PİRHA – Şenyaşar ailesine dönük eski AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının saldırısıyla ilgili davanın duruşmasında tüm sanıklar hakkında tahliye kararı verildi.
Eski AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının 14 Haziran 2018 tarihinde Urfa’nın Suruç ilçesinde Şenyaşar ailesine dönük saldırısı üzerinden başlayan yargılama süreci devam ediyor. Saldırı sonrası Şenyaşar ailesine yönelik işyeri ve hastanede yaşanan saldırılar için iki ayrı soruşturma başlatılmıştı. Daha sonra dosyalar birleştirildi.
Her iki taraftan 4’ü tutuklu toplam 30 kişi hakkında açılan davanın 8’inci duruşması, Malatya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Saldırıda babası ve iki kardeşini kaybeden tutuklu Fadıl Şenyaşar, tutuklu bulunduğu Diyarbakır 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nden duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Diğer tutuklu sanıklar Enver Yıldız, Mekail Şimşek ve Celal Yıldız da tutuldukları cezaevlerinden SEGBİS ile katıldı.
SAVCI TAHLİYE İSTEDİ
Katliamda eşi ve iki oğlunu yitiren Emine Şenyaşar, sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya katılmadı. Şenyaşar ailesinin avukatları duruşmada hazır bulundu.
Kimlik tespiti sonrası başlayan duruşmada savcı, mütalaasını açıkladı. Savcı, tutuklu bulunan tüm sanıkların tahliyesini ve tevsi tahkikat (Kovuşturmanın genişletilmesi) talep etti.
Mütalaaya karşı söz alan Şenyaşar ailesi avukatları, tahliye talebinin yerinde olduğuna işaret ederek, Fadıl Şenyaşar’ın tahliyesini talep etti. Diğer sanık avukatları da aynı talepte bulundu.
Mahkeme, tüm tutuklu sanıkların tahliyesine karar verdi. Mahkeme, sanıklar hakkında “ev hapsi” kararı verdi. Bir sonraki duruşma 21 Şubat 2025 tarihinde görülecek.
PİRHA-Meclis’ten Adalet Bakanlığı’na yürüyen Şenyaşar ailesi, gerekçe sunulmadan Adalet Bakanlığı’na alınmadı.
Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018’te eski AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Yeşil Sol Yeşil Sol Parti Milletvekilli Ferit Şenyaşar, Ankara’ya taşıdıkları Adalet Nöbeti’ni 22 gündür sürdürüyor.
Yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle tekerlekli sandalye ile Meclis’e gelen Emine Şenyaşar, oğlu Ferit Şenyaşar ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şube üyeleriyle “Adalet” yazılı dövizle Meclis’in Dikmen kapısından Adalet Bakanlığı’na kadar yürüdü. “Bakan yok”, “Bakan toplantıda” denilerek Adalet Bakanlığı’na alınmayan Şenyaşar ailesi, bu defa hiçbir gerekçe sunulmadan bakanlık binasına alınmadı.
Bakanlık önünde bulunan polisler, Emine Şenyaşar’ın elinde tuttuğu “Adalet” yazılı dövizi almaya çalıştı.
PİRHA-Urfa’da başlattığı Adalet Nöbetini Ankara’ya taşıyan Şenyaşar ailesi, polis engeline rağmen Adalet Bakanlığı’nda eylemlerine devam ediyor. Yetkililerle görüşme sağlandığını belirten Yeşil Sol Parti Milletvekilli Ferit Şenyaşar, “Tekrar Adalet Bakanlığı’nın önüne gideceğiz. Pazartesi yapacağımız görüşmeden karşılık alamazsak mücadelemize Ankara’da devam edeceğiz.” dedi
Urfa Suruç’ta 14 Haziran 2018’de eski AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Yeşil Sol Parti Milletvekilli Ferit Şenyaşar, Ankara’da Adalet Nöbeti’ni sürdürüyor.
“ADALETSİZLİK OLDUĞUNU KİMSE İNKÂR ETMİYOR”
Yetkililerle görüşme sağlandığını belirten Yeşil Sol Parti Milletvekilli Ferit Şenyaşar şunları ifade etti:
“Ankara başkent olduğu için, Urfa’da direniyorduk orada oturuyorduk şu an meclisteyiz ama burada Güvenlik Şube bizim için bir ekip tutmuş kapıda bekliyor meclisin dışına çıktığımızda takip ediyor, önümüzü kesiyor. İlk gün Adalet Bakanlığı’na gidecektik önümüze yüzlerce polis çıkardılar. Adalet Bakanlığı’nın önünde yarım saat bekliyoruz ve bu bekleme baskı altında oluyor. Bu diyalog kapısı kapanırsa önümüzdeki günlerde bütün siyasi partilerle görüşüyoruz. Bu diyalog kapısı bize açılmazsa biz mücadelemizi büyüterek Ankara’da sürdüreceğiz. Mücadelemizi Urfa’dan Ankara’ya taşıyacağız ama buna müsaade edilmediğini anladık. Adalet Bakanlığı yardımcısı Ramazan Can ile görüştük. Biz durumu anlattık ortada bir hukuksuzluk, adaletsizlik var ne hükümet ne devlet bunu kimse inkâr etmiyor. Geçmişte Bekir Bozdağ ile de 2 kez görüştük. Ama bu süreç tıkandı. Dönüş yapılmadı. Adalet Bakanlığı Yardımcısı’nın bize söylediği Bekir Bozdağ ile yapmış olduğumuz görüşmeyi sonuca ulaştırmaya çalışacağız. Adalet Bakanı ile görüşüp dönüş yapacaklarına söz verdiler ama aradan herhalde 1 hafta geçti hala bir dönüş yapılmadı. Pazartesi tekrar Adalet Bakanlığı’nın önüne gideceğiz. Pazartesi yapacağımız görüşmeden karşılık alamazsak mücadelemize Ankara’da devam edeceğiz. Olayı çok iyi biliyorlar ama adaleti sağlamak konusunda da sürekli öteliyorlar.” PİRHA/ANKARA
PİRHA- Yeşil Sol Parti Urfa Milletvekilli Ferit Şenyaşar, Urfa Adliyesi önünde başlattıkları ve Ankara’ya taşımayı planladıkları Adalet Nöbeti eylemine dair Meclis’te açıklama yaptı. Şenyaşar’ın, annesi Emine Şenyaşar ile birlikte Adalet Bakanlığı önünde yapmak istediği eyleme polis izin vermedi.
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Urfa Milletvekilli Ferit Şenyaşar, Urfa Adliyesi önünde başlattıkları ve Ankara’ya taşımayı planladıkları Adalet Nöbeti eylemine dair Meclis’te açıklama yaptı. Anne Emine Şenyaşar da basın açıklamasında yer aldı.
Ferit Şenyaşar, konuşmasında “Beş yıldır dinmeyen acı. Beş yıldır akan gözyaşları. Beş yıldır devam eden zülüm. Beş yıldır gelmeyen adalet” ifadelerini kullandı. Şenyaşar, iki çocuğu ile eşi katledilen ve bir oğlu tutuklu bulunan annesinin, adalet talebi ile Ankara’ya geldiğini söyledi.
Ferit Şenyaşar, annesinin 68 yaşına rağmen 846 gün Urfa Adliyesi önünde nöbet tuttuğunu, tek talebinin ise adaletin sağlanması olduğunu belirtti. Şenyaşar, “Tek amacı yetkililerin onu duymasıydı. Ama maalesef Ankara’da adalet sağlayıcılar annemin çığlığını görmezden geldiler” dedi.
BAKANLIKTAN GÖRÜŞME TALEP EDECEKLER
Adalet Nöbeti eylemlerini Ankara’ya taşıma amaçlarının adil bir yaşam için olduğunu söyleyen Şenyaşar, “Biz bu açıklamadan sonra Adalet Bakanlığı’na görüşme talebi ileteceğiz. Eğer adaletin sağlanacağına dair bize söz verirlerse oradan ayrılıp gideceğiz. Anne, Ankara’da kalmak istemiyor. Hem gözlerinden hem de dizlerinden ameliyat olması lazım. Adalet gelmediği sürece tedavi olmayacağını söylüyor. Eğer adalet sağlanmazsa mücadelemizi Ankara’da sürdüreceğiz” diye konuştu.
ANNE ŞENYAŞAR: OĞLUMU BIRAKSINLAR, YETER!
Anne Emine Şenyaşar ise, zulüm karşısında nöbet tuttuğunu vurguladı. Şenyaşar, “Oğlumu bıraksınlar. Artık yeter. Ben de evime ve torunlarımın yanına gideyim. Ailemi katlettiler, oğlumu hapse attılar. Eşimi gözlerimin önünde katlettiler. Eğer oğlumu bırakmazlarsa ben Adalet Bakanlığı önünde oturmaya devam edeceğim. Erdoğan da çok iyi biliyor, hükümet de çok iyi biliyor ki benim çocuğumun hiçbir suçu yok. Kayıtları çıkarsınlar eğer çocuklarım suçlu ise, diğer iki çocuğumu da tutuklasınlar” dedi.
GAZETECİLER, BAKANLIĞA YAKLAŞTIRILMADI!
Şenyaşar ailesinin, Urfa’da yaptığı Adalet nöbeti eylemini Ankara’da sürdürme kararına polis engel oldu. Adalet Bakanlığı önünde yapılması planlanan oturma eylemine polis izin vermedi.
Yapılması planlanan eylem nedeniyle Adalet Bakanlığı çevresi ve Melis’e giden tüm yollar basın çalışanları için kapatıldı. Gazetecilerin “Güvenlik tedbiri” gerekçe gösterilerek çekim yapmasına izin verilmedi.
PİRHA- Şenyaşar ailesine dönük saldırıya dair açılan davada, 5 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan Fadıl Şenyaşar tahliye edilmedi. Şenyaşar ailesinin, Adalet Nöbeti eylemini Ankara’ya taşıması bekleniyor.
Urfa’nın Suruç ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde eski AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruması ve yakınları tarafından Şenyaşar ailesine yönelik katliama dair, işyeri ve hastane dosyalarının birleştirildiği davanın ikinci duruşması Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Deprem nedeniyle Çirmik (Yeşilyurt) ilçesine bağlı Cafana Mahallesi’ndeki ağır ceza mahkemeleri ek hizmet binasında görülen duruşmaya Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Urfa ve Antep şubesi üyesi avukatlar, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti ) Urfa milletvekilleri Ferit Şenyaşar, Ömer Öcalan, Dilan Kunt Ayan, Urfa Baro Başkanı Abdullah Öncel ve bölge baro temsilcileri katıldı.
Yıldız ve Şimşek ailelerinin yakınları, duruşma salonunda Emine Şenyaşar’a saldırmaya yeltendi. Mahkeme salonunda bulunan jandarmalar araya girerek saldırıyı engelledi. Salonun girişinde bulunan Jandarmalar basının da içinde olduğu çok sayıda katılımcının listede adları olmadığı gerekçesi ile salona girmesine izin vermedi.
Şenyaşar Ailesi ve avukatları, Yıldız ve Şimşek ailesi ve avukatları duruşma salonunda hazır bulunurken, Elazığ Cezaevi’nde 5 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan Fadıl Şenyaşar ile tutuklu sanıklar Enver Yıldız, Mekail Şimşek ve Celal Yıldız, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden tutuldukları cezaevlerinden duruşmaya katıldı.
HAKİMİN TAYİNİ ÇIKTI
Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada mahkeme başkanı, tayininin çıktığını belirterek “Muhtemelen heyet değişecek. Çünkü benim gibi heyette bulunan bir kaç arkadaşımın tayinleri çıktı. Yeni heyet tanıkları yeniden dinlemek isteyecek. Dosya birleşme ile geldi, onun için delil tartışması yapmam çok uygun olmaz. Tanık beyanlarından vazgeçiyoruz” dedi.
Duruşma dosyaya eklenen evrakların okunması ile devam etti. Ağrı Barosu’ndan avukatlar, Şenyaşar Ailesi lehine dosyaya müdahillik talebinde bulundu. Yıldız ve Şimşek ailelerinin avukatları, müdahillik talebine tepki göstererek, usule uygun olmamasına rağmen karşı söz alarak konuştu.
Şenyaşar Ailesi avukatları da, sanık avukatlarına itiraz için söz verilmesinin usule uygun olmadığını belirterek, mahkeme heyetine tepki gösterdi. Ağrı Barosu’nun müdahillik talebi heyet tarafından ret edildi.
Savcı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devam yönünde mütalaa verdi. Mütalaa okunmadan ‘kopyala yapıştır’ yöntemiyle tutanağa eklendi. Şenyaşar Ailesi’nin tepki göstermesi üzerine mütalaa okundu.
“SİLAH BULUNSA SUÇSUZ OLDUĞUM ORTAYA ÇIKAR”
Mütalaaya karşı söz alan Elazığ Cezaevi’nde tek kişilik hücrede 5 yılı aşkındır tutuklu bulunan Fadıl Şenyaşar, “5 yıldır tutukluyum, bunu kabul etmiyorum. İftira ile burada tutuluyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum. Ortada silah yok ama ben tutukluyum. Silah bulunsa benim ateş etmediğim ortaya çıkacaktı. Suçu ben işlemediğim için silahı saklıyorlar. Önceki savunmalarımı tekrarlıyorum ve tutuksuz yargılama talep ediyorum” dedi.
EMİNE ŞENYAŞAR’I SALONDAN ÇIKARMA GİRİŞİMİ
Tutuklu sanıklar Enver Yıldız, Celal Yıldız ve Mekail Şimşek suçlamaları ret ederek tahliye talebinde bulundu. Sanıkların Şenyaşar Ailesi’ni terörist olarak tanımlamasına tepki gösteren Emine Şenyaşar, “Çocuklarımı hem katlettiler, hem de bize terörist diyorlar. Terörist hastanede insanları katledenlerdir. Benim çocuklarım suçsuz yere tutuklandı” dedi. Mahkeme heyeti, Emine Şenyaşar’ın salondan çıkarılmasına karar verdi. Karara ailenin avukatları tepki göstererek, Emine Şenyaşar’ın dışarı çıkarılmasını engelledi.
“AKP’Lİ YILDIZ TUTUKLANSIN”
Ardından söz alan Ferit Şenyaşar, “Nöbetimizi sürdürürken 8 savcı değişti. 4 yıl sonra bu dava Malatya’ya geldi. Annem mücadele etmeseydi belki dava açılmazdı. Hastanede katliam yapıldı, 5 yıl sonra olay yeri inceleme görüntüleri elimize geçti. Adalet Bakanı ‘geç gelen adalet adalet değildir’ dedi. Hastanede bakan, vali, kaymakam vardı. Katliam yapıldığında dönemin AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız elini kolunu sallayarak hastaneden çıkıyor. Dokunulmazlığı bitti, yargılanıp tutuklanması gerek. Katliamın tanığı olan emniyet müdürünün dinlenmesini istiyoruz. Önceki dönem Urfa Valisi olan Abdullah Erin ile görüştük, hastane kamera kayıtlarının devletin arşivinde olduğunu söyledi. Bir insanlık suçu işlendi. Hiçbir terör örgütü hastanede sedye üstünde insan katletmedi. Kardeşim 5 yıldır suçsuz yere tutuklu, beraatini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“MÜDAHALE ETMEYEN POLİSLER SANIKTIR”
Şenyaşar Ailesi’nin avukatı Sevda Çelik Özbingöl, Şenyaşar Ailesi’nin kendilerine dönük saldırıya karşı meşru müdafaa kapsamında kendini savunduğunu belirterek, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini ve Fadıl Şenyaşar’ın tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak serbest bırakılmasını talep etti. Ailenin bir diğer avukatı Bülent Duran da, dosyadaki eksikliklere dikkat çekerek, siyasi bir elin dosyaya müdahale ettiğini vurguladı. Katliam gerçekleştiği anda müdahale etmeyen polislerin sanık olması gerektiğini belirten Duran, “Bütün sanıklar yargılanacak. Bizim amacımız bir kaç kişiyi yargılamak değil, bütün sorumluların yargılanması. Esvet, Adil ve Celal’i katledenler sadece tetiği çekenler değil yardım eden, göz yumanlardır. Fadıl Şenyaşar, 5 yılı aşkındır tutuklu ve makul tutukluluk süresini aştı. Artık özgürlük hakkı ihlali son bulmalı ve Fadıl Şenyaşar serbest bırakılmalı” dedi.
Yıldız ve Şimşek ailelerinden yargılanan sanıkların avukatı Bünyamin Çelik, Urfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel ile salonda bulunan diğer Şenyaşar Ailesi avukatlarına hakarette bulunmaya başlaması üzerine avukatlar müdahalede bulundu. Mahkeme heyeti de, hakarete devam etmesi halinde Çelik’e salondan çıkarılacağını bildirdi.
Verilen aradan sonra kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuksuz yargılananların tutuklanmasına yönelik talebin reddine, dönemin Gıda ve Tarım Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın dinlenmesi talebinin bir sonraki duruşmada değerlendirilmesine, tutuklu bulunan Fadıl Şenyaşar ve Enver Yıldız için “kuvvetli suç şüphesi”, Celal Yıldız ve Mekail Şimşek için ise “delillerinin toplanmaması” gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
ŞENYAŞAR’DAN TEPKİ
Mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmanın 6 Ekim’e ertelenmesine karar verirken, Emine Şenyaşar, karara, “Bu nasıl adalet, devlet, adalet yok” diyerek tepki gösterdi.
EYLEMİN ANKARA’YA TAŞINMASI BEKLENİYOR
16 Temmuz’da Urfa Adliyesi önündeki Adalet Nöbeti’nde açıklama yapan Ferit Şenyaşar, Malatya’daki davanın duruşmasından vicdanları rahatlatacak bir karar çıkmadığı halde Adalet Nöbeti eylemini Ankara’da Adalet Bakanlığı önüne taşıyacaklarını belirtmişti.
PİRHA-Gülistan Doku’nun ailesi, CHP Genel Başkanı ve 13. Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na kızlarının akıbetinin ortaya çıkartılması için çağrıda bulundu. Yapılan açıklamada, “Biz umut halinde 14 Mayısı bekliyoruz. Adalete susayan bu halkın tercihi ile cumhurbaşkanı olursanız bu olayın sorumlularını yargı önüne çıkarıp gereken cezayı almasını sağlayın” denildi.
Munzur Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’dan, 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. Baş şüpheli Zeynal Abarakov ve ailesine dair etkili bir soruşturma yürütülmedi, Doku’yu arama çalışmaları derinleştirilmedi ve deliller toplanmadı.
Gülistan Doku, dört bir tarafı karakollarla çevrili ve kameralarla izlenen Dersim’de tam 3 yıldır yani 1224 gündür kayıp.
Gülistan Doku’nun ailesi, CHP Genel Başkanı ve 13. Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na kızlarının akıbetinin ortaya çıkartılması için çağrıda bulundu.
“ADALETE OLAN İNANCIMIZI DİRİ TUTMAYA ÇALIŞTIK”
’14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimini büyük umutlarla bekleyen milyonlarca aileden bir tanesiyiz’ denilen açıklamada, “Biz Türkiye Cumhuriyeti devletinde kendi halinde yaşayan bir aileydik. Ta ki kızımız Gülistan Doku’nun memleketiniz olan Dersim’de kaybolduğu 5 Ocak 2020 tarihine kadar. İşte bu tarih bizim ailemizde bir dönüm noktası oldu. Köyden farklı bir yere hep bir mecburiyet dâhilinde giden annem, babam 5 Ocak tarihinden beri Türkiye’nin her yerinde kayıp kızları Gülistan Doku’yu bulma umuduyla kapı kapı dolaşıp adalet aradı. Sizleri de bu üç buçuk yıl içerisinde ziyaret etmiştik. Üç buçuk yıl dile kolay bir çırpıda söyleyiveriyoruz. 1227 (Bin iki yüz yirmi yedi) gün. Pirom, biz yıllardan geçtik, biz her ayı, her haftayı, her günü, her saati, her saniyeyi sayar olduk. Hem kızımıza olan hasretimizden hem de adalete olan hasretimizden. Biz geçen bunca sürede adalete olan inancımızı diri tutmaya çalıştık, çalışıyoruz. Görüyoruz ki siz de bulunduğunuz her ortamda adaletsizlikle karşı karşıya kalan insanlarımızın sesi olma gayretindesiniz.”
“UMUT HALİNDE 14 MAYIS’I BEKLİYORUZ”
Gülistan Doku’nun üç buçuk yıldır kayıp olduğu ifade edilen açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:
“Kendisinden en ufak bir haber dahi yok. Gündüz ortası, her tarafı kameralarla çevrili olan memleketinizde kayboldu. Biz, Pepuk Kuşu misali uçtu kayboldu dedik. Öyle ya Pepuk Kuşu bir efsaneydi. Belki Gülistan değil ama annem Pepuk Kuşu misali üç buçuk yıldır feryat figan halinde acısını dindirecek bir haberi beklemekte. Mezarı olsa gidip ziyaret edecek. Düşünün Sayın Kılıçdaroğlu, bir mezarı bile yok, ne olduğuna dair bir iz bile yok onca imkânın olduğu devlet nezdinde. Biz aile olarak istiyoruz ki siz Gülistanımızın da sesi olun. Gülistan’ı bu karanlıktan çekip çıkarın. Kaybolmadan bir gün önce Zeynal Abarakov tarafından darp edilen ve üç buçuk yıldır kendisinden haber alınamayan Gülistan’ın yaşama ihtimalinin olmayacağını siz de bilirsiniz. Bundandır ki beklentimiz ve de talebimiz bu kaybın baş sorumlusu olan Zeynal Abarakov’un etkin bir soruşturma geçirmesi ve yargılanmasıdır. Bu yargılanma şu ana kadar yapılmış olsaydı biz Gülistanımızı dağa, taşa, kurda, kuşa sormak zorunda kalmayacaktık.
Düzgün Bawa evladı sayın Kılıçdaroğlu, biz yine bir umut halinde 14 Mayıs’ı bekliyoruz. Adalete susayan bu halkın tercihi ile cumhurbaşkanı olursanız bu süreci sil baştan ele alıp kızımıza ne olduğunu bizlere açıklayın. Bu olayın sorumlularını yargı önüne çıkarıp gereken cezayı almasını sağlayın. Bizim yine sizden beklentimiz Şenyaşar ailesinin sesine ses olduğunuz gibi bizim, Doku ailesinin de sesine ses olun. Karanlığa mahkum edilen kızımızın sesine her mecrada ses olun.”
PİRHA –Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Adana’daki mitingde konuştu. Kılıçgün Uçar, süre giden gözaltı operasyonlarını eleştirerek “Bu iktidara biat etmeyen sanatçılar, avukatlar, siyasetçiler, özgür basın emekçileri var. Ama ne yapsalar da başaramayacaklar” dedi.
Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar; DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Milletvekili Tülay Hatimoğulları ve Yeşil Sol Parti adaylarının katılımıyla Adana’nın Ceyhan ilçesinde miting düzenlendi.
“BAŞARAMAYACAKLAR!”
Çiğdem Kılıçgün Uçar, yaptığı konuşmada gözaltı operasyonlarını eleştirerek “Yaklaşık 3 gündür Saray’ın talimatı ile operasyon üstüne operasyon yapılıyor. Bu iktidara biat etmeyen sanatçılar var, avukatlar var, siyasetçiler var, özgür basın emekçileri var. Çünkü önlerindeki en büyük engel biziz ama ne yapsalar da başaramayacaklar” diye konuştu.
“GİDİŞLERİ ÇOK BÜYÜK OLACAK!”
Çiğdem Kılıçgün Uçar, Süleyman Soylu’nun 14 Mayıs’ı “Darbe girişimi” olarak yorumlamasını da eleştirerek şu konuşmayı yaptı:
“Kürt halkının özgürlük mücadelesi karşısında kayyım rejimini darbe gibi önümüze koyan Saray, demokratik siyasetin mümkün olduğunu gösteren HDP’nin eş genel başkanları ve milletvekillerini tutuklayarak darbe yapan bu iktidar, 14 Mayıs seçimlerine darbe diyor. Bizim için darbe değil bahardır; halkların, kadınların, emekçilerin baharıdır. Emin olun baharı biz getireceğiz, kazanan biz olacağız. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. 2023 seçimlerine iktidar çok uzun zamandır hazırlanıyor. Türkiye’yi AKP Türkiye’si yapmak istiyorlar. Erdoğan da yeni yüzyılın kurucusu olmak istiyor. Bizim demokratik mücadelemiz bunu engellemeye yetti, şimdi onlara kaybettirme zamanı. Demokratik siyasete ve bizlere kazandırma zamanı. Yeni yüzyılı AKP’ye teslim edecek miyiz? Yeni yüzyılın kurucu öznesi olacak mıyız? O yüzden 14 Mayıs seçimlerine darbe diyorlar. Gümbür gümbür gelen Kürt halkının, kadınların, Yeşil Sol Parti’nin mücadelesi var, kazanan biziz.
Kendini anlatan Saray iktidarını biz de anlatalım. Beyannamelerinde “Doğru Adam” var, bizimkinde ise “Dîsa Em”. Yani hepimiz varız içinde. Bu iktidar için şunu söyleyelim: Mücadelesi için emekçileri tekmeleyen siz değil misiniz? Emekçileri aç yatıran siz değil misiniz? Şenşayarlara yönelik katliamı gerçekleştiren, faili bulamayan siz değil misiniz? Deprem zamanında insanların yaşamını kurtarmak yerine çadır satan siz değil misiniz? AKP iktidarı çadırların faturasını keserken halklar da AKP iktidarının faturasını çoktan kesti. Gidiyorlar, gidişleri çok büyük olacak! Mücadele eden gençleri, KPSS’de birinci olan genci mülakat ile engelleyen siz değil misiniz? Kadın katillerini takım elbise giydi diye affeden, cezasızlıkla ödüllendiren siz değil misiniz?
“KARARIMIZI ÇOKTAN VERDİK; İKTİDARI GÖNDERİYORUZ”
Bu seçim bize savaşı dayatanlar ile onurlu barış mücadelesi verenler arasında. Yani bizim ile iktidar arasında. Avrupa’da mağaza kapatıp alışveriş yaparken bize porsiyon küçültmeyi öğütleyenler ile emek mücadelesini büyüten emekçiler arasında. Gençleri geleceksiz bırakan iktidar ile yeni bir geleceği inşa etmek isteyen gençler arasında. Bu seçim iktidar ile bizim aramızda. Biz kararımızı çoktan verdik! Ne yapıyoruz, onları gönderiyoruz!
Türkiye’nin en temel sorunu olan Kürt sorununa bir çözüm üretmeyen bu iktidar karşısında, Yeşil Sol Parti olarak Meclis’te ve alanlarda Kürt sorununu sizlerle birlikte demokratik ve onurlu bir barışa kavuşturacağız. Asgari ücretle bizi açlık sınırında tutan bu iktidara karşı ekonomide adaleti sağlayacağız. Erkek devlet şiddetine ve erkek egemenliğine karşı kadın mücadelesini büyüten Kadın Bakanlığı’nı hep birlikte kuracağız. Hepimizin direniş ve mücadelesiyle demokratik bir Türkiye’yi ve Kürdistan’ı hak eden bir mücadele sergiledik ve bu mücadele kazanacak. En çok da bütün baskılara rağmen direnişinden vazgeçmeyen, mücadelemizi bugünlere taşıyan kadınlar sayesinde kazanacağız. İktidar “Jin Jiyan Azadî” sloganından korkuyor. Çünkü kadınlar kazındıkça bu iktidar küçülecek, kaybedecek. Çok güçlü bir mirasa sahibiz. Adana’da katledilen özgür basın çalışanı Kadri Bağdu’nun yoldaşlarıyız. İzmir’de katledilen Deniz Poyraz’ın, katledilen Nagehan Akarsel’in yoldaşlarıyız. Cezaevinde ve sürgünde direniş yürüten mücadele arkadaşlarımıza sözümüz var: Biz kazanacağız, onlar kaybedecek. Buradayız, birlikte değiştireceğiz. Yolumuz açık olsun. An serkeftin an serkeftin.”
PİRHA- Yeşil Sol Parti’den Urfa Milletvekili Adayı olarak gösterilen Ferit Şenyaşar, CAN TV’de ‘Bu Sabah’ programına konuk oldu. Şenyaşar, Urfa Adliyesi’ndeki adalet nöbetlerini bırakmayacaklarını, parti çalışmalarına da katılacaklarını belirterek adalet çağrısında bulundu. Şenyaşar, “Kılıçdaroğlu, ailemize söz verdi” dedi.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız, seçim çalışmaları sebebiyle iş yerlerini ziyaret etmiş ve taraflar arasında çıkan kavgada Celal, Adil, Mehmet, Fadıl ve Ferit Şenyaşar kardeşler ağır yaralanarak Suruç Devlet Hastanesi’ne kaldırılmıştı. AKP’li Yıldız’ın yakınları, Şenyaşar ailesine kaldırıldıkları hastanede de saldırmış ve tekrar çıkan kavgada Hacı Esvet Şenyaşar, oğulları Celal Şenyaşar ve Adil Şenyaşar ile milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın kardeşi Mehmet Şah Yıldız hayatını kaybetmiş, 8 kişi yaralanmıştı.
“ÜÇ İNSANIMIZ HASTANEDE KAMERALARIN ÖNÜNDE KATLEDİLDİ”
Saldırılardan yaralı kurtulan Ferit Şenyaşar, CAN TV‘de ‘Bu Sabah’ programında davanın ne aşamada olduğuna dair konuştu.
Şenyaşar, “En büyük adaletsizlik Şanlıurfa Adliyesi önünde meydana geldi. Olay başta hastane ve iş yeriyle bir bütünken gelen talimatla olay iki davaya dönüştürüldü. Bir dava iş yeri davası, diğeri de hastane davası olarak açıldı. İş yeri dava duruşmaları yapıldı. Yerel mahkemenin kararı İstinaf Mahkemesi’nde bozularak geri gönderildi. Ben bunu anlatmakta güçlük çekiyorum. Hastane içinde üç insanımız kameraların önünde yüzlerce devlet polisinin önünde katledildi. 4 yıl boyunca ne bir tutuklama oldu, ne olayla ilgili gizli karar kalktı” dedi.
Haziran ayında 5. yılını dolduran davanın duruşmasının seçimden iki gün öne görüleceğini belirten Şenyaşar, “En son yaptığımız çağrıyla beraber zor durumda kalan savcılar hastane davası açtı. 2 kişiyi tutukladılar. Birisi milletvekilinin abisi, biri de yakın akrabası. Geldiğimiz son aşamada İstinaf Mahkemesi’nin bozduğu karar yerel mahkemeye gelince hastane davasıyla iş yeri davası birleştirildi. 5. yılına giren dava seçimden iki gün önce 12 Mayıs’ta sil baştan tekrar görülecek” diye konuştu.
“KARDEŞİM HALA TEK KİŞİLİK BİR HÜCREDE KALIYOR”
Ferit Şenyaşar, geçtiğimiz günlerde annesi Emine Şenyaşar ile adalet nöbetlerini Elazığ Kapalı Cezaevi önünde sürdürmüştü. Olaylar sonrası tutuklanan ve yıllardır cezaevinde bulunan kardeşi Fadıl Şenyaşar hakkında da şunları söyledi:
“İş yerimizin güvenlik kameraları var. Kardeşimin yaptığı eylem tamamen meşru müdafaa kapsamındadır. İş yerinde yoğun silahlı bir saldırı vardı ve kardeşim de saldıranlara karşı bizi savunmak için iki kişiye ateş etmiştir. Ölen kişiyi kesinlikle öldürmemiştir. İş yerimizin kamera görüntüleri bilirkişi tarafından da raporlaştırılmıştır. Milletvekilinin bir abisi de iş yerimizde vefat ediyor. Kesinlikle kardeşim öldürmedi. Bilirkişi raporu da bunu resmi olarak açıklıyor. Mahkeme rapora ve kamera görüntülerine bakmadı; tanıklar dinlenmedi. Üstlerin talimatıyla kardeşime ağır bir ceza verildi. Hala tek kişilik bir hücrede kalıyor. Son görüşmemizde kardeşimin morali yerindeydi. ”
“KILIÇDAROĞLU, BU ADALETSİZLİĞİ GİDERECEĞİNE DAİR BİZE SÖZ VERDİ”
Ferit Şenyaşar, yaklaşan seçimlere ilişkin en güçlü adayın Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu söyleyerek verilen sözü hatırlattı.
Şenyaşar, “Önümüzde bir seçim var, bu ceberrut sistem değişecek. Şu an en güçlü aday olarak Sayın Kemal Kılıçdaroğlu gözüküyor. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı olursa bu adaletsizliği gidereceğine dair ailemize söz verdi” dedi.
“PARTİ ÇALIŞMALARINA KATILACAĞIM, ANCAK NÖBETİ BIRAKMAYACAĞIM”
Yeşil Sol Parti’den Urfa 4’üncü sıra milletvekili adayı olarak gösterilen Ferit Şenyaşar, sürece dair şunları aktardı:
“Geldiğimiz bu süreçte bizimle dayanışma içerisinde olan siyasi partiler kapılarının bize açık olduğunu söylediler. Aday gösterildim çalışmalara tabiki katılacağım ancak adliye önündeki nöbetimizi bırakmayacağız. Parti de bu konuda esneklik gösterdi. Nöbet saatlerimiz dışında parti çalışmalarına katılacağız. Ümidimiz Urfa’da birinci parti olarak çıkmaktır. ”
Adalet mücadelelerini 14 Mayıs’ta Meclis’e taşıyacaklarını ifade eden Şenyaşar, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ‘ın AKP Urfa Milletvekili adayı olarak gösterilmesine ilişkin ise “Aday gösterilmesine biz de şaşırdık. Bütün Urfa halkı bu olayı biliyor. Bekir Bozdağ acaba seçim çalışmaları yaparken, Urfa Barosu’nu ziyaret edecek mi? Annemin adalet çığlığı Urfa’nın bütün sokaklarında yankılanıyor. Bozdağ, halk içine çıkamayacak. Bizlere nöbeti bırakma teklifinde de bulunmuştu” ifadelerini kullandı.
NE OLMUŞTU?
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız, seçim çalışmaları sebebiyle iş yerlerini ziyaret etmiş ve taraflar arasında çıkan kavgada Celal, Adil, Mehmet, Fadıl ve Ferit Şenyaşar kardeşler ağır yaralanarak Suruç Devlet Hastanesi’ne kaldırılmıştı. AKP’li Yıldız’ın yakınları, Şenyaşar ailesine kaldırıldıkları hastanede de saldırmış ve tekrar çıkan kavgada Hacı Esvet Şenyaşar, oğulları Celal Şenyaşar ve Adil Şenyaşar ile milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın kardeşi Mehmet Şah Yıldız hayatını kaybetmiş, 8 kişi yaralanmıştı.
Hastanede yaşanan linç ve ölümler esnasında dönemin Urfa Valisi Abdullah Erin, Suruç Kaymakamı Tarık Açıkgöz ve dönemin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba hastane bahçesinde bulunuyordu. Olay sonrası Fadıl Şenyaşar, tutuklanmıştı. Hastanede yaşanan katliama dair yürütülen soruşturma dosyasında ise gizlilik kararı devam ediyor.
PİRHA- Şenyaşar ailesinden 3 kişinin katledildiği ‘hastane katliamı’ davasının ilk duruşması Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti duruşmayı 15 Mart tarihine erteledi. Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat Bülent Duran, “Bu duruşmada nasıl kameraları, delilleri yok edebiliriz. Nasıl delilleri yok edebilirizin yargılaması yapıldı. Bugün sadece göstermelik bir duruşma yapıldı” dedi.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruması ve yakınları tarafından Suruç Devlet Hastanesi’nde yapılan saldırı ile ilgili 4 yıl 4 ay sonra açılan davanın ilk duruşması Malatya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Dosya kapsamında tutuklu Celal Yıldız, Mekail Şimşek ve “işyeri” davasından tutuklu bulunan Enver Yıldız’ın da aralarında 19 kişi, “Birden fazla kez kişi öldürmek”, “Birden fazla kez kişi öldürmeye teşebbüs etmek”, “Kamu malına zarar vermek”, “Suç delillerini gizlemek ve yok etmek”, “Kamu kurumunda hırsızlık” ve “İşyeri dokunulmazlığı ihlali” suçlarından hakim karşısına çıktı.
Mahkeme heyeti, tutukluların tutukluluk halinin devamına, adli kontrol uygulamalarının devamına, eksik hususların giderilmesine karar veren mahkeme duruşmayı 15 Mart tarihine erteledi.
Malatya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “Hastane katliamı” davasının ilk duruşması sonrası Şenyaşar ailesi ve avukatlar açıklama yaptı.
“GÖSTERMELİK DURUŞMA YAPILDI”
Bu duruşmada nasıl delilleri yok edebilirizin yargılamasının yapıldığını söyleyen Avukat Bülent Duran, “Bugün sadece göstermelik duruşma yapıldı. Sanıkların sadece Emine Şenyaşar’ın yürüttüğü adalet mücadelesine karşı “duruşma yürüttük” yargılaması için getirildi. Burada failler onlarca değil yüzlercedir. Burada bütün failler açığa çıkacak. Bugün ki tanıklar sadece ‘biz hastanedeydik’ dediler. Bunlar insanlık suçunun failleriydiler. Orada bulunan güvenlik görevlileri, kolluk görevlileri, kamu görevlileri de faildir. Tüm katliam sanıkları yargılanmadığı müddetçe insanlık suçu daha çok işlenecek. Bugün bu ülkede bir iktidar partisinin vekilleri burada ki katliamda dahi yargılanmıyorsa kimsenin yaşam hakkı yok, yargılanma hakkı yok” dedi.
Emine Şenyaşar ise,” Hani benim çocuklarım. Hastanede insanların öldürüldüğü nerede görülmüş. Bu yapılanları Allah size bırakmaz” diye konuştu.
PİRHA-Şenyaşar ailesinden 3 kişinin katledildiği ‘hastane katliamı’ davasının ilk duruşması Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Savunmalarında suçlamaları kabul etmeyen sanıklara Emine Şenyaşar, “O zaman kimler benim eşimi ve çocuklarımı öldürdü?” diyerek tepki gösterdi.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının hastanedeki saldırılarına dair 4 yıl 4 ay sonra açılan davanın ilk duruşması Malatya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.
Dosya kapsamında, tutuklu Celal Yıldız, Mekail Şimşek ve “işyeri” davasından tutuklu bulunan Enver Yıldız’ın da aralarında 19 kişi, “Birden fazla kez kişi öldürmek”, “Birden fazla kez kişi öldürmeye teşebbüs etmek”, “Kamu malına zarar vermek”, “Suç delillerini gizlemek ve yok etmek”, “Kamu kurumunda hırsızlık” ve “İşyeri dokunulmazlığı ihlali” suçlarından yargılanıyor.
Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmaya, tutuklu Mekail Şimşek ve Celal Yıldız Urfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, tutuksuz sanıklar da duruşma salonunda hazır bulundu. AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız ise korumalarıyla adliyeye geldi.
Duruşmayı Halkların Demokratik Partisi (HDP) Urfa Milletvekilleri Ayşe Sürücü, Nusrettin Maçin, Nimettullah Erdoğmuş ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Gülizar Biçer Karaca da takip ediyor.
“AVUKATLARIN DURUŞMAYA GİRMESİ ENGELLENDİ”
Apar topar bir yargılama yapıldığını belirten Şenyaşar ailesinin avukatlarından Sevda Çelik Özbingöl, “Fiziki şartlar uygun değil, avukatların duruşmaya alınması engellendi” derken, Avukat Bülent Duran ise, dosyanın, “işyeri” dava dosyası ile birleştirilmesi talebinde bulunarak, İstinaf Mahkemesi’nin kararının uygulanması gerektiğini vurguladı.
“EŞİMİ VE ÇOCUKLARIMI KİM ÖLDÜRDÜ?”
Dosya kapsamında tutuklu iki sanıktan Mekail Şimşek, tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS ile savunma yaptı. Mahkeme ise, usul hukukuna aykırı olarak Şimşek’in kolluk aşamasındaki ifadesini öncelikle okudu buna karşı Şenyaşar ailesinin avukatları itirazda bulundu.
Ardından diğer tutuklu sanık Celal Yıldız, SEGBİS ile bağlanıp, savunma yaptığı esnada Emine Şenyaşar, sanıkların suçtan kurtulmaya çalıştıklarını ifade ederek, “O zaman kimler benim eşimi ve çocuklarımı öldürdü?” diye sordu.
Savunmaya devam eden Celal Yıldız, Suruç’ta siyaset yaptığını, kolluk amirlerinin çoğunu tanıdığını ve korucu olarak kamu görevi yaptığını belirterek, kendini savundu.
Her iki sanığın ardından tutuksuz yargılanan sanıklar söz aldı. Sanıklardan İbrahim Halil Yıldız’ın danışmanı Mustafa Amaç, ifade verirken Emine Şenyaşar bir kez daha tepki gösterdi. Bunun üzerine hakim Emine Şenyaşar’ı uyardı. Ardından söz alan diğer tutuksuz sanıklar da suçlamaları kabul etmeyerek, haklarındaki tanık ve müşteki beyanlarını yalanladı. Tutuksuz yargılanan diğer sanıklar da, savunmalarında suçlamaları reddetti.
Mahkeme heyeti, sanıkların savunmalarının ardından duruşmaya ara verdi.
PİRHA- Şenyaşar ailesinden 3 kişinin katledildiği ‘hastane katliamı’ davası Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. 4,5 yıl sonra davanın yeni açıldığını söyleyen Ferit Şenyaşar, “Davanın bu kadar geç açılmasının sebebi katliamın içinde iktidar partisinin bir milletvekilinin olmasıdır. Bugün 4,5 yıl sonra hastane katliamının ilk duruşması görülecek. Biz ne olursa olsun adalete olan inancımızı kaybetmeyeceğiz” dedi.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruması ve yakınları tarafından Suruç Devlet Hastanesi’nde yapılan saldırı ile ilgili 4 yıl 4 ay sonra açılan katliam davasının ilk duruşması Malatya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlıyor.
“ADALETE OLAN İNANCIMIZI KAYBETMEYECEĞİZ”
4,5 yıl sonra davanın yeni açıldığını söyleyen Ferit Şenyaşar, “Davanın bu kadar geç açılmasının sebebi katliamın içinde iktidar partisinin bir milletvekilinin olmasıdır. Bugün 4,5 yıl sonra hastane katliamının ilk duruşması görülecek. Biz ne olursa olsun adalete olan inancımızı kaybetmeyeceğiz” dedi.
“BUGÜNKÜ DAVADA ADİL BİR SONUÇ ÇIKMAYACAK”
4,5 yıl sonra açılan ancak failleri aklanan bir iddianameyle yargılamaya başlanacağını belirten Bülent Duran, “Binlerce kişi ve kameralar önünde katliamın gerçekleşmesine rağmen bugün görülecek yargılamada ne tanık var ne de delil var. Adil bir yargılama olmayacak. Bugünkü davada adil bir sonuç çıkmayacaktır” ifadelerini kullandı.
“ADALET TECELLİ EDENE KADAR MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”
Avukat Sevda Çelik Özbingöl ise şunları dile getirdi:
“Bütün sorumluların, hem kolluk, hem mülki ve idari emirlerin, bütün sorumluluğu bulunan azmettiricilerin ve bu olayı işleyenlerin etkin bir kovuşturmayla ortaya çıkarılması önündeki ısrarımız ve talebimiz devam edecektir. Adalet mücadelemiz bugün başlıyor ancak adalet tecelli edene kadar, etkin bir kovuşturma yürütülüp bütün sorumlular cezalandırılana kadar da devam edecek.”
“SANIKLARIN ADALET ÖNÜNDE HESAP VERMESİNİ TALEP EDİYORUZ”
55 ay önce gerçekleşen bir linç ve katliam dosyası için burada olduklarını söyleyen CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca da, “Bu adalet mücadelesinde etkin bir soruşturma ve kovuşturmanın yerine getirilmesi ve ardından da bu linçin, bu katliamın doğrudan ve dolaylı sanıklarının adalet önünde hesap vermesini bekliyoruz ve bunu talep ediyoruz. Şenyaşar ailesinin gözyaşlarının bir nebze de olsa dineceği ve vicdanlarda adaletin tesis edeceği bir yargı sürecinin olması dileğiyle takipçisi olacağız. Emine Şenyaşar’ın gözyaşları adalet yerine geldi diyerek dindiği zamana kadar burada olacağız” diye konuştu.
Açıklamanın ardından kitle duruşmaya girmek için adliyeye girdi.
PİRHA-Adalet Nöbeti’ni 663’üncü gününde sürdüren Şenyaşar ailesi, sanal medya hesabından, “2022 zulüm ile geçti umudumuz 2023 yılına kaldı. Devleti ayakta tutan adalettir. 2023 yılı ‘adalet yılı olsun’ kanayan yaralar kapansın” paylaşımı yaptı.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın, Urfa Adliyesi önünde 9 Mart 2021’de başlattığı Adalet Nöbeti 663’üncü gününde devam ediyor. Hafta sonu adliyenin kapalı olmasından dolayı, aile nöbetini Suruç ilçesindeki evlerinde sürdürüyor.
“2023 YILI ADALET YILI OLSUN”
Adalet Nöbeti’ni 663’üncü gününde sürdüren Şenyaşar ailesi, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “2022 zulüm ile geçti umudumuz 2023 yılına kaldı. Devleti ayakta tutan adalettir. 2023 yılı ‘adalet yılı olsun’ kanayan yaralar kapansın” ifadesinde bulundu.
Adalet Nöbeti’ni sürdüren Şenayaşar ailesi, “Bir ülkede adalet yoksa orada yönetenler tek değil, herkes suçludur” dedi.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın, Urfa Adliyesi önünde 9 Mart 2021’de başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 638’inci gününde sürüyor.
Anne Şenyaşar, rahatsızlığından kaynaklı nöbet eylemine gelemedi. Oğlu Ferit Şenyaşar ise, adliye önünde açtığı “Şenyaşar Ailesine adalet” pankartının önünde nöbet eylemini sürdürdü.
Ailenin sosyal medya hesabından, “Bir ülkenin gelişmişliği ve saygınlığı hukuk, adaletle ölçülür. Bir ülkede adalet yoksa orada yönetenler tek değil, herkes suçludur. 638 gündür hukuk devletinin gereğini yapması için adliye kapısında bekliyoruz” paylaşımında bulundu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Şenyaşar Ailesi’nin adalet talebine dikkati çekerek, “Haksızlığa karşı susmayacaksınız. Şenyaşar ailesi, Şanlıurfa’da. Eşi, çocukları öldürüldü. Bu kadın sadece adalet istiyor. Bildiği tek Türkçe kelime adalet” dedi.
CHP üye katılım toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Suriyelileri kendi memleketlerine göndereceğiz. Yönetimle görüşeceğiz. Defalarca söyledim. Onlar da görüşecekler. İnşallah başarılı olurlar” dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin üye katılım toplantısında konuştu. Konuşmasının genelinde adalet taleplerinden söz eden Kılıçdaroğlu, “Adaletten sapmayacaksınız. Hiç kimsenin inancını siyasete malzeme etmeyeceksiniz. Hiç kimsenin inancını siyasete malzeme etmeyeceksiniz. Birisi kalkıp inanç üzerinden siyaset yapıyorsa, bizim inancımıza en büyük haksızlığı o yapıyor demektir. Peygambere verilmeyen bir yetkiyi kalkar birileri sen inançlısın, sen değilsin der. Allah’la kul arasına kimsenin girmesinin hakkı yok. Biz CHP olarak belediyelere insanlara nerede ibadet yapmak istiyorsa tertemiz olacak. Herkesin kimliğine saygı duyacaksınız. Herkesin yaşam tarzına saygı duyacaksınız. Burada bizim kalbimizin kırık olduğunu söyleyelim. Biz bir dönem başörtüsünü Türkiye’nin bir numaralı sorunu haline getirdik. Sana ne kardeşim başörtüsünden…” ifadelerini kullandı.
“SURİYELİ KARDEŞLERİMİZİ 2 YIL İÇİNDE MEMLEKETLERİNE GÖNDERECEĞİZ”
Sınırlarda insan kaçakçılığı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“81 ilde Suriyeli kardeşlerimiz var, hatta bazı mahallerde daha fazlalar. Kilis gibi bazı illerde Suriyeli nüfusu Türk nüfusundan daha fazla. Ne yapacağız? Suriyeli kardeşlerimizi 2 yıl içinde kendi memleketlerine göndereceğiz. Akılla, mantıkla göndereceğiz. Önce yönetimle görüşeceğiz. Ben bunu defalarca söyledim, neyse adım attılar, onlar da şimdi görüşecekler. İnşallah başarılı olurlar. Önemli olan Türkiye. Bu insanların can ve mal güvenliği kendi ülkelerinde sağlamak lazım. Esad’la yapılacak anlaşmalardan birisi de bu olmak zorundadır. O bölgede Gaziantepli iş adamlarının çok sayıda fabrikaları vardı. Boş duruyorlar şu anda. Suriyeliler orada çalışacak, istiyorlarsa turist olarak gelsinler. Türkiye’nin şanlı şöhretine uygun bir şey yapıyoruz. Bu coğrafyada kavga etmeden huzur ve barış iklimini egemen kılmalıyız. Bunu söyledikten sonra Suriye’den kaçıp gelen bazı siyasi partilerin genel başkanları, STK’lar beni davet etti, nasıl göndereceksiniz diye, anlattım, siz bunları yapın biz gideriz dediler. Afganlar sığınmacı değil onlar kaçak. Onları uluslararası hukuka göre alıp İran’a vereceğiz. Hangi sınırdan gelmişlerse o sınıra iade edeceğiz.”
“BİLDİĞİ TEK TÜRKÇE KELİME, ADALET”
Kılıçdaroğlu, Urfa Adliyesi önünde adalet talep eden Şenyaşar Ailesi’nin mücadelesine de değindi. Adalet duygusunun hem güçlendirmek hem de büyütmek zorunda olduklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Adalet derken, düne kadar kızdığınız insanlar için de adalet istemeyi unutmayın. Adalet sadece sevdikleriniz için değil. Haksızlığa karşı susmayacaksınız. Şenyaşar ailesi, Şanlıurfa’da. Eşi, çocukları öldürüldü. Üstelik hastanede kafasına tüp vurularak öldürüldü. Bir evladı var hapiste. Bu kadın (Emine Şenyaşar) sadece adalet istiyor. Türkçe bilmiyor. Bildiği tek Türkçe kelime adalet. Katilleri bari yakalayın. Bu kadının adalet beklentisine cevap vermezsek bizim insanlığımız nerede kalır” dedi.
Ramazan Bayramı’nı annesiyle birlikte adliye önünde karşılayan Ferit Şenyaşar, “Adalet sağlanana kadar adliye binası önünden ayrılmayacağız” dedi.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018’de AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının saldırısı sonucu eşi ve iki oğlunu yitiren Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın, Urfa Adliyesi önünde 9 Mart’ta 2021’de başlattığı Adalet Nöbeti 420’nci gününde. Anne Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar, Ramazan Bayramının 1’inci gününü de adliye önünde karşıladı.
AİLENİN TALEBİ
Ferit Şenyaşar, Ramazan ayı boyunca adliye önünde olduklarına işaret ederek, “Bugün de bayramın ilk günü yine adliye önündeyiz. Nöbetimize, mücadelemize devam ediyoruz. Anne 4 yıldır bir hukuk mücadelesi veriyor. Davamız yargı aşamasında ama olaydan sonra milletvekilini dinleyen hükümet ve cumhurbaşkanı, ailemizi yargılayıp cezamızı infaz etmiş durumda” diye konuştu.
Yargının “psikolojik baskı” altında olduğunu ifade eden Şenyaşar, şunları söyledi: “Hak, hukuk, adalet mücadelemize devam edeceğiz. Adalet gelene kadar da adliye önünden ayrılmayacağız. Ramazan bayramımızı adliye önünde kutluyoruz. Burada 4 aile mağdur olmuş. Ailenin yetim kalan torunları da adliye önünde. Yetkililerin bir an önce davamızla ilgili hukuki süreci başlatmasını istiyoruz. 4 yıldır üstünlerin talimatıyla tutuklu bulunan kardeşimizin eve dönmesini istiyoruz.”
‘GEREKİRSE BURADA ÖLÜRÜM’
Anne Emine Şenyaşar ise, “Bütün Ramazanı burada geçirdik. Bu bayramda oğlumun yanımızda olacağını umuyordum. Ancak oğlumu bırakmadılar. Herkes de onun suçsuz olduğunu biliyor. Oğlumu bıraksınlar biz de evimize gidelim. Torunlarımı bırakıp adliye önüne geliyorum. Ben herkes için adalet istiyorum. Adalet yerine gelmediği sürece de buradan ayrılmayacağım. Öleceksem de burada ölürüm” şeklinde konuştu.
PİRHA-Urfa Adliyesi önünde 276 gündür adalet nöbeti tutan Şenyaşar ailesini ziyaret eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Vicdanı olan, ahlakı olan herkesin bu davanın arkasında olması lazım. Bir annenin çığlığını nasıl duymayız biz. Bir anne bağırıyor ‘ben adalet istiyorum’ diyor” şeklinde konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Şanlıurfa Adliyesi önünde 276 gündür adalet nöbeti tutan Şenyaşar ailesini ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, “Vicdanı olan, ahlakı olan herkesin bu davanın arkasında olması lazım. Bu dava sıradan bir dava değil. Bu dava Türkçe bilmeyen, bu dava eğitimi olmayan eşini, çocuklarını kaybetmiş olan bir annenin davasıdır. Bu annenin davasına herkesin sahip çıkması lazım. Bir annenin çığlığını nasıl duymayız biz. Bir anne bağırıyor ‘ben adalet istiyorum’ diyor” ifadelerini kullandı.
Emine Şenyaşar, Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının saldırısı sonucu eşi ve iki oğlunu kaybetti. Şenyaşar, saldırıda yaralanan oğlu Ferit ile birlikte adliye önünde başlattığı adalet nöbetini 276’ıncı gününde devam ettiriyor. Bir takım ziyaretler kapsamında Şanlıurfa’da bulunan Kılıçdaroğlu, Şenyaşar ailesinin nöbet tuttuğu alana giderek, Emine Şenyaşar ile Ferit Şenyaşarı dinledi.
Davanın takipçisi olacaklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, “İnşallah adalet gerçekleşecek. Anneye, hepinizin huzurunda söz veriyorum. Bu davanın takipçisi olduk, olmaya devam edeceğiz. Adalet sağlanıncaya kadar. Allah sabır versin, diyoruz; başka acılar vermesin diyoruz. Adaletin ne kadar değerli olduğunu inşallah Ankara’dakiler duymuş olurlar” dedi.
“SAVCILAR BİZDEN KAÇIYOR”
Emine Şenyaşar da Kılıçdaroğlu‘na şunları söyledi:
“Benim çocuklarımı katlettiler. Diğer çocuklarıma da ulaşmaya çalıştım. Onları da ateşli silahlarla sedyeler üzerinde öldürmüşler. Bunu yapan organize bir katliamdır ve AKP milletvekili Yıldız, ‘Hepsini öldürün, hiçbirini sağ bırakmayın diye etrafındaki akrabalara bu şekilde talimat veriyordu. Yaklaşık bir yıldır, her gün adliye önündeyiz. Savcılarla görüşmek istiyoruz. Savcılar bizden kaçıyorlar. Savcılar da olayı biliyor yasal işlemi başlatacak ama diğer taraftan iktidarın sıfatı, başının üzerinde.”
“ANNENİN ADALET ÇIĞLIĞI SADECE EVLATLARI İÇİN DEĞİL”
Şenyaşar ailesinin avukatlarından Bülent Duran da davaya ilişkin bilgi vererek şöyle konuştu:
“Suruç’ta bir katliam yaşandı. Bu katliamın adını iki hafta önce Fakıbaba açıkladı. ‘Cumhurbaşkanı’na ben söyledim. Bu ailenin herhangi yasadışı bir örgütle ilişkisi yoktur. Ben bunu o gün de söyledim’ dedi ama o gün manşetlere ‘bu organize şudur, örgüt katletti.’ Mağdur bir AKP yaratmak için siyaseten 24 Haziran seçimine gitmek için böyle bir tablo yaratıldı ve bunun üzerine gizlilik kararıyla soruşturma yürütüldü. Aslında sadece esnaf olan bu aile korkunç bir katliamla yüz yüze kaldı. Gelinen noktada faili bir değil, onlarca olan.
Meçhul değil, belli olan bu kadar katliamın faillerine bir tane daha yakalama, gözaltı yok sayın genel başkan. Bu aileyi sadece katledenler değil; görevini ihmal edenler polisidir, valisidir, bakanıdır, bütünüyledir. Bugün bu anne sağlığını kaybetti. Görmesi yüzde 80. Adliyenin kapısı orada. Anneyi almıyorlar. Savcılar bizimle görüşmüyorlar. Bu adalet göz göre göre katledenleri yargılayamayacak bir noktaya bile geldiyse, bu annenin adalet çığlığı sadece kendi evlatları için değil, bugün kaybedilen adaletin, hukukun tekrar tesisi edilmesi kanısındadır. Biz diyoruz, ‘Siz siyaseten sorumluluğunu biz hukukçular olarak sorumluluğunu getirmek zorundayız. Aksi halde biz de bu acının ortağı olacağız.”
“BİR ANNENİN ÇIĞLIĞINI NASIL DUYMAYIZ?”
Avukatın açıklamalarının ardından konuşan Kılıçdaroğlu, vicdanı olan herkesin davanın arkasında olması gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Adaleti gerçekleştireceğiz. Faillerin kim olduğunu çıkaracağız ortaya. Siz adalet cephesinden bakacaksınız. Biz siyaset cephesinden bakacağız. Vicdanı olan, ahlakı olan herkesin bu davanın arkasında olması lazım. Bu dava sıradan bir dava değil. Bu dava Türkçe bilmeyen, bu dava eğitimi olmayan eşini, çocuklarını kaybetmiş olan bir annenin davasıdır. Bu annenin davasına herkesin sahip çıkması lazım. Bunun partisi, sağı, solu yoktur. Bu bir adalet mücadelesidir. Bir annenin çığlığını nasıl duymayız biz. Bir anne bağırıyor ‘ben adalet istiyorum’ diyor. Kaç tane savcı değişti.
Biz bunları biliyoruz. Siyasi baskıları da biliyoruz. Ama ne yaparlarsa yapsınlar adaleti gerçekleştireceğiz. Ya bu topraklar adalet kokar ya. Üstelik bir de peygamberler şehrinde. Peygamberler şehri diyoruz. Adaletsizlik şaha kalkmış. Sorun adliyede çözülecek. Hakim, savcı bir araya gelecek çözecekler. Bütün deliller ortada. Bütün bilgiler ortada. Cesaret edip kimse karar bile veremiyor. Niçin? Birisi milletvekili diye. Milletvekili değil, cumhurbaşkanı olsan ne olur ya. Adalet, adalet, adalet. Elbette annenin çocuğu, eşi geri gelmeyecek. Ama en azından acısı soğusun.”
Ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından da paylaşım yapan Kılıçdaroğlu, “Gün gelecek bu devlet Emine Şenyaşar ile de helalleşecek. Önce katillerle hesaplaşacak, sonra da anneden helalliğini alacak” mesajını ekledi.
NE OLMUŞTU?
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın seçim çalışması sırasında, Şenyaşar ailesinin işlettiği dükkana girmesi ve başlayan tartışmanın silahlı kavgaya dönüşmesinin ardından meydana gelen olaylarda milletvekilinin korumalığını yapan kardeşi Mehmet Şah Yıldız ve hastaneye sevk edilen Esvet Şenyaşar ile iki oğlu, Celal ve Adil Şenyaşar hayatını kaybetmiş, sekiz kişi de yaralanmıştı.
PİRHA-CHP Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Şenyaşar Ailesinin adalet arayışını dile getirdi. Milletvekili Biçer Karaca, “41 ayda 10 savcı değişti. Yoksa isteklerine göre bir savcı bulunmadığı için mi sorumlular hakkında dava açılmıyor?” diye sordu.
CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Meclis Genel Kurulu’nda Şenyaşar Ailesinin adalet arayışına dikkat çekti. Konuyla ilgili araştırma önergesi de sunan Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 14 Haziran 2018’de AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın seçim gezisi sırasında Şenyaşar ailesinin dükkanına gelen grubun, uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlediğini ancak yaşananlar sonrasında sorumluların yargılanmadığını ifade etti.
“İSMİ GEÇEN MİLLETVEKİLİ HAKKINDA FEZLEKE DÜZENLENMEMİŞ!”
Milletvekili Biçer Karaca, olaylar sonrasında Şenyaşar ailesinden 3, Yıldız ailesinden 1 kişinin öldüğüne vurgu yaparak “Tapelerde ‘Bizimkiler babayı linç etti’ deniliyor ama buna rağmen halen hiç kimse ifadeye dahi çağrılmadı” dedi.
Öldürülen iki çocuğu ve eşi ile birlikte tutuklu oğlu Fadıl Şenyaşar için adalet nöbeti başlatan anne Emine Şenyaşar’ın 218 günlük mücadelesine dikkat çeken Gülizar Biçer Karaca, 29 CHP’li milletvekilinin imzasıyla birlikte konuya ilişkin sunduğu Meclis araştırma önergesinde şu ifadelere yer verdi:
“Elazığ Cezaevinde 3 yıldan fazla süredir tek kişilik hücrede tutulan Fadıl Şenyaşar ve görgü tanıkları, görüntüler ve daha birçok kanıtla göz göre göre öldürüldükleri ortada olan Celal ve Adil Şenyaşar için adalet oldukça gecikmiştir.
Geç gelen adalet, adalet değildir düşüncesi ile 3 yılı aşkın süredir dosya üzerinde gizlilik kararı olması ve hala soruşturmanın sonuçlanmamış olması akıllarda soru işareti oluşturmuştur. Bu olayda da siyasi bir el olduğu düşünülmesi olağandır. Olaydan sonra 3 yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen; olayda ismi geçen milletvekili hakkında fezleke düzenlenmemiş ve yakınları hakkında da soruşturma nedeniyle herhangi bir yakalama, ifade alma vb. bir sürecin yaşanmamış olması, adaletin-hukukun gerekli kıldığı anlamda bir soruşturma yapılmadığının göstergesidir.
Yine Şenyaşar ailesinin işyerinde başlayan ve hastanede devam eden olayların bağlı suç olarak kabul edilmesi gerekirken, işyeri ve hastanede yaşanan ve suç olan eylemlerin birbirinden ayrılması da olayın üzerinin örtülmeye çalışıldığı kanaatini güçlendirmektedir.
Yukarıda açıklanan sebepler doğrultusunda İbrahim Halil Yıldız ile Şenyaşar ailesi yaşanan olayların aydınlatılması, üstü örtülü kalmış bilgilerin ortaya çıkarılması; ilgili sorumluların belirlenerek yargılanmalarının sağlanması için gerekli çalışmaların yapılması amacı ile Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 104. ve 105. maddelerine göre-Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.”
PİRHA-Adalet mücadelesini sürdüren Şenyaşar ailesi, “Hakikatler unutulmaz, kaybolmaz. Bir gün mutlaka ortaya çıkacaktır” dedi.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının saldırısı sonucu eşi ve iki oğlunu yitiren Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın Urfa Adliyesi önünde 9 Mart’ta başlattığı Adalet Nöbeti, 237’nci gününde devam ediyor. Hafta sonu olması nedeniyle Suruç’taki evinde nöbetini sürdüren Şenyaşar ailesi, sosyal medya platformu Twitter’dan olayla ilgili paylaşım yaptı.
Şenyaşar ailesi, yaptığı paylaşımda, “Birinin gözüne girmek için kendi halinde bir aileyi yok ettiniz. Bu gerçeği herkes biliyor. Hakikatler unutulmaz, kaybolmaz. Bir gün mutlaka ortaya çıkacaktır…” dedi.
PİRHA-Urfa Adliyesi önünde 9 Mart’ta başlattıkları adalet mücadelesini 203 gündür sürdüren Şenyaşar ailesi, “Var olan yasalar uygulansın” dedi.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının saldırısı sonucu eşi ve iki oğlunu kaybeden Emine Şenyaşar ile saldırıdan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın, Urfa Adliyesi önünde 9 Mart’ta başlattığı Adalet Nöbeti 203’üncü gününe girdi.
“Şenyaşar Ailesi Adalet Köşesi” olarak adlandırılan alana gelen anne ve oğlu, pankart ve dövizlere polisler tarafından el konulduğu için nöbetlerini pankart ve dövizsiz sürdürüyor. 200’üncü günde polisler tarafından el konulan pankart ve dövizlerini geri almak için aile, Urfa Emniyet Müdürlüğü’ne başvuruda bulunacak.
Aile sanal medya hesabından “Bir anne işlemeyen adalet sistemi yüzünden 203 gündür adliye kapısında adaleti bekliyor. Çok net ve samimi bir talep karşısında kimse duramaz. Sadece var olan yasaların uygulanmasını istiyor” mesajı paylaştı.
PİRHA- Umut Gündüz’ün ailesinin yürüttüğü ‘Umut için adalet, herkes için adalet turu’ başladı. Tur kapsamında Urfa’da adalet nöbeti tutan Şenyaşar ailesini ziyaret eden Gündüz ailesi, “Tüm ülkedeki adalet mağdurlarının ortak bir mücadele etrafında buluşmasının adalet arayışında olan herkese umut olacağını biliyoruz” dedi.
Ankara’da, 15 Temmuz 2020 tarihinde alkollü bir sürücünün çarpıp kaçması sonucu yaşamını yitiren bisiklet sporcusu 19 yaşındaki Umut Gündüz için adalet arayışı sürüyor. Gündüz Ailesi, 1 Ağustos tarihinde ‘Umut için adalet, herkes için adalet turu’ başlattı.
Ankara’dan yola çıkan Gündüz Ailesi’nin ilk durağı Urfa oldu. Adalet turunun ilk durağında Gündüz Ailesi, 149 gündür adalet nöbetini sürdüren Şenyaşar ailesiyle bugün saat 13.00’te Urfa Adliyesi önünde bir araya geldi.
“ADALET TALEBİMİZ KARŞILANMADIĞI GİBİ KATİL SERBEST BIRAKILDI”
Adliye önünde açıklama yapan baba Menderes Gündüz şunları dile getirdi:
“Umut Gündüz adına başlattığımız adalet mücadelemiz yeni bir aşamaya geçti. Ülkemizin farklı şehirlerinde adalet talebinde bulunan mağdurlarla birlikte adalet mücadelemizi büyüteceğiz. Umut Gündüz’ün ailesi olarak bizlerin adalet kurumundan tek bir talebi vardı. Umut Gündüz’ün ölümüne sebep olan % yüz kusurlu sanık Çağdaş Şenyüz’ün elde edilen deliler sonucunda ‘kasten adam öldürme’ suçundan Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu olarak yargılanmasını ve en yüksek cezayı almasını istedik. Fakat adaletin yerini bulması için 1 yıldır sürdürdüğümüz mücadele sonucunda taleplerimiz kabul edilmediği gibi katil serbest bırakılmıştır.”
“ADALET VE ADİL YARGILANMA BİR GÜN HERKESE LAZIM OLACAK”
Umut Gündüz’ün ailesi olarak ülkenin diğer yerlerinde bulunan adalet mağdurları ile bir araya gelme kararı verdiklerini ifade eden Gündüz, “Tüm ülkedeki adalet mağdurlarının ortak bir mücadele etrafında buluşmasının adalet arayışında olan herkese umut olacağını biliyoruz. Ailelerin adalet mücadelesini güçlendireceğini düşündüğümüz için ‘Umut için adalet, herkes için adalet’ sloganı ile ülkede diğer mağdur aileler ile birleşme, paylaşma, dayanışma için yolculuğumuza 1 Ağustos tarihinde Ankara’dan başladık. Amacımız adaletin yerini bulması için sorunlarımızın ortak olduğunu hatırlatarak, adalet ve adil yargılanma bir gün herkes için gerekli olacaktır diyoruz. Ülkenin her kesiminden insanların da kampanyamıza destek vermesini istiyoruz” diye konuştu.