Etiket: sergi

  • ‘Dijital Görüş’ Sergisi: Mahpusların hayalleriyle yapay zekanın ilk buluşması!-VİDEO

    ‘Dijital Görüş’ Sergisi: Mahpusların hayalleriyle yapay zekanın ilk buluşması!-VİDEO

    PİRHA-Mersin’de açılan “Dijital Görüş – Tutsak Hayallerin Yapay Zeka ile Tanışması” sergisi, düşünceleri nedeniyle cezaevinde tutuklu bulunan 40 siyasi mahpusun mektupları ve hayalleri yapay zeka ile görselleştirildi. Yazar Adil Okay, mahpusların tecriti sözleriyle, sesleriyle, resimleriyle, karikatürleriyle, kırdığını belirtirken, Dr. Ezgi Bakçay da ‘Dijital Görüş’ sergisinin çağın getirdiği üretme biçimlerinin dönüşümünün bir yansıması olduğuna dikkat çekerek, Mersin’de izleme şansı bulamayanlar için online olarak izleyip okuyabilecekleri bir platformda sunacaklarını söyledi.

    Kültürhane’de sanatseverler tarafından izlenen “Dijital Görüş-Tutsak Hayallerin Yapay Zeka ile Tanışması” adlı sergi, Yazar Adil Okay’ın koordinesinde, Ezgi Bakçay’ın küratörlüğünde hazırlandı. 40 mahpusun anlatımlarını Deniz Şiar Bozkurt ve Burkay Gündüz yapay zekayla buluştururken, serginin grafik tasarımlarını Tülin Şahin Okay yaptı.

    14 Temmuza kadar açık kalacak sergiye ilişkin Yazar Adil Okay ve serginin küratörlüğünü yapan Dr. Ezgi Bakçay, ajansımıza konuştu.

    “SERGİDE YAPAY ZEKA VAR”

    “Özgürlük aslında nerededir” sorusuyla yola çıkan ekipte yer alan Yazar Adil Okay, mahpusların seslerini, sözlerini, mısralarını, karikatürlerini ve bir çok eserini on yıldır kamuoyuna sunmaya çalıştıklarını belirterek, şunları dile getirdi:

    “Her yıl yeni bir temada yeni bir sergi açıyoruz. Tutsakların eserleriyle, yeni bir temayla. Tutsaklara bir tema veriyoruz. O tema üzerinde bize eser yolluyorlar. Metin, şiir, öykü, deneme, karikatür, resim biz bunları sergiliyoruz. Sergilerimizin birçoğunu red fotoğraf grubuyla birlikte hazırlıyoruz. Aynı temada tutsaklar eser üretiyor. Dışarıda fotoğrafçılar fotoğraf üretiyor.

    Bu serginin bir özgünlüğü, bir farkı var. Bu sergide fotoğrafçılar yok, bu sergide yapay zeka var. Bu sergi Doktor Ezgi Bakçay’ın düşünsel rehberliğinde hazırlandı. Ezgi Bakçay’ın Görülmüştür Kollektifi’ne böyle bir önerisi oldu. Biz de heyecan duyduk. Bu öneri üzerine ve politik tutsaklara serginin içeriğini anlatan mektuplar yolladık. 3 ay içerisinde 40 cevap geldi.”

    “DENENMEMİŞ BİR ÇALIŞMA”

    Gelen mektupların yapay zeka aracılığıyla resme dönüştürüldüğünü vurgulayan Okay, daha önce denememiş çalışma olduğunu ve uzun süren yoğun bir çalışma sonucunda ortaya çıktığını ifade etti.

    “GERİ DÖNÜŞLER ALIYORUZ”

    Serginin açılışının ardından geri dönüşler almaya başladıklarını dile getiren Okay, “Yapay zekanın tutsaklar için resmettiği resimleri onlara postaladık. Bunlardan birine cevap geldi. Yakın zaman önce basına yansıdı. Biliyorsunuz Resul Baltacı 33 yıl hapishanede infazı yakılmıştı. Resul Baltacı oğluyla yaptığı telefon görüşmesinde hem sergi davetiyesini hem de yapay zekanın yaptığı resmi aldığını ve çok heyecanlandığını aktarmış. Geri dönüşler alıyoruz. Bundan sonra da almaya devam edeceğiz. Çünkü mektuplar yolda şu anda” dedi.

    “TECRİT KOŞULLARINDA DIŞARIYA MORAL VERİYORLAR”

    Yazar Adil Okay, “Hapisteki insanlar tecrite, o ağır karanlığa rağmen eserleriyle tecriti kırıyorlar, yıkıyorlar. Sözleriyle, sesleriyle, resimleriyle, karikatürleriyle, demir parmaklar arasından sızıyor cümleleri. Anahtar deliğinden sızıyor resimleri ve bize ulaşıyor. Tecriti böyle aşıyorlar. O ağır tecrit koşullarında dışarıya, bize moral veriyorlar. Tutsaklar tecritte rağmen ayakta kaldıklarını bize bu eserlerle gösteriyor” diye belirtti.

    “YILLARDIR SÜREN DİYALOĞUN ÜRÜNÜ”

    Dr. Ezgi Bakçay, yaptıkları çalışmanın kolektif bir fikir üzerinden şekillendiğinin altını çizerek, “Dolayısıyla yıllardır süren diyaloğun bu sene başka bir boyuta taşınması ile ilgili ortak bir düşüncemiz vardı. Pek çok yöntemi denedik, pek çok strateji geliştirdik. İçerideki dostlarımızın kendini ifade biçimlerini çeşitlendirmek için bizim hayatımızda da çok fazla yapay zekanın olduğu, yapay zekâ ile ilgili çok tartıştığımız hem sanat hem siyaset alanında çok önemli bir konu haline geldiği yerde biz bu tartışmayı neden sohbetlerinden mahrum kaldığımız arkadaşlarımızla birlikte yapmayalım diye düşündük” ifadelerine yer verdi.

    “ŞİİRSEL, SANATSAL, EDEBİ BİR EYLEM”

    ‘Dijital Görüş’ sergisinin çağın getirdiği üretme biçimlerinin dönüşümünün bir yansıması olduğuna dikkat çeken Dr. Ezgi Bakçay, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Görülmez olanı görünür kılmak, görmeye hakkı olanla, görülmeye mahkum bırakılmış olanın yerini değiştirmek, duyulur kılmak, duyulduğu yerde de anlaşılır ve adalet talep edebilir hale getirmek bir özneyi bizzat sanatsal eylemdir. Ben Görülmüştür Kolektif’inin pratiğinin kendisinin şiirsel, sanatsal, edebi bir eylem olarak görüyorum. Bizim eklediğimiz yapay zeka deneyimi sadece onların üretimlerini çeşitlendirmeye yaramıştır. Yoksa mahkumların hayallerinden, mahkumların anılarından yola çıkarak ürettiğimiz bu görsellerin birer sanat eseri olduğundan asla söz edilemez.

    Yapay zekayla belki de başka bir dünyaya hayal etmenin imkanlarını çoğaltabiliriz. Önemli olan tekniğin kim tarafından nasıl kullanıldığı, nasıl finanse edildiği, nasıl paylaşıldığıdır. Bunu aşan görülmüştür kolektif. Bu konuya emek verilmemiş olsaydı bu kanallar açılmamış olsaydı böyle bir sergi de olmazdı.”

    9 Temmuz’a kadar serginin görülebileceğini belirten Dr. Ezgi Bakçay, “Sergi bir ay sürüyor. Sergiyi burada deneyimleme Mersin’de izleme şansı bulamayanlar için de online olarak izleyip okuyabilecekleri bir platformda sunacağız” diye belirtti.

    “MAHPUSLAR SAYESİNDE YAPAY ZEKAYI EĞİTİYORUZ”

    Sergiye ev sahipliği yapan Kültürhane’nin kurucularından akademisyen Ulaş Bayraktar ise, serginin sadece mahpuslara verilmiş bir görüş imkanı olmadığına dikkat çekerek, “Aynı zamanda insanlık için bu yapay zekanın bizi götüreceği yer içinde bir direniş gibi geliyor. Mahkumlar yapay zeka sayesinde hayallerine kavuşmuyor, yapay zeka mahkumlar sayesinde dünyanın aslında o acımasız, adaletsiz, hukuksuz yönü ile de temas ediyorlar, tanışıyorlar. Dolayısıyla aslında biz burada bu dostlar sayesinde yapay zekayı eğitimiyormuşuz gibi geliyor. O yüzden de çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

    SERGİYE KATKI SUNAN MAHPUSLARIN İSİMLERİ ŞÖYLE:

    ADNAN ÖZTEL — 1 NO’LU F TİPİ HAPİSHANE, TEKİRDAĞ
    ALİ BABA ARI — 1 NO’LU F TİPİ HAPİSHANE, TEKİRDAĞ
    AYHAN BOZKAYA — 2 NO’LU F TİPİ HAPİSHANE, KIRIKLAR/BUCA/İZMİR
    AYHAN KAVAK — YÜKSEK GÜVENLİKLİ HAPİSHANE, EREĞLİ/KONYA
    CEMAL BOZKURT — 2 NO’LU F TİPİ HAPİSHANE, KANDIRA/KOCAELİ
    ELİF CAN YAŞ — TAHLİYE OLDU
    DİCLENUR ÖZDEMİR — KADIN KAPALI CEZAEVİ, GEBZE/KOCAELİ
    ENGİN BULUT — F TİPİ HAPİSHANE, KÜRKÇÜLER/ADANA
    ENVER YANIK — R TİPİ HAPİSHANE, MENEMEN/İZMİR
    ERDAL OĞUZ — 1 NO’LU F TİPİ HAPİSHANE, TEKİRDAĞ ???
    EROL ZAVAR — F TİPİ HAPİSHANE, BOLU
    FİKRET KARAKOÇ — T TİPİ KAPALI HAPİSHANE, ÇİLİMLİ/DÜZCE
    HARUN KAYA — YÜKSEK GÜVENLİKLİ HAPİSHANE, BURDUR
    HASAN KILIÇ — YÜKSEK GÜVENLİKLİ KAPALI HAPİSHANE, EREĞLİ/KONYA
    HASAN ŞAHİNGÖZ — 1 NO’LU F TİPİ HAPİSHANE, TEKİRDAĞ
    HAYDAR DEMİR — T TİPİ HAPİSHANE, BAFRA/SAMSUN
    İSKENDER KARAMAN — 1 NO’LU F TİPİ HAPİSHANE, TEKİRDAĞ
    LEYLA ATABAY — 2 NO’LU F TİPİ HAPİSHANE, SİNCAN/ANKARA
    MAHMUT SONER — 2 NO’LU YÜKSEK GÜVENLİKLİ HAPİSHANE, ELAZIĞ
    MAHSUN ÇAY — YÜKSEK GÜVENLİKLİ HAPİSHANE, KIRŞEHİR
    MERAL REMZİYE TURMUŞ — KADIN KAPALI HAPİSHANESİ, BAKIRKÖY/İSTANBUL
    METİN KARADOĞAN — S TİPİ HAPİSHANE, KIRŞEHİR
    METİN TURAN — T TİPİ HAPİSHANE, BAFRA/SAMSUN
    MİRAN ŞEVGER — YÜKSEK GÜVENLİKLİ HAPİSHANE, KIRIKLAR/BUCA/İZMİR
    MUHAMMET KOÇYİĞİT — T TİPİ KAPALI HAPİSHANE, ÇİLİMLİ/DÜZCE
    MUHSİN KÖYLÜOĞLU — S TİPİ HAPİSHANE, BODRUM/MUĞLA
    MUSTAFA KARATAŞ — M TİPİ HAPİSHANE, ALAŞEHİR/MANİSA
    NECİP BAYSAL — 2 NO’LU F TİPİ HAPİSHANE, KANDIRA/KOCAELİ
    NURETTİN ERENLER — 2 NO’LU F TİPİ HAPİSHANE, KANDIRA/KOCAELİ
    NURİ AKBULUT — 1 NO’LU F TİPİ HAPİSHANE, TEKİRDAĞ
    ORHAN ÇAÇAN — YÜKSEK GÜVENLİKLİ HAPİSHANE, KIRŞEHİR
    ÖMER RAMAN ÖZDURAK — F TİPİ HAPİSHANE, BOLU
    RESUL BALTACI — T TİPİ KAPALI HAPİSHANE, ÇİLİMLİ/DÜZCE
    RESUL KOCATÜRK — YÜKSEK GÜVENLİKLİ HAPİSHANE, KIRIKLAR/BUCA/İZMİR
    RONAYİ TARAN — KADIN KAPALI HAPİSHANESİ, ERZİNCAN
    SAMİ ÖZBİL — 1 NO’LU F TİPİ HAPİSHANE, İZMİT/KOCAELİ
    SARA EROL — KADIN KAPALI HAPİSHANESİ, ERZİNCAN
    ŞERİVAN AL MAHMUD — KADIN KAPALI HAPİSHANESİ, ERZİNCAN
    ZEYNEP AVCI — KADIN KAPALI HAPİSHANESİ, ERZİNCAN
    ZEYNEP GÜNEÇ — KADIN KAPALI HAPİSHANESİ, ERZİNCAN

    Diren KESER/MERSİN

     

  • ‘Emek mücadeleyle, dayanışmayla, sanatla ve hep birlikte var olmayla güzel’-VİDEO

    ‘Emek mücadeleyle, dayanışmayla, sanatla ve hep birlikte var olmayla güzel’-VİDEO

    PİRHA-Mersin’de sanatseverlerle buluşan “Emek ve İnsan” sergisine dair konuşan Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, emeğin mücadeleyle, dayanışmayla, sanatla ve hep birlikte var olmayla güzel olduğunu belirtirken, Ressam Veli Mert, Türkiye’deki tüm sanatçıları, tüm sendika üyelerini eserleriyle sergiye katılmaya çağırdı.

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Eğitim -Sen Mersin Şubesi 3. Ulusal Resim Sergisi’ni “Emek ve İnsan” başlığıyla sanatseverlerle buluşturdu.

    Yenişehir Belediyesi Ahmet Yeşil Sanat Galerisi’nde 30 Eylül’e kadar açık kalacak sergiye dair Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül ve Barış Akademisyeni Ressam Veli Mert, ajansımıza konuştu.

    “ULUSAL BOYUTUNU ÖN PLANA ÇIKARDIK”

    “Emek ve İnsan” şiarıyla düzenledikleri serginin emeğin en yüce değer olduğunu göstermek için oluşturduklarını belirten Sümbül, “Üçüncüsünü düzenliyoruz. Birincisini sendikamızın terasında düzenlemiştik. İkincisini Denizcilik Müzesi’nde düzenlemiştik. Üçüncüsünü de böyle bir ortamda düzenleyerek ulusal boyutunu daha ön plana çıkarmaya çalıştık” dedi.

    “EMEK MÜCADELEYLE, DAYANIŞMAYLA, SANATLA VE HEP BİRLİKTE VAR OLMAYLA GÜZEL”

    Eğitim-Sen’in emek mücadelesi verirken, dayanışma örgütü olarak gücünü ortaya koyarken, baskılara, sürgünlere ve ihraçlara rağmen dimdik ayakta durduğunu vurgulayan Sümbül, “Emekle insanı buluşturan bu örgütün aynı zamanda üyelerimizin, meslektaşlarımızın, sanatçılarımızın eserlerini emekle ve sendikayla buluşturma, aynı zamanda da Mersin’le ve Türkiye’yle tüm sosyal medya üzerinden de tüm dünyayla buluşturma gibi bir çabamız vardı. Bu çabayı hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Gerçekten emek mücadeleyle, dayanışmayla, sanatla ve hep birlikte var olmayla güzel” diye belirtti.

    “SANATIN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNÜ ORTAYA KOYDUK”

    Ressam Veli Mert, sergiyi açmalarındaki amacın sanatın birleştirici gücünü sendikanın faaliyetleri içerisine koymak olduğunu ifade ederek, “Bu önemli bir etkinlik. Çünkü Türkiye’deki sanatçıların, Eğitim-Sen’in böyle bir projesinin olduğu vizyonunu ve perspektifini Türkiye’nin kültür sanat politikaları içinde bir yeri olduğuna dair bir alan açmaktı. Bunu başardığımızı düşünüyorum” şekline konuştu.

    “VAN’DAN İSTANBUL’A, KARS’TAN MUĞLA’YA ULAŞTIK”

    Sergide belli bir temayı koymadıklarının altını çizen Mert, “İnsan ve emek üst başlıklı kaldı. Ve dolayısıyla da sanatın kendi emeğini gösterimi için bir alan açmış olduk. Sergiyi farklı kentlerde de sanatseverlerle buluşturmak istiyoruz. Daha kesinleştirmemekle beraber Diyarbakır’da Çand Amed’te düşünüyoruz. Ankara’da Çankaya Kültür Merkezi’nde, İstanbul’da da İstanbul Eğitim Sen’in sahip çıkmasıyla bu sergiyi İstanbul’da da paylaşmak istiyoruz. Bu anlamda Edirne’den Hakkari’ye tam olarak olmasa da Van’dan İstanbul’a, Kars’tan Muğla’ya ulaştığımızı söyleyebilirim” ifadelerine yer verdi.

    “SENDİKA ÜYELERİNİ VE SANATÇILARI SERGİMİZE BEKLİYORUZ”

    Ressam Veli Mert, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Eğitim Sen üyesi olan görsel sanatlar ve resimle ilgilenen öğretmenlerin bu kadar büyük ses getiren etkinlik varken, artık boş durmaması gerekiyor. Özellikle sendikaya aidiyetleri açısından artık buna katılmalarının bir motivasyon aracı olduğunu, aidiyetlerini güçlendireceğini, bilmeyenler açısından da sendikamızın onlara bir vizyon koyduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

    Türkiye’deki tüm sanatçıları, tüm sendika üyesi dostlarımızı bu sergiye katılım için teşvik ediyorum. Onları bekliyoruz.”

    Diren KESER/MERSİN

  • Eğitim Sen Mersin Şubesi’nin ‘Emek ve İnsan’ sergisi sanatseverlerle buluştu- VİDEO

    Eğitim Sen Mersin Şubesi’nin ‘Emek ve İnsan’ sergisi sanatseverlerle buluştu- VİDEO

    PİRHA- Eğitim Sen Mersin Şubesi, 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla ‘Emek ve İnsan’ resim sergisi düzenledi. Eğitim Sen Şube Başkanı Mahmut Sümbül, “1 Mayıs’ın sadece mitingle geçiştirilen bir noktada olmasını istemedik, sanatsal faaliyetlerle güçlendirelim istediğimiz için bu sergiyi hazırladık” dedi.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Mersin Şubesi, 1 Mayıs İşçi Bayramı etkinlikleri kapsamında ‘Emek ve İnsan’ resim sergisi düzenledi. Denizcilik müzesinde yapılan sergi açılışına çok sayıda eğitimci, STK temsilcisi ve sanatsever katıldı.

    Eğitim Sen üyelerinin yaptığı resimlerden oluşan sergide 45 eser yer alıyor. Sergiye ilişkin PİRHA‘ya konuşan Eğitim Sen Şube Başkanı Mahmut Sümbül, “Üyelerimizin eserleriyle başlayıp, il dışından ve ülke dışından katılımlarla gelişen bir sergi. Bu sergiyi Eğitim Sen üyelerinin emeğin değişik boyutlarını tuvale yansıttıkları bir sanat faaliyeti olarak büyütmeye çalışıyoruz. 1 Mayıs’ın bir güne değil, haftalara yayılan emek mücadelesinin farklı bir versiyonu olsun diye böyle bir sergi açmayı hedefledik. Sergimiz iki hafta boyunca sanatseverler için açık olacak” dedi.

    Sümbül, 1 Mayıs Perşembe günü yapılacak mitinge de çağrı yaparak, “1 Mayıs günü saat 14.30’da eski Tevfik Sırrı Gür Stadyumu önünde buluşarak Cumhuriyet Alanına yürüyeceğiz. Emeğe, demokrasiye, barışa, kadına, eğitime, sağlığa dair tüm taleplerimizi dile getireceğiz. Tüm Mersinlileri 1 Mayıs’a katılmaya, sesimize ses olmaya çağırıyoruz” sözlerini kullandı.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

     

     

  • DEM Parti Meclis’te kayyımın usulsüzlerini teşhir eden sergi açtı-VİDEO

    DEM Parti Meclis’te kayyımın usulsüzlerini teşhir eden sergi açtı-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Meclis’te kayyımların bıraktığı borç ve yaptıkları usulsüzleri teşhir eden bir sergi açtı. Meclis’te açılan sergide konuşan DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Kayyım meşru değildir, halk tarafından seçilmemişlerdir, halkın iradesi değiller. İlk seçimde de oradan gönderilecekler. Kayyım darbedir, kayyım hukuksuzluktur, kayyım irade gaspıdır” dedi. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli ile birçok milletvekili, kayyım ataması sonrası yapılan usulsüzleri Meclis’te açtıkları sergi ile teşhir etti.

    Teşhir sergisinde görevden alınan kadın eş başkanların fotoğrafları, kayyımın bıraktığı borç ve usulsüzlüklerine yer verildi. Bunun yanı sıra Kürtçe tabelaların kaldırılmasına dair dövizler, halkın kayyım atamasına karşı gösterdiği direnişi de yansıtan dövizler de yer aldı.

    Sergiye katılanlar “Eş başkanlık mor çizginimizdir”, “Kayyıma hayır” ve “Kayyım darbedir” yazılı dövizleri de kondu. Milletvekilleri sık sık, “Jin jiyan azadî” ve “Savaşa, kayyıma mecbur değiliz” sloganları attı.

    “KÜRTLERE UYGULANAN İSTİSNA HUKUKUN DEVAM ETTİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

    Gülistan Kılıç Koçyiğit, kayyım atamasıyla Anayasa’nın askıya alındığını belirterek, “Temel hak ve özgürlüklerin yok sayıldığı bir ülke inşasında bir yöntem olarak denendiğini biliyoruz. Bunun sadece bugün ile ilgili olmadığını da biliyoruz. Bütün tarihsel hafızamız, geçmişten bugüne aslında Kürtlere uygulanan istisna hukukun devam ettiğini görüyoruz” diye konuştu.

    Şark Islahat Planına, Umumi Müfettişliklere, OHAL ve kayyım atamasına işaret eden Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Kürdü yurttaş görmeyen, seçme ve seçilme hakkını yok sayan bir devlet, iktidar anlayışı ile karşı karşıyayız” dedi.

    Yerine kayyım atanan ve sonrasında tutuklanan belediye eş başkanlarına da işaret eden Gülistan Kılıç Koçyiğit, “İstisna hukuku milletvekili, belediye başkanı, seçilmiş de olsa bize hep şunu söylüyorlar; ‘Kürt müsün? Kadın mısın? O zaman senin sınırın şu kadardır. Seçilmiş de olsan seni alırım cezaevine koyarım, haklarından yoksun bırakırım’” ifadelerini kullandı.

    “KAYYIM MEŞRU DEĞİLDİR, İRADE GASPIDIR”

    Gülistan Kılıç Koçyiğit, kayyımın usulsüzlüklerine de dikkat çekti. Koçyiğit, “Kayyım meşru değildir, halk tarafından seçilmemişlerdir, halkın iradesi değiller. İlk seçimde de oradan gönderilecekler. Kayyım darbedir, kayyım hukuksuzluktur, kayyım irade gaspıdır, kayyım yurttaşı yurttaş görmemektir, kayyım seçme ve seçilme hakkına el koymaktır. Kayyım yurttaşlıktan çıkarma girişimidir” diye kaydetti.

    “HALKIN KAYNAKLARINA ÇÖKME UYGULAMASI”

    AKP’nin diğer kentlere de kayyım atamayı düşündüğünü söyleyen Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Artık ‘Egemenlik kayıtsız şartsız halkın’ değildir. Egemenlik kayıtsız şartsız AKP’nin, bir zümrenindir, tek kişinindir. Halkımızın tek bir oyunu en ufak emeğini sonuna kadar savunacağız. Kayyımları her yerde teşhir etmeye devam edeceğiz. Halkın kaynaklarına çökmüş bir uygulamadır” diye belirtti.

    MECLİS BAŞKANINA ÇAĞRI

    Gülistan Kılıç Koçyiğit, 10 siyasi partinin kayyım atamasının önünü kapatmak için verdiği kanun teklifine de dikkat çekerek, AKP-MHP’ye harekete geçme çağrısında bulundu. Gülistan Kılıç Koçyiğit aynı zamanda Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a da çağırıda bulunarak, bu teklif kapsamında girişimlerde bulunmasını istedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Beraberiz Derneği’nden ‘Bizim Eller’ sergisi – VİDEO

    Beraberiz Derneği’nden ‘Bizim Eller’ sergisi – VİDEO

    PİRHA – Beraberiz Derneği yönetimi, 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem felaketine dikkat çekmek ve afet bilincini artırmak amacıyla 3. ‘Bizim Eller’ panel ve fotoğraf sergisini 16 Kasım’da başlatacak. Sergi öncesi açıklama yapan dernek, deprem bölgesindeki tüm binaların acilen denetiminin sağlanması gerektiği çağrısında bulundu.

    Beraberiz Derneği, 6 Şubat 2023’te yaşanan 11 il ve 124 ilçede yıkıma sebep olan depremlere dikkat çekmek ve afet bilincini artırmak amacıyla düzenleyeceği fotoğraf sergisi ve panel etkinliğine ilişkin açıklama yaptı. Bu yıl üçüncüsünün yapılacağı “Bizim Eller” panel ve fotoğraf sergisi 16 Kasım’da Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenecek.

    “DEPREMİ VE AFET BİLİNCİNİ UNUTMAMALIYIZ”

    Türkiye Barolar Birliği Litai Konukevi’nde yapılan açıklamada konuşan Beraberiz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kübra Özyurt, 2023 yılının aralık ayında Ankara’da kurulan Beraberiz Derneği’nin kuruluşundan ve amaçlarından bahsetti. Özyurt, “Yola çıkma amacımız ve hareket noktamız 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketi olmuştur. Esas amacımız ise deprem gerçekliğiyle yüzleşmek, yaşananları unutturmamak ve affet bilincini sağlamaktır. ‘Bizim Eller’ projesini kamuoyuna sunmak istiyoruz. Halen kayıp bedenlerin arandığı, enkazların toplanmadığı, konteyner kentlerin ve çadır kentlerin su bastığı, yaz aylarında hayvan ısırmaları sebebiyle vefat eden insanların olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Ne yazık ki birinci derece deprem bölgesi olan ülkemizde afete yönelik hiçbir tedbirin olmadığı gibi böyle bir afet bize ait değilmiş gibi bir tutum da söz konusu” dedi.

    “SORUMLULAR SEÇİMLERDE ADAY GÖSTERİLDİ”

    Yıkılan binaların yapımında birinci derece sorumlu olan kamu personellerinin aday olduğu yerel seçim sürecine işaret eden Özyurt, “Sorumlu tutulup yargılanması gerekenler aday gösterildi. Japonya’da olduğu gibi dünyanın her yerinde devletler, doğal afetler karşısında önlem almak zorundadır. Ülkemizde de böyle olmak zorundayken önlem alınmadığı gibi birçok kez imar affı çıkarılıp tarım arazileri ranta açılmıştır. Sonuç olarak Maraş merkezli deprem binlerce canımızı alırken şehirler, kültürler yok olmuştur. Bu tablonun mimarı ise deprem değil, sürdürülen rant politikalarıdır” diye belirtti.

    “SORUMLULAR SADECE MÜTEAHİTLER DEĞİLDİR”

    Sorumluların birkaç müteahhitten ibaret olmadığı söyleyen Özyurt, “Tüm sorumlular yargı önüne çıkarılmalı, imar affı ve benzeri yasalara sığınak olunmamalıdır. Toplanan deprem vergilerinin akıbeti şeffaf bir şekilde açıklanmalı. Bu kaynakların nerelere harcandığı kamuoyuna bildirilmelidir. Deprem bölgesinde yer alan tüm binaların acilen denetimi sağlanmalı ve yapılması çok mümkün olan raylı sistem evler inşa edilmelidir. Bu ülkenin vatandaşları olarak canımız pahasına yaşadığımız bu acıların bir daha yaşanmaması için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    SERGİYE ÇAĞRI 

    Özyurt, ‘Bizim Eller’ projesi kapsamında 16 Kasım saat 10:00’da Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen, Çağdaş Sanat Merkezinde düzenleyecekleri fotoğraf sergisi ve ardından yapılacak panele katılım çağrısında bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Madımak Katliamı’nın 31’inci yılında ‘hafıza’ sergisi açıldı

    Madımak Katliamı’nın 31’inci yılında ‘hafıza’ sergisi açıldı

    PİRHA- Madımak Katliamı Hafıza Merkezi, Madımak Katliamı’nın 31’inci yıldönümü dolayısıyla katliamda yaşamını yitirenlerin resimlerinin yer aldığı serginin açılışını yaptı.

    33 canın 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde katledilmesinin 31. Yıldönümüne ilişkin Madımak Katliamı Hafıza Merkezi tarafından resim sergisi düzenlendi. 2 Temmuz’a kadar İstiklal Sanat Galerisi’nde sürecek olan sergide, katliamda yaşamını yitirenlerin resimleri yer aldı. Sergi açılışına birçok kurum ve kuruluşun yanı sıra Beyoğlu Belediyesi Başkanı İnan Güney ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “33 CANIMIZ DİRİ DİRİ YAKILDI”

    Sergide ilk olarak söz ala Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, “Tam 31 yıl oldu, Türkiye’nin merkezinde, 33 tane canımız katledildi. Diri diri yakıldı. Çektiğimiz bu acıların tekrar yaşamaması için yüzleşmek istiyoruz” diye konuştu.

    “ELİMİZDE SAZIMIZDAN BAŞKA BİR ŞEY YOKTU”

    Ardından katliamdan sağ olarak kurtulan Ali Çağan söz aldı. Çağan, “Ankara’dan otobüslerle Sivas’a deyişlerimizi söylemeye, semahlarımızı dönmeye, tiyatrocu gençlerimizin Pir Sultan Abdal tiyatrosunu sergilemeye gittik. Elimizde sazlarınızdan başka hiçbir şeyimiz yoktu. Dünyada benzeri olmayan bir katliam yaşandı” diye belirtti.

    “DEVLET, ALEVİ TOPLUMUNDAN ÖZÜR DİLEMEDİ”

    Proje Genel Koordinatörü Eylem Şen ise , ülkenin demokratikleşmesi için bir yüzleşme yaşanması gerektiğine vurgu yaptı. Şen, “31 yıldır bu katliamın arkasındaki asıl suçlular ortaya çıkarılmadı. Buradaki devletin rolü ortaya çıkartılmadı, bir toplumsal yüzleşme yaşanmadı. Devlet, Alevi toplumundan özür dilemedi. Bundan 31 yıl önce Sivas’ta Alevilere yönelik bir pogrom yaşandı, bunların hesabı hala sorulmadı” ifadelerini kullandı.

    “HANDAN HALA 20 YAŞINDA”

    Katliamda yaşamını yitiren Handan Metin’in ablası Şehriban Metin de, kardeşinin sanata ve müziğe önem verdiğini belirtti. Kardeşi Handan’ın Sivas’a gittiğinde 20 yaşında olduğunu hatırlatan Şen, “Şimdi 30 yıl geçti dendiğinde benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Handan benim için 20 yaşında, asla 93’ten sonraki yılları, yaşları hesaplayamam” dedi.

    “O GÜN BU GÜNDÜR SİVAS İÇİMİZDE YARA”

    Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güven konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “O gün bu gündür Sivas içimizde yara, 31 yıldır her 2 Temmuz gözümüzde yaş, anaların çığlığı demek, yanan çocuklarımız Menekşe, Koray demek, bizim için büyük bir yürek sızısıdır” diye konuştu.

    Yapılan konuşmalar ardından katılanlar yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının yer aldığı sergiyi gezdi. Sergi, belgeselin izlenmesinin ardından sona erdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Atıklar sanatla buluştu: Üç boyutlu kurgusal sergi ziyaretçilerini bekliyor!

    Atıklar sanatla buluştu: Üç boyutlu kurgusal sergi ziyaretçilerini bekliyor!

    PİRHA – Sanatçı Melih Şentürk’ün Diorama Sergisi’nin açılışı Çankaya Belediyesi Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde yapıldı. Diaroma Sergisi, 14 Ocak tarihine kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Atık malzemelerin diorama ile yeniden yorumlandığı sergide, doğanın değerini bilerek enerji kaynaklarının verimli ve sürdürülebilir kullanımına dikkat çekiliyor.

    Sanatçı Melih Şentürk’ün kurgusal bir olayı üç boyutlu canlandıran diorama sanatını kullanarak oluşturduğu Diorama Sergisi, 4 Ocak’ta Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde açıldı. Sergi, Şentürk’ün “Distopik Evrenin Köhne Yapıları”nı yansıttığı birbirinden farklı 17 çalışmadan oluşuyor. Atık malzemelerin diorama ile yeniden yorumlandığı sergide, doğanın değerini bilerek enerji kaynaklarının verimli ve sürdürülebilir kullanımına dikkat çekiliyor.

    ÇÖPTEN SANATA YOLCULUK

    Sanatçı Şentürk, eserlerinde gelecekte oluşmuş distopik bir evren tahayyül ederek, insan neslinin verdiği zararla doğanın dengesini bozmasını ve ardından hayatta kalmak için tüm imkanları kullanarak barınaklar inşa ettiği bir dönemi anlatıyor. Distopik evrende hayatta kalabilen insanların doğaya uyanışı ile yeni bir başlangıcın temsil edildiği sergide, çöpten çıkarılan atık malzemelerin minyatür olarak geri dönüşümü yeni bir hikaye ile ortaya koyuluyor. Diorama Sergisi her yönüyle sanatseverlere merak ve heyecan uyandırıcı bir deneyim sunuyor.

    ÜÇ BOYUTLU KURGUSAL SERGİ

    Diorama Sergisi hakkında bilgi veren Melih Şentürk, “İnsanoğlu olarak çok hızlı hareket etmeye çalışıyoruz. Sosyal medyada bir şey izlerken bile bir aksın gitsin olayı var. Benim eserlerimde ise bir sabır var. Aylarca süren milim milim uğraştığınız bir şey var. Bu insanı inanılmaz motive eden ve besleyen bir şey. Bu eserleri görmelerini isterim, çünkü sergiyi ziyaret edenler bu eserlere baktıklarında  ‘Bunu ben de yapabilirim’ demelerini isterim. Hem bu şekilde zamanın ve doğanın daha az tüketimi üzerinde de bilinç sahibi olacaklar. Bu bilinç diorama sanatı ile olmasa bile anda kalabilecekleri herhangi bir şeyle uğraşmalarının yaşam şekillerine iyi geleceğine eminim.” dedi.

    Çankaya Belediyesi Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde 14 Ocak 2024 tarihine kadar açık olacak sergi, tüm hafta boyunca 09.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

    Sabri Meral

  • Hikmeti Tabiyeci, ‘Çoğunluk’ sergisiyle sosyal medya depresyonuna dikkat çekiyor

    Hikmeti Tabiyeci, ‘Çoğunluk’ sergisiyle sosyal medya depresyonuna dikkat çekiyor

    PİRHA – Sanatçı Hikmeti Tabiyeci’nin sosyal medya depresyonuna dikkat çektiği ‘Çoğunluk’ adlı sergisi ziyaretçilerini bekliyor.

    İllüstratör ve Grafik Sanatçısı Hikmeti Tabiyeci tarafından sosyal medya depresyonuna dikkat çekilen ‘Çoğunluk’ sergisi Fikret Otyam Sanat Merkezi’nde açıldı.

    Sergi iç ve dış mekan olmak üzere iki ayrı konsept barındırıyor. Serginin galeri kısmında illüstrasyonlar ve notlar yer alırken dış mekanda ise sosyal medyanın kişiye hissettirdiği olumsuz duyguların gömüldüğü bir ‘Mezarlık’ bulunuyor.

    “BEN, ÇALIŞMAK VE HİKAYELERİNİZİ BEĞENMEK İÇİN YAŞIYORUM”

    Hikmeti Tabiyeci, sergiye dair “Sergi herkesi ilgilendiriyor. İnsanlık tarihi boyunca hep ayrışmalar olmuş; köylü, şehirli, burjuva, proletarya gibi. Bunlarla ilgili hep bir mücadele yöntemi geliştirilebildi. Ama şimdi öyle ciddi bir ayrışmanın içerisindeyiz ki bir tarafta sosyal medya yüzünden hayatını çok kötü yaşadığını hissedenler var, bir de sanki hayat onlar için varmış gibi davranan küçük bir azınlık var. Benim iddiam şu, birkaç fenomen dışında bu sergiye gelip kendinden bir şeyler bulmayan hiç kimse yok. 2Mezarlık’ kısmında da görüleceği gibi insanlar inkar etseler bile kendilerini ‘kısa’, ‘şişman’ gibi etiketlerle tanımlamaya başladı. Özellikle sosyal medya buna sebep oldu. Bence insanlar bu sergiye geldiği zaman bu yeni çarpıklıkla nasıl mücadele edeceğine dair bir fikir edinebilir. Kimsenin konuşmaya tenezzül etmediği derin bir dert var. Bu sergi bununla ilgileniyor” diye konuştu.

    ‘Ben, Çalışmak ve Hikayelerinizi Beğenmek İçin Yaşıyorum!’ afişiyle duyurulan ‘Çoğunluk’ sergisi, sanatseverler tarafından 17 Aralık’a kadar haftanın her günü 09.00 – 20.00 saatleri arasında ücretsiz bir şekilde ziyaret edebilecek.

    PİRHA/ANKARA

  • Depremin yıkıcılığı sergiyle kolektif bir hafızaya dönüştürüldü- VİDEO

    Depremin yıkıcılığı sergiyle kolektif bir hafızaya dönüştürüldü- VİDEO

    PİRHA- Antakya Sanat Kolektifi’nin düzenlediği “Öyle bir yere geldik ki, hiçbir sokağın adı yok” isimli serginin açılışı Mersin’de yapıldı. Antakya Sanat Derneği Başkanı Edip Yeşil, tek tek kişisel kayıtları bir araya getirerek, kolektif bir hafızaya dönüştürme amacı taşıdıklarını ifade etti.

    6 Şubat depremlerinde yaşanan yıkımı, enkazı, acıyı ve dayanışmayı görüntüleyen 80 adet fotoğrafın bulunduğu serginin açılışı Yenişehir Akademi Salonu’nda yapıldı. Sergide şiir ve metinlere de yer verildi.

    Açılış konuşmasını yapan Antakya Sanat Derneği Başkanı Edip Yeşil, unutmamak ve unutturmamak adına böyle bir çalışma ortaya koyduklarını belirtti.

    “SANAT İYİLEŞTİRİR”

    Edip Yeşil, depremin üzerinden 8 ay geçmesine rağmen acılarının hala ilk günkü gibi taze olduğuna ve sanat yoluyla yaşanan acıları hatırlatmak istediklerini ifade etti.

    Yeşil, “Yaralarımız kabuk bağlamadı. Orada kimse var mı sesleri bir kara basan gibi kulaklarımızda yankılanıyor. Cemal Süreya’nın dizlerini ödünç alarak, sanat iyileştirir diyerek de hüzünlü bir yolculuğa çıktık. Bu sergi bizzat depremzedeler tarafından fonsuz, sponsorsuz bir şekilde hazırlandı. Amacımız tek tek kişisel kayıtları kolektif bir hafızaya dönüştürmek, unutmamak ve unutturmak” dedi.

    DEPREMİN POLİTİK KISMINA VURGU YAPILDI

    Serginin Küratörü Adil Okay ise depremlerin politik kısmına değinerek, “Depremlerin büyük felakete dönüşmesinin sebebi makro ve mikro iktidarlardır. Siyasi iktidardan tutun da belediyelere, yardım kuruluşlarına kadar tüm yönetimlerin ihmalleri sebebiyle daha da büyük bir faciaya dönüştü süreç. Hiçbirini unutmamak lazım. Bu sergiyle makro-mikro iktidarlara dikkat çekmek istedik” sözlerini kullandı.

    Sergi, 15 Ekim Pazar gününe kadar ziyaret edilebilecek.

    PİRHA/ MERSİN

  • Fotoğrafçı Özcan Yaman, ‘Karanlıkta Kahkaha’yı anlattı: Tutuklular duyarlılık istiyor- VİDEO

    Fotoğrafçı Özcan Yaman, ‘Karanlıkta Kahkaha’yı anlattı: Tutuklular duyarlılık istiyor- VİDEO

    PİRHA – Politik mahpuslarla dayanışan Görülmüştür Kolektifi ve Redfotoğraf Grubu’nun hazırladığı “Karanlıkta Kahkaha” isimli sergi, Karşı Sanat Çalışmaları’nda sergilenmeye devam ediyor. Serginin organizasyonunda yer alan Fotoğrafçı Özcan Yaman, serginin amacının politik tutuklularla iletişimin sağlamlaşması ve gelişmesi olduğunu dile getirdi.

    Politik mahpuslarla dayanışan Görülmüştür Kolektifi ve Redfotoğraf Grubu’nun hazırladığı ‘Karanlıkta Kahkaha’ isimli sergi, Karşı Sanat Çalışmaları’nda sergileniyor.

    Karşı Sanat Çalışmaları’nda ziyaretçilerini bekleyen sergide yazarlar, şairler, ressamlar ve mimarların yer aldığı mahpuslar ile farklı coğrafyalarda yaşayan fotoğrafçıların imgeleri bir araya getiriliyor. Aynı zamanda 21 Ekim’e kadar açık kalacak sergi, İstiklal Caddesi No:108, Beyoğlu İstanbul adresinde görülebilecek.

    Serginin organizasyonunda yer alan Fotoğrafçı Özcan Yaman, ‘Karanlıkta Kahkaha’yı PİRHA’ya anlattı.

    “İÇERİDEN BİRÇOK İSİM ÖNERİSİ GELDİ”

    Karşı Sanat Galerisi’nin mahpuslara mektup yolladığını söyleyen Yaman, ‘Karanlıkta Kahkaha’ sergisinin adının nasıl oluştuğunu şöyle anlattı:

    “Karşı Sanat Çalışması ‘Sevgili dostum’ başlığıyla yazmış olduğu bu mektupta “Dışarıda bunca sıkıntı, üretememezlik var iken sizler hala içeride üretmeyi nasıl başarıyorsunuz, bu umudu nasıl çoğaltıyorsunuz?” diye bir soru sordu. Bu soruya cevap ararken bir de sergiye isim önerileri istediğimiz belirtildi. İçeriden birçok isim önerisi geldi. Bir mahpus arkadaş karanlıkta kahkaha ismini söyleyince biz bu sergiye bu ismi verdik.”

    Karanlıkta Kahkaha sergisinin Karşı Sanat’ın açılış sergisi olduğunu, 3 yıldır Eylül ayında hapishanelerle ilgili bir projenin sergisinin açılarak gerçekleştirildiğini de söyleyen Yaman, ülkedeki genel konjonktüre göre bu sergiye ilginin artıp azaldığını, duruma göre değişiklik gösterdiğini de ifadelerine ekledi.

    “KURULUN İZİN VERDİKLERİ ‘GÖRÜLMÜŞTÜR’ DAMGASIYLA DIŞARIYA ÇIKIYOR”

    Serginin bir amacının içeri ile dışarı arasındaki sınırı kaldırarak bir görünürlük sağlamak olduğunu dile getiren Yaman, tutsakların yaptıkları çalışmaların, kaybedildiğine, yok edildiğine, dışarıya ulaşmasının engellendiğine de dikkat çekti. Yaman, şöyle devam etti:

    “Bütün bunlar bu sergi sürecinde de yaşanan şeyler. Bir denetleme kurulu var. Kurulun izin verdikleri ‘görülmüştür’ damgasıyla dışarıya çıkıyor. Beğenmedikleri belki de imha ediliyor. Ama bu çalışmalar inatla içeride sürdürülmeye devam ediyor.”

    “DIŞARIDAKİ İNSANLAR TUTSAKLARIN ÜRETİMLERİNDEN HABERSİZ”

    Dışarıda yaşayan insanların tutukluların üretimlerinden haberlerinin olmadığını belirten Fotoğrafçı Özcan Yaman,Redfotoğraf ile gorulmustur.org olarak biz bu üretimleri geniş toplumsal kesimlerin görmesi için gayret ediyoruz” dedi. Yaman aynı zamanda tutuklularla iletişimin sağlamlaşması ve gelişmesine de vurgu yaparak şunları kaydetti:

    “İçeride en büyük sorunlardan biri de iletişim. Yani mektup. Dolayısıyla gorulmustur.org‘un sitesine girildiğinde güncel bütün politik tutukluların adresleri, iletişim bilgileri var. Oradan hapishaneler konusunda yakında bilgi alınabilir. Herkes kendi gücü yettiği kadar onlarla yazışabilir. Ve onların mektup beklemekten başka hiçbir şeyleri yok. Bizim de amacımız o iletişimin sağlamlaşması ve gelişmesi. Çünkü hepimiz yarın içeride olmaya adayız.”

    “Y TİPİ HAPİSHANELER KAPATILSIN”

    Herkes yarın hapishaneye girebilir diyen Özcan Yaman, şu çağrıyı yaptı:

    “Herkes yarın hapishaneye girebilir. Kimimiz uzun, kimimiz kısa yatabiliriz. Demokrasinin olmadığı, insan haklarına uygun bir ülke olmadığı sürece bu oran gittikçe yükseliyor. İçerideki arkadaşlar Y tipi hapishanelere duyarlılık, dışarıdaki arkadaşların Y tipi hapishaneler hakkında bilgilendirilmesini istiyorlar. O sesi duyurmamızı istiyorlar. Y tipi hapishaneler kapatılsın.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Dersim’de sergi açılışı: İçeride, Dışarıda Şiddet-VİDEO

    Dersim’de sergi açılışı: İçeride, Dışarıda Şiddet-VİDEO

    PİRHA- İHD Dersim Şubesi, Görülmüştür Kolektifi ve Red Fotoğraf Grubu’nun ortaklığıyla, cezaevlerinde üreten yazar, şair ve çizerlerin ürünlerini dışarıyla buluşturmayı hedefleyen “İçeride, Dışarıda Şiddet” adlı bir sergi açıldı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi’nin organizasyonuyla hazırlanan “İçeride / Dışarıda Şiddet” isimli resim, şiir ve fotoğraf sergisi, Görülmüştür Kolektifi ve Red Fotoğraf Grubu’nun ortaklığıyla, Yeraltı Çarşısı Üstü’nde açıldı.  28-29-30 Ağustos tarihlerinde açık olacak sergi, saat 18.00 – 21.00 arası gezilebilir. Sergi kapsamında kapanış günü (30 Ağustos Çarşamba) açık mikrofon, müzik dinletisi gerçekleştirileceği belirtildi.

    “BU SERGİDE ÇIĞLIKLARI DUYACAKSINIZ”

    HDP Dersim Milletvekili Ayten Kordu ile Dersim’deki sivil toplum ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı serginin açılışında konuşan Dersim İHD temsilcisi Hüseyin Yaşar Sezgin, “İçeride / Dışarıda Şiddet” adını verdikleri bu sergi için başvurdukları sanatçılardan kadına, çocuğa, emekçiye, mülteciye, LBGTİ+lar’a, tabiata, hayvana uygulanan şiddetin betimlenmesini istediklerini belirterek, “Özellikle tecrit içinde tecridi yaşayan, zor koşullarda üreten hapishanedeki yazar, şair ve çizerlerden yanıt gelmesi uzun sürdü.  Ama sonuçta başardık. Mahpus yazarların, şairlerin, çizerlerin eserleri sansüre, kötülük mühürlerine inat demir parmaklıkların arasından süzülüp bize ulaştı. Bunların yanı sıra alanlarında önemli projelere imza atan 22 fotoğraf sanatçısından da “şiddet” temalı birer fotoğraf alarak sergimizi tamamladık” dedi.

    Sergide içeride, dışarıda yaşanan şiddetin, acıları yarıştırmadan, açık, kapalı metaforlarla betimlendiğini ifade eden Sezgin, “Bu sergide tabiatın çığlığını duyacaksınız. Katledilen doğanın, kesilen ya da yakılan yüz milyonlarca ağacın, nesli tükenen hayvanların, suları kirlenen ya da kuruyan nehirlerin, göllerin çığlığını hissedeceksiniz. Bu sergide sermayenin ekolojik talanına karşı mücadele eden insanların uğradıkları baskıya rağmen başkaldırışlarını göreceksiniz. Bu sergide kimlik hakkı için mücadele eden, bu uğurda şiddete uğrayan, zindanlara düşen insanların seslerini duyacaksınız” dedi.

    “DEVLET AKLI KÖTÜLÜK ÜRETİYOR”

    Daha sonra söz alan ve hapiste üretmeye, hayatta kalmaya, ruh sağlığını korumaya çalışan insanların sanatla ilgilendiğini söyleyen Görülmüştür Kolektifi’nden yazar Adil Okay ise, “Zor koşullarda, renkli kalemlerin yasaklandığı zindanlarda, hücrelerde üretmeye çalışıyorlar. Tecride rağmen üretmeye çalışıyorlar. Biz Görülmüştür Kolektifi ve Red Fotoğraf Grubu olarak, 12 yıldır tutsakların bu eserlerini dışarıyla buluşturmaya çalışıyoruz. Onların tecride rağmen ürettiklerini, göstermeye çalışıyoruz. Onların feryatlarını duyurmaya çalışıyoruz” dedi.

    Türkiye’nin özellikle son yıllarda karanlık bir dönem yaşadığını ve bu karanlığın içeriye zifiri olarak yansıdığını çünkü içeridekileri görmediğimizi, yeterince duymadığımızı ve dönem dönem bu konuda şikayetlerin geldiğini belirten Okay, konuşmasını söyle sürdürdü.

    “Bilmediğimiz psikolojik işkencelere küçük bir örnek vereyim. Hapishanede 26 yıldır tutuklu olan bir kadın tutsak var, Aynur Repli. 18 yaşında hapishaneye girmiş, el yordamıyla çizmeye başlamış ve usta bir ressam olmuş, hiçbir eğitim görememiş. Aynur Repli’ye çizim kalemi yolladık ama çizim kalemleri yasak diye Şakran Kadın Hapishanesi’nde kendisine verilmedi. Bize geri yollamadılar, emanete kaldırdılar, ‘tahliye olunca alırsın’ diyerek. Neden olarak da kurum güvenliğini tehlikeye sokarmış. Oysa aynı çizim kalemlerini Iğdır Hapishanesi’ne yolladık, orda verildi ve ‘aldık’ diye teşekkür mektubu yolladılar”

    Artık her hapishanenin kendilerine göre uygulamaları olan ayrı bir cumhuriyet olduğunun altını çizen Okay, son olarak, “Devlet aklı kötülük üretiyor. Aynur Repli’nin bir tane kurşun kalemi var ama açamıyor. Bir aramada sakıncalı diye kalemtıraşını almışlar. Hapishane kantininde satılan kalemtıraşı alıyorlar elinden. O da kalemi bitince açabilmek için hapishane idaresine dilekçe veriyor. Yanında gardiyanlarla kalemini açmaya gidiyor, kalemini açıyor, geri dönüyor. Akıllara durgunluk veren bir işkence yöntemi. Tutsaklar böyle bir zulüm içinde üretiyorlar, düşünce üretiyorlar. İşte biz de bugün onların düşünce üretimlerini sizlerle buluşturduğumuz için mutluyuz. Onların seslerine ses olun. Hapishanedeki insanların mektuba ihtiyacı var, gıdaya ihtiyacı var. Bir adres alın, bir mektup da siz yazın” dedi.

    SERGİDE ESERLERİ YER ALAN SANATÇILAR

    İÇERİDEKİLER:
    AHMET BİLGE, AYHAN BOZKAYA, AYNUR EPLİ, BARIŞ İNAN, BERİTAN ANAHTAR. CEMAL BOZKURT, CENAN GENÇ, CENGİZ SİNAN ÇELİK, CİHAN KİRSİZ, EROL ZAVAR, HAYDAR BAYAR, HASAN ŞAHİNGÖZ, HÜSEYİN YILDIRIM, GÜLAZER AKIN, KEMAL AYHAN, FERHAN MORDENİZ, NECİP BAYSAL, MEHMET KARAMAN, MENAF OSMAN, M. ENES TUNÇ, MAHMUT ULUSAN, MEHMET BOĞATEKİN, MELİH GÜRLER, RESUL KOCATÜRK, ÖMER ÖZDURAK, TAYYAR EROĞLU, SAMİ ÖZBİL, SERDAR SÜRÜCÜ, SONA MENGÜTAY, İBRAHİM ŞAHİN, İLHAN SAMİ ÇOMAK, ZEYNEP AVCI, ZUHAL SÜRÜCÜ

    DIŞARIDAKİLER:
    ADİL OKAY, ARİF KILIÇ, ATİLLA ATALA, AYLİN ÖZTÜRK, DERYA NARLI, EDİP YEŞİL, FARUK BİLAL, GÜLSEREN AKDOĞAN, HABİP KOÇAK, HAKAN OTTAŞ, HALİL DOĞAN, KÖKSAL ŞAHİN, MEHMET ÖZER, METİN EKİNCİ, ÖZCAN YAMAN, TAMER ARDA ERŞİN, TAYFUN KESİK, TÜLİN ŞAHİN OKAY, ÜMİT KIVANÇ, YAĞIZ ESEN, YÜKSEL UYGUN

    PİRHA/DERSİM

  • Mersin’den İnsan Hikayeleri sergilendi- VİDEO

    Mersin’den İnsan Hikayeleri sergilendi- VİDEO

    PİRHA- Mersin Fotoğraf Derneği’nin hazırlamış olduğu Mersin’den İnsan Hikayeleri adlı belgesel fotoğraf projesi sergi açılışı ve multimedya gösterimi yapıldı.

    Mersin Fotoğraf Derneği Belgesel Fotoğraf Atölyesi’nin 2019 yılından bu yana başladığı belgesel fotoğraf projesinin final çıktıları sergilendi.

    Kent belleği, kent kültürü, kentleşme, kamusal alanlar, Mersin’e dair kentsel ve kırsal insan hikayeleri konularına odaklanan projede 6 öykü fotoğraflarla anlatılıyor.

    İNSANA DAİR HİKAYELER 

    Sergide erkek şiddetinden öldürülen kadınların geride bıraktıkları anılar, yörük yaşamı, insan- mekan çalışması kapsamında Alanya Caddesi ve Kushimoto Sokağındaki yaşam, kentte yaşayan Hristiyanlar, Arslanköylü kadınların tiyatro sahneleme süreci gibi konular yer alıyor.

    Anlatılan 6 hikayenin insana dair izler taşıdığını söyleyen Proje Koordinatörü Murat Çiçek, görünmeyenin arkasındaki meselelerin fotoğraflar aracılığıyla görünür olmasını ve fotoğraflarla anlattıkları hikayelerin bağlamının konuşulmasını istediklerini belirtti.

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ MERSİN

  • Eğitim Sen Antalya Şubesi’nden depremzede öğrencilerin eğitimi için sergi

    Eğitim Sen Antalya Şubesi’nden depremzede öğrencilerin eğitimi için sergi

    PİRHA-21. Plastik Sanatlar Karma Sergisi, Antalya’da bulunan Aydın Kanza Kültür Salonu’nda açıldı.

    Eğitim Sen Antalya Şubesi’nin bu yıl 21’incisini düzenlediği Plastik Sanatlar Karma Sergisi Aydın Kanza Kültür Salonu’nda açıldı. Açılışın sunuculuğunu yapan Ramazan Güler, “Bu yıl etkinliğimizi 6 Şubat’ta yaşadığımız, on binlerce yurttaşımızı kaybettiğimiz, geniş bir coğrafyayı etkileyen deprem felaketinin hep birlikte acısını paylaşmaya, yaralarını sarmaya çalıştığımız bir dönemde gerçekleştiriyoruz. Deprem bizlere nasıl bir ülkede yaşadığımızı ve asıl önemlisi nasıl bir ülkeyi kurmamız gerektiğini hatırlattı” dedi.

    Sergiye, Ayşe Topçu, Barbaros Aksu, Bülent Tüfekçi, Cem Özaydın, Derya Derya Yılmaz, Emel Balım, Fahrettin Kaya, Hekimhan Hekimoğlu, Macide Duran, Mina Golzar, Müjgan Ezer, Müşerref Gönül Açar, Nusret Nesim Ekmen, Serpil Orul, Sevda Kesim, Shabnam Majdabadı, Sinan Kubilay, Soner Kolbüken ve Tekin Fırat eserleriyle katılıyor.

    Eğitim Sen Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Sönmez de sanatın mücadele yöntemlerinden biri olduğuna değindi. Bu yıl sergiye eser veren sanatçıların eserlerini bağışladığını belirten Sönmez, bu eserlerden elde edilecek gelirin depremzede öğrencilerin eğitimi için kullanılacağını söyledi.

    Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal da sergiye katılırken, yaptığı konuşmada sendikanın sanatsal etkinliklerine katkı sunmasının önemini vurguladı. Uysal ayrıca depremzedelerle dayanışmanın devam etmesi gerektiğini kaydetti.

    Sanatçı Mehmet Latif Sağlam ise, “Bu tür etkinlikler birçok arkadaşımızı da üretmek konusunda yüreklendiriyor” dedi.

    Etkinlikte Eğitim Sen üyesi ve müzisyen Hekimhan Hekimoğlu da müzik dinletisi sundu. Sergi, 8 Nisan’a kadar Aydın Kanza Kültür Parkı’nda izleyicisini bekliyor olacak.

    PİRHA/ANTALYA

  • Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, Dersim Katliamı sergisi düzenledi-VİDEO

    Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, Dersim Katliamı sergisi düzenledi-VİDEO

    PİRHA-Dersim Katliamı’nın üzerinden tam 85 yıl geçti. Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, Dersim Belediyesi önünde fotoğraf, belgeler ve dönemin gazeteleriyle 1937-1938 Dersim Katliamı sergisi düzenledi.

    Dersim Katliamı’nın üzerinden tam 85 yıl geçti. 85 yıl önce Dersim’in önde gelenlerinden Seyid Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan mahkeme sonucunda Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi.

    Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, Dersim Belediyesi önünde fotoğraflar, belgeler ve dönemin gazeteleriyle 1937-1938 Dersim Katliamı sergisi düzenledi. Sergiye Dersimli yurttaşlar yoğun ilgi gösterdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, Dersim Katliamı sergisi düzenleyecek-VİDEO

    Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, Dersim Katliamı sergisi düzenleyecek-VİDEO

    PİRHA-Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, 15 Kasım’da Dersim Belediyesi önünde fotoğraf ve belgelerle 1937-1938 yılındaki katliam için sergi düzenleyecek. Dersim Katliamı’nın sıradan bir katliam olmadığını vurgulayan Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, “Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi arşivinde bulunan orijinal belgeleri, fotoğrafları, yazışmaları, o dönemin gazetelerini ve Dersim Katliamı’nda bulunan bir subayın günlüğünü sergileyeceğiz” dedi.

    85 yıl önce Dersim’in önde gelenlerinden Seyid Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi.

    Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi, 15 Kasım’da saat 11.00-16.00 saatleri arasında Dersim Belediyesi önünde fotoğraf ve belgelerle, dönemin gazeteleriyle 1937-1938 Dersim Katliamı sergisi düzenleyecek.

    “DERSİM’DE KATLEDİLENLERİN ÇOCUKLARI VE TORUNLARIYLA YÜZLEŞİLMESİ GEREKİYOR”

    Dersim Katliamı’nın sıradan bir katliam olmadığını vurgulayan Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, “Bir halkın dilini, kültürünü ve inancını bir bütün olarak yok etme planı. Bugüne kadar hep isyan, başkaldırma olduğu söylendi ancak günümüze gelindiğinde elde edilen belgelerle bunun böyle olmadığı ortaya çıktı. O dönemde katledilenlerin sayısı resmi rakamların çok üzerinde. O dönemi yaşayan tanıkların anlatımına bakıldığında çok büyük bir katliam olduğu ortaya çıkıyor. Katledilen binlerce insanın ve idam edilenlerin mezar yerleri açıklanmalı, evlatlık verilen çocukların akıbetinin ne olduğu ve göç ettirilen binlerce aileye ne olduğu hakkında bilgi verilmeli. Dersim’de katledilenlerin çocukları ve torunlarıyla yüzleşilmesi gerekiyor” dedi.

    Özcan, yarın yapılacak sergiye ilişkin de şunları söyledi:

    “Dersim Belediyesi önünde sergi olacak ve Vecihi Timuroğlu Kütüphanesi arşivinde bulunan orijinal belgeleri, fotoğrafları, yazışmaları, o dönemin gazetelerini ve Dersim Katliamı’nda bulunan bir subayın günlüğünü sergileyeceğiz. Katliamın ne kadar büyük olduğunu sonradan çıkan belgelerle yeni yeni görüyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de yaşayan ressam ve zanaatkarlar eserlerini sergiliyor-VİDEO

    Dersim’de yaşayan ressam ve zanaatkarlar eserlerini sergiliyor-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi tarafından 27-28-29 Ağustos’ta yerelde yaşayan ressam ve zanaatkarların eserlerinin yer aldığı sergi Yeraltı Çarşısı’nda devam ediyor. Dersim yöresinin portrelerini çalıştığını söyleyen İnan Soylu, “Dersim’de sanata olan ilgi üst düzeyde ama insanlarda alım gücü olmadığı için ne yazık ki ticari anlamda bir şey oluşmuyor” diye belirtti.

    Dersim Belediyesi, tarafından 27-28-29 Ağustos’ta yerelde yaşayan ressam ve zanaatkarların eserlerinin yer alacağı sergi Yeraltı Çarşısı’nda devam ediyor.

    “İNSANLARIN ALIM GÜCÜNDEN DOLAYI TİCARİ ANLAMDA BİR ŞEY OLUŞMUYOR”

    25 yıldır resim ile uğraştığını söyleyen İnan Soylu, “Dersim yöresinin portrelerini çalışıyorum. Dersim’de sanata olan ilgi üst düzeyde ama insanlarda alım gücü olmadığı için sadece izleyici olarak katılıyorlar ve ne yazık ki ticari anlamda bir şey oluşmuyor” diye belirtti.

    “BİR SONRAKİ KUŞAĞA AKTARIMINI SAĞLAMAK İÇİN KATILDIM”

    Çömlekçiliğin günümüzde teknolojinin gelişmesiyle eski değerini kaybettiğini belirten Emrah Karakuş, “Bizim orada yaklaşık 40 tane testi ustası vardı ancak satış yapamadıkları için mesleklerini bırakıp göç ettiler. 22 yıldır bu işi yapıyorum, bu geleneği halkımızla buluşturarak yeni jenerasyonun aklında kalıcı olarak yer edinmesini sağlamak istedim. Belki heves eden olursa bir sonraki kuşağa da aktarımını sağlamış olurum” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Tabiatın çığlığı sergisiyle talanı ortaya koymaya çalıştık’-VİDEO

    ‘Tabiatın çığlığı sergisiyle talanı ortaya koymaya çalıştık’-VİDEO

    PİRHA- “Tabiatın Çığlığı” Karma fotoğraf sergisine dair konuşan Yazar Adil Okay, “Çevre sorunuyla ilgili yapılan çalışmalar oluyor ama sorunu çıkaranlar sponsor oluyor. Bu çelişkiyi ortaya koymakta fayda var. Nasıl ki sarı sendikalar var şu anda da sarı çevreci örgütler oluştu. Biz çevreciysek kapitalistlere karşı olmak zorundayız” diye konuştu.

    22’incisi düzenlenen Evvel Temmuz Festivali kapsamında Yazar Adil Okay’ın küratörlüğünde “Tabiatın Çığlığı” Karma fotoğraf sergisi açıldı.

    9-14 Temmuz tarihleri arasında gezilecek sergiye dair Yazar Adil Okay PİRHA’ya konuştu.

    Okay, “Tabiatın Çığlığı” Karma fotoğraf sergisine dönük yoğun ilginin olduğunu ifade ederek, “Açtığımız sergiler toplumsal sorunlara dair. Bu sorunlara kamuoyunda duyarlılık oluşturmak için çalışıyoruz. Bilinen ama yok sayılanı görünür kılmaya çabası içinde sergimizi Türkiye’nin birçok yerinde yurttaşlarla buluşturduk” dedi.

    İklim krizinin bir kapitalist talan sistemi olduğunun altını çizen Okay, “Çevre sorunuyla ilgili yapılan çalışmalar oluyor ama sorunu çıkaranlar sponsor oluyor. Bu çelişkiyi ortaya koymakta fayda var. Nasıl ki sarı sendikalar var şu anda da sarı çevreci örgütler oluştu. Biz çevreciysek kapitalistlere karşı olmak zorundayız” diye konuştu.

    Çevre, kimlik ve sınıf temalı sergiler yapmaya devam edeceklerini aktaran Okay, sorunlar üzerine duyarlılık yaratmaya devam edeceklerini söyledi.

    PİRHA/HATAY 

     

  • ‘Cumartesi Anneleri’ sergisi: Fotoğraflar ülkenin özeti

    ‘Cumartesi Anneleri’ sergisi: Fotoğraflar ülkenin özeti

    “Cumartesi Anneleri/ İnsanları” sergisinde konuşan kayıp yakınları, “Bu fotoğraflar ülkenin özeti. Sorumlulardan hesap sorulması için bin yıl geçse de mücadelemiz devam edecek” dedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası etkinlikleri kapsamında şube binalarında, “Cumartesi Anneleri/ İnsanları” sergisine ev sahipliği yaptı. Sergiye kayıp yakınları, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekilleri Züleyha Gülüm ile Musa Piroğlu’nun yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    Sergide, “Gözaltına kaybedilen kadınlar”, “Failleri belli kayıplar nerede?”, “1915 kayıpları”, “Gözaltındaki kaybedilen çocuklar”, “En ku windakirin de windabikin”, “1995-1996 kaybedilmeye karşı mücadele”, “Em lîsta windayan naxwazin lîsta kesen ku winda kirine dixwazin”, “Kayıpların değil kaybedenlerin listesini istiyoruz” kategorilerinden oluşan AFSAD Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğraf Atölyesi’nin 2013-2014 dönemi fotoğraf-belgesel projesi sergilendi. Sergide ayrıca Cumartesi Anneleri’nin yıllardır devlet şiddetine karşı verdiği mücadele ile bir gün çocuklarına ulaşacak olmalarının inancını yansıtan fotoğraflar da izleyicilerle buluştu.

    ‘MÜCADELEYİ BÜYÜTECEĞİZ’

    Sergide ilk olarak söz alan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası’na ilişkin bugün açıklama gerçekleştirmek istediklerini ve gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız’ın polisler tarafından gözaltına alındığını ifade etti. Yoleri, bütün baskılara rağmen her yıl olduğu gibi bu hafta da mücadelelerini büyüteceklerinin vurgusunu yaptı. Serginin mücadelenin hatırlatılması için önemli olduğunun altını çizen Yoleri, “Kayıp yakınlarının, Cumartesi Anneleri’nin mücadelesi gözaltında kaybetmeleri önlemişti ve devlet Cemil Kırbayır’ı inkar etmeye son vermişti. Bu suçun tekrardan işlendiği bugünlerde Cumartesi İnsanları, anneler ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı olarak mücadeleyi büyütmenin önemine dikkat çekiyoruz” ifadelerini kullandı.

    ‘UNUTMAYACAĞIZ’

    Ardından söz alan TİHV İstanbul Temsilcisi Ümit Efe de, devletin adalet taleplerine cevap vermediğini belirtti. Zorla kaybetme sürecini hatırlatan Efe, hakikati görünür kılarak mücadeleyi unutmadıklarını ve unutmayacaklarının mesajını verdi. Efe, “Bu suça ortak olanlar sahici olarak özür dileyene, Galatasaray Meydanı’nı ortak hafıza mekanı yapana kadar mücadelemiz devam edecek. Bugün basın açıklaması yapılırken Cumartesi Anneleri’nden Hanife Yıldız’ın gözaltına alınması devletin bu konuda pervasızlığını bir kez dağa karşımıza çıkardı. Biz zorla kaybetmelerle ilgili suçluların ortaya çıkarılması, cenazelerin teslim edilmesi, suçluların adalet önüne getirilerek hesap sorulması ve bir daha tekrarlanması için bu mücadelenin arkasındayız” şeklinde konuştu.

    ‘BU FOTOĞRAFLAR ÜLKENİN ÖZETİ’

    Daha sonra söz alan HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu ise sergide yer alan çalışmaların direncin, acının ve iradeli duruşun fotoğrafları olduğunu belirtti. Mücadelede kararlı olduklarını dile getiren Piroğlu, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bu fotoğraflar geçmişergi ait değil, bu fotoğraflar ülkenin özeti. Gelecekte nasıl bir dünyanın beklediğinin görülmesi açısından önemli. Bugün adliye önünde devlet Hanife anneye saldırdı, İçişleri Bakanı’na “süslü Süleyman” dediği için. Diyarbakır’da HDP Bölge Konferansı’nı engelledi, lise öğrencilerini Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle gözaltına aldı. İktidar topyekün saldırı halinde. Geçmişte bu suçları işleyenlere karşı ve bu suçların tekrar etmemesi için mücadele yürütüyoruz. Güne ve geleceğe dair bir mücadele. Kararlıyız, ateşin durduğu yerdeyiz. Onlar kaybedecek, ülke bu ateşle beraber aydınlanacak.”

    ‘BİN YIL GEÇSE DE MÜCADELEMİZ SÜRECEK’

    Gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak, sergide yer alan fotoğrafların mücadeleleri açısından önemli olduğunu dile getirerek fotoğrafları çeken kişilere teşekkürlerini iletti. Son olarak söz alan Rıdvan Karakoç’un kardeşi Hasan Karakoç da, 27 yıldır kendileri ile birlikte darp edilen ve direnenler olarak sorumlulardan hesap sorulması için mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerinin vurgusunu yaptı. Hasan, bin yıl geçse de mücadelelerin devam edeceğinin mesajını verdi.

    Sergi 17-31 Mayıs tarihleri arasında İHD İstanbul Şube binasında halka açık olacak.

    (MA)

  • Yokai Geçit Töreni: Japonya’dan Doğaüstü Varlıklar sergisi Ankara’da açıldı!

    Yokai Geçit Töreni: Japonya’dan Doğaüstü Varlıklar sergisi Ankara’da açıldı!

    PİRHA-2022 yılında dünya turuna başlayan ünlü Japon kültürü etkinliği “Yokai Geçit Töreni: Japonya’dan Doğaüstü Varlıklar” sergisi Rusya’nın ardından Türkiye’de açıldı.

    2022 yılında dünya turuna başlayan ünlü Japon kültürü etkinliği “Yokai Geçit Töreni: Japonya’dan Doğaüstü Varlıklar” sergisi, Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nin ev sahipliğinde açıldı.

    Çok tanrılı Japon kültüründeki tanrı ve canavarların hikayesini anlatan sergi, günümüzde pek çok kitap, film ve çizgi romana esin kaynağı olan ünlü Japon Yukai kültürünü sanatseverlerle buluşturuyor.

    Serginin açılışını yapan Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Suzuki Kazuhiro, Japonya’nın tanrı ve canavar kültürü “Yokai” temalı serginin dünya çapında büyük ilgi gördüğünü söyledi. Japonya’daki Şinto dininin, çok tanrılı bir din olarak yaklaşık 8 milyon tanrısının bulunduğunu anlatan Suzuki, neredeyse her objenin ve varlığın bir tanrısının olduğunu söyledi.

    POKEMON VE YUKAİ KÜLTÜRÜ

    Modern çağda da bu kültürün izlerinin görüldüğünü ifade eden Suzuki, “Günümüzde de Yokai Japon çizgi romanı olan manga ve anime filmlerinde oldukça yaygındır. Türkiye’de en çok bilinen anime Pokemon bunların başında geliyor. Türkçeye de pek çoğu çevrilen manga, oyun ve çizgi filmlerde Yokai kültürü arka planında bulunmaktadır” diye konuştu.

    SERGİ DÜNYAYI GEZİYOR

    Japonya’da günlük yaşamın da bir parçası olan Yokai, Yunan ve Roma mitolojisindeki yaratıkları andırıyor. İlk olarak Rusya ile dünya turuna başlayan sergi, Türkiye’nin ardından Endonezya yolculuğuna çıkacak. Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi Füreya Koral Sergi Salon’undaki etkinlik 14 Mart’a kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Yakın tarihte, uzak hafızada Çuvalda’ sergisi 7 Kasım’da açılıyor!

    ‘Yakın tarihte, uzak hafızada Çuvalda’ sergisi 7 Kasım’da açılıyor!

    PİRHA- Sanatçı Ali Bozan’ın kişisel sergisi “Yakın tarihte, uzak hafızada Çuvalda” 7 Kasım’da kapılarını açacak.

    Sanatçı Ali Bozan, “Yakın tarihte, uzak hafızada Çuvalda” isimli sergisi ile “Bir çuval bize, insanlık ve kötülüğü hakkında ne kadar fikir verebilir?” sorusuna cevap oluyor.

    ‘Çuval’ temalı çalışması ile Roboski, Sur, Cizre gibi katliamlara işaret eden Ali Bozan, ülke tarihinin birçok acı ölümlerini de tekrar anımsatıyor. Bozan’ın 7 Kasım’da kapılarını açacağı kişisel sergisi saat 16:00’da Şehit Muhtar Mahallesi, Öğüt Sokak, numara 10 A. B Beyoğlu İstanbul adresinde görülebilecek.

    PİRHA/İSTANBUL