Etiket: selçuk mızraklı

  • İmralı Heyeti’nden Demirtaş ve Mızraklı’ya ziyaret: Serbest bırakılmaları adaletin gereğidir!-VİDEO

    İmralı Heyeti’nden Demirtaş ve Mızraklı’ya ziyaret: Serbest bırakılmaları adaletin gereğidir!-VİDEO

    PİRHA- Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’yı Edirne F Tipi Cezaevi’nde ziyaret eden DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, görüşmenin ardından açıklama yaptı. Heyet, hukuki ve demokratik adımların gecikmeksizin atılması gerektiğini vurguladı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ile Mithat Sancar, Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve HDP eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı ile yaklaşık 3 saat süren bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrası cezaevi önünde yapılan açıklamada, hukukun daha fazla ertelenemeyeceği ve Türkiye’nin içinde bulunduğu süreç açısından hukuki zeminin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

    “HUKUK ARTIK ÖTELENEMEZ”

    Pervin Buldan, görüşmenin kapsamlı bir değerlendirme çerçevesinde gerçekleştiğini belirterek her iki ismin de selamlarını iletti. Sağlık durumlarının ve morallerinin iyi olduğunu aktaran Buldan, süreci cezaevi koşullarında takip etmenin güçlüğüne dikkat çekti.

    Demirtaş’ın yaklaşık 10 yıldır cezaevinde bulunduğunu hatırlatan Buldan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) üç ayrı kararına rağmen tutukluluğun sürdüğünü belirtti. Bu durumun hukuka aykırı olduğunu ifade eden Buldan, kararların uygulanması halinde tahliyelerin önünde bir engel bulunmadığını söyledi.

    Buldan, barış süreci bağlamında hukuki ve demokratik adımların zorunlu olduğunu vurgulayarak, yeni bir yasal düzenlemeye gerek olmaksızın mevcut kararların uygulanmasının yeterli olacağını kaydetti.

    “SÜRECE KATKI SUNMAK İSTİYORLAR”

    Mithat Sancar da her iki ismin sürece katkı sunma konusunda güçlü bir irade taşıdığını belirtti. Demirtaş ve Mızraklı’nın cezaevinde bulunmasının hukuksuzluk olduğunu ifade eden Sancar, bu durumun uzun süredir devam ettiğini söyledi.

    Bu hukuksuzluğun giderilmesinin kişisel bir mesele olmadığını dile getiren Sancar, bunun hem adaletin gereği hem de mevcut sürecin ihtiyaçlarından biri olduğunu ifade etti. Hukuka dönüşün, toplumsal güveni ve sürece desteği artıracağını belirten Sancar, özellikle Selahattin Demirtaş’ın özgürlüğü halinde sürece daha etkin ve aktif katkı sunmak istediğini aktardı.

    Sancar, özgürlüğün hem adalet duygusunu güçlendireceğini hem de sürecin toplumsal kabulünü ve ilerlemesini destekleyeceğini sözlerine ekledi.

    HABER MERKEZİ

  • Kahraman ve Mızraklı’nın tahliye talepleri red edildi. Yine özgürlük yok!

    Kahraman ve Mızraklı’nın tahliye talepleri red edildi. Yine özgürlük yok!

    PİRHA — Gezi Davası tutuklusu şehir plancısı Tayfun Kahraman ile yerine kayyım atandıktan sonra tutuklanan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’nın tahliye talepleri, dün itibarıyla yeniden reddedildi. Her iki karar da muhalifler ve insan hakları savunucuları tarafından “hukuka aykırı” ve “siyasi tutukluluğun sürdürülmesi” diye nitelendirildi. 

    Anayasa Mahkemesi (AYM), 31 Temmuz 2025 tarihli kararıyla Tayfun Kahraman’ın “hakkaniyete uygun yargılanma hakkı”nın ihlal edildiğine hükmetmiş; yeniden yargılanma ve tahliye yönünde işaret vermişti. Buna rağmen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Kahraman’ın tahliye talebini kabul etmedi — mahkeme itirazları reddetti ve Kahraman cezaevinde kalmaya devam ediyor. Kararın aile tarafından sosyal medyada duyurulduğu bildirildi.

    AYM’nin ihlal kararı ile yerel mahkemenin tutukluluğu sürdürmesi, hukuk çevreleri ve insan hakları savunucuları arasında “AYM kararının uygulanmaması” eleştirilerine yol açtı. Kararın nedenine dair mahkeme tutanaklarında yer alan gerekçelerin, AYM kararının gerektirdiği yeniden değerlendirmeye denk düşmediğini belirten yorumlar geliyor.

    MIZRAKLI’NIN TAHLİYESİ CEZAEVİ KURULU TARAFINDAN ENGELLENDİ

    Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı için yapılan denetimli serbestlik/tahliye başvurusu da Edirne F Tipi Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından “reddedildi”. Kurulun gerekçesi olarak, Mızraklı’nın “terör örgütünden ayrıldığına dair beyanının bulunmaması” gösterildiği açıklandı; daha önce benzer gerekçelerle reddedildiği belirtiliyor. DEM Parti bu kararı “barış sürecini sabote etme” ve “hukuk dışılık” olarak niteledi.

    “KARARLAR SİYASAL YARGI BAĞIMSIZLIĞI TEHLİKEDE”

    DEM Parti ve insan hakları örgütleri, her iki mahkeme ve cezaevi kurulunun kararlarına tepki gösterdi. DEM Parti yetkilileri, Mızraklı kararını “süreci sabote eden, barış arayışını baltalayan” bir adım olarak tanımladı; Kahraman kararında ise AYM’nin hak ihlali saptamasının görmezden gelinmesi “hukukun gaspı” olarak değerlendirildi.

    Avukatlar ve insan hakları savunucuları, AYM kararlarının bağlayıcılığı ilkesine atıf yaparak mahkeme kararlarının denetlenmesi ve AYM içtihadına uyulması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde “iç hukukta çelişki ve uluslararası yükümlülüklerin ihlali” iddialarının artacağı uyarısı yapılıyor.

    Bu iki dosya, Türkiye’de AYM kararlarının uygulanması, cezaevi kurullarının insiyatif kullanımı ve “siyasi tutukluluk” tartışmalarının merkezinde bulunuyor. AYM’nin hak ihlali tespit ettiği bir dosyada yerel mahkeme itirazları reddediyorsa, hukukun üstünlüğü ve mahkeme kararlarının bağlayıcılığı sorunu gündeme gelir. Mızraklı kararında ise cezaevi kurulunun “ayrılma beyanı” gibi unsurları değerlendirmesi, denetimli serbestlik uygulamalarının kriterlerine ilişkin tartışmaları kızıştırıyor.

    HABER MERKEZİ
  • Selçuk Mızraklı’nın tahliye talebi ikinci kez reddedildi

    Selçuk Mızraklı’nın tahliye talebi ikinci kez reddedildi

    PİRHA- Selçuk Mızraklı’nın denetimli serbestlik kapsamında yaptığı tahliye başvurusu reddedildi. DEM Parti, “Keyfi ve hukuksuz bir şekilde verilen ret gerekçesini kabul etmiyoruz” dedi.

    Diyarbakır eski Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’nın, denetimli serbestliğin uygulanarak tahliye olma talebi, Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından, “Kurumumuzda bulunduğu süre içerisinde terör örgütünden ayrıldığına dair bir beyanı bulunmadı” denilerek reddedildi.

    DEM Parti tarafından yapılan açıklamada, “Selçuk Mızraklı’nın siyasi görüşü bellidir: Barış ve demokrasi için mücadele eden ve yıllarca bunun bedelini rehin tutularak ödeyen bir siyasetçidir. Mızraklı’nın beyanının ne olması gerektiğine bu kurul kesinlikle karar veremez! Keyfi ve hukuksuz bir şekilde verilen bu ret gerekçesini kabul etmiyoruz. İdeolojik saiklerle hareket eden bu kurul, yetkilerini aşarak siyasi tutsakları keyfi ve intikamcı bir şekilde cezaevinde tutmaya devam etmektedir” denildi.

    ‘Barış ve Demokratik Toplum Sürecini adeta sabote etmeye çalışan bu kurulun kendisini ve aldığı kararı hukuk ve demokrasi açısından gayri meşru olarak ilan ediyoruz’ denilen açıklamada, Selçuk Mızraklı ve tüm siyasi tutsaklar için özgürlük talep edildi.

    DAVA SÜRECİ HAKKINDA

    Diyarbakır’da 31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerde Büyükşehir Belediye Eş Başkanı olarak seçilen Mızraklı, Demokratik Toplum Kongresi’nde (DTK) yürüttüğü faaliyetler ve itirafçı tanık Hicran Berna Ayverdi’nin beyanları gerekçesiyle aynı yılın 19 Ağustos’unda görevden alınarak, yerine kayyım atandı.

    Mızraklı, itirafçı Hicran Berna Ayverdi’nin ifadeleri gerekçesiyle 22 Ekim 2019’da gözaltına alınarak, tutuklandı. Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi, “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 9 Mart 2020’de 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verdi.

    Mızraklı’ya verilen ceza Yargıtay tarafından eksik inceleme nedeniyle bozuldu. Yeniden başlanan yargılamada ise, birçok kişi hakkında beyanda bulunan tanık Ümit Akbıyık’ın iddiaları dosyaya eklendi. 29 Kasım 2024’te Mızraklı hakkında yeniden 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verildi. Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi, Mızraklı’ya verilen cezayı onadı.

  • Demirtaş ve Mızraklı’dan Gazeteci Hüseyin Aykol’a dayanışma mektubu

    Demirtaş ve Mızraklı’dan Gazeteci Hüseyin Aykol’a dayanışma mektubu

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile yerine kayyım atanan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı tarafından, tutuklu bulundukları cezaevinden, yoğun bakımda tedavi gören gazeteci-yazar Hüseyin Aykol’a dayanışma mektubu gönderildi.

    Mektupta şu ifadeler yer aldı:

    “Özgür basının fedakar, emektar ve mütevazi temsilcilerinden değerli Hüseyin Aykol, sen hasta yatağına uzandığından beri aklımız da yüreğimiz de seninledir. Bir an önce sağlığına kavuşup başta mahpuslar olmak üzere tüm ezilenlerin sesi olmaya devam etmeni umutla, sabırsızlıkla bekliyoruz. Geçmiş olsun diyor, acil şifa dileklerimizi iletiyoruz. Şahsında tüm özgür basın emekçilerine hasret dolu selam, sevgi ve başarı dileklerimizi gönderiyoruz. Dostlukla, umutla, dirençle, sağlıkla…”

    – Demirtaş & Mızraklı, 9 Kasım 2025, Edirne.

    HABER MERKEZİ

     

  • Eş Genel Başkanlar Demirtaş ve Mızraklı’yı ziyaret etti: Sürece destek vermelerinin yolu açılmalı-VİDEO

    Eş Genel Başkanlar Demirtaş ve Mızraklı’yı ziyaret etti: Sürece destek vermelerinin yolu açılmalı-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Eş Genel Başkanları Edirne Cezaevi’ne gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından yaptıkları açıklamada, “Hazır bir süreç başlamışken, hazır Türkiye’de büyük bir destek varken ve bu destek her geçen gün büyüyorken, bunu onurlu bir barışa evriltmemiz için arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılması gerekiyor” dediler. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, dün Kocaeli’nde bulunan Kandıra Cezaevi’de Figen Yüksekdağ ve Semra Güzel’le görüşme gerçekleştirmişti.

    Eş Başkanlar bugün ise Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eş Başkanı Selçuk Mızraklı ile Edirne Cezaevi’nde görüştü.

    Eş Genel Başkanlar görüşme sonrası Edirne Cezaevi açıklama yaptı.

    “ARKADAŞLARIMIZIN BU SÜREÇTE BİZİM YANIMIZDA OLMALARI GEREKİYOR”

    Tuncer Bakırhan, şunları ifade etti:

    “En başta şunu belirteyim; bu yürüttüğümüz süreci içeriden çok iyi takip ediyorlar, destekliyorlar. Bu sürecin onurlu bir barışla, çözümle taçlanmasını onlar da umut ediyorlar. Çalışıyorlar, kafa yoruyorlar. Dünya kadar tartıştık, önerilerini ve eleştirilerini aldık. Çok kıymetli önerilerde bulundular. Bu sürecin ilerlemesi için de üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getireceklerini belirttiler. Onlar dile getiremediler ama biz dile getiriyoruz. Barışı tartıştığımız, silahların törenle bırakıldığı böylesi bir süreçte, Kobanî Kumpas Davası ile yargılananların; Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve diğer arkadaşlarımızın bu süreçte bizim yanımızda olmaları gerekiyor. Bu süreci yürütmek için onlara ihtiyacımız var. Bugün cezaevlerinde önemli bir birikim ve deneyim var. Ortada da bir AİHM kararı var. Bu sürecin gereklerinin yerine getirilmesi için bir şeylerin yapılması gerekiyor. Onun için Edirne Cezaevi önünden yetkililere de bir çağrımızdır. Bu sürecin daha nitelikli, daha iyi bir şekilde yürümesi için en son AİHM’in vermiş olduğu kararı da dikkate alarak Kobanî Kumpas Davasında yargılanan arkadaşlarımızın serbest bırakılması gerekiyor.

    Bu süreci daha derli toplu yürütmemiz için onların katkılarına ihtiyacımız var. Hazır bir süreç başlamışken, hazır Türkiye’de büyük bir destek varken ve bu destek her geçen gün büyüyorken, bunu onurlu bir barışa evriltmemiz için arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılması gerekiyor. AİHM’in Demirtaş ile ilgili verdiği ihlal kararı ortada. Umarım yakın zamanda bu süreci arkadaşlarımızla birlikte götürdüğümüz günlere şahitlik ederiz.”

    “KARAR GEREĞİ DIŞARIDA OLMALILAR”

    Tülay Hatimoğulları ise şunları dile getirdi:

    “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının sağlıklı bir şekilde ilerlemesi ve kısa zaman içerisinde sonuca varabilmesi için kendileri en güçlü şekilde destek sunduklarını, tamamen bu süreci sahiplenen bir yerde olduklarını ifade ettiler. Çok kıymetli ve önemli gelişmeler bunlar. Türkiye’de şu anda içinde bulunduğumuz gelişmeler çok önemli. Ortada AİHM Büyük Dairenin çok önemli bir kararı var. Çıkan karar, geçmiş kararlarla kıyasladığımızda son derece kapsamlı. Bu karar gereği arkadaşlarımızın bir dakika bile içeride kalmamaları ve bir an önce dışarıda olmaları gerekiyor.

    Biz bu süreci konuşuyor olmasak da hem Türkiye’nin kendi yasaları gereği hem de AİHS’e taraf bir ülke olarak AİHM kararının bağlayıcılığı gereği arkadaşlarımız dışarıda olmalıdır. Bütün bunların yanı sıra, bir de barışın ve demokratik toplumun inşasını konuştuğumuz bu süreçteyiz. Silahların sustuğu, barışın dilinin yükseldiği bu dönemde elbette biz böyle bir sonucun acilen hayata geçmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye toplumunu; Türk, Kürt, Laz, Çerkes, ezcümle 72 milletten insanımızı son derece mutlu edecektir. Bu sürece olan inancın daha da büyümesine ve derinleşmesine çok büyük katkı sunacaktır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • DEM Parti Eş Genel Başkanlarından, Demirtaş’a ve Yüksekdağ’a ziyaret

    DEM Parti Eş Genel Başkanlarından, Demirtaş’a ve Yüksekdağ’a ziyaret

    DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ile Tuncer Bakırhan, HDP’nin Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’yı cezaevinde ziyaret etti.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’de tutulan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı ile görüştü.

    Eş Genel Başkanlar, dün de Kocaeli F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ı ve eski HDP Amed Milletvekili Semra Güzel’i ziyaret etti.

    DEM Parti, ziyarete ilişkin sanal medyadan şu paylaşımda bulundu:

    “Eş Genel Başkanlarımız Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, rehin tutulan HDP önceki dönem Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’yı cezaevinde ziyaret etti.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Selçuk Mızraklı’nın cezası onandı; Mızraklı’dan tepki: Sizin önünüzde diz çökmedim

    Selçuk Mızraklı’nın cezası onandı; Mızraklı’dan tepki: Sizin önünüzde diz çökmedim

    PİRHA- Selçuk Mızraklı’ya verilen 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası, Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi tarafından onandı. Mızraklı, karara tepki göstererek, “Dedem Seyit Rıza’nın da dediği gibi ‘Ben sizin yalanlarınızla, iftiralarınızla baş edemedim, bu bana dert oldu. Ben de sizin önünüzde boyun bükmedim, diz çökmedim, bu da size dert olsun’” dedi. DEM Parti ise yaptığı açıklamada, kararın ‘Yok hükmünde’ olduğunu bildirdi. 

    Görevden alınarak yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’ya verilen 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası, Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi tarafından onandı.

    Karara, Selçuk Mızraklı sosyal medya hesabı üzerinden karara tepki gösterdi. “İşte, yeni bir karar daha çıkmış” diyen Mızraklı, şu açıklamayı yaptı:

    “Onur ve insanlık yürüyüşümüzde nice canlarımızı yitirdik, rejimin mahkemelerinde onbinlerce hukuksuzluk, adaletsizlik belgesi kararlarına tanık olduk. Dedem Seyit Rıza’nın da dediği gibi: ‘Ben sizin yalanlarınızla, iftiralarınızla baş edemedim, bu bana dert oldu. Ben de sizin önünüzde boyun bükmedim, diz çökmedim, bu da size dert olsun’.”

    DEM Parti de, görevden alınarak yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’ya verilen 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasının Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi tarafından onanmasını “Yok hükmündedir” diyerek kınadı.

    DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu’nun açıklamasında şunlara yer verdi:

    “31 Mart 2019’da Diyarbakır halkının iradesiyle seçilen ve Büyükşehir Belediye Eş Başkanlığı görevinden kayyım darbesiyle uzaklaştırılan Adnan Selçuk Mızraklı’ya verilen 9 yıl 4 ay 15 günlük hapis cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onanmıştır. Bu, hukuki değil siyasi bir karardır. Bu yargı darbesi, başta Diyarbakır halkı olmak üzere Kürtler ve demokratik kamuoyu nezdinde yok hükmündedir.

    İktidarın siyasi operasyonlarına ön ayak alan yargının eliyle Kürtlere, seçilmiş iradelerine ve muhaliflere amansız bir düşman hukuku uygulanmaktadır. Yüz binlerce vatandaşın oyuyla seçilen Mızraklı’ya hukuksuz bir biçimde verilen ceza ile yurttaşların seçme ve seçilme hakkı yok sayılmıştır. Ayrıca demokratik meşruiyetin temel şartı olan halk egemenliği Kürtler özelinde ihlal edilmiştir.

    “YARGI DARBESİYLE TASFİYE ÇABASI, BİZE ASLA GERİ ADIM ATTIRAMAYACAK”

    Demokratik siyaset alanını yargı darbeleriyle tasfiye etme çabası, bize mücadelemizden asla geri adım attıramayacaktır. Yapılan bu darbeler boşa kürek çekmektir. Kürt siyasetçiler, tarih boyunca faili meçhul cinayetler, cezaevleri ve birçok kirli yöntemle susturulmaya çalışılmış, ancak onurlarından ve barış ve özgürlük mücadelelerinden asla vazgeçmemiştir. Yapılan bu yargı darbelerine rağmen, ne Mızraklı ne de tek bir tutsak arkadaşımız zulüm düzeni karşısında asla başını eğmeyecektir.

    Taraflı ve bağımlı iktidar yargısının vermiş olduğu bu kararın, evrensel demokratik hukuk ilkeleri çerçevesinde ve Diyarbakır halkı nezdinde bir hükmü ve değeri yoktur. Bu haksız ve hukuksuz kararı en sert biçimde kınıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yeniden yargılanan Mızraklı’nın tahliye talebine ret

    Yeniden yargılanan Mızraklı’nın tahliye talebine ret

    PİRHA- Yerine kayyım atandıktan sonra tutuklanan Diyarbakır Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’nın yeniden yargılandığı davada tahliye talebi reddedildi.

    Görevden alındıktan sonra yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı, “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılandığı davada 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası almış, söz konusu ceza Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu. Mızraklı’nın yeniden yargılandığı davanın ilk duruşması bugün Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mızraklı, tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) duruşmaya katıldı.

    Savcı, mütalaasında suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, kaçma ve saklanma şüphesi ve suçun alt ve üst sınırı ile verilmesi beklenen cezaya göre adli kontrol tedbirinin yetersiz kaldığını belirtti. Savcı, Mızraklı’nın tahliye edilmesi yönündeki talebin reddini istedi.

    Mahkeme heyeti, Mızraklı’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Demirtaş ve Mızraklı, Jina Mahsa Amini için saçlarını kazıttı

    Demirtaş ve Mızraklı, Jina Mahsa Amini için saçlarını kazıttı

    PİRHA- Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı, İran rejimi tarafından katledilen Jina Mahsa Amini için saçlarını kazıttı.  

    Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile yerine kayyım atanan Diyarbakır Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, İran rejimi tarafından katledilen Jina Mahsa Amini için saçlarını kazıttı.

     Cezaevinden avukatları aracılığıyla mesaj gönderen Demirtaş ve Mızraklı’nın mesajı şöyle;

    “Saçının teli göründü diye İran ‘ahlak polisi’ tarafından katledilen Mahsa Amini’nin acısını yüreğimizin en derininden hissediyoruz. Baskı ve zulme karşı direnmek sadece kadınların sorumluluğu değildir. Kadınların cesurca öncülük yaptığı eşitlik ve özgürlük mücadelesine destek vermek ve İran’da özgürlük için direnen halkın yanında olduğumuzu belirtmek için hücre arkadaşım Dr. Selçuk Mızraklı ile beraber bugün saçımızı kazıttık. Bütün zulüm, zorbalık düzenleri halkın direnişi karşısında er geç yıkılacaktır. Direnenlere bin selam olsun. Mahsa Amini’ye Allah’tan rahmet ailesine ve halkımıza başsağlığı ve sabır diliyor; selamla birlikte dayanışma duygularımızı iletiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Tutuklu siyasetçilerden HDP kongresine mesaj: Kitabımızda teslim olmak yoktur

    Tutuklu siyasetçilerden HDP kongresine mesaj: Kitabımızda teslim olmak yoktur

    PİRHA – Binlerce kişinin katıldığı HDP 5. Olağan kongresine mesaj gönderen Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı “Bizim kitabımızda teslim olmak, biat etmek, yenilmek yoktur. Zulüm iktidarını alaşağı edip demokrasi, barış ve özgürlükleri sağlayıncaya kadar direnmeye devam diyoruz” ifadelerini kullandı.

    HDP 5’inci Olağan Kongresinde tutuklu siyasetçilerin mesajlarına da yer verildi.

    Figen Yüksedağ, Gültan Kışanak, Gülser Yıldırım, Edibe Şahin, Nurhayat Altun, ortak gönderdikleri mektupta HDP’nin kadın, genç ve emekçilerin partisi olduğu vurgusu yapılarak şu ifadelere yer verildi:

    “Çok söze gerek yok. Öyle bir ufka geldik ki, en iyi ve en soylu direnenler kazanacak. Hayat ve hakikat tanığımızdır ki; HDP sadece kaybettirmeyi değil kazanmayı da iyi bilir. Nice ateş çemberlerinden geçtik, yine geçeriz. Nice barajı yıktık, yine yıkarız. HDP halktır, zapt edilmez hakikattir. Halklarımızın, kadınların, gençlerin, emekçilerin kendi kaderini tayin etme mücadelesinin sarsılmaz kalesidir. Ona tepeden bakanların göremeyeceği, gidemeyeceği bir yoldur. İsmin, cismin ve her türden zorba, kibirli siyasi tahakkümün ötesinde, kendi yolunda yürüme ferasetidir, ruhudur. Böyle hayati, bıçak sırtı bir dönemde, HDP’nin açtığı üçüncü yolda birleşenler; hapishanelerden, sokaklara, Meclis’e kadar her yerde hiçbir mahkumiyete boyun eğmeyenler siyasetin dizilimini belirleyecek. İnançla, güvenle söylüyoruz ki, faşist nefret kurşunlarına hedef olan Denizimizin, miting meydanlarında katledilen canlarımızın, Suruç’ta linç edilen, işkenceyle öldürülen halkımızın ahı yerde kalmayacak.

    Biliyoruz, yükselen sesiniz, iradeniz bütün kilitleri açacak. Zindanlardaki binlerce siyasi mahpusun, İmralı’daki mutlak tecrit altındaki Sayın Öcalan’ın esaretine karşı bir özgürlük çığlığı gibi yankılanacak. Elbette adalet mücadeleyle yerini bulacak. Bu umut ve inançla hepinizi yeniden ve yürekten selamlıyoruz. Sevgiyle, görüşmek dileğiyle…”

    “BİZİM KİTABIMIZDA YENİLMEK YOKTUR”

    Kongreye mesaj gönderen Selahattin Demirtaş ve Adnan Selçuk Mızraklı da “Bizim kitabımızda teslim olmak, biat etmek, yenilmek yoktur” diyerek şu sözlere yer verdi:

    “Halkımızın iradesini, aklını, vicdanını ve direniş ruhunu hafife alan herkes bugüne kadar yanıldı, bundan sonra da farklı olmayacaktır. Halkımızın öncülüğünde sürdürülen mücadeleye biz de zindanlardan ses olmaya, ses vermeye devam edeceğiz. Bizim kitabımızda teslim olmak, biat etmek, yenilmek yoktur. Zulüm iktidarını alaşağı edip demokrasi, barış ve özgürlükleri sağlayıncaya kadar direnmeye devam diyoruz. Partimizle ve halkımızla el ele, yürek yüreğe bu mücadeleyi mutlaka zaferle taçlandıracağız.

    Kongremizin tüm halkımıza, dostlarımıza hayırlı olması temennisiyle hepinize sıcak selam, sevgi ve saygılarımızı gönderiyor, özgür yarınlarda yeniden buluşmayı diliyoruz.”

    PİRHA / ANKARA

  • Seçilmiş Belediye Eşbaşkanı Mızraklı’ya verilen hapis cezası onandı

    Seçilmiş Belediye Eşbaşkanı Mızraklı’ya verilen hapis cezası onandı

    PİRHA- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’ya verilen 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasını onadı. Mızraklı’nın avukatları Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunacak.

    İçişleri Bakanlığı tarafından 19 Ağustos 2019’da görevden alınarak yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı hakkında, itirafçı Hicran Berna Ayverdi’nin ifadeleri doğrultusunda “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından onandı.
    Mızraklı’nın avukatları, 9 Mart’ta verilen cezaya karşı yaptığı istinaf başvurusu, 8 Haziran’da Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi’ne gönderildi. Dosyayı inceleyerek 13 Temmuz’da karar veren mahkeme, avukatların “duruşma” talebini reddetti.
    BAŞVURU REDDEDİLDİ
    Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı yerinde bulan mahkeme, “Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşmaya tutanakları münderecatına, karar yerinde gösterilip tetkik edilip tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve tatbikine, cezayı teşdit ve tahfif sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir olunarak, savunmanın inandırıcı gerekçelerle reddedilmesine,  hukuka uygun ve yeterli olarak izah edilen gerekçeye göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf sebepleri yerinde görüşmemiş olmakla, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1.a maddesinin ilk cümlesi gereğince” ifadelerine yer vererek, istinaf başvurusunu reddetti.
    TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ
    Mızraklı hakkında tahliye talebini de reddeden mahkeme, “Suçun niteliği, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu gösteren dosya kapsamındaki bilgi ve belge münderecatı, isnat edilen suçun CMK’nin 100/3-a11 maddesinde öngörülen suçlardan oluşu, hükmolunan ceza miktarı karşısında kaçma şüphesinin varlığı, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı ve atılı suç bakımından tutuklama tedbirinin orantılı bir tedbir niteliği taşıması…” diyerek, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5 ve 6’ncı maddelerine dayanarak, tutukluluk halinin devamına karar verdi.
    Mızraklı’nın avukatları, temyiz için Yargıtay’a başvuruda bulunacak.
  • Selçuk Mızraklı’ya 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası

    Selçuk Mızraklı’ya 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası

    Görevden alınan ve yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’ya “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 9 yıl 4 ay 15 gün ceza verildi.
    Serbest bırakılan itirafçı Hicran Berna Ayverdi’nin verdiği ifade doğrultusunda 140 gündür tutuklu bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB) Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla açılan davanın karar duruşması başladı. Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, hakkında 7 yıl 6 ay ile 15 yıl arasında hapis cezası istenilen Mızraklı katılmadı. Mızraklı’nın avukatları Zülal Erdoğan, Mehmet Emin Aktar, Cihan Aydın ve Muhsin Bilal duruşmada hazır bulundu.
    YABANCI HEYETLER DURUŞMAYI İZLEDİ
    Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Duruşmaya Mızraklı’nın eşi Zeynep Mızraklı, Aşağı Saksonya Mülteci Kurulu üyesi Doktor Gisela Penteker, Almaya Sol Parti Ortenau Kenti Yerel Meclis üyesi Lukas Maria Ossewald, Almanya Sosyal Demokrat Parti Milletvekili ve BM Mülteci Komisyonu Başkanı Bernhad Von Grünberg, Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Mehmet Şerif Demir, HDP milletvekilleri Musa Farisoğulları, Semra Güzel, Necdet İpekyüz, görevden alınan Nusaybin Belediyesi Eşbaşkanı Semire Nergiz ile çok sayıda kişi takip etti.
    SAVCI CEZA İSTEMİNİ TEKRARLADI
    Ses ve Görüntü Bileşim Sistemi (SEGBİS) kaydının yapılmasıyla başlanan duruşmada, iddia makamı önceki duruşmada verdiği ceza mütalaasını tekrarladı.
    ‘YENİ BİR 17-25 ARALIK VAKASI ÇIKARSA DEMEDİ DEMEYİN’
    Savcının ceza istemli mütalaasına karşı Mızraklı’nın avukatları savunma yaptı. Avukat Cihan Aydın yaptığı savunmasında şunlara dikkat çekti:
    “İddia makamı bu hatadan geri dönmeli. Görevi kötüye kullanıyor. Şikayette bulunacağız. Siz de mütalaaya dayanarak karar verseniz sizi de şikayet edeceğiz. Bu tam bir duruşma değil. Tarih yazacak, taleplerimizi sunduk yerel mahkeme dikkate almadı diyeceğiz. İnanıyoruz ki kararınız hazırdır. DTK meselesinde birden bire ara kararlarınızdan vazgeçtiniz. DTK meselesi ilerde herkesin başına iş açacak bir yere gidiyor. Buna siz de dahilsiniz. Bugün DKT’yi illagalize etseniz, DTK ile çalışanları da terörize etmiş olursunuz. Yarın öbür gün 17-25 Aralık vakası çıkarsa demedi demeyin. AKP’nin çözüm sürecinde Diyarbakır’daki çalıştayına DTK adına Seydi Fırat davet ediyorlar. 19 Ocak 2012’de Meclis Başkanı Cemil Çiçek yeni Anayasa çalışması için DTK’ya davet gönderiyor. 2012’de beraber iş yapacaksınız günü gelince bir taraf terörist bir taraf vatansever olacak. Bu yeni bir 17-25 Aralık’a gebe. Gidişat iyi değil. Halen ısrarcıysanız buyurun devam edin.
    HSK’YE ŞİKAYET EDERİZ!
    Müvekkil 2017 yılında şüpheli olarak UYAB’a kaydı yapılıyor. Ne zaman dinlemiş 2009’dan beri dinlemişler. Tipik bir tele kulak meselesi. Başınıza iş açacak. Siz ancak şüpheli hakkında dinleme yaparsınız. Sen yapmadın ama yapanları delil olarak dosyaya koydun. Mahkemeniz bir karar vermek zorunda. Ya kabul ederseniz ya reddedersiniz. Açık bir hukuksuzluk var. Savcıya yaptığım uyarıya sizde yapıyorum HSK’ya şikayette bulunacağız. 2009 da dinlediğiniz hakkında bir soruşturma yokken dinliyorsunuz. Adaletin yer değiştirmemesi lazım. Terazi bozulmaması lazım.
    İFADE VERDİĞİ ORTAYA ÇIKTI BERAAT ETTİ
    Bir tane tanık var. 2019 tarihli Yargıtay kararında diyor ki, ‘sanık hakkında gizli tanık kitap ifadelerinin başka delillerle desteklenmedikçe’ eylemlerin örgütsel faaliyetleri olarak değerlendiremeyeceğini açıklamış. Hicran Berna Ayverdi teslim oluyor. 29 Mayıs 2016’da 108 kişi hakkında ifade veriyor. Ama bizim müvekkilimiz bunların içinde yok. Niye durup dururken arada 3 yıl geçtikten sonra Ayverdi getirilip ifadesi alınıyor. Bu kadın 3 yıl sonra hangi vaatlerle ifade verdi. Geçen hafta beraat etti. Tanığın hangi gerekçeyle beyan verdiğini tespit etmeniz gerekirdi. Gerek duymadınız. Bu formata başka bir ifade var mı bakın. 3 tane jandarma görevlisi, bir tane sonradan sicili konmuş savcı ve kim olmadığı belli olmayan bir katip. Niye buna itibar ediyorsunuz. Bu kadın hangi yolla ifadeye çağrıldı. Tüm sorularımıza karşı geveledi. Bir şey söylemedi. Öğretilmiş ifadeler verdiği ortaya çıktı. Ancak savcı bunun üzerine iddianame hazırladı. Biz adaleti, hukuku bu şekilde mi koruyacağız. Tanık ifadesini çöpe atın yoksa hepimiz tehlike altına gireriz.
    KUYUYA TÜKÜRMEYEYİN
    Yüz tavşandan bir at çıkmaz, yüz kuşkudan da bir delil çıkmaz. Siz bu haliyle bir karar verirseniz yüz tavşandan at yapmış olursunuz. İsterseniz adaleti kurun isterseniz asın. Kuyuya tükürmeyin belki bir gün siz de su içersiniz.”
    “TARAFSIZ OLMAZSINIZ”
    Mızraklı’nın avukatlarından Mehmet Emin Aktar ise müvekkillerinin bir daha SEGBİS’le duruşmaya katılmayacağını beyan ettiği sözlerini hatırlatarak, savunmasına başladı.  Adil yargılama ilkelerine dair maddeleri hatırlatan Aktar, savunmasında şunları kaydetti: “Yargının bağımsız yargılama ilkesi verilse bile mahkemenin tarafsız olamayacağı açık. Bu dava 2017 de başladı ve tutuksuz olarak devam etti. Müvekkil sonra tekrar tutuklanarak yargılandı. DTK faaliyetleri ve Hicran Berna Ayverdi’nin beyanları üzerine tutuklandı. Savcı suç işlediği duyumu alırsa soruşturma başlatır. İki iddianame açısında herhangi bir suç ihbarı yok. Bütün iddianamelerin neden açıldığı belirtilir. Ancak müvekkiliniz hakkında soruşturmanın ne zaman ve neden başlatıldığı belirtilmiyor. 2010 yılında teknik ve fiziki takip üzerine kurulmuş ilk iddianame. Mail adresinde takip edilmeye yönelik karar da alınmış. Korsanvari tarzda bir şahsın mailene girdiğinizde özel yaşam hakkını ihlal etmiş olursunuz. Cumhuriyet Savcısı adli takiplerin sonlandırılmasını 2013’te kararlaştırmış. Ama 2014’te yapılan yeni soruşturma üzerinde 10 Temmuz 2010 tarihinde şüpheli olduğu belirtilmiş. Karar rağmen dinlenilmeye devam edilmiş. Ve 4 yıl sonra yeni bir soruşturma konusu yapılmış. Bu suçtur.  Mahkemelerde Türk milleti adına karar veriliyor. Kürtler de var mı diye soruyoruz ama verilen kararlara göre Kürtlerin olmadığını görüyoruz.
    600 KM UZAĞA GÖNDERİLDİ, SAVUNMA HAKKI ENGELLENDİ
    Müvekkilim 600 km uzaklığa gönderildi. Neden gönderildi? Burada cezaevi mi yok? Mahkeme sırf bu yüzden tahliye kararı verebilirdi. Güvenlik gerekçesiyle duruşmalara getirilmedi, sevk ederken kaza olamaz mıydı? Savunma hakkı engellendi. Mahkeme Diyarbakır’da biz burada müvekkiliniz 600 km uzaklıkta. Yüz yüzelik ilkesini ihlal ettiniz. SEGBİSLE dinlediniz bir karar vereceksiniz. Bu adil değil. Siz bir yargılama faaliyeti yapmadınız. Delilleri tartışmadınız.
    KEMİK KADRO TANIK
    İkinci iddianamede 1 Kasım 2019’da hazırlandı. Savcı iddianameyi Hicran Berna Ayverdi’nin teşhisine dayandırdı. Hiçbir beyana yer verilmedi. Biz itirafçının beyanlarını kendimiz getirdik. Normal şartlarda ifadelerinin dikkate alınmaması gerekiyor. İtirafçının görgüye dair bir bilgisi yok. Kemik bir kadro tanık. Ne zaman ihtiyaç duyulursa ifade veriyor.
    POLİTİK BİR YARGILAMA 
    Bu politik bir yargılamadır. Buna karşı avukatların mücadele etme şansı yok. Osman Kavala hakkında verilen karar da gördük. Siz bana diyorsunuz ki savunma yapın ki kararımız meşru olsun diyorsunuz. Bu karar meşru, hukuki ve adaletli değil. Bugün tahliye kararı verin aydınlığa adım atalım. Bugün yanlış yapıyorsunuz. Selçuk Mızrakılı’yı birkaç yıl tutabilirsiniz ama bir toplumu yargılamış olursunuz.
    Müvekkil tutuklandığı güne kadar belediyenin karşısında Lise Caddesinde eyleme katıldı. Görevden alınmış olmasına karşı direnmesi tutukluluğuna neden oldu.
    Selçuk Mızraklı hakkında verdiğiniz karar Kürtlerin kendi yöneticilerini seçme hakkına sahip olmadığını göstereceksiniz. Yoksa kaçma şüphesiyle bunu açıklayamazsınız. Siz bir karar vereceksiniz. Vicdanınız rahatsa verin. Toplumu güvende hissettirecek bir karar verin. Taktir sizin. Hala bir umut olsun istiyorum. Kentin iradesine vurulan kelepçenin kaldırılmasını istiyoruz.”
    MAHKEME KARAR VERDİ
    Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, DBB Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’ya “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 9 yıl 4 ay 15 gün ceza vererek hükmen tutukluluğuna karar verdi.
    AÇIKLAMAYA İZİN VERİLMEDİ
    Duruşma sonrası HDP Milletvekillerinin adliye önünde yapmak istediği açıklamaya izin verilmedi. Polis milletvekillerini kalkanlarla ablukaya aldı. Yaşanan uzun süreli gerginliğin ardından vekiller, açıklama  yapmadan adliye önünden ayrıldı.
  • Seçilmiş Eş Belediye Başkanı Mızraklı’nın tutukluluğuna devam kararı

    Seçilmiş Eş Belediye Başkanı Mızraklı’nın tutukluluğuna devam kararı

    Görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’nın bugün görülen davasında tutukluluk halinin devamına karar verildi.

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanıyken, 19 Ağustos’ta görevden alınıp yerine kayyım atanan Selçuk Mızraklı hakkında “örgüt üyesi” iddiasıyla 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın il duruşması Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Selçuk Mızraklı’nın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, duruşmayı 10 Şubat’a erteledi.

    Duruşma öncesi adliye önünde polis ablukası dikkat çekti.

    Duruşmayı takip etmek üzere adliyeye gelenler arasında DBB Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, DTK Eş Başkanı Bedran Öztürk, HDP milletvekilleri ve Diyarbakır İl Örgütü, CHP Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Sayın, KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, Emek Partisi MYK Yusuf Karataş, Mardin Baro Başkanı Av. İsmail Elik ile bazı sivil toplum örgütü temsilcileri yer aldı.

    Görevden alındıktan sonra ‘gizli tanığın’ ifadeleri gerekçe gösterilerek, ‘örgüt üyesi olmak’ iddiasıyla hakkında 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılan Mızraklı, mahkeme salonunda yer alamadı. Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan Mızraklı’nın avukatları Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, Mehmet Emin Aktar ve Zülal Erdoğan duruşmada hazır bulundu.

    NE OLMUŞTU?

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) soruşturması kapsamında 2017’de 1 ay tutuklu kalan Selçuk Mızraklı hakkında, “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propagandası yapmak, suçu ve suçluyu övmek” suçlarından bir dava ve 8 soruşturma açılmıştı.

    31 Mart yerel seçimlerinde HDP’den aday olan Mızraklı yüzde 62,93 ile 490 bin 507 oy alarak büyükşehir belediye başkanı olmuştu.

    İçişleri Bakanlığı, 19 Ağustos’ta, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan’ın yerine kayyım atamıştı.

    Bakanlık tarafından yapılan açıklamada Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı hakkında dokuz soruşturma, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk hakkında altı soruşturma, Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan hakkında ise yedi soruşturma olduğu belirtildi. Görevden almalar bu gerekçeye dayandırılmıştı.

  • Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Mızraklı tutuklandı

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Mızraklı tutuklandı

    Görevinden uzaklaştırılıp, yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB) Eşbaşkanı Adnan Selçuk Mızraklı “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası yapmak”  iddiasıyla tutuklandı.

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından haklarında başlatılan soruşturmalar nedeniyle dün evlerine düzenlenen baskınla gözaltına alınan İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılıp, yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB) Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı ile Bismil Belediye Eşbaşkanı Orhan Ayaz, Kayapınar Belediyesi Eşbaşkanı Keziban Yılmaz ve Kocaköy Belediyesi Eşbaşkanı Rojda Nazlıer, emniyet ve jandarmadaki işlemlerinin ardından Diyarbakır Adliyesi’ne çıkarıldı.

    Yoğun güvenlik önlemleri altında jandarma tarafından adliyeye getirilen Mızraklı ve Ayaz, savcılık ifadesi ardından tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

    Hakimlikte ifadesi alınan Mızraklı, “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla tutuklandı.

    ORHAN AYAZ SERBEST BIRAKILDI

    “Örgüt üyesi olmak”, “örgüt propagandası yapmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek”le suçlanan Bismil Belediye Eşbaşkanı Orhan Ayaz ise sevk edildiği mahkemece adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

     DİĞER İKİ İSMİN SORGUSU SÜRÜYOR

    Kayapınar Belediyesi Eşbaşkanı Keziban Yılmaz ve Kocaköy Belediyesi Eşbaşkanı Rojda Nazlıer’in savcılıktaki ifade işlemleri halen sürüyor. (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu, Türk ve Mızraklı ile bir araya geldi: Bu süreci fırsata döndürmeliyiz-VİDEO

    İmamoğlu, Türk ve Mızraklı ile bir araya geldi: Bu süreci fırsata döndürmeliyiz-VİDEO

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, görevden alınarak yerlerine kayyum atanan Ahmet Türk ve Selçuk Mızraklı ile bir araya geldi. İmamoğlu, sürecin fırsata dönüştürülmesi gerektiğinin altını çizerek, “Biz aslında Diyarbakırlılara değil, demokrasi sesini İstanbullulara duyuruyoruz. 82 milyon insanın yaşadığı bu coğrafyada demokrasiyi var etmeliyiz” dedi. 

    Haberin Videosu

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, Diyarbakır’daki ziyaretleri kapsamında İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden alınarak yerlerine kayyum atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı ve Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk ile bir araya geldi. Kayapınar Belediyesi’nde gerçekleştirilen görüşmeye eşi Dilek İmamoğlu, partisinin milletvekilleri ve yöneticileriyle birlikte Kayapınar Belediyesi’ne gelen İmamoğlu, görevden alınan eşbaşkanlar, partinin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Salim Kaplan, milletvekilleri Saliha Aydeniz ve Garo Paylan tarafından karşılandı.

    MIZRAKLI: BERABER YÜRÜYECEĞİZ

    Ziyarette konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, İstanbul seçimlerinin umut yarattığını ifade ederek, “İstanbul’daki seçim sonucu bizde umudu büyüttü. Ama 19 Ağustos’ta bir darbe yaşandı. Buna karşı beraber yürümeliyiz. Buraya gelişiniz bizim için bir ışıltı ve güçtür. Beraber yürüyeceğiz” dedi.

    “TÜRKİYE’YE BAŞKA BİR FIRSAT KAPISI”

    Burada birlik ve dayanışma mesajı veren İmamoğlu, “Zorluklar var. Ülkemiz hep birlikte zorlukları aşacaktır. Her zorluk bize başka bir fırsat doğurabilir. Bunu yaşadık. 31 Mart ve 23 Haziran sürecinde bizlere, demokrasiye yaşatılanlar, bir nevi darbe, Türkiye’ye başka bir fırsat kapısı açtığını hep birlikte gördük. Birleşme, barışma, hissetme gördük. Ahmet abi bir tecrübe abidesi. Pek çok zorluğu yaşamış biri. Her zorluğun önümüze bir fırsatın doğurabileceğini gördük. Bu bir siyasi kaynaşma değil. Bizim bunu hak, hukuk ve adalet buluşmasına dönüştürmemiz gerekiyor. Biz demokrasiye çok inanıyoruz. Hukukun üstünlüğüne inanıyoruz. Bu kavramların varlığını pekiştirmek adına yoğun bir mücadeleyi bir arada vermeliyiz. Manevi anlarımız oluyor. Her anımızı bir arada başarıyoruz” dedi.

    “SÜRECİ FIRSATA DÖNDÜRMELİYİZ”

    İstanbul’da katıldığı 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarındaki konuşmasını hatırlatan İmamoğlu, “1922’de ulusal kurtuluş mücadelesi verdiğimiz sürecin sonrasında, 21’inci yüzyılda o zafer bize başka bir zaferi işaret ediyor. Barışı, hukukun üstünlüğünü sağlamak. Akıldan bilimden yana insanlar yetiştirmek. Birilerinin aldatıldık dediği günleri yaşadık. Kim aldattı bizi? Bir devlet aldatılabilir mi? Hukukun üstünlüğünü, birilerinin eline değil de devletin varlığının çemberinde güçlendirirseniz, orada aldatma olmaz. O bakımdan bu süreci bir fırsata döndürmeliyiz” diye konuştu.

    “DEMOKRASİ SESİNİ İSTANBULLULARA DUYUYORUZ”

    İmamoğlu, HDP’li belediyeleri ziyaret etmeyi kayyum atamaları öncesinde planladıklarını belirterek, “Günler öncesinde sizi ziyareti planlamamıza eklemiştik. Ama böyle bir ziyaret oldu. Biz ziyareti düşünürken, Ahmet başkanımızla böyle bir tanışma fırsatımız oldu. Başka bir fırsata döndürmeliyiz. Biz aslında Diyarbakırlılara değil, demokrasi sesini İstanbullulara duyuruyoruz. 82 milyon insanın yaşadığı bu coğrafyada demokrasiyi var etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

    “BİR AN ÖNCE BU YANLIŞTAN DÖNÜLMELİ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trabzon’da yaptığı konuşmadaki kayyum tehditlerini hatırlatan İmamoğlu, şunları söyledi: “Evrensel değerleri içinde hissetmeyen insanlar, siyasi yapılanmayı araçtan öte amaca çevirenler, hataları ülkeyi bu günlere taşıdı. Biz o yollara girmeyiz. Burada olmamızın tek sebebi size güç olmaktır. Yarın sizin belediyenize diyorlar. Kendi adıma kaygı zerre kadar duymam. Kaygımız ülkenin demokrasisine verilen zarar. Bu zaman başka sorunları çözemeyiz. Demokrasi güçlensin, yerel yönetimler yarışsın. İnanın bu coğrafyadaki tüm sorunları aşarız. İstanbul’daki 16 milyon insandan size selam getirdim. Ülkenin her yerinden insanının birleşip buluştuğu yerden size selam getirdim. Umut ederim bu hukuksuzluğa son verirler. Bu sürecin ne kendilerine, ne iktidarlarına zerre kadar faydası yok. Ülkeye milletimize yok. Bir an önce bu yanlıştan dönsünler. Size yapılan haksızlık ülkenin demokrasisine yapılmıştır.”

    AHMET TÜRK: ORTAK DEĞERLER ETRAFINDA BULUŞMALIYIZ

    Ziyarette konuşan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun hükümete yönelik “Freni patlamış bir araba” söylemlerini hatırlatarak, “Evet gerçekten freni patlamış bir araba. Hep birlikte bunun önünde bir set oluşturmalıyız. Ortak değerler etrafında halklarımızın buluşmasını istiyoruz. Kürt halkı, Türk halkıyla iradesini birleştirmiştir. Birlikte yaşam talebini vermiştir. Birileri demokrasinin bütün olanaklarını ortadan kaldırmaya yönelik farklı bir çalışma içindedir. Dünyada milliyetçiler toplum içinde düşmanlar yaratarak, birilerini hain ilan ederek, kendi iktidarlarını sürdürmeye çalışırlar. Gücünü koruyabilmek için mutlaka birilerini düşman yaratarak, iktidarını sürdürmeye çalışıyorlar. Türkiye’de bugün gördüğümüz tablo bu. Bir tarafta demokrasiyi esas alanlara karşı set kurmaya çalışıyorlar. Adalet yürüyüşüne katıldığımızda, ‘bölücülerle kol kola’ dediler. Bunu yapacaklar” şeklinde konuştu.

    “BUGÜN DÜN GİBİ DEĞİL”

    Birlikte mücadele olmadan adaletin tesis edilemeyeceğini vurgulayan Türk, “1991 yılında sayın Erdal İnönü ile o zaman da bir ittifak söz konusu oldu. Eleştiriler geldi. Erdal bey hiç konuşmadı. Demokratik bir gelecek, Türkiye yaratmak istiyoruz. Birileri ne der hesabı yaparsak, demokrasiyi kuramayız. Elbette ideolojik, siyasi olarak farklı yerlerde olabiliriz. Demokrasinin gereği budur. Halklarımızın demokratik geleceği için, ortak demokratik değerler etrafında mücadele etmeliyiz. Bugün dün gibi değil. 2016’da kayyumlar geldiği zaman batıda bir suskunluk vardı. Bugün ise gerçekten artık tahammül edilmeyecek bir noktaya geldiğimizi ifade ediyor. Dayanışmanın ve ortaklaşmanın gerektiğini söylüyor” diye belirtti.

    Türkiye’nin geleceğini değiştirme iddialarının olduğunu aktaran Türk, “Daha demokratik bir Türkiye, insanların özgür yaşaması için, daha değerli projelerle hukuk savunarak süreci götürmeliyiz. Beklentimiz, talebimiz bu” diye noktaladı.

    Yapılan konuşmalar ardından ev sahibi Kayapınar Belediyesi Eşbaşkanı Keziban Yılmaz, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürüldüğü Sur ilçesinde bulunan tarihi Dört Ayaklı Minarenin bulunduğu tabloyu hediye etti.

    İmamoğlu ise Eşbaşkan Yılmaz’a, İstanbul seçimlerinin yenilenmesi ardından belediyeye atanan kayyum tarafından odasında sökülen Atatürk portresinin benzerini hediye etti. İmamoğlu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Mızraklı’ya da İstanbul’un sembolleri arasında yer alan Kız Kulesi’nin bulunduğu plaket hediye etti.

    Görüşme daha sonra basına kapalı bir şekilde devam etti. İmamoğlu, daha sonra düğün etkinliğine katılmak üzere Batman’a geçecek. (Mezopotamya Ajans)

  • Diyarbakır’da mazbata verilmeden kayyım talep edilmiş

    Diyarbakır’da mazbata verilmeden kayyım talep edilmiş

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nun 1 Nisan’da belediyeye kayyım atanmasını talep ettiği yazı ortaya çıktı.

    İçişleri Bakanlığı kararıyla Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’nın görevden alınarak, yerine kayyım atanmasıyla ilgili skandal bir belge ortaya çıktı.

    Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre Diyarbakır Valiliği, Mızraklı’nın mazbata almadan seçimden bir gün sonra 1 Nisan’da İçişleri Bakanlığı’na yazdığı yazıyla, kayyım atanması talebinde bulunmuş.

    Mızraklı hakkındaki soruşturma, kovuşturma ve davaların sıralandığı belgede, Mızraklı’nın görevden uzaklaştırılması istendi. Belgeyi sosyal medya hesabından paylaşan eski Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, “Tam bir utanmazlık hali. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığına kayyım tayin edilme hazırlığı 31 Mart seçim sonuçları kesinleşmeden başlatılmış. Görevden uzaklaştırma kararı Diyarbakır Valiliğinin 1 Nisan 2019 tarihli yazısına dayandırılmıştır. Pardon milli irade mi dediniz!” dedi.

    Mızraklı hakkında kesinleşmiş bir dava bulunmamasına rağmen, kayyımı talep eden Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Mızraklı’nın yerine kayyım olarak atandı.

  • 43 örgütten kayyım tepkisi: Yolsuzluklarını örtmek İçin bu girişimde bulundular -VİDEO

    43 örgütten kayyım tepkisi: Yolsuzluklarını örtmek İçin bu girişimde bulundular -VİDEO

    PİRHA – Aralarında birçok meslek örgütü, siyasi parti ve dernekler, İçişleri Bakanlığı’nın HDP’li belediyelere kayyım atamalarını kınayarak “Bu yol Faşizmin çıkmaz sokağına giden yoldur. Türkiye Cumhuriyetini bu çıkmaz sokağa sürüklemeye ve kirli emellerini gerçekleştirmek için karanlığa mahkum etmeye çalışanlara tahammülümüz yoktur” denildi. 

    Haberin videosu

     

    En az 43 meslek, siyasi parti ve derneğin imzasının olduğu ortak metinde hukukun yok sayıldığı vurgulanırken “Demokrasi bir kez daha ayaklar altına alınmıştır” denildi.

    Ankara Tabip Odası’nda yapılan ortak basın açıklamasını ATO Başkanı Prof. Vedat Bulut okudu.

    Bulut, üç büyükşehir belediyesine kayyım atanmasının siyaset tarihine kara bir leke olarak geçeceğini söyleyerek şöyle devam etti:

    “Seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınmasında her bir başkan için Cumhuriyet Savcılıklarınca açılmış olan soruşturmalar ve kovuşturmalar gerekçe gösterilmiştir. Yargı mercilerince hüküm kurulmaksızın gerçekleştirilen İçişleri Bakanlığı’nın masumiyet karinesini hiçe sayan ve seçmen iradesini gasp eden bu kararı siyasi bir karardır!

    Demokrasiyi ülkemizdeki meslek örgütlerinden sendikalara, sivil toplum örgütlerinden siyasi partilere tüm kurumlar için talep etmek hakkımızdır. 31 Mart 2019 tarihinde gerçekleştirilen yerel seçimlerde Dr. Adnan Selçuk Mızraklı yüzde 63 oyla Diyarbakır, Ahmet Türk yüzde 56 oyla Mardin ve Bedia Özgökçe Ertan yüzde 54 oyla Van Büyükşehirlerine Belediye Başkanı seçilmişlerdir. Haklarında açılan soruşturma ve kovuşturma konuları bölgedeki bir milyonu aşkın insanın başına gelen hayatın olağan akışında gelişen olaylardır. Bir cenaze törenine katılmak, düğüne katılmak, bir basın açıklamasında izleyenler arasında olmak veya o basın açıklamasını yapmak Türkiye’de zor hale gelmişse, bu demokrasi ayıbı ve utancı olarak tarihte yazılacaktır. Demokraside öncelik halkın oyları ile seçilmiş kişi ve organlara saygı göstermektir.”

    “KAYYUM YÖNETİMİNİ REDDEDEREK DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    “Bölge halkının demokrasiye inancının yok edilmesi Türkiye’de barışa, kardeşliğe, eşit yurttaşlık anlayışına ters düşmektedir. Türkiye’de başta İstanbul ve Ankara olmak üzere önemli büyükşehir belediye başkanlıklarının el değiştirmesinden sonra görünür hale gelen AKP’li belediye başkanlarının yolsuzluklarını örtmek ve ekonomik krizin üzerini örtmek için bu girişimlerin yapıldığı açıktır. Dr. Adnan Selçuk Mızraklı’nın Diyarbakır BB’nde kayyumun israfını teşhir etmesi belleklerimizde halen durmaktadır. Makam odasına yaptırılmış olan banyonun şatafatı, ekonomik krizde çalışanlara enflasyona uygun zam vermekten bile kaçınanların israfını göstermesi açısından son derece anlamlıdır.

    Türkiye’nin bu dönemde en çok gereksinim duyduğu husus normalleşme ve demokratikleşmedir. Demokrasinin güçlenebilmesi ise eşitlikçi ve özgürlükçü, adil ve barışçıl bir yaşamın var edilebilmesiyle mümkündür. Hiç kimsenin ülkemizdeki asgari demokrasi işleyişini yok etmeye, insanların demokratik iradesine ipotek koymaya hakkı yoktur.

    Aşağıda imzası bulunan meslek örgütleri, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve siyasal partiler kişilerin siyasi görüşlerinden bağımsız olarak ve hangi ilin yurttaşlarına karşı uygulandığından bağımsız olarak kayyum yönetimini reddederek demokrasiye ve demokratik işleyişe sahip çıkacağız!

    Bugün Diyarbakır, Van ve Mardin’e kayyum atanmasına sessiz kalınması ve olağan kabul edilmesi; yarın İstanbul başta olmak üzere bütün belediyelere kayyum atanabilmesine de onay vermek, tüm meslek örgütlerine iktidar müdahalesini kabullenmek, emekten yana sendikaları kapatma girişimlerini desteklemek anlamına gelir. Bu yol Faşizmin çıkmaz sokağına giden yoldur. Türkiye Cumhuriyetini bu çıkmaz sokağa sürüklemeye ve kirli emellerini gerçekleştirmek için karanlığa mahkum etmeye çalışanlara tahammülümüz yoktur.

    Ülkeyi yönetenleri demokratik olmayan  bu uygulamadan vazgeçmeye ve halk iradesine saygı göstermeye çağırıyoruz.”

    Ortak metinde imzası bulunanlar: 

    Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği

    Ankara Cumhuriyet Gazetesi Okurları

    Ankara Dayanışma Akademisi

    Ankara Dayanışma Derneği

    Ankara Serbest Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Odası

    Ankara Tabip Odası

    Artvin Çevre Platformu

    Artvin Kültür ve Yardımlaşma Derneği

    Birleşik Devrimci Parti Ankara İl Örgütü

    Cumhuriyet Halk Partisi Altındağ İlçe Örgütü

    Cumhuriyet Halk Partisi Çankaya İlçe Örgütü

    Çağdaş Gazeteciler Derneği

    Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şubesi

    Dersim Derneği

    Devrimci 78’liler Federasyonu

    DİSK Ankara Bölge Temsilciliği

    DİSK Emekli-Sen

    Divriği Kültür Derneği

    Emek Partisi Ankara İl Örgütü

    Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi

    Emekçi Hareket Partisi Ankara İl Örgütü

    Erendiz ATASÜ (Yazar)

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi Ankara İl Örgütü

    Halkevleri

    Halkların Demokratik Kongresi Ankara

    Halkların Demokratik Partisi Ankara İl Örgütü

    İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi

    Tüm Emekli-Sen

    Kaldıraç

    KESK Ankara Şubeler Platformu

    Kültür Sanat Emekçileri Derneği

    Mali Müşavirler Muhasebeciler Birliği

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi

    Özgürlük ve Dayanışma Partisi Ankara İl Örgütü

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği

    Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi

    Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği

    Sosyal Demokrasi Derneği

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi

    Tüketici Hakları Derneği

    Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu

    Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı

    Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Ankara İl Örgütü

    PİRHA / ANKARA

  • Diyarbakır’da belediyeye gelen HDP’lilere polis saldırdı

    Diyarbakır’da belediyeye gelen HDP’lilere polis saldırdı

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde kayyumlara ilişkin açıklama yapmak isteyen gruba polis saldırdı. Aralarında avukatların da bulunduğu birçok kişi darp edildi. Belediye binasına yürüyen HDP Milletvekilleri de polis tarafından engellendi.

    HDP Diyarbakır İl Örgütü, kayyım atamasının ardından bugün saat 13.00’te belediye binası önünde toplanma çağrısı yaptı. Gazete Duvar’da yer alan habere göre görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, HDP Milletvekilleri ile beraberindeki kitle ayrı ayrı yollardan belediye binası önüne yürümek istedi. Belediye binası önüne gelen ve basın açıklaması yapmak isteyen gruba polis tazyikli su sıktı. Bunun üzerine kalabalık, belediyenin karşısında yer alan bir kahvehanede beklemeye başladı. Polisler kahvehanede beklenilmesine izin de vermedi. Basın açıklamasına katılan bir kişi ise polisler tarafından darp edildi.

    Diyarbakır Barosu’na bağlı avukatlar da polisler tarafından darp edildi. Saldırının ardından Diyarbakır Barosu eski Başkanı Ahmet Özmen tutanak tutulmasını istedi. Yenişehir ve Sur Belediyesi eşbaşkanları Lise caddesine gelince kalabalık yeniden toplandı. Polis belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu gruba yeniden tazyikli su sıktı. Belediyenin önüne gelmek isteyen milletvekillerinin de Koşuyolu’nda geçişlerine izin verilmedi. Vekiller şu an Koşuyolu Parkı’nda tutuluyor.

  • Mızraklı: Kayyım 1 ton 600 kilo fıstıklı kadayıf yemiş

    Mızraklı: Kayyım 1 ton 600 kilo fıstıklı kadayıf yemiş

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, 31 Mart seçimlerinde tekrar kazandıkları Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Diyarbakır Belediye Eş Başkanları Selçuk Mızraklı, “Kayyum döneminde 1 ton 600 kilo fıstıklı kadayıf yemişler, 92 bin TL’ye kahve fincanı almışlar” ifadelerini kullandı.

    HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ile Sezai Temelli Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ederek Eşbaşkanlara görevlerinde başarı diledi.

    Büyükşehir Belediyesi’nin borçlarının bulunduğunu, talanın ve israfın video ile fotoğraflarının herkes tarafından görüldüğünü dile getiren Mızraklı, “Ama ben size başka bir şey söyleyeyim. 1 ton 600 kg fıstıklı kadayıf yemişler. Bu rakamlar çok önemli değil. Yüzlerce takım ve fiyatları da oldukça pahalı fincan takımları göndermişler,92 bin TL tutuyor. Ben Sarmaşık Derneği’nden geliyorum. Bütün rakamları okuduğum zaman hep ruhumda ihtiyaç sahibi o ailelerin, gıda destek programında yürüttüğümüz çalışmalarda o rakamlar neye tekabül eder aklımdan o geçti. Kabaca şunu söyleyebilirim 92 bin TL fincan masrafıyla 460 ailenin 1 aylık gıda desteğini sağlayabilirdiniz” dedi.

    “TOPLUMUN İHTİYAÇLARI TEMELİNDE ÇALIŞACAĞIZ”

    112 bin TL’ye masa alındığını bu masrafla 560 ailenin 1 aylık gıda ihtiyaçlarının giderileceğinin altını çizen Mızraklı, “Bizler yoksul esaslı belediyeciliği her zaman birinci gündem maddesi olarak tutacağız. Ama beraberinde bir halkın ihtiyaç duyduğu bütün sosyal, maddi, manevi, inanç boyutuyla ve beraberinde her yaş grubunun ihtiyaçları önceliğimiz olacak. Yerel yönetimimiz kendi yaşadığı toplumun aynası ve yansıması olacak, onun ihtiyaçları temelinde çalışacak” dedi.

    Eski dönemin yıktıkları ve talan ettikleri ile çok fazla uğraşmayacaklarını ifade eden Mızraklı, kendilerinin çalışması ve üretmesi gerektiğini vurguladı. Tüm yürütme ve çalışma sistemlerini halkla birlikte yapacaklarının altını çizen Mızraklı, yaptıkları işlerin ne kadar halklaşırsa, toplumsallaşırsa ve demokratikleşirse o kadar güçlü olacağını dile getirdi.

    “ÇALIŞMALARI HALKLA BİRLİKTE YÜRÜTECEĞİZ”

    Bu demokrasi ve barış fotoğrafını bugün hep birlikte oluşturduklarını ve bunun arkasında herkesin emeğinin bulunduğunu belirterek konuşmasına başlayan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli,“Kayyımlar şark ıslahat planının bugünlere uyarlanmasıydı. Biz bu tarihi çok iyi biliyoruz. 1920’lerden bugüne kadar tekçi anlayışın, halkları yok sayan anlayışın, kültürleri yok sayan anlayışın nasıl bir istibdat dönemi uyguladıklarını çok iyi biliyoruz. Kültür kırımı yapan, tarih kırımı yapan, kentleri yakıp yıkan bir zihniyetin kayyım olarak karşımıza çıktığı geri bıraktığımız bir 29 ay yaşadık ve bu kayyımlarında nasıl tahribat yarattığını da çok iyi biliyoruz. Sadece iktisadi olarak değil kültüre, tarihe yönelik saldırılarıyla halkı yok sayan, halkın dilini kültürünü, yaşam hakkını yok sayan bir anlayışın nasıl ete kemiğe büründüğünü nasıl belediyelerimizi kentimizi zapt ettiğini hep birlikte yaşadık. İşte bu zapta karşı bu kent kırımına karşı bu kültürü tarihi yok sayan bu anlayışa karşı hep birlikte direndik mücadelemizi var ettik ve kayyımları süpürüp attık” dedi.

    “BU BİNADA KIŞANAK VE ANLI’NIN İRADESİ VAR”

    31 Mart seçimleri ile birlikte halkın bir kez daha gösterdiği irade çerçevesinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok belediyeyi kazanarak, belediyeleri geri aldıklarını ifade eden HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Bu hakkımızı bu hukukumuzu bir kez daha elde ederek bugün burada olmanın gururunu ve onurunu yaşıyoruz. Çünkü bu merdivenlerin sonundaki binanın içinde sevgili Gültan Kışanak’ın ve sevgili Fırat Anlı’nın bırakmış olduğu irade vardır. Onların bize bıraktığı bu iradeye sahip çıkmak bizim görev ve sorumluluğumuzdu. Bundan dolayı bu iradeye bir kez daha sahip çıktık” şeklinde konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevilerden, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanlarına ziyaret-VİDEO

    Alevilerden, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanlarına ziyaret-VİDEO

    PİRHA – Alevi kurum temsilcileri, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’yı makamında ziyaret etti.   

    Çok sayıda Alevi kurum başkanı, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığına ziyaret düzenledi. Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı ile biraraya gelen kurum yöneticileri, yerel seçim sonuçları sebebiyle tebriklerini sundu.

    Ziyarete dair memnuniyetini paylaşan Mızraklı şu konuşmayı yaptı:

    “Bu buluşmalar bizler açısından kıvanç verici. Hepimiz aynı hak yolunun yolcularıyız. Sizlerden her zaman destek gördük. Gecikmeli de olsa işe başladık. Tabii bu başlama süreci biraz sancılı oldu. Bizlere dönük müdahale, seçim sürecinden çok daha önce başladı. Özellikle nüfus kaydırmalarından tutun güvenlik güçleri ile yerel yönetimlerin gasp edilmesi söz konusu oldu. Bunlar da yetmedi anayasaya aykırı olarak belediyelerimize 2. sırada olan isimler atandı. İşte bütün bunlar yaşanırken bize cansuyu verme ve bu konuda en önde koşanlar olarak siz Alevi örgütlerini görmek gerçekten büyük Kıvanç veriyor. Cezaevlerinde binlerce kişinin yürüttüğü açlık grevleri konusunda sizlerin de kamuoyu oluşturma noktasında farkındalık gösterip ses yükseltmeniz bizlere büyük Kıvanç veriyor.”

    “DAHA YAKIN İLİŞKİ İÇİNDE OLMAYI UMUT EDİYORUZ”

    Alevi kurumları adına konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan ise “Siz dünyanın en güzel şehirlerinden birisini yönetiyorsunuz” diyerek şöyle devam etti:

    “Bizler Alevi kurumları olarak seçim stratejimizi şu şekilde belirledik: Kayyumda olan belediyelerin sahibi olanlara verilmesi gerekir. Belediye kadrolarının %50’sinin tutuklu %99’unun ise kayyumlar da olduğu bir dönemde Alevi kurumları olarak belediye başkanlığı istemek siyasi fırsatçılık olur. Seçim stratejisini bu eksende oluşturduk. 7 Haziran benzeri bir seçim gerçekleşti. Demek ki halkın iradesi ile gerçekleşen bir seçim olduğunda bu ülkede değişmeyecek hiçbir şey yoktur. Birçok usulsüzlüklere rağmen yine de güzel bir sonuç alındı. Umarız bu sinerji ve dayanışma artarak devam eder. Açlık grevleri konusunda geçmişte de biz yine zaman zaman itiraz edip sokaklara çıktık ve desteğimizi sunduk. Alevi örgütleri olarak Leyla Güven’i ziyaret ettik ve açıklama yaptık. Önümüzdeki dönemde sizlerle daha yakın ilişki içerisinde olacağımızı umut ediyoruz.”

    Alevi kurum temsilcileri, tebrik ziyaretinin ardından kayyum döneminde belediye binasında inşa edilen banyo, dinlenme odası ve özel toplantı salonlarını da inceledi.

    PİRHA/DİYARBAKIR