PİRHA- Mersin Çevre Platformu ve Abdullah Şahutoğlu Çevre İnsiyatifi, Akdeniz ilçesindeki mahallelerde hava kirliliğine sebep olan tesislerin kapatılmasını talep ederek, bu tesisler haklarında suç duyurusunda bulundu.
Mersin’in Akdeniz ilçesinde bulunan Abdullah Şahutoğlu, Kazanlı, Karaduvar, Karacailyas mahallelerindeki sanayi tesislerinde yapılan üretimin sonucunda oluşan hava, su ve toprak kirliliğine karşı Mersin Çevre Platformu ile Abdullah Şahutoğlu Çevre İnsiyatifi; Başhan, Arbel, Narin, Çimko Beton Santrali ve Baltular Plastik şirketleri hakkında suç duyurusunda bulundu.
Suç duyurusundan önce Mersin Adliye binası önünde basın açıklaması ve eylem yapıldı. “Mahallemizde havamızı kirleten işletmeler istemiyoruz” pankartının açıldığı eyleme platform üyelerinin yanı sıra DEM Parti Mersin Milletvekilleri Perihan Koca ve Ali Bozan katıldı.
YETKİLİLERE ÇAĞRI: TESİSLERİ KAPATIN
Platform adına açıklama yapan Avukat Semra Kabasakal, “Abdullah Şahutoğlu Mahallesi’nde çalışan fabrikalar gece gündüz çok yoğun kömür yakıyor. Mahalleli kömür isinden, kömür kokusundan yaz boyu cam açamadı. Hava kirliliğine bağlı mahallede hastalıklar başladı. Bugün insan ve çevre sağlığının bozulmasına neden olan kirletici işletmeler hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz” dedi.
Başta Abdullah Şahutoğlu mahallesi olmak üzere, Akdeniz İlçesindeki hava, su ve toprak kirliliğini oluşturan bütün tesislerin temiz üretim yapmaları ve gerekli önlemlerin alınması için yetkililere çağrı yapan Kabasakal, temiz üretim yapmayan tesislerin kapatılmasını talep etti.
DEM Parti milletvekilleri olarak mahalle sakinleriyle birlikte detaylı toplantı yapacaklarını duyuran Perihan Koca da sürecin takipçisi olacaklarını dile getirdi.
PİRHA- Mersin Çevre Platformu, Atatürk Parkı’ndaki liman genişletme projesine karşı MIP şirketi hakkında suç duyurusunda bulundu. Platform avukatı Semra Kabasakal, MIP şirketinin rant uğruna kent ve insanlık suçu işlediğine dikkat çekti.
Mersin liman sahasının Mersin International Port (MIP) şirketi tarafından, kentin en önemli yeşil alanlarından biri olan Atatürk Parkı’na doğru genişletme projesine karşı Mersin Çevre Platformu suç duyurusunda bulundu. Adliye önünde basın açıklaması yapan platform üyeleri “Atatürk parkında liman istemiyoruz” taleplerini yineledi.
“MIP ŞİRKETİ, KENT VE İNSANLIK SUÇU İŞLİYOR”
Platform adına basın açıklamasını okuyan Avukat Semra Kabasakal, söz konusu proje kapsamında denize yapılacak dolgu alanının kent yaşamını olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Dip taramasından çıkacak asbest ve ağır metal içeren malzemelerin denizde çok ciddi kirlilik yaratacağına dikkat çeken Kabasakal, “Bu kirliliğin insan sağlığına, deniz canlılarına, deniz ekosistemine zarar verecek. MIP rant uğruna çevre kanununu ve yönetmelikleri çiğneyerek, halk sağlığını hiçe sayıyor. MIP, kent ve insanlık suçu işlediği ve çevreyi kasten kirlettiği için suç duyurusunda bulunuyoruz” dedi.
Kabasakal, dolgu işleminin durdurularak projenin iptal edilmesi için gerekli işlemleri yapmaları yönünde Mersin Valiliği’ne ve Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çağrıda bulundu.
Basın açıklamasının ardından suç duyurusunda bulunuldu.
PİRHA- Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş., Atatürk Parkı’nda liman genişletme projesine ilişkin açılan bütün davaları kazandı. ÇEKSAM Başkanı Av. Semra Kabasakal, Mersin Limanı’nı genişletme projesiyle en önemli yeşil alanlarından olan ve kentin hafızası niteliği taşıyan Atatürk Parkı’nın rant uğruna tamamen ortadan kaldırılacağını söyledi. 4 yıl boyunca her gün 3 bin 570 ton taş taşınıp liman sahasına getirilerek rıhtım yapılması için denize döküleceğini kaydeden Kabasakal, “Çevresel anlamda bu korkunç bir olay. Mersin’e can veren denizin ölmesi demek bu” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) tarafından işletilen Mersin Limanı, 2007 yılında özelleştirilerek 36 yıl süreyle Mersin International Port (MIP) şirketine verildi. Normal şartlarda 2043’te bitecek olan özelleştirme süresini 49 yıla kadar uzatacak teklif, geçen sene Meclis Genel Kurulu’ndan geçmişti. Buna göre Mersin Limanı 2056 yılına kadar yabancıların işletmesinde olacak.
Mersin Limanı’nın işletmesini elinde bulunduran MIP, kentin en önemli noktalarından biri olan Atatürk Parkı’na doğru liman sahası genişletme projesini geçtiğimiz yıllarda gündeme getirdi. Bu projeye karşı Mersin Büyükşehir Belediyesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na dava açtı ve bu davaya Mersin Barosu, Mimarlar Odası ile çok sayıda çevre dernekleri müdahil oldu. Ancak Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği bütün davaları kazanarak, projeye başlayacaklarını geçtiğimiz günlerde düzenledikleri bir etkinlikle duyurdu.
Yıllardır hukuk mücadelesi veren çevrecilerden karara tepki geldi. Tarsus Çevre Koruma Kültür ve Sanat Merkezi Derneği (ÇEKSAM) Başkanı Avukat Semra Kabasakal, konuyu PİRHA’ya değerlendirdi.
ÖZEL ŞİRKETİN RAPORU SÜRECİ TERSİNE DÖNDÜRDÜ
Av. Semra Kabasakal, karara ilişkin açtıkları davada projenin uygun olmadığı yönündeki bilirkişi raporunun olumlu bir süreç başlattığını ancak özel şirketin hazırladığı ikinci raporla birlikte sürecin tersine döndüğünü belirtti.
Kabasakal, “Bizim açımızdan olumlu olan rapordan sonra çok acele İstanbul Teknik Üniversitesi’nden, özel bir firmadan yapılan bir raporla yeniden keşif yapılması istendi. Çok enteresandır ki bu özel şirketin yaptığı keşif ve davalının yaptırmış olduğu raporla olumlu ilerleyen dava süreci tersine dönmeye başladı. Yürütmeyi durdurma kararının ardından davalar reddedildi. İstinafa ve ardından Danıştay’a gidildi ama hep reddedildi. İşin ilginç tarafı normalde Danıştay’a gönderilen davaların sonuçlanması 6-7 yıl sürerken bu dava çok kısa bir süre içinde sonuçlandı. Mimarlar Odası Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı ama pek bir sonuç elde edeceğimizi düşünmüyorum” dedi.
Kabasakal, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin ilk başlarda karşı dava açmasına rağmen, MIP’in geçtiğimiz günlerde belediyenin erkek basketbol takımına sponsor olduğunun da altını çizdi.
“KORKUNÇ BİR ÇEVRE OLAYI BİZLERİ BEKLİYOR”
Liman genişletilme çalışmalarında 4 yıl boyunca her gün 3 bin 570 ton taş taşınıp liman sahasına getirilerek rıhtım yapılması için denize döküleceğini kaydeden Kabasakal, “Çevresel anlamda bu korkunç bir olay. Mersin’e can veren denizin ölmesi demek bu. Mersin halkının bu durumdan haberi yok. Ne yazık ki insanlar çevre ve doğa konusunda duyarlı değiller. Fakat yaşanılır bir çevre olmadığında insan yaşamının da bir anlamı kalmıyor” diye konuştu.
FARKINDALIK İÇİN NÖBET ÇADIRI
Semra Kabasakal, farkındalık için parkta nöbet çadırı kuracaklarını, MIP şirketini oluşturan Singapur şirketine ve Avustralya Emekli Fonu’na mektup göndereceklerini söyleyerek mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
PİRHA- MERÇED, özelleştirilen Seka arazisi ve Taşucu Limanı ile ilgili yaptığı açıklamada, “Projenin yapımının iptal edilmesini talep ediyoruz. Hukuksal ve demokratik mücadelemiz bundan sonra da devam edecektir” dedi.
Mersin Çevre Derneği (MERÇED) özelleştirilen Seka arazisi ve Taşucu Limanı ile ilgili Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde basın açıklaması yaptı.
MERÇED Avukatı Semra Kabasakal yaptığı açıklamada, Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Taşucu mahallesinde bulunan Taşucu Limanının ve Seka arazisinin mevcut bölgesi, ‘Özel Çevre koruma Alanı’ olup, Ramsar Uluslararası Sözleşmesi’yle koruma alanında ve 1. derece Doğal Sit alanı olduğunu belirtti.
“DÜNYA MİRASI LİSTESİNDE OLAN KORUNMALI, PROJEDEN VAZGEÇİLMELİDİR”
Ekolojik olarak korunması gereken dünya mirası listesinde olan Göksu Deltası’na ve yaşam alanı olan Kum Mahallesi’ne de çok yakın olan ve kaplumbağa üreme alanına bitişiğinde yer alan bölgenin birinci derece tarımsal alan olduğuna da vurgu yapan Kabasakal, “Bu bölgeye geçmiş tarihlerde yapılması planlanan Taşucu Tersanesi’nin 2004 yılında Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilen olumlu ÇED raporu; Taşucu Belediyesi’nin 03.09.2004 tarihinde açtığı davada tersanenin Ramsar Uluslararası Sözleşmesi’yle korunan Göksu Deltası olmak üzere bölgede insan ve çevre sağlığına zarar vereceği gerekçesiyle Mersin İdare Mahkemesince 21.07.2006 tarihinde iptal edilmiş olup, bu karar Danıştay 6. İdaresi tarafından 24.04.2007 tarihinde onanmıştır” dedi.
“PROJENİN YAPIMININ İPTAL EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ”
Kabasakal, CEYPORT TAŞUCU LİMANI VE GERİ SAHASI PROJESİ yapımı için Çed süreci başlatıldığını Taşucu ve Silifke halkının projeye itiraz ederek, Çed toplantısını yaptırmadığının altını çizerek şunları ifade etti:
“Projenin yapımının iptal edilmesini talep ediyoruz. Hukuksal ve demokratik mücadelemiz bundan sonra da devam edecektir. Yaşam hakkımızın korunması için bölgemizde yapımı planlanan kirli teknolojilere karşı Mersin halkının etkin mücadele etmesini istiyoruz.
Ayrıca projenin yaratacağı olumsuzluklar ortada iken, Silifke ve Taşucu halkı projeye karşı mücadele ediyor iken adının verilmesi koşulu ile Mersin kent merkezinde Mersin Büyükşehir Belediyesinin yapmayı planladığı bilim merkezine 500 bin dolar bağış yapmayı öneren CEYPORT TAŞUCU ULUSLARARASI LİMAN İŞLETMECİLİĞİ A.Ş’nin kararının Mersin Büyükşehir Belediyesinin Haziran Meclisinde oy çokluğuyla kabul edilmiş olmasına itiraz ediyoruz. Bu kararın biran önce düzeltilmesini talep ediyoruz.”