Etiket: semah hocası

  • Semah öğreticisi Aydoğmuş: Semahçılar cemevlerinin güçlü sağ ve sol koludur – VİDEO

    Semah öğreticisi Aydoğmuş: Semahçılar cemevlerinin güçlü sağ ve sol koludur – VİDEO

    PİRHA – Semah öğreticisi Mehmet Aydoğmuş, semahçıların cemevlerinin güçlü sağ ve sol kolu olduğunu belirterek, tüm cemevlerinde semah kursları olması gerektiğini kaydetti. Bu sene semahçıların el kitabını çıkarttıklarını söyleyen Aydoğmuş, “İngiltere’de 1 yıl çalıştık hiç kimse semahı bilmiyordu. İkinci yıl Oxford’da 200 kişi ile semah döndük” dedi.

    Semah öğreticisi Mehmet Aydoğmuş, semahı ve semahçıları PİRHA‘ya anlattı. Aydoğmuş, semahçıların cemevlerinin güçlü sağ ve sol kolu olduklarını söyledi.

    “SEMAH EKİBİ VE SEMAH GRUPLARI KAVRAMLARI SEMAHI ZEDELEMEZ”

    Esasında semah ekibi, semah grupları kavramlarının semahı zedelemeyeceğini söyleyen Aydoğmuş, semahın içerisindeki namelerin, melodinin, ritmin, sözlerin bu zedelemeyi engelleyeceğini dile getirdi. Folklora da değinerek semah kavramı üzerine konuşan Aydoğmuş, şöyle devam etti:

    “Biz buna semah hizmeti diyoruz. Bir yere gittiğimizde semahta hizmet ediyoruz. Ya da semahçılarla katılacağız diyoruz. Halkın bilmediği bir şey daha var. Folklor bütün toplumların sabahleyin kalkıp elini yüzünü yıkadığından bir gün sonraya kadar inançları da içine alan halk kültürünün kendisidir. Her şey o kültürün içerisinde. Folklor dediklerinde sanki bir folklora hakaretmiş gibi ben de görüyorum. Kendi kültürünü kendisi zedeliyor. Folklorü sadece halk oyunlarıymış gibi gösteriyor. Halbuki folklor çok yönlü müthiş bir oluşum.”

    “BİZİM FEDERASYONLARA ÖNERİ GETİRDİM”

    Semahı halk oyunlarından ayıran bir manevi yönün olduğunu söyleyen Aydoğmuş, semahın sözleri, melodisi, duyguları, tarihi, acıları, sevinçleri olduğunu, anlatımların insanları birbirine bağladığını bundan dolayı semahları kimsenin halk oyunları olarak görmediğini ifade etti. Aydoğmuş, sözlere takılmak yerine semahın kendi öz yapısına bakmak gerektiğini söyleyerek, “Biz semahlar yoluyla gençlere kendilerini Alevi yolunda özgür bir şekilde tanıtmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Bilgiden bilimden yana bir tavır ve akılcı bir yaklaşımla aynı zamanda” dedi. Semahı öğrenmeye gelen insanların, her anlamda dolu dolu olduklarını da dile getiren Aydoğmuş, “Ben bizim federasyonlara öneri de getirdim. Semahçıları, tarih öğretmenlerini ve bağlama öğretmenlerini 1 yıl eğitin, bulunduğunuz bütün bölgelerde cemevlerine çocuklarımızı, gençlerimizi benim gibi gençleri de getirin ondan sonra eğitin dedim. Çünkü ancak o zaman daha örgütlü oluruz” diye konuştu.

    “BÜTÜN CEM VE KÜLTÜR EVLERİNDE SEMAH KURSLARI OLMALI”

    Aydoğmuş, ‘semahta eğitim mi olur?’ diye sorduklarını söyleyerek şöyle cevap verdi:

    “Bizim en son Garip Dede Cemevi’nde yaptığımız çalışmada 11-12 arkadaş vardı ama birinci ayda 70 kişiyle çalıştık. 70 tane donanımla. İngiltere’de yaptığım çalışma bunun çok bariz örneğidir. 1 yıl çalıştık hiç kimse semahı bilmiyordu. ikinci yıl Oxford’da 200 kişi ile semah döndük. 200 genç geldi, yolu öğrendi. Hacı Bektaş Veli’nin sözünde olduğu gibi ‘semah ariflerin aletidir’ Semah orada ariflerin aleti, müminlerin ibadeti, taliplerin de maksutu oluyor. Öyleyse bütün cem ve kültür evlerinde semah kursları olmalı. Çünkü her bölgenin kendine özgü semahı var.”

    “SEMAHI TEK TİPLEŞTİREMEZSİNİZ”

    “Semahı tek tipleştiremezsiniz. Çünkü her coğrafyanın ayrı ayrı kendine özgü kültürleri var” diye konuşan Aydoğmuş, “Peki ben 500 yıl sonraya semahlarımı nasıl taşıyacağım? Kim taşıyacak? Dergahlar taşıyacak. Bu da eğitimle olur. Tek tip bir semah olur mu? Malatya’da yumuşak bir yapı, Erzurum’da sert bir yapı, Trakya’da farklı bir yapı, Karadeniz’de Lazların daha farklı yapıları var” dedi. Bölgesel semahları korumanın da dergahlara, cem ve kültür evlerine düştüğünü, bunun için de öğretmek gerektiğini söyleyen Aydoğmuş, “Ama kendisini eğitmiş hocaları da yetiştirmek gerekiyor. Son bu sene semahçıların el kitabını çıkarttık. Amacımız gelecek yüzyıllarda asimilasyona uğramamasıdır” dedi.

    “SEMAHÇILAR CEMEVLERİNİN GÜÇLÜ SAĞ VE SOL KOLUDUR”

    Aydoğmuş, tüm cemevlerinde semahlarla ilgili çalışmalar olması gerektiğini vurgulayarak, “Bazen semahı sadece izlersin ama iyi bir oluşum varsa sende kalbinden çıkarsın, yüreğin orada semah döner. O zaman cem ve kültür evleri bunları bilmeli. Bütün cem ve kültür evlerinde semahlarla ilgili çalışmalar olmalı. Aynı zamanda bu çalışmalar da kişiyi, yol kültürüyle donanımlı hale getirmeli. Aynı zamanda semahçılar, cemevlerinin güçlü sağ ve sol koludur” dedi.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • Semah hocası Şafak Yıldırım: Çocuklara küçük yaşta Alevilik öğretilmeli-VİDEO

    Semah hocası Şafak Yıldırım: Çocuklara küçük yaşta Alevilik öğretilmeli-VİDEO

    PİRHA- Şafak Yıldırım 18 yaşında. Okmeydanı Cemevi’nde 7 yıldır hizmet veriyor. Bugünlerde ise bağlama dersleri alıyor cemevinde. Alevi inancı oldukça kuvvetli olan Şafak, gençlere ve ailelerine cemevine gelmeleri için çağrıda bulunuyor. Zorunlu din dersine karşı çocuklara küçük yaşta cemevinde Alevilik öğretilmesi gerektiğini de vurguluyor. 

    Şafak Yıldırım Sivaslı, 18 yaşında Alevi bir genç. Liseyi bitireli bir yıl olmuş, üniversite sınavına hazırlanıyor. Derslerinin dışında İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde de 7 yıldır hizmet ediyor. İlk olarak semah kursuyla başladığını söyleyen Şafak, kurstan 2 yıl sonra ise semah hocası yardımcısı, 2 yıl sonra ise semah hocası olmuş.

    Cemevine gelmesine bir arkadaşının vesile olduğunu ifade eden Şafak, semahla, cemeviyle tanışmasını şöyle anlatıyor:

    “Arkadaşım, buraya semah ve bağlama kursuna geliyordu. Muharrem ayından önceydi. Geldik, cemlere katıldım, semah kursuna katıldım. Arkadaşımla beraber saz kursuna katıldım. Böylece semah kursuna başladım.”

    “GENÇLER VE AİLELERİ NASIL HİZMET ETTİĞİMİZİ GÖRÜYORLAR”

    Semah hocasının cemevi içinden seçildiğini dışarıdan getirilmediğini belirten Şafak Yıldırım, ayrıca cemevinde etkinlikler yaptıklarını ve gençlerin katılımının yoğun olduğunu söylüyor ve ekliyor:

    “Gençler etkinliklere geliyorlar. Aileler cemlere geliyorlar. Cemde bizim nasıl hizmet ettiğimizi,  etkinliklerde nasıl hizmet ettiğimizi görüyorlar, çocuklarına söylüyorlar. Çocukları da cemde görüyor, etkinliklerimize katılıyorlar. Bu, vesile oluyor gelmelerine.”

    Alevi inancının bir parçası, olmazsa olmazı olan semah dönerken neler hissediyorsun sorumuza Şafak, “Semah bize kırklardan kaldı. Hatta duası da var. Bize semahı bağışlayan Muhammed” diyerek yanıt veriyor.

    “DİN HOCALARIMLA ARAM İYİYDİ”

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Danıştay’ın kararlarına rağmen hala kaldırılmayan zorunlu din dersinden nasıl etkilendiğini şöyle anlatıyor Şafak Yıldırım:

    “Bu zamana kadar, ilkokuldan beri din hocalarımla aram hep iyiydi. Kendileri de Alevi olduğumu bilirlerdi. Hatta bir gün sekizinci sınıftayken bir arkadaşım ‘Aleviler müslüman değil’ gibi bir cümleyle başladı. Din hocam durdurdu onu. ‘Aleviler de müslümandır’ gibisinden bir cümle kurdu, beni savundu. Hiçbir şekilde de ders notlarıma yansımadı. Yaptığım ödevlerde de gayet de iyi notlar aldım din derslerinde. 9’uncu sınıfta zorunlu din dersi zaten herkeste var. Ayrıca seçmeli ders olarak Kur’an dersi verdiler.”

    “DERSİMİZE CAMİ HOCASI GİRİYORDU”

    Peki zorluk çekmedin mi? İsteyerek mi aldın Kuran dersini” sorumuza Şafak, “İsteyerek gitmedim yani seçmeli ders kağıdı doldurttular bize. Ama kendi kafalarına göre seçtiler. Bir cami hocası giriyordu dersimize. Kız erkek ayrı sınıflarda giriyorduk o derse” diye yanıt veriyor.

    Okuldayken sınıfta bir Alevi arkadaşı olduğunu, her zaman birlikte hareket ettiklerini söyleyen Şafak Yıldırım, dönem notuna yansımasın seçmeli din dersine katılmak zorunda kaldığını kaydediyor.

    “KENDİMİ BİR CAMİ HOCASINA KARŞI SAVUNABİLİRİM”

    Alevilik konusunda kendini savunacak bilgisi olduğunu ifade eden Şafak, “Kendimi bir cami hocasına karşı bile savunabilirim. Ama ben şimdi ona zıt düşeceğim o bana zıt düşecek tartışma ortamı oluşacak. Okulda da böyle tartışma ortamı olması sıkıntı yaratıyor o yüzden Alevi olduğunuzu saklamak zorunda kalıyorsunuz” dedi.

    “ARKADAŞLARIMA ALEVİLİĞİ ANLATIYORUM”

    “Muharrem orucunu da tutardım. Bir iki gün gizli kalırdı ama sonra öğrenirlerdi. Böyle öğrendiler Alevi olduğumu” diyen Şafak yıldırım, “Arkadaşlarıma oturur anlatırdım. Sorarlardı bana ‘şu nasıl oluyor, siz cemde ne yapıyorsunuz? Cem ne? Ben de anlatırdım arkadaşlarıma. Arkadaşlarım da hoşgörüyle karşılarlardı. Arkadaşlarımdan yana sıkıntı yoktu. Hocalarım da Alevi olduğumu bilirlerdi” şeklinde konuştu.

    “ÇOCUKLARI KÜÇÜK YAŞTA CEMEVİNE GETİRMELİYİZ”

    Şafak Yıldırım, zorunlu din dersine karşı Alevi ailelere şu önerilerde bulunuyor:

    “Zorunlu din dersi var evet. Bunu kaldıramıyoruz. Miting yaptık. Bunun önüne geçemiyoruz ama şunun önüne geçebiliriz: Çocuklarımızı küçük yaşta birinci sınıftayken veya ana sınıfına gitmeden önce cemevine getirip cemevinde eğitim almasını sağlayabiliriz. Eğitim almasını sağladığınızda çocuk biris onun Alevi olduğunu öğrense bile o kişinin verdiği sorulara doğru cevaplar verebilecek. Bunun önüne geçebiliriz.”

    “AİLELER ÇOCUKLARINA ALEVİLİĞİ ANLATSINLAR”

    Şafak Yıldırım, “Okmeydanı’nın yüzde 80’i Alevi ve Okmeydanı Cemevi’ne gelen Alevi genç sayısı 50’yi belki geçer belki geçmez. Buraya o kadar aile geliyor ceme, yaşlı insanlar geliyor. Çocuklarına az da olsa cem ile ilgili bir şeyler anlatsalar, biz gençlerle alakalı bir şeyler anlatsalar buraya gelirler. Ailelere mesajım bu. Aleviliği çocuklarına anlatsınlar. Gençler de merak etsinler buradan geçerken, bir cemevi olduğunu hatırlasınlar  kapıdan içeri girsinler” çağrısında bulunuyor.

    (HABER MERKEZİ)