Etiket: seçim güvenliği

  • Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Özgür Yaldız’dan seçim hilelerine karşı uyarı-VİDEO

    Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Özgür Yaldız’dan seçim hilelerine karşı uyarı-VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Hatay Milletvekili adayı Avukat Özgür Yaldız, deprem bölgelerinde oy sayımı yapılırken herhangi bir güvenlik tedbiri bulunmamasından kaynaklı yapılabilecek olan hilelere karşı sandık görevlilerini ve seçmenleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

    14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi yapılacak. Yeşil Sol Parti Hatay Milletvekili Adayı Avukat Özgür Yaldız, seçim güvenliği konusunun önemine dikkat çekti. Yaldız, geçmiş seçimlerde iktidarın ve yandaş partilerin sandık güvenliğini hiçe saydığını, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) hukuka aykırı kararlarını hatırlatarak yurttaşların bu konudaki kaygılarının yersiz olmadığını ifade etti.

    YURTTAŞ NE YAPMALI?

    Seçim güvenliğine ilişkin kaygıya karşın seçmenin sandıklarda görevli olmasını veya oy sayımına tanık olmasını öneren Özgür Yaldız şunları söyledi:

    “Yurttaş siyasi partilerin sandık kurulu üyeliklerine kayıt olabilirler, müşahit olabilirler, bağımsız kuruluşlar adına seçim gözlemcisi olarak sandıklarda bulunabilirler. Seçim başladığı andan itibaren akşam seçim sonuçlanana kadar geçen süreç içerisinde sandıkları düzgün ve dikkatli bir şekilde takip etmek gerekiyor. Oy sayımına katılma, sayım bittikten sonra da ıslak imzalı tutanak alıp çalışma yürüttüğü kurula, eğer parti üyesiyse kendi partisinin bulunduğu il ve ilçe teşkilatlarına ıslak imzalı tutanağı ulaştırmak zorunda.”

    “DEPREM BÖLGESİNDEKİ HİLELERE DİKKAT EDİLMELİ”

    Avukat Özgür Yaldız, özellikle deprem bölgelerinde yapılabilecek hilelere karşı seçmeni ve sandık görevlilerini uyararak, “Deprem bölgesinde hakkında gaiplik kararı verilmemiş olan seçmenlerle ilgili oy kullandırılma riskine karşı orada bulunan müşahit ve sandık görevlilerinin kimlikleri doğru kontrol etmesi gerekiyor. Oy kullanmaya gelen kişi ile kimlikteki kişi benzemiyorsa derhal tutanak tutup kayıt altına alması gerekiyor” dedi.

    Deprem bölgelerinde oy kullanımı ve sayımı konteynırlarda yapılacağından, buralarda güvenlik kamerası ve güvenlik tedbirleri bulunmayacak. Bu sebeple oy sayımında hızlı bir el çabukluğu ve benzeri hilelerle sonuçların değiştirilmesinin mümkün olduğunu belirten Yaldız, buralarda görev alacak kişilerin çok dikkatli olması gerektiğini söyledi.

    “SAYIM BİTENE KADAR SANDIK BAŞINDA OLUNMALI”

    Öte yandan YSK’nin hukuka uymayan kararlar almaması için yurttaşların sürekli tetikte olması gerektiğini vurgulayan Yaldız, yurttaşlara sayımlar bitene kadar sandık başında olmaları konusunda çağrıda bulundu.

    Diren KESER- Fatoş SARIKAYA/ HATAY

  • Zeynel Özen, Hacettepe Üniversitesi’ndeki usulsüzlüğü açıkladı!

    Zeynel Özen, Hacettepe Üniversitesi’ndeki usulsüzlüğü açıkladı!

    PİRHA – Milletvekili Zeynel Özen, kamu kurumlarından yapılan rutin sandık kurulu atamalarının çeşitli gerekçeler gösterilerek yapılmadığını gündeme getirdi. Zeynel Özen, Milli Eğitim Bakanı Özer’e, “Hacettepe Üniversitesi bünyesindeki tüm birimlerden aldıkları görevli listelerini neden ilgili seçim kurullarına ulaştırmamıştır?” diye sordu.

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, kamu kurumlarından yapılan rutin sandık kurulu atamalarına dair Hacettepe Üniversitesi’nde usulsüzlük yapıldığını gündeme getirdi.

    Zeynel Özen, Hacettepe Üniversitesi bünyesindeki tüm birimlerden alınan görevli listelerinin ilgili secim kurullarına verilmediğini açıkladı.

    Milletvekili Özen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde “14 Mayıs 2023 genel seçimleri için daha önceki seçimlerde olduğu gibi kamu kurumlarından yapılan rutin sandık kurulu atamalarının bu sene çeşitli gerekçeler gösterilerek yapılmadığına dair haberler kamuoyuna yansımaktadır. En son benzeri bir durum Hacettepe Üniversitesi’nde yaşanmıştır. Üniversite bünyesindeki tüm birimlerden alınan görevli listelerinin ilgili secim kurullarına verilmediği ortaya çıkmıştır. Buna gerekçe olarak da Personel Daire Başkanlığı’nın unuttuğu ifade edilmiştir. Kamuoyunda bu duruma dair ciddi şüpheler mevcuttur” dedi.

    YETKİLİLER HAKKINDA SORUŞTURMA AÇILMIŞ MIDIR?”

    Zeynel Özen, konuya dair Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer tarafından şu soruların yanıtlanmasını da talep etti:

    “Hacettepe Üniversitesi bünyesindeki tüm birimlerden aldıkları görevli listelerini neden ilgili seçim kurullarına ulaştırmamıştır?

    Hacettepe Üniversitesi’ndeki görevlilerin listelerini seçim kurullarına ulaştırmayan yetkililer hakkında herhangi bir soruşturma açılmış mıdır?

    Türkiye genelinde kaç üniversite ve okulda görevli listeleri toplanmasına karşın ilgili seçim kurullarına intikal etmemiştir?”

    PİRHA/ANKARA

  • Doç. Dr. Veysel Dinler: ‘Hile var’ algısı yaratmak iktidarın her zaman işine gelir

    Doç. Dr. Veysel Dinler: ‘Hile var’ algısı yaratmak iktidarın her zaman işine gelir

    PİRHA-Türkiye’deki seçimlerde ‘hile’ olduğu meselesinin en çok AKP döneminde konuşulduğunu belirten Anayasa ve Siyasal Kurumlar Uzmanı Doç. Dr. Veysel Dinler, “Hile var algısı yaratmak iktidarın her zaman işine gelir. Hile algısını yaymak, gerçekten hile yapılmasından daha olumsuz bir etki yapar” dedi. Dinler ekledi: Türkiye’de seçimi kazanan söke söke alır. Kaybeden de tıpış tıpış gider, seke seke arkasına bakmadan gider. Korkma, kimse kaybedenin arkasında durmaz.

    Anayasa ve Siyasal Kurumlar Uzmanı Doç. Dr. Veysel Dinler, 14 Mayıs seçimlerine ilişkin bir yazı kaleme aldı. Türkiye’deki seçimlerde ‘hile’ olduğu meselesinin AKP iktidarı döneminde en çok konuşulduğunu belirten Dinler, hile algısı yaratmanın hile yapmaktan daha kolay ve etkili olduğunu söyledi.

    Dinler‘in yazısından öne çıkan satır başları şöyle:

    “Türkiye’de seçimlerde “hile” olduğu meselesi, AKP iktidarına kadar bu denli konuşulmamıştı. İktidar partileri her zaman devlet gücünü kullanmışlar ve iktidarlarını sürdürmeyi denemişlerdir. Ancak hile algısı, bazen gerçekliğin üzerine çıkmaktadır.

    HİLE ALGISI YARATMAK HİLE YAPMAKTAN KOLAY VE ETKİLİDİR

    İktidar kanadından zaman zaman sabah neşesi kıvamında “Türkiye seçimlerin en güvenli yapıldığı ülkelerin başında gelmektedir” açıklamaları gelse de “hile yok” algısını yaratmak için ciddi bir çaba içine girdiği görülmemiştir.

    Çünkü girmesi de anlamsızdır. Hile var algısı yaratmak iktidarın her zaman işine gelir. Hile olduğu düşüncesiyle bir AKP veya MHP seçmeninin oy vermekten kaçınması, sandıkta görev almak istememesi beklenemez. Ancak “hile” algısı, muhalif seçmene oyunu zaten 1-0 yenik başlatmaktadır. Hile olduğu düşüncesi, “zaten kazanacaklar”, “ne yapar eder kazanırlar” fikri bizzat muhalif seçmen tarafından, muhalif seçmene pompalanan en büyük anti-propagandadır. İktidar bunu yapmaya çalışsa bu kadar başarılı olamaz.

    Baştan yenilgiyi kabul eden bir seçmene karşı seçim kazanmak kadar kolay ne olabilir ki? Moral ve motivasyon üstünlüğü kimde ise, seçimin müstakbel galibi de odur.
    Hile algısı yaratmak, hile yapmaktan kolay ve etkilidir. Kolaydır. Çünkü hile yaparken yakalanma riski vardır. Algı yaratırsan yakalanmazsın, hatta algıyı muhalif seçmene yaptırırsın: Bir taşla iki kuş. Her kim olursa olsun, bir gün yargılanma korkusuyla suç olan bir eyleme girişmek istemez. Bu sebeple hile yapmak için, hile yapacak insanları da bulmak gerekir. Çok kişinin bildiği sır değildir. Bu sebeple hile yapmak zordur.

    Hile algısı, hileden daha etkilidir. Sadece algı ile yüzbinlerce muhalif seçmeni sandıktan uzak tutmak mı daha etkili olur, yoksa bir sandıkta 2 tane 3 tane AKP’ye fazla oy çıkarmak mı? Kaldı ki, sandığa sahip çıkan bir seçmen, sandıkta hile yapılmasının önüne geçebilir. Ben size hile yapılmayacak demiyorum. Çalışılarak, görevini iyi yaparak hilenin önüne büyük ölçüde geçebilirsin, bu da seçim sonucuna etki edecek düzeyde olmaz diyorum. Hile algısını yaymak, gerçekten hile yapılmasından daha olumsuz bir etki yapar diyorum.

    “ANAYASA VE KANUNALRA GÖRE ZAMANI GELMİŞ SEÇİMİ YAPMAKTAN KİM KAÇABİLİR?”

    Kim kazanamayacağı seçimi yapmazmış? Anayasa ve kanunlara göre zamanı gelmiş seçimi yapmaktan kim kaçabilir? Anayasanın ve kanunların harfiyen işlediğini söyleyemeyiz. Ancak otoriter rejimler de dahil olmak üzere, iktidarların güç tazeleme araçları seçimlerdir. Türkiye’de seçmen, sağcı, solcu fark etmez, sandığı çok önemser. Sandıktan kaçmak bir güçsüzlük emaresidir.
    Seçimlerden kaçış yok. Ancak bunun zamanını ayarlamak veya bazı devlet kurumlarıyla kendi lehine kolaylaştırması mümkündür. Zaten bunu yapıyor. Her ne kadar iktidar cenahı “deprem sebebiyle seçimlerin ertelenmesi” senaryosuna karşı gibi dursa da biliyoruz ki, bu iddialar boş yere atılmaz, kamuoyuna bir yoklama çekilir. Normal zamanda 18 Haziran’da yapılması gereken seçimin, iki aylık hızlandırılmış biçimde 14 Mayıs’a alınması, bir strateji. Seçimler 1 ay sonra yapılsaydı depremzedelerin organizasyonu daha kolay olacaktı ama bu mesele aceleye getirildi. 1 ay daha uzun sürecek propaganda sürecine iktidarın ne enerjisi ne motivasyonu var. Mecburen bütün çılgın projeleri, bu kısa süreye sıkıştırıp, en azından kendi seçmenini tutma, kararsızların kafası daha çok karışmadan onları etkileme derdinde.

    Sonuç olarak, “kazanamayacağı seçime girmez” tamamen muhalif seçmenin umutsuzluğu sonucu, kendi kendine ürettiği bir evham. Bugün zarlar hileli bile olsa, muhalefetin hala kazanma şansı var ve hatta bu yüksek bir ihtimal. 2023 seçimlerinde mevcut iktidarın devamı, korkulan pek çok şeyin gerçekleşmesine yol açabilir. Yani otoriter rejim fiili olmaktan hukuki olmaya dönebilir. 2028 seçimleri Ortadoğu diktatörlüklerinde olduğu gibi yaratılacak “yerli ve milli muhalefet” ile “seçimmiş gibi” olabilir. Bütün olumsuzluklara rağmen, henüz o aşamada değiliz. Bu fırsatı iyi kullanmaktan başka çaremiz de yok. Bu seçime tüm muhaliflerin “armudun sapı, üzümün çöpü” demeden asılması ve mümkün olduğu kadar duygularından sıyrılıp, stratejik oy kullanmaları gerekir.

    “KAZANAN SÖKE SÖKE ALIR, KAYBEDEN TIPIŞ TIPIŞ GİDER!”

    “Kaybetse de gitmez!” muhalifleri karamsarlığa sokan başka bir anti-motivasyondur. Muhalifler bu kadar karamsar olduktan sonra, iktidarın seçimleri kazanması çocuk oyuncağıdır. Kaybettiği halde gitmeyen bir kişi 1994 yılında Belarus bağımsızlığa kavuştuğundan beri devlet başkanlığını yürüten Lukaşenko’dur. Hatta seçimlerden sonra Kaleşnikof ile sokağa çıkmış ve göstericilere gözdağı vermek için havaya ateş etmiştir.

    Tüm eksik ve aksaklıklarına rağmen Türkiye’de bir demokrasi kültürü vardır. “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” düsturuyla doğmuş Türkiye Cumhuriyeti ile zaten diktatörlükle ölü doğmuş Belarus’u karıştırmamak gerekir. Bunu söylemekle birlikte, artık devletleşen Ak Partinin, devlete kazık çakmak için ve resmi bir parti devletine dönüşmek için önümüzdeki 5 yılın yeterli olduğunu da görmek gerekir. 2023 o yüzden son eşiktir.

    Türkiye’de seçimi kazanan söke söke alır. Kaybeden de tıpış tıpış gider, seke seke arkasına bakmadan gider. Korkma, kimse kaybedenin arkasında durmaz. Halkımız keriz değil, kazananı, kaybedeni en iyi o bilir. Kazandığın seçimi söke söke koparamayacaksan, o seçime hiç girme! Cumhurbaşkanlığı, milletvekilliği, belediye başkanlığı gibi seçimle gelinen görevler, seçim tamamlandığı anda başlar. YSK’nin mazbata vermesi formalitedir. Sen kazandığını biliyorsan, hiçbir güç o koltuğa oturmanı engelleyemez. Yeter ki, önce seçimi kazan.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Avukatlardan uyarı: Oy sayımının her aşamasına sahip çıkılmalı-VİDEO

    Avukatlardan uyarı: Oy sayımının her aşamasına sahip çıkılmalı-VİDEO

    PİRHA-Seçim güvenliğine ilişkin konuşan CAN TV mikrofonuna konuşan avukatlar, oy kullanmanın ve sayımının her aşamasının denetim altında olması gerektiğini belirterek, özellikle deprem bölgesinde yoğun bir çalışmanın yapılmasının zorunlu olduğunu ifade ettiler.

    14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimi yaklaşırken, sandık ve seçim güvenliğine dair çalışmalarda devam ediyor. Siyasi partiler sandık görevlilerini YSK’ye bildirirken, müşahit yazım işlemleri de devam ediyor.

    Hukuk örgütleri ve avukatlar da seçim güvenliği konusunda meslektaşlarını ve yurttaşları bilgilendirmeyi sürdürüyor.

    CAN TV mikrofonuna konuşan avukatlar, seçmenin ve avukatların oylara sahip çıkması çağrısında bulundu.

    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Antep Şube Sekreteri Mehmet Erdem, her seçimin kendi içerisinde önemli olduğunu ancak bu seçimin gittikçe otoriterleşen siyasi iktidara karşı bir seçim olması hasebiyle zor şartlarda yapılacağını vurgulayarak, “Bundan dolayı da her seçimde olduğu gibi bu seçimde de yurttaşlarımızın seçime ilişkin endişeleri daha yüksek seviyede. 14 Mayıs seçim günü 100’e yakın avukat arkadaşımız ve yine gönüllü olan meslektaşlarımızla birlikte 300’ün üzerinde okulda ve üç bine yakın sandık çevresinde olacağız ve sandık kurullarının veya okul görevlilerinin yaptığı hukuka aykırılıkları gidermek adına inisiyatif alacağız” dedi.

    HDP’nin Yeşil Sol Parti adı altında seçime gireceği için mevzuat gereği sandık kurullarına üye veremediklerini belirten Erdem, yerelde ve genelde bu sürecin dayanışmayla aşılacağını ifade etti.

    “BÜYÜK PROBLEMLER VAR”

    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Antep Şube Başkanı Hatice Kübra Korkmaz da, Antep’in deprem bölgesi içerisinde olması, Nurdağı ve İslahiye ilçesinin depremden en çok etkilenen yerlerden biri olmasının seçimin hangi şartlarda yapılacağı endişesi oluşturduğuna işaret ederek, “Bu ilçelerin tamamen yıkılması, bu nedenle de sandıkların ne şekilde güvenliğinin sağlanması noktasında büyük problemler söz konusu. Nitekim biz hala cenazesine ulaşılamamış insanların olduğunu da biliyoruz. Onların seçmen listesinin ne şekilde düzenleneceğini takip ediyoruz” diye konuştu.

    Aynı zamanda yerinden, yurdundan çıkmak zorunda kalmış insanların olduğunun altını çizen Avukat Hatice Kübra Korkmaz, “Onların adres kayıtlarının gerçekten hukuki anlamda düzenlenip düzenlenmediği noktasında birçok eksiklik var ne yazık ki. Yani bunların denetiminin nasıl yapılacağı noktasında kafamızda çok soru işareti var” diye belirtti.

    Seçimde ihlallerin üç yerde yaşandığını söyleyen Avukat Mesut Karaveloğlu ise şunları dile getirdi:

    “Birincisi, sandık açıldığı vakit sayımı, dökümü ve tutanakların oluşturulması esnasında okul bölümünde oluyor. Orada eğer her partinin kendi seçim kurulu üyesi görev alıyorsa, yanında müşahitler görev alıyorsa ve onun dışında da gönüllü ekipler oldu. Geçen seçimlerde de gördük bunu. Bu seçimde de göreceğiz. O ekipler de orada yer alıyorlarsa sayım dökümü esnasında ve devamında da tutanaklar eksiksiz bir şekilde elde edilip partilerin koordinasyon seçim koordinasyon merkezlerine ulaştırılıyorsa, aynen İstanbul seçimlerinde olduğu gibi orada bir ihlalin olması söz konusu değil.

    “İHLALİ ÖNLEMEK İÇİN İKİ PARTİ SEÇİM KURULU ÜYESİ YER ALMALI”

    İkincisi, sandık kapandıktan sonra seçim kanununa göre sandık başkanının orada kura çekmesi lazım. Minibüse sandığın götürülmesi esnasında yanında iki parti seçim kurulu üyesinin de yer alması lazım. Bu yapılıyor mu? Bu yapılmıyor genellikle. Bizim itirazlarımız sonucu önceki seçimde minibüs sayıları iki katına çıkarıldı. Orada da sandık başkanının yanında iki tane seçim kurulu üyesi adliyeye sandığı getirdiler. O ihlali de önlemiş olduk.

    “SEÇİMİN SONUCUNU BEKLEMEYİP GİDİYORSANIZ ORADA İHLAL OLUR”

    Üçüncüsü de adliyenin içerisinde sandıklar açılıp oylar tasnif edilip tutanağa işlenirken, birleştirme tutanağı esnasında olabiliyor. Orada mesela siz hukukçularınızla, parti görevlilerinizle seçim kurulunda yer almayıp da seçimin sonucunu beklemeden kaçıp gidiyorsanız ihlal orada olur. Yani orada da işte sizin oyunuz başka bir partiye yazılabilir. Onu da önlemek lazım. Nasıl olacak? Orada da her seçim kurulunda işte o oyların sayıldığı bilgisayarın başında oturan ekibi sağlam tutmanız lazım. Orda hukukçular olacak ve ne yazılıyor, ne çiziliyor, nasıl işleniyor oylar? Dikkat edilmesi lazım. Ne zamana kadar? Seçim bitene kadar. Birleştirme tutanağı hazırlandıktan sonra, birleştirme tutanağını, yine kendi partinizin koordinasyon merkezine götürüp orada seçimin tasnif edildiği, yazıldığı ekibe teslim etmeniz lazım. Bunları sağladığınız vakit oy hilesi gerçekleşmez.”

    Rohat EMEKÇİ-Kamil Murat DEMİR/ANTEP

  • ABF, ‘Seçim güvenliği’ konusunda bileşenlerine çağrı yapmaya hazırlanıyor!-VİDEO

    ABF, ‘Seçim güvenliği’ konusunda bileşenlerine çağrı yapmaya hazırlanıyor!-VİDEO

    PİRHA – ABF Genel Sekreteri Özgür Kaplan, bünyelerindeki tüm Alevi örgütlerine seçim güvenliği konusunda çağrı yapacaklarını belirterek, “Yok sayılan, hakarete uğrayan, inkar edilen halklar olarak aslında kendimize sahip çıkacağız” dedi. Kaplan, “İki aday var. Biri Erdoğan, ülkeyi karanlığa, açlığa, inkara, doğru sürükleme zihniyeti; diğeri ise bizim de desteklediğimiz Kılıçdaroğlu’nun adaylığı. Ülkenin geleceği için, kendi kimliğimiz için oy kullanacağız” ifadelerini kullandı.

    14 Mayıs’ta yapılacak seçim nedeniyle sandık güvenliği konusu Alevi örgütlerinin de gündeminde. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri için bünyelerinde olan bütün örgütlere çağrı yaparak seçim güvenliği konusunda görev alınmasını isteyecek.

    “KİMLİĞİMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ”

    Sandık güvenliği konusunda PİRHA’ya konuşan ABF Genel Sekreteri Özgür Kaplan, “Bütün ülke seçim gündemine kilitlenmiş durumda” diyerek 14 Mayıs’ta alınması gereken önlemlere dikkat çekti. Kaplan, sandıklara neden sahip çıkılması gerektiğini ise şu sözlerle açıkladı:

    “Adeta seçimle oturup seçimle kalkıyoruz. Seçim şu an iliklerimize kadar işlemiş durumda. Bu seçim güvenliği kavramı başlı başına Adalet ve Kalkınma Partisi’nin aslında 20 yıllık sicilinin de bir özeti niteliğinde. Biz biliyoruz ki bugüne kadar örneğin 10 seçime girmişse AKP, bunun en az 7’sini kaybetmiş bir partidir. Fakat sandığa atılan oy ile sayılan ve sonuçta ilan edilen seçim sonuçları birbirinden alakasız şekilde uzak oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde adeta suçüstü yakalandılar. ‘Bir şey olmamışsa da mutlaka bir şey oldu’ gibi tuhaf, kendilerine yakışan açıklamada bulunmuşlardı. Şimdi böyle bir sicile sahip partiyle, oy çalma, oy devşirme konularında mahir bir organizasyonla karşı karşıyayız. O nedenle biz irademize sahip çıkacağız. Sadece orada atılan bir oya sahip çıkmaktan öte, seçim sonuçları elbette bizim için önemlidir fakat yok sayılan, hakarete uğrayan, inkar edilen halklar olarak aslında kendimize sahip çıkacağız. Orada Kürtler Kürt kimliğine sahip çıkmak adına, Aleviler Alevi kimliği için sandığa sahip çıkmalı. Çünkü burada tamamen inkar politikasının oylanması var. Gerçeği, halkları, emeği, kadın hak ve özgürlüklerini, eşit yurttaşlık haklarını inkar eden ve bunu politik söylem haline dönüştüren bir siyasi organizasyonla yıllardır karşı karşıyayız. Bütün bu değerlere sahip çıkmak adına sandıklara sahip çıkacağız. Bu bağlamda başta Alevi Kültür Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olmak üzere bileşenlerimizin tümüne çağrı yapacağız. Bunun bir ön hazırlığı içindeyiz. Aslında kendi kimliğimize ve geleceğimize sahip çıkıyor olacağız.”

    “KENDİ OYUMUZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    Seçim günü ne tür bir organizasyonla birliktelik sağlanıp çalışma yürüteceklerini de açıklayan Özgür Kaplan, “Bütün sandıklarda bizden birileri mutlaka olacaktır” diye belirtti. “Ülkenin geleceği için oy kullanacağız” diyen Kaplan, şunları söyledi:

    “Müsahip örgütlerimiz olan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Dernekleri Federasyonu, Demokratik Alevi Dernekleri, buradaki bütün arkadaşlarımızdan mutlaka sandıklarda görev almalarını isteyeceğiz. Alevi halkında böyle bir duyarlılık zaten var. Bunu biraz daha organize ve disipline ederek bize yakın olduklarını hissettiğimiz sol sosyalist partilerin görevlileri ile birlikte dayanışma içerisinde olup kendi oyumuza sahip çıkacağız. ABF olarak şunu söylüyoruz; insanlarımızın kemalet içinde sola oy vermesi gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’na mutlaka oy verilmeli, fakat milletvekilliği seçimleri konusunda ülkenin ve parlamentonun geleceği için kadınların, Alevilerin, Kürtlerin, sosyalistlerin, ötekileştirilmişlerin temsiliyetinin ne kadar güçlü olmasını istiyorsak ona göre oy kullanmamız gerektiğini düşünüyoruz. Biz Alevi toplumunda Yeşil Sol Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ya da Türkiye İşçi Partisi gibi farklılıklar olabilir ama kimi oy vermeyeceğimiz konusunda çok netiz. Recep Tayyip Erdoğan’a kesinlikle oy verilmeyecek. Adayların sayısı çok olabilir, Hakların Demokratik Partisi önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın bir paylaşımını gördüm, çok net bir şekilde özetlemişti. Evet iki tane aday var. Biri Recep Tayyip Erdoğan, ülkeyi karanlığa, yoksulluğa, açlığa, inkara, savaş politikalarına doğru sürükleme zihniyeti; diğeri ise bizim de desteklediğimiz Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı. Bu anlamda ülkenin geleceği için, kendi kimliğimiz için oy kullanacağız.”

    ÖRGÜTLERİN, SEÇİM GÜVENLİĞİ KONUSUNDA TOPLANTILARI SÜRÜYOR

    Oy ve Ötesi gibi grupların çalışmalarına dahil olduklarını da belirten Özgür Kaplan, “Sandık Güvenliği Platformu, Oy ve Ötesi gibi birçok organizasyon var. KESK, TTB, Barolar Birliği ve bizim gibi örgütlerin de içinde olduğu, düzenli olarak toplantılarına katıldığımız çalışmalar ülkenin her yerinde mevcut. Bizler, mevcut olan gruplara destek verme taraftarıyız. Yeni bir enerji bölünmesine gerek yoktur. Oradaki arkadaşlar da bizim dünya görüşümüze yakın, eşitlikçi, özgürlükçü arkadaşlarımız zaten” ifadelerini kullandı.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Bireysel silahlanmadaki artış dikkat çekiyor

    Bireysel silahlanmadaki artış dikkat çekiyor

    PİRHA-Bireysel silahlanmadaki artış özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimine bir yıl kala dikkat çekiyor. 2018 yılından bu yana silah ruhsatı alanların sayısı yüzde 100’den fazla arttı. Pompalı ve av tüfeklerinin internet üzerinden kolaylıkla satın alınabilmesi ise bireysel silahlanmadaki artışın sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

    Dünya genelinde önemli bir sorun olarak karşımıza çıkan bireysel silahlanma nedeniyle Türkiye’de 2021 yılında 3 bin 801 silahlı şiddet olayı yaşandı. Jandarma Genel Komutanlığı verilerine göre 2018 yılından itibaren silah bulundurma ruhsatı yüzde 100’ün üzerinde arttı. 2018’de 7 bin 630 olan silah bulundurma ruhsatı alan kişi sayısı, 2021 yılında 16 bin 569 oldu. 2018’de 3 bin 41 kişi taşıma ruhsatı alırken bu sayı 2021’de 9 bin 870’e çıktı. Yivli ve yivsiz tüfek ruhsatlarında da ciddi oranda artış var.

    Silahlanmadaki artışın sebeplerinden biri de pompalı ve av tüfeklerinin internet üzerinden kolaylıkla satın alınabilmesi. Yaklaşan seçim sürecinin gergin geçme ihtimali nedeniyle silahlanmadaki artışın tehlike yaratabileceği öne çıkıyor.

    “İNTERNETTEN AV TÜFEĞİ ALMAK AYAKKABI ALMAK GİBİ KOLAY”

    Cumhuriyet Gazetesi’ne konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu üyesi Avukat Tuba Torun konuyla ilgili olarak, şunları söyledi:

    “Kadın cinayetlerinin yüzde 52’si ateşli silahlarla işlendiği için bireysel silahlanmanın önüne geçilmesi gerektiğini söylüyoruz. Denetimin eksik olduğunu belirtiyoruz. İnternetten av tüfeği almak ayakkabı almak gibi kolay. Kapıya eve teslim şekilde av tüfeği satımı var ve çok ucuz rakamlara. Bu ürkütücü bir durum. İktidarın silahlanmayı önleme konusunda herhangi bir girişimi yok.”

    (HABER MERKEZİ)

  • YSK’den “Seçim güvenliği” açıklaması

    YSK’den “Seçim güvenliği” açıklaması

    YSK Başkanı Sadi Güven, 31 Mart yerel seçimleri öncesi seçim güvenliğine dair açıklama yaptı.

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, 31 Mart yerel seçimleri öncesi alınan güvenlik tedbirlerine dair açıklama yaptı. Güven, “Bugüne kadarki seçimlerle ilgili mükerrer seçmen, mükerrer oy kullanma, fazladan oy kullanma diye bir itiraz gelmedi” dedi.

    Anayasa’nın 79. maddesinin YSK’ye seçimlerin düzen içinde yönetimiyle ilgili görev verdiğini belirten Güven, seçim güvenliğinde en önemli konunun, oy kullanılan sandıklardaki ıslak imzalı tutanaklar olduğunu belirtti.

    Güven, seçimlerle ilgili güvenlik önlemlerine değinerek “Fiziki güvenlikleri aldık ama onun ötesinde seçimin kendi güvenliğiyle ilgili de tedbirleri aldık.” dedi.

    “ANLATAMADIĞIM BİR ŞEY VAR”

    Güven, sandığın başındaki 7 kişiden, başkan ve memur üyenin dışındaki 5 kişinin, o ilçede, son milletvekili seçiminde en çok oyu alan siyasi partilerin temsilcileri olduğunu söyledi.

    Güven, bu kişilerin sandık başlarında görev yapacağını ifade ederek, şöyle konuştu:

    “Sandık sonuçlarını onlar tespit edecekler, itirazlara ilk aşamada onlar karar verecekler. Onların tutmuş olduğu tutanakları da biz seçim gecesi bütün siyasi partilerle daha önceki seçimlerde paylaştığımız gibi paylaşacağız. Benim anlatamadığım bir şey var Türkiye’de, dünyada ilk bunu biz yapıyoruz. Sandığın başında tutulan tutanakları taramak suretiyle siyasi partilere gönderdiğimiz gibi seçimlerin kesinleşmesinden sonra, tahmini 10 gün civarında bir süre sonra internette ‘www.ysk.gov.tr’ adresimizde de yayınlıyoruz. Çok da basit hale getirdik. Vatandaş, Türkiye’deki tüm sandıkların ıslak imzalı sayım döküm cetvelini ve tutanaklarını, ilçe birleştirmelerini, il birleştirmelerini kontrol etme, görme imkanına sahip. Seçimin en önemli güvenlik kodlarından birisi de bu.”

    Bu konuda bugüne kadar mükerrer seçmen, mükerrer oy kullanma, fazladan oy kullanma gibi bir itirazın gelmediğini söyleyen Güven, sandık başında sayım dökümlerin yine siyasi partiler tarafından yapıldığını anlattı.

    “SONUÇ TUTANAKLARIMIZA TEK BİR İTİRAZ GELMEDİ”

    Güven, eş zamanlı olarak siyasi partilere gönderilen bu sayım döküm sonuçlarının tüm vatandaşların incelemesine de açıldığını belirterek şunları kaydetti:

    “Vatandaşlarımız lütfen 2014’ten bu yana oy kullandıkları sandık sonuçlarını ıslak imzalı görmek istiyorlarsa ‘ysk.gov.tr’ adresine girsinler, çok basit bir iki işlemle görebilirler. Bu seçimlerden sonra da oy kullandıkları sandık sonuç tutanaklarını bizim sitemize girmek suretiyle görsünler. Bizim güvencemiz, teminatımız bunlar. Bugüne kadar da bizim yayınladığımız sandık sonuç tutanaklarında değişiklik yapıldığına dair bir tek itiraz gelmedi.”

     

  • CHP’den Urfa açıklaması: Pis kokular geliyor

    CHP’den Urfa açıklaması: Pis kokular geliyor

    CHP Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, seçim usulsüzlüklerine ilişkin açıklamada bulundu. Tezcan, devam eden seçimlerdeki oy kullanma süreçleriyle ilgili birçok ilde usulsüzlük yapıldığını belirterek, “Suruç ilçesinde silahlı kişiler seçim ortamını tehdit eder vaziyette, ayan beyan geziyorlar” dedi.
    CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, devam eden seçimlerdeki oy kullanma süreçleriyle ilgili birçok ilde usulsüzlük yapıldığını belirterek, ” Suruç ilçesinde silahlı kişiler seçim ortamını tehdit eder vaziyette, ayan beyan geziyorlar. Sandıklarda görev yapmak engellenirken, vatandaşın üzerine seçim günü korkuyla, baskıyla, tehditle terör havası estirilmektedir. Orada kamu görevlilerini, güvenlik kuvvetlerini, seçim güvenliğini sağlamaları konusunda dikkatli davranmaya çağırıyoruz” dedi.

    Bülent Tezcan, CHP Genel Merkezinde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin genelinde seçim güvenliği için parti olarak çalıştıklarını belirterek, tespit ettiklerini iddia ettikleri usulsüzlükleri açıkladı.
    “İKTİDAR MERKEZLİ KAYNAKLAR ORTAMI GERMEYE ÇALIŞIYOR”

    Ortada ilginç bir tablonun olduğunu belirten Tezcan, şunları söyledi:

    “İktidar merkezli kaynaklar ortamı germe konusunda özel bir çaba harcıyor. Öncelikle iktidara, kamu görevlilerine çok dikkatli davranmaları çağrımızı bir kez daha tekrar ediyoruz. Toplumda gerginlik ve huzursuzluk yaratacak adımlardan kaçınılması gerekir. Yargı mercilerinin ve seçim kurullarının görevlerini eksiksiz yapmaları isteğimizi bir kez daha paylaşmak istiyoruz. Bakın bir talihsiz paylaşımı TRT danışmanı Mustafa Akış yaptı. Önceki dönem AK Parti Milletvekili. Dün resmi gazetede yayımlanan kararnameyle TRT’ye yönetim kurulu üyesi olarak atamış kişi. Bugün paylaştığı twitt de ‘Vatandaş için ateş edin’ diyor. ‘Ömer Halisdemir biz bugün senin gibi vatandaş için ateş edeceğiz’ diyor. Ne için ateş edeceksin? Bu açıkça sosyal medyadan kamuya açık bir şekilde kamuoyunu tehdit etmektir. Seçim günü bu paylaşımların yapılması hangi akla hizmet. Bu kişi sıradan bir kişi değil. Acele bir şekilde TRT’ye atanmış bir kişi. TRT’nin kimlere teslim edildiğinin çarpıcı bir örneği. Vatandaşı çatıştırmaya dönük bu tür paylaşımlara karşı Cumhuriyet savcılarının işlem yapması gerekir. Biz bu kişiyle ilgili suç duyurusun bulunduk. Derhal gözaltına alınıp hakkında işlem yapılmalı.”

    “SURUÇ 1043 NUMARALI SANDIKTA TOPLU OY KULLANDIRILMIŞ”

    Seçimle ilgili kendilerine en yoğun şikayet gelen ilin Urfa olduğunu belirten Tezcan, “Orada 3 milletvekili arkadaşımızı görevlendirdik. Onlardan gelen bilgiler ve Urfa bölgesinde yaşananlar özellikle ciddiye alınması gereken konular. Arkadaşlarımız mahallinde itiraz etti, Seçim Kurullarına itirazlarını yaptı. Yaşananları kamuoyuyla paylaşmak zorunlu olmuştur. Birincisi Suruç 1043 numaralı sandık. Bu sandıkta çok açık bir şekilde toplu oy kullandırılmış. Sabah erken saatlerde sahte oy kullandırılmıştır” diyerek olayla ilgili müşahitlerden gelen görüntüleri izlettirdi.

    “YÜZ OYUN CUMHUR İTTİFAKINA KULLANILDIĞI YÖNÜNDE TESPİTLER VAR”

    Tezcan, yine Şanlıurfa Eyübiye ilçesi 2313 numaralı sandığa önceden mühürlenmiş 100 oyun atıldığının tespit edildiğini belirterek, “100 oyun Cumhur ittifakına kullanıldığına yönelik de tespit var. Bu 2 işlem sadece görüntülerle tutanaklar tespit edilmiş işlem. Bunları nasıl gerçekleştiriyorlar? Bölgeye bizim gönderdiğimiz müşahitleri sandıklara sokmamak için tehdit ve saldırı söz konusu. Bütün bunları tek tek tespit ettik. Haliliye İlçesi Uluhan İlköğretim Okulu’nda müşahitlerimiz darp edildi. Müşahit olarak gitmek isteyenler sandıklara alınmıyor, tehditle, baskıyla ‘görev yapamazsınız’ diye sandıklardan çıkartılıyor. Şanlıurfa Eyübiye ilçesinde müşahit olarak sandık kurulanda görev almak için gidenler içeri alınmadan sandık kurulları oluşturuluyor. Sandık kurullarından görev almaları engelleniyor” diye konuştu.

    “BASKI VE TEHDİTLE MÜŞAHİTLERE GÖREV YAPTIRILMIYOR”

    Van’ın İpekyolu ilçesinde de kolluk güçlerinin kapıda kimlik kontrolü yaptığı ve görevlileri seçmen kimlik kartları olmadığı gerekçesiyle içeri almadığını ileri süren Tezcan şunları söyledi:

    “Bu usulsüzlüklerin tümü ile ilgili tespitler yapıp ilçe seçim kurullarına ve il seçim kurullarına bildirdik. Şanlıurfa’nın Sağlık, Uluhan, Havşanlı, Karaali, Göbekli, Mamuca, Verginli, Seksenören, Gönenler, Yeniyol, Banallı, Bulduk, Özlü, Ulucanlar, Bakırtaş, Gönerli köylerinde birçok sandıkta tehdit, baskı ile müşahitlere görev yaptırılmıyor. Bunlarla ilgili çalışmalarımızı sürüyoruz. Suruç ilçesinde silahlı kişiler seçim ortamını tehdit eder vaziyette ayan beyan geziyorlar. Suruç’ta seçmen baskı altına alınmaya çalışılıyor. Sandıklarda görev yapmak engellenirken, vatandaşın üzerine seçim günü korkuyla, baskıyla, tehditle terör havası estirilmektedir. Orada kamu görevlilerini, güvenlik kuvvetlerini, seçim güvenliğini sağlamaları konusunda dikkatli davranmaya çağırıyoruz. seçim kurullarını, il ve ilçe seçim kurulu başkanlarını bu konuda gerekli önlemleri almaya çağırıyoruz. Vatandaşın özgürce oy kullanmasının önüne geçenler, mutlaka hukuk önünde bunun hesabını verecektir.”

    “SÜREÇ PİS KOKULAR BARINDIRAN BİR SÜREÇ”

    Oyların sayım işlemleri sırasında da oy çalınmasının engellenmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Tezcan, “Başta Şanlıurfa Valisi olmak üzere, seçim kurulu başkanları, Şanlıurfa’daki süreç pis kokular barındıran bir süreçtir, etkin ve acil müdahale edin. Vatandaşın korku içerisinde, silahlı çetelerin dolaştığı bir ortamda güvenliği sağlayamazsınız. Bu noktada kamu görevlilerini dikkatle görev yapmaya çağırıyoruz” dedi.

    Sorular üzerine Tezcan, bütün müşahitlerin engellemelere rağmen sandıklarda görev yapmalarını sağlayacaklarını belirtti. Tezcan ayrıca, adilsecim.net adresinden sonuçları vereceklerini belirtti.

  • Oy ve Ötesi’ne linç girişimi

    Oy ve Ötesi’ne linç girişimi

    Ankara’da Sincan Özkent Akbilek İlkokulu’nda Oy ve Ötesi müşahitlerine AKP ve MHP’li oldukları iddia edilen 100-150 kişilik bir grup tarafından saldırı düzenlendi.
    Ankara’da Sincan Özkent Akbilek İlkokulu’nda Oy ve Ötesi müşahitlerine AKP ve MHP’li oldukları iddia edilen 100-150 kişilik bir grup tarafından saldırı düzenlendi. Saldırının Oy ve Ötesi müşahitlerinin, yaşlı bir yurttaşın oy kullanması sırasında sandık görevlilerinin kabine girmesine itiraz etmesi üzerine meydana geldiği belirtildi. “Recep Tayyip Erdoğan” sloganları atan grup Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan’ın okula gelmesinin ardından dağıldı. (Kaynak: sendika.org)
  • Suruç’ta paketlenmiş oy, Ankara’da usulsüzlük, Denizli’de yırtık torba

    Suruç’ta paketlenmiş oy, Ankara’da usulsüzlük, Denizli’de yırtık torba

    PİRHA – Suruç’ta bir okulda sandığa atılan paketlenmiş oylar müşahitler tarafından yakalandı. Ankara’da ise iki kişiye oy kullandırılması üzerine baro avukatları duruma itiraz etti. Öte yandan Denizli’de yırtık torbaların oluğu tespit edildi.

    Suruç’ta bir müşahitin sandığa fazladan paketlenmiş oy attığı iddia edildi. Twitter’da olaya ilişkin olarak, “Geçtiğimiz günlerde AKP’li adayın esnaflara saldırdığı yer. Bir okulda sandığa fazladan paketlenmiş oy atanlar müşahitler tarafından yakalandı” denildi.

    Urfa’nın Eyyübiye ilçesinin Bulduk köyünde 2044 nolu sandıkta kadınların oy kullanmasına izin verilmediği belirtildi. Urfa’nın Geçit Köyü’nde 1196 nolu sandıkta kadınların yerine erkeklerin oy kullandığı öne sürüldü.

    DENİZLİ’DE YIRTIK TORBA

    Denizli’nin Merkez Efendi ilçesinde de, ilçedeki 12 okula gönderilmek üzere Nevzat Erten Anadolu Lisesi’nde tutulan seçim torbalarının altlarının yırtık olduğu, zarf ve pusulaların koruyucu ambalajlarının ise açıldığı iddia edildi.

    Durumu fark eden HDP ve CHP’li okul sorumluları olayı hemen avukatlara bildirdi. Sandık kurulu üyeleri torbalara el koyarken, avukatlar okula gelerek torbaları kayıt altına aldı. Torbalar kontrol edilerek, tutanak tutulup Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) bildirildi.

    ANKARA’DA USULSÜZLÜK İDDİASI

    Ankara Barosu’ndan görevli avukat Hazal Serdar, Altaş Atatürk Teknik Meslek Lisesi’nde sandık kurulu başkanı tarafından sandık kurulu başkanının usulsüz işlemine itiraz etti. Başkan, polis tarafından zorla sandık alanından çıkarttıldı

    Ankara Çankaya Sokullu Mehmet Paşa Anadolu Lisesi’nde, 2425 nolu sandıkta listede adı olmamasına rağmen bir sandık görevlisi “adı var” diyerek iki kişiye oy kullandırdığı iddia edildi.

    Sol’un haberine göre; Ankara Çankaya Sokullu Mehmet Paşa Anadolu Lisesi’nde, 2425 nolu sandıkta listede adı olmamasına rağmen bir sandık görevlisi “adı var” diyerek iki kişiye oy kullandırdığı öne sürüldü. Diğer sandık görevlisinin durumu farketmesiyle tutanak tuttulduğu, pusula ve zarf geçersiz sayılması için kenara ayrıldığı belirtildi.

    (HABER MERKEZİ

  • İstanbul Okmeydanı’nda bir otobüs dolusu çalıntı oy

    İstanbul Okmeydanı’nda bir otobüs dolusu çalıntı oy

    PİRHA – İstanbul Okmeydanı Piripaşa İlköğretim Okulu’na sabah saat 6:00’da bir otobüs çuval dolusu çalıntı oy getirildiği bildirildi. Ayrıca sandık görevlilerinin içeri alınmadığı ve taşınma esnasında polislerin telefonları topladığı gelen bilgiler arasında.

    İstanbul Okmeydanı Piripaşa İlköğretim Okulu’na sabah saat 6:00’da bir otobüs çuval dolusu çalıntı oy getirildiği bildirildi.

    Okulda sandık görevlilerinin içeri alınmadığı ve taşınma esnasında polislerin telefonları topladığı gelen bilgiler arasında.

    Sandıklara verilen oy pusulaları 10 çuval, 6 çuval kayıp, sayılan çuval sayısı 16 ve sandık başkanının Cem Özdemir olduğu belirtildi.

    PİRHA/İSTANBUL

    )

  • CHP seçim güvenliğini sağlamak için 12 vekil görevlendirdi

    CHP seçim güvenliğini sağlamak için 12 vekil görevlendirdi

    Cumhuriyet Halk Partisi, 24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerinde; seçim öncesi ve sonrasında seçim güvenliğinin sağlanması için gerekli çalışmaları yapmak üzere 5 ilde 12 milletvekilini görevlendirdi. CHP, milletvekillerinin seçimden 3 gün önce görevli oldukları bölgeye gitmesini istedi

    CHP, 24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, seçim güvenliğinin sağlanması için 12 milletvekilini Urfa, Erzurum, Van, Gümüşhane ve Çankırı‘da görevlendirdi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ve Genel Sekreter Mehmet Akif Hamzaçebi imzasıyla milletvekillerine iletilen görevlendirme yazısında, “Seçimden 3 gün önce görevli olduğunuz bölgeye giderek sayım döküm işlemleri tamamlanıncaya kadar orada kalmanız, seçim güvenliği konusunda örgütlerimizle birlikte koordinasyon görevi yürütmeniz ve oyunuzu da orada kullanmanız, seçim güvenliğini sağlamak konusunda büyük önem taşımaktadır” ifadeleri yer aldı.

    Buna göre, Urfa’da Zeynel Emre, Murat Emir ve Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Erzurum’da Mahmut Tanal, Sibel Özdemir ve Ahmet Akın, Van’da Ali Haydar Hakverdi ile Orhan Sarıbal, Gümüşhane’de Tahsin Tarhan ile Murat Bakan, Çankırı’da ise Nihat Yeşil ile Levent Gök görev yapacak.

  • OHAL’siz, demokratik, temiz bir seçim istendi-VİDEO

    OHAL’siz, demokratik, temiz bir seçim istendi-VİDEO

    PİRHA-Demokrasi İçin Birlik, Diyalog Grubu, Hak ve Adalet Platformu, Önce Demokrasi ve Yurttaş Girişimi “OHAL’siz, demokratik, temiz bir seçim” isteklerini düzenledikleri basın toplantısıyla duyurdu.

    İstanbul’da Makine Mühendisleri Odası’nda düzenlenen toplantıya Nesrin Nas, Levent Tüzel, Nurten Eruğrul, Binnaz Toprak, Oya Baydar, Gençay Gürsoy, Ayşenur Arslan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı’nın da aralarında olduğu isimler katıldı.

    Kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan Oya Baydar, sivil toplumun talebinin siyasi partilerin seçim ittifakına ilişkin düzenlemeyi içeren kanun teklifi yerine demokratik güç birliği olduğunu vurguladı.

    ORTAK TALEP DEMOKRATİK GÜÇ BİRLİĞİ

    Baydar’ın beş örgüt adına okuduğu açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    Erdoğan AKP’si ve beka sorunu yaşayan MHP, her sağduyulu vatandaşın ve seçmenin adalet duygularını rencide edecek olağanüstü seçim düzenlemeleriyle yazı da gelse, tura da gelse, hatta dikine de gelse seçim meşruiyetini ve güvenliğini hiçe sayarak ne pahasına olursa olsun kazanmayı garantilemek istiyor. Diğer partiler için yüzde 10 barajı korunurken AKP’yle ittifak yapan, aslında iltihak eden partiler baraj engelinden kurtarılarak ittifakın milletvekili sayısı artırılıyor.

    Bu düzenleme ile:

    •  Seçmen kayıtlarının “kaydırılması” ile seçmenin denetimi büyük ölçüde ortadan kalkacak.

    •  İktidarın atadığı valilerin isteği doğrultusunda seçmen bölgelerinin ve sandıklarının taşınmasını mümkün kılıyor.

    •  Kaymakamların listelediği memurların sandık kurulu başkanı olarak atanmasıyla, siyasi partilerin seçim denetimi yok ediliyor.

    •  “Seçmenin ihbarı” ile, seçim sandıklarına kolluk kuvvetleri baskısı ve müdahalesinin önü açılıyor.

    • Mühürsüz zarflar geçerli sayılarak şaibe yasalaştırılıyor.

    •  Oy pusulalarında ittifak için sütun düzenlemesi yapılarak geçersiz olabilecek oyların geçerliliği sağlanıyor.

    Siyasi partilerin demokratik bir yönetim biçimi oluşturmasının aracı olan seçimler, böylelikle adil bir şekilde yarıştığı sivil bir alan olmaktan çıkartılıyor, tek adam rejiminin kurgulandığı bir senaryoya dönüştürülüyor. Ülkemizin geleceği ve demokrasinin tesisi için bu oyunu bozmak, hak iradesinin eşit koşullarda özgürce tecellisi için çaba harcamak hepimizin ortak sorumluluğudur,

    Otokrasiye ve diktatörlüğe karşı demokratik parlamenter sistemi ve özgür seçimleri savunan bütün partiler, bütün kesimler, hareketler ve kişiler demokrasi paydasında vakit geçirmeksizin birleşemezlerse; kendi bağımsız kimliklerini ve programlarını saklı tutarak, demokrasiyi savunmak için özveri ve cesaretle güç birliğine gidemezlerse ülkemizin üstüne çökmekte olan karabasanın sorumluluğuna ortak olmaktan kurtulamayacaklardır.

    SEÇİM GÜVENLİĞİ VE OHAL’SİZ SEÇİM

    Yurttaş Girişimi adına konuşan Nesrin Nas, seçim güvenliği ittifakı ve tüm siyasi partilerin ortak siyasi ahlak sözleşmesi imzalanmasının önemine değindi. Nas “Haziran ve 16 Nisan, muhalefetin ittifak kurmadan birlikte davranabildiği örneklerden. İktidar, muhalefeti bir araya gelemez hale getirmeye çalışıyor. Bunu bozacak olan muhalefettir” dedi.

    Nas’ın ardından söz alan Hak ve Adalet Platformu’ndan Nurten Ertuğrul, ilkeler sözleşmesi etrafında herkesin işbirliği yapması gerektiğini belirtti.

    Diyalog Grubu adına söz alan Binnaz Toprak ise OHAL’siz seçim, ittifak yasasının geri çekilmesi, seçimlere özgür ortamda gidilmesi ve sandığa giren ve çıkan sonuçların uyumlu olması taleplerini dile getirdi.

    Demokrasi İçin Birlik adına söz alan Abdullah Levent Tüzel de güvenli bir seçim için ses yükseltmek gerektiğini söyleyerek, muhalefet için barajsız seçim isteğini yineledi.

    “MUHALEFET PARTİLERİ BİR KEZ DAHA DÜŞÜNMELİ”

    CHP Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı da seçim güvenliği konusunda tüm siyasi partilerle görüşmeye hazır olduklarını belirtti.

    HDP Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman ise seçim ittifakı yasasının geri çekilmesi beklentisinde olmadıklarını belirterek muhalefet partilerinin demokratik ve asgari müştereklerde ne yapılabileceği hakkında bir kez daha düşünmeleri gerektiğini hatırlattı. (HABER MERKEZİ)