etti-VİDEO

  • İstanbul Sarıgazi’de Sivas anmasına polis müdahale etti-VİDEO

    İstanbul Sarıgazi’de Sivas anmasına polis müdahale etti-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Sarıgazi’de Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren canlar için yapılmak istenen anma polis tarafından engellendi. Kitleye müdahale eden polis birçok kişiyi gözaltına aldı. 

    Aydın, yazar, gazeteci ve sanatçıların da aralarında olduğu 33 canın, radikal dinciler ve faşistler tarafından katledildiği Sivas Katliamı’nın 30. yılı.

    Aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP), Emek Partisi (EMEP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Türkiye Komünist Partisi (TKP), HALKEVLERİ, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Kaldıraç, Partizan, Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği (AKA-DER) gibi siyasi parti ve sivil toplum örgütleri, bugün saat 18.00’de Sancaktepe ilçesinde bulunan Sarıgazi Mahallesi’nde “Unutma unutturma” şiarıyla anma yapacak, Demokrasi Caddesi’nden yürüyüş gerçekleştirilecekti. Ancak polis kitlenin yürüyüş ve anma yapmasını engelledi. Sarıgazi mahallesinde bulunan Demokrasi Caddesi’ne yürümek isteyen grubun önünü kesen polisler gruba önce biber gazı ile saldırdı. Ardından kitleyi polis ablukasına alarak saatlerce dağılmalarını engelledi. Biber gazından etkilenen yurttaşlar alandan çıkmak isterken polis engeli ile karşılaştı. Flamalar ve yelekler bahane edilerek kitle uzun süre ablukada tutuldu.

    Kitleye müdahale eden polis, birçok kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında Gazeteci Emre Orman da var.  Gözaltına alınanlardan isimleri öğrenilenler şöyle;

    Diyar Sarıkuş

    Metin Kaya

    Deniz Ayık

    Gamze Toprak

    Esra Bilici

    Polisin gözaltına alma gerekçesinin, devrimci önderlerden İbrahim Kaypakkaya silüetli flama olduğu öğrenildi. Polislerin işkence ile gözaltı gerçekleştirdiği anlarda tepki gösteren yurttaşları “Devlete laf söyleyen yiğit karşıma çıksın” diyerek tehdit etmesi dikkat çekti.

    Dilan ŞİMŞEK – Devrim FINDIK/İSTANBUL

     

  • Devrimci demokrat kurumlar 2 Temmuz’da yürüyüşe çağrı yaptı

    Devrimci demokrat kurumlar 2 Temmuz’da yürüyüşe çağrı yaptı

    PİRHA – Devrimci- demokrat kurumlar, 2 Temmuz’da 30. yılında Sivas Katliamını anmak için Sarıgazi’de yapacakları yürüyüşe çağrı yaptı.

    Devrimci demokrat kurumlar, 2 Temmuz Pazar günü saat 18.00’de “30. yılında Sivas Katliamını unutma unutturma” diyerek Sarıgazi’deki yürüyüşe çağrı yaptı. Gerçekleştirilecek olan yürüyüşün toplanma yeri ise Vatan İlkokulu olarak belirlendi.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Sarıgazi’de anma: Bir daha Maraş’ın yaşanmaması bizim elimizde-VİDEO

    Sarıgazi’de anma: Bir daha Maraş’ın yaşanmaması bizim elimizde-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Anadolu Yakası’nda bulunan birçok Alevi kurum ve cemevi, Maraş Katliamı’nın 41. yılında Sarıgazi’de kitlesel bir yürüyüşle yaşamını yitirenleri andı. 

    Haberin videosu

    19-26 Aralık 1978 tarihleri arasında gerçekleşen ve resmi rakamlara göre 111 kişinin katledildiği, 210 ev ve 70 iş yerinin ise yakıldığı Maraş Katliamı 41’inci yıl dönümünde lanetlenerek, yaşamını yitirenler anılıyor.

    İstanbul Anadolu Yakası’nda bulunan Sarıgazi Cemevi, Sarıgazi Bileşenleri, Keçecibaba Cemevi, Taşdelen Cemevi, Uryan Hızır Derneği, Birlik Cemevi, Yenidoğan Cemevi, Samandıra Yunus Emre Cemevi, Sancaktepe Emek Cemevi, Hubyar Sultan Cemevi, Sultanbeyli Pir Sultan Cemevi, Kul Himmet Cemevi, Seyit Süleyman Aziz Baba Cemevi, Güvenç Abdal Derneği, Hubyar Derneği, Sarı Saltık Cemevi ve Çekmeköy Cemevi öncülüğünde kitlesel bir yürüşle Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı.

    Sarıgazi Meydanı’nda gerçekleşen anmada kurumlar adına ortak yapılan açıklamada, katliam faillerin gereği gibi yargılanmadığı ve faillerin cezasızlık politikaları eşliğinde korunduğu vurgulandı. Katliam zihniyetinin kendisini bugün de var ettirdiğine dikkat çekilen açıklamada, ülke tarihindeki var olan bir çok katliamla yüzleşilmesi çağrısında bulunuldu.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “SUÇLULAR GÖSTERMELİK YARGINLANDI”

    Emperyalist, faşist ve yobaz işbirlikçilerinin ortaklaşa yaptığı bu katliamın suçluları ya hiç yargılanmadan ya da göstermelik davalarla yargılanıp beraat ettirildiler. Olaydan birkaç gün önce bölgeyi dolaşıp Maraş Katliamı’nın üzerinden tam 41 yıl geçti. Amerikalı görevli içinde soru sorduğu kişiler içinde hiçbir şey yapılmadı. Aynı hal Sivas’ta da tekrar etti.  Aleviler emperyalizme, sömürüye, haksızlığa direnen; insanca, yaşamın gereği için mücadele eden bir toplum oldukları için, kardeşlikten ,insan haklarından, birlikten ,sosyal adaletten yana oldukları için katledildi.

    İnsanlık yolunda sevgiden ,kardeşlikten yanayız. Masumları, kapı komşularını, çocukları, yaşlıları ,hamile kadınları vahşice katleden bu zihniyeti asla anlayamayacağız. İnsanlıktan çıkan, bu topluluğu besleyen zihniyet bugün hala yaşıyor. İnsanları ayrıştırmaya devam ediyor. İnsanı insandan ayırmak hakikatte yüz karasıdır. Şükür ki biz bu yüz karasından uzağız. Kerbela’dan bu yana asla dinmeyen direniş ve mücadele inancımızın gereğidir. Hüseyni duruştur. Bugün biz Kerbela’daki Hüseyin’den öğrendiğimizce Banazlı Pir Sultan’dan öğrendiğimizce bir araya geldik. Zulme baş eğmeyeceğiz bin yıl geçse unutmayacağız, haksızlığın zulmün yakasını bırakmayacağız. Bizim gönlümüzde; insanlıktan yana, sevgi ve kardeşlikten yana çerağımız bu vahşi karanlığı aydınlatmaya devam ediyor. işte bu yüzden Maraş’ı Çorum, Çorum’u Sivas takip etti. Hala bugün alevi düşmanlığı yapan fetvalar verilmeye devam ediyor.

    “BİR DAHA MARAŞ’IN YAŞANMAMASI BİZİM ELİMİZDE” 

    Bizler alevi olsun olmasın aydınlıktan yana insanlar olarak hep beraber burada hakka yürüyen masum, mazlum canları üzüntüyle anıyoruz. Bu anma bizlerin yani aydınlıktan yana olan insanların, o temiz yüreklilerin bir arada olduğunu göstermek adına bir timsaldir. Bizler bir arada iken güzeliz. Bizler bir aradayken güçlüyüz. Bizi az gören, sürekli yıkmaya çalışan, yok gören, bizim varlığımızdan rahatsızlık duyan o yüz karalarına bugün gösteriyoruz ki biz buradayız biz sizlere boyun eğmiyoruz.

    Bizim yolumuzda boyun eğmeyen Pir Sultan Abdal’ın direnci, Nesimi’nin vazgeçmeyişi, Hacı Bektaşi Veli’nin inancı var. Bizler bu inançla, bu direniş duygusu ve boyun eğmeyiş ile bu emperyalist yobaz ve fașist düşüncenin sonuna kadar karşısındayız. Ancak zannetmeyiniz ki bu düşünceler bizleri sizleri insanlıktan alıkoyduğu gibi bizleri de alıkoysun. Bizler insan olmaktan vazgeçmeyecek bununla beraber bize yapılanı da unutmayacağız. Onlar da bunu unutmasınlar. Bundan sonra bir Maraş’ın, bir Sivas’ın, bir Gazi’nin yaşanmaması bizim elimizde.  Ama bilirsiniz biz Aleviler hoş gören, kucaklayan bir o kadar da dik duruşundan, inancından vazgeçmeyen bir toplumuz. Sizin kaybettiğiniz inancı insanlığı biz iliklerimize kadar hissediyor ve yaşatıyoruz. Yaşatmaya da devam edeceğiz.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi evlerinin işaretlenmesine ilişkin İstanbul Valiliği’nden açıklama

    Alevi evlerinin işaretlenmesine ilişkin İstanbul Valiliği’nden açıklama

    İstanbul Sultangazi’de Alevi yurttaşların evinin işaretlenmesine ilişkin İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, yazıyı yazanın aynı apartmanda oturan İ.G. adlı bir kadın olduğu belirtilirken, olayın ‘çöp ve aidat’ husumetinden kaynaklandığı kaydedildi.

    İstanbul’un Sultangazi ilçesi 75. Yıl Mahallesi’nde bulunan 10 daireli bir apartmanda oturan 3 Alevi ailenin dairelerine, dün saat 15.00 sıralarında çarpı işareti konularak, “Gebereceksiniz” yazılmasıyla tehdit edildi. Olay sonrası Sultangazi CHP ilçe yöneticilerine ulaşan aileler işaretlerin fotoğraflarını çektikten sonra korktuklarını söyleyerek işaretleri sildi. Daha sonra olay yerine gelip inceleme yapan ve parmak izi alan polisler çevredeki güvenlik kameralarını da inceledi.

    VALİLİĞİN AÇIKLAMASI

    İstanbul Valiliği de konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada “Sultangazi ilçemizdeki bir apartmanın merdiven boşluğuna kalemle ‘(X) işareti ve gebereceksin’ yazılmasıyla ilgili olarak İlçe Emniyet Müdürlüğü’müzce yapılan çalışmalarda; yazıyı yazan şüphelinin söz konusu apartmanda ikamet eden İ.G. adlı kadın olduğu tespit edilmiş ve gözaltına alınmıştır” denildi.

    “ÇÖP VE AİDAT HUSUMETİ” DEDİ

    Açıklamada ayrıca şüphelinin ifadesine yer verildi. Şüphelinin ifadesinde, “Konunun apartmandaki ‘çöp ve aidat’ husumetinden kaynaklandığını, bir anlık öfkeyle komşusunu ‘korkutmak için’ yazdığını ve yine kendisinin sildiğini, yazdıklarının herhangi bir mezhepsel ayrılık veya başka bir maksat taşımadığını ve yaşananlardan pişmanlık duyduğunu” beyan ettiği bildirildi.

    Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş, olay yaşandıktan sonra emniyetle görüştüğünü aktardı. Emniyetin kendisine verdiği bilgiye göre gözaltına alınan kişinin de aynı apartmanda oturduğunu söyleyen Odabaşı, “Şahsın ilk ifadesinde ‘Apartmanda çöp ve aidat olayından dolayı kavga ettik. Bir anlık sinir ile yaptım, pişmanım’ dediği öğrenilirken daha fazla bilgi vermeyen emniyet İstanbul Valiliği tarafından açıklama yapılacağını söyledi” dedi.

    ODABAŞ: OLAYIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ

    Konunun komşuların arasındaki tartışmayla açıklanamayacağını belirten  Odabaş, yaşananların Alevi yurttaşlar üzerinde uzun zamandır oynanan oyunların bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Odabaş,  “Bilinçli olarak Alevilere karşı yönelen bir şiddet var. Biz uzun zamandır bu tarz olaylar ile karşı karşıya geliyoruz. Olay komşular arasında ki tartışmalarla açıklanamayacak kadar vahim bir durum. Biz bu olayın peşini bırakmayacağız” diye konuştu.

  • Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler Sarıgazi’de anıldı-VİDEO

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler Sarıgazi’de anıldı-VİDEO

    PİRHA-Sivas’ta Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu 33 aydının hayatını kaybettiği katliamın 26. yıl dönümünde Sarıgazi’de anma etkinliği yapıldı.

    Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri’ne gelenlerin konakladığı Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu 33 aydının hayatını kaybettiği katliamın 26. yıl dönümü kapsamında İstanbul Sarıgazi’de birçok parti, demokratik kitle örgütü ve kurumun ortak çağrısıyla anma etkinliği yapıldı.

    Sarıgazi halkının yoğun şekilde katıldığı anma, 18:30’da Sarıgazi Vatan İlköğretim Okulu önünden başlayarak Sarıgazi Cemevi’ne yapılan yürüyüşle devam etti ve cemevinde yapılan anmayla son buldu.

    Sarıgazi halkının yoğun katılımıyla gerçekleşen eylemde “Sivas’ı unutma, unutturma”, “Sivas’ta yakanlar AKP’yi kuranlar” ve “Sivas’ın ışığı sönmeyecek!” sloganları atılırken; Sivas’ta yakılarak katledilen 33 kişinin isimleri de söylendi.

    “YAŞANANLAR AYDINLATILMADI”

    Okunan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

    “26 yıl önce Pir Sultan Abdal şenlikleri için bir araya gelen Alevi inancına mensup yüzlerce insan eğri zamanda doğru söz söyleyenlerin mirasını devam ettirmek için semaha durmuştu. Dil, inancı, kimliği ve emeği yok sayılanlar Pir Sultan’ın direncini kuşatmaya gitmişti. Fakat kendinden olmayana yaşama hakkı tanımayanlar o gün Sivas’ta da iş başındaydı.

    Tıpkı Dersim’de, Maraş’ta, Zilan’da, Çorum’da, Gezi’de olduğu gibi ‘Allahuekber’ nidalarıyla birlikte 33 canı yakarak katlettiler. Sivas Madımak katliamının ardından tarihsel trajedi ile bugüne gelindi. O gün yaşananlar ne siyasetçiler ne hükümetler ne yargı ne adalet ne de TBMM tarafından aydınlatılmadı.

    “SİVAS’TA KATLEDEN ZİHNİYET BUGÜN İNANÇ ALANLARIMIZA SALDIRIYOR”

    Dün Sivas’ta katleden zihniyet bugün inanç alanlarımıza saldıran zihniyettir.

    Gün geçtikçe derinleşen yoksullukla ezilenleri açlık sınırında yaşamaya mahkum edenler, kadına tacizi-tecavüzü meşrulaştıranlar, çocuk istismarcısını dahi aklayanlar her geçen gün daha da azgınlaşarak saldırmaktadır. Dilin yasaklanmasına, inançların abluka altına alınmasına, kültürlerimizin yok edilmesine, doğa katliamına ve talanına neden olanlar kendi sırça köşklerinin ellerinden gitmemesi için büyük bir telaşe içerisindedirler. Onların estirdiği rüzgarı fırtınaya çevirecek olan bizleriz.

    Bizlere Pir Sultanlar, Nesimiler, Hallacı Mansurlar, Seyit Rızalar baş eğmemeyi, zalimin karşısında dimdik durmayı öğrettiler. Bizler Denizlerin, Mahirlerin, İbrahimlerin çeliğinin suyunu alanlarız ve asla unutmayız ne katliamcıları ne de hesap sorma karanlığını onun için bugün bir kez daha şu şiarı haykırmak gerek: Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez!”

    Basın açıklamasından sonra yürüyüş cemevine kadar devam etti. Program, cemevindeki anma etkinliğiyle son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

        

  • Ekonomik krizden yakınan halk: Değişim şart-VİDEO

    Ekonomik krizden yakınan halk: Değişim şart-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Sarıgazi’de sokağa 31 Mart yerel seçimlerini sorduk. İktidara tepkili olan halk, ekonomik krizden, baskıdan ve özelleştirmelerden şikayetçi. 

    31 MArt yerel seçimlerine bir gün kaldı. İstanbul Sarıgazi’de halka 31 Mart yerel seçimlerini sorduk. AKP iktidarına tepkili olan halk ekonomik krizden, özelleştirmelerden ve baskılardan şikayetçi. Ancak yine de herkes için seçimler bir umut yaratmış.

    Halk 31 Mart yerel seçimlerinden beklentilerini PİRHA’ya anlattı.

    “TÜRKİYE SATILIŞ VAZİYETTE”

    Yıllardır Sarıgazi’de yaşayan Hatice Salihoğlu, AKP hükümetinin yıktıklarının yaptıklarından çok olduğunu belirterek “Türkiye şu anda satılmış vaziyette” dedi. Ekonomik krize değinen Salihoğlu, “Bizi 3 kuruşa muhtaç ettiler. 3 kuruş veriyorlar fakat 5 kuruş 25 kuruş alıyorlar. Zamlar zulümler hep bunlardan geldi. Varlık da gördük, yokluk da gördük ama bunun gibisini hiç bir zaman görmedik” diyerek değişim istediğini vurguladı.

    “HALK ÖLÜME TERK EDİLDİ”

    Sarıgazi’de kahve işleten Ali Yıldırım, mevcut iktidarın kapalı alanlarda tütün yasağı, yol ve köprüler gibi yaptığı iyi şeylerin yanı sıra kötü şeyler de yaptığını dile getirdi. Yapılan projelerin halkın parasıyla yapıldığını ve zaten yapılması gereken şeyler olduğunu belirten Yıldırım, olası bir depremde halkın bekleyebileceği toplanma alanlarının imara açılmasını eleştirerek “Halk ölüme terk edildi” dedi. Ekonomik krize de değinen Yıldırım, kimi esnafların evine zor ekmek götürdüğünü, insanların çöpten ekmek toplayarak karnını doyurmaya çalıştığını kaydetti.

    “TÜRKİYE CUMHURİYETİ DİYE BİR CUMHURİYET YOK ŞU AN”

    Ersin Kaya ise “16 yıllık AKP iktidarını ülkeyi resmen sattı diye değerlendiriyorum” diyerek hız kesmeden deva eden özelleştirmelere dikkat çekti. Ekonomik krizin kendilerini çok etkilediğini ifade eden Kaya, “Türkiye Cumhuriyeti diye bir cumhuriyet yok şu anda. Tek taraflı bir devlet var. Bütün kanalları izleyin, hiçbir kanalda adalet yok. Tek bir partiyi savunan kanallar var.” dedi. Seçimden sonra ülkenin durumunun daha kötüye gidebileceğini söyleyen Kaya, değişimin her zaman iyi olduğunu, herkesin sandığa gitmesi gerektiğini belirtti.

    EKONOMİK KRİZ ZORLUYOR

    Asgari ücretle geçinmeye çalışan tekstil işçisi Mürvet Çelik de ekonomik krizin kendisini çok etkilediğini ifade ederek “Asgari ücretle ne kadar geçinebilirsin ki. Çocuk okutuyorsun. Pazara gidiyorsun 100 milyona bir şey alamıyorsun, poşet bile parayla. Zor oluyor yani” dedi.

    Tekstil işletmecisi olan Ali Asker Mertoğlu da ekonomik kriz nedeniyle küçültmeye giderek çalışanlarından bazılarını işten çıkarmak zorunda kalmış. Metoğlu, ülkede yaşayan birçok yurttaşın yanında kendisinin de mağdur olduğunu ve hükümetin gitmesini istediğini belirtti.

    “TÜRKİYE’DE ÖZGÜRLÜKLER YOK EDİLDİ”

    Yerel seçimleri “AKP’den kurtuluş seçimi” olarak değerlendiren Doğan Çakmakçı ise Türkiye’de düşünme, konuşma, basın özgürlüklerinin yok edildiğini, gazetecilerin cezaevinde olduğunu hatırlattı. Var olan televizyon kanallarında kendilerine yer bulamadıklarını dile getiren Çakmakçı, Türkiye’de yapılan özelleştirmelere ve kötü giden ekonomiye de değinerek cumhurbaşkanı Erdoğan’a şöyle seslendi:

    “SESİMİZİ DUYUN”

    “Sarayın bütçesi kaç? Sayın cumhurbaşkanına ne kadar zam yapıldı emekliye ne kadar? Sen sivil olarak gel halkın içinde gez bakalım gezebiliyor musun. O kadar korumayla geziyorsun, danışmanların kaç tane ne kadar maaş veriyorsun? Bir emekliye ne kadar maaş veriyorsun? Halkın sesini dinleyin. Domatesin, patlıcanın kilosu ne kadar? Yarın dolar ne kadar olacak? Bu emeklinin hali ne? Ekonomi çökmüş. Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomisini inşaata dayadınız inşaat da bitti. Kaç tane müteahhit çöktü iflas etti. Hiç araştırıyor musunuz?.. ‘Hastaneler yaptık, çağ atladık’ diyorsunuz, ben hastanelere randevuyu ne kadar zamanda alabiliyorum? Sesimizi duyun sayın cumhurbaşkanı…”

    Çakmakçı, herkese sandığa gidip oyunu kullanması çağrısında bulundu.

    Suriye Yılmaz da ekonomik krizden ve işsizlikten yakınarak bundan sonrasının iyi olmasını istediğini belirtti.

    Verilen vaatlerin seçime kadar olduğunu, seçim geçtikten sonra partilerin, işsizliği, ekonomiyi, kadını, çocuğu ve daha bir çok şeyi unuttuğunu söyleyen Elvan Özerli ise seçimden beklentilerinin yüksek olduğunu kaydetti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Muhtar adayı Sezgin: Ummak yerine ‘nasıl yapmalı’ demenin tam zamanı-VİDEO

    Muhtar adayı Sezgin: Ummak yerine ‘nasıl yapmalı’ demenin tam zamanı-VİDEO

    PİRHA- “Ummak yerine ‘nasıl yapmalı” demenin tam zamanı” sloganıyla Sancaktepe Atatürk Mahallesi’nde muhtar adayı olan Asiye Sezgin, aslında aile geleneğini sürdürüyor. Mahalle meclisleriyle katılımcı bir yerel yönetim hayal eden Sezgin, mahallesinde seçim çalışması yürütürken yasaklar ve baskılarla boğuşuyor. Sezgin, tek tek kapıları çalıp insanlarla birebir temas ediyor, onların sorunlarını dinliyor. 

    Seçimlere sayılı günler kala belediye başkanı ve muhtar adaylarının çalışmaları da tüm hızıyla devam ediyor. İstanbul’un Sancaktepe (Sarıgazi) ilçesine bağlı Atatürk Mahallesi’nde muhtarlık için 5 aday yarışıyor. Asiye Sezgin de bu adaylardan birisi. 12 sendir Sarıgazi’de 3 senedir de Atatürk Mahallesi’nde yaşayan Dersimli Sezgin, kadınların daha çok mücadele alanlarına sahip çıkmaları gerektiğini düşündüğü için muhtar adayı olmuş.

    Sezgin’in mahalledeki seçim çalışmalarını takip ederken seçim çalışmaları hakkında da bilgi aldık.

    “Ummak yerine ‘nasıl yapmalı’ demenin tam zamanı” sloganıyla yola çıkan Sezgin, “Şimdiye kadar hep ummaktan bahsettik, ‘umarım’ diyoruz geçiştiriyoruz, başkasından bekliyoruz. Biz artık ‘Nasıl yapmalı’ diyenlerden olmak istiyoruz. Toplumsal olarak nasıl yapmalı, bireysel olarak değil.” dedi.

    Dersim’de yaşadıkları köyde önce babasının arkasından da annesinin muhtarlık yaptığını ve annesinin hala muhtar olduğunu söyleyen Sezgin, “Bizde muhtarlık aileden gelme” diyor.

    “SARIGAZİ PİLOT BÖLGE”

    Seçim çalışmalarının beklediğinden daha iyi gittiğini ifade eden Sezgin, adil olmayan bir şekilde seçime gittiklerini belirtti. Muhtarların afiş ve pankart asmalarının yasak olduğunu dile getiren Sezgin’in var olan seçim bürosunda da afiş ve pankart asmasına izin verilmiyor. Yasaklar konusunda Sarıgazi’nin pilot bölge olarak seçildiğini kaydeden Sezgin, “İstanbul genelinde olan bir yasaktan söz ediliyor ama yalnız Sarıgazi Sancaktepe’de uygulanması çok gariptir. Mevcut olan muhtarlarla devam kararı alındığını düşünüyoruz. Ondan ötürü belli bölgelerde bu yasakların olduğuna inanıyoruz” diye ifade etti.

    Yasaklara karşı halka daha çok temas etmeye çalıştıklarını söyleyen Sezgin, internet ve sosyal medyayı da tanıtım için kullanıyor.

    EN BÜYÜK SORUN UYUŞTURUCU VE YOZLAŞMA

    Atatürk Mahallesi’nde park ve güvenlik sorunları yaşadıklarını belirten Sezgin, “Esrar, alkol kullananlar parkları tercih ediyor genelde. Bu yüzden parklarda güvenlik sorunu oluyor. En büyük sorunumuz uyuşturucu ve yozlaşmadır. Sokak lambaları, kaldırımların yapılmadığını ve belli yerlere ayrımcılık yapıldığını düşünüyor halkımız. Bir de son dönemlerde iddia bayileri, kasalar, kumar adı altında yapılan şeylerin gençlerin başına bela olduğu düşünülüyor” diye konuştu.

    “BİLİNÇLİ AİLE VE BİLİNÇLİ TOPLUMLA ÜSTESİNDEN GELECEĞİZ”

    Mahallenin yönetimine geldikleri zaman ilk uğraşacakları sorunların yozlaşma ve uyuşturucu olduğuna işaret eden Sezgin, “Yozlaşmayı körükleyen her ne varsa onlarla uğraşacağız. Her sokağın temsiliyette yer aldığı bir mahalle meclisinden bahsediyoruz. Bu meclisler sayesinde üstesinden geleceğimize inanıyoruz. Panellerle, eğitimlerle bilinçlendirip anneleri, kadınları dahil ederek yani bilinçli aile ve bilinçli bir toplum yaratarak üstesinden gelebileceğimize inanıyorum” dedi.

    “KADINLAR BİZİM BEL KEMİĞİMİZ”

    Mahalle muhtarı seçilmesi halinde mahallede kadınların, gençlerin yer alacağı meclisler oluşturarak katılımcı bir mahalle yönetimi hayal eden Sezgin, kadınlara yönelik el sanatları gibi çeşitli projeleri olduğunu belirtti. Çocuklarla ilgili projelerinde de kadınlar ortaklaşacağını dile getiren Sezgin, “Kadınlar bizim bel kemiğimiz” diyerek yerel yönetimlerde kadının önemine vurgu yaptı.

    MUHTARLIK KÜÇÜMSENECEK BİR YERDE DEĞİL

    Katılımcı, çoğulcu ve demokratik bir yerel yönetim hayal ettiğini söyleyen Sezgin, şunları belirtti:

    “Şimdiye kadar muhtarlıkları çok küçümsüyorduk, mevcut düzen bize bunu öğretti. Muhtarlıklar o kadar da küçümsenecek bir yerde durmuyormuş. Ben muhtarlığın kılcal damarlar olduğunu düşünüyorum. Şimdiye kadar atar damarlara, toplardamarlara kan taşıdık ama her zaman kılcal damarları es geçtik ve birileri doldurdu diye düşünüyorum. O yüzden kılcal damarlara kan akıtmak gerektiğine inanıyorum. İyi kan pompalamak gerektiğine inanıyorum. Muhtarlığın toplumsal anlamda çok önemli olduğunu düşünüyorum.”

    “EMNİYET MUHTAR ADAYLARINA BASKI YAPIYOR”

    Sancaktepe’de (Sarıgazi’de) seslerini duyurabilecekleri herhangi bir kanal ya da basın organı olmadığını ifade eden Sezgin, emniyetin çeşitli whatsapp grupları kurup muhtar adaylarını eklediğini ve bu gruplarda muhtar adaylarını sindirmeye yönelik paylaşımlar yapıldığını belirtti. Tekrardan yasaklara ve baskılara dikkat çeken Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Pankart asmak, afiş yapmak, seçim bürosu açmak yasak. Orada adayların seçim ofisleri basılıyor örneğin kapatılıyor, kapatılırken resimleri çekip o grupta paylaşıyorlardı. Afişleri sökülüyordu bir de birbirini ihbar edenlere, şikayet edenlere göre o afişler sökülürken, pankartlar alınırken resimlerini emniyet çekip o grupta paylaşıyordu. Bu da ciddi anlamda yıldırmaya başladı tüm muhtar adaylarını. Bunun kesinlikle psikolojik bir baskı olduğunu düşünüyoruz. Bunun duyurusunu yapmak tüm muhtar adaylarının sesi olmak istiyorum ben. Çünkü muhtar adaylarının hepsine yapılan bir baskı olduğunu düşünüyorum.

    Emniyete çağrıldık kaç kez. Her seferinde farklı mazeretler buldular. ‘Pankartlarınızı alın toplayın’ dediler topladık, ‘afişlerinizi toplayın’ dediler topladık. Sonra aranıyoruz ‘iç afişler kalmış’ topluyoruz, ‘falan yerde kalmış’ alıyoruz. ‘Emniyete gelmeniz gerekiyor, resmi evrak gelmiş imzalamanız gerekiyor’ diyorlar. Oysaki benim için resmi evrak çıkarmaları için resmi bir başvuru yapmam gerekiyor ama ben resmi başvuru yapmadım. Eskiden muhtar adayı olduğuna dair resmi bir başvuru yapıyordun o da kaldırıldı. Sen neye göre beni arayıp resmi evrak imzalatmak için çağırıyorsun. İşte ‘sizin afişlerinizi gördük, telefon numaranızı oradan aldık. Muhtar adayıymışsınız gelip bu evrakları imzalamanız gerekiyor’ dendi bize. Çalışmalar yoğundu, gitmek istemiyorduk. Telefonda bize ‘Neredeyseniz sizi ekip otosuyla alalım’ dediler. Yani mecbur bırakılıyorsun. Gidip o imzayı atmak zorunda kaldık. Zaten imzayı atınca da kabul etmiş oluyorsun, cezayı ödeyeceksin. Pes edip imza atmak zorunda kaldık.”

    “SEÇİLME HAKKIMIZ GASP EDİLİYOR”

    Bu şekilde adil olmayan bir yarışa girdiklerini kaydeden Sezgin, “Seçilme hakkımız gasp ediliyor bu şekilde. Eşit olmayan bir şekilde yasaklarla seçime giriyorsun kitle seni ne kadar tanıyabilir, ne kadar erişebilirsin. Mevcut olanın karşısında sen zaten bir sıfır geride başlıyorsun. Biz bunları zorlarken uğraşa uğraşa bugüne getirdik. Ama halka bunu anlatınca bağrına basıyor sahipleniyor seni.” dedi.

    SEÇMENLERE ÇAĞRI

    Seçmenlerine sağduyulu olma çağrısında bulunan Sezgin, “Seçim dönemi bir kirlilik, ötekileşme, kutuplaşma yaratıldığı için yerel seçimlerde bunu çok bariz görüyorum. Ellerinden geldikçe sağduyulu olsunlar, gördüklerine kulak versinler. Seçim geçer bizler yine yerellerde bir arada dururuz bunu hiç unutmasınlar” diye konuştu.

    Suay ABAK / İsmet SEFER – İSTANBUL

  • Dersim Ovacıklılar Derneği’nden Kırmancki dil kursu- VİDEO

    Dersim Ovacıklılar Derneği’nden Kırmancki dil kursu- VİDEO

    PİRHA – UNESCO’ya göre kaybolmaya yüz tutan diller arasında yer alan Kırmancki dilinin yaşaması için Dersim Ovacıklılar Derneği kolları sıvadı. Bugün başlayan Kırmancki dil kursu için çağrıda bulunan dernek başkanı Ali Ekici, diline sahip çıkmak isteyen herkesin kursa katılmasını istedi. 

    UNESCO’ya göre, dünya üzerinde kaybolmakta olan dillerden 18 tanesi Türkiye’de bulunuyor. Bu diller arasında Kırmancki (Zazaca) de bulunuyor. Yine UNESCO’ya göre, birçok ülkede tehlike altındaki diller için koruma programları yürütülüyor. Örgüt kültür, eğitim, iletişim ve bilgi ve bilim alanlarında dillerin güçlendirilmesi için çalışıyor. Ancak Türkiye’de yürüttüğü bir dil koruma programı yok.

    Derneklerin bu konuda küçük çalışmaları olsa da yetersiz kaldığı söylenebilir. Ancak devlet tarafından anadilde eğitim imkanlarının sağlanması ile dilin kalıcılığı söz konusu olabilir.

    İstanbul Sarıgazi’de bulunan Dersim Ovacıklılar Derneği, kaybolmaya yüz tutan Kırmancki dilinin yaşaması ve kaybolmaması için kolları sıvadı. Dernek, 15 Aralık’ta yani bugün Kırmancki Dil kursuna başlıyor. Kayıt yaptırmak isteyenler dernek binasına giderek kursa katılabilir.

    “DİLİMİZİ ÇOCUKLARIMIZA ÖĞRETMİYORUZ”

    Dersim Ovacıklılar Derneği Başkanı Ali Ekici, kursa ilişkin PİRHA’ya konuştu. Kırmancki dilinin kaybolmaya yüz tutuğunun altını çizen Ekici, dilin kaybolmaya yüz tutmasında ailelerin de payının olduğunu belirterek aileleri de eleştirdi. Ekici, “Neden kayboluyor. Çünkü biz dilimizi çocuklarımıza öğretmiyoruz. Dili ne evde nede dışarıda konuşuyoruz” dedi.

    Ana dilleriyle büyüdüklerini vurgulayan Ekici, okulda öğrendiği Türkçe’nin kendi dili önüne geçtiğini belirterek, “Biz küçükken annelerimiz Türkçe bilmezdi, bizler Türkçe öğrenince annelerimizle konuşurduk ama onlar bizimle Kırmancki konuşurdu. Öyle öyle biz dilimizden uzaklaştık” dedi.

    “DİLİN KAYBOLMAMASI İÇİN GEÇ KALINMAMIŞ”

    Yıllar geçtikçe dillerinin kaybolduğunun farkına vardıklarını dile getiren Ekici, “Sonradan fark edip yüzümüzü  dilimize çevirince de çok şey kaybettik. Biz ne kadar çocuklarımıza dilimizi öğretmeye çalışsak da onlar bu dille büyümedikleri için konuşamıyorlar. Ama yine de çok geç kalmadık. Bu saatten sonra evimizde konuşarak yine bunu aşmış oluruz” diye konuştu.

    Dersim Ovacıklılar Derneği olarak bu yıl Kırmancki dil kursu açtıklarını söyleyen Ali Ekici, dilin sadece kurs ile öğrenilemeyeceğini ancak kursun bir ön ayak olacağını söyledi.

    “KURSA HERKES KATILMALI”

    Son olarak herkese çağrıda bulunan Ekici, diline sahip çıkmak isteyen herkesin kursa katılmasını istedi. Ekici, ellerinden geldiği kadarıyla bu dilin öğrenilmesi ve yaşatılması için çabalayacaklarını dile getirdi.

    Ali ŞEKER – İSTANBUL