Etiket: savunmaya özgürlük platformu

  • Hukuk örgütlerinden Selçuk Kozağaçlı açıklaması: Savunma susmadı, susmayacak!-VİDEO

    Hukuk örgütlerinden Selçuk Kozağaçlı açıklaması: Savunma susmadı, susmayacak!-VİDEO

    PİRHA-Hukuk örgütleri, Selçuk Kozağaçlı’nın yeniden tutuklanmasına dair Ankara Adliyesi önünde açıklama yaptı. Açıklamada, ” Selçuk Kozağaçlı’nın tahliyesiyle birlikte dün sevinen, umutlanan herkese bir gözdağı vermek istiyorsunuz ama buradayız” denildi.

    Çağdaş Hukukçular Derneği Onursal Başkanı Selçuk Kozağaçlı, cezaevinden tahliye olmasının üzerinden 24 saat geçmeden yeniden gözaltına alındı.

    8 yıl boyunca cezaevinde olan Kozağaçlı infazını tamamladığı için serbest kalmıştı. 24 saat geçmeden bu karar aynı infaz hakimliği tarafından itiraz üzerine kaldırıldı ve Selçuk Kozağaçlı yeniden tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne götürüldü.

     Savunmaya Özgürlük Platformu konuya ilişkin Ankara’da Sıhhiye Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamayı platform adına ÇHD Ankara Şube Yöneticisi Nergiz Görnaz okudu.

    “HUKUKSUZLUKLARIN TAMAMI, YILLARDIR MÜCADELE ETTİĞİMİZ YARGININ ARAÇSALLAŞTIRILMASININ BİRER ÖRNEĞİDİR”

    Selçuk Kozağaçlı’nın yeniden tutuklandığını hatırlatan Görnaz, “Biz bu filmi daha önce de izledik” diyerek şunları söyledi:

    “2018 yılında nasıl aldıysanız Selçuk’u, bugün de aynısını yaptınız. Daha önce de yargılamayı yapan mahkeme heyetinin oybirliğiyle verdiği tahliye kararının, aynı heyete hafta sonu apar topar geri çektirildiğine de tanıklık etmiştik. O kararı veren heyeti ise dört bir yana sürdünüz. Bu hukuksuzlukların tamamı, yıllardır mücadele ettiğimiz yargının araçsallaştırılmasının birer örneğidir. Atama usulüyle getirilen Akın Gürlek başkanlığındaki mahkeme heyeti, tamamen uydurma ve sahte delillerle mahkûmiyet kararı vermiştir. Bu dosyada adil yargılanma hakkı için canını ortaya koyan sevgili Ebru Timtik’i yitirdik. Tüm dünya kamuoyu buna tanıktır. Bugün de aynı senaryoyu sahneye koyuyorsunuz. Selçuk Kozağaçlı’nın tahliyesiyle birlikte dün sevinen, umutlanan herkese bir gözdağı vermek istiyorsunuz. Ama buradayız!”

    “FAŞİZME KARŞI SESİMİZİ DAHA GÜR ÇIKARMA ZAMANI!”

    “Her işkence yaptığınızda, her madenci davasında, her öğrenci direnişinde, her katliamda, her hukuksuz gözaltıda, 2911 bahanesiyle susturmaya çalıştığınız her eylemde halkın yanında bizler olacağız” diyen Nergiz Görnaz şunları ekledi:

    “Ve unutmayın: Selçuk Kozağaçlı’nın da dediği gibi; ‘Bizi gözaltına alarak, tutuklayarak, hapsederek susturamazsınız.’ ‘Haysiyet sahibi insanların hapishaneden korkması için bir sebep yoktur.’

    Korku duvarı çoktan aşıldı. Buz kırıldı, yol açıldı. Mücadeleye bulunduğumuz her alanda devam ediyoruz, edeceğiz! Faşizme karşı sesimizi daha gür çıkarma zamanı! Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz! Savunma Susmadı Susmayacak!”

    “HUKUKSUZLUKLAR SON BULMALIDIR”

    DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da, savunmanın susmadığını ve susmayacağını dile getirerek, “Kozağaçlı’nın duruşunu, direnişini, ezilenlerin yanında oluşunu yıllardan beri takip ediyoruz. Selçuk Kozağaçlı’nın neden hala içeride tutulmaya çalışıldığını iyi biliyoruz. Hepimiz biliyoruz ki bir talimat geldi ve tahliye edilen Selçuk Kozağaçlı tekrar tutuklandı. Hukuk ne kadar ayaklar altında herkes görüyor. Bu hukuksuzluk son bulmalıdır” diye konuştu.

    Açıklama sloganlar ve alkışlar ile sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Savunmaya Özgürlük Platformu: Av. Şüheda Ronahi Çiftçi serbest bırakılmalıdır-VİDEO

    Savunmaya Özgürlük Platformu: Av. Şüheda Ronahi Çiftçi serbest bırakılmalıdır-VİDEO

    PİRHA- Savunmaya Özgürlük Platformu, tutuklu avukat Şüheda Ronahi Çiftçi için yaptığı açıklamada, “Hakkındaki iddianame derhal hazırlanmalı ve meslektaşımız Şüheda Ronahi Çiftçi serbest bırakılmalıdır” dedi.

    Ankara’da ve Savunmaya Özgürlük Platformu’nun bulunduğu tüm illerde Savunmaya Özgürlük Platformu bileşeni tüm kurumlar, Antalya’da 20 Şubat’ta yapılan ev baskınında gözaltına alınıp tutuklanan Avukat Şüheda Ronahi Çiftçi için eşzamanlı basın açıklamaları yaptı. Ankara’da Adliye önünde gerçekleştirilen basın açıklamasını Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şube Yöneticisi Gizem Özden okudu.

    “ŞÜHEDA RONAHİ ÇİFTÇİ BİR HAK SAVUNUCUSUDUR”

    İnsan hakları savunucusu Avukat Şüheda Ronahi Çiftçi‘nin, 20 Şubat günü örgüt üyeliği suçlamasıyla gözaltına alınıp, 23 Şubat günü tutuklandığını hatırlatan Özden, “Soruşturma dosyasında kısıtlılık kararı olması nedeniyle, savunma avukatlarının dosyayı ve delillerini incelemesi baştan itibaren engellenmiş ve 24 saat süreyle avukat görüş kısıtlaması kararı da verilmiştir. Meslektaşımız, ÇHD ve İHD’ de yönetici ve ÖHD üyesi olup, aynı zamanda Antalya Barosu İnsan Hakları Merkezi aktif üyesi olarak, bütün bu kurumlar adına hapishanelerdeki hak ihlallerinin tespiti ve raporlanması için çalışma yürütmekte olan bir hak savunucusudur” dedi.

    “BÜTÜNÜYLE OLASILIK VE VARSAYIMLAR ÜZERİNE GÖZALTINA ALINDIĞI ORTAYA ÇIKMIŞTIR”

    Hak örgütlerinin önemli bir çalışma alanın da hapishaneler olduğunu belirten Özden, şunları söyledi:

    “Türkiye ve Kürdistan’da yeni inşa edilen birçok S, Y Tipi ve Yüksek Güvenlikli Hapishanelerle birlikte hak ihlalleri artmıştır. Yine Antalya ve ilçeleri ve Burdur ilinde son 3 yılda hapishane sayısı 9’a yükselmiş, Türkiye’nin dört bir yanından binlerce mahpus Antalya hapishanelerine sevk edilmiş ve edilmeye devam etmektedir. Bu gelişmeye paralel olarak, kurumlar ve kurumlarda çalışan hak savunucu avukatların iş yükü ve sorumluluğu daha da artmıştır. Kurumlara sürekli uzak illerde yaşayan mahpus ailelerinden ve avukatlardan yoğun bir şekilde yazılı veya telefon yoluyla başvurular gelmektedir. Telefon başvuruları ise çoğunlukla doğrudan, bir şekilde isim ve iletişim bilgilerini öğrendikleri ya da daha önce bir başvuru takibi nedeniyle temas etmiş oldukları dernek üye ve yöneticisi olan avukatlara gelmektedir.

    Meslektaşımız Şüheda Ronahi Çiftçi’nin 8 Kasım tarihinde bu kapsamda yaptığı bir hapishane ziyaretinden sonra hapishanede yaşanan bir olayla ilgili soruşturmaya dahil edildiği ve 3,5 aylık bir gizli soruşturmaya dayanılarak, bütünüyle olasılık ve varsayımlar üzerine gözaltına alındığı ortaya çıkmıştır.”

    “MANİPÜLATİF HABERLER NEDENİYLE MESLEKTAŞIMIZ İLE BİRLİKTE AİLESİ DE ZARAR GÖRMÜŞTÜR”

    Hükümete yakın medya kuruluşları tarafından Şüheda Ronahi Çifçi’nin hedef gösterildiğinin belirten Özden, “Meslektaşımızı hedef gösteren bir dille haberler yapılmış ve bu haberler internet ortamında onlarca sitede paylaşılmıştır. Manipülatif haberler nedeniyle meslektaşımız ile birlikte ailesi de zarar görmüştür. Devam eden günlerde aynı odaklarca İHD ve ÇHD’yi de hedef gösteren haberler yapılmıştır.

    Soruşturmanın gizliliğini ve Şüheda Ronahi Çiftçi’nin kişilik haklarını zedelediği için haberler hakkında yapılan erişim engeli başvurusu, Manavgat Sulh Ceza Hakimliği tarafından, basın özgürlüğü gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. Bu haberleri yapan ve yayınlayanlar hakkındaki suç duyurusuyla ilgili de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı aynı şekilde takipsizlik kararı vermiştir. Bu saldırgan haberlerin yapıldığı gün, dosya savcısının 1 aylık izne ayrılması ve dosya avukatlarının muhatapsız bırakılmış olması da manidardır. Aynı zamanda yargıyı etkileme ve yönlendirme amacı içerdikleri açık olduğu halde, Antalya C. Başsavcılığı bütün bu haberlerle ilgili resen hiçbir işlem yapmadığı gibi, meslektaşımız hakkındaki iddianame de hala hazırlanmamıştır” diye ekledi.

    “DOSYAYI KİŞİSELLEŞTİRDİĞİ AÇIK OLAN VE GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANAN DOSYA SAVCISINDAN ALINMALIDIR”

    Gizem Özden, Şüheda Ronahi Çiftçi serbest bırakılmasını talep ederek, şunları söyledi:

    “Meslektaşımızın 8 Kasım tarihinde gerçekleşmiş bir olayla ilgili olarak gözaltına alınması ve tutuklanması, aylarca mahkeme önüne çıkarılmaması yeterince büyük bir hak ihlali iken, daha önce örneği görülmemiş bir şekilde, tutuklulukla ilgili itiraz merciinin vermiş olduğu kesin kararın kaldırtılarak, meslektaşımızın tekrar tutuklanması, özgürlük ve güvenlik hakkının ve hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesinin ihlalidir.

    Antalya C. Başsavcılığı gizliliği açıkça ihlal edilen ve delilleri çarpıtılarak ortalığa saçılan soruşturma dosyasında kısıtlama kararını acilen kaldırmalıdır. Dosya savunma avukatlarına açılmalı ve soruşturma, dosyayı kişiselleştirdiği açık olan ve görevini kötüye kullanan dosya savcısından alınmalıdır. Meslektaşımız hakkındaki iddianame derhal hazırlanmalı ve meslektaşımız Şüheda Ronahi Çiftçi serbest bırakılmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Hukukçulardan avukatların gözaltına alınmasına tepki: Savunma susmadı, susmayacak-VİDEO

    Hukukçulardan avukatların gözaltına alınmasına tepki: Savunma susmadı, susmayacak-VİDEO

    PİRHA- Savunmaya Özgürlük Platformu, 2 Temmuz sabahı İstanbul’da ev baskını ile gözaltına alınan ÇHD İstanbul Şube Yöneticisi Av. Naim Eminoğlu ve ÇHD üyesi Av. Doğa İncesu’nun gözaltına alınmasına ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada,”İktidarın muhalif avukatlık pratiğine tahammülsüzlüğünün bilincindeyiz. Yaratmaya çalıştığı biat eden savunmanlığı reddediyoruz” denildi. 

    Hukuk örgütleri, 2 Temmuz sabahı İstanbul’da ev baskını ile gözaltına alınan ÇHD İstanbul Şube Yöneticisi Av. Naim Eminoğlu ve ÇHD üyesi Av. Doğa İncesu’nun gözaltına alınmasını protesto etmek için basın açıklaması yaptı.

    Savunmaya Özgürlük Platformu tarafından ÇHD Ankara Şubesi’nde yapılan açıklamada avukatlar arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep etti.

    Açıklama metnini platform adına Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) avukatlarından Murat Yılmaz okudu.

    “SİYASİ İKTİDARIN MUHALİF AVUKATLIK PRATİĞİNE TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜNÜN BİLİNCİNDEYİZ”

    Murat Yılmaz, “Her gün adliyede mesleki faaliyetlerini sürdüren meslektaşlarımızın ifadeleri davet edilerek alınabilecekken, sabaha karşı ev baskınıyla gözaltına alınmış olmaları kabul edilemezdir” diyerek şöyle devam etti:

    “Keyfi ve hukuksuz uygulamaları her alanda yönetme biçimi olarak dayatan siyasi iktidar, çok açıktır ki bu hukuksuzluğa karşı çıkan avukatları da hedefine almaktadır. Derinleşen yönetememe krizi, toplumsal muhalefete ve onun demokratik kazanımlarına dönük saldırıları beraberinde getirmektedir. Meslektaşlarımızın da içinde yer aldığı gözaltıların nedeni tam da budur. Adil yargılanma hakkının çiğnendiği, hukuki güvenceden yoksunluğun olağanlaştığı günümüzde, yürütmenin yargıya açıktan talimat verdiğini görmekteyiz. Fakat tüm bunlara rağmen, halkın demokratik kazanımlarına sahip çıkarak, ekonomik, siyasi, kültürel, akademik alandaki tüm haksız uygulamalara ve hukuksuzluklara karşı direnmekteyiz. İşçilerin, emekçilerin, ezilenlerin, ötekileştirilenlerin yanında saf tutan avukatlık pratiğimizin, hukuk mücadelesi geleneğimizin hedef alındığının farkındayız. Siyasi iktidarın muhalif avukatlık pratiğine tahammülsüzlüğünün bilincindeyiz. Yaratmaya çalıştığı biat eden savunmanlığı reddediyoruz. Mesleki faaliyetlerimizi hak temelli, ezilenlerden yana sürdürmeye devam edeceğiz. Siyasi iktidarın tüm bu saldırılarına karşı mücadelemizde asla geri adım atmayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.”

    “Savunma susmadı, susmayacak” diyen Murat Yılmaz, gözaltına alınan avukatların serbest bırakılmasını istedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Savunmaya Özgürlük Platformu’ndan ÇHD davası açıklaması: Karar hükümsüzdür!

    Savunmaya Özgürlük Platformu’ndan ÇHD davası açıklaması: Karar hükümsüzdür!

    PİRHA- ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD üyelerinin yargılandığı davada Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Kozağaçlı yönünden dosyanın düzeltilerek onanmasına, Av. Barkın Timtik yönünden onanmasına, yargılanan diğer avukatlar yönünden dosyanın İstinaf İncelemesine gönderilmesine karar verdi. Konuya ilişkin açıklama yapan Savunmaya Özgürlük Platformu, “Bu karar ile uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınmış ‘avukatların müvekkilleri ile özdeşleştirilmemesi’ yasağı açıkça ihlal edilerek tüm yargılama sürecinde meslektaşlarımızın adil yargılanma hakları da ihlal edilmiştir” denildi.

    Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD üyelerinin yargılandığı davada Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından önceki gün karar verildi. Av. Selçuk Kozağaçlı yönünden dosyanın düzeltilerek onanmasına, Av. Barkın Timtik yönünden onanmasına, yargılanan diğer avukatlar yönünden dosyanın İstinaf İncelemesine gönderilmesine karar verildi.

    Bu karara karşı Savunmaya Özgürlük Platformu açıklama yaptı.

    “ADİL YARGILANMA TALEP EDEN MESLEKTAŞIMIZ EBRU TİMTİK, BU UĞURDA HAYATINI KAYBETTİ”

    Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “2013 yılından beri süren, meslektaşlarımız Selçuk Kozağaçlı, Barkın Timtik ve Oya Aslan’ın tutuklu yargılandığı davada Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararını öğrenmiş bulunuyoruz. Karar ile Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik hakkındaki mahkûmiyet kararları onanırken yargılanan diğer meslektaşlarımız hakkında dosyanın istinaf incelemesinden geçmesine karar verildi.

    11 yıllık yargılama sürecinde, yargılamaya konu dijitallerin; sahteliği defalarca ispat edilmesine, birçoğu ‘sahte delil üretmekten’ yargılanmış polis, hâkim ve savcılarca oluşturuldukları ispatlanmasına; duruşma salonuna getirilemeyen akıl hastası, bağımlı tanıkların yalanları ortaya çıkarılmasına rağmen meslektaşlarımızın mahkûmiyet kararları onanmıştır.

    İlk gözaltına alındıkları günden başlayarak meslektaşlarımız siyasal iktidar tarafından kriminalize edilmeye çalışılmış, 2018 yılında tamamı tahliye edilen meslektaşlarımız aradan 10 saat geçmeden yeniden gözaltına alınarak tutuklanmış ve davayı yürüten heyet değiştirilmiştir. Yargılama süresinde adil yargılanma hakkını talep eden meslektaşımız Ebru Timtik bu uğurda hayatını kaybetmiştir.

    “BU KARAR HÜKÜMSÜZDÜR, AVUKATLIĞI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Toplamda 7 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan meslektaşlarımız hakkında Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nce verilen kararda gerekçeye yer verilmemiş, tüm bu hukuksuzluklara göz yumulmuştur. Hazırlık aşamasında beyanı alınan 16 tanık duruşma salonunda dinlenmemiş olmasına rağmen, dosya dahi okunmadan verilen kararda yalnızca 3 tanığın kovuşturma aşamasında dinlenmediğinden bahsedilmiş, üstelik bu durum ‘hukuka uygun’ bulunmuştur. Mahkumiyet için yargılamanın hazırlık aşaması yeterli görülmüştür.

    Bu karar ile uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınmış ‘avukatların müvekkilleri ile özdeşleştirilmemesi’ yasağı açıkça ihlal edilerek tüm yargılama sürecinde meslektaşlarımızın adil yargılanma hakları da ihlal edilmiştir.

    Bu karar ile meslektaşlarımızın halkın, yoksulların, emekçilerin avukatlığını yapmaları mahkûm edilmeye çalışılmaktadır. Avukatlık yapmak suç değildir. Meslektaşlarımızın dediği gibi: bu karar hükümsüzdür. Bugüne kadar hep olduğu gibi meslektaşlarımızın yanında olmaya, avukatlığı savunmaya devam edeceğiz.

    PİRHA/ANKARA

     

  • ‘Savunmaya Özgürlük Platformu’ kuruldu: Savunmayı Savunacağız! -VİDEO

    ‘Savunmaya Özgürlük Platformu’ kuruldu: Savunmayı Savunacağız! -VİDEO

    PİRHA- Hukuk örgütleri, 5 Nisan Dünya Avukatlar Günü’nde “Savunmaya Özgürlük Platformu”nu kurdu. Yapılan açıklamada, “Bu platformun, savunma mesleğine yönelen saldırılar karşısında gücünü birliğinden alan bir kalkan oluşturabilmesini ama aynı zamanda toplumun geniş kesimlerinin savunma hakkının da bir güvencesi olabilmesini umuyoruz” denildi.

    Yargılanan meslektaşlarının yargılama süreçlerini takip etmek ve dayanışma göstermek amacıyla yan yana mücadele eden hukuk örgütleri, 5 Nisan Dünya Avukatlar Günü’nde “Savunmaya Özgürlük Platformu”nu kurdu.

    Kuruluş deklarasyonunu paylaşmak üzere Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara Şubesi’nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya hukukçuların yani sıra DEM Parti Milletvekilleri Sümeyye Boz, Ömer Faruk Hülagü, Ferit Şenyaşar, DEM Parti Hukuk Eş Sözcüsü Öztürk Türkdoğan katıldı.
    Açılış konuşmasını Toplumsal Hukuk Derneği’nden Barış Barışık yaparken, basın metnini Avukat Şevin Kaya okudu.

    “MUHALİF TÜM KESİMLER GİBİ BİZLER DE SALDIRI DALGASINDAN NASİBİMİZİ ALIYORUZ”

    Şevin Kaya, “yargı mekanizmasının tüm gövdesiyle siyasal iktidara bağlandığı, hukuk güvencesi ilkesi yerine keyfiliğin norma dönüştüğü bir dönemden geçiyoruz” dedi. Kaya, şunları söyledi:

    “Avukatlar olarak bu ağır şartlar altında bir yandan mesleğimizi icra etmeye çalışıyor, diğer yandan toplumun devrimci, demokrat, yurtsever yahut en geniş tanımıyla muhalif tüm kesimleri gibi bizler de bu saldırı dalgasından her gün nasibimizi alıyoruz.
    Özünde adalet mücadelesi; avukatların toplumsal savunma mesleğinin öznesi olmalarının sonucu olarak esasen temsil ettikleri değerin müvekkilleri değil, müvekkillerinin tarihsel ve toplumsal hakları olduğunu, avukatlıklarını yaptıkları kişi/talep/değer üzerinden suçlanmamalarını, cezalandırılmamalarını sağlayacak uluslararası ilkeler geliştirmiştir. Ne var ki ulusal ve uluslararası kazanımlarımız, avukatın savunma dokunulmazlığı, müvekkiliyle özdeşleştirilmemesi kuralı, bağımsız ve kamusal örgütlenme hakkı tehlike altındadır. Avukatlar, mesleki/deontolojik/etik ilke ve kuralların ihlali dışında, mesleki sınırlar içindeki faaliyetleri sebebiyle veya müvekkillerine isnad edilen suç ile özdeşleştirilerek, yargılanmakta, tutuklanmaktadır.

    Avukatın müvekkiline gözaltında susma hakkını hatırlatması, hapishaneleri “ısrarla” ziyaret etmesi gibi mesleki faaliyetlerinin kriminalize edilmesinin yanında, bugün müvekkillinin cezaevi hesabına “para yatırmak”, “kitap göndermek” gibi etkinlikler suçlama konusu olabilmektedir. Siyasi operasyonlar kapsamında gözaltına alınan kişilere “avukatını nereden buldukları”, banka hesapları üzerinden gönderdikleri avukatlık vekalet ücretleri dahi isnada dönük ifade sorusu olarak yöneltilmeye başlanmıştır. Gözaltı takipleri, hapishane ziyaretleri, savunma dilekçe ve/veya beyanları, işkence ve kötü muameleye ilişkin açıklamalar örgütsel bağlantı izafıyla karşılaşmaktadır.”

    “MESLEKTAŞLARIMIZ DEFALARCA MESLEKİ FAALİYETLERİ NEDENİYLE HEDEF ALINDI”

    2 gün önce Çağlayan Adliyesi’nde ve Van ilinde Van halkının iradesinin gasp edilmesine karşı toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanmak isteyen meslektaşlarının keyfi şekilde engellenmek istendiğini ve işkence ile gözaltına alındığını hatırlatan Kaya, “Şubat ayında masumiyet karinesi, avukatın müvekkiliyle özdeşleştirilmesi yasağı gibi en temel ilkeler göz ardı edilerek meslektaşlarımız Nazan Betül Vangölü Kozağaçlı, Seda Şaraldı ve Didem Baydar Ünsal tutuklandı. Hemen ardından Antalya’dan meslektaşımız Av. Şüheda Ronahi Çiftçi de tutuklandı. Meslektaşlarımızın tutuklanma gerekçeleri farklı olsa dahi her iki örnekte de ana akım medyaya haklarında asılsız bilgiler servis edildi, hedef gösterildiler, linç edilmek istendiler. Avukatlığa yönelen saldırıların yeni olmadığını elbette biliyoruz. Daha önce de onlarca meslektaşımız gözaltı, tutuklama, soruşturma, sürgüne maruz kaldı ve onlarca meslektaşımız katledildi. Meslektaşlarımız defalarca mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef alındı. Bu anlamda bugün yaşananların dönemsel olmadığını biliyoruz. Aksine bağımsız savunma, bağımsız avukatlık, sosyal, siyasal ve ekonomik olarak uzunca bir süredir tehlike altında. Avukatlık mesleği, bir bütün olarak tehlike altında ve toplumsal işlevinden arındırılmak istenmekte” dedi.

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Bizler, avukatlık mesleğini toplumsal mücadelenin yanında, halkların, ezilenlerin, muhaliflerin, yoksulların hak ve özgürlüklerini koruma ve güçlendirme çabasıyla yürüten avukatlarız. Bu anlamda bizleri hedef alan bu saldırıların esasında toplumsal muhalefeti hedef alan saldırılarla içiçe geçtiğinin bilincindeyiz. Mesleğimizin temel prensiplerini koruma ve saldırıların en doğrudan hedefi haline gelmiş meslektaşlarımızla dayanışma mücadelesini memleketin genelindeki adalet mücadelesinden ayrıksı görmüyoruz. Her geçen gün daha da sertleşen bu iklimde bir araya gelerek direnç göstermek ve mücadele etmekten başka bir çıkış olmadığını çok ama çok iyi biliyoruz.

    “DİRENECEĞİZ”

    Şevin Kaya, Savunmaya Özgürlük Platformu’nun, savunma mesleğine yönelen saldırılar karşısında gücünü birliğinden alan bir kalkan oluşturabilmesini ama aynı zamanda toplumun geniş kesimlerinin savunma hakkının da bir güvencesi olabilmesini umduklarını belirterek ne yapılması gerektiğini şöyle sıraladı:

    Bu koşullar altında, hem mesleki haklarımızda, hem de bir bütün olarak temel hak ve özgürlüklerimizde direneceğiz! Kendisini direnme hakkının kullanımıyla inşa eden insan haklarında direneceğiz! Ulusal ve Uluslararası kazanımlarımızda direneceğiz! Meslek kuruluşlarımızda direneceğiz!

    Avukatların savunma dokunulmazlığında, bağımsız savunma hattında direneceğiz!

    Avukatlık mesleğinin korunma mekanizmalarında, Avukatlık Kanununda, Turin İlkelerinde, Havana Kurallarında, Morelia Şartı’nda direneceğiz!

    Avukatın savunduğu hakkın toplumsal savunmanın kendisi olduğu adil bir ceza adalet sisteminin kurulması için direneceğiz!

    Avukat haklarının daha güçlü kazanımlarla taçlandığı normatif düzenlemelerin ihdası için direneceğiz!

    Avukatların mesleki faaliyetleri sebebiyle suçlanmaması, ve tutuksuz yargılanma ilkesinde direneceğiz!

    Savunmayı Savunacağız!

    Barolarımız ve barolar Birliğini bu yönde etkin mücadeleye çekeceğiz!

    Bu minvalde, dayanışmayı ve mücadeleyi büyütmek üzere avukatlık mesleğine dönük saldırılara karşı birlikte durmak gerektiği bilinciyle bir araya gelerek “Savunmaya Özgürlük Platformu” kuruluşumuzu ilan ederiz.

    5 Nisan Avukatlık Gününde, birlikteliğimizden aldığımız güçle omuz omuza direneceğimiz bir Savunma Hakları mücadelesini örgütlemeye tüm meslektaşlarımızı çağırıyoruz.”

    “TÜRKİYE’DE BİR ÇOK ADALETSİZLİK OLUYOR”

    Açıklama sonrasında konuşan DEM Parti Hukuk Eş Sözcüsü Öztürk Türkdoğan, platformunun öneminin altını çizerek, “Hepimiz uzun yıllardır savunmayı savunuyoruz. Çok sayıda meslektaşımız şu an tutsak edilmiş durumda. Bu platformun tutsak arkadaşlarımızın özgür bırakılması konusunda faydalı olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    Konuşmasına, 5 Nisan Avukatlar Günü’nü kutlayarak başlayan Ferit Şenyaşar ise, “Bir anne 6 yıldır adalet arıyor. Türkiye’de bir çok adaletsizlik oluyor. Adalet arayışına devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA