Etiket: sebze

  • Veteriner Hekimleri Birliği gıda alışverişinde halkı uyardı

    Veteriner Hekimleri Birliği gıda alışverişinde halkı uyardı

    Türk Veteriner Hekimleri Birliği, gıda alışverişleri konusunda halkı uyardı.

    Türk Veteriner Hekimleri Birliği, ‘Ramazan’da Corona Tedbirleri’ başlığı ile alışverişlerde gıda temini sırasında alınması gereken önlemlerle ilgili uyardı.

    Türk Veteriner Hekimleri Birliği’nden yapılan açıklamada şunlar belirtildi:

    “Günümüze kadar ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan bildirimlere göre, koronavirüs hastalığının (COVID-19) insanlara gıdalarla bulaştığına dair bilimsel bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak hastalığın gıda alışverişi esnasında hastalığı taşıyan kişilerle yakın temas veya sıklıkla temas edilen yüzeylere veya cisimlere dokunduktan sonrasında ellerin ağız, burun ve göze götürülmesiyle bulaşabileceği ifade edilmektedir. Bu noktada gıdaları da bir cisim gibi düşünmek mümkündür. Bu nedenle COVID-19’un bulaşmasının önlenmesi için genel gıda hijyeni tedbirlerine uyulması tavsiye edilmektedir.

    Salgının kontrol altında tutulabilmesi için tedbirin elden bırakılmaması gerekmektedir.

    Gıda alışverişinde;

    – Alışveriş listesi oluşturularak 1-2 haftalık ihtiyaç toplu olarak alınması etkene maruziyet riskini azaltmaktadır.

    – Evden çıkmadan, sıklıkla temas edilen yüzeylere, çiğ gıdalara temastan sonra ve eve döndükten sonra ellerin sabun ve su ile iyice yıkanması gerekmektedir.

    – Kapalı ve toplu alanlarda mutlaka maske takılmalıdır.

    – Market arabalarının tutma kolları sıklıkla temas edilen yüzeyler olduğundan risklidir. Yine markette sıklıkla temas edilen yüzeylerde de virüs bulunabilir. Buralara mümkün olduğunca az temas edilmeli ve alışveriş süresince eller yüze götürülmemelidir.

    – Gıdalar elle değil gözle seçilmelidir. El temasının sınırlandırıldığı gıdalar tercih edilmelidir.

    – Müşteri ve çalışanlarla iki metrelik sosyal mesafe korunmalıdır.

    – Mümkün olduğunca temassız ödeme seçenekleri kullanılmalıdır.

    – Sebze ve meyveler duru su ile iyice yıkandıktan sonra, et ve et ürünleri ise iyice pişirildikten sonra tüketilmelidir.

    – Çapraz bulaşmanın önlenmesi amacıyla, çiğ tüketilecek gıdalar ile piştikten sonra tüketilecek gıdaların hazırlanmasında farklı mutfak gereçleri kullanılmalı ve temasları önlenmelidir.

    – Eve geldikten sora market poşetlerinin içindeki kapalı ambalajlı ürünler deterjanlı su yerine duru suyla yıkandıktan sonra güneş altında çok uzun süre bekletilmeden kuruttuktan sonra dolaba yerleştirilmelidir.

    – Sosyal mesafenin korunması ve temasın azaltılması COVID-19 ile mücadelede en önemli tedbirler arasındadır.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Pazarda alan da satan da fiyatlardan memnun değil-1-VİDEO

    Pazarda alan da satan da fiyatlardan memnun değil-1-VİDEO

    PİRHA – Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Meyve-sebze satışlarını artık belediyeler yapacak”  açıklamasının ardından pazar esnafının yüzü asıldı. Son bir yılda ekonomik kriz sebebiyle dibe vurduklarını ifade eden pazarcılar birçok meslektaşlarının artık tezgah açamadıklarını ifade etti. Alışveriş için semt pazarlarını tercih eden yurttaşlar ise “Kriz sebebiyle kemerlerimizde sıkacak delik kalmadı” dedi.

    Hükümetin yeni aldığı kararla birlikte artık belediyeler şehrin çeşitli noktalarında sabit satış merkezleri kurarak meyve – sebze satışı yapacak. Uygulama gelecek hafta ilk olarak Ankara ve İstanbul’da devreye konulacak. Peki bu karara pazar esnafının tepkisi ne yönde olacak, konuyu yerinde, Ankara’nın Çankaya ilçesindeki 100. Yıl semt pazarında araştırdık.

    PAZARCILAR MESLEKLERİNİ BIRAKIR HALE GELDİ

    40 yıldır pazarcılık yaptığını belirten Hüseyin Zafer, piyasayı “İçler acısı” olarak yorumlarken, belediyelerin meyve – sebze satış kararının kendilerini olumsuz yönde etkileyeceğini söyledi. Zafer ayrıca üretimdeki gerilemeye işaret ederek, “Masrafların yüksek olması sebebiyle çiftçi bile üretmeyi bıraktı. Soğanı dışarıdan ithal etmeye başladık. Yani belediyelerin satışa dahil olması çözüm değil ki. Önce üreticiye destek olunup, gübre, mazot fiyatlarının düşürülmesi gerek. Vatandaş, asgari ücretin altında emekli maaşı alıyor. İnsanların sosyal yaşantısını rahatlatıp, refaha ulaşması gerek” dedi.

    “DURUMLAR VAHİM”

    Hüseyin Zafer’in dikkat çektiği önemli konulardan birisi de pazar esnafının artık tezgah açamayacak düzeye gelmesi oldu. “Arkadaşlarımız işlerini bırakıyor” diyen Zafer, sözlerine şöyle devam etti:

    “Ben haftada ancak 3 gün tezgah açabiliyorum. Masrafı çıkarmıyor ne yapayım. ‘Enflasyon düştü’ diyorlar, hayır efendim. Gelip araştıran soran yok. Pazarcı günde ancak 100- 150 TL kazanabiliyor. Şu an ucuza mal alamıyoruz. Ürünlerin pahalı olması komisyoncunun, aracının kazanmasına sebep oluyor. Pazarcı ise batıyor. Zaten ismi üzerinde yaş sebze meyve…”

    “SOĞAN OLMUŞ 5 TL VATANDAŞ NE YAPSIN”

    Pazar esnafından Abdurrahman Yazıcı ise 36 yıldır tezgah açıyor. “En kötü yılımı yaşıyorum” diyen Yazıcı da vatandaşın gelir durumunun düştüğünü ifade ederek iktidarın ekonomi politikalarını şu sözlerle eleştirdi:

    Asgari ücret ve emekli maaşları ortada. Vatandaş, SSK ve BAĞ-KUR’a 30 sene pirim yatırıp 1000 TL maaş alıyor. Allah’tan reva mı yani? 1 kg soğan, patates 5 TL oldu. Vatandaş ne alıp ne yiyecek? Devletimiz köylüye değer vermedi. Köylü de ekemeyince fiyatlar böyle pahalı hale geldi. Hâlbuki tarım ülkesinde yaşıyoruz. İş yok güç yok. Vatandaş ne alıp yiyecek?”

    “ARKADAŞLARIMIZ TEKER TEKER KAPATIP GİTTİ”

    Pazarcıların artan fiyatlar sebebiyle tezgah açamadıklarına dikkat çeken Yazıcı “Birçok arkadaşımız tek tek işi bırakıp gittiler” ifadesini kullanıp “pazarcı, malı getiriyor ama satamıyor. Hep zarar hep ziyan… Bırakıp gidenler halen de sürüyor” dedi.

    “YORUM YAPARSAM BENİ İÇERİ ALIRLAR”

    Pazarın asıl dertli bir diğer kesimi de alıcılar. Fiyatların fahiş oranda çıktığını söyleyen bir vatandaş “Yorum yaparsam içeri alırlar. Bu nedenle konuşmayayım” sözleriyle kaygılarını ifade ederek “Ekonomik kriz nedeniyle kemerlerimizde sıkacak delik kalmadı” dedi.

    Pazarın kadın müşterileri ise krizin yıkıcı hale geldiğini belirterek “Pazarda bir yıl önce 100-150 TL harcadığımızda pek çok şey alabiliyorduk. Her ürüne %100 zam olduğu için ihtiyaçlarımızın ancak yarısını alabiliyoruz” dediler.

    Cebrail ARSLAN-Eren Güven/ANKARA

     

  • Alınteri ile oyduğu ağaçlarla ve yetiştirdiği sebzeler ile ekmeğini kazanıyor-VİDEO

    Alınteri ile oyduğu ağaçlarla ve yetiştirdiği sebzeler ile ekmeğini kazanıyor-VİDEO

    PİRHA- Antalya Finike’de 47 senelik kamyon şoförlüğü yaptıktan sonra geçim sıkıntısı nedeniyle kendi emeği ile oyduğu ağaçtan malzemeleri ve yetiştirdiği sebzeleri pazarlayarak yaşam mücadelesi veren Duray Metin PİRHA’ya konuştu. Emekli maaşının yetmediğini belirten Duray Metin akşam eve ekmek götürmek için mecbur mücadele etmeye çalıştığını belirtti.

    Haberin videosu

    Duray Metin, Antalya Finike’de 47 yıl kamyon şoförlüğü yaptı. Sonrasında ise geçim sıkıntısı nedeniyle kendi oyduğu ağaçtan malzemeleri ve yetiştirdiği sebzeleri pazarlayarak yaşam mücadelesi veriyor.

    3 torun okuttuğunu söyleyen Duray Metin, “63 yaşından sonra hırsızlık yapamayacağımıza göre mecburi ekmek parası kazanmak zorundayız” diyerek şöyle konuştu:

    “47 sene kamyonculuk yaptım ve emekli oldum. Pazarcılığa başlayarak kendi eşyalarımı hızarlarda biçtirip alınteri göz nuru ile değerlendirmeye çalışıyorum. Boş duracağımıza bir çorba kaynatmaya çalışıyoruz. Biraz da çiftçiliğim var ama çiftçilik mazot parasına denk gelmiyor. Tarlalarımız bütünüyle boş kaldı, ektiğimiz ürünün karşılığı alamıyoruz. 63 yaşından sonra hırsızlık yapamayacağımıza göre mecburi ekmek parası kazanmak zorundayız. Emekli maaşı yetmiyor.”

    “VATANDAŞIN ALIN TERİNİ VERMİYORLAR”

    Kendi emeği ile ürettiği tahta malzemeler ve yetiştirdiği sebzeler ile geçindiğini söyleyen Metin, alınterinin karşılığını alamadıklarını vurgulayarak şöyle dedi:

    “Burada kaşık, oklava, ceviz, lahana, katmer böreği ve benzeri şeyler satıyorum. Bunları kendim üretiyorum. Mesela bu fasulye bin kere seçiliyor. İçinde bir tane çürük çıktı mı vatandaş beğenmiyor, haklı da. Bu ülkenin bu kadar toprağı varken dışarıdan ihracat yapıyorlar. Vatandaşın alın terini vermiyorlar. İşleri güçleri kendileri. Emeğimin karşılığını aldığım da almadığım da oluyor. Akşama kadar evimize bir ekmek götürdük mü şükrediyoruz. 3 tane torun okutuyorum. Mücadele edip ayakta durmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    Ersin ÖZGÜL / ANTALYA