Etiket: segbis

  • 3 Gündür gözaltında tutulan gazetecilerin emniyet ifadeleri tamamlandı

    3 Gündür gözaltında tutulan gazetecilerin emniyet ifadeleri tamamlandı

    PİRHA – 23 Nisan’da gözaltına alınan basın çalışanlarının emniyetteki ifadeleri tamamlandı. Gazetecilere, sosyal medya paylaşımlarının yanı sıra katıldıkları basın toplantılarının nedenleri de soruldu.

    İstanbul’da, 23 Nisan’da yapılan ev baskınlarında Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Esra Solin Dal, Yeni Yaşam gazetesi çalışanı Enes Sezgin ile Özgür Basın emekçileri Saliha Aras, Yeşim Alıcı, Beste Argat Balcı, Şirin Ermiş ve gazeteci Erdoğan Alayumat gözaltına alınmıştı. MA muhabiri Mehmet Aslan Ankara’da, gazeteci Doğan Kaynak ise Urfa’da yapılan ev baskınları sonucu gözaltına alınmıştı.

    3 gündür İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde tutulan gazetecilerin emniyetteki ifade işlemleri tamamlandı. Avukatlardan alınan bilgilere göre, polisler, gazetecilerin çalıştıkları kurum ve yayınları örgüte bağlamaya yönelik sorular sordu. Aynı zamanda gazetecilere X platformundan yaptıkları paylaşımlar ve İletişim Tespit Tutanağı (TAPE) kayıtları soruldu. Gazetecilere, takip ettikleri haberlerin sorulduğunu belirten avukatlar, kadın gazetecilere ise Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ile ilgili sorular sorulduğu bilgisini paylaştı. Urfa’da gözaltına alınan MA eski muhabiri Doğan Kaynak’a ise telefon tapeleri ve tecrit ile ilgili yaptığı haberlere ilişkin sorular sorulduğu öğrenildi.

    Avukatlar, kadın gazetecilere derneğin düzenlediği basın toplantılarına neden katıldıkları, amaçlarının ne olduğu yönünde sorular yönetildiğini dile getirdi.

    SUSMA HAKKINI KULLANDI

    Ankara Emniyeti’nde tutulan MA muhabiri Mehmet Aslan Emniyet’teki ifadesinde susma hakkını kullandı. Gözaltına alındığı sırada kendisine dayatılan “baş eğdirme” uygulamasına tepki olarak emniyette ifade vermek istemediğini beyan eden Aslan’ın, yarın SEGBİS üzerinden savcılık ifadesinin alınacağı öğrenildi.

    Emniyet ifadesinde gazeteciler susma hakkını kullanırken, gazetecilerin yarın adliyeye çıkarılması bekleniyor.

    Kaynak: MA

  • KHK Mağduru Tunçdemir’e ‘örgüt propagandası’ndan beraat

    KHK Mağduru Tunçdemir’e ‘örgüt propagandası’ndan beraat

    PİRHA- KHK ile ihraç edilen Eğitim-Sen Üyesi ve PSAKD’nin eski Kartal Şube Başkanı  Songül Tunçdemir’in bugün Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde  3. duruşması görüldü. Duruşmada mütalaa veren savcı propaganda da Tunçdemir hakkında berat isterken örgüt üyeliğinden hapis cezası istedi. Mahkeme de Tunçdemir hakkında beraat kararı verdi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şubesi önceki dönem başkanı ve KHK ile ihraç edilen Eğitim-Sen Üyesi Songül Tunçdemir’in 3. duruşması bugün saat 10:00’da Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmaya PSAKD Kartal Şubesi Eski Başkanı Songül Tunçdemir İstanbul Çağlayan Adliyesi 28. Ağır Ceza Mahkmesi’nde SEGBİS yöntemiyle katılırken, Eğitim- Sen Malatya Subesi Eski Başkanı Tarık Kaya ve davanın avukatları duruşmada hazır bulundu.

    Duruşmada mütalaa veren savcı propaganda da beraat kararı verirken örgüt üyeliğinden Tunçdemir’e ceza istedi. 25 Aralık’ta karar duruşması görülecek.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Demirtaş’ın tutuksuz yargılandığı davada reddi hakim talebi

    Demirtaş’ın tutuksuz yargılandığı davada reddi hakim talebi

    Şırnak’ta yaptığı konuşmadan dolayı yargılandığı davanın duruşmasında huzurda savunma yapmak isteyen Selahattin Demirtaş, SEGBİS ile bağlanmayı reddetti. Avukatları da reddi hakim istedi.

    HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın kapatılan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkanı iken 27 Aralık 2013 tarihinde Şırnak İl binasında katıldığı etkinlikten dolayı hakkında açılan davanın duruşması Ankara 44’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    SEGBİS’İ REDDETTİ

    Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede Demirtaş hakkında “2911 sayılı kanunu muhalefet etmek” iddiasıyla açılan davanın duruşması kimlik tespiti ile başladı. Demirtaş’ın mahkemeye Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katılması için Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’ni arayan mahkeme heyetinin girişimleri olumsuz sonuçlandı. Mahkemenin talebini kabul etmeyen Demirtaş, SEGBİS ile duruşmaya katılmadı. Davaya dair daha önce dilekçe gönderen ve duruşmaya SEGBİS ile katılmayı reddeden Demirtaş bizzat duruşmaya katılarak, mahkeme salonunda savunma vermek istediğini belirtmişti.

    DOSYANIN BİRLEŞTİRİLMESİ İSTENDİ

    Ardından söz alan Demirtaş’ın avukatı Aydın Erdoğan, dava dosyasının Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 2017/189 esas dosyası ile birleştirilmesini talep etti. Erdoğan, “Her ne kadar mahkeme Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından birleştirilmesini uygun görmese de hukuken aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedilir. Aynı suçtan başka dosyalar olduğu için birleştirilmesini talep ediyoruz. Her iki dosyanın birleştirilerek, değerlendirilmesi gerekir” dedi.

    “HUZURDA SAVUNMA YAPMASI ZORUNLULUKTUR”

    Avukat Kenan Maçoğlu, susma hakkının sanığa tanınmış hak olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu hak mahkeme kararıyla kısıtlanamaz. Müvekkilimiz bu dava dosyasında mahkeme huzurunda beyan vermek istemektedir. Ayrıca dosya nakil ile Şırnak’tan buraya getirilmiştir. Nakil ile mahkemenize gelmesinin sebebi müvekkilin SEGBİS ile değil huzurda ifade vermek istemesi ve müvekkilin Şırnak iline götürülmesinin güvenlik açısından sorun yaratacağı gösterilmiştir, bu talep doğrultusunda bakanlığın görüşü neticesinde dosya nakil olmuştur. Bu nedenle müvekkilin huzurda bizzat getirtilerek, savunma yapması zorunluluk taşımaktadır.”

    Ardından ara kararını veren mahkeme heyeti Demirtaş’ın avukatlarının dosyanın birleştirilme talebi ve huzurda beyan alınması talebini reddetti. Esas hakkında savunma yapılmasını isteyen mahkeme başkanına avukatlar esas hakkında savunma yapmayacaklarını belirterek, reddi hakim talebinde bulundu.

    “REDDEDİLMİŞ HAKİMSİNİZ”

    Reddi hakim talebine dair avukat Erdoğan, usule ilişkin itirazları olduğunu ve mahkeme heyetini reddettiklerini söyledi. Mahkeme başkanının avukat Erdoğan’ın sözünü kesmesi üzerine savunmasına devam eden Erdoğan, şunları söyledi: “Sözümü kesmeyin ret edilmiş hakimsiniz. Rabia Selma Şentürk Akdeniz olarak sizi reddediyoruz. Sözü edilen esasa dair savunma yapmıyoruz. Amacımız savunma görevini yapmamak değil. Sadece reddini talep ettiğimiz için savunmaya geçmeyeceğiz. Sayın hakim, öncelikle bu davada bir iddia olmadığı halde 29 Kasım 2018 tarihinde dosyada ön yargılı bir şekilde müvekkile atfedilmiş herhangi bir söz olmadığı halde davanın Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi kapsamında olduğu belirterek, görevsizlik kararı verilmiştir. Bu kararın hukuki bir neden olmadığı İstinaf Mahkemesi kararı ile anlaşılmıştır. Sonrasında müvekkil duruşmada hazır bulunarak savunma hakkını kullanmayı talep ettiği dava sırf müvekkil duruşmada hazır bulunarak yapması için Ankara’ya nakledildiği halde ısrarla fiziki olarak duruşmaya getirilmesi talebi hukuka aykırı olarak reddedilmiştir.”

    “TARAFSIZ VE BAĞIMSIZ DEĞİL”

    İçtihat kararına rağmen dava dosyasının ana dosya ile birleşmemesinin hukuki olmadığını söyleyen Erdoğan, “Bu koşullar altında sayın hakimin bu dosyada bağımsız ve tarafsız her türlü etkiden uzak özellikle siyasi otoritenin her gün durmadan Selahattin Demirtaş aleyhine propaganda yapmaları ve suçlu gösterme gayretleri ve en son Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nin tahliye kararı sonrası serbest bırakılması gerekirken yeniden tutuklanmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ı ‘bırakamayız’ şeklindeki açıklamalarıyla baskı ve etkilerine karşı tarafsız ve bağımsız davranma durumunda olmadığını bu davanın başından beri yapılanlarla adil yargılama hakkı ihlal edildi. Hakimin ve yargıcın bağımsız bir karar vermediği kanaati oluşmuştur” diye konuştu.

    MAHKEME BAŞKANI’NDAN İLGİNÇ GÖZLEM NOTU!

    Duruma tepki gösteren mahkeme başkanı, “Burası siyaset yapacağınız bir yer değil istediklerinizi yazılı yazıp atın, siyaset yapmanıza izin vermiyoruz” diyerek zabıtlara da “Aydın Erdoğan, kendilerinin talepleri reddedildikten sonra esas hakkında beyanda bulunmaları hakkında söz verilmesi esnasında mahkeme adabına uygun olmayacak şekilde üslubunu değiştirmiş beyanlarının zapta geçirilmeyeceği söylenmesi üzerine ‘sözlerimi aynı şekilde yazacaksınız, yazmak zorundasınız’ dediği gözlemlendi” diye geçti.

    ‘SİYASET YAPIYOR’ YAZMANIZ RET GEREKÇESİDİR

    Avukat Maçoğlu da mahkeme başkanının avukat Aydın Erdoğan hakkında zabıta düştüğü nota tepki göstererek, “Meslektaşımızın beyanlarını istediği gibi kayda geçmesi lazım. Bu beyanların çok daha ağır olanlarını Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde SEGBİS ile beyan alınırken ifade etmiştir. Meslektaşımın beyanlarını tam olarak zapta geçirilmesi de imtina edilmesi ve tutanağa siyaset yapıyor şeklinde geçirilmesi ret sebebidir. Bu nedenle bizim de reddi hakim talebimiz vardır” ifadelerinde bulundu.

    DURUŞMA 7 EKİM’DE

    Karar veren mahkeme heyeti dava dosyasında avukatların reddi hakim talebinin değerlendirilmek üzere Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine ve bir sonraki duruşmanın da 7 Ekim tarihine ertelenmesine karar verdi.

    Mahkeme başkanının duruşma tarihi vermesine tepki gösteren avukatlar, “Siz ret edilmiş hakimsiniz duruşma günü veremezsiniz” demesi üzerine mahkeme başkanının “Dosya çıkarsa gireriz, çıkmazsa çok da meraklısı değiliz” diye yanıt verdi. (MA)

  • IPI: Bir insan hakkı ihlali olan SEGBİS için 24 milyon lira harcandı

    IPI: Bir insan hakkı ihlali olan SEGBİS için 24 milyon lira harcandı

    PİRHA- Türkiye’de basın davalarını takip eden Uluslararası Basın Enstitüsü gözlemcisi Caroline Stockford, Adalet Bakanlığı’nın gazetecileri duruşmalara getirmemek için 24 milyon lira harcadığını kaydetti. 

    Bugün 3 Mayıs Uluslararası Basın Özgürlüğü günü. Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) Şubat 2019’daki raporuna göre şu anda Türkiye’de 155 gazeteci hapiste. Bunlardan 30’u darbe girişiminden önce, 125’i darbe girişiminden sonra tutuklandı. 75 gazetecinin cezası belirlendi ve 82 dava devam ediyor. Tutuklu gazetecilerden 17’si kadın, 138’i erkek. Darbe girişiminden bu yana verilen hapis cezalarının toplamı ‘557 yıl, 10 ay, 8 gün’e tekabül ediyor ve bu süre dışında beş müebbet hapis cezası var. 226 gazeteci gözaltına alındı ve hakkında soruşturma açıldı. Bunlardan 101’i serbest bırakılırken, 50’si cezaya çarptırıldı, 75’i ise hala hapiste. 70 gazete, 6 haber ajansı ve 25 radyo istasyonu, 20 televizyon kanalı ve 20 dergi kapatıldı (17 gazete tekrar açılırken, 53’ü kapalı kalmaya devam etti.

    KÜLTÜREL KAYIP

    Türkiye’de basın davalarını takip eden Uluslararası Basın Enstitüsü gözlemcisi Caroline Stockford, son 2-3 yılda Türkiye’de basın özgürlüğü anlamında büyük bir daralmaya tanık olduklarını kaydetti. Halkın haber alma hakkı ve gazetecilerin de haber verme haber yapma hakları olduğunu dile getiren Stockford, gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik davaların kültürel kayıp olduğunu belirtti. Türkiye’de çok sesli bir medya görmek istediklerini ifade eden Stockford, kaliteli bağımsız gazeteciliğin Türkiye’ye gelmesi ve desteklenmesini istediklerini aktardı.

    “SEGBİS BİR İNSAN HAKKI İHLALİ”

    Takip ettikleri basın davaların özellikle Kürt muhabirlerin duruşmalara SEGBİS’le bağlandığını dile getiren Stockford, “Savunma özgürlükleri ellerinden alınıyor. Hiçbir zaman mahkemeye getirilmiyorlar. Biz haksızlık olarak görüyoruz bunu. SEGBİS bir insan hakkı ihlalidir. Çünkü yasal güvence altına olan insan hakları ihlal ediliyor” dedi.

    Takip ettiği gazeteci Nedim Türfent davasından örnek veren Ztockford, “Nedim Türfent Kürtçe konuştuğu için mahkemeye getirilmedi. Tercüman da iyi değildi ses kaydı da iyi değildi. Kendi dilinde kendisini ifade edemedi SEGBİS yüzünden” diye ifade etti.

    “ADALET BAKANLIĞI SEGBİS’E 24 MİLYON LİRA HARCAMIŞ”

    Türkiye’de son 5 yılda SEGBİS’in 20 kat arttığını ve Adalet Bakanlığı’nın SEGBİS’e 24 milyon lira harcadığını söyleyen Stockford, SEGBİS’in tanığın hasta olması gibi zorunlu durumlarda kullanılabileceğini ancak her duruşma için kullanılmasının hak ihlali olduğunu aktardı.

    Suay ABAK/İSTANBUL

  • Berkin Elvan duruşması görüldü: ‘Halkın parmağı bu davada olmalı’

    Berkin Elvan duruşması görüldü: ‘Halkın parmağı bu davada olmalı’

    PİRHA – Gezi eylemleri döneminde polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren Berkin Elvan ile ilgili açılan ve bugün dördüncüsü görülen duruşma 27 Şubat 2018’ ertelendi. Duruşmaya pet şişe kapakları alınmazken, görüntüleri izleyen Anne Gülsüm Elvan fenalık geçirdi.  

    İstanbul Okmeydanı’nda Gezi eylemleri sırasında 16 Haziran 2013’te polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu 269 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin bugün İstanbul 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 4. Duruşması 27 Şubat 2018 tarihine ertelendi.

    Duruşmayı izlemek için adliyeye gelmek isteyen yurttaşlar, adliye çevresinde GBT kontrolünden geçirildi. Duruşmayı, CHP Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Hilmi Yarıyıcı, ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş, Şair Ataol Behramoğlu ile çok sayıda kişi izledi.

    “KATİL HALA DIŞARIDA”

    Duruşmanın ardından adliye önünde basın mensuplarına açıklama yapan baba Sami Elvan, “Katil hala dışarıda. Biz istiyoruz ki; bir an önce bunun tutuklanması gerekiyor. Bizim için olumsuz bir duruşma geçti. Umarım ilerde adalet yerini bulur. Ama biz istiyoruz ki bir an önce bu katilin bizim karşımıza çıkıp kendini savunsun. Daha önce defalarca söyledik. Biz insan yemiyoruz. Kimseyi öldürmüyoruz. O bakımdan bizim karşımızda kendisini ifade etmesini kendisini, kendisinin suçsuz olduğunu ispatlamasını istiyoruz. Ayrıca bir an önce iddia makamının bunu tutuklamasını talep ettik” dedi.

    “HERKESİN BU DAVAYA EL ATMASI GEREKİYOR”

    Bu davanın sadece Berkin Elvan’ın ailesinin davası olmadığını belirten Elvan, “Türkiye kamuoyuna sesleniyorum. Yürekten sesleniyorum. Benim oğlum geri gelmeyecek bunu hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Ben de biliyorum. Yaptığım mücadele bütün çocuklara ait mücadeledir. Herkesin bu davaya el atması gerekiyor. Herkesin bu davada parmağının olması gerekiyor. Siyasi parmağı nasıl üstündeyse, halkın parmağının da bu davanın üstünde olması gerekiyor. Herkesin desteğine ihtiyacımız var. Bunu kimse unutmasın. 27 Şubat’ta biz buradayız demeliyiz. 27 Şubat’ta biz katili içeri tıkmalıyız. O bakımdan hepinizi o duruşmaya bekliyorum” ifadelerini kullandı.

    “ÇOCUKLARIMIZ ÖLDÜRÜLMESİN DİYE MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    Anne Gülsüm Elvan ise Filistin’deki 14 yaşındaki bir çocuğun İsrail askerleri arasında gözü kapalı olarak götürüldüğü fotoğrafı hatırlatarak, “Biz de böyle şeylere karşıyız. Benim çocuğum da 14 yaşındaydı. Kendi ülkesinde katledilen çocukları bir dönüp görsün. Ondan sonra da buraya oraya söylensinler. Bugün ayrıca Erdal Eren’in ölüm yıldönümü. Evet biz başından beri bunu diyoruz. Devlet katildir. Geçmişimize baktığımız zaman o katilliği görüyoruz. Hiçbir zaman yargı yok. Yargı olmadığı sürece daha çok çocuklarımız ölecek. Biz çocuklarımızın öldürülmemesi adına mücadelemizi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

    DURUŞMADA TANIKLAR DİNLENDİ

    Duruşmada ilk olarak Okmeydanı Eğitim-Araştırma Hastanesi acil bölümünde çalışanı Cihan Gençoğlu, tanık olarak dinlendi. Gençoğlu, “Sabah 07.00-08.00 gibi sedye ile birini getirdiler acile. Sedyenin üzerinde torpiller vardı. İmha edilir korkusu ile polis odasına teslim ettim. Sonradan öğrendim torpil olduğunu. 5 dakikalık bir işlemim bile olmadı. Polise verdiğime dair tutanak tutuldu” dedi.

    Tanık olarak dinlenen Eğitim-Araştırma Hastanesi ameliyathane görevlisi Dilek Öztürk de, “Ben geldiğimde şahsın ameliyatı başlamamıştı. Hastaya ait eşyaları forma yazmam söylendi. Bende bu eşyaları forma kaydettim. 7 numaradaki düzeltmeyi ben yaptım. İlk olarak 4 yazdım sonra 3 tane daha çıkınca 7 diye düzelttim” diye konuştu.

    DURUŞMADA ANNE ELVAN FENALIK GEÇİRDİ

    Duruşma dosyaya gelen görüntülerin incelenmesi ile devam etti. Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, Berkin Elvan’ın vurulduğu anın görüntülerin izletildiği sırada “Kolun kopsaydı katil” diyerek fenalık geçirdi. Anne Elvan, avukatların yardımıyla salondan çıkarıldı.

     6 SAVCI DEĞİŞTİ 2017’DE BAŞLADI

    14 yaşındaki Berkin Elvan, Okmeydanı’nda Gezi Direnişi sırasında polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi nedeniyle 269 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 11 Mart 2014’te hayatını kaybetmişti. Yaklaşık 3 buçuk yıl süren soruşturma sonrasında sanık polis yüz eşleştirme programlarından teknik yollarla tespit edilmiş ve hakkında “kasten adam öldürme” suçlaması ile dava açılmıştı. Soruşturma süresince 6 savcısı değişen davanın ilk duruşması 6 Nisan 2017’de İstanbul 17’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görülmüştü. Çok sayıda baronun ve sivil toplum örgütünün yakından takip ettiği ilk davada sanık polis için tutuklama kararı çıkmamasına tepki gösterilmişti. 6 Temmuz 2017’de görülen ikinci davada da sanık polis Fatih Dalgalı görevli olarak bulunduğu Van’dan SEGBİS aracılığı ile davaya katılmış ve ifade vermişti. Elvan Ailesi’nin avukatlarının tüm ısrarına rağmen sanık Fatih Dalgalı’nın tutuklu yargılanması yönünde karar verilmemişti. (HABER MERKEZİ) 

  • Savcı, Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamını istedi

    Savcı, Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamını istedi

    HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması 399 gün sonra başladı. Ancak uluslararası katılımcılar, gözlemciler, milletvekilleri güvenlik gerekçesiyle salona alınmadılar. Savcı, Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamını istedi.  

    Geçen yıl 4 Kasım’da tutuklanan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ‘örgüt yöneticiliği’ suçlamasıyla yargılandığı ana davanın ilk duruşması, bugün Ankara’da görülüyor. Demirtaş’ı savunmak üzere duruşmaya Türkiye’nin pek çok farklı kentinden 1200’e yakın avukatın katılması bekleniyor. Duruşma Ankara Adliyesi’nden Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki bir salona alındı.

    YABANCI BASIN KURULUŞLARININ TEMSİLCİLERİ SALONA ALINMIYOR

    Yabancı basın kuruluşlarının temsilcileri duruşmaya alınmadığı belirtilirken duruşmanın yapılacağı salona avukatlar ve basın dışında kimse alınmıyor.

    HDP’nin resmi sosyal medya hesabından aktarılan bilgiye göre duruşmayı izlemek için gelen yurttaşların bir kısmı Sincan Cezaevi Kampüsünün önüne ulaştı. Gelen bin kişinin üzerinde izleyici arasından 150 kişi içeri alındı.

    DARBE GİRİŞİMİ DURUŞMASINA SERBEST, DEMİRTAŞ DURUŞMASINA YASAK

    Sincan Cezaevi’nde görülmekte olan darbe girişimi duruşmasını izlemek isteyen gazetecilerin telefon ve bilgisayar ile salona girmelerine herhangi bir yasak uygulanmazken, hemen yan salonda bulunan Selahattin Demirtaş duruşmasını izlemek isteyen gazetecilerin bilgisayar ve telefonla içeri girmesine izin verilmedi.

    Demirtaş’ın duruşması, uluslararası katılımcıların, gözlemcilerin, milletvekillerinin güvenlik gerekçesiyle salona alınmamaları kararıyla başladı.

    Duruşma salonuna getirilmeyen Demirtaş SEGBİS ile bağlanmayı kabul etmeyerek duruşmaya katılmadı. Demirtaş bizzat duruşmaya katılmak için Edirne Cezaevi’nden dilekçe gönderdi. Ayrıca Demirtaş, SEGBİS uygulamasına ilişkin yasanın iptali için mahkemenin AYM’ye başvurmasını ve bu nedenle yargılamada durma kararı verilmesini istedi.

    DEMİRTAŞ YAZDIĞI BİR DİLEKÇE İLE DURUŞMAYA BİZZAT KATILMAK İSTEDİ

    HDP Genel Merkezi, Demirtaş’ın bugün yargılanacağı Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne 12 sayfalık bir dilekçe yazdığı ve dilekçesinde duruşmaya bizzat katılmak istediğini belirttiğini bildirdi. Demirtaş, 12 sayfalık dilekçesinin sonunda mahkemeden şu isteklerde bulundu:

    * SEGBİS konusunda CMK 196/4’ün değil, Avripa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS)  6’ncı maddesinin esas alınarak, soyut yasa maddesi uyarınca ve gerekçesiz bir şekilde SEGBİS üzerinden duruşmaya katılmama yönünde verilen hukuka aykırı kararın geri alınmasını, duruşmada hazır edilmeme karar verilmesini,
    * Savunmamı üstlenecek yüzlerce avukat için yer tahsisini,
    * Duruşmayı izleyecek aile, sosyal çevrem, hasın, yerli ve yabancı izleme heyetleri, HDP Genel Merkez, il ve ilçe teşkilatlarından gelecek izleyiciler dikkate alınarak salonun tahsisini,
    * Duruşmada, avukatlarımla birlikte ve fiziksel yakınlık içerisinde oturacak şekilde salonun düzenlenmesini,
    * Duruşmada, dizüstü bilgisayar, tepegöz vb araçlarla görsel savunma yapacağımdan, salonun bu teknik imkanlarla donatılmasını,
    * Binlerce belge içeren yüzlerce dosyadan ibaret savunma araçları ile duruşmaya katılacağımdan, savunmamı yapacağım yere, önümde duracak şekilde ve makul büyüklükte bir masa konulmasını talep ediyorum.
    [Haber görseli]

    Savcı, 31 fezlelekeden yargılanan Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamını istedi.

    Dışarıda bekleyen yurttaşlarla söyleşi yapıldığını gören polis, Ankara Valiliği’nin basın açıklamasını yasakladığını ve müdahale edeceği yönünde uyarılarda bulundu.

    Demirtaş’ın savunmanlığını üstlenmek adına duruşma salonunda hazır bulunan yüzlerce avukata hakim “Herkesin konuşmak istemesi durumunda avukat kısıtlaması getireceği” uyarısında bulundu.     (HABER MERKEZİ)