Etiket: sarıkamış

  • Alevi köyüne cami yaptılar kapısı kilitli; köylüler cemevine çevrilmesini istiyor -VİDEO

    Alevi köyüne cami yaptılar kapısı kilitli; köylüler cemevine çevrilmesini istiyor -VİDEO

    PİRHA- Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar köyüne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında, ‘Bu köye cami yapılacak. Camisiz hiçbir köy kalmayacak’ diretmesi sonrasında cami yapılmıştı. Aradan geçen 4 yılda camiye imam atanmadığı ve köy halkından kimsenin gitmediği belirtildi.  Köylüler caminin cemevine çevrilmesini istiyor. 

    Kars Sarıkamış’a bağlı 38 haneli Aşağısallıpınar köyüne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında cami yaptırılması tepkilere neden olmuştu. Köylerine dayatma ile cami yapıldığını ve bu projeyi kabul etmediklerini söyleyen Aşağısallıpınar köylüleri, İzmir’de yaptıkları toplantı sonrası bir an önce bu projeden vazgeçilmesi çağrısında bulunmuştu.

    Köylülerin aradığı Aşağısallıpınar Muhtarı Kutlay Emelet, cami yapımında kimseye danışılmadığına dikkat çekerek, Sarıkamış Kaymakamı’nın, “Bu köye cami yapılacak. Camisiz hiçbir köy kalmayacak” dediğini aktarmış ve sonrasında kendisi de bu projeye dahil olmuştu.

    NE İMAM ATANDI, NE DE KÖYLÜLER CAMİYE GİDİYOR

    38 haneli köylerine birçok kez gelen idareciler tarafından AKP’ye oy çıkması karşılığında hizmet getirme pazarlığı yapılmış ve tüm tepkilere rağmen cami inşa edilmişti.

    Köyün durumuna dair görüştüğümüz kimi köylüler ve yerel kaynaklar, 2019 yılından bu yana inşaatı tamamlanan camiye henüz imam atanmadığını ve köy halkından kimsenin camiye gitmediğini kaydettiler.

    KÖYLÜLER CAMİNİN CEMEVİNE ÇEVRİLMESİNİ İSTİYOR

    Aşağısallıpınar köyünde ve çeşitli kentlerde yaşayan köylüler, yapılan caminin cemevine çevrilmesi için çağrıda bulundu.

    ALEVİ HEYETİ KÖYDE İNCELEME YAPMIŞTI

    Cami yapılan Alevi köyü Aşağısallıpınar’a giden Aleviler, Kars Valisi ve Sarıkamış Kaymakamı ile görüşememiş, heyette bulunan dönemin ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, köylülerin bir kısmının camiyi istediğini bir kısmının istemediğini ifade etmişti. Alevi heyet cami inşaatının cemevine çevrilmesi talepli dilekçelerini valiliğe iletmişti.

    Ersin ÖZGÜL/KARS

    İLGİLİ HABERLER:

    Kaymakam Alevi köyüne cami yaptırdı; köylüler tepkili-VİDEO

    Alevi köyüne cami yapıldı ama imam yok; ‘Dede olsa camide cem yaparız’

    Cami yapılan Alevi köyündeki yurttaşlar ikiye ayrıldı

    Alevi köyüne nasıl cami dikeriz peşindeler, yoğun bir saldırı var’-VİDEO

     

     

     

     

  • Alevi köyüne cami yapıldı ama imam yok; ‘Dede olsa camide cem yaparız’

    Alevi köyüne cami yapıldı ama imam yok; ‘Dede olsa camide cem yaparız’

    PİRHA- Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a yapılan caminin minaresinin henüz yapılmadığı ve hala imam atanmadığı öğrenildi. Aşağısallıpınar köyünün eski muhtarı Ali Hasan Haydaroğlu, “Biz sahipsiziz. İyi bir dede gelse biz caminin kapısını açıp cem yaparız” dedi.

    Kars Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar köyüne yapılan caminin minaresinin yapılmadığı, hala imam atanmadığı belirtildi. Cami, Sarıkamış kaymakamının muhtar Kutlay Emelet’e baskısıyla ve köye hizmet geleceği vaadiyle yapılmıştı.
    Alevilerin sert tepkilerine rağmen yapılan camiye köylülerin başta karşı çıktıkları ancak Hakk’a uğurlamayı yapacak dede olmayınca camiye ve imama razı oldukları belirtilmişti.

    Köyün muhtarı Kutlay Emelet, cami ile ilgili konuşmaktan kaçınırken, PİRHA’ya son durumla ilgili bilgi veren Aşağısallıpınar köyünün eski muhtarı Ali Hasan Haydaroğlu, caminin, minaresi hariç tamamlandığını hala imam atanmadığını dolayısıyla ezan okunmadığını söyledi.

    TRABZON’DAN AŞAĞISALLIPINAR’A YAPILAN CAMİYE AVİZE

    Trabzon’dan camiye bir “hayırsever”in avize gönderdiğini belirten Haydaroğlu “Cami yapıldı ama kim gidecek? Cenazemizi kaldıracak bir dede yok. Yıllardır cem yapamıyoruz. Gelen yok, bize sahip çıkan yok” dedi.

    “BİZ SAHİPSİZİZ, DEDE YOK”

    Komşu Alevi köyüne 13 yıldır cemevi yapıldığını ancak hala cem yapılmadığını ifade eden Haydaroğlu, “Dede olsa camide cem yaparız. Biz sahipsiziz. İyi bir dede olsa caminin kapısını açar cem yaparız” ifadelerini kullandı.

    ALEVİ HEYET DİLEKÇE VEREREK, CAMİNİN CEMEVİNE ÇEVRİLMESİNİ İSTEMİŞTİ

    Bu arada, 38 haneli köydeki cami inşaatının cemevine çevrilmesi için Alevi kurumları adına Aşağısallıpınar köyüne giden Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç ve Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, Kars Valisi ile görüşmek istemişti ancak Vali görüşmemişti. Valinin özel kalem müdürünün heyettekilere Vali ile görüşemeyeceklerini söylemesi üzerine Alevi heyet cami inşaatının cemevine çevrilmesi talepli dilekçelerini iletmişti.

    ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, dilekçelerini zorla verebildiklerini belirterek, “Dilekçelerimizi almakta bile zorlanan bu zihniyeti kınıyoruz” demişti.

    HDP milletvekilleri Ali Kenanoğlu ve Alican Önlü durumu Meclis gündemine taşıyarak, şu soruları yöneltmişti:

    • Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı Aşağısallıpınar köyüne, köylülerin itirazına rağmen ısrarla cami yapılmasının gerekçesi nedir? Bunun bir asimilasyon politikası olduğuna dair iddialara yönelik bir açıklama yapacak mısınız?
    • Seçim döneminde köye gelen idari yöneticilerin köye cami yapılması ve AKP’ye oy verilmesi karşılığımda hizmet getirme pazarlığı yaptığı iddiaları doğru mudur?
    • Basına ve kamuoyuna yansıyan iddiaların araştırılması adına bir soruşturma açacak mısınız?
    • Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı Aşağısallıpınar köyünün cemevi talebi neden karşılanmamaktadır? Buna yönelik bir çalışmanız olacak mıdır?
    • Alevi kurum temsilcilerinden oluşan heyetin yapımı devam eden caminin cemevine dönüştürülme ve görüşme talebi neden vali ve kaymakam tarafından reddedilmiştir? 

    PİRHA/ KARS

     

     

  • Cemal Şahin: Aşağısallıpınar köyüne cami yapılma projesinden bir an önce vazgeçilmelidir-VİDEO

    Cemal Şahin: Aşağısallıpınar köyüne cami yapılma projesinden bir an önce vazgeçilmelidir-VİDEO

    PİRHA- Yol hizmet yürütücüsü Cemal Şahin, ülke yönetimini elinde bulunduran siyasilerin bir inanç ve bir etnik kökeni yurttaşlara zorla dayatmaması gerektiğini ifade ederek, “Bu nedenle Aşağısallıpınar köyüne cami yapılma projesinden bir an önce vazgeçilmelidir” dedi.

    Haberin Videosu

    PSAKD Yenimahalle Şubesi Batıkent Cemevi yol hizmet yürütücüsü Cemal Şahin, Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “DEVLETİN DİNİ OLMAZ, DEVLET İNANÇLAR KARŞISINDA EŞİT MESAFEDE DURUR”

    Şahin, üzerinde yaşadığımız topraklar etnik, dilsel, dinsel, yaşamlar gibi farklı kültürleri bünyesinde barındıran çok kültürlü, dilli ve inançlı bir yapıya sahip olduğunu belirterek, şunları dile getirdi:

    “O nedenle ülkemizde yaşayan insanlar barış içeresinde, birlikte bir arada yaşayabilmeleri için laik devlet yönetimini benimsemişlerdir. Laik devlet yönetiminde devlet, vatandaşları ile olan ilişkilerinde inançlara göre ayrım yapmaz. Ayrıca herhangi bir inancın, özellikle de bir toplumda egemen olan inancın aynı toplumda azınlıkların benimsediği inançlara baskı yapmasını önlemesi demektir. Laik bir toplumda devlet organları vatandaşlarına hizmet verirken, inançlara göre hizmet vermez. Bu nedenle devletin dini olmaz, devlet inançlar karşısında eşit mesafede durur. Ülke yönetimi dogmatik kurallarla değil, insan aklının özgürce ürettiği evrensel kurallara göre yönetilmelidir. Yurttaşların birlikte bir arada barış içerisinde yaşayabilmeleri için; insanlar hangi inançtan olursa olsun demokrasi, laiklik, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi evrensel kurallara uymalı ve bu kuralların ortak paydaları olmalıdır.”

    “BİR İNANÇ VE ETNİK KÖKEN YURTTAŞLARA ZORLA DAYATILMAMALIDIR”

    “Ülke insanlarının birbirlerine hor bakmamaları, birbirlerini aşağılamamaları için birbirlerinin kültürel değerlerine saygı göstermelidirler. Bu nedenle birbirlerinin kültürel değerlerini doğru algılaması ile olanaklıdır” belirlemesinde bulunan Şahin, “Ne yazık ki günümüzde, ülkemizde var olan birçok kültürel değerler yeterince bilinmemektedir. Ayrıca gerek inançsal açıdan, gerekse de etnik köken açısından ülkemizde ülke yönetimini elinde bulunduran siyasiler tarafından bir inanç ve bir etnik köken yurttaşlara zorla dayatılmaya çalışılmaktadır” dedi.

    “AŞAĞISALLIPINAR KÖYÜNE CAMİ YAPILMA PROJESİNDEN BİR AN ÖNCE VAZGEÇİLMELİDİR”

    Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:

    Geçmişte olduğu gibi, şimdilerde de Kars ilinin Sarıkamış ilçesinin bir Alevi köyü olan Aşagısallıpınar köyüne gelen idareciler AKP’ye oy çıkması karşılığında hizmet getirme pazarlığı yapılarak bir cami yapılmaktadır, böylece bu köyde asimile edilmeye çalışılmaktadır. “Alem de biliyor ki Köroğlu Kızılbaş” diye halk arasında bir söz var. Bu nedenle âlem de biliyor ki, Aleviler camiye gitmez, namaz kılmaz. 12 Eylül askeri cunta zamanında da Alevi köylerine birçok cami yapıldı. Ama şimdi gidip görüldüğü zaman camiler bomboş, kimse gidip de namaz kılmıyor. Gerçek amaç ise, bir toplumu asimile etmektir. Ama şu sözde hiçbir zaman unutulmamalı; başka inanç ve kültürlere saygı göstermeyenlerin kendi inanç ve kültürüne saygı bekleme hakları yoktur. Bu nedenle Aşağısallıpınar köyüne cami yapılma projesinden bir an önce vazgeçilmelidir.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • ‘Alevi köylerine hizmet götürülmesi şartıyla cami yapılması zalimliktir’-VİDEO

    ‘Alevi köylerine hizmet götürülmesi şartıyla cami yapılması zalimliktir’-VİDEO

    PİRHA- Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasını değerlendiren Balkız, 12 Eylül ile birlikte Alevi köylerine cami yapma kampanyası başlatıldığını hatırlatarak, “Devlet bu kadar zalim olamaz, bu kadar dayatmacı olamaz, bu kadar vatandaşının önemli bir kısmını buna mecbur kılamaz, buna hakkı yoktur” dedi. 

    Araştırmacı Yazar, Eğitimci, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) önceki dönem başkanlarından olan Ali Balkız, Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “DEVLETİN BÜTÜN ÇABASI ALEVİLERİ NASIL ALEVİLİKTEN ÇIKARIRIZ”

    Özellikle 12 Eylül askeri faşist diktatörlüğü sonrası Alevileri asimile etmenin araçlarının, yollarının, yöntemlerinin çeşitlendirildiğine dikkat çeken Balkız, şunları ifade etti:

    “Elbette en başta zorunlu din derslerini saymak lazım. Çok daha genel Türkiye’yi kapsayan bir şey ama ona ek olarak belki birçok etkenleri var. 12 Eylül ile birlikte Alevi köylerine cami yapma kampanyası başlatıldı. Refahiye ilçesinde birçok Alevi köyüne cami yapıldı ve bu yaygınlaşarak devam edip gidiyor. Sarıkamış’taki bu örnekte son örneklerden biri elbette ancak bu son olmayacak, taze yaşamakta olduğumuz bir şey. Bu tam anlamıyla bir misyonerlik faaliyeti. Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı’nın bütün olanaklarıyla Türkiye’de Alevileri nasıl Aleviliklerinden uzaklaştırırız, nasıl Sünnileştiririz, nasıl Ramazan orucunu tutturabiliriz çabası var.”

    “ALEVİLERİ KÖYLERİNE HİZMET GÖTÜRÜLMESİNİN ŞARTINI CAMİYE BAĞLAMAK TAMAMIYLA HUKUKSUZLUKTUR”

    Balkız sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Alevi köyüne yol yapılacaksa yapılacaktır, köprü yapılacaksa yapılacaktır, Tarım Kredi Kooperatifi kredi verecekse verecektir, Tarım Bakanlığı damızlık verecekse verecektir, Toprak Mahsulleri Ofisi onların ürünlerini alacaksa alacaktır, bu devletin vazifesi. Devletin bu vazifesini yaparken onlardan bir şey istemesi abesliktir, haksızlıktır, hukuksuzluktur. Ne istiyor? Köyünüze cami yaparsam. Ne diyecek bizim köylü vatandaşımız git kardeşim diyecek. Ne senin camini istiyorum, ne de senin hizmetini istiyorum der mi? Der. Diyenler var mı? Var. Sayıları çok mu? Çok.

    “DEVLET BU KADAR ZALİM OLAMAZ”

    Aşağısallıpınar örneğinde de olduğu gibi süreç içeresinde köylülerin en azından bir kısmının çeşitli nedenlerle direnişleri kırılabiliyor. Köyün bir muhtarı var, muhtar köyü temsil ediyor. Kaymakam, vali, bu muhtarı ele geçirdiği zaman o köye köylülerin rızası adına birçok şey yaptırabiliyor. Kars’ta yaşanılan bunun son örneklerinden biri. Bu olmaz, bu olmamalı. Devlet bu kadar zalim olamaz, bu kadar dayatmacı olamaz, bu kadar vatandaşının önemli bir kısmını buna mecbur kılamaz, buna hakkı yoktur. Sanki böyle yapmakla bunu başarabileceklerini mi sanıyorlar? Hayır başaramazlar. Bahsettiğim Refahiye’deki uygulamalarda bildiğim için söylüyorum. Alevi köylerine camiler yaptılar, imam atadılar. İmam hatipli yeni okulu bitirmiş genç bir imam, 19-20 yaşında. Kendisi ezan okuyor, kendisi namaz kılıyor, kendisi minareye çıkıyor, minbere iniyor, seccadeye eğiliyor başka kimse yok. 3 gün böyle, 5 gün beş gün böyle. Genç imamın canı sıkılıyor köyün gençleri ile kahvede muhabbet ediyor işi nereye kadar vardırıyor biliyor musunuz? Genç imam ne yapsın gidip ilçe müftüsüne beni buradan alın diyor. Maaşını alıyor, yatıyor, böyle işlere çok rastlıyoruz maalesef.”

    “KAMU SEKTÖRÜNDE ALEVİ ÇOCUKLARI İSTİHDAM EDİLMİYOR, EDİLMİŞ OLANLAR İSE ATILIYOR”

    3-5 köy muhtarını satın alabileceklerini vurgulayan Balkız, şu örneğe dikkat çekti:

    “2010 yıllarıydı Anayasa oylaması vardı. Binali Yıldırım Erzincan’da Alevi köylerini geziyor ve ‘üçer beşer oy verin biz de sizin çocuklarınızı işe alalım’ diyor. Aleviler de zaten Binali beyi seviyorlar ve her köyden 3-5-10 oy çıkıyor, mutlu oluyorlar. Sıra geliyor çocukları işe almaya. Erzincan’da bin tane kişiyi işe alıyorlar. Bir tane bile aralarında Alevi yok. Eğitim bitiyor tayin atama işleri başlayınca bir tanesinin Alevi olduğunu fark ediyorlar hemen işten atıyorlar. ‘Oyları aldık, çocuklarınızı işi almadık, bir tane gözden kaçmış onu da işten attık’ diyorlar, AKP’nin cami örneğinde olduğu gibi. Çocuklarınızı işe alacağız karşılığında rüşvet işi böyle gerçekleşiyor ne yazık ki. Alevileri bununla kandıramazlar. Olsa olsa 1-2 muhtarın gözünü korkuturlar, rüşvet verirler, çocuğunu iş alırlar, o kadar.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • Dede Hüseyin Öz: Alevi köyüne cami yapmak provokasyondur-VİDEO

    Dede Hüseyin Öz: Alevi köyüne cami yapmak provokasyondur-VİDEO

    PİRHA- Hüseyin Gazi Cemevinden Hıdır Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Öz, Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasına tepki gösterdi. “Cemaatin olmadığı yerde cami olsa ne olur” diyen Öz, ekledi: Benim inanç merkezim, inanç yerim cami değil, cemevi. Benim inancıma niye müdahale ediyorsun? Yıllardan beri bu asimilasyon politikası tuttu mu?

    Ankara Mamak’ta bulunan Hüseyin Gazi Cemevinden Hıdır Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Öz, Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    Öz “Yarın cami açıldı diyelim, köye bir imam atandı, devlet ona maaş verecek. Ama cemaat yok. İmamın yönlendirebilecek, imamın çekip çevireceği bir toplum yok. O bakımdan ben şaşıyorum” diyerek, yaşananı esefle karşıladığını söyledi.

    “CEMAATİN OLMADIĞI YERDE CAMİ OLSA NE OLUR”

    Öz, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu 12 Eylül kalıntısı zihniyetinin kafaları. 12 Eylül‘de başlatılan Alevi köylerine cami yapmak; Alevileri asimile etmek, Alevlerin inançlarını unutturmak düşüncesi taşıyordu. Ama şimdi cemaatin olmadığı yerde cami olsa ne olur. Benim inanç merkezim, inanç yerim cami değil, cemevi. Benim inancıma niye müdahale ediyorsun? Yıllardan beri bu asimilasyon politikası tuttu mu? Bu topraklarda tutmadı, bu da tutmaz.”

    “YÖNETİCİLER PROVOKASYON YAPIYOR”

    Hüseyin Gazi Cemevinden Hıdır Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Öz, Alevi köyüne cami yapılmasının provokasyon olduğunu belirterek, “Üstelik köy halkı istemiyor. Ayrıca bu yeni bir şey değil, 12 Eylül’ün getirdiği dayatmanın bir ürünü. Tuttu mu? Tutmadı. Böyle ayrıştırmaya, kutuplaştırmaya gerek yok insanları. Bu kafa 12 Eylül kafası. Söyleyecek başka bir şey bulamıyoruz” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • DAD Ankara Şube Eş Başkanı Karabudak: Devlet hiçbir inancı tanımlayamaz -VİDEO

    DAD Ankara Şube Eş Başkanı Karabudak: Devlet hiçbir inancı tanımlayamaz -VİDEO

    PİRHA – Kars’ın Sarıkamış İlçesine bağlı Aşağısallıpınar Köyü’nde yapılan cami inşaatının devam etmesine tepki gösteren Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, “Devlet artık bu zihniyetinden vazgeçmelidir. Bu tekçi, asimilasyoncu politikalarından vazgeçmelidir. Çünkü Aşağısallıpınar köyü bir Alevi köyüdür. Oraya bir ibadethane bir inanç merkezi yapılacaksa oda cemevidir” dedi. 

    Haberin Videosu

    Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı Alevi olan Aşağısallıpınar Köyüne yaklaşık olarak bundan bir yıl önce kaymakamlık emriyle bir cami inşaatına başlanmış ancak köylülerin rızalığı olmadığı için itiraz edilerek inşaat durdurulmuştu. Fakat kısa bir süre önce inşaata tekrar başlanarak cami yapımına devam ediliyor.

    “DEVLET TEKÇİ VE ASİMİLAYONCU POLİTİKASINDAN VAZGEÇMELİ”

    Alevi köyüne caminin yapılmasına tepki gösteren Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, “Devlet artık bu zihniyetinden vazgeçmelidir. Bu tekçi, asimilasyoncu politikalarından vazgeçmelidir. Çünkü Aşağısallıpınar köyü bir Alevi köyüdür. Oraya bir ibadethane bir inanç merkezi yapılacaksa oda cemevidir. Onu da köylüler kendi imkanlarıyla, kendi lokmalarıyla yaparlar.  Devlet oraya hizmet götürmek istiyorsa, köylülerin talebi üzerinden hareket etmelidir.  Başka ihtiyaçları varsa onları gidermelidir” diye konuştu.

    “80 YILLARIN POLİTİKALARI HALEN, DEVAM ETTİRİLİYOR”

    80’lerden kalan zihniyetin hala devam ettiğini belirten Karabudak, “Zorunlu din dersleri, her köye bir cami kampanyası bu zihniyetten bir an önce vazgeçmelidir. Devlet kendi inandığı şekilde yurttaşlarını şekillendiremez, tanımlayamaz” dedi.

    Karabudak, devletin bu tekçi politikasından vazgeçmesi çağrısı yaptı.

    Köylülere dayatılan, ‘cami yapılmazsa yol gelmez, AKP oy vermezseniz köye hizmet getirmeyiz’ anlayışına da tepki gösteren Karabudak, “Devlet yurttaşlarını böyle kazanamaz, devlet hoşgörülü olmalıdır, tüm inançlara aynı mesafede olmalıdır. İnsanların yurttaşların talebi ne ise onun doğrultusunda hareket etmelidir” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • CHP’li Aksünger: AKP tekçi yaklaşıyor; Alevi köyüne cami yapılması hak ihlalidir

    CHP’li Aksünger: AKP tekçi yaklaşıyor; Alevi köyüne cami yapılması hak ihlalidir

    PİRHA- Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasına bir tepki de CHP 24. Dönem Milletvekili Erdal Aksünger’den geldi. Alevi köylerine zorla cami dayatılamayacağını belirten Aksünger, AKP iktidarının dayatmacı, tekçi bir yaklaşımı olduğuna işaret etti.

    Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’da geçen yıl başlatılan cami inşaatı tamamlandı. Tepkiler ve Alevi heyetin köye giderek müdahale etmesi üzerine cami inşaatı durdurulmuştu ancak yapılan baskılar ve Muhtar Kutlay Emelet‘in işbirliğiyle caminin yapıldığı belirtildi.

    PİRHA‘ya konuşan CHP 24. Dönem Milletvekili Erdal Aksünger, Alevi köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasına tepki gösterdi.

    Alevi köylerine cami yapma politikasının, aslında 80 cuntasının getirdiği baskıcı rejimin toplumu dönüştürme, toplumu tekleştirme uygulamaları olduğunu söyleyen Aksünger, “O dönemde 80 cuntası, 82 Anayasası’ndan sonra köylerin kurumsal kimliklerini ve köy kimliğini kazanması için cami zorunluluğu getirdi neredeyse. Daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde bunların hepsi iptal edildi zaten. Bu kararlar uygulanamaz denildi” diye konuştu.

    “AKP İNANÇLAR ÜZERİNDE BASKI KURUYOR”

    “Millete zorla mezhepsel bir şey dayatamazsın” diyen Aksünger, şöyle devam etti:

    “Köy kimliği kazanma meselesi AİHM’de ceza yedi. Bütün inançlar üzerinde bir baskı kuruluyor. Toplumsal cinnete doğru gidecek neredeyse bazı insanlar üzerindeki bu baskılar. Eğer orada o cami tamamlanmışsa, memleketin parasını oraya yatırmak bile züldür.”

    Alevi köyüne cami yapılmasının bir hak ihlali olduğunu belirten CHP 24. Dönem İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, “Alevi köyüne cami yapılamaz. Türkiye bundan dolayı mahkum edildi. AKP iktidarı toplumu kandırmak, manipüle etmekten başka bir şey yapmıyor. Avrupa Birliği’nin uluslararası normlarda, hukuk normlarında, özgürlük normlarında, demokrasi normlarında koyduğu bütün şerhlerinde Türkiye’nin notu çok kırık zaten. Türkiye ihlal ediyor insan haklarını. Ona rağmen çıkıyor topluma diyor ki ‘zaten bu Avrupa biz ne yapsak bizi almayacak’ diyor. Aslında sen hiçbir şey yapmıyorsun. Özellikle Avrupa’nın sunduğu haklar, özgürlükler konusunda dayatmacı, tekçi bir yaklaşım yapıyorsun” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Ankara İHD Eş Başkanı Kanat: Alevi köyüne cami yapmak ağır bir hakarettir-VİDEO

    Ankara İHD Eş Başkanı Kanat: Alevi köyüne cami yapmak ağır bir hakarettir-VİDEO

    PİRHA- İHD Ankara Şube Eş Başkanı Fatin Kanat, Alevi köylerine cami yapımına devam edilmesine tepki gösterdi. Alevi inancına ağır saldırılar olduğunu belirten Kanat, “Binlerce yıllık bir inancı, bir felsefeyi, iki yol yaparak, cami yaparak birdenbire ortadan kaldıramazsınız” dedi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Eş Başkanı Fatin Kanat, Ayasofya’nın ibadete açılması ve Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    Kanat, darbecilerin ve darbelerin, asimilasyonu hem mezhepsel, hem de etnik anlamda tamamlamak, aynı zamanda işçi sınıfından demokrat, devrimci, sosyalist güçlere kadar muhalif odakların hepsini dağıtmak ve onların beslendiği dinamik alanları da ortadan kaldırmayı amaçladığını söyledi.

    “DİYANET İŞLERİ BAŞKANI HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK”

    Kanat, şunları kaydetti:

    “Bugünlerde Diyanet İşleri Başkanı çok tartışılıyor. Ayasofya üzerinden çok tartışılıyor, eşcinselleri salgının gerekçesi sayması üzerinden de çok eleştiriliyor. Biz İHD olarak, Diyanet İşleri Başkanı hakkında üzerine vazife olmayan alanlara giriyor diye suç durusunda bulunduk. 1930’larda devletin tekke ve zaviyeler üzerinden yürüttüğü siyaset sonucu, dini İslam’a, mezhebi de Sünni’liğe dayanan bir Diyanet İşleri Başkanı gibi bir form çıkardı. Anadolu’daki ve sonraki süreçlerdeki sorunların ana kaynaklarından biri bu. Ama bu şekilde görev almış biri örneğin kendisine bu görevi vermiş olan Atatürk’e lanet okudu. Elinde kılıç lanet okudu, bu da bu dönemin ayrı bir garabeti.”

    “ALEVİ KÖYLERİNE CAMİ YAPILMASI İSLAMLAŞTIRMA PROJESİDİR”

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Eş Başkanı Fatin Kanat, Alevi köylerine cami yapılmasını ise asimilasyon olarak yorumlayarak şunları dile getirdi:

    “Belli ölçüde o köylerde belli konumu olan insanları zorlayarak hatta onlara bazı çıkarlar sağlayarak İslamlaştırma, Sunnileştirme, Türkleştirme misyonunu tamamlama adımları bunlar. Bu uygulamalarını çoğu yerde yapmaya kalktılar. Kars Sarıkamış Aşağısallıpınar köyüne dair duyduğumuz haber de çok tuhaf bir haber. Yine de şaşırtmıyor. Köye kaymakam cami yaptırıyor, muhtarı zorluyor, köyün ileri gelenlerini zorluyor. Hatta köye hizmet götürmesinin şartını buna bağlıyor. Zaten insanların birçok bakımdan ürkütülmüş, korkutulmuş, sindirilmiş ve köyümüze yol gelmez, hastaneye hastamızı götüremeyiz, şöyle olmaz, böyle olmaz gibi kaygılarla hatta devlet takibinde olacağız korkusuyla, bir biçimde kabul ettikleri bir uygulamaya dönüşüyor. İnsanlar rızası alınmadan, insanlar dahil olmadan, atılan bu adımlar son derece yanlış adımlar. Kaldı ki yıllardır Alevi olduğu besbelli olan bir köye cami yapmak, o köyün geleneğini, o köyün geçmişini, o köyün inanç sistemine yönelik ağır bir saygısızlıktır, hakarettir, bir aşağılamadır, son derecede tehlikeli bir gidişattır.”

    “BİNLERCE YILLIK İNANCI İKİ YOL YAPARAK ORTADAN KALDIRAMAZSIN”

    Mevcut asimilasyonist uygulamalardan vazgeçilmesi gerektiğini belirten Kanat, “Bu coğrafyanın bütün kültürel farklılıklarıyla, bütün renkleriyle, bütün etnik farklılıkları ile, bütün mezhepsel farklılıklarıyla tüm insanlara ait eşit özgür yaşanması gereken bir coğrafya olduğunu unutmasınlar. Binlerce yıllık kültürel formu oluşmuş bir manen ve maddeten yerleşmiş bir inancı, bir felsefeyi, sistemi sen iki adım atarak, iki yol yaparak, cami yaparak birdenbire ortadan kaldıramazsın, bu kolay değil” ifadelerini kullandı.

    “DEVLET, BİREYLERİN, TOPLULUKLARIN FARKLILIĞINA SAYGI GÖSTERMEK ZORUNDA”

    Kanat, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İnsanların farklılığına saygı göstermek zorundasın, senin gibi olmak durumunda değiller, sen olmak, senin mezhebine girmek durumunda hiç değiller. Saygı duymak ve onun bütün kültürel formlarıyla, haklarıyla, senin gibi aynı hakka sahip olduğunu eşit ve özgür bir ortamda yaşamak gibi temel bir hakkı olduğunu teslim etmek zorundasın. Bu devletin unuttuğu, sadece unuttuğu değil, bu devletin kasıtlı olarak çarpıttığı, yok etmeye çalıştığı, her şeyi tekleştirmeye çalıştığı bir pratiği var. Bu hem tarihsel, hem de bugün güncel bakımından çok daha yoğun bir biçimde hissettiriyor.

    “DEĞİL Kİ YAŞARKEN, ALEVİLERİN ÖLÜSÜNE BİLE SAYGI YOK”

    Örneğin Karşıyaka mezarlığında tek bir cami var, tek bir mezhebin camisi. Seni orada kalafata koyuyor, namazını kılıyor ve götürüp gömüyorlar. Ölürken bile aslında Alevinin inancına ağır bir saygısızlık, ağır bir saldırı var. Ölüm anında bile var.  Değil ki yaşarken, yaşarken zaten onun haddi hesabı yok, bunun ölçüsü yok maalesef. Sürekli bir içten içe devletçe beslenen bir aşağılama, hakir görme, yok sayma, inkar etme, korkutma, sindirme, yıldırma şekline dönüşmüş genel bir şeyden söz etmek gerekiyor. Bu ders kitaplarına da böyle girmiş, okullara da böyle girmiş, oraya gelen din dersi ve ahlak bilgisi öğretmenlerine de tek bir mezhep öğreticiliği yükümlülüğü verilmiş, farklı ailelerden gelmiş çocukların, farklı dinleri, farklı mezhepleri öğrenebilme şansları da bırakılmamış. Bırakın öğrenmeyi başka mezhepler, başka dinler sadece aşağılamak şeklinde. Onlara, sözüm ona ders bilgisi vermeye çalışmaktadır.”

    “İNSAN HAKLARI DERNEĞİ OLARAK ALEVİLERİN SORUNLARI KONUSUNDA YETERLİ ÇALIŞMA YAPMADIK”

    Alevilerin ağır sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Kanat, “Biz İnsan Hakları Derneği olarak, Aleviler konusunda Aleviliğin sorunları konusunda ülkemizdeki, coğrafyadaki sorunları konusunda çok yeterli bir çalışma yaptığımızı söyleyemeyiz, eksiğimiz çok. Bu konuda çalışma yapmış arkadaşların da derneğimize katkı sunmalarını, bu alandaki çalışmalarını derneğimize taşımalarını istiyoruz. Çünkü sonuçta bu çok ciddi bir hak temelli bir önemli potansiyeli olan büyük bir taleptir. Bu talebi farklı boyutlarıyla dillendirebilecek, şekillendirebilecek arkadaşlarımızın desteğine ihtiyacımız var” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

     

     

     

  • Cami yapılan Alevi köyündeki yurttaşlar ikiye ayrıldı

    Cami yapılan Alevi köyündeki yurttaşlar ikiye ayrıldı

    PİRHA- Cami yapılan Alevi köyü Aşağısallıpınar’a giden Aleviler, Kars Valisi ve Sarıkamış Kaymakamı ile görüşemedi. Heyette bulunan ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, köylülerin bir kısmının camiyi istediğini bir kısmının istemediğini ifade etti. 

    Kars’ın Sarıkamış ilçesinde bağlı Aşağısallıpınar Köyü’ne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında cami yapılmaya başlanmıştı. Köydeki caminin cemevine çevrilmesi için Alevi kurumları adına bir heyet Aşağısallıpınar köyüne gitti. Heyette Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç ve Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz bulunuyor.

    Bugün önce Kars Belediyesi Eşbaşkanı Şevin Alaca’yı ziyaret eden heyet sonrasında Kars Valisi ve Sarıkamış Kaymakamı ile görüşmek istedi ancak vali ve kaymakam Alevi heyeti kabul etmedi.

    Heyette bulunan ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, durumu PİRHA’ya değerlendirdi.

    Bir hafta önce Kars Valisi ve Sarıkamış Kaymakamından randevu talep ettiklerini ancak bir cevap alamadıklarını belirten Fırat, bugün gittikleri Kars Valiliği’nde yazı işleri müdürünün kendilerine “talebiniz şu an beklemede” dediğini aktardı. Caminin cemevine çevrilmesi için topladıkları imzaları ve dilekçeleri zorla teslim ettiklerini ifade eden Fırat, Sarıkamış Kaymakamlığı’nda da benzer bir durumla karşılaştıklarını söyledi. Önce “Kaymakam bey toplantıda biraz bekleyin” cevabını aldıklarını dile getiren Fırat, oradaki durumu da şöyle özetledi:

    “Biz kapının önünde beklerken birden birkaç kişi odadan çıktı kaçarcasına orayı terk etti. Arkasından da birkaç kişi koştu, onlar da kaymakamın korumalarıymış meğer. Evraklarımızı vermek istedik. Bir yer gösterdiler ortaya gittik kimse yok. Diğer tarafa geldik onlar gitmiş. Neredeyse bir yarım saat evrakları imzalattıracak birilerini aradık. Mühür bile vurmadılar. ‘Kayıt altına alamayız bunları’ dediler. Sadece bir memurun adını soyadını yazdırdılar oraya verdiğimize dair.”

    “CAMİYİ İSTEMEZSEK ÇOCUKLARIMIZI İŞTEN ATARLAR”

    Köylülerin bir kısmının camiyi istediğini bir kısmının istemediğini ifade eden Fırat, “Seçimlerde AKP’ye oy veren bir kesim var. Çocuklarına iş imkanları sağlanmış. ‘Biz camiyi istemezsek çocuklarımızı işten atarlar’ kaygıları var. Egemen güç mantığı yine vatandaşın acısından yararlanarak devlet acımasızlığını gösteriyor. Bu da çok acı. Oysaki devletin herkesin devleti olması lazım. Anayasa diyor ki ‘herkesin dini inancı, geleneği göreneğini devlet yerine getirmek mükellefinde. Ama sadece kağıt üzerinde” diye konuştu.

    “BİZ ALEVİLERİN VALİSİ KAYMAKAMI DEĞİLLER”

    “Ülkenin cumhurbaşkanı, vali, kaymakam tüm vatandaşlara eşit şekilde muamele ettiklerini dillendiriliyor. Ama hizmetinde olmasını bırakın bizimle görüşmüyorlar bile” diyen Fırat, “Demek ki sayın vali ve sayın kaymakam birilerinin kaymakamı birilerinin valisi. Biz Alevilerin kaymakamı, valisi değil. Nezaketen de olsa İstanbul’dan gelen insanlarla görüşmeleri gerekiyordu. Ama bunlar ne yaptıklarının farkındalar. Bunların da beslendikleri bir yer var. Aldıkları görevi yerine getirmekle mükellefler kendileri. Bu anlamda gerçekten üzücü bir olayla karşılaştık bugün” diye ifade etti.

    Bölge insanının kurumlara “bize sahip çıkmıyorsunuz” konusunda eleştirileri olduğunu söyleyen Fırat, “El ele vermemiz lazım, toplumumuz elden kayıyor. Sanatçısıyla, yazarıyla, çizeriyle Alevilerin bu konuyu oturup konuşması lazım” dedi.

    Fırat, ADFE olarak bölgede yaşadıkları sorunları rapor halinde kamuoyu ile paylaşacaklarını kaydetti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ADFE öncülüğünde bir heyet, yarın cami yapılan Alevi köyüne gidiyor

    ADFE öncülüğünde bir heyet, yarın cami yapılan Alevi köyüne gidiyor

    PİRHA- Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) öncülüğünde oluşturulan bir heyet yarın, zorla cami yaptırılan Alevi köyü Aşağısallığınar’a gidecek. 

    38 Haneli Aşağısallıpınar Köyü’ne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında cami yaptırılması iddiaları tepkilere neden olmuştu.

    Köylerine dayatma ile cami yapıldığını ve bu projeyi kabul etmediklerini söyleyen Aşağısallıpınar köylüleri, İzmir’de yaptıkları toplantı sonrası bir an önce bu projeden vazgeçilmesi çağrısında bulunmuş ve imza kampanyası başlatmıştı. Tepkilerin ardından cami inşaatı durduruldu.

    Şimdi ise Alevi kurumları adına Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat öncülüğünde bir heyet Aşağısallıpınar Köyü’ne gidecek. Yarın yola çıkacaklarını söyleyen ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, önce Kars Büyükşehir Belediyesi’ne gideceklerini, ardından da Kars Valiliği’ne giderek caminin cemevine çevrilmesi için dilekçe vereceklerini belirtti.

    Bölgede 4 gün boyunca çalışma yürüteceklerini ve temaslarda bulunacaklarını aktaran Fırat, bu dört gün içinde Kars ve Erzurum’un bazı köylerini de ziyaret edeceklerini ifade etti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Tepkiler sonuç verdi: Alevi köyüne cami inşaatı durduruldu

    Tepkiler sonuç verdi: Alevi köyüne cami inşaatı durduruldu

    PİRHA- Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’daki hizmet getirme karşılığında yapımına başlanan ve kamuoyunda tepki uyandıran cami inşaatının durdurulduğu iddia edildi.

    Konu ile ilgili PİRHA’ya konuşan Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, eski köy muhtarının aktardığı bilgilere dayanarak Aşağısallıpınar köyünde inşasına başlanan cami inşaatının 10 gündür durdurulduğunu ifade etti.

    38 Haneli Aşağısallıpınar Köyü’ne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında cami yaptırılması iddiaları tepkilere neden olmuştu. Köylerine dayatma ile cami yapıldığını ve bu projeyi kabul etmediklerini söyleyen Aşağısallıpınar köylüleri, İzmir’de yaptıkları toplantı sonrası bir an önce bu projeden vazgeçilmesi çağrısında bulunmuş ve imza kampanyası başlatmıştı.

    “TOPLANAN İMZALARI VALİLİĞE VERECEĞİZ”

    Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) olarak konuyu yakından takip ettiklerini söyleyen Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, İstanbul ve İzmir’de bulanan Aşağısallıpınar köylülerinin topladığı imzaların Kars Valiliği ve Sarıkamış Kaymakamlığı’na vereceklerini ifade etti. Yapımına başlanan cami inşaatının cemevine dönüştürülmesi çabasında bulunacaklarını dile getiren Yılmaz, “İzmir’den toplanan imzalar geldi. İstanbul’daki imzalar devam ediyor ve bir kısmını aldık. Köyde de bu işe muhalif arkadaşlar bizim yanımızda. Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) olarak toplanan imzaları Kars Valiliği ve Sarıkamış Kaymakamlığı’na verecek bu inşaatın cemevine dönüştürülmesine dair çaba harcayacağız. Dün İstanbul Yenibosna’da bulunan Aşağısallıpınar köyünden canlarla bir aradaydık ve imzaları teslim aldık” diye konuştu.

    “10 GÜNDÜR ÇALIŞAN YOK”

    Aşağısallıpınar köyünün eski muhtarı olan Turgut Yalçınkaya’nın, “10 gündür inşaatta çalışan yok” dediğini aktaran Yılmaz inşaatın şu an durdurulduğunu açıkladı.

    Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) olarak bölgeye gideceklerini sözlerine ekleyen Yılmaz, sorunun Alevi kamuoyununda da yeterli karşılık bulmadığı eleştirisini yönetti. Yılmaz şunlara dikkat çekti:

    “Buda duruldu demektir. Şu an inşaatın kabası bitmiş durumda. Ardahan Damal ve Şenkaya’da aynı sıkıntılar var. Şenkaya’da bulunan 18 Alevi köyüne hizmet karşılığında cami yapma söylemlerinin de olduğunu biliyoruz. Alevi kurumlarının bu konuyla ilgili toplantısından sonra dedeler ve başkanlar eşliğinde periyodik olarak sorun olan bölgelere ADFE olarak gidip gezeceğiz ve oraları güçlendireceğiz. Oradaki vatandaşlar çaresiz kalıyor ve baskılara dayanamayarak asimile olma yoluna gidiyor. Aşağısallıpınar köyü asimile olmamış güçlü bir köy olduğu işin devlet de sarı öküz peşinde. Orayı teslim etmeyeceğiz. Bu mesele Alevi kamuoyunda maalesef duyarlılık bulmadı.”

    PİRHA/İZMİR

    AŞAĞISALLIPINAR KÖYÜNDEKİ CAMİ İNŞAATININ SON HALİ GÜN ( 24 EKİM 2019)
  • ‘Köylerimize cami değil okul gerek’-VİDEO

    ‘Köylerimize cami değil okul gerek’-VİDEO

    PİRHA – Ankaralı yurttaşlar, Kars’taki Aşağısallıpınar köyüne yapılan cami ile Adıyaman’daki bir okulda öğrencilere zorla namaz kıldırılmasını eleştirerek “Alevilerin inanç boyutunu sömürmek ve baskılamak istiyorlar. Alevilik inancına felsefesine sahip çıkacağız” dedi.

    Haberin videosu

    Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı Aşağısallıpınar Köyü’ne yapılan cami ile Adıyaman’daki bir lisede Alevi öğrencilerine zorla namaz kıldırılması iddialarına tepkiler sürüyor.

    Ankara’nın Mamak ilçesinde yaşayan Alevi yurttaşlar, Sünni dayatmasına tepki gösterdi. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şube Cemevi üyesi olan Türkan Kambur, Alevi köylerinde cami ve imama ihtiyaç duyulmadığını ifade ederek “İleriye gitmemiz için camiye değil okula ihtiyacımız var” diyerek şunları söyledi:

    “CAMİLERİN YERLERİNE CEMEVİ YAPILSIN”

    “Alevi köylerine cami gerekmiyor. Çünkü bizim cemevimiz var. Ayrıca dede ve mürşitlerimiz de var. İnanç konularında bilgili öğretmenlerimiz var. Kusura bakmayın ama bizim sazımız ve deyişlerimiz de birer ezan. Eline, beline, diline sahip olmak, kimsenin hakkını yememek yolumuzda yoktur. Alevi köylerine yol yapılmıyor ama cami gidiyor. Bizlerin hocaya ihtiyacı yok. Yola ihtiyacımız var. O güzel insanlarımızın yürüyecek yola ihtiyacı var. O sebeple camiye karşıyım. İleriye gitmemiz için bizlere okul lazım. Zaten ibadethanelerimiz mevcut. Bizim cami ile ne işimiz olur. Rica ediyorum Alevi köylerindeki camilere karşı çıkılsın ve yerlerine cemevi yapsınlar.”

    “BU DAYATMAYI KABUL ETMİYORUZ”

    Türkan Kambur, Adıyaman Belören Çok Programlı Anadolu Lisesi’ndeki kız çocuklarına zorla türban takılıp erkek öğrencilere de namaz kıldırılmasına da değinerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bizlerin başörtü takmamıza gerek yok. Çünkü Hakk bizim kalbimizde, gözümüzde, yüzümüzde, özümüzde. Peki okul müdürü, yavrularımızı kara çarşafa sokana kadar aydınlığa götürmeyi biliyor mu? Ve sakın ola ki ‘Bana okuyan kişi lazım’ demesin. Kesinlikle böyle bir dayatmayı kabul etmiyoruz. Asimile etmeye ne hakları var. Günah da sevap da bizim. Allah ile aramızda olana kimse karışamaz.”

    “ALEVİLİĞİ SÜNNİLİĞİN BİR DALI GİBİ GÖSTERMEK YANLIŞ”

    Demokratik Alevi Derneği (DAD) Mamak Ana Fatma Cemevi üyesi Erol Akkuş da Kars ve Adıyaman’daki Sünni dayatmaya dair “Sistematik olarak ülkemizde Alevilik felsefesinin öğrenilmemesi için ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar” diyerek şunları söyledi:

    “Özellikle Cumhuriyet ve Osmanlı tarihini araştırdığımızda devletin, Aleviler üzerindeki baskısı hala sürmekte. En son Kars ve Adıyaman’daki yaşananlara baktığımızda maalesef sistem, Alevilik felsefesinin öğretilmesini istemiyor. Bugün Alevi köyüne hizmet götürebilmenin anlamı önce o köye cami yapılması demek. Maalesef ki Alevileri inanç boyutunda sömürmek, üzerlerinde baskı kurup Aleviliği Sünniliğin bir dalı gibi göstermek son derece yanlıştır. Alevilerin bu konuda duyarlı olup cemevlerine sahip çıkmaları gerekir.”

    “ALEVİLİK İNANCINA, FELSEFESİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    Akkuş, mevcut karma eğitim sistemlerinde kız ve erkek çocuklarının ayrı sınıflarda okutulamayacağının altını çizerek “Öğrencilere okullarda Sünni inanış egemen kılınmakta. Adıyaman’da da ne yazık ki böylesi bir baskı uygulanıyor. Biz Aleviler olarak bu uygulamayı kesinlikle kabul etmeyeceğiz. Alevilik inancına felsefesine sahip çıkacağız” dedi.

    Cebrail ARSLAN -Eren GÜVEN/ANKARA

  • ‘Alevilerin camiye değil taleplerinin karşılanmasına ihtiyacı var’

    ‘Alevilerin camiye değil taleplerinin karşılanmasına ihtiyacı var’

    PİRHA- Yazar Turan Eser, Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki Alevi köyü Aşağısallıpınar’da Sünni dayatmaya karşı “Cami yoksa hizmet de yok” başlığı ile bölge halkına dönük asıl yapılmak istenenleri yazdı. Eser, yazısında “Alevi köyü olunca, kamu hizmetine eşit erişim hakkı yoktur” diye de ekledi.

    Kars Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar Köyü’ne zorla cami yapılması Yazar Turan Eser’in de tepkisine sebep oldu. 38 haneli Alevi köyünün devlet tarafından asimile edilmek istenmesine işaret eden Eser, “Cami yoksa hizmet de yok” başlığıyla konuyu BirGün gazetesindeki köşesinde değerlendirdi.

    Eser’in ilgili yazısı şöyle:

    “Aşağısallıpınar…

    Her Alevi köyü gibi kamu hizmetine muhtaç. Alevi köyü olunca, kamu hizmetine eşit erişim hakkı yoktur. Kamu hizmetlerinde ayrımcılığa uğramaları tarihsel bir mirastır.

    Ayrımcılık dayatmaları ise, devletin mesajını ileten kaymakamlar üzerinden gelir. Aleviler, köylerine cami yapılmasına müsade etmeli ve üstelik dilekçe ile talepte bulunulmalı! Ayrıca sandıkta AKP’ye oy çıkmalı! Cami ve oy varsa, kamu hizmeti de varmış!

    Aşağısallıpınar köyü, bugün tam da bu ayrımcılığı ve hak ihlalini yaşıyor. Çünkü o bölgede camisi olmayan tek Alevi köyü! 106 yıldır ısrarla bu köye cami yapılmak isteniyor.

    Kaymakamın hedefinde, okulsuz köy değil, ‘camisiz köy kalmayacak’ var. Köylülerin ise, alt yapı ve yola ihtiyacı var. Devlete göre de alt yapı ve yoldan önce, köye cami ve imam ile asimilasyon girmeli.

    Aşağısallıpınar köylüsü Z.K. ‘Bizim kapımız cemevidir. Ben Alevi olarak doğdum Alevi olarak ölmek istiyorum. Sünnileşmek istemiyorum’ diyor. Kaymakam ise ‘Bu köye cami yapılacak. Camisiz hiçbir köy kalmayacak’ diyor.

    Köylüler ve köy derneği, cami yapılmasına karşı olmasına rağmen, cami temeli atılıyor. Hummalı bir çalışma ile şu an caminin kaba inşaatı bitmiş durumda.

    Amaç Asimilasyon, Dinci Kadrolaşma Ve İslamcı Örgütlenme

    AKP hükümeti son 17 yıldır, İmam Hatip ve İlahiyat mezunları üzerinden sürdürdüğü kadrolaşma stratejisi boşuna değil. Çünkü İslamcılık, dinciliğe dayalı bir düzen değişikliğine hizmet ediyorlar.

    Alevi köylerine cami stratejisi ile;

    Din bürokrasine yeni istihdam, görev ve siyasal İslamcı misyon alanları yaratılıyor.

    Alevilerin cemevleri ve cem ibadeti engelleniyor.

    Diyanet üzerinden Alevilere Sünnilik ve ibadetleri dayatılıyor.

    Cemevinin yerine cami, cem ibadeti yerine namaz, dede/ana yerine imam sokuluyor!

    Alevi köylerinde siyasal islamcılık örgütlenmek isteniyor.

    Yani bu durum Alevileri kendi köylerinde asimilasyon politikasının hedefi haline getiren, çok yönlü sinsi politikanın adımlarıdır.

    Mezhepçi devlet yapılanması adına Alevileri Sünnileştirmek için görevlendirilen din bürokrasisinin yegâne görevi, cem ibadetini namaza, cemevinin işlevini de camiye dönüştürmektir. Alevi köylerine cami, imam ve namaz dayatması, din, vicdan, inanç ve düşünce özgürlüğüne, laiklik ilkesine aykırı bir insan hakkı ihlalidir.

    Geçmişte Alevi köyüne gelen imamlar, namaz kılacak cemaat bulamayınca ve imama gereksinim olmadığı anlaşılınca, vatandaşın vergisiyle bankamatik-imamlar gibi yan gelip yatmaya devam edecekler.

    “DERSİM KÖYLERİNE DE CAMİ YAPILMIŞTI”

    Çünkü daha önce Dersim’nin Alevi köylerinde zorla yapılan camiler ve gönderilen imamlar için ‘mahallinde görülen ihtiyaç üzerine imam A.B Valilik oluru ile il müftülüğünde, R.T ise kaymakamlık oluru ile Hozat ilçe müftülüğünde geçici olarak görevlendirilmiştir” denilerek, Alevi köylerine atanan imamlar merkeze çekilmişti.

    “ÇANAKKALE DENİZGÖRÜNDÜ KÖYÜNDE İMAM CEMAAT BULAMADI”

    Ya da daha önce, Çanakkale Merkeze bağlı 300 Alevinin yaşadığı Denizgöründü Köyü’ne zorla yapılan camiye dönüşür. Köyde cami boş kaldı, imam arkasında saf tutacak cemaat bulamadı. Dört yıl boyunca imam tek başına namaz kıldı. Hatta camideki musalla taşı bile kullanılmadı.

    Yıllardır süregelen bu mezhepçi ve ayrımcı uygulamanın, Alevilere bir karşılık bulamamasına, inanç özgürlüğü açışından bir hak ihlali olduğunu bilinmesine rağmen, Alevi köylerine yapılan camilerin boş kalmasına rağmen, bu projelerin ısrarla sürdürülmesi ahlaki ve hukuki bir yönetim anlayışı değildir. Bu anlayış olsa olsa baskıcı, gerici ve dinci ideolojinin bir gereğidir. AKP ve Diyanet bu sevdasından vazgeçmeli ve insanların haklarına ve inançlarına saygılı olmalıdır.

    “EŞİT KAMU HİZMETİNE İHTİYAÇ VAR”

    Asimilasyona Değil, Eşit Kamu Hizmetine İhtiyaç Var.

    Alevi köylerinin sorunları ve ihtiyaçları Türkiye’nin genel sorun ve beklentisinden farklı değildir. Köylerin alt yapı, sağlık ocağı ve sorunsuz eğitim ihtiyacını karşılayacak okullara, işe ve aşa ihtiyacı vardır. Ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, tek tipleştirici ve asimilasyoncu değil, toplumsal barışa ve huzura ihtiyacı vardır.

    Alevilerin, cami ya da imam değil, inkar edilen inançsal kimliğinin tanınmasına, hak ve taleplerinin laiklik ve haklar rejimi ekseninden karşılanmasına ihtiyacı vardır.

    İşte bu nedenle; Alevi köylerine cami yaptırma politikalarından vazgeçilmeli. Bugüne kadar yapılan camiler, bir kararname ile okula, sağlık ocağına ya da cemevine çevrilmelidir. Bu köylerdeki imamlar derhal geri çağrılmalı ve atanamayan öğretmenler Alevi köylerine gönderilmelidir.”

    (HABER MERKEZİ) 

  • Alevi öğrencilere namaz baskısı yapan müdüre Eğitim-Sen’den tepki -VİDEO

    Alevi öğrencilere namaz baskısı yapan müdüre Eğitim-Sen’den tepki -VİDEO

    PİRHA – Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesindeki Belören Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde Alevi öğrencilere namaz baskısını eleştirerek, “O dini gruplar, Milli Eğitim üzerinden bu ülkeye ne yapmak istediklerini çok açık ve net ortaya koyuyor” dedi.

    Haberin videosu

    Adıyaman Belören Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde Alevi öğrencilere namaz kıldırılması, kız çocuklarının başlarının örtülmesi, kız ve erkek öğrencilerin birbirleriyle konuşmaması, kız öğrencilere beden eğitimi dersinin yasaklanması, menzil tarikatının kitaplarının dağıtılıp fiziki ve psikolojik şiddetin uygulanmasına tepkiler sürüyor.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, söz konusu lisedeki dayatmaları “çağdışı” olarak tanımlayarak günümüz eğitim sisteminde geriye yönelme olduğunu söyledi.

    “EĞİTİM FARKLI CEMAATLERE AÇILDI”

    Sağdıç, AKP iktidarının bilim ve laiklik karşıtı politikalarla eğitime yöneldiğini ifade ederek şunları söyledi:

    “Adıyaman’daki okul müdürünün yapmaya çalıştığı; kız erkek öğrencilerin tamamen ayrı ayrı sınıf, kantin, sıra ve ulaşım araçlarına yerleştirmesi AKP’nin sürdürdüğü karma eğitim karşıtı politikasının bir sonucudur. Cumhurbaşkanı Erdoğan Japonya’daki üniversiteleri örnek vererek kız-erkek ayrı üniversiteler istemişti. Bunun eğitime yansıması da maalesef böyle olmuştur. Kesinlikle kabul edilebilir bir durum değil.

    Geçtiğimiz günlerde yine Balıkesir’deki bir okulda kefenli eğitim yapılmıştı. Maalesef eğitimin geldiği noktayı çok açık şekilde gözler önüne seriyor. Özellikle karma eğitimin hedeflenmesi ve okul müdürlerinin fiili yaptığı uygulamalar tarafımızdan kabul edilemez. İşin bir başka boyutu daha var. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bir cemaati temizleme adına eğitim farklı cemaatlere açılmıştır. Bunun bir boyutu onlarla imzalanan protokollerdir. Bir boyutu da kadrolaşma anlamında karşımıza çıkıyor.

    Adıyaman’daki okul müdürünün mensup bulunduğu tarikat, cemaat ve yaptıkları aslında o dini grupların Milli Eğitim üzerinden bu ülkeye ne yapmak istediklerini çok açık ve net ortaya koyuyor. Öğrencilerimizi maalesef ölüm travması yaşatarak, öteki dünyayı kullanarak ‘terbiye’ etmeye çalışıyorlar ki ‘terbiye’ onların terimidir. Biz ise ‘eğitim’ ismini kullanıyoruz. Bunun da eğitim açısından pedagojik olarak kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur. Hızla eğitimdeki anti bilimsel ve laik uygulamalar temizlenmelidir. Bu ülke, her türlü farklı kimlik ve kültürlere açık kamusal, bilimsel, parasız, laik, demokratik ve anadilinde bir eğitime kavuşmalıdır. Ülkenin geleceği buna bağlıdır. Çünkü AKP, yaratmak istediği nesli daha önceden Cumhurbaşkanı ağzından ifade etmiş, ‘kindar ve dindar nesil yaratmak istiyorum’ demişti. Bu ülkede bilimi referans alan, insanlık değerleri ile barışık, laik bir eğitim sistemini hedefliyoruz.”

    “DARBE VE SIKIYÖNETİM KOŞULLARI DEĞİŞMEDİ”

    İsmail Sağdıç, okullardaki baskı ile birlikte toplum üzerinde de dinsel dayatmaların mevcut olduğunu söyleyerek Kars Sarıkamış’ta Alevi köyüne yapılmak istenen camiye işaret etti. Sağdıç şunları söyledi:

    “Kimse bu ülkede inanç ve ibadetinden dolayı sorgulanmamalı, başka bir ibadet ve inanç biçimi de zorla kimseye kabul ettirilmemelidir. Aklıma hemen şu geldi: Bu yapılan uygulamanın 1980’den sonra Dersim’deki Vali Kenan Güven üzerinden sıkıyönetim döneminde Alevi köylerine zorla cami yaptırma uygulamasından farkı nedir? Yani darbe koşullarının 80 zihniyetini yeniden yaşıyoruz. Bugün AKP özelinde bu çok açık ve net ortaya çıkmıştır. O gün Dersim’de bir yandan Alevi köylerine zorla cami yaptırılırken bir yandan da Dersim’deki başarılı çocuklar zorla toplanarak yatılı imam hatip okullarında okutulmuşlardı. Bugün imam hatiplere verilen teşvik, Sarıkamış’taki zorla cami yaptırma uygulaması o günün sıkıyönetim koşullarında yaptırılan bir şeydi. Demek ki hala bu ülkede 12 Eylül zihniyeti, darbe ve sıkıyönetim koşulları değişmemiştir. Buna son verilmesi gerekir. Kimsenin inancı bir diğerinden üstün değildir.”

    Eren GÜVEN – Cebrail ARSLAN / ANKARA

  • Kenanoğlu’ndan Soylu’ya: Aşağısallıpınar’a cami yapılmasına kim karar vermiştir?

    Kenanoğlu’ndan Soylu’ya: Aşağısallıpınar’a cami yapılmasına kim karar vermiştir?

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Kars Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar Alevi köyüne cami yapılmasına kimin karar verdiğini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.    

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Kars Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar Alevi köyüne, AKP’ye oy çıkması karşılığında hizmet getirileceği diretmesini ve cami yapılmasını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.

    TBBM Başkanlığına yazılı soru önergesi veren Kenanoğlu, soru önergesinin gerekçesini şöyle açıkladı:

    “Kars Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar bir Alevi köyüdür. Sarıkamış Kaymakamı “Bu köye cami yapılacak. Camisiz hiçbir köy kalmayacak” demektedir. Aşağısallıpınar Köyünün Alevi yurttaşları, 38 haneli köylerine birçok kez gelen idareciler tarafından cami yaptırılması ve AKP’ye oy çıkması karşılığında hizmet getirme pazarlığının diretildiğini, köylerinde inşaatı başlatılan camiyi kabul etmeyeceklerini ifade ediyorlar.

    Aşağısallıpınar Köyü Sosyal Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanlığı, “1913 yılından beri köyümüz var. Bu yıldan itibaren baskı ve zulme karşı gelen muhtarların hepsi dik durmuştur. Cami yapılmamıştır. Biz bu saatten sonra asimile olmak istemiyoruz. Caminin yapılması ile asimilasyona başlanacak. Hoca zoru ile çocuklarımız kuran kursuna gönderilecek. Bu proje 1982 Anayasasından beri var. Alevi köylerine cami yapıp sünnileştirmek isteniyor. Köyde bir iş yapılacaksa bizleri ararlardı. Ama cami yapılırken sorma gereği duymadılar. Köyümüze cemevi yapılsaydı bütün herkes yardım edecekti” yönünde açıklama yapmışlardır.”

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu önergesinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya şu soruları yöneltti:

    1- Köylü istemediği halde Aşağısallıpınar köyüne cami yapılmasına kim karar vermiştir?

    2- Camiyi hangi kurum veya kim yapmaktadır?

    3- Sünni köylerin cami ve cami hocası (din görevlisi) ihtiyacı olduğu halde neden ısrarla ihtiyaç duyulan köylere değilde Alevi köylerine cami yaptırılmakta ve hoca atanmaktadır?

    (HABER MERKEZİ)