Etiket: Seher şengüllü yılmaz

  • Seher Şengünlü Yılmaz’dan ‘Dedeler Zirvesi’ne tepki: Hakikatin üzerini protokol toplantılarıyla örtemezsiniz!

    Seher Şengünlü Yılmaz’dan ‘Dedeler Zirvesi’ne tepki: Hakikatin üzerini protokol toplantılarıyla örtemezsiniz!

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Dersim’de yapılan ‘Dedeler Zirvesi’ne tepki göstererek, “Alevi toplumunun asıl talebi; inancının devlet denetimine alınması, maaş karşılığı şekillendirilmesi ya da kurumsal müdahalelerle yeniden dizayn edilmesi değildir. Talebimiz açıktır: eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, cemevlerinin anayasal güvenceye kavuşması ve geçmişle samimi bir yüzleşmedir” dedi.

    Dersim Katliamı’nın 89. yıldönümünde, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından Dersim’de 2 gün süren ‘Dedeler Zirvesi’ yapıldı.  Yapılan toplantıya 130’a yakın dedenin katıldığı belirtilirken, Alevi toplumu ve kurumlarından toplantıya tepkiler yükselmeye devam ediyor.

    “KATLİAMA DAİR TEK BİR SÖZ EDİLMEDİ!”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Dersim Tertelesi’nin yıldönümünde ‘Dedeler Zirvesi’nin yapılmasının bir mesaj içerdiğini belirterek, ” 4 Mayıs; canlarımızın katledildiği, ocaklarımızın söndürüldüğü, inancımızın ve kimliğimizin hedef alındığı bu kara tarihtir. Bu topraklarda hâlâ dinmeyen acının, yüzleşilmeyi bekleyen tarihsel bir yaranın yıldönümünde; Dersim’de yaşanan katliama, sürgünlere, kayıplara ve devlet eliyle yürütülen asimilasyon politikalarına dair tek bir söz dahi edilmemesi kabul edilemez” dedi.

    “ALEVİLİKTE İNANÇ ÖNDERLİĞİ DEVLET MEMURLUĞUNA İNDİRGENEMEZ”

    Vahim olanın, toplantının ana gündeminin dedelere maaş bağlanması olduğunu dile getiren Seher Şengünlü Yılmaz, “Alevi inancının özüne ve tarihsel bağımsızlığına gölge düşürecek bir çerçevede ele alınmış olmasıdır. Alevilik’te inanç önderliği devlet memurluğuna indirgenemez. Pirlik, dedelik ve analık makamı hakikat yolunun rızalıkla taşınan emaneti; toplumsal ikrarla yürütülen bir hizmettir. Bu değerler ne makamla ne maaşla tarif edilebilir” diyerek tepkisini ifade etti.

    “DERSİM’İN ACISINI GÖRMEZDEN GELEREK, HAKİKATİN ÜZERİNİ PROTOKOL TOPLANTILARIYLA ÖRTEMEZSİNİZ”

    “Dersim, hafızadır. Dersim, hakikatle yüzleşme çağrısıdır” diyerek sözlerini sürdüren Seher Şengünlü Yılmaz, şunları belirtti:

    “Dersim’de, Dersim Tertelesi’nin yıldönümünde susmak; sadece tarihe değil, o tarihte yitirdiğimiz canlara ve bugün hâlâ adalet bekleyen toplumsal hafızaya da sırt dönmektir.

    Alevi toplumunun asıl talebi; inancının devlet denetimine alınması, maaş karşılığı şekillendirilmesi ya da kurumsal müdahalelerle yeniden dizayn edilmesi değildir. Talebimiz açıktır: eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, cemevlerinin anayasal güvenceye kavuşması ve geçmişle samimi bir yüzleşmedir.

    Dersim’in acısını görmezden gelerek, hakikatin üzerini protokol toplantılarıyla örtemezsiniz. Hafızayı susturamaz, rızalık üretmeden meşruiyet sağlayamazsınız. Dersim’i anmadan Dersim’de konuşmak, hakikati eksik bırakmaktır. Hakikat er ya da geç sözünü söyler.”

    PİRHA/ANKARA

  • AKD Genel Başkanı Yılmaz: Çocuklarımızın geleceğini karanlığa teslim etmeyeceğiz!

    AKD Genel Başkanı Yılmaz: Çocuklarımızın geleceğini karanlığa teslim etmeyeceğiz!

    PİRHA- Urfa Siverek ve Maraş’ta bulunan iki okula yapılan saldırıya ilişkin açıklama yapan AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, yaşanan tablonun birinci dereceden sorumlusunun Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu belirterek, “Biz buna asla sessiz kalmayacağız, susmayacağız, bu karanlığı kabul etmeyeceğiz ve çocuklarımızın geleceğini bu karanlığa teslim etmeyeceğiz” dedi.

     

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Urfa Siverek ve Maraş’ta bulunan iki okula yapılan saldırıya dair açıklama yaptı.

    “MEB EĞİTİMİ BİLİMDEN KOPARDI”

    “Bu yaşananlar tesadüf değildir” diye Seher Şengünlü Yılmaz, “Bu yaşananlar, yıllardır bilinçli şekilde örülen bir çürümenin sonucudur” dedi.

    Yaşanan tablonun birinci dereceden sorumlusunun Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olduğunu belirten Seher Şengünlü Yılmaz, “Çünkü MEB, eğitimi bilimden kopardı, laikliği hedef haline getirdi, okulları pedagojiden uzaklaştırıp ideolojik alanlara çevirdi” diye ifade etti.

    “ÖRGÜTLENEN BİR KARANLIK…”

    MEB’in ÇEDES, Maarif Eğitim Modeli ve benzeri projelerle eğitim sistemini adım adım dinselleştirdiğine dikkat çeken Seher Şengünlü Yılmaz, şunları belirtti:

    “Cemaatleri ve tarikatları okulların içine soktunuz. Devletin asli görevini, denetimsiz ve sorumsuz yapılara devrettiniz. Ama mesele sadece eğitim değildir. Bu ülkede şiddet büyütüldü. Kadın cinayetleri karşısında etkili politikalar üretilmedi. Televizyonlarda mafya ve suç kültürü meşrulaştırıldı. Doğa talan edildi; ağaç, kurt, kuş katledildi. Yaşamın kutsallığını yok sayan bir anlayış sistematik olarak inşa edildi.

    Bugün karşımızda duran tablo budur: Değersizleştirilmiş bir yaşam, çürütülmüş bir toplum, yalnız bırakılmış bir çocukluk. Ve şimdi yeni ve ürkütücü bir boyutla karşı karşıyayız: Sosyal medya platformlarında ifşa edilen yazışmalara göre, çocukların yer aldığı, şiddeti ve katliamı meşrulaştıran grupların kurulduğu görülmektedir. Bu gruplarda başka okullara yönelik saldırıların konuşulduğu iddiaları kamuoyuna yansımaktadır. Bu iddialar doğruysa, bu yalnızca bireysel bir suç değil; örgütlenen bir karanlığın habercisidir.”

    “ASIL SORUMLULUK, O ÇOCUĞU BU KARANLIĞIN İÇİNE İTEN DÜZENDEDİR”

    “Bu ülkenin çocukları dijital karanlıkta kimlerin etkisine bırakılmıştır? Bu platformlar neden denetlenmemektedir? Devlet bu açık tehdidi nasıl görmezden gelmektedir?” sorularını soran Seher Şengünlü Yılmaz, “Eline silah alan bir çocuk, okulunu basıyor, arkadaşlarını, öğretmenini katlediyor. orumluluk sadece tetiği çekende değildir. Asıl sorumluluk, o çocuğu bu karanlığın içine iten düzendedir” ifadelerini kullandı.

    “MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI BU TABLONUN HESABINI VERMELİDİR”

    Seher Şengünlü Yılmaz, eğitim sisteminin laik, bilimsel ve kamusal bir temele çekilmesi gerektiğinin altını çizerek, “ÇEDES, MAARİF ve tüm benzeri uygulamalar iptal edilmelidir. Okullar cemaat ve tarikatların etkisinden tamamen arındırılmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı bu tablonun hesabını vermelidir. Aksi halde bu ülke daha fazla çocuğunu kaybedecektir” dedi.

    “YUSUF TEKİN’İ İSTİFA!”

    Türkiye’de çocukların canlarının korunmadığının altını çizen Seher Şengünlü Yılmaz,  “Biz buna asla sessiz kalmayacağız, susmayacağız, bu karanlığı kabul etmeyeceğiz, çocuklarımızın geleceğini bu karanlığa teslim etmeyeceğiz. Artık yeter. Ya bu düzen değişecek, ya da bu karanlığın sorumluları tarihin önünde hesap verecek” diyerek Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Yaşamın kutsallığına inanan tüm canları 7 Mart’ta Samandağ’da olmaya çağırıyoruz’-VİDEO

    ‘Yaşamın kutsallığına inanan tüm canları 7 Mart’ta Samandağ’da olmaya çağırıyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz ve İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, Samandağ’da yapılacak 7 Mart Mitingi’ne katılım çağrısıında bulunarak, “İnsan haklarından yana olan, doğayı, hayvanı, yaşam hakkını savunan tüm canları 7 Mart’ta Samandağ’a bekliyoruz” dedi.

    Suriye’de Alevilere dönük süren soykırımın birinci yılı geride kalıyor. 7 Mart’ta başlayan saldırılarda onbinlerce Alevi katledildi, yerinden edildi, kadınlar kaçırılıp tecavüze uğradı, satıldı, çocuklar ailelerinden koparıldı, Alevilerin topraklarına ve mallarına el konuldu, işlerinden atılarak açlığa mahkum edildi.

    Saldırıların yıl dönümünde bir çok coğrafyadan Alevi ve dostları soykırımın durması için çağrıda bulunmaya devam ediyor. 7 Mart’ta bir çok merkezde alanlara çıkılacak. Bu merkezlerden biri de Samandağ olacak. 7 Mart’ta Samandağ’da büyük bir miting yapılacak.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, Samandağ’da yapılacak 7 Mart Mitingi’ne katılım çağrısıında bulundu.

    “İNSAN HAKLARINDAN YANA OLAN TÜM CANLARI 7 MART’TA SAMANDAĞ’A BEKLİYORUZ”

    AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Suriye’de soykırımın yaşandığının altını çizerek, “Başta Aleviler olmak üzere, Dürziler, Kürtler ve azınlık bütün halklar tehdit altındalar. Katliamlara ve soykırıma maruz kalıyorlar. Soykırımın birinci yılında Samandağ’da güçlü bir miting yapacağız. İnsan haklarından yana olan, doğayı, hayvanı, yaşam hakkını savunan tüm canları 7 Mart’ta Samandağ’a bekliyoruz” dedi.

    “SAMANDAĞ’DA BİR ARAYA GELELİM”

    İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, Suriye Geçici Hükümetin yönetimi ele almasından sonra çok yaygın ve vahşi saldırılar gerçekleştirdiğini vurgulayarak, “Bu saldırılar hala devam ediyor. Bu saldırıları protesto etmek, faillerin cezalandırılmasını sağlamak ve ulusal ve uluslararası kurumların harekete geçmesini sağlamak için Samandağ’da bir araya gelelim. Bütün demokratik kamuoyunu mitinge destek olmaya davet ediyoruz” diye belirtti.

    PİRHA/MERSİN

  • Alevi örgütlerinden yeni yıl mesajı: 2026 eşitlik ve barış dolu bir yıl olsun- VİDEO

    Alevi örgütlerinden yeni yıl mesajı: 2026 eşitlik ve barış dolu bir yıl olsun- VİDEO

    PİRHA- Alevi kurumlarının yöneticileri, 2025 yılının hak ihlalleri, adaletsizlikler ve katliamlarla geçtiğini belirterek, 2026 yılına barış, eşitlik ve demokratik toplum mücadelesini büyütme çağrısıyla girilmesi gerektiğini vurguladı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) yöneticileri, 2025 yılına dair değerlendirmelerini paylaşarak 2026 yılına ilişkin beklentilerini açıkladı. Yöneticilerin değerlendirmesinde Suriye’de Alevilere yönelik katliamlar, kadınlara dönük şiddet, hukuksuzluk ve eşit yurttaşlık talepleri öne çıkarken, yeni yılda barış, adalet ve demokratik toplum mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

    “KATLİAMLARI KINIYOR, MÜCADELEYİ BÜYÜTÜYORUZ”

    DAD Eş Genel Başkanı Mercan Gül, geride kalan yılın hem olumlu hem de ağır acılarla geçtiğini belirtti. Suriye’de Dürzi ve Alevilere yönelik saldırılara dikkat çeken Gül, bu katliamları güçlü bir şekilde kınadıklarını söyledi. Kadınlara yönelik şiddet ve katliamların da devam ettiğini hatırlatan Gül, “Geçen yıl hem güzel hem de olumsuz olaylar yaşadık. Suriye’de yaşanan katliamları kınıyoruz. Kadınlar üzerinde gelişen katliamlar da devam etti. Umut ediyoruz ki önümüzdeki yıl güzel şeyler olur. Bunu sadece umut etmiyoruz, aynı zamanda mücadelesini de vereceğimizi belirtmek isterim. Yeni yıl huzur mutluluk ve barış ve eşitlik getirsin” diye konuştu.

    KETE’DEN BİRLİĞİN GÜÇLENDİĞİ BİR YIL DİLEĞİ

    DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Alevi inancında yeni yılın yalnızca takvimsel bir başlangıç olmadığını belirterek, bunun aynı zamanda bir “eşik” anlamı taşıdığını söyledi. Kete, eşiğin yüzleşme, niyet etme ve hakikat mücadelesinde yeni bir süreci ifade ettiğini dile getirdi.

    2025 yılının Aleviler açısından hak ihlalleri, eşitsizlik ve hukuksuzluklarla geçtiğine dikkat çeken Kete, inançlarının hala hukuki olarak tanınmadığını söyledi. Eğitim müfredatları ve kamusal alanlarda cinsiyetçi ve tekçi anlayışların dayatıldığını belirten Kete, bu gerçekliğin görmezden gelinemeyeceğini vurguladı. “Biz bu topraklarda misafir değiliz, eşit yurttaşız” diyen Kete, barışın Alevi inancının temel bir erdemi olduğunu ifade etti. 2026 yılının Aleviler açısından suskunluğun değil, hakikatin konuşulduğu; ayrışmanın değil, birliğin güçlendiği bir yıl olması temennisinde bulundu.

    “SESSİZLİK KATLİAMLARIN ORTAĞIDIR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Mustafa Aslan ise 2025 yılını özellikle Alevi hareketi açısından değerlendirdi. Demokratik Alevi hareketinin tüm baskılara rağmen hükümetin inkar ve asimilasyon politikalarına karşı mücadele yürüttüğünü vurgulayan Aslan, bu mücadelenin koşullar gereği büyük zorluklarla sürdürüldüğünü söyledi.
    Siyasi tutuklamalar, kayyum uygulamaları ve hukuksuzlukların 2025 yılına damga vurduğunu ifade eden Aslan, Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarının yılın en acı başlığı olduğunu dile getirdi. Cihatçı gruplar tarafından gerçekleştirilen saldırıların sürdüğünü belirten Aslan, başta Türkiye olmak üzere uluslararası kamuoyunun sessizliğine tepki gösterdi.
    Aslan, “Başta Türkiye olmak üzere tüm Avrupa ülkeleri ve dünya ülkelerinin sessizliği, üç maymunu oynaması elbette ki canımızı acıtmaya devam ediyor. Herkes şunu bilmeli ki Suriye’de yaşanan katliamlardan, hayatını kaybeden her canın sorumlusu sessiz kalan ülkelerdir” dedi. 2026 yılına dair beklentilerini ise eşitliğin, laikliğin, demokrasinin ve özgürlüğün egemen olduğu bir yıl temennisiyle dile getirdi.

    “HOŞGÖRÜNÜN ÇOĞALDIĞI BİR YIL OLSUN”

    Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç ise,“2026 yılı Hakk’ın nurunun yolumuzu aydınlattığı, canların bir olduğu, gönüllerin rızalıkta buluştuğu, darda olanın darına koşulduğu, lokmaların pay edildiği, sevginin, hoşgörünün ve adaletin çoğaldığı bir yıl olsun. Yolumuz hak yolu, muhabbetimiz daim, birliğimiz ve dirliğimiz baki olsun. Tüm canların yeni yılını kutlarım” dedi.

    SEHER ŞENGÜLLÜ YILMAZ: BARIŞIN OLDUĞU BİR YIL OLSUN

    2025’te birçok olumsuzluk yaşandığına değinen Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz da barış vurgusu yaparak, şu ifadeleri kullandı:

    “Bu yıl madencilik adı altında doğa talanlarına, MESEM adı altında çocuk işçiliği ve çocuk katliamlarına, kadın cinayetlerine ve Suriye’de yaşanan soykırıma tanıklık ettik. Suriye’de dünyanın gözünün önünde insanlar inançlarından dolayı, Alevi olduklarından dolayı katlediliyorlar, soykırıma maruz kalıyorlar. Kadınlar kaçırılıyor, köle pazarlarında satılıyor, tecavüz ediliyorlar. Her katliamın her soykırımın, her savaşın en büyük mağdurları kadınlar ve çocuklardır. Bugün Filistin’de, Suriye’de masum insanlar dünyanın gözünün önünde katlediliyorlar. Tüm dünyayı bu soykırımı tanımaya, görmeye, duymaya davet ediyoruz. 2025 yılında hep kötü şeyler de olmadı, güzel şeyler de oldu. Bu memlekette barış konuşulmaya başlandı. Bu memlekete barış gelecekse, demokrasi gelecekse elbette ki Aleviler tam olarak bu barışın yanında, arkasında duracaktır. 2026 yılında tüm dünyaya barışın geldiği, tüm inançların, tüm halkların özgürce, insan onuruna yakışır bir şekilde yaşadığı bir dünya özlemiyle 2026’yı karşılıyoruz. 2026 yılı tüm dünyaya barış, huzur, kardeşlik, sevgi getirsin diliyoruz. Hızır cümle canın elinden tutsun diliyoruz.”

    Fatoş SARIKAYA/ PİRHA

  • ‘Memlekete barış, demokrasi gelecekse kadınların bunda rolü çok büyük olacak’- VİDEO

    ‘Memlekete barış, demokrasi gelecekse kadınların bunda rolü çok büyük olacak’- VİDEO

    PİRHA- Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin, değerlendirmede bulunan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, bu memlekete barış gelecekse bunun yolunun sadece Diyarbakır’dan, sadece Ankara’dan geçmeyeceğine dikkat çekerek, “Herkesin elini taşın altına koyması lazım. Çünkü barış sadece bu ülkenin doğusuna ya da batısına gelmeyecek barış bu ülkenin her yerine gelecek ve buradan dünyaya yayılacak” diye belirtti.

    Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat’ta yapılan Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ardından taraflar arasındaki görüşmeler devam ediyor.

    PKK’nin 12 Mayıs’ta silahlı mücadeleyi sonlandırma kararını açıklaması ardından, demokratikleşme yolunda kamuoyunda bir beklenti oluşsa da hükümetten henüz bir adım gelmedi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, toplumun farklı kesimlerini dinlemeye devam etse de henüz demokratikleşme adına bir adım atılmadı.

    40 yıllık çatışmalı süreç ardından taraflar bir araya geldi ancak, sekiz aylık istişare döneminde ne Kürt sorunu ne de Alevi sorununa dair hükümetten bir yol haritası belirmedi

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz ile kadınların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin bakışını konuştuk.

    “BU BİR SOYKIRIMDIR”

    PİRHA – Savaşın etkisinin kadına yansıması nedir?

    Yaşanan her savaşta, her katliamda her soykırımda en çok canı yanan kesim kadınlar ve savunmasız çocuklardır. Tüm halklar için bunu söyleyebiliriz. Son günlerde, Suriye’de dünyanın gözünün önünde bir katliam yaşanıyor. Buna katliam demek çok hafif kalır; bu bir soykırımdır.

    Türkiye’de bunun örnekleri tabii ki yaşandı. Çorum, Maraş, Sivas ve çok yakın tarihte yaşanmış katliamlar var. Savaş dediğimizde hemen aklımıza ilk gelen katledilmekten öte duygularının bedenlerinin istismar edilmesi geliyor. Bugün Suriye’de maalesef bu yaşanıyor. Suriye’de gerçekten demokrasi inşa edilir gerçekten laik bir düzene geçilir ise buradaki masum halkların gördüğü zulüm son bulur.

    “KADIN HAREKETİ DAHA GÜÇLENDİ”

    -Yıllardır süren çatışmalı ortamın kadın mücadelesini nasıl etkiledi? Özelde Alevi kadınlar bu süreçte ne yaşadı?

    Hak ihlallerinin karşısında duruş sergileme noktasında baktığınızda kadınlar her zaman en öndedir ve en direnen yerdedir. En çok canı yanan, en çok istismara maruz kalan kadınlardır.

    Günümüzde kadınlar daha bilinçlendi ve kadın hareketi ciddi bir güç kazanmış durumda. Kadın hareketi dezavantajlı gruplarla genelde bir araya geliyor. Her STK’nin içerisinde mutlaka bir kadın yapılanması söz konusu. Daha büyük, daha devasa kurumlar kurmaya başlıyorlar.

    Kadın hareketinin son 5 yılda ben çok daha görünür, çok daha göze çarpan bir noktada olduğunu görebiliyorum. Özellikle ülkede yaşanan kadın cinayetleri, istismarlar, bunların hepsi aslında bizleri bir arada durmaya itiyor. Örneğin Suriye’de yaşanan katliamdaki kız kardeşlerimizin o insanlığa sığmayacak durumda kalmaları karşısında Samandağ’da binlerce kadın bir araya gelerek bir etkinlik ve yürüyüş yapması çok kıymetliydi, çok değerliydi. Bir bütün bakıldığında kadın hareketinin tüm STK’lere yön verecek kadının sesinin yükselişte olduğu bir süreçte olduğumuzu düşünüyorum.

    “KADINLAR YİNE BAYRAĞI EN ÖNDE TAŞIYACAK”

    -Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin kadınlara etkisi nasıl olacak?

    Kadınlar her zaman barışın tarafında ve barıştan yanadır. Annelerin gözyaşının akmadığı bir ülkede, ben inanıyorum ki, demokrasi ve özgürlük için kadınlar yine bayrağı en önde taşıyacak.

    Barışın taraflarına baktığınız zaman şunu çok net görebiliyorsunuz. Bütün kadınların tek istediği bir şey var; çocuklarımız ölmesin, kan dökülmesin, annelerin gözünden yaş akmasın. Yani bütün kadınların talebi bu. Dolayısıyla bu memlekete barış demokrasi gelecekse kesinlikle kadınların bunda emeği, rolü çok büyük olacak.

    “BARIŞ İÇİN YÜRÜMELİYİZ”

    -Alevi kadınlar bu süreci ne tür katkılar sağlayabilir? Buna ilişkin ne gibi önerileriniz olur?

    Demokratik kitle örgütlerine baktığınızda Alevi kadınları hep oradalar ve sürece sahip çıkmak adına zaten ellerinden geleni yapıyorlar.

    Kalbi soldan, sosyalizmden yana olan, atan, bu alanda emek eyleyen sadece Alevi kadınları değil, bu ülkenin barışı adına kim söz kuruyorsa başımızın tacıdır.

    Kadınlar barış adına gidip gerek Meclis önünde gerekse de külliyenin önünde bir oturma eylemi yapabilir. Çünkü göründüğü kadarıyla süreç biraz sanki gerilemeye başladı. Yani başladığı o ilk sürecin heyecanı kalmadı gibi. Sanki biraz komisyonlarla süreç uzatılıyor.

    BARIŞ SADECE BİR TARAFIN ÇOK İSTEKLİ OLMASI İLE SAĞLANAMAZ

    Bir tarafta süreci çok hevesli yapmaya çalışan ama bir tarafta ise süreci biraz ağırdan alıyor. Bunun önüne geçmek için kadınların, anaların bir el atması gerekiyor.

    Kadınların her alanda, her mecrada emek eyleyen kadınların bir araya gelmesi ve birlikte bir ses yükseltmesi, bir yürüyüş yapması, bir oturma eylemi yapması bir görüşme talep etmesi, bunlar çok önemli etkileşimler yaratır.

    DEM Parti’nin, Özgür Kadın Hareketi’nin çok başarılı işler yaptığını görmek mümkün. Özellikle Kürt hareketine, Kürt siyasetine, kadınların yön verdiği gibi bir gerçeklik var. Yani oradaki kadın meclislerinin çok iyi işler yaptığı, onların kurduğu sözün akabinde de parti politikalarının ilerlediğini görebiliyoruz.

    KÜRT HAREKETİNE KÜRT SİYASETİNE KADINLARIN YÖN VERİYORLAR

    Ben Kürt hareketini Kürt hareketi yapan kadınlardır diyorum. Bu konuda biraz iddialı bir cümle olabilir ama gerçekten dışarıdan gözlemlediğim bu. Dolayısıyla zaten bu işte de hani gözü yaşlı olan bir taraf o anneler. Bir çağrıyla bence tüm kadın yapıları bu sürece dahil edebilirler. Böyle bir barış yürüyüşünü metropollerden doğru yapmak bence ses getirir, güzel olur. Böyle bir çağrıda bulunulursa da seve seve bir kadın olarak, bir anne olarak en önde giderim.

    “BARIŞIN YOLU SADECE DİYARBAKIR’DAN ANKARA’DAN DEĞİL DERSİM’DEN HACI BEKTAŞ’TAN TOROSLARDAN KAZ DAĞLARINDAN GEÇER”

    Bu memlekete barış gelecekse, bu memlekete demokrasi gelecekse bunun yolu sadece Diyarbakır’dan, sadece Ankara’dan geçmez. Bunun yolu Dersim’den geçer, bunun yolu Hacıbektaş’tan geçer, bunun yolu Toroslardan geçer, bunun yolu Kaz Dağları’ndan geçer. Dolayısıyla bu ülkenin yedi bölgesinden herkesin bu işe emek vermesi lazım. Herkesin bu taşın altına elini koyması lazım. Çünkü bu barış sadece bu ülkenin doğusuna ya da batısına gelmeyecek barış bu ülkenin her yerine gelecek. Dilerim dünyaya da buradan yayılır.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

    İLGİLİ DOSYA

    ‘Alevi kadınlar barışın kurucu öznesi olmalıdır’
    ‘Kadınlar savaş sürecinden en çok etkilenen kesim, o yüzden barış sürecini kadınlar sahiplenmeli’
    Gazeteci Esra Çiftçi: Alevi kadınların hafızası ve sözü bu sürecin asli unsuru olmalı
    ‘Alevi kadınlar, Barış Süreci’ne çok güçlü bir şekilde destek olmalı’
    Ana Narin Gülçiçeği: Neden barış olmasın?
    ‘Demokratik toplum inşa edilirse devletin küçüldüğü, toplumun büyüdüğü bir süreç olacak’
    Nilgün Mete: Hepimizin ihtiyacı barış; bu nedenle herkese görev düşüyor
    Ana Yalıncakoğlu: Bu ülkede insanların haklarını gasp eden bir devlet sorunu var!
    Gülten Kaya: İyileşmenin yolunu açacak olan kadınlardır!
    Kara: Bu ülkede barış olmazsa ne huzur, ne güven, ne de adalet olur!

     

     

  • Yılmaz: Açılan davaya Cemevi Başkanlığı tarafından müdahale söz konusu-VİDEO

    Yılmaz: Açılan davaya Cemevi Başkanlığı tarafından müdahale söz konusu-VİDEO

    PİRHA- AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, AKD Antep Şubesi’nde yaşandığı iddia edilen usulsüzlükler sonrası yargı süreci ile ilgili gelişmeleri anlattı. Yılmaz, Antep Şube’ye ait paraların çalınarak zimmete geçirildiğini ve malların  yetkisiz bir şekilde devredilerek geri alındığını söyledi. Yılmaz, açılan davaya Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından bizzat müdahale edildiğini de iddia etti. 

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antep Şubesi Başkanı Yılmaz Demirdelen ve yönetim kurulu üyelerinin, 2023 Aralık ayında Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı ziyaret etmesi tepkilere neden olmuştu. AKD Genel Merkezi, gelişmeler sonrasında Antep Şube Başkanı Yılmaz Demirdelen’i 8 Ocak’ta görevden almıştı.

    Yaşananlar sonrasında AKD Antep Şubesi’ne geçici yönetim atandı. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yılmaz Demirdelen’in, görevden almaya dair yaptığı itiraza ilişkin “İhtiyadi tedbir” kararı vermiş, sonrasında görülen mahkemede ise AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz ve Antep Şube Başkanı Hasan çolak hakkında 3 günlük disiplin hapis cezası verilmişti.

    AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, mahkemenin “İhtiyadi tedbir” kararından sonrası yaşananlarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NI ZİYARET SADECE AKD’NİN MESELESİ DEĞİL”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na yapılan ziyaretin sadece kendilerinin meselesi olmadığını belirten Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, “AKD’nin dışarıdan karnı biraz yumuşak gibi algılanıyordu ama hayır. AKD’nin yönetiminde  kesinlikle bu konuda net duruş sergileyen bir kadro var. Bunu başından belirtmek isterim” dedi.

    “EN KESKİN DURAN ÖRGÜTLERİN BİLE ALEVİ BEKTAŞİ CEMEVİ BAŞKANLIĞI İLE TEMASLARI VAR

    Bu konuda katı tutumu olan örgütlerin bile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile temaslarının olduğunu belirten Yılmaz, “Onu da bilmek lazım. Çünkü bu meseleye biraz örgütsel meselelerden ziyade, tamamen maddiyatla ve örgütlerine bir proje açmakla ilgili bir durum. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı konusunu örgüt içerisinde tartışıyoruz. Bu konu üzerinde 6 kez toplantı yaptık ve örgütümüze dedik ki Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı konusunda ne yapmalıyız, geleceği nasıl planlamalıyız? Yapılan tartışmalar sonucunda Cumhurbaşkanlığı ve Kültür Bakanlığı ile bir diplomasi yürütülmesi konusunda örgütümüzde karar çıkmıştı” diye konuştu.

    YILMAZ DEMİRDELEN’İ ALİRIZA ÖZDEMİR ARADI”

    AKD Antep Şubesi’nin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na yaptığı ziyareti basından öğrendiklerini aktaran Yılmaz, şunları kaydetti:

    “Sorduğumuzda, zaten arkadaşlar artık o yapıya peşkeş çekmeyi kafalarına koydukları için öyle umduğumuz gibi bir tepki almadık. Yaşanan gelimeler sonrasında Antep Şubesine Denetim Kurulu üyelerini gönderdik. Denetleme sonucunda ibraz edilmeyen hesaplar olduğunu, denetimin yapıldığı incelemelerde alınan kararlarda birçok usulsüzlüklerin yapıldığını tespit ettik. Mallar, arabalar, paralar taşınmış. Bunlar usulsüz işlemler. Genel merkezler tüzel kurumlardır. Genel merkezler yetki vermeden böyle bir şey yapamazsınız, ancak noter aracılığı ile yapılır.

    Yaşanan birçok usulsüzlükleri mahkemeye intikal ettirdik. Mahkeme sürecinde de kendilerine güvenleri var adamların. Çünkü biz onları görevden almaya gittiğimizde Yılmaz Demirdelen’in (eski AKD Antep Şube Başkanı )telefonu çaldı. Arayan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Alirıza Özdemir. Beyefendi (Yılmaz Demirdelen) yanımızda hiç rahatsız olmadan telefonu açtı ‘Tabii efendim, hallediyoruz efendim, çözüyoruz efendim’ diye. Talimatın nereden geldiğini kulağımızla duyduk.”

    “HAKİM DELİLLERİ İNCELEMEDEN ÖNCESİNDEN KARARINI VERMİŞ”

    Bu ekibin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Alirıza Özdemir’e güvenerek Ankara’da dava açtıklarını vurgulayan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, “Herkes bilsin ki Ankara’da 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin hakimi asla tarafsız bir hakim değil. Bu hakimi HSK’ya şikayet edeceğiz. Bunu da her yerde söyleyeceğim, herkes bilsin” dedi.

    ANKARA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NİN TARAFLI TUTUMUNU HSK’YA ŞİKAYET EDECEĞİZ”

    Mahkemenin var olan deliller üzerinden inceleme yapmadan önceden karar verdiğini belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

    “Biz mahkeme salonunda daha koltuğumuza oturmadan karar açıklanıyor. Bir dakika bile sürmeyen adeta tiyatro gibi. Bizim ‘İhtiyati tedbir’ talebimiz reddediliyor. Hatta İstinaf Mahkemesi’ne gitmesi gerekiyordu, 2 ay geçti, hala göndermediler. Doğrudan müdahale edilen bir mahkeme söz konusu. İstedikleri gibi karar çıkartıyorlar. Şimdi Gaziantep Şube Başkanı Hasan Çolak ve benimle ilgili 3 günlük disiplin hapis cezası söz konusu.
    Mahkemeye geldiğim halde tutanağa ‘gelmedi’ olarak geçirilmiş. Hakim bize hiçbir şey sormadı, hiçbir şey demedi. Niye yaptınız veya niye yapmadınız demedi. En azılı katile, bir tecavüzcüye bile bir hâkim sorar, niye yaptın? diye. Kendini savunması için bir fırsat vereyim diye. Bize hiçbir şey sorulmadı. Orada yeterli belge oluşmadı demiş. Avukatımız ‘biz bu vatandaşı ihraç ettik’ dediğinde, ‘üst mahkemeye itiraz edersiniz’ dedi ve bu konuyu kapattı.

    “ALİRIZA ÖZDEMİRİ’İN MAHKEME ÜZERİNDE DOĞRUDAN MÜDAHALESİ SOZ KONUSU”

    “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın özellikle de Alirıza Özdemir denilen zatın bu mahkemeye doğrudan müdahalesi var” diyen AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Param çalınarak zimmete geçirilmiş, mallar yetkisiz bir şekilde devredilmiş, geri alınmış. Hiçbir hakim ortada bu kadar belge varken böyle bir karar vermez, veremez, bu normal değil! Direkt talimat alınan, talimatla verilen birtakım kararlar söz konusu. Bu davanın Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından bizzat yönetildiğini düşünüyoruz? Kendisiyle ilgili de bu anlamda bir dava açacağız ve bunun peşini de bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • AKD Başkanı Yılmaz: Cemevinin içi boşaltılmış, kasadaki para da yok; yolsuzluk var!-VİDEO

    AKD Başkanı Yılmaz: Cemevinin içi boşaltılmış, kasadaki para da yok; yolsuzluk var!-VİDEO

    PİRHA- AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, AKD Antep Şubesi’nde yaşandığı iddia edilen usulsüzlükleri anlattı. Şengünlü Yılmaz, görevden alınan yönetimin, denetim kuruluna sahte evrak sunduğunu söyleyerek “Cemevinin eşyaları, kasadaki para ortada yok. Muhasebe bilgilerine dahi henüz ulaşmış değiliz” diye belirtti. Şengünlü Yılmaz, söz konusu kişilerin hesaplarında iktidara yakın kurumlarla görüştükten sonra para trafiği yaşandığını da kaydetti. 

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antep Şubesi Başkanı Yılmaz Demirdelen ve yönetim kurulu üyeleri, 2023 Aralık ayında Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı ziyaret etti. Ali Rıza Özdemir ile bir araya gelen AKD Antep Şube yöneticileri, kamuoyunda tepkiyle karşılanmıştı. AKD genel merkezi, gelişmeler sonrasında Antep Şube Başkanı Yılmaz Demirdelen’i 8 Ocak’ta görevden aldı.

    Yaşananlar sonrasında AKD Antep Şubesi’ne geçici yönetim atandı. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yılmaz Demirdelen’in, görevden almaya dair yaptığı itiraza yönelik ise “İhtiyadi tedbir” kararı verdi.

    “O GÖRÜŞMEDEN SONRA İP KOPTU”

    AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, tabelası sökülüp, eşyaları taşınan Düztepe Cemevi ile Yunus Emre Cemevi’nde yapıldığı iddia edilen tüm hukuksuzluğu PİRHA’ya anlattı.

    Şengünlü Yılmaz, Alevi Kültür Dernekleri’nin, çok büyük bir aile olduğunu söyleyerek şunları aktardı:

    “Türkiye’de lokomotif görevi gören bir Alevi örgütlenmesi AKD. Burada örgütümüz bize bir irade teslim etti. Örgütümüz hem tüzel kimliğimizi hem maddi-manevi değerlerimizi koruyup kollamak adına bir irade teslim etti. Biz de bu iradeye sahip çıktık. Aslında her şey Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile başladı. Çünkü biliyorsunuz, tüm Alevi kitle örgütlerimiz bu yapılanmaya karşı. Sonuçta bu böl, parçala, yönet projesi… Ama burada arkadaşlarımız, bir genel merkezli yapı olduklarını unutmuşçasına ya da toplumun beklentisini kendi bireysel beklentilerinin önünde tutmalarından kaynaklı böyle bir ziyaret gerçekleştirdiler. Aslında ip ilk olarak orada koptu.

    15 ÜYELİ BAĞIMSIZ BİR DERNEK KURMUŞLAR!

    Bu süreç yaşandıktan sonra müdahale etmeye kalkıştık ama içeride bağımsız bir dernek kurulduğunu da öğrendik. Bu bağımsız derneğin kurulması takdir edersiniz ki bu projenin bir ürünü. O derneğin Sadece 15 üyesi olduğunu biliyoruz. Mevcut Gaziantep Şubesi’nin Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Demirdelen’in başkanlığını yürüttüğü bir dernek… Gaziantep Alevi Kültür Cemevi gibi bir dernek ismi var.

    AKD GENEL MERKEZİNE SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ KURDUKLARINI SÖYLEMİŞLER

    Genel merkeze, bunu bir spor kulübü olarak kurdukları için açtıklarını söylemişlerdi. Ama cemevi derneği diye bir futbol kulüp derneği herhalde olmaz. Bunu aptala söyleseniz inanmaz. Kendisinin orada başkanlık yaptığını öğrenince biz kurumumuza bir denetim gönderdik. Genel merkez, denetim kurulumuz denetlemeye gitti ve mali veriler, banka hesapları, makbuzlar, harcama belgeleri ibraz edilmemişti. Bunun üzerine birtakım üyelik yapma ve sonlandırma ile ilgili tüzel kişilik genel merkezdir, bu üyelik genel merkezden doğar ve genel merkezden sonlanır. Ancak bize böyle bir talep iletilmeden kendileri bunları yapmışlar. Bunlar haliyle usulsüz işlemler oluyor. İstediklerini ihraç etmişler, istediklerini bırakmışlar. Böyle bir üye yapılanmasına gitmişler. Onu da tespit ettikten sonra usulsüz işlemlerden kaynaklı denetleme kurulu raporuna dayandırarak bir görevden alma gerçekleştirdik.”

    CEMEVİNE AİT EŞYALAR ORTADA YOK!

    Seher Şengünlü Yılmaz, tabelası sökülüp, içerisi boşaltılan Düztepe Cemevi’ne dair şu detayları da anlattı:

    “Genel sekreter ve genel başkan yardımcılarımız, ilgili kişilerin görevden alındıklarını tebliğ etmek için kente gittiklerinde ellerinde çekiç ve balyozlarla Alevi Kültür Dernekleri’nin tabelalarını kıra kıra indiriyorlardı. İçerideki her şey; eşyalar taşınmış ancak nereye götürüldükleri hakkında bir bilgimiz yok. Kurumun kasasındaki para ve kuruma ait araçların hepsi de devredilmiş.

    “BANKA HESAPLARINA ULAŞAMADIK”

    Kasada 42 bin TL, 30 bin Dolar gibi bir paradan bahsedildi. Biz halen banka hesaplarına ulaşmış değiliz. Yeni atanan yönetim, bunlarla uğraşırken yürütmeyi durdurma için mahkemeye müracaat etmişler. Evet genel kurulumuz, görevden alma yetkisi vermedi. Tüzüğümüzde de böyle bir şey yok. Ya kurumu kapatacaktık ya bu arkadaşları ihraç edecektik. Aslında biz Alevi toplumunu düşündüğümüz için biraz da süreci böyle yumuşatarak aslında orada bir suhte sağlamıştık. Ama sevgili başkan, artık emri, talimatı nereden alıyor bilemiyorum ama gidip böyle bir dava açmaya kalkışıyor. Bu durumu da şöyle lanse ediyorlar; ‘Yürütmeyi durdurma kararı çıkarttık, göreve geri iade edildik’. Ancak öyle bir şey yok. İlgili evrakta kocaman bir yazıyla ‘ihtiyati tedbir’ kararı diye yazıyor. Yani hakim diyor ki ‘İki tarafı da korumaya aldım. Elinizdeki belgeleri getirin, neden görevden alınmışsınız göreceğim’ yönünde karar verecek. Bu arada bize mahkemeden henüz bir tebliğ de gelmedi.”

    USULSÜZ ÜYELİK İŞLEMİ!

    Seher Şengünlü Yılmaz, eski yönetim tarafından yurttaşların seçme ve seçilme hakkının da ellerinden alındığını vurguladı.

    Derneğe üyelik konusunda geçmişte çokça şikayet aldıklarını da belirten Şengünlü Yılmaz, “Biz oraya gittiğimizde karar defterlerine yazılı halde ‘Alevi edebine uygun görülmedi’ gibi bir dedenin, bir inanç kurulunun verebileceği kararı, yönetim kurulu kararı olarak verdiklerini gördük. Yılmaz başkan (Yılmaz Demirdelen) çok net bir şekilde ifade etti, ‘işimize geleni aldık, gelmeyeni attık. Seçime yönelik çalıştık. Bu hataları yaptık’ diye kendisi de zaten insanların içinde ifade etti” diye konuştu.

    “HAKSIZ YERE DERNEKTEN ATILANLAR VAR”

    Yönetim değiştikten sonraki ilk 3 gün içerisinde 1500 üye müracaatı aldıklarını söyleyen Şengünlü Yılmaz, şöyle devam etti:

    “İnsanlar haksız yere dernekten atıldıklarını söylediler. Daha da kötüsü insanlar, örneğin üye olmak için derneğe geliyor ama üye olduklarını görüyorlar. Mesela bir kişi, seçimde oy kullanmaya geliyor, ancak ‘Sen üye değilsin, seçme hakkın yok’ deyip bu insanlar gönderiliyor. Yani çıkartılan hazirun tamamen kazanılmaya yönelik hazırlanmış. Yönetimdeki iki isimden dolayı çok büyük bir korku var. Zaten biz gittiğimizde de orada emniyet müdürlüğünden bize ‘İçeriye girmeyin. Bize bir istihbarat geldi, araçların içerisine taş sopa doldurmuşlar’ denildi. Biz ise ‘Buraya savaşa gelmedik. Burası bizim ibadethanemiz. İçeriye gireriz ve kimse de bize bir şey yapmaz’ dedik.”

    “ELİMİZDE NET BELGELER VAR; MUHASEBE KAYITLARI HENÜZ ELİMİZE GEÇMEDİ”

    Şengünlü Yılmaz, yapacakları hukuki girişimlere dair ise “Şimdi bu tedbir kararına karşılık biz de elimizdeki tüm evrakları sunacağız. Elimizdeki evraklar da gayet yeterli. Usulsüzlüklerin, yolsuzlukların ya da akçeli işlerin yapıldığına dair elimizde gayet net belgelerimiz var. Tabii bir de işin tespit edemediğimiz kısmı var. Mesela muhasebe kayıtları henüz elimize geçmedi. Muhasebeci bu konuda direniyor. Burada bir ‘yürütmeyi durdurma kararı’ çıktığını düşündükleri için biz bu tedbir kararına karşı gidip elimizdeki evrakları sunacağız” diye konuştu.

    YÖNETİMDE OLANLARIN HESAPLARINA PARA TRAFİĞİ

    Seher Şengüllü Yılmaz, görevden alınan yönetimin, iktidara yakın kurumlarla görüşmeleri sonrasında yaşanan para trafiğine de dikkat çekti. Şengünlü Yılmaz, şöyle devam etti:

    “O görüşmeden sonra hatta kasamızdan para çıkışı olmuş. Artık o para oraya nasıl girdi, daha tespit edemedik! Örneğin şube saymanı bir kişi, köyünde kendi adına bir cemevi yaptırmış ve 100.000 lira bağış aktarılmış. Bunun haricinde başka bir köye daha para aktarılmış bu para aktarılırken de o köyün cemevine ait bir resmi hesaba değil, yine aynı saymanın şahsi hesabına aktarılmış. Genel merkez yetki vermeden, şubeye ait arabaların tahsisini yapmışlar.”

    “SORUMLULAR HER KİMSE OTURUP KONUŞACAĞIZ”

    Seher Şengünlü Yılmaz, son olarak Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın faaliyetlerine karşı tutumlarını da anlattı. Tüm Alevi örgütleri olarak bu konunun tartışıldığını belirten Şengünlü Yılmaz şunları söyledi:

    “Tartışmalarımız sonucunda AKD örgütü için şu ön plana çıkmıştı; evet böyle bir yapılanma var, şimdi biz her ne kadar itiraz etsek de tanınmayan, ötekileştirilen bir inancız ya, bir devlet kurumunun tabelasında ‘Cemevi’ yazması kıymetlidir. ‘Cümbüş evi’ vesaire deniliyordu ve biz bunu kabul ettiremiyorduk zaten.

    “İŞİN BAŞINDAKİ KİŞİ CEMEVLERİNE MESCİT YAPILMASINI SAVUNUYOR”

    Biz şöyle bir şey öngördük; burayla temasımız olmayacak. Bunun nedeni ise bu yapılanma oluşturulurken bu kurumlar, bu toplum, hiçbir şekilde muhatap alınmadı. Bu işin başına getirilen insan (Alirıza Özdemir) şunu söylüyor ‘bütün cemevlerine mescit yapılmalı’. Bu, Alevileri inkar etmektir. Yani bunu bizim kabul etmemiz mümkün değil. Ama şunu da söyledik; kurumlar olarak ‘Bu ülkenin kültür bakanı ve cumhurbaşkanı ile bir diplomasi yürütelim’ dedik. Aleviler ne istiyor? Toplumsal beklentilerimiz ne? Biz neden bu işin dışında tutuluyoruz? Taleplerimiz konusunda tabii ki devletin siyasal yapıları ile oturup bunları konuşacağız. Ama bunu bir diplomasi yaparak yürütmek istiyoruz. Bu anlamıyla da bize dayatılan, aslında hiç bizden olmayan, belli başlı yapılara hizmet eden bir başkanlık söz konusu.

    “BU MESELENİN NEREYE HİZMET ETTİĞİNİ GÖRMEK LAZIM”

    Bakın bu AKD Gaziantep Şubede bizim yaşadıklarımızdan sonra ‘yürütmeyi durdurma çıktı’ denildi ya Horasan Dernekler Federasyonu mu Erenler Dernekler Federasyonu mu nedir bilmiyorum ancak oranın başkanı, ‘hak, adalet yerini buldu’ diye paylaşımda bulundu. Bu meselenin artık nereye hizmet ettiğini görmek lazım. Alevi kurumları olarak bu ülkenin cumhurbaşkanıyla da kültür bakanıyla da bu işin sorumluları her kimse, onlarla oturacağız, Alevilerin taleplerini tabii ki tartışacağız.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • ‘Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye’ mitingi kapsamında HEDEP’e ziyaret- VİDEO

    ‘Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye’ mitingi kapsamında HEDEP’e ziyaret- VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Alevi örgütleri öncülüğünde 10 Aralık’ta yapılacak ‘Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye’ mitingi kapsamında Alevi temsilciler, HEDEP İstanbul il örgütünü ziyaret etti. AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, mitingin çıkış noktasının tek tipleştirmenin örneği olan ÇEDES projesi olduğunu vurguladı. 

    Alevi örgütleri öncülüğünde 10 Aralık’ta İstanbul’da ‘Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye’ mitingi yapılacak.

    Miting öncesinde Alevi kurumları ve siyasi partiler ziyaret ediliyor.

    Bugün İstanbul’da Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) ziyaret edildi. Alevi kurumları adına Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş ve beraberindeki heyet, HEDEP İstanbul il örgütüne gitti.

    “ALEVİ HAREKETİ OLARAK 30 YILDIR ZORUNLU DİN DERSLERİNE HAYIR DİYORUZ”

    AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz mitingin çıkış noktasının her alanda olduğu gibi tek tipleştirmenin örneği olan ÇEDES projesi olduğuna dikkat çekerek, “Bu bizler için yeni bir şey değil. Alevi hareketi olarak 30 yıldır zorunlu din derslerine hayır diyoruz. Dinselleşme maalesef hayatın her alanında var. ÇEDES’e kesinlikle sadece Alevilerin sorunu olarak bakmıyoruz” dedi.

    “TEK ULUS, TEK DİN, TEK DİL YARATILMAYA ÇALIŞILDI”

    10 Aralık’ta yapılacak mitinge destek vereceklerini ifade eden HEDEP İstanbul İl Eş Başkanı Murat Kalmaz da, “Var olan biri ulusun üzerine devlet kurulmadı. Bir devlet kuruldu ve üzerine ulus yaratıldı. Buna bir de dil yaratılmaya çalışıldı. Tek ulus, tek dil, tek din yaratılmaya çalışıldı. Cumhuriyet boyunca çok acılar çekildi. Buna karşı mücadeleyi ortak yürütelim. İkinci yüzyıla giderken toplumsal muhalefeti güçlü olarak ortaya koymalıyız ki bundan kurtulabilelim” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL 

  • DAD Mersin’den dayanışma kahvaltısı- VİDEO

    DAD Mersin’den dayanışma kahvaltısı- VİDEO

    PİRHA- DAD Mersin Şubesi dayanışma kahvaltısı düzenledi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Mersin Şubesi’nin düzenlediği dayanışma kahvaltısına DAD Genel Başkanı Musa Kulu, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, AKD Genel Merkez yöneticileri, demokratik kitle örgütleri temsilcileri ve yurttaşlar katıldı.

    Mersin cemevi inan kurulu başkanı Erdoğan Sevin’in gülbengi ile başlayan etkinlikte DAD Mersin Şube Eş

     

    Başkanı Hüsniye Çelik katılımcıları selamladı.

    Etkinlik sanatçı Diyap Ağa’nın deyiş ve şarkılarıyla son buldu.

    PİRHA/ MERSİN

  • AKD Genel Başkanı Yılmaz: Gözaltılar, baskılar Alevi toplumunu sindiremez-VİDEO

    AKD Genel Başkanı Yılmaz: Gözaltılar, baskılar Alevi toplumunu sindiremez-VİDEO

    PİRHA-Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, son günlerde Alevi kurum başkan ve yöneticilerinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Yılmaz, “Biz Pir Sultan Abdal’ın direnciyle, Hallacı Mansur’un inancıyla yol alan insanlarız. Bizi böyle gözaltına almalarla, ters kelepçe takmalarla, haksız hukuksuz hapse atmalarla yıldırabileceklerini zannetmesinler ”dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şube/Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün ve Şube Sekreteri Şimal Deniz’in 27 Eylül’de İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasını izleyen Alevi kurumlarıın yöneticilerine ters kelepçe takılarak gözaltına alınmalarına, sonrasında ise PSAKD üyesi Halil Aksu ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan’ın evleri basılarak gözaltına alınmalarına tepkiler sürüyor.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Alevi kurum temsilcilerine yönelik yapılan gözaltıları PİRHA’ya değerlendirdi.

    “BİZ ALEVİLER ADALETE  EN AÇ ADALETE EN SUSAMIŞ BİR TOPLUMUZ”

    ÇEDES projesinin İzmir’de yapılan mitingde protesto edilmesinin akabinde gözaltıların artığını belirten Yılmaz, “Arkadaşlarımız, yoldaşlarımız İstanbul’da hukuksuz şekilde gözaltına alındı. Alevi toplumu bu resmin bütününü görebilir, okuyabilir” dedi.

    Alevi toplumunun yüzyıllardır bu ülkede katliamları yaşayan bir toplum olduğunu söyleyen Yılmaz, “Hak, hukuk, adalet aslında bir siyasi partinin değil, Alevi toplumunun yüzyıllardır haykırdığı bir slogandır. Biz adalete en aç, en çok susamış bir toplumuz” diye ifade etti.

    “MADIMAK KATLİAMI’NIN ZAMAN AŞIMINA UĞRATILMASI BEKLENEN BİR DURUMDU”

    Madımak Katliamı’nın zaman aşımına uğratılmasını “Şaşırtmadılar” diye değerlendiren Yılmaz, “Zaman aşımı beklediğimiz bir şeydi ve yıllardır dillendiriyorduk. 30 yılını doldurduğunda zaman aşımına gidecekti diyorduk. O gün mahkeme salonunda da bize bir tiyatro oynandı. Madımak Katliamı’nın zaman aşımına uğramasından dolayı bir kere daha gördük ki biz adalete ve hukukla her zaman aç ve susuz bırakılacağız” şeklinde konuştu.

    “İNSANLARI YAKANLAR BIRAKILIYOR, ADALET YOK DİYENLER TERS KELEPÇEYLE GÖZALTINA ALINIYOR”

    Alevi yöneticilerin ters kelepçeyle gözaltına alınmalarının, evlerinin basılmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Yılmaz, şunları ifade etti:

    “Mahkemeye katılmış, dışarıda da bir mikrofona iki kelam bir şey söyleyecek insanları ters kelepçe yapıp gözaltına almanın anlamı nedir. Ne yaptı bu insanlar? İnsanlık suçu mu işlediler? Bunlar 33 insan mı yaktı, ne yaptılar da siz bu insanları tutukluyorsunuz. Ne yaptı bu insanlar birini mi öldürdüler? Birini mi yaktılar? Birinin hakkına mı girdiler, ne yaptılar?”

    Gözaltıların Alevi toplumunu sindiremeyeceğini söyleyen Yılmaz, “Ne yaptınız şimdi bize gözdağı mı verdiniz? Bundan mı korkacağız? Bu inanç ve bu inancın beslediği tüm yapılar bunun bedellerini ödeyerek bugünlere geldiler. Bu toplum bedeli ödemekten hiçbir zaman korkmadı ki. Bizi korkutup sindirip bir tarafa atabileceklerini düşünmesinler” diye vurguladı.

    Pir Sultan Abdal’ın direnci, Hallacı Mansur’un inancıyla yol aldıklarını ifade eden Seher Şengüllü Yılmaz, “Bizi böyle gözaltına almalarla, ters kelepçe takmalarla, haksız hukuksuz hapse atmalarla yıldırabileceklerini zannetmesinler” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • AKD Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı: Genel Başkan, Seher Şengüllü Yılmaz

    AKD Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı: Genel Başkan, Seher Şengüllü Yılmaz

    PİRHA- AKD 8’inci Olağanüstü Genel Kurulu Ankara’da yapıldı. Tek listeyle gidilen kongrede Seher Şengüllü Yılmaz Genel Başkan seçildi.

    Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi İsmet Kurt’un istifasının ardından olağanüstü genel kurula gitti. Ankara Nazım Kültür Merkezi’nde yapılan 8’inci genel kurulun Divan Başkanlığı’nı Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz yaparken, açılış gülbengini Baba Mansur Ocağı’ndan Erdoğan Sevim Dede okudu.

    Okunan faaliyet raporunun ardından tek listeyle gidilen seçimde Seher Şengüllü Yılmaz Genel Başkan oldu.

    PİRHA/ANKARA

     

  • ‘Alevi kadınların toplumsal kararlarda aktif söz sahibi olması için imkanlar sağlanmalı’- VİDEO

    ‘Alevi kadınların toplumsal kararlarda aktif söz sahibi olması için imkanlar sağlanmalı’- VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Etkinlikleri kapsamında ‘Alevi kurumlarında kadınların kararlara etkileri’ konuşuldu. Panelde Alevi kadınların örgütlü mücadele yürütmesinin önemine değinilerek, kadınların toplumsal kararlarda aktif söz sahibi olması için imkanların sağlanması gerektiği vurgulandı. 

    60.Ulusal 34. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında ‘Tarihten Günümüze Alevi Kadınının Yolculuğu’ panelinin üçüncü oturumu yapıldı.

    Panelde, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadın Örgütlenme Sekreteri Rukiye Ercan Kara, Almanya Koblenz Cemevi Başkanı Özgür Demir, Bursa Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Türkan Çiftçi konuşmacı olarak yer aldı.

    Panelde, Alevi kurumlarında yönetici kadınların genel kararlara etkileri ve hak mücadelesine katkıları konuşuldu.

    “AKP’NİN GERİCİLİĞİNİ KADINLAR PÜSKÜRTECEK”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadın Örgütlenme Sekreteri Rukiye Ercan Kara, kadınların örgütlenmeyi büyütmesi gerektiğini ifade etti. AKP’nin derinleştirdiği gericiliği kadınların püskürteceğini söyleyen Kara, “Çocuklarımız, evlatlarımız semah dönerken katledildiler. Biz kadınlar AKP’nin açtığı gericilikle mücadele etmeye devam edeceğiz ve geri püskürteceğiz. Katliamlarda katledilenleri asla orada bırakmayacağız. Aşk olsun ‘bu ülkede şeriata geçit vermeyeceğiz’ diyen kadınlara. Erkeklere birlikte yol almayı öğreteceğiz ve haklarımızın tamamını alacağız” şeklinde konuştu.

    Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, da, “Aleviliğin kadınla hiçbir problemi yok ama Alevilerin kadınla problemi kesinlikle var. Aslında biz doğduğumuz inanç sistemi içerisinde birçok hakkı alıyoruz. Fakat toplumun ataerkil olmasından kaynaklı bu hakları yaşantımızda alma noktasında engellerle karşılaşıyoruz” dedi.

    “ALEVİ KADINLARIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILMALI”

    Bursa Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Türkan Çiftçi, “Biz hayatın her alanında varız. Sadece farkında değiliz. Erkek canlarımızla birlikte yürütebileceğimizi göstereceğiz. En güzel başarı birbirini dinlemek. Birbirimize sahip çıkmamız gerekiyor. Kadın kadının yurdudur” ifadelerini kullandı.

    Almanya Koblenz Cemevi Başkanı Özgür Demir ise şu sözleri kullandı:

    “Alevilikte kadınların rolü sadece dini ve toplumsal etkinliklerle sınırlı değildir. Alevi kadınların eğitimde ve bilinçli bireyler olarak toplum içinde söz sahibi olmalarının önündeki sorunlar giderilmelidir. Alevi kadınların toplumsal kararlarda aktif bir şekilde söz sahibi olması için kadınlara imkanlar sağlanmalıdır”

    Panelin ardından konuşmacılara plaket verildi.

    PİRHA/ HACIBEKTAŞ

     

  • AKD Başkanı Yılmaz: Cemevlerine yapılan saldırıların arkasında bir güç var-VİDEO

    AKD Başkanı Yılmaz: Cemevlerine yapılan saldırıların arkasında bir güç var-VİDEO

    PİRHA-Ankara’da 2022 yılında cemevlerine saldırı düzenleyen sanıkların tahliye ve beraat edilmesine tepki gösteren AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, “Bir kişi, Ankara’nın farklı noktalarındaki 4 yere bunu yapamaz. Mutlaka bu saldırıların arkasında birileri var” dedi.

    Ankara’da 30 Temmuz 2022’de Şah-ı Merdan Cemevi, Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne eş zamanlı saldırı düzenlenmişti. Cemevlerine düzenlenen saldırı davasında, tutuklu sanık Ahmet Ozan Karaca tahliye edilirken, iki sanık da berat ettirildi.

    Saldırıyı düzenleyenlerin serbest bırakılmasına tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Alevi kurumlarına/cemevlerine yapılan eş zamanlı saldırılara ve mahkeme kararına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “30 YILDIR ADALET ARIYORUZ HALA ADALETİ BULAMADIK”

    Seher Şengüllü Yılmaz, adaletin tesisi konusunda Alevi toplumunun mücadele yürüttüğünü belirterek, “Alevilerin yaşadığı katliamlar göz önündeyken ve bunların üzerinden 30 yıl geçmiş bir Madımak Katliamı davası ortadayken, biz 30 yıldır hala adaleti bulamamışız” dedi.

    Yılmaz, yapılan katliamlar nedeniyle devletin ancak toplumun ısrarı sonrasında yüzleşmeye gideceğini vurgulayarak, “Hiçbir devletten, kendi kendine ‘ben sizi katlettim, özür diliyorum’ demesi beklenemez. Böyle bir şey dünya tarihinde yok. Ama dünya tarihinde zulme ve katliama uğrayan toplumların baskı ve mücadelesiyle özür dilemiş devletler örneği var” diye konuştu.

    “ALEVİLERE YÖNELİK SALDIRILARIN ARKASINDA BİR GÜÇ VAR”

    Dört cemevine yönelik saldırıyı bir tek kişinin yapamayacağının altını çizen Yılmaz, “Bu olayı sadece tek bir kişini yaptığını çocuğa bile inandıramazsınız. Akıl alır bir şey değil. Bu sadece Ankara için de geçerli değil, biz Antalya’da da böyle bir şey yaşadık. Karşımıza çıkan tablo hep aynı şekilde! Akli dengesi yerinde olmayan bir insan, bir Alevinin evine ya da mekanına kırmızı bir boya ile çarpı işareti koymayı nasıl akıl edebilir? Akli dengesi yerinde değildi, nasıl düşündü ve bunu yaptı? Mutlaka bunların arkasında birileri var” dedi.

    “HUKUKA MÜDAHALE EDİLİYOR”

    Alevilere yönelik saldırılar karşısında devletin çözümsüz kalmasını “Devletin çok ciddi bir ayıbıdır” sözleriyle eleştiren Yılmaz, konuşmasının devamında şunları ifade etti:

    “Hukuka müdahale ediliyor, adalete müdahale ediliyor. ‘Bir savcı 12 yıl istedi’ diyoruz ama bir başkası sanığı tahliye ediyor. Biz bütün mahkeme yollarını, bütün kanalları denedik. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) bizim lehimize birçok karar verdi ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti hükümeti AİHM’nin kararını dikkate almıyor, tanımıyor. Bu memlekette cemevinin bahçesinde Hakk’a yürüme erkanına gelen bir canımız, başından vuruldu. Polis kurşunu ile öldürüldü. Biz muhabbetimizin içerisinde bile güvende değiliz ki bunu sadece cemevi için söylemiyorum; cami için de bu, sinagog için de, bütün kutsal mekanlar için de geçerli.

    Bu kadar adalete susamış bir toplum olmamıza rağmen yine de haktan, hukuktan, adaletten ayrılmıyoruz. Ankara’daki davada da bu sonucu değiştirebilecek bir gücümüz olduğuna inanıyorum. Bir bakalım bir üst mahkemeye taşıyalım, oradan ne gelecek, ne olacak ama bunların önüne geçmek için bu baskıları püskürtebilmek için tabii ki tüm kurumlar bir arada bu mücadeleyi birlikte büyüteceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • AKD Genel Başkanı İsmet Kurt istifa etti

    AKD Genel Başkanı İsmet Kurt istifa etti

    PİRHA-AKD Genel Başkanı İsmet Kurt istifa etti. Kurt’un yerine oy birliğiyle Seher Şengünlü Yılmaz getirildi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt istifa etti. Kurt’un yerine AKD Genel Başkanlığına Seher Şengünlü Yılmaz’ın getirildiği öğrenildi.

    AKD tarafından yapılan açıklamada “Sayın genel başkanımız İsmet Kurt’un sağlık sorunlarından dolayı istifa etmesiyle genel merkez yönetiminin oy birliği ile almış olduğu karar doğrultusunda yerine Seher Şengünlü Yılmaz getirilmiştir” ifadeleri kullanıldı.

    “MÜCADELEMİZİ BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Seher Şengünlü Yılmaz ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları dile getirdi:

    “Listesinde olmaktan onur duyduğum genel başkanımız, değerli ağabeyim İsmet Kurt sağlık sorunları nedeniyle istifasını başkanlar kuruluna sunmuştur. Sevgili genel başkanım bugüne kadar örgütümüze, yolumuza vermiş olduğu hizmetleri ve emekleri için teşekkür ediyorum. Genel başkanımızın rızası ve helalliği ile genel yönetim kurulunda ki yoldaşlarımın da rızasıyla bu değerli görev bana verildi. Alevi Kültür Dernekleri ailesinin bir parçası, hizmetkârı olmaktan her zaman onur ve gurur duydum. Yönetim kurulumuzla yolumuza, örgütümüze hizmet etmeye ve mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • AKD Kepez Şubesi aşure lokması paylaştı-VİDEO

    AKD Kepez Şubesi aşure lokması paylaştı-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD)Antalya Kepez Cemevi Şubesi Aşure lokması düzenledi. Aşure lokmasında konuşan AKD Kepez Şube Başkanı Seher Şengünlü, “Kerbela sadece adalet arayan mazlumların davasıyla sınırlı değildir, aynı zamanda geçmişten günümüze süregelen zalimler ile mazlumun tarihinin özetidir” dedi.

    Muharrem ayının son bulmasıyla aşure lokmaları paylaşılmaya devam ediyor.

    Düzenlenen aşure lokmasına AKD Genel Başkanı İsmet Kurt, Döşemealtı Cemevi Başkanı ve YK üyeleri, PSAKD Altınova Şube Başkanı ve YK üyeleri, milletvekilleri, Kepez Belediye Başkanı, Muratpaşa Belediye başkanı, Belediye meclis üyeleri, DKÖ temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Aşure lokmasında, Kerbela’dan günümüze katledilen mazlumlar, demokrasi ve özgürlük şehitleri adına 1 dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi.

    “KATLEDİLEN KADINLAR İÇİN FATMA ANA ORUCU TUTTUK”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Kepez Cemevi Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, 15 gün boyunca sessiz, sedasız, şatafatsız, israf sız, gösterişten, şekilcilikten uzak oruç tutulduğunu kaydederek, “Alevi öğretisinde kadın-erkek eşittir. Bu eşitlik yaşamın her alanında geçerli ve olmazsa olmaz bir ilkedir. Bizim inancımız kadim ve kadıncıl bir inançtır. Aslanın dişisi de erkeği de aslandır. Muaviye ve Yezit tarafından zalimce öldürülen Hasan ve Hüseyin’in annesi olan Fatıma Ana’nın acısını paylaşmak, Emine Bulut, Güldünya Töre, Şule Çet, Edanur Kaplan şahsında tüm kadın cinayetlerinde katledilmiş ve kadınların Kerbela’larında her türlü şiddetin mağduru olmuş tüm kadınlar için 1 gün Fatma ana orucumuzu tuttuk” diye konuştu.

    “KERBELA, GÜNÜMÜZE KADAR GELEN ZALİM VE MAZLUMLARIN TARİHİNİN ÖZETİDİR”

    Kerbela’nın geçmişten günümüze süregelen zalimler ile mazlumların tarihinin özeti olduğuna vurgu yapan Yılmaz, “Matem ayında İmam Hüseyin ve yoldaşlarına sevgimizi, saygımızı ve itikadımızı gösterirken, Kerbelanın verdiği mesajları toplum olarak bilince çıkarmak için muhabbet eyledik. Kerbela sadece adalet arayan mazlumların davasıyla sınırlı değildir, aynı zamanda, geçmişten günümüze süregelen zalimler ile mazlumun tarihinin özetidir. Hak ve adalet arayışındaki Hüseyni direnişi rehber edinenlere aşk olsun” dedi.

    “EŞİT YURTTAŞLIKTA HERKESİ KAPSAYAN BİR ANAYASA GEREKLİ”

    Ardından söz alan AKD Genel Başkanı İsmet Kurt, “Bu ülkede alevi sorunları var mı? Var. Her zaman söylüyoruz. Dünde söyledik, bugünde söylüyoruz, yarında söyleyeceğiz. Cem evlerimizin yasal statüsü, eşit yurttaşlık anlamında herkesi kapsayan herkesi kucağına basan bir anayasa gerekli. Aynı zamanda zorunlu din dersi bugün Alevi çocuklarına okullarda seçmeli değil de zorunlu olarak öğretiliyor. Yalnızca Alevi çocukları değil, diğer mezhepleri de içine alan müfredatın daha da genişleteceği seçmeli din dersi olur” ifadelerini kullandı.

    Daha sonra Ağuçan ocağı evlatlarından Güzel Şah Dedenin aşure gülbenginin ardından Zakir Fahrettin Aksünger söylediği deyişlerle semah dönüldü ve sonrasında aşure lokması gelen canlara pay edildi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Kepez AKD Başkanı Yılmaz: Sünni inancını Alevilere empoze etmesinler-VİDEO

    Kepez AKD Başkanı Yılmaz: Sünni inancını Alevilere empoze etmesinler-VİDEO

    PİRHA-Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gri hizmet pasaportuyla yurt dışına gönderdiği ‘dedeler’ ile ilgili konuşan AKD Kepez Şube Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Sünni inancını bize empoze etmesinler. Çünkü biz bir elmanın iki yarısı değiliz. Biz bambaşkayız. Kültür olarak, inanç ritüelleri olarak, yaşam tarzı olarak her anlamda çok başkayız. Gri pasaportu kabul eden dedeler hata yapıyor” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gri hizmet pasaportuyla yurt dışına gönderdiği ‘dedeler’ ile ilgili konuşan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Kepez Şube Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz bu pasaportu kabul eden dedelerin yanlış yaptığını dile getirdi.

    “DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI’NA KARŞIYIZ”

    Aleviler olarak inançlarını tanımayan Diyanet İşleri Başkanlığı’na karşı olduklarını belirten Yılmaz, “Tabii ki bu konuda toplumdan farklı bir şey düşünmüyorum. Sonuçta biz Diyanet İşlerine karşı çıkıyoruz. Bizim inancımızı tanımıyorlar bile. Onların verdiği bir pasaportla böyle bir eylem yapılmasını da ben doğru bulmuyorum. Tabii ki basından takip ettiğim kadarıyla biliyorum. Avrupa’da biliyorsunuz inanç kürsüleri kuruluyor dünya dinleri üzerine. Belki böyle bir şey yapabilirler ve artık Aleviliği resmi olarak tanırlarsa bu anlamda tabii ki devletin bize tanıması gereken imtiyazları kabul ederiz” dedi.

    “GRİ PASAPORTU KABUL EDEN DEDELER YANLIŞ YAPIYORLAR”

    “Diyanet İşleri çatısı altında, Sünni bir inancın baskısı altında kendi inancımızı kimseye empoze ettiremeyiz” diyen Yılmaz şöyle devam etti:

    “Onlar da kendi inançlarını bize empoze ettiremezler diye düşünüyorum. Çünkü biz bir elmanın iki yarısı değiliz. Biz bambaşkayız. Gerçekten bambaşkayız. Kültür olarak, inanç ritüelleri olarak, yaşam tarzı olarak her anlamda çok bambaşkayız. O yüzden ben bu meseleyi çok doğru bulmuyorum bunu kabul eden dedelerin de hata yaptığını düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/KEPEZ-ANTALYA