Etiket: seçmeli ders

  • Uygulamanın ismi ‘seçmeli ders’ ancak her tercihin sonu din dersine çıkmakta!-VİDEO

    Uygulamanın ismi ‘seçmeli ders’ ancak her tercihin sonu din dersine çıkmakta!-VİDEO

    PİRHA – Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Başkanı Ömer Yılmaz, okullardaki seçmeli dersler üzerindeki iktidar baskısını yorumladı. Yılmaz, öğrenciler için birçok alanda seçmeli ders seçeneğinin göründüğünü, ancak ağırlıklı olarak din içerikli dersleri seçmek zorunda bırakıldıklarının altını çizdi. Yılmaz, yaşananlara ilişkin velilerin sözlü ve yazılı biçimde tepki göstermesi gerektiğini belirterek “Okullar, inançların dayatıldığı alanlar olmamalı” dedi.

    Ortaokullar ve liseler için 2026-2027 eğitim öğretim yılına ait seçmeli derslerin tercih işlemleri devam ediyor. 20 Şubat’a kadar sürecek ders seçimlerinde okul idarelerinin, öğrencileri yönlendirdiği, bu sebeple de tercihlerin zorunlu yapıldığı ifade ediliyor.

    “Zorunlu seçmeli ders” dayatmasına Öğrenci Veli Derneği Başkanı Ömer Yılmaz’dan da tepki geldi. Öğretmen yokluğu gerekçesiyle birçok seçmeli dersin açılmadığını, bu sebeple de öğrencilerin zorunlu olarak dini içerikli dersleri seçmeye yönlendirildiğini söyleyen Yılmaz, söz konusu sistemin niteliksiz olduğunu vurguladı.

    “SEÇMELİ DERSLERİ ZORUNLU HALE GETİRDİLER”

    Ömer Yılmaz, seçmeli dersler içerisinde dini ağırlıklı derslere yönelimin çok az olduğunu belirterek “Din dersleri talep edilmediği için, kendilerince bir yöntem ortaya koydular. Bu dersleri seçmek zorunlu hale getirildi. Biz de bu yönteme itiraz ediyoruz. Yani aklın, bilimin işaret ettiği bir yöntem değil. Hani bir tür Ali Cengiz oyunu gibi! Madem çocuklara bu dersleri seçtiriyorsunuz, o zaman bırakın ilgi ve istek alanlarına göre kendileri seçsinler. Kategorilere ayrılıp buralardan seçmek zorunlu bırakılmamalı” dedi.

    “VELİLER, İTİRAZ DİLEKÇESİ VERMELİ”

    Ömer Yılmaz, seçmeli ders süreciyle ilgili velilere birtakım tavsiyelerde de bulundu. Söz konusu baskılara dair itirazların, yazılı halde ilgili mercilere iletilmesi gerektiğini söyleyen Yılmaz, şunları söyledi:

    “Okullar, çocuklara ‘10 kişilik gruplar oluşunca bu dersleri alabileceksiniz’ diyor. ‘Belirtilen derslerin dışında kadromuz yok. Bu dersi seçmeniz gerekiyor’ şeklindeki ifadeler doğru değildir. Çocuklar, kendi seçecekleri derste yeterli sayıyı oluşturmuşsa bu dersleri alabilirler. Ama burada önemli olan şu; veliler, bu seçmeliden çok zorunlu seçmeli hale getirilen sürecin doğru olmadığına yönelik eleştirilerini veya dilekçelerini vermeleri gerekiyor. Okul idarelerinde çocuklarımızın istemedikleri dersin dayatılması konusunda mutlaka önlem almaları gerekiyor. Muzdarip olan veliler, mutlaka CİMER’e şikayetlerde bulunmaları gerekiyor. Bu uygulama aslında çocuklarımızı hem nitelikli eğitim hakkından maruz bırakıyor hem de eşitlik ilkesine aykırı.”

    “RAMAZAN’DA OKUL KORİDORLARINDA DAVULLAR ÇALINACAK!”

    Okul müdürlerine de çağrı yapan Veli-Der Başkanı Yılmaz, “Çocuklarımızın ilgi, istek ve yetenek doğrultusunda seçecekleri derslere müdahale etmeyin” dedi. Ömer Yılmaz, belli bir inancın okullarda dayatılmasının kabul edilemez olduğunu da söyledi. Yılmaz, Alevi toplumunun, zorunlu din derslerine dönük itirazlarını da işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Okullarda belli bir inanç, anlayış çocuklara dayatılıyor. Karma okullarda farklı inançlardan çocuklar var. İnançsız ailelerin çocukları da var tabii ki. Belli bir inancın ders sayısının bu sürede artırılması meseleyi daha da büyütüyor. O yüzden ailelerin çok daha dikkatli olması gerekiyor.

    Şu anki iktidarın, bu konudan çok farklı şeyler çıkartıp bunun üzerinden siyaset yapma algısı da doğacağı için çok hassas yürütülmesi gereken bir süreç. Velilerin ‘benim çocuğumun inancı, okullarda gözetilebilmeli’ itirazı olabilir. Mesela önümüzde Ramazan ayı var ve birtakım etkinlikler olacak. Okul koridorlarında davullar çalınacak, mevlütler okunacak. Yani belli bir inancın gereği yerine getirilecek. Şimdi bu inanca sahip olmayan insanlar bunlara maruz kalacak! Bizim talep ettiğimiz şey; okullar inanç alanlarının veya inançların anlatıldığı yerler olmamalı. İnançların felsefesinin ne olduğunu, hangi inançların olduğuna yönelik bilgiler verilebilir ama okullar, inançların dayatıldığı alanlar olmamalı. Milli Eğitim Bakanlığı, bir an önce bu konuda aklın, bilimin yolunda düşünerek gereğini yapmalı.”

    ANADİLDE EĞİTİM ENGELİ!

    Ömer Yılmaz, seçmeli dersler içerisinde yer alan, ancak seçilmesi pek de mümkün olmayan anadilde eğitim konusuna da değindi. Anadil talebinin henüz “demokratik bir şekilde tartışılamadığını” söyleyen Yılmaz’ın değerlendirmesi şu yönde oldu:

    “Anadil meselesi şu an önümüzde sorun gibi gözüküyor. Oysa dünyanın değişik ülkelerinde ana dille ilgili çok önemli çalışmalar var. Bu çalışmalar ülkemizde de mümkün. Bu mesele yalnızca Kürt ailelerin, Kürt çocuklarının meselesi gibi görülmemelidir. Ana dil meselesi, bu coğrafyada yaşayan birçok farklı grupların meselesidir. Bu konuda da aklın ve bilimin yönünde, dünyadaki örnekler ele alınarak meselenin çözümü yaratılabilir.

    Konunun tarafları, dil bilimcileri, Milli Eğitim Bakanlığı, bir araya gelerek bu sorunu sorun olmaktan kurtarabilirler. Önümüzde 21 Şubat Dünya Ana Dil Günü var. O günde bu yönlü bir müjde verilebilir diye umuyorum.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • ‘Anadilinde eğitim hakkı, görmezden gelinen bir başlık olmaktan çıkarılmalı!’

    ‘Anadilinde eğitim hakkı, görmezden gelinen bir başlık olmaktan çıkarılmalı!’

    PİRHA – 2026-2027 eğitim öğretim yılı seçmeli ders süreci, bir kez daha tartışmaları da beraberinde getirdi. Ders tercihlerinin, öğrenci ve velilerin iradesiyle yapılmadığını belirten Eğitim Sen, “Özellikle anadilinde eğitim hakkı, görmezden gelinen bir başlık olmaktan çıkarılmalı; Yaşayan Diller ve Lehçeler dersinin seçilmesinin önüne konulan fiili engeller derhal kaldırılmalıdır” uyarısını yaptı.

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen 2026-2027 eğitim öğretim yılı seçmeli ders süreci 20 Şubat 2026’ya kadar devam edecek. Ancak bu sürecin, önceki yıllar gibi, öğrencilerin ve velilerin özgür tercihine dayanan pedagojik bir zeminde değil; yönlendirme, uygulamada zorunlu kılma ve idari baskılar eşliğinde yürütüldüğü ifade edilmekte.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası da (Eğitim Sen) “Seçmeli dersler idarenin değil, öğrencilerin hakkıdır!” diyerek uygulamayı bir kez daha eleştirdi. Yazılı açıklama paylaşan Eğitim Sen, seçmeli derslerin, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını esas alan, onların düşünsel, kültürel ve toplumsal gelişimini desteklemeyi amaçlayan dersler olduğunu belirtti.

    İDEOLOJİK İHTİYAÇLARA GÖRE SEÇMELİ DERS!

    Pek çok okulda öğrenci ve veliler tarafından tercih hakkının kullanılamaz hale geldiğini aktaran Eğitim Sen, süreçle ilgili sorunlara dikkat çekti:

    “Seçmeli olması gereken dersler, fiilen zorunlu hale getirilerek eğitim hakkı ihlal edilmektedir. Eğitim Sen olarak açıkça ifade ediyoruz; seçmeli ders süreci idari tasarruflarla değil, pedagojik ölçütlerle ve demokratik katılımla yürütülmelidir. Çocukların merak duygusunu, eleştirel düşünme becerisini ve yaratıcılığını desteklemeyen; kendini ifade etme olanaklarını, kültürel bağlarını ve toplumsal gerçeklikle kurduğu ilişkiyi güçlendirmeyen uygulamalar kabul edilemez. Seçmeli dersler, idari ya da ideolojik ihtiyaçlara göre değil, çocukların gelişimsel ve pedagojik gereksinimleri esas alınarak belirlenmelidir.

    Bu süreçte temel sorun, seçmeli derslerin bir tercih alanı olmaktan çıkarılıp idarenin planlama ve yönlendirme aracına dönüştürülmesidir. Öğrenci ve velinin açık iradesi yok sayılmakta; ‘sınıf açılamaz’, ‘öğretmen yok’, ‘sistem izin vermiyor’ gibi gerekçelerle tercihler yönlendirilmektedir. Bu uygulamaların hiçbirinin hukuki ya da pedagojik karşılığı bulunmamaktadır.”

    ANADİLİNDE EĞİTİM HAKKI VURGUSU!

    Eğitim Sen, seçmeli ders havuzundaki sanat, spor, felsefe, bilim, anadili, kültür ve eleştirel düşünceyi besleyen derslerin kâğıt üzerinde bırakıldığının altını çizdi. “Fiilen erişilebilir olmayan bir seçenekler listesi sunulmaktadır. Böylelikle seçim hakkı biçimsel olarak korunuyor gibi gösterilmekte, ancak pratikte ortadan kaldırılmaktadır” denildi.

    Hiçbir seçmeli dersin, ideolojik, dini ya da politik tercihler doğrultusunda zorunlu hale getirilemeyeceğini vurgulayan Eğitim Sen, açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi:

    “Özellikle anadilinde eğitim hakkı, görmezden gelinen bir başlık olmaktan çıkarılmalı; Yaşayan Diller ve Lehçeler dersinin seçilmesinin önüne konulan fiili engeller derhal kaldırılmalıdır.

    Seçmeli ders süreci, eğitim sisteminin çocukları birey olarak mı yoksa yönlendirilecek nesneler olarak mı gördüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Bilimi, eleştirel düşünceyi ve çoğulculuğu dışlayan; çocukları tek bir düşünce ve yaşam biçimine mahkûm eden bu anlayışı kabul etmiyoruz.”

    “DAYATMALARA SESSİZ KALMAYIN”

    Açıklamada velilere ve eğitim emekçilerine de çağrı yapıldı:

    “Çocuğunuzun seçmeli dersleri, sizin ve çocuğunuzun iradesi dışında belirlenemez. Seçmeli ders adı altında yapılan baskı, yönlendirme ve dayatmalara sessiz kalmayın. Bu tür uygulamalarla karşılaştığınızda yalnız değilsiniz; kabul etmeyin, Eğitim Sen şubeleriyle iletişime geçin ve birlikte karşı duralım.

    Eğitim emekçilerine çağrımızdır:

    Seçmeli ders sürecinde idari baskıları normalleştirmeyin. Pedagojik ilkelere ve mesleki sorumluluğunuza sahip çıkın; hukuka aykırı uygulamaların parçası olmayın.”

    PİRHA/ANKARA

  • Veli-Der Denizli Şube: Veli ve öğrenciler adına ders seçen okul yöneticileri suç işliyor-VİDEO

    Veli-Der Denizli Şube: Veli ve öğrenciler adına ders seçen okul yöneticileri suç işliyor-VİDEO

    PİRHA- Veli-Der Denizli Şube Başkanı Elif Bekçi, ortaokullarda ve liselerde seçmeli ders tercihleri süreci ile ilgili uyarıda bulunarak, “Seçmeli derslerin seçimi, okul idarecilerinin dini, ideolojik yönlendirme, baskı ve zorlamalarına değil, çocuklarımızın ilgi, yetenek ve pedagojik ihtiyaçlarına göre yapılmalıdır” dedi.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) e-okul sistemi üzerinden 2024-2025 eğitim öğretim yılına ait seçmeli derslerin seçim işlemlerinin başladığını duyurdu.

    Seçmeli derslerin seçimi ile ilgili olarak, “Okul yönetimince seçmeli dersler; okulun fiziki imkânları, mevcut öğretmen durumu, derslerin program içerikleri, zorunlu derslerin ve kişisel gelişiminin desteklenmesi, eğitim politikalarımızın gelecek vizyonu ve öğrencilerimizi millî, ahlâkî, insani, manevî ve kültürel değerlerini benimseyen ve koruyan fertler olarak yetiştirme amaçları da dikkate alınarak öğrencilerin talepleri doğrultusunda belirlenecektir” ifadeleri kullanıldı.

    “VELİ VE ÖĞRENCİLER ADINA DERS SEÇEN OKUL YÖNETİCİLERİ SUÇ İŞLİYOR”

    Öğrenci Veli Derneği Denizli Şubesi konuya dair dernek binasında basın toplantısı yaptı.

    Açıklamayı okuyan Öğrenci Veli Derneği Denizli Şube Başkanı Elif Bekçi, iktidarın siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda eğitime yön verdiğini belirterek, “Seçmeli dersler öğrencilerin hayata hazırlanması, ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkarılması açısından önemlidir. Seçmeli derslerin okul programlarının ayrılmaz bir parçası olarak öğrencilerin gelişimlerine destek olması, ayrıca bilişsel, duyuşsal ve sosyal gelişimlerine katkı sağlaması gerekmektedir. Bütün bu bilimsel gerçekleri gözardı ederek, iktidarın siyasal-ideolojik hedeflerine göre hareket eden, veli ve öğrenciler adına ders seçen okul yöneticileri açıkça suç işlediklerini bilmeli ve ona göre hareket etmelidir” dedi.

    DENİZLİ MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’NE ELEŞTİRİ

    Bekçi, Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ders seçimiyle ilgili tarafsız ve özgür bir ortam sağlamadığı eleştirisinde bulunarak, “Fakat görüyoruz ki Denizli Milli Eğitim Müdürlüğü, öğrencilerin ve velilerin seçmeli ders seçimiyle ilgili tarafsız, özgür bir ortam sağlamaları gerekirken, 9 Şubat Cuma günü sosyal medya hesabından, ‘Dersimi seçiyorum, dinimi öğreniyorum’ görselinde “Kur’an-ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı, Temel Dini Bilgiler, Görgü Kuralları ve Nezaket, Kültür ve Medeniyetimize Yön verenler” derslerini işaret ederek okul müdürlüklerine başvurulmasını istemiştir. Bu paylaşım asla kabul edilemez” diye belirtti.

    “MÜDÜRLÜKLER, DERS SEÇİMİNDE DİNİ-İDEOLOJİK YÖNLENDİRME İÇERİSİNDE”

    Bazı okul müdürlüklerinin seçmeli ders dilekçelerini velilerin imzalamasını istediğini ifade eden Bekçi, şunları kaydetti:

    “Seçmeli derslerin seçiminde okul idarecilerinin dini, ideolojik yönlendirme, baskı ve zorlamaları suç olduğunu hatırlatarak, “Milli Eğitim Bakanlığı demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nde, bütün itirazlarımıza rağmen zorunlu din dersleri varken birde seçmeli dersler içerisinde bu dersleri seçme zorunluluğu getirdi. Şimdi de Milli Eğitim Müdürlükleri, bu derslerin seçimiyle ilgili yönlendirmelerde bulunarak; okul yöneticilerini, öğretmenleri, veli ve öğrencileri etkileyerek bu derslerin seçimi sağlamaya çalışmaktadır. Bazı okul müdürlükleri, kendilerinin hazırladığı “Seçmeli Ders Dilekçelerini” velilere göndererek bu dilekçeleri imzalamalarını istemektedir. Velilerin itirazlarına okul müdürlükleri, ‘bakanlık bunların dışında seçmeli ders belirlemedi. Sınıf oluşturacak kadar yeterli öğrenci sayısına ulaşılamadığından o ders için sınıf açamıyoruz, o nedenle bu dersleri seçmeniz’ gerekiyor gibi açıklamalar yapmaktadırlar.”

    “ÖĞRENCİ VE AİLELERİN YANINDA OLACAĞIZ”

    Öğrenci Veli Derneği Denizli Şube Başkanı Elif Bekçi, seçmeli derslerin belirlenmesi sürecinde yaşanılan sorunlara karşı öğrenci ve velilerin yanında olacaklarını kaydederek, Denizli Milli Eğitim Müdürlüğü’nü, öğrenci ve velilere herhangi bir dini, ideolojik yönlendirme ve baskı yapmadan, özgürce seçmeli dersleri seçme ortamı sağlamaya davet ediyoruz. Okullarda en az 10 öğrencinin aynı dersi seçmesi durumunda okul müdürlüklerinin gerekli planlamayı yaparak, bu derslerin okutulmasını sağlanmasını istiyoruz. Öğrenci Veli Derneği olarak zorunlu seçmeli ders uygulamasından derhal vazgeçilerek seçmeli ders şekline dönüştürülmesini talep eder her türlü haksızlığın, hukuksuzluğun karşısında ve seçmeli derslerin belirlenmesi sürecinde yaşanılan sorunlarda öğrenci ve velilerimizin yanında olmaya devam edeceğimizi tüm kamuoyu ile paylaşmak isteriz” diye belirtti.

    PİRHA/DENİZLİ 

  • Eğitim-Sen: Öğrenciler adına ders seçen okul yöneticileri suç işlediklerini bilmeli

    Eğitim-Sen: Öğrenciler adına ders seçen okul yöneticileri suç işlediklerini bilmeli

    PİRHA – Eğitim Sen, okullarda seçmeli derslerin seçim işlemlerinin başlaması üzerine konuya ilişkin açıklama yaparak, “MEB’in ve okul idarelerinin ‘zorunlu seçmeli ders’ dayatması yapması doğru değildir. Seçmeli derslerin belirlenmesi sürecinde herhangi bir yönlendirme yapılmaması sağlanmalıdır” denildi.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) e-okul sistemi üzerinden 2024-2025 eğitim öğretim yılına ait seçmeli derslerin seçim işlemlerinin başladığını açıkladı. Yapılan duyuruya göre ortaokul ve liseler için seçmeli ders tercihleri 12 Şubat 2024 tarihine kadar yapılacak.

    MEB’in duyurusu ardından bir açıklama da Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasından geldi. Eğitim Sen, “Seçmeli dersleri öğrenciler ve velileri seçmeli, okul yöneticilerinin yönlendirme yapmasına izin verilmemelidir!” diye belirtti.

    “ÖĞRENCİLER ÖZGÜR İRADESİYLE SEÇİM YAPABİLMELİ”

    MEB’in, seçmeli dersler konusunda “dayatma” yaptığını belirten Eğitim Sen, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:

    “Seçmeli derslerin seçimi ile ilgili olarak ‘Okul yönetimince seçmeli dersler; okulun fiziki imkânları, mevcut öğretmen durumu, derslerin program içerikleri, zorunlu derslerin ve kişisel gelişiminin desteklenmesi, eğitim politikalarımızın gelecek vizyonu ve öğrencilerimizi millî, ahlâkî, insani, manevî ve kültürel değerlerini benimseyen ve koruyan fertler olarak yetiştirme amaçları da dikkate alınarak öğrencilerin talepleri doğrultusunda belirlenecektir.’ ifadeleri kullanılmaktadır. Velilere sunulan dilekçelerde öğrencilerin ‘insan, toplum ve bilim’, ‘din, ahlak ve değerler’ ve ‘kültür, sanat ve spor’ alanlarından en az birer ders seçmeleri istenmektedir. Seçmeli derslerin seçiminde öğrencilerin kendi ilgi ve yeteneklerinden çok MEB’in ve okul idarelerinin ‘zorunlu seçmeli ders’ dayatması yapması doğru değildir.

    Seçmeli derslerin seçimi sürecinde ülke çapında çok sayıda okulda eğitimcilikten çok ‘siyasal kadro’ olarak görev yapan eğitim yöneticilerinin özellikle dini içerikli derslerin seçilmesi için büyük çaba gösterdiği, öğrenci ve velileri yönlendirmeye çalıştığı bilinmektedir. Bu nedenle okullarda seçtiği seçmeli derslerin belirlenmesi sürecinde herhangi bir yönlendirme yapılmaması ve öğrencilerin özgür iradesiyle seçim yapabilmeleri sağlanmalıdır.

    “EĞİTİM YÖNETİCİLERİ SUÇ İŞLEMİŞ OLACAKTIR”

    Öğretmen yokluğu gerekçe gösterilerek çok sayıda seçmeli dersin açılmaması, onun yerine dini içerikli derslerin seçilmesi için çok sayıda eğitim yöneticisinin seferber olması kabul edilemez. Seçmeli ders tercihlerinde temel ölçüt öğrencinin ilgi ve yetenekleri olması gerekirken, her seferinde öğretmen yokluğu ve fiziki olanakların yetersizliği gerekçe gösterilerek öğrencileri önceden belirlenmiş bazı derslere yönlendirmek doğru değildir.

    Seçmeli dersler, öğrencilerin hayata hazırlanması, ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkarılması açısından önemlidir. Seçmeli derslerin okul programlarının ayrılmaz bir parçası olarak öğrencilerin gelişimlerine destek olması, ayrıca bilişsel (bilgi, beceri), duyuşsal (ilgi, tutum) ve sosyal gelişimlerine katkı sağlaması gerekmektedir. Bütün bu bilimsel gerçekleri göz ardı ederek, iktidarın siyasal-ideolojik hedeflerine göre hareket eden eğitim yöneticileri suç işlemiş olacaktır.

    Geçtiğimiz yıllarda bazı okul yöneticilerinin öğrenci ve velilere bilgilendirme yapmadan, onlar adına ders seçimi yaptığı, sonrasında seçilen dersleri imzalamaları için velilere tebliğ ettiği bilinmektedir. Bu dönem benzer uygulamaların olması halinde, velilerimiz Türkiye’nin 81 ilinde bulunan 105 Eğitim Sen şubesine mutlaka başvurmalıdır. Eğitim Sen Genel Merkezi, her dönem olduğu gibi, şubelerimizle birlikte seçmeli ders seçimi sürecini yakından takip edecektir.

    Geçmişte defalarca yapıldığı gibi veli ve öğrenciler adına ders seçen okul yöneticileri açıkça suç işlediklerini bilmeli ve ona göre hareket etmelidir. Seçmeli derslerin belirlenmesi sürecinde hangi nedenle olursa olsun mağdur edilen veli ve öğrencilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Eğitim politikalarına ilişkin her konuda olduğu gibi, bu konuda da her türlü siyasal ve ideolojik yönlendirmenin karşısında duracağımız bilinmelidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Bağlama, Köln Üniversitesi’nde lisans bölümü olarak tanındı

    Bağlama, Köln Üniversitesi’nde lisans bölümü olarak tanındı

    PİRHA- Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ile Köln Dans ve Müzik Yüksekokulu arasındaki işbirliği ve ortak çalışmaların sonucunda ‘Bağlama’, Lisans Bölümü (Bachelor) olarak resmen tanındı. Seçmeli ders olarak sunulacak bölüme başvurular başladı. 

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (AABF) girişimiyle, Alevi inancında kutsal olan ‘Bağlama’ Köln’deki Wuppertal Müzik Yüksek Okulu’nun ders müfredatına girdi. Seçmeli ders olacak bağlama için eğitmenlerden biri de Sanatçı Kemal Dinç.

    Üniversitede ‘Bağlama’ dersinin seçmeli olacağı ve çalışmaların başında Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Eğitim Sorumlusu Sanatçı Kemal Dinç ve Nihat İman da yer alıyor. 

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu sanal medya hesabından yapılan açıklamada, “İnancımızın ve kültürümüzün önemli bir parçası olan, telli kelamımız ‘Bağlama’ artık Köln Müzik-Üniversitesi’nde Lisans Bölümü olarak yerini alıyor! AABF ve Köln Dans ve Müzik Yüksekokulu’nun (HFMT) değerli ortak çalışması sayesinde, bu önemli adımı sizlerle gururla paylaşıyoruz” denildi.

    PİRHA/ALMANYA

  • İngiltere Cemevi Eşit Başkanı Has: Anadilde eğitim teşvik edilmeli-VİDEO

    İngiltere Cemevi Eşit Başkanı Has: Anadilde eğitim teşvik edilmeli-VİDEO

    PİRHA- İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Eşit Başkanı İbrahim Has, seçmeli anadil derslerine sahip çıkılması ve bu hakkın kullanılması çağrısında bulundu. 

    2021-2022 eğitim ve öğretim döneminde okutulacak seçmeli dersler için sosyal medyada ailelere ‘Anadiline ilgisiz kalma!’, ‘Anadilini Seç’ şeklinde çağrılar yapılıyor. Kampanyaya birçok aydın, yazar, milletvekili ve akademisyen destek veriyor.

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Eşit Başkanı İbrahim Has, Türkiye’deki seçmeli Kürtçe derslerine sahip çıkılması ve bu hakkı kullanması çağrısında bulundu.

    Ülkedeki anadilde eğitim alınmasının teşvik edilmesinin, dillerin yaşaması açısından önemli olduğunu vurgulayan Has, “Her bireyin anadilinde eğitim alması uluslararası sözleşmelerle teminat altına alınmış bir haktır. Türkiye’de ortaokullarda yeterli sayıda başvuru yapıldığı takdirde herkesin anadilinde eğitim alması garanti altına alınmıştır. Herkes çevresindekileri bu konuda teşvik ederek Kürtçe, Arapça, Boşnakça, Lazca gibi anadillerinde eğitim almasını teşvik etmesi, dillerini yaşatması açısından çok önemlidir” dedi.

    PİRHA/İNGİLTERE

  • DİERG: Seçmeli ders tercihi 14 Şubat Pazartesi gününe dek uzatılmalı

    DİERG: Seçmeli ders tercihi 14 Şubat Pazartesi gününe dek uzatılmalı

    PİRHA- Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi (DİERG), seçmeli ders tercihi için son gün olarak okulların açılmasından bir hafta sonra yani en erken 14 Şubat Pazartesi gününe dek uzatılmasını önerdi. 

    İlkokul 4 ve ortaokul 5, 6 ve 7. sınıf öğrencilerinin 2022-2023 eğitim döneminde açılmasını istedikleri dersler için son gün bugündü.

    Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi (DİERG), seçmeli ders tercihi için son gün olarak okulların açılmasından bir hafta sonra yani en erken 14 Şubat Pazartesi gününe dek uzatılmasını önerdi.

    Yazılı bir açıklama yapan Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi, “Öğrencilerin özgürce belirleyecekleri seçmeli derslerin yer aldığı formlar 21 Ocak tarihine dek sınıf rehber öğretmenlerine ya da okul yönetimlerine teslim edilmelidir. Bu formlar 2022-2023 eğitim döneminde yani okulların açılacağı 2022 Eylül’ünde okullarda verilecek seçmeli derslerin belirlenmesi amacıyla doldurulmaktadır. Yani Bakanlık gelecek Eylül ayından yaklaşık 8 ay önce tercih formlarının ebeveynlerden toplanarak okul tarafından sisteme işlenmesini istemektedir. Bunun amacı tercih edilen seçmeli dersler için ihtiyaç duyulacak öğretmen, kitap ve donanım ihtiyacını 8 aylık sürede planlayabilmek ve tamamlayabilmektir. Bu nedenle herhangi bir dersin öğretmen yok ya da donanım yetersiz denilerek formların okul tarafından geri çevrilmemesi gerekmektedir. 2022-2023 eğitim dönemi öğretmen ihtiyacını belirlemek sadece Bakanlığın yetkisindedir, her türlü planlamayı Bakanlık yapacaktır. Bu yüzden tercih edilen seçmeli derslerin Bakanlığa bildirilmesi gerekmektedir.

    Bakanlık okula en az 10 seçmeli dersten oluşan bir grup oluşturma yetkisi vermektedir. Okul idaresi örneğin Kürdce (Zazaca ve Kurmancca) dersini ya da bir başka seçmeli dersi en az 10 derslik gruba almamışsa bunun nedenini ebeveyne yazılı olarak açıklayabilmelidir. Yönetmelik gereği bir okulda, şube farklılığına bakılmaksızın, 10 öğrenci aynı seçmeli dersi tercih etmişse o dersin öğretmen ihtiyacını gidermek için 8 ay süre vardır.

    Ebeveynler öğrencisinin tercih ettiği derslerin işaretlendiği formları okula teslim etmelidir. Formlarda yer alan tercihlerin sisteme olduğu gibi işlenmesi zorunluluktur. 2022 Eylül ayında öğrencisinin tercih ettiği ders açılmazsa ebeveynler bunun nedenini okul idaresine sorabilmelidir. Günümüzde, formlar online da doldurulabilmektedir.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • 7 kurumdan, Kürtçe’nin seçmeli ders olarak tercih edilmesi için Kürt ailelere çağrı

    7 kurumdan, Kürtçe’nin seçmeli ders olarak tercih edilmesi için Kürt ailelere çağrı

    PİRHA- Dersim İnşa Kongresi ve Demokratik Alevi Dernekler Federasyonu’nun da aralarında olduğu 7 kurum ortak yazılı bir açıklama yaparak, anadilde eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılan tüm Kürtleri, çocuklarına Kürtçe’nin Kîrmancki ve Kurmanci lehçelerini seçmeli ders olarak tercih etmeye davet etti. Açıklamada, devlet de sorumluklarını yerine getirmeye çağrıldı. 

    Türkiye’de orta okullarda 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında okutulacak seçmeli dersleri tercih süreci 3 Ocak’ta başladı. Seçmeli dersler ve özellikle Kürtçe eğitim için belirlenen şartlar önceki yıllarda yoğun tartışma konusu olmuştu.

    Türkiye Milli Eğitim Bakanlığına bağlı orta okullarda 2022-2023 Eğitim ve Öğretim Yılı döneminde okutulacak seçmeli dersleri tercih süreci başladı. Öğrencilerin tercih ettikleri dersleri 3 Ocak – 21 Ocak 2022 tarihine kadar okul müdürlüklerine bildirmesi gerekiyor.

    DİK( Dersim İnşa Kongresi), FEDA( Demokratik Alevi Dernekler Federasyonu), MARDEF( Maraş Dernekler Federasyonu), AKKM(Avrupa Koçgiri Kültür Merkezi)
    AHD(Almanya Hınıs Derneği), AKHİ(Almanya Kürecik Halk İnsiyatifi), PKAN(Orta Anadolu Kürtleri Federasyonu), DAD( Demokratik Alevi Dernekleri) ortak yazılı bir açıklama yaparak, devleti sorumluklarını yerine getirmeye, anadilde eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılan tüm Kürtleri, çocuklarına Kürtçe’nin Kîrmancki ve Kurmanci lehçelerini seçmeli ders olarak tercih etmeye davet etti.

    Başta Kırmancki olmak üzere bir bütün Kürtçe’nin yok olmakla yüz yüze olduğuna dikkat çekilen açıklama şöyle:

    “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek, anadili ve anadilinde eğitim hakkını güvence altına alan kararına rağmen birçok devlet gibi Türkiye’de bu kararı uygulamamaktadır.
    Türk ulus devleti; dilleri, kültürleri ve inançları yasaklamış, halklara ve inançlara asimilasyonu dayatmıştır. UNESCO’ya göre TC sınırları içinde birçok dil yok olmuş, önümüzdeki on yıllarda üç dil daha yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

    “KÜRT DİLİNİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN VAHŞİ YÖNTEMLER KULLANILIYOR”

    Okul, siyaset, ekonomi, kışla ve cami dilleri ve lehçeleri yok eden çarkın dişlileri gibi çalışmaktadır.
    Kürtçe’nin Kurmanci ve Kırmancki lehçelerini kamusal alandan, sokaklardan, gündelik yaşamdan ve belleklerden silen, Kürt dilini ortadan kaldırmak için vahşi yöntemler kullanılıyor. Bugün bile Meclis tutanaklarına, “Bilinmeyen dil”, “anlaşılmayan dil” veya “x dili” diye yazılmaktadır.

    “KÜRTÇE, EĞİTİM DİLİ OLARAK ANAYASAL GÜVENCEYE ALINMALIDIR”

    Başta Kırmancki olmak üzere bir bütün Kürtçe’nin yok olmakla yüz yüze olduğu bu dönemde, esas olan; Kürtçe’nin eğitim dili olması, kamusal alanda kullanılması, resmi statüye kavuşması ve eğitim dili olarak Anayasal güvenceye alınmasıdır. Kreşten üniversiteye dek tüm eğitim süreçlerinin Kürtçe Ana dilde yapılmasıdır. Meşru ve demokratik olan bu hakkımızın gerçekleşmesinin zaman alacağını göz önünde bulundurduğumuzda, Kürt çocuklarının seçmeli ders ile anadillerini öğrenmeleri, okuyup yazmaları bugün için hayati önemde bir konudur.
    Biz aşağıda imzası olan sivil toplum kurumları olarak, devleti sorumluklarını yerine getirmeye, anadilde eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılan tüm Kürtleri, çocuklarına Kürtçe’nin Kîrmancki ve Kurmanci lehçelerini seçmeli ders olarak tercih etmeye davet ediyoruz.
    DİK( Dersim İnşa Kongresi)
    FEDA( Demokratik Alevi Dernekler Federasyonu)
    MARDEF( Maraş Dernekler Federasyonu)
    AKKM(Avrupa Koçgiri Kültür Merkezi)
    AHD(Almanya Hınıs Derneği)
    AKHİ(Almanya Kürecik Halk İnsiyatifi)
    PKAN(Orta Anadolu Kürtleri Federasyonu)
    DAD( Demokratik Alevi Dernekleri)”

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersimdeki kurumlardan çağrı: Anadilimize sahip çıkalım seçmeli derslerde yer verelim-VİDEO

    Dersimdeki kurumlardan çağrı: Anadilimize sahip çıkalım seçmeli derslerde yer verelim-VİDEO

    PİRHA-Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Hüseyin Kasun, İHD Dersim Şube Eşbaşkanı Gönül Sonbahar ve HDP Dersim İl Eşbaşkanı İbrahim Kasun, anadilin önemine dikkat çekerek, 21 Ocak’ta sona erecek ortaöğretimdeki ders seçimlerinde anadil derslerini seçme çağrısında bulundu.

    Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokullarda 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında okutulacak seçmeli dersleri tercih süreci 4 Ocak 2022’de başladı. Öğrencilerin tercih ettikleri dersleri 21 Ocak 2022’ye kadar okul müdürlüklerine bildirmesi gerekiyor. Yaşayan Diller ve Lehçeler (5, 6, 7 ve 8. sınıflar) dersi kapsamında, Kurmanci ve Kırmancki dersleri seçmeli dersler arasında yer alıyor.

    Ortaöğretimde 21 Ocak’a kadar seçmeli derslerde son gün. Seçmeli derslerde öğrenciler anadil dersini seçebilecekler. HDP Dersim İl Eşbaşkanı İbrahim Kasun, Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Hüseyin Kasun ve İHD Dersim Şube Eşbaşkanı Gönül Sonbahar ortaokullardaki seçmeli dersler için ‘Anadilimizde eğitim görelim’ çağrısı yaptı.

    “DİLİN ADI VAR AMA KENDİSİ YOK”

    Dil insanlar arasında iletişimi sağlayan bir araç olduğunu dile getiren Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Hüseyin Kasun, “Ana dil onu konuşan toplumlar için sadece bir araç değil aynı zamanda tarih, kültür, duygu ve düşüncenin aktarım aracıdır, yani bir toplumun kültür ve tarih aktarıcısıdır. Son 30-40 yıllık süreçte coğrafyamıza baktığımızda kullanılan diller Kurmanci ve Kırmanckidir. Anadil büyükler tarafında konuşulurken çocuklar bilmemektedir, yani kuşaklar arasındaki bağ kopmuş demektir. Bu aynı zamanda asimilasyon anlamına da gelmektedir. Tarih, kültür, duygular dille yaşanır ve gelecek nesillere aktarılır. 2012 yılında yönetmelikle yabancı dil kapsamında yaşayan dil ve lehçeler öğrenim müfredatına girdi ancak bununla ilgili altyapı çalışmaları tamamlanmadı. Yeteri kadar öğretmen atanmadı sadece göstermelik olarak kaldı. Dilin adı var ama kendisi yok. Bu anlamda velilerimiz ve öğrencilerimiz önümüzdeki eğitim-öğretim döneminde kendi kültürlerinin taşıyıcısı olan dili seçsinler” diye belirtti.

    “DİLİMİZ KİMLİĞİMİZİN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR”

    Hiçbir dilin birbirinden üstün olmadığını ve her dilin kendine özgü bir değeri olduğunu ifade eden İHD Dersim Şube Eşbaşkanı Gönül Sonbahar da, “Anadil bir süzgeçtir ve her çocuk anadilini seçme hakkına sahiptir. Eğitimin anadille yapılması gerekiyor ama bizim gibi tekçi zihniyeti oturtmaya çalışan ülkelerde ne yazık ki asimilasyon politikaları öncelikli olmakta ve farklılıklara asla yer verilmemektedir. Anadilde eğitimi savunuyoruz ama tamamen anadilde eğitimin mümkün olmayacağını da ne yazık ki kabul etmek gerekiyor. Çünkü mevcut siyasi iktidarla bunun olmayacağı açıkça ortadadır. Anadilin varlığını sürdürmesi önündeki en büyük tehlike anadilde eğitimin olmamasıdır. Dilimiz kimliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Acaba ders verilir mi diye endişe duymadan anadilde eğitimi seçmeliyiz. Kazanılan bir hak varsa bizler o hakka sahip çıkmalıyız” diye konuştu.

    “ANA DİLİMİZİ ÇOCUKLARIMIZA ÖĞRETELİM”

    Dilin kaybolmaması için çocuklara öğretilmesi gerektiğini vurgulayan HDP Dersim İl Eşbaşkanı İbrahim Kasun ise, “Çocuklarımızla anadilimizi konuşursak öğrenirler ama çocuklarımızla konuşmazsak dilimiz kaybolacak. Büyüklerimiz verdikleri mücadele ile dilimizi yaşatarak bugünlere getirdiler. Dilimizi çocuklarımıza öğretelim, çocuklarımızla dilimizi ne kadar çok konuşursak dilimiz o kadar çok yaşar. Her yerde dilimizi konuşalım. İnsanlar evde, sokakta, iş yerinde kendi anadiliyle konuşsun. Dilimizi konuşursak yaşatırız” dedi.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    > Dersimlilerden çağrı: Ders seçimlerinde ana dilimizi seçelim

  • Dersimlilerden çağrı: Ders seçimlerinde ana dilimizi seçelim-VİDEO

    Dersimlilerden çağrı: Ders seçimlerinde ana dilimizi seçelim-VİDEO

    PİRHA-Dersimliler ana dilin önemine dikkat çekerek, 21 Ocak’ta sona erecek ortaöğretimde ki ders seçimlerinde ana dil derslerini seçme çağrısında bulundular ve eklediler: Çocuklarımızla anadilimizi konuşalım çünkü kültürümüz kaybolduğu zaman her şeyimiz kaybolur.

    Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokullarda 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında okutulacak seçmeli dersleri tercih süreci 3 Ocak 2022’de başladı. Öğrencilerin tercih ettikleri dersleri 21 Ocak 2022’ye kadar okul müdürlüklerine bildirmesi gerekiyor. Yaşayan Diller ve Lehçeler (5, 6, 7 ve 8. sınıflar) dersi kapsamında, Kurmanci ve Kırmancki dersler okutuluyor.

    Ortaöğretimde 21 Ocak’a kadar seçmeli derslerde son gün. Seçmeli derslerde öğrenciler anadil dersini seçebilecekler. Dersimliler ortaokullardaki seçmeli dersler için ‘Anadilimizde eğitim görelim’ çağrısı yapıyor.

    “ANA DİLİMİZLE KONUŞALIM”

    “Anadilimizle konuşalım” çağrısı yapan Aysel Mencik, “Dilimiz artık kayboluyor, kimse dilimizi konuşamayacak duruma gelmiş o yüzden okullarda seçmeli derslerde çocuklarımız anadil dersini seçsinler kendi dilinde eğitim görsünler ve bu sayede dilimiz kaybolmamış olur” diye belirtti.

    “SEÇMELİ DERSLERDE HERKES ANA DİL DERSİNİ SEÇSİN”

    Bir insanın dilini kaybettiği zaman her şeyini kaybedeceğini vurgulayan Senem Tacay da, “Çocuklarımızla anadilimizi konuşalım çünkü kültürümüz kaybolduğu zaman her şeyimiz kaybolur. Şu an kimse farkında değil ama dilin yaşaması çok önemli, çocuklarımıza anadilimizi öğretelim. Şimdiki çocuklar anadilini bilmiyor, herkes Türkçe konuşuyor çok üzülüyorum. Anne, baba çocuklarıyla nasıl anadiliyle konuşmaz. Ben çocuklarımla anadilimizle konuşuyorum, insanların kendi anadilini bilmemesi çok kötü bir şey. Benim isteğim herkes çocuklarına anadilimizi öğretsin. Ortaöğretimde ki seçmeli derslerde herkes anadil dersini seçsin” dedi.

    “DİLİMİZİ YAŞATMAK İÇİN MÜCADELE EDELİM”

    Eskiden köylerde herkesin ana diliyle konuştuğunu ama 1994 yılındaki köy boşaltmalarından sonra şehirlerde çocukların asimile olduğunu ve dillerini unuttuklarını ifade eden Hasan Ekici ise, şunları kaydetti:

    “Şimdi bütün çocuklar Türkçe konuşuyor. Benim torunlarım üniversite okuyorlar ama kendi ana dilini bilmiyorlar. Dersim halkına çağrım dilimiz kaybolmak üzere o yüzden lütfen çocuklarımıza dilimizi öğretelim. Dilimiz kaybolursa inancımız, kültürümüz de kaybolur o yüzden dilimizi yaşatalım. Ortaokulda yapılacak ders seçiminde lütfen ana dil dersini seçelim ve dilimizi yaşatalım. Dünyanın hiçbir halkı kendi kültürünü yok etmiyor onu yaşatmak için mücadele ediyor lütfen bizde ana dilimizi yaşatmak için mücadele edelim.”

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • Mersin Eğitim-Sen: Din derslerinin ‘zorunlu seçmeli’ hale getirilmesi kabul edilemez

    Mersin Eğitim-Sen: Din derslerinin ‘zorunlu seçmeli’ hale getirilmesi kabul edilemez

    PİRHA- Seçmeli ders takvimi işlemeye devam ediyor. Konuya dair açıklama yapan Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, bazı okul yöneticilerinin öğrencilere, velilere bilgilendirme yapmadan, onlar adına ders seçimi yaptığını, seçilen dersleri velilere imzalatma çabası içine girdiğine işaret etti.  

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve il Milli Eğitim Müdürlükleri, seçmeli dersleri eşit koşullarda tanıtması gerekirken, dini içerikli derslerin seçilmesi için çalışma yürütüp, velileri teşvik ediyor.

    Alevilerin zorunlu din dersinin kaldırılması için verdiği hukuksal mücadele sonucu Alevi öğrencilere verilemeyeceği yönünde karar olmasına karşın uygulanmazken, aynı zamanda din derslerinin sayısı arttırılıyor.

    2021-2022 Eğitim-Öğretim yılı için seçmeli ders tercihi dönemi 04 Ocak Pazartesi günü başladı, 21 Ocak Cuma gününe kadar devam edecek.

    MEB, İl Milli Eğitim Müdürlükleri üzerinden, uzaktan eğitimin sürdüğü dönemde boş durmayarak, internet üzerinden çalışmalar yürütüp, tüm dersler yerine din derslerini seçmeleri için yönlendirme yapıyor.

    “BAZI DERSLERİN ‘ZORUNLU SEÇMELİ’ HALE GETİRİLMEK İSTENMESİ KABUL EDİLEMEZ”

    Eğitim-Sen Mersin Şube Yürütme Kurulu seçmeli derslere dair basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı Mahmut Sümbül tarafından okunan basın açıklamasında, “Geçmişte yaşanan ve öğrencilerin iradesini ipotek altına alan uygulamalarının yaşanmaması, bu dönem seçmeli derslerin belirlenmesi ve öğrencilerin özgür iradesiyle seçim yapabilmeleri konusunda çok daha dikkatli olunması gerektiği açıktır” dedi.

    Seçmeli ders tercihlerinde temel ölçütün öğrencinin ilgisi ve yetenekleri olması gerekirken, her ders seçme döneminde öğretmen norm durumu ve fiziki olanakların yetersizliği gerekçe gösterilerek, sadece önceden belirlenmiş bazı derslerin seçilmesini istemenin çelişkili bir durum olduğuna dikkat çeken Sümbül, “Yıllardır sınırlı sayıda seçmeli derse sıkıştırılan seçmeli ders uygulaması, sınav odaklı eğitim sistemi nedeniyle ağırlıklı olarak matematik, İngilizce, spor etkinlikleri, bilim uygulamaları alanlarıyla dini içerikli derslerle sınırlı olmanın ötesine geçmemektedir. Geçmişte yaşandığı gibi bazı derslerin öğrencilerimiz için ‘zorunlu seçmeli’ hale getirilmek istenmesi kabul edilemez” diye konuştu.

    “HER TÜRLÜ SİYASAL VE İDEOLOJİK YÖNLENDİRMENİN  KARŞISINDA DURACAĞIZ”

    Sümbül, seçmeli dersler, öğrencilerin hayata hazırlanması, demokrasi kültürünü özümsemesi, ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkarması açısından önemli olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

    “Seçmeli derslerin okul programlarının ayrılmaz bir parçası olarak öğrencilerin gelişimlerine destek olması, ayrıca bilişsel (bilgi, beceri), duyuşsal (ilgi, tutum) ve sosyal gelişimlerine katkı sağlaması gerekmektedir. Bütün bu bilimsel gerçekleri göz ardı ederek, iktidarın siyasal-ideolojik hedeflerine göre hareket eden eğitim yöneticileri suç işlemiş olacaktır”

    Geçtiğimiz yıllarda ve şimdi bazı okul yöneticileri öğrencilere, velilere bilgilendirme yapmadan, onlar adına ders seçimi yapmış, sonrasında seçilen dersleri velilere imzalatma çabası içine girmiştir. Önümüzdeki dönem benzer uygulamaların olması halinde, velilerimizin Türkiye’nin 81 ilinde bulunan 105 Eğitim-Sen şubesine başvurmaları halinde sendikamız gerekli adımları atacaktır. Seçmeli ders seçimi sürecini yakından takip ettiğimiz, atılan her hukuksuz adımın karşısında olacağımız bilinmelidir.

    Geçmişte defalarca yapıldığı gibi veli ve öğrenciler adına ders seçen okul yöneticileri suç işlediklerini bilmeli ve ona göre hareket etmelidir. Seçmeli derslerin belirlenmesi sürecinde hangi nedenle olursa olsun mağdur edilen veli ve öğrencilerimizin yanında olacağımızı bir kez daha belirtiyor, eğitim politikalarına ilişkin her konuda olduğu gibi, bu konuda da her türlü siyasal ve ideolojik yönlendirmenin  karşısında duracağımızın bilinmesini istiyoruz.”

    PİRHA/MERSİN

     

  • ‘Veliler çocuklarını daha fazla Kürtçe derslere yönlendirmeli’-VİDEO

    ‘Veliler çocuklarını daha fazla Kürtçe derslere yönlendirmeli’-VİDEO

    PİRHA-Mersin Kitap Fuarı son gününde. Kitap Fuarı’nı gezen Mersin’in çeşitli okullarında Kürtçe seçmeli ders gören öğretmen ve öğrenciler, fuarda Kürtçe kitap çıkarak yayınevlerinin olmasını olumlu olduğunu belirtirken, Mersin’de tek Kürtçe Öğretmen olan Abuzer de, velilerin Kürtçe seçmeli derslerine ilgisini arttırmasını ve çocuklarını Kürtçe’ye yönlendirmesini istedi.

    Türkiye’de Avrupa Birliği (AB) süreci içinde bulunan başlıklardan biri olan ve Eylül 2012’de yayımlanan yönetmenlikle hayat bulan Kürtçe seçmeli dersi okullarda başladı.

    Ancak iktidar tarafından gerekli teşvik sağlanmazken, Kürtçe öğretmenlerin atamaları da yeterinde yapılmadı.

    Orta Okullarda veliler tarafından seçmeli ders olduğu için okul idarelerine verilen dilekçeler aracılığıyla haftada 2 saat Kürtçe (Kurmancî, Kirmançkî) eğitim yapılırken, birçok ilde yeterli sayıya ulaşılamadığı için Kürtçe seçmeli ders okullarda yerini alamadı.

    “VELİLER ÇOCUKLARINI DAHA FAZLA KÜRTÇE DERSLERE YÖNLENDİRMELİ”

    Mersin’de MEB’e bağlı okullarda Kürtçe ders veren sadece bir öğretmen bulunurken, Kürtçe dersin verildiği okul sayısı ise oldukça sınırlı.

    Konuya dair görüşlerini PİRHA ile paylaşan Abuzer Öğretmen, Kürtçe eğitim verecek öğretmenlerin artması gerektiğine işaret ederek, “Kürtçe ders alan öğrenci sayısı şu anda az. Bu durumun değişmeli ve sayı artmalı. Veliler bu konuda daha fazla duyarlı olmalı. Zamanı geldiğinde verilen formlar üzerinde bulunan ‘Yaşayan diller ve lehçeler’ kısmında Kürtçe (Kurmancî, Kirmançkî) bölümünü tercih edip dilekçeyi okul idarelerine vermeleri gerekiyor” diyerek, ailelerin Kürtçe dersler konusunda duyarlı olmaları çağrısında bulundu.

    Kürtçe ders alan çocuklar ise, Kürtçe öğrendikleri için mutlu olduklarını belirterek bütün arkadaşlarının Kürtçe dersini seçmesini istedi.

    Diren KESER/MERSİN

  • Bazı okullarda zorunlu din dersi sayısı 4’e çıkarıldı

    Bazı okullarda zorunlu din dersi sayısı 4’e çıkarıldı

    PİRHA- Türkiye’de pek çok okulda seçmeli lanse esilen din dersleri öğrencilerinin ve ailelerin iradesi dışında okul idaresi tarafından zorunlu kılınıyor. Bu okullardan biri de Nazilli’de Nahit Menteşe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi. 

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) ‘seçmeli ders’ adı altında dini içerikli ders dayatması sürüyor.

    BirGün gazetesinde yer alan habere göre, Aydın Nazilli’de de çocuklara ders seçimi yaptırılmadı. Ders seçimi yapabilen öğrenciler de ‘seçmemesine’ rağmen idare tarafından dayatılan din derslerine girdi. Nahit Menteşe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrencilerin seçmemesine rağmen programda Kur’an-ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı ve Temel Dini Bilgiler dersleri yer aldı. Bu dini içerikli derslere giren ücretli öğretmenlerin, 2 yıllık ilahiyat mezunu olduğu iddia edildi.

    Elazığ Atatürk Anadolu Lisesi’nde de seçmeli ders adı altında öğrencilere haftada 7 saat din dersi dayatılıyor. Seçmeli ders olmasına rağmen ne öğrencilere ne de velilere herhangi bir bilgi verilmeden ‘Kuran’ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı, Temel Dini Bilgiler’ dersleri okul yönetimi tarafından seçilmiş. Din dersi saati diğer ders saatlerinden fazla.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ankara’da açıklama: Öğrencilere din eğitimi içerikli dersler dayatılıyor-VİDEO

    Ankara’da açıklama: Öğrencilere din eğitimi içerikli dersler dayatılıyor-VİDEO

    PİRHA-Eğitim-Sen Ankara Şubeleri, Veli-Der ve Öv-Der Ankara Şubesi, yaptıkları basın açıklamasında seçmeli derslerin öğrenciler tarafından seçilmesi gerektiğini vurgulayarak “Dini içerikli derslerin seçilmesi için öğrenci ve velilerin yönlendirilmeye çalışıldığı açıktır” dediler. 

    Eğitim-Sen Ankara Şubeleri, Veli-Der ve Öv-Der Ankara Şubesi, yaptıkları basın açıklaması ile seçmeli derslerin öğrenciler tarafınca yapılması gerektiğini vurguladı.

    “Öğrencilerimizin Eğitim Hakkının Engellenmesine, Geleceğimizin Karartılmasına İzin Vermeyeceğiz” başlığı altında yapılan basın açıklamasını Eğitim Sen 2 No.lu Şube Başkanı Hüseyin Köklü okudu.

    “DİNİ DERSLERE YÖNLENDİRME VAR”

    Köklü, ortaokul ve liseler için seçmeli ders tercihlerinin 4-22 Ocak 2021 tarihleri arasında yapılacağını hatırlatarak “Kimi vakıf, dernek ve cemaatlere bağlı kuruluşlar, her yıl olduğu gibi bu yıl da, dini içerikli kimi derslerin seçilmesi için yoğun bir kampanyaya başladı” dedi. Köklü, yaşanan salgından dolayı seçmeli derslerin belirlenmesinin daha karmaşık ve sorunlu hale geldiğini belirterek şunları dile getirdi:

    “MEB, her ne kadar seçmeli derslerin öğrencilerin ilgi ve isteklerine göre belirlenmesi gerektiğini ifade etse de geçtiğimiz yıllar içinde eğitimde yaşanan yoğun siyasal kadrolaşmanın ve yandaş atamaların bir sonucu olarak bazı dini içerikli derslerin seçilmesi için öğrenci ve velilerin yönlendirilmeye çalışıldığı açıktır. Söz konusu derslerin seçilmesi için faaliyet sürdüren bu dini vakıf, dernek ve cemaatler ülkenin eğitim politikasının belirlenmesinde etkin olmak için oldukça yoğun bir çaba içerisindedir.

    Yıllardır iktidarın eğitim politikalarını belirleme noktasında dayanak olarak kullandığı ve yaptıkları protokoller mahkeme kararı ile defalarca iptal edilen vakıf, dernek, sivil toplum örgütü ve cemaatlerin (Ensar, Tügva, Türgev, Eğitim Bir Sen, İlim Yayma, İHH vb.) Eğitimi Destekleme Platformu (EDP) adı altında Vali, Kaymakam, Milli Eğitim Müdürleri, Müftüler, kurum amirleri ile düzenli toplantılar gerçekleştirdikleri, Türk Milli Eğitimi’nin ve öğrencilerimizin gelecekleri ve eğitim faaliyetleri üzerinde kararlar alma haklarını kendilerinde buldukları, broşürler bültenler yayınladıkları, sosyal medya hesaplarındaki boy boy resimlerle hiç çekinmeden bu faaliyetleri yürüttükleri ortadadır.

    Geçtiğimiz yıllarda bazı okul yöneticilerinin öğrenci ve velilere bilgilendirme yapmadan, onlar adına ders seçimi yapmaları ve sadece seçilen dersleri imzalamaları için velilere tebliğ etmeleri, din eğitimi içerikli derslerden zorunlu paketler hazırlamaları, yukarıda bahsettiğimiz meşru olmayan toplantılarda alınan kararların bir yansıması olarak karşımızda durmaktadır. Anlaşıldığı üzere yine bu dernek ve vakıflar, kendilerini yasaların üzerinde görmektedirler. Acı olan taraf bu olmakla birlikte Milli Eğitim sistemimizin içler acısı hali de gözler önünde durmaktadır. Eğitim sistemimiz; bilimsellikten, araştırmacılıktan, sorgulayıcı yaklaşımdan, sanattan, spordan ve üretimden uzaklaşarak, ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğini hızla bir karanlığa doğru sürüklemektedir.”

    “SEÇMEK ÖZGÜRLÜKTÜR VE HAKTIR”

    Hüseyin Köklü, veli ve öğrenciler adına ders seçen okul yöneticilerinin suç işlediklerini söyleyerek sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Seçmeli derslerin belirlenmesi sürecinde hangi nedenle olursa olsun, mağdur edilen veli ve öğrencilerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha belirtiyor; eğitim politikalarına ilişkin her konuda olduğu gibi, bu konuda da her türlü siyasal ve ideolojik yönlendirmenin karşısında duracağımızın, seçmeli derslerin belirlenmesi sürecini yakından takip edeceğimizin bilinmesini istiyoruz. Ankara genelinde ders seçimi konusunda sorun yaşayan tüm öğrencilerimiz, velilerimiz ve öğretmenlerimiz bizlere ulaşabilir.

    Seçmek özgürlüktür ve haktır. Öğrencilerimizin hakları ve ortak geleceğimiz için sürecin takipçisiyiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Mersin İl milli eğitim müdürü, müftü ve dekandan ‘din dersi’ dayatması!

    Mersin İl milli eğitim müdürü, müftü ve dekandan ‘din dersi’ dayatması!

    PİRHA-Mersin İl Milli Eğitim Müdürü, müftü ve dekanla birlikte “din dersinin seçilmesi için” öğretmenlerle özel toplantı yaptı.

    Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Adem Koca, öğrencilerin seçmeli ders olarak din derslerini tercih etmesi için İl Müftüsü, İslami Bilimler Fakültesi Dekanı ve idarecilerle “Mersin İli Bünyesinde Seçmeli Dersler” konulu online toplantı yaptı. Koca, toplantıda, pandemi sürecinin din dersini seçtirmek için lehe kullanılabileceğini belirterek, “Eğer bir idareci isterse, idarenin inisiyatifi ile bu dersleri seçtirebiliyor” dedi.

    İslami Bilimler Fakültesi Dekanı Erdal Baykan, toplantıda din derslerinin seçilmesi için velilere yeterince tanıtım yapılmadığını söyleyerek “Müftülük olarak yeterli duyuruyu yapamıyoruz muyuz, yoksa yönetici ve idareciler olarak okul müdürlerimize yeterli cesareti veremiyor muyuz?” ifadelerini kullandı.

    Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Koca ise “Başarılı olamadığımız tek konu bu tercihler” diyerek şunları dile getirdi:

    “Salgın döneminde idareci arkadaşlarımızın çocukların ders seçimlerinin idareye bırakılmasını lehine kullanabileceği kanaatindeyim. Eğer bir idareci isterse, idarenin inisiyatifiyle bu dersleri seçtirebiliyor. Bu, bu salgın sürecinde ciddi manada en büyük destekçimiz olabilir.”

    YILDIRIM KAYA’DAN TOPLANTIYA TEPKİ

    Konuya ilişkin tepki CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya’dan geldi. Müftünün imamlarla toplantı yapabileceğini, ancak okullarda seçmeli dersler konusunda öğrencilere vaaz veremeyeceğini söyleyen Kaya, “Bir öğrenci hangi dersi seçeceğini bilemez mi, öğrenci velisi hangi derste çocuğunun sorumlu olacağını tespit edemez mi?” diye sordu.

    Kaya ayrıca “Eğitim ve öğretimle ilişkisi olmayan kişileri okullara çağıramazsınız. Sayın Ziya Selçuk bu konuda müdahil olun, öğrenci ve velilerimizi özgür bırakın” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • DEDEF’ten Dersimlilere çağrı: Seçmeli ders olarak ‘Zazaki/Kırmançki’yi seçin

    DEDEF’ten Dersimlilere çağrı: Seçmeli ders olarak ‘Zazaki/Kırmançki’yi seçin

    PİRHA- Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Dersimlilere çağrı yaparak, seçmeli ders tercih dönemi olan 04 Ocak- 22 Ocak günleri arasında bulundukları yerin eğitim kurumu müdürlüklerine başvurarak, çocukları için Zazaki/Kırmançki’nin dersini seçmelerini istedi. 

    2021-2022 Eğitim-Öğretim yılı için seçmeli ders tercihi dönemi 04 Ocak Pazartesi günü başladı, 22 Ocak Cuma gününe kadar devam edecek.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Dersimlilere çağrı yaparak, seçmeli ders olarak anadilini doğrudan veya elektronik ortamda bulunduğu yerin eğitim kurumu müdürlüklerine başvurarak, çocukları için Zazaki/Kırmançki’nin (ZAZACA) dersini seçmelerini istedi.

    “ANADİLDE EĞİTİM EN DEMOKRATİK HAKKIMIZDIR”

    “Dilimize karşı sorumluluğumuzu göstermek zorundayız” diyen DEDEF, “Ders açılmaz, öğretmen tayin edilmez diye düşünmeyelim. Çocuklarımız (Biz) tercih edince eğitim kurumu o dersi verebilmek için gerekli koşulları sağlamak durumundadır. Ve bunu sağlamak bizim en demokratik hakkımızdır. Ortaokullarda seçmeli ders olarak ana dilimiz Zazaca’yı seçerek anadilimize sahip çıkmak biz Dersimlilerin, Dersim dostlarının ve tüm Dersim kurumlarının görevidir.
    Anadilimize sahip çıkalım, kullanalım, kullandıralım” dedi.

    “ZAZAKİ/KIRMANÇKİ’NİN OKULLARDA SEÇMELİ DERS OLARAK OKUTULMASINI İSTİYORUZ”

    Yazılı bir açıklama yapan DEDEF, şunları kaydetti:

    “Ana dili bir kimsenin anasından doğduğu evin insanlarından, soyca bağlı olduğu topluluktan öğrendiği, duygu düşünce ve isteklerini en iyi anlatabildiği dil demektir. Yani kişinin kimliğinin oluştuğu en iyi konuştuğu temel iletişim dilinin öğretilmesini kast ederiz ana dilinden. UNESCO ya göre yeryüzünde 7097 farklı dil var çocuklar çoklu dil ile büyüyorlar dünyada 2500 milyar insan anadilinde eğitim hakkından mahrum bırakılıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 18 Aralık 1992 tarih ve 47 /135 sayılı kararı ile yayınlanan Türkiye’nin de Onayladığı Birleşmiş Milletler Ulusal veya Etnik Dinsel ve Dilsel Azınlıklara Mensup Kişilerin Haklarına Dair Bildiride, anadili konusunda taraf devletlere sorumluluk yüklerken, anadilinde eğitimin bir hak olduğu, anadilinde eğitimin sağlanması sorumluluğunu da vermektedir. Çocukların kimliklerinin ve kişiliklerinin bir parçası olarak ana dillerinin değersizleştirilmesi yok sayılması özgüvenlerini ve öz saygılarını olumsuz etkilemekle kalmıyor, var olan eşitsizliklerin derinleşmesine neden oluyor. Anadili birleştirir ve paylaşılanı artırır. Bu özellikleri ile de sosyal içerme, yenilikçi düşünme ve hayal gücünün gelişimini sağlar. Bu bağlamda bireyin kendi anadili dışındaki dillerde eğitim alması hem eğitim sürecinde sorunlara hem de eşitsizliklere neden olmaktadır. Tüm bu gerekçelerden dolayı Dersim Dernekleri Federasyonu ve Bileşenleri olarak anadilimiz Zazaki/Kırmançki’nin okullarda seçmeli ders olarak okutulmasını istiyoruz.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Öğrencilere ‘seçmeli din dersi’ dayatmasına Mersin Eğitim-Sen’den tepki

    Öğrencilere ‘seçmeli din dersi’ dayatmasına Mersin Eğitim-Sen’den tepki

    PİRHA- Ortaöğretim okullarında “seçmeli ders” seçim süreci tamamlanmak üzere. Önceki yıllarda da “seçmeli ders” uygulamasının idareler tarafından “zorunlu ders”e dönüştürüldüğünü belirten Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu “Başlı başına hukuksuz ve en başta da laik eğitim sistemine aykırı bir uygulama. Veliler, dilekçeler yoluyla okul idarelerine başvurup seçmedikleri derslerin değiştirilmesini istesinler” dedi.  

    Ortaöğretim kurumlarında “seçmeli ders” seçiminde sona gelindi. Her ne kadar bu hak öğrenci tarafından kullanılıyor gözükse de hükümetin milli eğitim politikası “seçmeli” olması gereken dersi zorunlu hale dönüştürüyor.

    Cumhuriyet’in haberine göre, bunun son örneği Balıkesir Burhaniye’de yaşandı. Burhaniye Milli Eğitim Müdürlüğü’nden, 6 Ocak’ta, ilçedeki tüm okul müdürlüklerine gönderilen yazıda, “Seçmeli derslerden olan Kuranı Kerim, Peygamberimizin Hayatı ve Temel Dini Bilgiler derslerinin öğrencilerimiz tarafından seçilmesi ile ilgili okul müdürlüklerimizce gerekli hassasiyet ve özenin gösterilmesi hususunda bilgilerinizi ve gereğini rica ederim” denildi.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu, okullarda, hem panolara asılan afişler aracılığıyla, hem de öğrenci velileri aranarak dini içerikli derslerin veliler tarafından seçilmesi istendiğine dikkat çekerek şunları ifade etti:

    “Adı seçmeli ders ancak çoğu zaman öğrencilere bile sorulmuyor. İdareler kendileri belirliyor. Gerekçe de şu: Sınıf oluşması için belli bir sayı olması lazım, bu olmadığı için seçmeli dersleri bu şekilde belirledik. Bu durum bahane edilerek dersler düzenliyor. Velilerin çoğu zaman haberi bile olmuyor. Olunca da okul idaresiyle ters düşülmemek adına iradeleri dışında ortaya çıkan bu uygulamaya tepki göstermeyip, sineye çekiyorlar. Başlı başına hukuksuz ve en başta da laik eğitim sistemine aykırı bir uygulama. Seçmeli derslerin zorunlu hale dönüştürülmesi bilime dayalı derslerin ortadan kaldırılmasına, bunun sonucu olarak da adı imam hatip olmayan ama müfredatı dönüştürülen okullara dönüşüyor.”

    Dindar nesil yetiştirme projesinin bir parçası olarak hareket edildiğini belirten Muşlu, velilere çağrıda bulunarak, dilekçeler yoluyla okul idarelerine başvurup seçmedikleri derslerin değiştirilmesini istesinler dedi.

    PİRHA/MERSİN

     

  • Hatimoğulları’ndan MEB’e: Arapça neden ‘Yabancı Dil’ olarak kabul edilmiştir?

    Hatimoğulları’ndan MEB’e: Arapça neden ‘Yabancı Dil’ olarak kabul edilmiştir?

    PİRHA- HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Arapça’nın yabancı dil olarak seçmeli ders kapsamına alınmasını Meclis gündemine taşıdı. Hatimoğulları, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a “Arapça dili neden ‘Yabancı Dil’ olarak kabul edilmiştir?” diye sordu. 

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen yazı dikkatleri çekti. Bu yazıya göre müfredatta ‘Yabancı Dil’ kapsamında seçmeli ders olarak yer alan Arapça’nın okul müdürlüklerinin imkan ve şartları kapsamında, kendileri tarafından hazırlanıp  Bakanlıkça onaylanacak öğretim programları doğrultusunda okutulabileceği belirtiliyor.

    Ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıfların müfredatında ‘Yaşayan Diller, Lehçeler’ ve ‘Yabancı Dil’ olarak seçmeli dersler yer alıyor. Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından “2020-2021 Eğitim Öğretim Yılında Okutulacak Seçmeli Dersler” başlığı altında Bakan Yardımcısı Mustafa Safran imzası ile 18 Aralık 2019 tarihinde gönderilen yazıda ifade edildiği şekliyle; ülkemizde var olan yaşayan diller ve lehçeleri gelecek kuşaklara aktarabilmek ve bu alanda toplumun da ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla 2012-2013 eğitim öğretim yılından seçmeli olarak uygulanmaya başlanan…” olarak anlatılmaktadır. ‘
    Yabancı Dil’ kapsamında  yer alan Arapça dersinin; okul müdürlüklerinin imkan ve şartlarında , kendileri tarafından hazırlanıp Bakanlıkça onaylanacak öğretim programları doğrultusunda okutulabileceği belirtiliyor.

    Konuyu “18 Aralık Dünya Arapça Günü” vesilesi ile; HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a ilettiği soru önergesi ile Meclise taşıdı.

    Hatimoğulları, Bakan Selçuk’a şu soruları yöneltti:

    1. Arapça dili neden ‘Yabancı Dil’ olarak kabul edilmiştir? Türkiyeli ve anadili Arapça olan
    yurttaşlar ‘yabancı’ olarak mı görülmektedir?

    2. Tam da Dünya Arapça Günü’nde okullara, 2020-2021 eğitim öğretim yılı için gönderilen
    yazıda Arapça’nın ‘yabancı dil’ statüsü ile müfredatta yer bulması kötü bir tesadüftür.
    Yıllardır müfredatta yabancı dil seçmeli dersi olarak sunulan Arapça dilinin ülkemizde
    yaşayan diller olarak görülmesi için Bakanlığınız tarafından çalışmalar yapılacak mıdır?

    3. “Yabancı Dil’ kapsamında yer alan Arapça dersinin; okul müdürlüklerinin imkan ve şartları
    kapsamında, kendileri tarafından hazırlanıp Bakanlıkça onaylanacak öğretim programları
    doğrultusunda okutulabilecek olması”, bahsedilen “imkan ve şartlar” olmadığı takdirde
    çocuklar tarafından dersin seçilemeyeceği anlamına gelmektedir. Bu da müfredatın
    müdürlükler nezdinde uygulanırlığının keyfiliğine neden olabilir. Buna engel olacak
    çalışmalarınız var mıdır?

    4. Türkiye’de yaşayan halkların anadilinde eğitim alabilmeleri için Bakanlığınız tarafından çalışmalar yapılacak mıdır?

    (HABER MERKEZİ)