Etiket: şenay malkoç

  • Altunok ve Malkoç: Pirliğin cinsiyeti yoktur, analarla dedeler birlikte Yola hizmet etmeli

    Altunok ve Malkoç: Pirliğin cinsiyeti yoktur, analarla dedeler birlikte Yola hizmet etmeli

    PİRHA – Seyit Derviş Cemal Ocağı ve Şıh Çoban Ocağı evlatlarından Cevahir Altunok Ana ve Kureyşan Ocağı evlatlarından Şenay Malkoç Ana, 20 Kasım’da Erikli Baba Cemevi’nde dedelerle yapılan toplantıda anaların olmamasını eleştirdiler. Altunok ve Malkoç, pirliğin cinsiyetinin olmadığını ve anaların da dedelerle birlikte Yola hizmet etmesi gerektiğini söylediler.

    Birçok ocak mensubu dede/pir, 20 Kasım’da Erikli Baba Dergahı’nda toplantı yaparak Alevi toplumunun sorunlarını ele aldı. Toplantının bir diğer konusu da dedelerin; anaların cem yürütemeyeceği, cem anında kadın ve erkeğin ayrı oturması gerektiği üzerinde durmalarıydı.

    Seyit Derviş Cemal Ocağı ve Şıh Çoban Ocağı evlatlarından Cevahir Altunok Ana ve Kureyşan Ocağı evlatlarından Şenay Malkoç Ana, söz konusu dedelerin kadınlara karşı aldığı tutumu PİRHA’ya değerlendirdi.

    “PİRLİĞİN CİNSİYETİ YOKTUR, KADIN CANLARIN DA TOPLANTIDA OLMASI GEREKİYORDU”

    Seyit Derviş Cemal Ocağı ve Şıh Çoban Ocağı evlatlarından Cevahir Altunok Ana, Alevilerde can varsa kadın canların da toplantıda bulunması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

    “Örgüt, anadan başlar, kadınlardan başlar. Yolu ana yürütür Yol anadır. Baş Köylü Pir Hasan Efendi’nin deyimiyle Yol anadan başlar. Ana Yoldur. Her cemde her toplumda ananın olmadığı bir yeri düşünemeyiz bile. Kadınların, anaların orada bulunması gerekirdi, orada muhabbetlerini kadınlarla paylaşmaları lazımdı. Zaten biz bu yüzden hizmet içerisindeyiz. Avrupa İnanç Kurulu’nda önceden hiç ana yoktu ama Celal Keykubat nezdinde şu anki dönemde 5-6 ana var. Analar pirlerle/dedelerle birlikte hizmet yürütüyorlar. Pirliğin cinsiyeti de yoktur. Bu toplantı da da muhakkak anaların olması gerekiyordu. Doğuran, büyüten anadır. Yol anadan gider. Nasıl böyle bir şey olabilir?”

    “KADINLAR ÖN SAFLARDA YER ALMALILAR”

    Kureyşan Ocağı evlatlarından Şenay Malkoç Ana, anaların aktif bir şekilde Yola hizmet etmesi gerektiğini ve Alevi kadınların kurumlarda da ön saflarda yer edinmelerinin önemli olduğunu vurguladı.

    Malkoç şöyle devam etti:

    “Yol hizmeti yürüten analar varsa ve toplantıya davet edilmemişse bu bir eksiktir. Analar tabii ki orada olmalıydı. Türkiye’de hizmet eden ana var mı? Bir ana da ocağın evladıdır. Bu Yola ikrar veren analarımız hizmet yapabilir. Rızasız lokma yemeyiz. Rızasız erkan yürütmeyiz onun için o düşünce fikir yanlıştır. Biz cemevlerimizin, dergahlarımızın kapısının eşiğinden can olarak girdikten sonra kadın erkek sorunu kalkmış olur. Ve bu Yolda ocak sahibi olan, ocağın evlatları hizmet eden canlarımız, hizmetin hakkını verebiliyorlarsa ve ikrarlılarsa kendi mürşidinden, pirinden rızalık almışlarsa bu yolda hizmet yapabilirler. Bizim muhabbetimizde kadın erkek ayrımı yoktur. Analarımızın kendi varlıklarını gösterip dedelerle birlikte cem erkanı yürütmesi gerekiyor. Analarımız artık aktif bir şekilde Yola hizmet etsinler. Dedelerle birlikte el ele el Hakk’a. Evet kadınlarımızı bu yolda görünür kılmamız gerekiyor. Kurumsal olarak da baktığımızda kadınlar artık ön saflarda yer almalılar.”

    Devrim FINDIK-Eren GÜVEN/PİRHA

  • Şenay Malkoç Ana’dan CNN Türk’e tepki: Cemdeki görüntülerimi paylaşanları kınıyorum 

    Şenay Malkoç Ana’dan CNN Türk’e tepki: Cemdeki görüntülerimi paylaşanları kınıyorum 

    PİRHA- Kureyşan Ocağından Şenay Malkoç Ana, Erdoğan’ın Şahkulu Dergahı’na gitmesi öncesi kendisinin cem yürütme görüntülerinin CNN Türk kanalında yayınlamasına tepki gösterdi. Malkoç, “AKP’nin asimilasyon hamlesi kamuoyuyla paylaşılırken, CNN Türk isimli TV kanalında bir Ana olarak cem yürütme görüntülerimle beraber servis edilmiştir. Alevi inancına gönülden bağlı olan canları para, pul, makam ve mevkii ile kandıramazsınız” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şahkulu Sultan Dergahı’na giderek, 8 ilde bulunan cemevinin temel atma töreni ve açılışında yaptığı, Alevi yurttaşlara yönelik çeşitli adımlar olarak lanse edilen açıklamalarında Alevi toplumunun taleplerinin görmezden gelinmesi tepki çekti.

    Kureyşan Ocağı’na bağlı Şenay Malkoç Ana, Erdoğan’ın Şahkulu Dergahı’na gitmesinin konuşulduğu CNN Türk kanalında kendisinin cem yürüttüğü görüntülerin yayınlamasına tepki gösterdi.

    “YOL HİZMETKARI OLARAK GÖRÜNTÜLERİMİN BÖYLE BİR KONUDA KULLANILMASINI KINIYORUM”

    Malkoç konuya ilişkin şunları dile getirdi:

    “AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kültür Bakanlığı bünyesinde ‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ adı altında cemevlerini kendine bağlayıp, yönetimlerini belirleyeceği asimilasyon hamlesi kamuoyuyla paylaşılırken, CNN Türk isimli TV kanalında bir Ana olarak cem yürütme görüntülerimle beraber servis edilmiştir. Alevi inancına gönülden bağlı olan canları para, pul, makam ve mevkiiyle kandıramazsınız. Bu nedenle Alevi toplumunun gönlünde ve hafızasında güce biat eden Hızır paşalar değil, direnen Pir Sultanlar yer edilmiştir. Bu kararı Alevi inancına saldırının farklı bir metodu olarak gören bir Yol hizmetkârı olarak böyle bir şeyle beraber görüntülerimi paylaşanları kınıyorum ve böyle bir şeyle kesinlikle alakam olmadığını kamuoyunun bilgisine sunarım.”

     PİRHA/İSTANBUL

     

  • ‘Kadınlar aktif olup “Ben de varım” desinler’

    ‘Kadınlar aktif olup “Ben de varım” desinler’

    PİRHA – Alevi kadınlarına tarihsel olarak “Yolda kadına biçilen rol nedir?” ve “Bu rol bugün yerine getirilemiyorsa nedenleri nelerdir? Nasıl aşılabilir?” şeklinde sorular sorduk. Dizi yazımızın bu bölümünde sorularımızı Şenay Malkoç Ana’ya sorduk. Alevilikte kadını değil can’ı konuşmamız lazım” diyen Malkoç, kadınların aktif olmalarını ve “Ben de varım” demelerini istedi. 

    Cemlerde, sohbetlerde “Yol kadındır, kadın mürşidi kamilullahtır” sözünü çokça duyarız. Yine “Alevilerde kadın erkek eşittir” sözü neredeyse her ortamda övünülerek dile getirilir. “Bizde kadın erkek yoktur herkes candır” sözlerini de çokça duyarız. Çoğunlukla da bu sözleri erkeklerin ağzından duyarız.

    Pratik gerçekten öyle midir? Öyleyse Alevi kadınlar neden Alevi örgütlenmeleri içinde belirgin bir noktada değiller? Neden söz ve yetki kademelerinde yer alamıyorlar? Neden renkleri, karakterleri sahaya yansımıyor? Gerçeğe biraz daha yakından bakmak için bu kez mikrofonu Alevi kadınlara bıraktık.

    Yazı dizimizin bu bölümünde sorularımızı Şenay Malkoç Ana yanıtladı.

    “ALEVİLİKTE KADINI DEĞİL ‘CAN’I KONUŞMAMIZ LAZIM”

    PİRHA- Tarihsel ve toplumsal olarak Alevilikte kadının yeri nedir? Nasıl bir seyir izledi?

    ŞENAY MALKOÇ: Alevilik’te kadının yerini konuşacağımıza Alevilik’te ‘can’ı konuşmamız lazım. Çünkü Alevilik’te ne kadın vardır ne de erkek. Yalnızca can kavramı vardır. Bizde yolda ikrar verenler o kapının eşiğinden içeri girdiğinde kadın-erkek, büyük-küçük, zengin-fakir ya da belli bir statü değil, sadece can olarak girebilirler. ‘Dört Kapı Kırk Makam’ diyoruz. Marifet de aslında can gözüyle bakabilmektedir. Aslında bu sorular bana hep zülüm olarak geliyor. Alevilik’te kadının yeri… Örneğin biz neden ‘Alevilik’te erkeği tartışmıyoruz’ ya da Alevi gençlerimizin durumlarını tartışmıyoruz da kadını özellikle bir statüye koymaya çalışıyoruz? Bu bir ayrıcalık değil. Bir ananın ya da bir kadının hizmet yapması bir ayrıcalık değil. Her şeyin yolu destur ve rızalıktır. Rızalıkla başlar rızalıkla da bitiririz. Yolun pirleri, ulularımız her zaman ‘aslanın dişisi de erkeği de aslandır’ demiştir. Örneğin Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin sözlerini de düşünürsek ‘eksiklik noksanlık senin gözlerinde, senin bakışlarında, senin anlayışındadır’ diyordu. Çünkü biz de kadın erkek farkı yoktur’ diyordu. Ama günlük hayattaki pratikte düşündüğümüzde elbette yaşanan coğrafyada asimilasyon içimize girmiş anaerkil bir topluluktan ataerkil bir topluluğa geçmişiz ve bundan dolayı da kadınlarımız ve bacılarımızın çaba harcamaları lazım ki varlıklarını hissettirebilsinler.”

    “ANAERKİL TOPLULUKTAN BABAERKİL TOPLULUĞA GEÇTİK”  

    Ne oldu da Alevi kadınlar sahneden çekildi? Alevilerin her konuşmasında bizde kadın erkek eşittir denir. Geçekten eşit midir?

    ŞENAY MALKOÇ: Biliniyor ki bizim inancımız, yolumuz, erkanımız her zaman baskı, zulüm ve katliamların üzerinden geçti. Bugüne kadar bizler 680 yılındaki Kerbela’yı düşünürsek orada bizim bacılarımız, kadınlarımız, analarımızın Şam’a develerin üzerinde götürüldü. Bundan birkaç yıl önce de kadınlarımızı Doğu Anadolu’da teşhir etmek için meydanlara bıraktıklarını da biliyoruz. Ondan önce Dersim’de analarımızın yaşadıklarını, Maraş’ı, Çorum’u gözönünde tutarsak eğer bütün katliamlar Alevi zümresi üzerinde olmuştur. Bundan dolayı bu yol kesintiye uğradı. Anaerkil topluluktan babaerkil bir topluluğa geçtik. Bilerek ya da bilmeyerek analarımız, bacılarımız pasifleştiler. Kendi ortamlarında mutlular. Aktifleşme konusunda çaba da harcamıyorlar. Davaya, inancına, yoluna sahip çıkan güzel canlarımız var fakat arzumuz daha da çoğalalım ve hep birlikte el ele el Hakka niyetine yolumuzu, erkanımızı, inancımızı, davamızı yürütelim.”

    Peki Alevi kurum ve örgütlerinde kadının yer alması neden önemli?

    ŞENAY MALKOÇ: Kadınların, gençlerin ya da daha doğrusu bütün canların, aktif bir şekilde yolu bugüne kadar getirip bedel ödeyen Nesimi’leri, Hallac-ı Mansur’ları Pir Sultan’ları, Şah Hatayi’leri, Baba İlyas, Baba İshak’ları düşünürsek bütün canların boynunun borcudur bu yola hizmet etmek.
    İnancımız çok güzel. Çünkü dogma bir inanç değildir. İnsanı bir kılıfa koymuyor. İnsan nasıl ise öyle kabul ediyor. ‘Eline, beline, diline; eşine, işine, aşına; özüne, gözüne sözüne sahip çık’ diyor. Yani ‘dürüst insan ol’ diyor. Ve ömrün yeterse Kamil bir insan olursun. Hedef işte odur ve onun için bunun kadın, erkek, genç üzerinde değil de can üzerinden bakmamız lazım. Elbette bütün kurumlarımızda kadınlarımız olmalı. Kırklar Meclisine bakarsak eğer orada 17’sinin kadın 23 ünün erkek olduğunu görürüz. Yani neredeyse sayı olarak eş geliyorlar. Ama şu anki duruma bakarsak her yönetimde kadın sayısı çok az. ‘Bu hak kadınlara verilmiyor’ dersek yanlış olur. Kadınlarımız şunun bilincinde olmalı; hak istenmez, alınır. Yani kadınlar aktif olup ayağa kalkıp ‘ben de varım’ desinler. O durumda hiçbir yönetici ‘bacım sen gelme. Yanımda durma’ diyemez. Bizde öyle bir şey yoktur. Bizde o gözle bakmak olmaz. Sadece kadınlarımız kendi üzerindeki o toprağı bir silkelesinler ve biz de varız desinler.”

    “ANAYI, DEDEYİ ANA, DEDE YAPAN TALİPTİR”

    Pirlerin, dedelerin cem yürütmesi daha çok alışılmış bir durumken siz kadın olarak bu yola hizmet veriyorsunuz. Toplumun geri dönüşleri nasıl oluyor?

    ŞENAY MALKOÇ: İlk cemi 2015 yılında Almanya’da kendi bulunduğum cemevinde Narin Ana ile birlikte yürüttük. Örneğin biz şunu yapmadık: ‘Bu cemi sırf kadınlar yürütüyor, dede gelemez’ demedik. Cem herkese açıktı çünkü ben herkese can gözüyle bakıyorum. Dedeler, pirler, herkes gelip bizlerle hizmet yapar. El ele el Hakka niyetine… Marifet zaten o göz ile bakmakta. Bu dava kadın ya da erkeğin davası değil. Bizler kadın ya da erkeğin, ana ya da dedenin bu hizmeti yapıp yapamadığını düşünürsek bu yolun neresinde oluruz? Yol rızalık ile başlar rızalık ile biter. Bizler rızasız lokma yemeyiz, rızasız erkan da yürütmeyiz. Çünkü gönüller bir olmalı. Analar hizmet yapmaz diye bir durum yok. Bu süreç kesintiye uğramış. Tepkiler gelmişse eğer bu hep olumlu yönde oldu. Dedelerimiz de artık bizim varlığımıza alıştılar. Biz varız ve kimse bizi yok sayamaz. Saymıyorlar da. Sadece ilk başlarda göz alışkanlığı sıkıntısı vardı. Şimdi herkes, bir ana beklediğinde kesinlikle yaşlı bir ana düşünüyordu. Fakat bunun yaşı yoktur. Yolda neredesin, ne yapmak istiyorsun, yoluna nasıl sahip çıkıyorsun? Xızır hepimize yardım ettikten sonra yol da açılıyor. Anayı, dedeyi ana ve dede yapan taliptir, toplumdur, canlardır. Onlar bunun kararını veriyorlar. Bir dede kendisine ne kadar çok ‘ben dedeyim’ dese bile toplum ve canlar onu pir olarak görmedikten sonra, o dede yolun kurallarına uymayıp kendisini bilmiyor, taşıyamıyor ve eksiği varsa istediği kadar söylesin. Bunlar ana için de geçerlidir. Bizi biz yapan sizlersiniz.”

    (HABER MERKEZİ)

    İlgili Haberler:
    1-Menşure Doğan Ana: Kadın İtikadı Sürdürendir-VİDEO
    2-‘Pratikte Erkekle Eşit Değiliz’-VİDEO
    3-‘Kadın, Hem Yol’un Sonu Hem De Başıdır’-VİDEO
    4-‘Erkekleri Yol’a Verdikleri İkrarı Tutmaya Davet Ediyorum’-VİDEO
    5-‘Sıra Posta Oturmaya Gelince Kadının Yeri Yok; Kurumlar Erkek Egemen-VİDEO
    6-‘Biz Alevi Kadınlar Eşitsizliği Kabul Etmiyoruz’-VİDEO
    7-‘Alevi Kadının Kurtuluşu Aleviliğin Kurtuluşudur; Çünkü Yol Anadır’
    8-‘Kurumlarda Canla Başla Çalışan Kadınlarımız Yönetimlerde Yok’-VİDEO
    9-‘Kadının Bir Eli Beşik, Diğer Eli Dünyayı Sallar’-VİDEO
    10-‘Alevi Kurumlarında Kadın Yoksa, Aleviliği Konuşmanın Da Ciddiyeti Yok’
    11-‘Talip Kadınlar Da Ana’yı Aramaz Oldu’-11-VİDEO
    12-‘Kadınlar Aktif Olup “Ben De Varım” Desinler’
    13-‘Meydanda Gönül Birlemeye Gelenler Hep Kadınlar’-13 VİDEO
    14-‘Karar Alıcıların Erkeklerden Oluşması Alevilik Için Büyük Tehlike’-VİDEO
    15-‘Dedelerimiz Bencil Davranıyor; Anaları Ceme Çağırmalılar’-VİDEO
    16-‘Alevi Kurumlarındaki Yapı Kadınları Çok Dışlıyor’-VİDEO
    17-‘Alevi Kadınların Sahnesi Erkeklerce Işgal Edildi’-VİDEO

     

     

  • ‘Aleviliğimizi yaşayamıyoruz; Analar da cem yürütmeli’-VİDEO

    ‘Aleviliğimizi yaşayamıyoruz; Analar da cem yürütmeli’-VİDEO

    PİRHA –  82 yaşındaki Saniye Kaderoğlu, Çubuk ilçesinden Ankara merkeze taşınmalarıyla birlikte inançlarını tam anlamı ile yaşayamadıklarını söyledi. “Bizim zamanımızda dedeler gibi cem yürüten kadın ana olmadı, ama olmalı” diyen Kaderoğlu, gençlerle daha fazla bir araya gelinmesi gerektiğini ifade etti.  

    Haberin videosu

    82 yaşında olan Saniye Kaderoğlu, son 15 yıldır Ankara’nın Batıkent semtinde yaşıyor. Pir Sultan Abdal Batıkent Cemevi’nin inşası konusunda bir hayli emek veren isimlerden aynı zamanda Saniye Kaderoğlu.

    Almanya’dan gelen Şenay Malkoç Ananın cem erkanını izlemek için geldiğimiz cemevi avlusunda Saniye Kaderoğlu ile buluştuk. “Şehre gelmeden önce Ankara’nın Çubuk kazasının Meşeli köyündeydim. Ankara’ya gelin geldim. Daha sonra Meşeli köyünde yaşadık. Köyde eşim vefat edince buraya, Batıkent’e çocukların yanına geldim” diyerek söze başlıyor Kaderoğlu.

    Muharrem ayından geçtik. Geçmişte Çubuk’ta Muharrem ayları nasıldı? Neler yapıyordunuz? Eski kültürünüzü, inancınızı şimdi yaşayabiliyor musunuz?

    Saniye Kaderoğlu: Eski kültürümüzü şimdi yaşayamıyoruz. Çünkü her birimiz bir yere gittik, dağıldık. Yerimiz de kalmadı ki. Büyüklerimiz de vefat etti. Gençler, küçükler ise kültürümüzü bilmiyor. Yani Peygamber efendimizden bu yana gelen durumları yaşatamıyoruz.

    “ALEVİLİĞİMİZİ SÜRDÜREMİYORUZ”

    Yani pirler, dedeler, önderler eskisi gibi Alevi yurttaşlara gidemiyorlar mı?

    Saniye Kaderoğlu: Bizim pirimiz Kalender Veli, Çubuk’un Karkın köyünden… Onlar Çubuk’tan Ankara’ya gelemiyor. Zaten büyüklerimizin birçoğu vefat etti. Gençler de bu yol sürülecek ama nasıl sürülecek bilmiyorlar? Büyükler olmayınca küçüklerin bilgisi de olmuyor. Onun için biz Aleviliğimizi sürdüremiyoruz.

    Peki buradaki cemevlerini nasıl buluyorsunuz?

    Saniye Kaderoğlu: Buradaki cemevleri bize eskiyi çok hatırlatıyor. Buranın yapılışında ben de vardım. Gençlerimiz, yeni yetişkinler, ileriyi görenler buraya çok hizmette bulunuyorlar. Sağ olsunlar onlara çok teşekkür ederim.

    Eskiden Muharrem ayında neler yapardınız?

    Saniye Kaderoğlu: Eskiden Muharrem ayında 15 gün oruç tutardık. 3’ü Masum-u Pak’lar, 12’si de 12 İmamlar için oruç tutardık. Üstüne kurban keserdik. Aşure çorbası yapardık. Kuran okuturduk. Hısım akrabalar gelirdi, dağıtırdık. Öyle güzel geçerdi günlerimiz.

    Şimdi bunların ne kadarını yapabiliyorsunuz?

    Saniye Kaderoğlu: Şimdi yapamıyorum. Yapıyorum desem yalan söylerim. Çünkü gücüm de yetmiyor yani. Eski durumlarımız yok şimdi.”

    Kendi çocuklarına Aleviliği anlatabiliyor musun?

    Saniye Kaderoğlu: Anlatıyorum. Benim çocuklarım Aleviliğin ne olduğunu çok iyi biliyorlar.

    Gençlerin geneli için peki ne söylersiniz?

    Saniye Kaderoğlu: Gençler biraz soğuk duruyorlar. Mesela ben, gençlerle konuşamıyorum. Sizin gibi böyle konuşmuş olsak belki bazı şeyleri çözebiliriz. Geçmişte neler yapardık anlatırdım onlara. Gençlerle buluşamıyoruz ancak böyle cemevlerinde görüyoruz. Burada belli insanlar konuşuyor, sazlar çalınıyor, nefesler söyleniyor, dedeler konuşuyor. Bugünlere de yine çok şükür. Bazı gençlerimiz sayesinde ileri gidiyoruz. İnşallah geride kalmayacağız.”

    “KADIN OLMADAN ERKEK OLMAZ”

    Analar sizin zamanınızda cem yürütürler miydi?

    Kaderoğlu: Bizde yoktu ama duydum. Aslında kadın olmadan erkek olmaz. Kadın olmayınca erkek nereden olur? Çocukları kimler doğurdu, yetiştirdi. Benim aklım kıt, yetmiyor ama annem anlatırdı. Bu yolları, eski durumları bilenler birbirleriyle kenetlenip ayrılmayıp yolumuza, yordamımıza mukayyet olurlar.

    Kadınlar cemevlerinde, Alevi örgütlerinde pek yönetici olamıyor. Kadınlar daha fazla görev almalı mı?

    Saniye Kaderoğlu: Bizim günümüzde görev alınmadı. Evet analarımız vardı ve büyüklerden öğreniyorlar küçüklere de öğretiyorlardı. Fakat bizde posta oturan olmadı. Cem yürüten dede gibi cem yürüten kadın ana olmadı, ama olmalı.”

    Eren GÜVEN – Cebrail ARSLAN / ANKARA

  • Batıkent Cemevinde cemi Şenay Malkoç Ana yürüttü-VİDEO

    Batıkent Cemevinde cemi Şenay Malkoç Ana yürüttü-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Ankara Yenimahalle Şube Batıkent Cemevinde yapılan cemi Şenay Malkoç Ana yürüttü. 

    Yas-ı Muharrem oruçlarının bitmesinin ardından PSAKD Ankara Yenimahalle Şube Batıkent Cemevinde Şenay Malkoç Ana öncülüğünde cem erkanı düzenlendi.

    Çok sayıda yurttaşın katıldığı cemde, HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, SHP’nin Eski Ankara Milletvekili Kamil Ateşoğulları, CHP Yenimahalle Belediyesi meclis üyeleri, kurum temsilcileri ve Hacıbektaş’ta bulunan Kadıncık Ana Türbesi’nin restorasyon çalışmalarında görev alan Serpil Özen de yer aldı.

    Almanya’dan gelen Ana Şenay Malkoç’un Ankara’da ilk kez yürüttüğü cemde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Batıkent Cemevinde rızalık alarak posta oturdu. Cemde önce çerağ yakıldı ardından 12 hizmet oluşturuldu. Zakir Türkan Akbıyık, Eylem Akbıyık ve Eylem Ulusoy’un deyişler okuduğu cem erkanı yaklaşık 2 saat sürdü. Okunan deyişlerle semahlar dönüldükten sonra ceme katılanlara lokmalar dağıtıldı.

    PİRHA/ANKARA