Etiket: serbest bırakılsın

  • PSAKD: Beyhan Gün ve Şimal Deniz serbest bırakılsın-VİDEO

    PSAKD: Beyhan Gün ve Şimal Deniz serbest bırakılsın-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Genel Merkezi, Aralık ayında gözaltına alınıp tutuklanan Sarıyer Şube Başkanları Beyhan Gün ve şube saymanları Şimal Deniz’in serbest bırakılması talebiyle yaptıkları basın açıklamasında, “Beyhan Gün ve Şimal Deniz canlarımız, hukuka aykırı bir şekilde tutuklandıklarından dolayı bir an önce serbest bırakılarak özgürlüklerine kavuşmaları konusunda buradan çağrıda bulunuyoruz” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, Aralık ayında gözaltına alınıp tutuklanan Sarıyer Şube Başkanları Beyhan Gün ve şube saymanları Şimal Deniz’in serbest bırakılması talebiyle basın açıklaması yaptı.

    Açıklamayı ABF Genel Başkan Yardımcısı ve PSAKD Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya okudu. Açıklamaya ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, HBVAKV Bahçelievler Şubesi Başkanı Ufuk Emre Bektaş, AKD ve PSAKD Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, HBVAKV Ayazağa Cemevi Başkanı Celal Özer ile PSAKD İstanbul ilçe şubelerinin yöneticileri katıldı.

    “BEYHAN VE ŞİMAL’İN MEKTUPLAŞMALARI BİLE ENGELLENİYOR”

    Karakaya açıklamasında şunları dile getirdi:

    Sarıyer Şube Başkanımız Beyhan GÜN 16 Aralık’ ta Şube Saymanımız Şimal DENİZ ise 15 Aralık’ta hukuka aykırı bir şekilde gözaltına alınmışlardır. Her iki canımız 19 Aralık’ta tutuklanarak Marmara (Silivri) Kapalı Cezaevine gönderilmişlerdir. Aradan bir buçuk aylık zaman geçmesine rağmen gerek tutuklamaya yapılan itiraz gerekse de yapılan tutuklama incelenmesi olumsuz sonuçlanmıştır.

    Beyhan GÜN ve Şimal DENİZ Canlarımızın dosyalarındaki gizlilik kararı maalesef devam etmektedir. Avukat arkadaşlarımız bu anlamda dosyaya yansıyan belge ve deliller konusunda maalesef bilgi sahibi olamamaktadırlar. Dosyaya erişim hakları hukuka aykırı bir şekilde engellenmektedir. Soruşturmayı yürüten savcı ise gerek avukatlara gerekse de yakınlarına ısrarla bilgi vermemektedir.  Her iki arkadaşımızın cezaevindeki koşullarına bakıldığında adeta tecrite zorlanmışlardır. Çünkü; Şube Başkanımız Beyhan Gün’ün mide rahatsızlığı olduğu halde uygun ortamda tedavi edilmesi engellenmektedir. Keza, Beyhan GÜN ve Şimal DENİZ Canlarımızın dışarı ile mektuplaşma ile haberleşme hakkı bilerek engellenmiştir.

    “YAPTIKLARI FAALİYETLER SUÇ UNSURU OLARAK GÖSTERİLİYOR”

    Beyhan GÜN ve Şimal DENİZ Canlarımız, örgüt üyesi olduğu iddiası ile hukuka aykırı bir şekilde tutuklanmıştır. Suç unsuru olarak gösterilen delillere bakıldığında tamamen derneğimizin meşru amaçları doğrultusunda yapmış olduğu çalışmalar suç delili olarak gösterilmiştir. Bu çalışmalar ise Aralık ayında Danışma Kurulumuzun yapılması için Sarıyer Belediyesine yer tahsisi için yapılan görüşmeleri ve yer tahsisi için derneğimizin yöneticileriyle yapmış olduğu telefon görüşmeleridir. Yine Kasım ayında Sarıyer Şubemize ait Zeynep Yıldırım Cem Evinde (Yozlaşmaya karşı Tokat festivali ve bu festival kapsamında yapılan konser) suç unsusu olarak gösterilmiştir. Aynı şekilde Alevilik inancına ait kitapların dağıtımı da suç unsuru olarak gösterilmiştir. Şimal Deniz arkadaşımıza ait tek delil ise etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Serkan Ahlat isimli itirafçı bir tanığın soyut beyanından ibarettir.

    “DERHAL SERBEST BIRAKILMALILAR”

    Bu itibarla Beyhan GÜN ve Şimal DENİZ Canlarımız, hukuka aykırı bir şekilde tutuklandıklarından dolayı bir an önce serbest bırakılarak özgürlüklerine kavuşmaları konusunda buradan çağrıda bulunuyoruz. Bizim derneğimiz Anayasa gereği kurulan meşru bir dernek olup Alevilik inancı başta olmak üzere haksızlığa uğrayan, yok sayılan tüm inançların ve kültürlerin demokratik mücadelesi veren bir dernektir. Amacı ve tüzüğü doğrultusunda, Alevilerin Eşit Haklar mücadelesi ile birlikte, Ülkemizin demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olmasını her platformda savunmaya devam edecektir.

    Bu nedenlerle; Beyhan GÜN ve Şimal DENİZ Canlarımız hakkındaki tutuklama kararlarının kaldırılarak, derhal serbest bırakılmalarını istiyoruz.”

    “ALEVİLER OLARAK BU ZORBALIĞI KABUL ETMİYORUZ”

    Ardından ADFE Genel Başkanı Celal Fırat söz alarak, “Biz bu cemevinde polisin zorbalığını çok gördük. Demokrasi rafa kalkmış durumda. AKP kendisi gibi düşünmeyen herkesi terörist ilan ediyor, gözaltına alıyor, tutukluyor. Bu yapılanlar bir camiye yapılsaydı kıyamet kopardı. Bu cemevinde bir çav bella çaldı diye neler yaptılar gördük. Ailesi bile kendileriyle görüşemiyor. Biz Aleviler olarak bu zorbalığı asla kabul etmiyoruz. Bu memlekete bahar gelmeli. Ayrım yapılmadan herkesin eşit yaşamasını, olmasını istiyoruz” dedi.

    “ALEVİLER ASLA BİAT ETMEYECEK”

    Beyhan Gün’ün babası Kemal Gün ise, “Kızım evimiz basılarak işkenceyle gözaltına alındı ve tutuklandı. Neden tutuklandı bilmiyoruz. Dosyayı göremedik. Savcılığa gittik. Cemevinde yaptığı faaliyetleri örgüt faaliyeti gibi gösterdiler. Bize işbirlikçilik teklif ettiler. Biz Aleviyiz, asla inancımızı satmayız” diye konuştu.

    AKD ve PSAKD Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş da, “Bu cemevi sürekli basılıyor ve polis zorbalığına maruz kalıyor. Bu anlayışı kabul etmiyoruz. Alevi örgütlenmelerini terör örgütlenmesi olarak görüyorlar. Cemevleri bizim ibadethanemizdir. Bu baskılar asla bizi teslim alamaz. Aleviler asla biat etmeyecek. Bizler eşitlik istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    GAZETECİ SEZGİN KARTAL İÇİN DE ÇAĞRI YAPILDI

    Açıklamada 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde evinin kapısı kırılarak gözaltına alınan ve 13 Ocak’ta “örgüt üyeliği” şüphesiyle tutuklanan gazeteci Sezgin Kartal da unutulmadı.

    Kartal’ın serbest bırakılması talebini dile getiren Alevi kurum yöneticileri, Kartal’a açılan davanın ilk duruşmasının 4 Nisan’da görüleceğini belirterek katılım çağrısı yaptı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Tutuklu Şair İlhan Sami Çomak’ın dostları, AİHM önünde şiirlerini okuyacak -VİDEO

    Tutuklu Şair İlhan Sami Çomak’ın dostları, AİHM önünde şiirlerini okuyacak -VİDEO

    PİRHA- İlhan Sami Çomak dostlarının ‘Şair tutsak ise şiir de tutsaktır! İlhan Çomak’a özgürlük’ sloganıyla AİHM önünde gerçekleştirecekleri eyleme destek veren HDP Milletvekili Kemal Bülbül, “İlhan Çomak’ın hapishanede tutulması edebiyata, şiire, sanata ve insanlığa karşı suçtur” dedi.

    İlhan Sami Çomak dostları, uzun yıllardır tutuklu olan Şair İlhan Sami Çomak’la dayanışmak ve yaşadığı hukuksuzluğun protesto etmek için şiir okuma eylemi gerçekleştirecek.

    ‘Şair tutsak ise şiir de tutsaktır! İlhan Çomak’a özgürlük’ sloganıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde bir araya gelecek olan Çomak’ın dostları, Çomak’ın şiirlerini okuyacak.

    29 Nisan 2022 Cuma günü saat 14:00’te Fransa’nın Strasbourg ilçesinde gerçekleştirilecek olan eyleme tüm kesimlerden destek çağrıları geldi.

    “ÇOLAK SERBEST BIRAKILMALI VE ŞİİR, SANAT, EDEBİYAT ÖZGÜR OLMALIDIR”

    Halkaların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül’de Çomak’ın şiirlerinden birini okuyarak yapılacak eyleme destek verdi. Bülbül, sosyal medya hesabından paylaştığı videoda okuduğu şiir sonrası şunları dile getirdi:

    “İlhan Çomak arkadaşımız bir edebiyatçı ve şair. 28 yıldır haksız, hukuksuz, adaletsiz bir şekilde hapishanede. İlhan Çomak’ın hapishanede tutulması edebiyata, şiire, sanata ve insanlığa karşı suçtur. İlhan Çomak bir an önce serbest bırakılmalı şiir de, sanat da, edebiyat da özgür olmalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kamilağaoğlu: Aysel Tuğluk için kadın örgütleri, insan hakları örgütleri ses vermeli-VİDEO

    Kamilağaoğlu: Aysel Tuğluk için kadın örgütleri, insan hakları örgütleri ses vermeli-VİDEO

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Genel Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, demans hastası olan tutuklu siyasetçi Aysel Tuğluk nezdinde tüm hasta tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulundu. Kamilağaoğlu, “Tüm kadın örgütleri, tüm insan hakları örgütleri bu konuda Aysel Tuğluk’a ses vermeli. Sivil toplum örgütlerinin, kadın örgütlerinin yanı sıra parlamenter düzeyde de bir şeyler yapılması lazım” dedi.

    Türkiye’de bulunan cezaevlerinde hasta tutuklular tedavi edilmedikleri için yaşamlarını yitiriyorlar. Serbest bırakılıp tedavi edilmesi gereken binlerce tutukludan biri de Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi’nde 2016 yılından beri tutuklu bulunan HDP’nin eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk.

    Türkiye hapishanelerinde İnsan Hakları Derneği’nin verilerine göre 604’ü ağır olmak üzere 1605 hasta mahpus bulunuyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Genel Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, demans hastası olan tutuklu siyasetçi Aysel Tuğluk nezdinde tüm hasta tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulundu.

    “BIRAKMADILAR HATUN ANA YERİNDE RAHAT UYUSUN”

    Vicdanı olan insanın kesinlikle susmaması gerekir, diyerek sözlerine başlayan Kamilağaoğlu, “Aysel Tuğluk ile birlikte şu anda içerde binlerce siyasi tutuklu var. Yıllarca içeride yatmış ve mahkemeye çıkarılmayan tutuklular var. Bu her şeyden önce insan hakları ihlali. Aysel çok büyük sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği şeyler bunlar. Bu devletin, bu faşist güruhun Aysel Tuğluk’un annesinin mezar yerini değiştirmesi çok incitici. Bırakmadılar Hatun Ana yerinde rahat uyusun. Kim onun yerinde olsaydı unutmak isterdi. Çünkü hiçbir evladın annesinin başına gelmemesi gereken bir durum bu. Hiçbir vicdana ahlaka sığmaz. Onun için unutmak istedi” ifadelerini kullandı.

    “HÜKÜMET İSTEDİĞİ KİŞİYİ ÇOK RAHAT BİR ŞEKİLDE DE ÇIKARTABİLİYOR”

    Devletin hem Aysel Tuğluk, Gülten Kışanak, Sebahat Tuncel, Selahattin Demirtaş gibi birçok siyasiyi rehin tuttuğunu anımsatan Kamilağaoğlu; “Hükümet istediği kişiyi çok rahat bir şekilde de çıkartabiliyor. Mesela Sivas Katliamı’nı gerçekleştirenlerden, elinde bidonla oteli yakan Ahmet Turan Kılıç’ı hastalığını gerekçe göstererek çıkardı. Şu anda kritik durumda olan Aysel Tuğluk adli tıp raporları olmasına rağmen bırakılmıyor. Bu Avrupa’da olsa büyük bir skandal olurdu” dedi.

    “PARLAMENTODA YETERİNCE GÜNDEME GETİRİLMİYOR”

    Duyarlı her kesime çağrı yapan Kamilağaoğlu, şunları kaydetti.

    “Aysel Tuğluk’un bir an önce serbest bırakılması gerekiyor. Kendi özel ihtiyaçlarını karşılayacak durumda bile değil. Tüm kadın örgütleri, tüm insan hakları örgütleri bu konuda Aysel Tuğluk’a ses vermeli. Sivil toplum örgütlerinin, kadın örgütlerinin yanı sıra parlamenter düzeyde de bir şeyler yapılması lazım. HDP’nin bu konuyu parlamentoda yeterince gündeme getirdiğini düşünmüyorum. Demokrasiden, eşitlikten, insan haklarından yana olan tüm milletvekillerinin çok yüksek ses çıkarması gerekiyor.”

    Melis CİDDİOĞLU-Eren GÜVEN/ANKARA

  • Çevirmen: Kanser hastası Ali Osman Köse bir an önce serbest bırakılmalıdır-VİDEO

    Çevirmen: Kanser hastası Ali Osman Köse bir an önce serbest bırakılmalıdır-VİDEO

    PİRHA-Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 346’ıncı haftada Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Hapishanesi’nde bulunan kanser hastası Ali Osman Köse’nin tek başına ihtiyaçlarını gideremediğini belirterek serbest bırakılmasını istedi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 346’ncı haftasında hasta tutukluların duruma dikkat çekmek için çevrimiçi basın toplantısı düzenledi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi  adına telekonferansla açıklama yapan İHD MYK Üyesi Nuray Çevirmen, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Kapalı Hapishanesi’nde bulunan hasta mahpus Ali Osman Köse’nin durumuna dikkat çekti. Çevirmen, 67 yaşındaki kanser hastası İsa Gültekin’in tüm girişimlere rağmen serbest bırakılmadığını hatırlatarak, Gültekin’in 22 Nisan’da tedavi gördüğü Tarsus Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybettiğini dile getirdi.

    “HASTA MAHPUSLARIN ÖLÜMLERİ ÖNLENEBİLİR ÖLÜMLERDİR”

    Türkiye Hapishanelerinde yoğunlaşarak artan hak ihlallerinin başında hasta mahpusların yaşamış olduğu sorunlar geldiği söyleyen Çevirmen, “Hasta mahpuslar, tedavilerinin ve tahliyelerinin önündeki engeller nedeniyle adeta ölüme teslim edilmektedir. Unutmayalım ki hasta mahpusların ölümleri önlenebilir ölümlerdir. Ancak buna rağmen hasta mahpuslar ile ilgili olarak insani hiç bir girişimde bulunulmuyor ve çözüm üretilmiyor sonuç olarak da mahpuslar hastalıkları nedeniyle hapishanelerde yaşamlarını kaybediyorlar” dedi.

    “TEK BAŞINA İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMAZ DURUMDA”

    Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Kapalı Hapishanesi’nde kalan Ali Osman Köse’nin 64 yaşında ve 37 yıldır cezaevinde olduğunu, tek başına 5 metre dahi yürüyemediğini belirten Çevirmen, sağlık durumunun kötüleştiğini söyledi. Çevirmen şöyle devam etti:

    “Ali Osman Köse 64 yaşında ve 37 yıldır cezaevinde bulunmaktadır. Tek başına ihtiyaçlarını giderememekte ve tek başına 5 metre dahi yürüyememektedir. Son 8 ay içinde, önce nörolojik sorunlar, ardından dolaşım sistemi hastalıkları meydana gelmiş, sevk edildiği hastanede Covid-19 salgınına yakalanmıştır. Ayrıca hipertansiyon, işitme kaybı, miyop gibi başkaca sağlık sorunları da bulunmaktadır. Tekirdağ Devlet Hastanesi’nde yapılan böbrek muayenesi sonucu böbreğinde 9 santimetre çapında bir kist olduğu tespit edilmiştir. Tetkikler sonucu bu kistin kanserli olduğu belirlenmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından muayene edildiğinde mahpusta bu kanserli kitlenin mevcut olmasına rağmen, “hapishanede kalabilir” raporu veren ATK ihtisas kurulu içinde ürolog ve onkologlar olmasına rağmen 9 santimetrelik kistin tespit edilememesi anlaşılır değildir. Kanserli kitle olmasına rağmen ATK tarafından özensiz bir muayene ile hapishanede kalabilir raporu verilmiştir” denildi.

    “BİR AN ÖNCE AMELİYAT OLMALI”

    Köse’nin Tekirdağ Devlet Hastanesi’nde yaptığı böbrek muayenesi sonucunda böbreğinde kanserli bir kist tespit edildiğini dile getiren Çevirmen, Adli Tıp Kurumu (ATK), tarafından Köse’ye, ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verildiğini söyledi. Çevirmen, “Avukatı tarafından 19 Nisan’da tekrar yapılan başvuruya göre; “Mahpusun acil durumundan kaynaklı olarak ameliyatının yapılması için Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Bölümüne sevk edildiği ancak hastanenin yoğunluk nedeniyle gün veremediği ve bu nedenle ameliyatının yapılmayarak hapishaneye geri gönderildiği” aktarılmıştır. Kurum olarak tekrar, ameliyatının gerçekleşmesi için Sağlık Bakanlığına acil olarak yazıları yazılmış ve bir an evvel ameliyatının yapılması için gerekli girişimde bulunulması talep edilmiştir. Kanserin hızlıca yayılacağı ve her anın bile önemli olduğu düşünüldüğünde, hastanın acil olarak ameliyat edilmesi gerekmektedir” çağrısında bulundu.

    “KALICI ÇÖZÜMLER GETİRİLENE KADAR TALEPLERİMİZİ DİLE GETİRECEĞİZ”

    Çevirmen, son olarak, “Bizler; Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 346. Haftada, Hasta Mahpusların durumlarını getirdik. Tüm bu sorunlar kalıcı bir şekilde çözülünceye kadar taleplerimizi dile getirmeye ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz” dedi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • İzmir Tabip Odası: Dr. Şeyhmus Gökalp serbest bırakılmalıdır- VİDEO

    İzmir Tabip Odası: Dr. Şeyhmus Gökalp serbest bırakılmalıdır- VİDEO

    PİRHA-İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çam, pandemi koşullarında bulaş riskine rağmen gözaltı ve tutuklamaların yaşanmasının kabul edilemez olduğunu ifade ederek, Dr. Şeyhmus Gökalp’in serbest bırakılmasını istedi.

    İzmir Tabip Odası  (İTO), 23 Kasım’da tutuklanan Türk Tabipler Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyesi Dr. Şeyhmus Gökalp’in serbest bırakılmasını talep ederek açıklama yaptı.

    Açıklamaya İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çam, İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Nuri Sağyüksel, TTB üyesi Dr. Yıldıray Orhan ve yönetim kurulu üyesi Hakan Köse katıldı.

    İzmir Tabip Odası’nda düzenlenen toplantıda konuşan İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çam, pandemi koşullarında bulaş riskine rağmen gözaltı ve tutuklamaların yaşanmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

    “SOMUT DELİLLER OLMADAN TUTUKLANMIŞTIR”

    Dr. Şeyhmus Gökalp’ın tutuklamasını gerektirecek hiçbir suçu, suç unsuru içeren somut bir eylemi olmamasına rağmen tutuklanmasının kabul edilemeyeceğini belirten Çam, “ Gözaltı gerekçesi hayatlarında hiç tanışmadıkları, hiç karşılaşmadıkları bir itirafçının ifadelerine dayandırılmıştır.  Bu kişi 26 Mart 2019’da   Dr. Şeyhmus Gökalp hakkında  asılsız suçlamalar içeren ifadede bulunmuştur. O tarihten sonra geçen  iki buçuk yıl boyunca Dr. Şeyhmus Gökalp ifadeye dahi çağırılmamıştır. Daha önce de benzerlerini sıkça gördüğümüz ve tutuklamasını gerektirecek hiçbir suçu, suç unsuru içeren somut bir eylemi olmamasına, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından bu tür beyanların kanıt değeri taşımadığına ilişkin kararları bulunmasına karşın, hukuk dışı bir şekilde soyut iftiralar kanıt sayılarak serbest bırakılması talebi reddedilmiştir. Bu tarihten beri  özgürlüğünden mahrum bırakılan Dr. Şeyhmus Gökalp, otuzaltı gündür  Diyarbakır D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “ÇAĞRILAR GÖRMEZDEN GELİNEREK TUTUKLUĞA DEVAM EDİLİYOR”

    Dünya Tabipler Birliği (WMA) ve Avrupa Hekimler Daimi Komitesi’nin (CPME), ülkedeki yöneticilere hitaben kaygılarını içeren ve Dr. Şeyhmus Gökalp’ın serbest bırakılmasını talep eden mektuplar  gönderdiğinin altını çizen Çam, bu çağrıların görmezlikten gelinerek hukuksuz tutukluluğa devam edildiğini belirtti.

    Çam, şöyle devam etti:

    “Covid-19 pandemisiyle  ilgili çok sıcak bir gündem varken, yeniden ve farklı bir gündem oluşturulmaya çalışılması ilgi çekicidir. Bu sürecin ülkemizdeki sağlık sistemi ve özellikle pandemi dönemindeki kamu yönetiminin yetersizliğini , yanlışlarını , eksiklerini ve başarısızlığını görünür hale getirmiş olan , hakikati ve şeffaflığı savunarak , yurttaşlarımızın gerçekleri görmesine gayret gösteren TTB ‘nin yıpratılmasına yönelik, önceden planlanmış bir süreç olduğu kanaatini taşımaktayız. Tüm bu saldırılara karşın  geçmişte olduğu gibi bugün de geri adım atmadan, halkın sağlık hakkını savunmaya ve gerçekleri dile getirmeye devam edeceğiz.”

    “GÖKALP SERBEST BIRAKILMALIDIR”

    Son dönemde tutuklu yargılamaların cezai bir yaptırıma dönüştüğünü ve süreklilik arz ettiğini sözlerine ekleyen Çam, adil yargılama talebinin dikkate alınmasını gerektiğine vurguda bulundu.

    Çam, Gökalp’in serbest bırakılması çağrısında bulunarak, “Ülkemizde hüküm süren antidemokratik, haksız, hukuksuz uygulamaların bir örneği, meslek örgütümüzün en saygın kurullarından birinin değerli bir üyesi üzerinden uygulamaya geçirilmektedir TTB Yüksek Onur Kurulu Üyesi Dr. Şeyhmuz Gökalp’in asılsız suçlamalara maruz bırakıldığına ve masum olduğuna inanmaktayız. Evrensel hukuk normlarına göre adil ve tutuksuz olarak yargılanması ön şarttır . Adil bir yargılama süreci gerçekleşmesi halinde suçsuz olduğu görülecektir. Adil yargılanma taleplerimiz dikkate alınmalı, Dr. Şeyhmus Gökalp serbest bırakılmalıdır” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR