Etiket: serpil kemalbay

  • Hatimoğulları: AKP, Kürtlere diz çöktüremediği için Kobane kumpas davalarını uydurdu-VİDEO

    Hatimoğulları: AKP, Kürtlere diz çöktüremediği için Kobane kumpas davalarını uydurdu-VİDEO

    PİRHA- HDP’li eski milletvekilleri Hüda Kaya, Garo Paylan, Serpil Kemalbay, Fatma Kurtulan ve Pero Dündar’ın yargılandığı ikinci Kobane davasında ilk duruşma başladı. Duruşma öncesi adliye önünde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, iktidarın Kürt halkına diz çöktüremediği için kumpas davaları uydurduğunu söyledi.

    Kobane eylemleri gerekçe gösterilerek HDP’li 5 siyasetçi hakkında açılan ikinci Kobane davasının ilk duruşması Sincan Adliyesi’nde başladı.

    Daha önce milletvekili oldukları için isimleri olduğu halde o aşamada yargılanamayan HDP’li Hüda Kaya, Garo Paylan, Serpil Kemalbay, Fatma Kurtulan ve Pero Dündar’ın yargılandığı davanın duruşması öncesi DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları basın açıklaması yaptı.

    “AİHM KARARLARI UYGULANSIN”

    Davanın ilk etabında başta eski HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş olmak üzere çok sayıda siyasetçiye ağır hapis cezaları verildiğini hatırlatan Hatimoğulları, “Dün olduğu gibi bugün de taleplerimizi sıralamaktan asla geri adım atmayacağız. Kobanî Kumpas Davası bir kumpas davasıdır. Kobane Kumpas Davası, AKP ve Saray’ın koltuk değneğine dönüşmüş olan ve Saray’da yazılan iddianamelerle yol alan yargının sonuçlarıdır. Bunu asla kabul etmiyoruz. Bugün AİHM’in kararları ortadadır. AİHM’in Demirtaş için vermiş olduğu karar, bu davada yargılanan bütün arkadaşlarımızı bağlayan bir karardır. Türkiye AİHS’e taraf bir ülke olarak AİHM kararlarını harfiyen yerine getirmelidir. AİHM kararları der ki Türkiye’de yargı taraflı davranmıştır, yargı hukuka göre değil siyasi saiklerle davranmış ve bu kararları vermiştir. Bu kararlar yok hükmündedir ve Kobane Kumpas Davasında yargılananlar derhal serbest bırakılmalıdır demektedir. Biz AİHM kararlarının uygulanmasını talep ediyoruz” dedi.

    Hatimoğulları açıklamasına şöyle devam etti:

    “Kobane Kumpas Davasının esas hikayesinin başlama noktasını herkes biliyor. Kobane IŞİD’e karşı en güçlü mücadelenin yürütüldüğü yerdir. Kobane’yi bütün dünya IŞİD’e karşı verilen onurlu mücadeleyle tanımıştır. IŞİD, o dönemde Irak’tan Türkiye sınırlarına kadar Levant bölgesinin tamamında bir İslam devleti kurmak amacıyla Müslümanlar da dahil olmak üzere herkesi katletmiş bir örgüttür. Bu katliamcı örgüte, bu kadınlara yönelik düşmanca politika yürüten tecavüzcü ve katliamcı örgüte karşı Kobane halkı, Kürt halkı güçlü bir direniş sergilemiştir.

    Bu direniş bütün Türkiye ve Dünya’da büyük büyük bir takdirle karşılanmıştır. Ama ne var ki AKP, HDP’nin siyaseten elini bükemediği için, Kürt halkına diz çöktüremediği için Kobane Kumpas Davasını tezgahlamıştır. Bu tezgahı asla kabul etmiyoruz. Kobane Direnişi onurlu bir direniştir. Kobane Direnişine sadece HDP’liler sahip çıkmamıştır; Türkiye’de demokrasiden yana olan, IŞİD zihniyetine karşı olan herkes Kobane’nin direnişini takdirle karşılamıştır. Dünya kamuoyu için de öyledir.”

    İDDİANAMEDE NE VAR?

    Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, siyasetçiler hakkında 38’er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 19 bin 680’er yıl hapis cezası isteniyor. İddianame, 22 Mayıs’ta Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. 298 sayfalık iddianame iki bölümden oluşuyor. 183 sayfalık ilk bölümde, “maktul ve mağdurların isimleri” ile iddialar yer alıyor, ikinci bölümde ise, davaya gerekçe yapılan Kobane eylemlerine dair detaylar yer alıyor.

    Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında olduğu 108 siyasetçinin yargılandığı davanın karar duruşması 16 Mayıs’ta görülmüştü. Ankara 22’inci Ağır Ceza Mahkemesi, 18’i tutuklu 108 siyasetçinin yargılandığı davada ceza yağdırmış, Mahkeme Selahattin Demirtaş’a 42 yıl, Figen Yüksekdağ’a 30 yıl 3 ay ceza, 24 kişi hakkında da toplam 407 yıl 7 ay hapis cezası vermişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazeteci Sezgin Kartal’ın tutuklanmasına adliye önünde tepki: Karar hukuksuz-VİDEO

    Gazeteci Sezgin Kartal’ın tutuklanmasına adliye önünde tepki: Karar hukuksuz-VİDEO

    PİRHA- Gazeteci Sezgin Kartal’ın tutuklanmasının ardından Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yapılarak, tutuklama kararı protesto edildi. HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, “Hukuksuz bir yargı bir kez daha boş bir dosya ile bir gazetecinin özgürlüğünü gasp etti. Sezgin Kartal tutuklandı. Yakası ilikli yargı görmek istemiyoruz. Yargıyı hukuka davet ediyoruz” dedi. 

    10 Ocak’ta gözaltına alınan Gazeteci Sezgin Kartal, “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı. Kartal’ın, Metris Cezaevi’ne götürüldüğü, pazartesi günü de Silivri Cezaevi’ne nakledileceği öğrenildi.

    Gazeteci Sezgin Kartal’ın “örgüt üyeliği” gerekçesiyle Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanmasının ardından Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yapılırken, karar protesto edildi.

    “BU HUKUKSUZ KARARI KINIYORUZ”

    Açıklamada ilk olarak konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay şunları söyledi:

    “Tahmin ettiğimiz gibi aslında hukuksuz bir yargı bir kez daha boş bir dosya ile bir gazetecinin özgürlüğünü gasp etti. Sezgin Kartal tutuklandı. Özgür basın emekçilerine yapılan saldırının bir devamına burada tanıklık ettik. Bu kadar boş, içinde hiçbir şey olmayan dosyadan dolayı bir basın emekçisinin keyfi şekilde tutuklanması Türkiye’de hiçkimsenin adli güvenliğinin, adaletin olmadığını ve seçimlere gidilirken basına yönelik pervasızca saldırıların arttığını gösteriyor. Basını susturamayacaklar. Sezgin Kartal’ın özgürlüğüne kavuşması için mücadelemize devam edeceğiz. Bu hukuksuz kararı kınıyoruz. Yakası ilikli yargı görmek istemiyoruz. Yargıyı hukuka davet ediyoruz.”

    “GERÇEKLERİN PEŞİNDE OLACAĞIZ”

    Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) Eş Sözcüsü Kezban Konukçu ise “Daha dün Özgür Özel bir trol ordusunun devlet kaynaklarından nasıl beslendiğini açıkladı. Basının üzerindeki baskıları bunlarla birleştirdiğimizde içine girdiğimiz süreçte algı operasyonları ile karşı karşıya kalacağımızın farkındaydık. Ama bunun daha fazla bilincinde olmak gerekiyor. Sezgin Kartal’ı, gazetecileri tutuklayabilirsiniz ama hepimiz Sezgin Kartal olacağız. Gerçeklerin peşinde olacağız. Yaşanabilecek bir ülkeyi kurmak için mücadelemizden bir milim geri adım atmayacağız” ifadelerini kullandı.

    Tutuklanan Sezgin Kartal Metris Cezaevi’ne götürüleceği, pazartesi günü ise Silivri Cezaevi’ne nakledileceği öğrenildi.

    PİRHA /İSTANBUL

  • ‘Kobani kumpas davasını kuranlar, partimize katili gönderenler aynı adrestir’

    ‘Kobani kumpas davasını kuranlar, partimize katili gönderenler aynı adrestir’

    PİRHA – HDP İzmir Milletvekilleri Serpil Kemalbay ve Murat Çepni, Deniz Poyraz Katliamı Davası’na ilişkin açıklama yaparak “HDP’nin kapatma talimatını verenler, Kobani kumpas davasını kuranlar partimize bu katili gönderenler aynı adrestir, aynı kişilerdir” dedi. 

    HDP İzmir Milletvekilleri Serpil Kemalbay ve Murat Çepni, TBMM’de Deniz Poyraz Katliamı Davası üzerine basın toplantısı yaptı.

    Milletvekili Murat Çepni, 12 Ekim ve 14 Ekim’de İzmir’de yapılan beşinci duruşmada da ilerleme sağlanamadığını belirtti. Çepni, davanın sıradan bir cinayet davasına dönüştürülme çabasının olduğunu söyleyerek şu açıklamayı yaptı:

    “Katil 17 Haziran 2021 yılında, İzmir’in merkezinde Halkların Demokratik Partisi İl binasına girerek Deniz Poyraz yoldaşımızı vahşice katletti. Katliamın sonrasında iş hanından çıkarken polis tarafından ‘adın ne abiciğim’ diye karşılandı. Aslında bu ‘adın ne abiciğim’ ifadesi bütün bu davanın alametifarikasıdır. Devletin kolluk güçlerinin meseleye nasıl baktığının çok net bir ispatıdır.

    Katil, aylarca partimizi takip etti. Katil bir sağlık çalışanı. Suriye’ye gidiyor. Suriye’ye sağlık çalışanı olarak gitmiş olmasına rağmen bunu da sonradan öğreniyoruz, orada askeri üniformalarla eğitim alıyor. Burada aklımıza doğrudan SADAT geliyor. Çünkü SADAT’ın bu tip organizasyonlar yaptığını hepimiz biliyoruz. Katil, aynı zamanda partimizin bulunduğu iş hanında da onun deyimiyle iç – dış keşif yapmış. Yani, askeri kavramlar kullanarak bunu anlatmış emniyette. Yine bu katil uzunca zamandır işine gitmiyor, son derece lüks bir hayat yaşıyor. Otellerde kalıyor, paralar harcıyor, taksilerle sağa sola gidiyor. Bu katil aynı zamanda 27 kez İzmir Emniyet Müdürlüğü’nü arıyor. 27 kez. Bunu aklınızdan çıkartmayın.

    Bütün bunlar yaşanırken, katil binaya girerken elinde- görüntülerden anladığımız kadarıyla- ağır bir çanta var. Bu çantaya da birazdan geleceğiz. Şimdi bütün bunlar yaşanırken yani katil sosyal medya hesabından HDP’ye dönük bir katliam yapacağını açıklamış olmasına rağmen sosyal medya üzerinden ırkçı, faşist, HDP karşıtı paylaşımlar yapmış olmasına rağmen polisin, istihbaratın dikkatini maalesef nedense çekmiyor. Katil geldiğinde parti binamızda çok daha fazla insanı bekliyor. Çok daha fazla insanı beklerken bir tane yoldaşımız Deniz Poyraz’la karşı karşıya kalıyor. Yani çok daha büyük bir katliam planlamış. Çantası da muhtemelen bununla ilgili.”

    “DEVLET İÇERİSİNDE ORGANİZE EDİLMİŞ SİYASİ KATLİAM”

    Katil gözaltına günlerce bekletilmesini, bu cinayetin arkasında ne var bunların araştırılmasını bekleriz ki Emniyet Müdürlüğü, kolluk güçleri AKP’ye yan bakanları, Süleyman Soylu’ya yan bakanları günlerce uzatılmış gizlilik kararı verilmiş gözaltılarla sorgulamaya çalışırken bu insan kime selam vermiş, kimden selam almış tüm bunları polis araştırırken böylesine vahşice katliamda gözaltına aldığı katili sadece 18 saat gözaltında tutuyor. Gözaltında tutarken de cinayetle ilgili, yani bunu kiminle yaptınız, arkanızda kim var, hazırlık yaptın mı, nereden gelip nereye gidiyorsun? Bu benzeri tek bir soru bile katile sorulmuyor. Katil apar topar tutuklanıyor. Ve bütün ortaya çıkan veriler, öncesinde HTS kayıtları vb. hiçbir şey araştırılmadan bunları yapıyor. Katil gözaltındayken telefonunun yönlendirdiği bir başka şahıs bile soruşturulmuyor. Hal böyle iken bu cinayetin devlet içerisinde organize edilmiş bir siyasi cinayet ve katliam davası olduğunu hatırlayalım. Bu davanın sıradan bir cinayet davası olmadığını herkes bilmelidir. Şimdi katliam sırasında bunlar yaşandı.”

    “KOBANİ KUMPAS DAVASINI KURANLAR, PARTİMİZE BU KATİLİ GÖNDERENLER AYNI”

    Milletvekili Serpil Kemalbay da yaşananları “Siyasi katliam” olarak yorumlarken “Bunu mahkemenin süreçlerine yargının, kolluğun, İçişleri Bakanlığı’nın müdahalesinden anlıyoruz. Hakkaniyetsiz, hukuksuz yargı sürecinin işletilmesinden anlıyoruz. Adaletin sefaletinden anlıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Serpil Kemalbay, 12 Ekim günü yapılması gereken duruşmanın mahkeme başkanı tarafından “provoke” edildiğini söyleyerek şunları aktardı:

    O gün mahkeme başkanı 12 Ekim’de aslında bir plan çerçevesinde duruşmaya geldi. O plan duruşmanın İzmir merkezinde olan Bayraklı Adliyesi’nden kaçırılarak Şakran’daki cezaevi yerleşkesine götürülmesiydi. O yüzden daha başlar başlamaz bir hukuksuz ara karar ile başladık. Yetki belgesi ile duruşmaya gelen avukatların salonun avukatların bölümüne alınmayacağını söyledi.

    Tetikçi katil ile Deniz Poyraz’ın tutuklu kardeşi adeta temas edecek şekilde getirildi. Burada yaşanan arbedede Deniz Poyraz’ın kardeşi darp edildi. Mahkeme karıştırıldı. Mahkeme başkanını yönlendirmesi ile ortamın gerildiğine tanıklık ettik.

    14 Ekim’de bu duruşma için Şakran yerleşkesine gittiğimizde mahkeme başkanının yine aynı talimatları vererek ortamı gerdiğini, mahkeme salonunu insansızlaştırdığını gördük. Avukatların Aliağa Şakran Cezaevi Yerleşkesi kapısından içeri alınmaması talimatı ne anlama geliyor?

    Biz bunun sadece mahkeme başkanı tarafından düzenlendiğini düşünmüyoruz, daha geniş bir siyasi heyetin bunun içerisine dahil olduğunu düşünüyoruz. Çünkü tetikçi katilin güvenliğini gerekçe göstererek bu taşıma işlemi yapılmıştır. Şakran Cezaevi Yerleşkesi bir adliye değildir. Hukuki bir sürecin orada adil bir şekilde gerçekleşmesini beklememek gerekir. Bu başlı başına bir kayırmadır, bir hukuksuzluktur.

    Mahkemede sanığın oturması gereken yerde sanık oturmuyor, mağdur tarafın oturması gereken yere sanık oturtulmuş. Burada mahkeme salonunda demokratik kamuoyuna mesajlar verildiğini biliyoruz. Bu büyük bir ayıptır, büyük bir utançtır. Bir tetikçi katilin ve tetikçi katilin arkasında olan güçlerin korunduğunu, yargı eliyle korunduğunu, kollandığını gösteren bir durumdur.

    Oysa biz biliyoruz ki Deniz Poyraz’ın katili partimizin önüne gönderildi. Siyasi güçler tarafından eğitildi, donatıldı ve talimat verildi yardım edildi, bütün ihtiyaçları karşılandı ve HDP İzmir İl Binasına gönderildi. Katliam bittikten sonra pamuklara sarılarak alındı.

    12 Ekim’de duruşma sonlandırılırken katil, “Dosyama HDP’nin kapatılma davası dosyasının eklenmesini istiyorum, cinayeti neden işlediğimi oradan anlayabilirsiniz” dedi. HDP’nin kapatma talimatını verenler, Kobani kumpas davasını kuranlar partimize bu katili gönderenler aynı adrestir, aynı kişilerdir.

    DURUŞMA 27 ARALIK’TA

    Buradan adalet çıkmaz, çıkabilecek kararları da kabul etmiyoruz. Bir an önce bu katili kimin azmettirdiğini, kimin partimize gönderdiğini, arkasındaki güçleri aydınlatmak ve arkasındaki maddi gerçekliği aydınlatmak için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Bunun bu iktidar tarafından da yapılmayacağının farkındayız. Deniz Poyraz için adaleti sonuna kadar savunacak olan bizleriz. Bütün demokratik kamuoyunu 27 Aralık’ta Deniz Poyraz’ın yanında bekliyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Milletvekili Serpil Kemalbay: Kuran kursları kimler tarafından denetlenmektedir?

    Milletvekili Serpil Kemalbay: Kuran kursları kimler tarafından denetlenmektedir?

    PİRHA – Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, Erzurum Hacı Bahattin Evgi Yatılı Erkek Kuran Kursu’nda çocukların taciz, tecavüz ve şiddete uğramaları ile ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a “Türkiye genelinde Kuran Kurslarında bu tür olayların yaşandığı kurs sayısı kaçtır? Bu olaylardan sorumlu olan kaç kişi tutuklanmış ve kaç kişi hakkında tutuklama kararı verilmiştir?” sorularını yöneltti.

    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Kur’an kurslarında yaşanan cinsel istismar vakalarını Meclis gündemine getirdi.

    Kurslarda yaşanan denetimsizliğe işaret eden Kemalbay, Erzurum Hacı Bahattin Evgi Yatılı Erkek Kuran Kursunda yapılan istismara dair “Çocuklar 5 ay boyunca sistematik olarak taciz ve tecavüze uğrayıp şiddet görürken görevli 7 personel ile Palandöken İlçe Müftüsü, soruşturmanın selameti açısından görevden uzaklaştırılmış sonrasında ise Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevlendirdiği murakıbın raporu doğrultusunda kurs müdürüne yalnızca 8/1 oranında maaş cezası verilmiş, çocuklara yönelik tacizin sürdüğü aylarda yurttaki kameraların ters çevrildiğini görmemiş olma ihtimalleri olmadığı belirtilen personel hiçbir ceza almadığı gibi görevlerine iade edilirken, Palandöken Müftüsü, Ankara İl Müftü Yardımcısı olarak atanmıştır” dedi.

    “CUMHURBAŞKANLIĞI’NIN BİR GİRİŞİMİ OLACAK MIDIR?”

    Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması talebiyle şu soruları yöneltti:

    “Erzurum Hacı Bahattin Evgi Yatılı Erkek Kuran Kursunda 22 yaşındaki yönetmeliğe aykırı belletmenin gerçekleştirdiği çocuğa yönelik cinsel istismar ve diğer suç konusu olaylar bilginiz dahilinde midir?

    Erzurum Hacı Bahattin Evgi Yatılı Erkek Kuran Kursunda 2021’in Mayıs ve Ekim aylarında yönetmeliğe aykırı bir şekilde çalıştırılan ve şu an tutuklu olan belletmen neye göre işe başlatılmış ve çalıştırılmasına kim ya da kimler izin vermiştir? Bu kişi hangi eğiticilik vasfına sahiptir? Varsa bir eğitim geçmişi bu çocuklar alanında mıdır?

    Erzurum Hacı Bahattin Evgi Yatılı Erkek Kuran Kursunda yaşanan cinsel istismar nedeniyle açılan soruşturma süresince çocukları koruyacak ek tedbirler alınmış mıdır?

    Hacı Bahattin Evgi Kuran kursundaki çocuklar tek tek uzman bir psikolog eşliğinde dinlenmiş midir?

    Erzurum Hacı Bahattin Evgi Yatılı Erkek Kuran Kursunda 5 ay boyunca yaşanan cinsel istismar ve kötü muameleler nedeniyle İl Müftülüğü ’ne yönelik herhangi bir adli ve idari soruşturma açılmış mıdır?

    Erzurum ilinde yer alan Kuran Kurslarında kaç tane gönüllü belletmen bulunmaktadır ve bu gönüllü belletmenler hangi kriterlere göre görevlendirilmektedirler?

    Kuran kursları kimler tarafından denetlenmektedir?

    Erzurum Hacı Bahattin Evgi Yatılı Erkek Kuran Kursu en son hangi tarihte denetlenmiştir?

    Hacı Bahattin Evgi Yatılı Erkek Kuran Kursu faaliyetlerine devam etmekte midir?

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bağlı olduğu kurum olarak Cumhurbaşkanlığı Kuran Kurslarının denetimlerinde aktif rol üstlenmekte midir?

    Türkiye genelinde toplamda kaç tane kuran kursu bulunmaktadır? Bu kuran kurslarında bulunan çocuk sayısı kaçtır?

    Türkiye genelinde Kuran Kurslarında bu tür olayların yaşandığı kurs sayısı kaçtır? Bu olaylardan sorumlu olan kaç kişi tutuklanmış ve kaç kişi hakkında tutuklama kararı verilmiştir?

    Kuran kursları adı altındaki bu oluşumlara maddi kaynak, teşvik, destek hangi kurum veya kimler tarafından finanse edilmektedir?

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Cumhurbaşkanlığına bağlı bir kurum olduğu düşünüldüğünde kurumunuzca literatürde öğretim yöntemi kabul edilen uygulamalarla örtüşmeyen, pedagojik formasyonu olmayan personelin yürüttüğü kursların çocuklar üzerinde bırakacakları telafisi olmayan hasarların önlenmesi ve giderilmesine yönelik çalışmalar bulunmakta mıdır?

    Yaşanan cinsel istismar ve diğer suç konusu olaylar nedeniyle açığa alınan Palandöken Müftüsü’nün Ankara İl Müftü Yardımcısı olarak atanması bilginiz dahilinde midir? Bilginiz dahilinde ise ödüllendirme şeklinde olan bu atamaya ilişkin olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bağlı olduğu kurum olarak Cumhurbaşkanlığı’nın bir girişimi olacak mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • HDP Milletvekili Serpil Kemalbay İzmir’de cemevlerini ziyaret etti

    HDP Milletvekili Serpil Kemalbay İzmir’de cemevlerini ziyaret etti

    PİRHA – HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay ve beraberindeki heyet, Yamanlar Cemevi ve Narlıdere Cemevi’ni ziyaret etti. Yapılan ziyarette demokrasi yürüyüşünün kıymetli olduğunu ve destek vereceklerini söyledi. 

    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, PM üyesi Aydın Çetinkaya, İl Eş Başkanı Kadir Baydu dün Yamanlar Cemevini bugün ise Narlıdere Cemevini ziyaret etti.

    “Demokratik Mücadele Programı”nı anlatmak üzere cemevlerini ziyaret eden HDP heyetini cemeevi yönetimi karşıladı. Pazar günü İzmir’den Edirne yürüyüş koluna katılacakları uğurlamaya geleceklerini ifade eden cemevi yöneticileri destek vereceklerini ve bu adımı çok kıymetli bulduklarını ifade ettiler.

    Cemevinde yapılan ziyaret kapsamında karşılıklı görüşler bildirildi. Mücadele ekseninde birlikteliğe vurgu yapılarak gerekli desteğin verileceği belirtildi. PİRHA/İZMİR

     

  • HDP’li Kemalbay’dan kayyımlara tepki: Darbeler, faşizmler ancak direnerek yenilir-VİDEO

    HDP’li Kemalbay’dan kayyımlara tepki: Darbeler, faşizmler ancak direnerek yenilir-VİDEO

    PİRHA – HDP’li belediyelere atanan kayyım politikalarının halkın seçme ve seçilme hakkının gasp edildiğini gösteren bir uygulama olduğunun altını çizen HDP’li Kemalbay, tüm halkı iktidarın kayyım darbesine karşı bir olmaya davet etti. 

    HDP’li 5 belediyeye daha atanan kayyımlara ve eş başkanlarının tutuklanmasına tepkiler gelmeye devam ediyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, kayyım darbesinin koronavirüs salgın sürecinin de bahane edilerek AKP iktidarı tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Kemalbay, daha önce Iğdır’da darbe yapmaya cesaret edemediklerini bu kez Iğdır’ı da gasp ettiklerini söyledi.

    “HALKIN SEÇME VE SEÇİLME HAKKI GASP EDİLDİ”

    Kayyım darbesinin asla kabul edilmediğini kaydeden Kemalbay, Türkiye’de Anayasanın, hukukun tamamen kaldırıldığını, halkın seçme ve seçilme hakkının gasp edildiğini gösteren bir uygulama olduğunu vurguladı.

    31 Mart seçimlerinde AKP-MHP iktidarının kaybetmesiyle beraber HDP’li belediyelere yönelik baskının artığını ifade eden Serpil Kemalbay, şunları ifade etti:

    “Tamamen bizim belediyelerimizin gasp edilmesinin ve Iğdır Belediye Eş Başkanımızın ve arkadaşlarımızın tutuklanmasının sebebi halkın 31 Mart’da eş başkanlarımızı seçmesi oldu. Yani Yaşar başkanın bugün tutuklanmış olmasının sebebi 31 Mart’da AKP-MHP’nin kaybetmesi hatta İYİ Parti’nin de onlarla yine çekildiği seçimlerden onunda kaybetmesi HDP’nin adayının kazanmasıdır. Bunu sindiremeyenler bugün kayyım atıyorlar. Hem partimize yönelik baskılar kriminalize etme çabaları devam ediyor.”

    Önceki gün Ankara’da ve İstanbul’da HDP’liler yönelik gözaltılara değinen Kemalbay, “Yani AKP faşizme el yükseltiyor. Bunu da öncelikle her yaptığı gibi partimize, partimizin seçilmişlerine yönelik saldırılarıyla yapıyor” diye konuştu.

    “KAYYIMLAR YOLSUZLUKLARINI, HIRSIZLIKLARINI HAYATA GEÇİRECEKLER”

    HDP’li belediyelerin özellikle koronavirüs salgını sürecinde halka sahip çıktığını, bu süreçten mağdur edilmelerinin önüne geçen politikalarıyla ön plana çıktığını belirten Kemalbay, “Kadınların şiddet görmesine, kadın yoksulluğuna ve işsizliğine çareler ararken halkı salgına karşı korurken şimdi kayyımlar gelecek ve kayyımlar daha önceki belediyelerimize yaptıkları gibi bütün kurumlarımızı kapatacaklar. Ve kadınlar, halkımız bu süreçte yine tek başına bırakılacak. Onlar da yolsuzluklarını, hırsızlıklarını hayata geçirecekler” dedi.

    “FAŞİZİM DİRENEREK YENİLİR”

    AKP’nin kayyım darbesine karşı asla susmayacaklarını belirten Kemalbay, HDP’nin demokrasi mücadelesinde en önünde olduğunu söyledi.

    Kemalbay, “Bütün demokrasi güçlerinin kayyım darbesine karşı bir arada olması gerektiğini savunuyoruz. Kadınların, gençlerin toplumun bütün kesimlerinin bu darbe iktidarına karşı bir olmasını bekliyoruz. Çünkü darbeler, faşizmler ancak direnerek yenilir” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İZMİR

  • HDP’li Kemalbay’dan mezar tahripleri ile ilgili Bakan Soylu’ya soru önergesi

    HDP’li Kemalbay’dan mezar tahripleri ile ilgili Bakan Soylu’ya soru önergesi

    PİRHA – Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yanıtlanması için TBMM Başkanlığı’na mezarların tahrip edilmesi ile ilgili bir soru önergesi sundu. Kemalbay, “Bu hukuksuz ve keyfi uygulama talimatını kim vermiştir ve hukuksuz talimatı uygulayanlar kimlerdir?

    Güvenlik güçleri tarafından hayatını kaybetmiş örgüt üyelerinin mezarlarına yönelik gerçekleştirilen saldırılar TBMM gündeminde. HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nın cevaplaması için bir soru önergesi verdi. Önergede, “Dini, kültürü, siyasi ve felsefesi inancına bakılmaksızın yaşamını yitiren birisinin mezarı, cenazesi devletin güvenliği ve sorumluluğu altındadır” hatırlatılması yapıldı.

    “SARI, KIRMIZI, YEŞİL RENKLERİN YER ALDIĞI MEZARLAR HEDEF ALINIYOR””

    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü önergesinde “Mezarlarda yer alan Kürtçe isim ve yazılar, özellikle ” ê, î, x” harflerinin ve sarı, kırmızı, yeşil renklerin yer aldığı mezarlar hedef alınmaktadır. Mezarlıklara yönelik saldırıların kolluk güçleri tarafından ailelerin aranarak yakınlarının mezarlıkları için “mezarlarda yazılar renkler varsa silin, yoksa yıkarız” tehditlerinde bulunduğu, yıktıktan sonra fotoğraflarını çekip yine muhtarlıklar üzerinden kendilerine ulaştırmalarının talimatını verdikleri, mezar taşları üzerinde yazı ya da herhangi bir bez bulunması halinde ise aileleri çağırarak onları gözleri önünde parçaladıkları basına yansıyan bilgiler arasındadır” denildi.

    “AKP İKTİDARI SUÇ İŞLİYOR”

    Kemalbay Pekgözegü “AKP İktidarı Kürtlerin mezar taşları kırılırken, Alevilerin cemevleri basılırken, Ermenilerin kiliselerine saygısızlıklar yapılırken ulusal ve uluslararası sözleşmelerden doğan sorumluluklarını yerine getirmeyerek tüm toplum üzerindeki baskı ve zulmü yönetmeye çalışmakta ve suç işlemektedir mezar taşlarının kurulması, ölen kişinin yakınlarına eziyet etmekte ve psikolojik bir acı vermektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 1’inci maddesi olan İnsan Haklarına Saygı Yükümlülüğü’nü de ihmal etmektir” dedi.

    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü tarafından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yanıtlaması için verilen soru önergesindeki sorular da şu şekilde sıralandı:

    • Kolluk güçleri tarafından ailelerin aranarak mezar taşlarının değiştirilmesi yönünde baskılanması ve aksi takdirde mezar taşını tahrip etmekle tehdit etmeleri bilginiz dahilinde midir? Bilginiz dahilinde değil ise bu hukuksuz ve keyfi uygulama talimatını kim vermiştir ve hukuksuz talimatı uygulayanlar kimlerdir?
    • Yasalarla, insan haklarıyla, dini değerlerle ve vicdanla bağdaşmayan bu uygulamaya ilişkin adli ve idari soruşturma açılmış mıdır?
    • Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde bulunan mezarlığın daha önce de defalarca kez saldırıya uğramasına rağmen neden bir önlem alınmamıştır?
    • Bakanlığınıza, son 10 yıl içerisinde mezarların tahrip edilmesi ile ilgili kaç suç duyurusu yapılmıştır? Bu suç duyuruları ile ilgili yürütülmüş soruşturmaların sonuçları nelerdir?
    • Toplumsal inanç ve değerleri aşağılayan, toplumsal ayrışmayı derinleştiren kutsal mekanlara insanlık dışı saldırıların bir an önce önlenmesi ve süren tehditler konusunda Bakanlığınızca ne tür çalışmalar yapılmıştır?
    • Mezarlıklara dönük saldırılara ilişkin Bakanlığınız tarafından kamuoyuna bir açıklama yapılacak mıdır?

    PİRHA/ANKARA

  • HDP İzmir İl örgütü basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi – VİDEO

    HDP İzmir İl örgütü basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi – VİDEO

    PİRHA – HDP İzmir İl Örgütünün basın mensuplarıyla bir araya geldiği kahvaltıda konuşan HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, çalışan gazeteciler gününü kutlayarak gazetecilerin Türkiye’de ağır şartlarda mesleğini icra ettiğini dile getirdi. Kemalbay, yeni dönem çalışmaları genel kongre sürecine dair aktarımlarda bulundu.

    Haberin Videosu

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü, basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. HDP İzmir İl binasında düzenlenen kahvaltıya HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Parti Meclis (PM) Üyeleri ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Basın mensupları üzerindeki yoğun baskı ve hakkında açılan soruşturmalara dikkat çeken Kemalbay, gazetecilerle dayanışmanın önemine vurgu yaptı.

    “90’I AŞKIN GAZETECİ CEZAEVİNDE”

    Kahvaltıda konuşan HDP Milletvekili Serpil Kemalbay, çalışan gazeteciler gününü kutlayarak gazetecilerin Türkiye’de ağır şartlarda mesleğini icra ettiğini dile getirerek, 90’a aşkın gazetecinin cezaevinde olduğunu hatırlattı. Zorluklar karşısında halkın haber alma hakkını sağlayan gazetecilerin emeğinin kutsal olduğunu vurgulayan Kemalbay,”Bugün Türkiye’de demokrasi mücadelesinin önemli ayaklarından bir tanesi de gazetecilik yapmak ve demokrasi mücadelesine katkı sağlamaktır. İzmir HDP olarak her zaman gazetecilerin yanınızdayız. Güçlü bir kongre gerçekleştirdik. Önümüzdeki süreçte büyük kongreye gidiyoruz ve öncesinde konferanslarımız olacak böyle bir dönemde sizlerle birlikte olmak istiyoruz. Partimizin önününe koyduğu hedefleri de sizlerle paylaşmak istiyoruz” dedi.

    “KAYYUM DEMOKRASİNİN DARBELENMESİDİR”

    Kahvaltının ardından kongre sürecine ilişkin konuşan Kemalbay, devletin tüm organlarıyla HDP’yi kriminalize etmeye çalıştığını söyleyerek, geniş kesimlerle buluşmalarını kongre sürecinde de devam ettirdiklerini belirtti. Faşizmi geriletmek için her alanda mücadele ettiklerini ifade eden Kemalbay, partilerine yönelik yapılan operasyonları da eleştirdi. Kayyumlara değinerek Urla’daki belediye başkanının görevinden alındığını hatırlatan Kemalbay, “Bu olayın da hukuki bir süreç olduğunu düşünmüyoruz. Türkiye’de hukukun olmadığını herkes biliyor. Tek adam rejimiyle Türkiye’nin adeta her gün bir kabusla gözlerini açtığı bir yaşam var. Türkiye’nin halkları barışı, özgürlüğü için sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz. Bugün Urla’ya kayyum atandıysa yarın daha da ileri adımlar atılacaktır. Bu demokrasinin darbelenmesidir” şeklinde konuştu.

    “TEFRİTİN KIRILMASI MÜCADELENİN GÜÇLENDİRİLMESİYLE MÜMKÜN”

    Gazetecilerin her gün gözaltı ve tutuklamalara maruz kaldığına dikkat çeken Kemalbay, “Bu tutukluluğunu sorgulamak zorundayız . HDP demokrasi mücadelesinde kararlı tek adam rejimi bir tek HDP’nin indirmesi ve yeni demokrasi inşa etmesi mümkün değil. Mutlaka en geniş şekilde birleşik bir mücadeleye ihtiyacımız var. Demokrasi güçlerinin birliğini büyütmekte kararlıyız. Dördüncü büyük kongremize giderken bunları tartışıyor ve bunları halkımızla birlikte yapmak için kitle seferberliği başlattık. Tüm alanlarda toplantılar yapıyoruz. Ocak ayı içerisinde kadın konferasını gerçekleştireceğiz, bir de büyük konferansı yapacağız. Türkiye’nin 2020’den sonra nasıl bir politika geliştirmesini tartışacağız ve kongremizde de bu ete kemiğe bürünecek. Biliyoruz zindandaki yoldaşlarımızın özgür kalması, Türkiye’deki tecridin kırılması ve demokratik bir cumhuriyetin yaratılması ancak halkların sokakları doldurmasıyla, mücadeleye daha güçlü katılımıyla gerçekleşecek. Bu önümüzdeki dönemde halkla iç içe geçmiş mücadeleyi güçlendirmeye kararlıyız” dedi. PİRHA/İZMİR

  • İstiklal Caddesi’nde açlık grevlerindekiler için zincir oluşturuldu

    İstiklal Caddesi’nde açlık grevlerindekiler için zincir oluşturuldu

    Aralarında HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit ve HDP milletvekillerinin de olduğu çok sayıda kadın, açlık grevlerine dikkat çekmek için İstiklal Caddesi’nde zincir oluşturdu.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in, tecridin kaldırılması talebiyle Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde başlattığı ve tahliyesi ardından evinde sürdürdüğü açlık grevi 163’üncü gününe girdi.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, Kadın Meclisi Sözcüsü ve Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, Muş Milletvekili Şevin Coşkun, İstanbul  Milletvekili Züleyha Gülüm ve çok sayıda kadın İstiklal Caddesi’nde tecride karşı zincir oluşturdu.

    Ağızlarına maske takarak “Leyla Güven’e ses ver” diyen kadınlar, açlık grevlerine dikkat çekti. (HABER MERKEZİ)

  • İzmir’de on binler Newroz’a aktı: 31 Mart’ta Kawa’nın ateşini bir kez daha yakacağız- VİDEO

    İzmir’de on binler Newroz’a aktı: 31 Mart’ta Kawa’nın ateşini bir kez daha yakacağız- VİDEO

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü’nün “Mutlaka kazanacağız, tecridi kıracağız” şiarıyla Gündoğdu Meydanı’nda düzenlediği mitinge on binler katıldı. Kutlamada konuşan HDP milletvekili Serpil Kemalbay, Türkiye halklarının birlikte yaşamak istediğine değinirken, Feleknas Uca ise 31 Mart seçimlerinde ilk olarak tecridi kıracaklarını vurguladı. Devletin çözüm masasını devirerek barışı baltaladığını söyleyen HDK eş sözcüsü ve Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, hükümetin açlık grevleri için derhal adım atması çağrısında bulundu. 

    HDP Gündoğdu Meydanı’nda on binlerin katılımı ile gerçekleştirdiği Newroz kutlamasına Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü ve Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Batman Milletvekili Feleknas Uca, İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, Kamu Emekçileri Sendikası, barış imzacısı akademisyenler, yöre derneklerinin yanı sıra çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

    Renkli giysiler ile gelinen kutlama alanında sık sık, “Faşizm karşı omuz omuza”, “Leyla Güven onurumuzdur” ve “Direne direne kazanacağız” kazanacağız sloganları yankılandı. Saygı duruşunun ardından Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Newroz’da bedenini ateşe veren Zekiye Alkan’ın ablası Newroz ateşini tutuşturdu. İl Eşbaşkanları Besriye Tekgür, Kadir Baydur halkı selamlarken, Barış Anneleri üyeleri sahneden barış çağrısında bulundu.

    “KÜRTLERİ KOVMAK HADDİNİZE DEĞİL”

    ilk olarak söz alan İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, Cumhurbaşkanı’nın Kürtlerin ülkeyi terk etmesini istediği konuşmasına tepki göstererek, “Bizler her yerdeyiz. Türkiye halkların birlikte yaşasın istiyoruz. Davamız bu sermaye düzeni tarafından yok edilmesin istiyoruz. Bizler kendi kendimizi yönetmek, açlık ve susuzluğa mahkum olmak istemiyoruz. Bizler, Türkiyeli , Kürdistanlı, bizler halklarız. Kürtleri  kendi topraklarından kovmak kimsenin haddine değil. Onlarda bunu öğrenecekler. Bu mücadele birilerini kızdırıyor ama buradan bir kez daha sesleniyoruz; sizi kızdırmaya devem edeceğiz” diye konuştu.

    “31 MART’TA TECRİTİ KIRACAĞIZ “
    Milletvekili Feleknas Uca da, Newroz’un Zülküf Gezen, Leyla Güven’in direnişi olduğu kaydetti. Newroz’un faşizme karşı bir kıvılcım olduğunu belirten Uca, “Bu coşkumuz sadece bu alanda değil, 31 Mart’ta faşizme karşı direniş halayına dönüşecek. Leyla Güven bu eylemi neden başlattı biliyorsunuz.   Sayın Öcalan üzerinde süresiz bir tecrit var. Devlet kendi yasalarını uygulasın diye arkadaşlarımız direnişe başladı. Neden Sayın Öcalan’dan bu kadar korkuyorsunuz, neden bu tecridi kaldırmıyorsunuz? Çünkü devlet biliyor Öcalan demokratik çözümün, özgürlüğün adresidir. O yüzden ona giden tüm yolları kapatıyorlar” diye konuştu.
    AKP-MHP’nin koalisyon politikalarını Kürtlerin ölüleri üzerinden yaptığına vurgu yapan Uca, “31 Mart seçimlerinde en başta tecridi kıracağımızın sözünü vereceğiz. 10 gün var önümüzde, bu 10 günün sabahını akşam ederek geçirmemiz gerekiyor. Tecridi kıracağız, faşizmi yıkacağız” dedi.
    “KÜRDÜ YOK SAYANLARA GEREKEN CEVABI VERECEĞİZ”
    HDP Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit de, Leyla Güven’i ve açlık grevindekileri selamladı. “Newroz’un tarihi bize gösteriyor ki; ancak direnirsek kazanırız” diyen Koçyiğit, Kürt halkının direnmeye devem edeceğini vurguladı. Koçyiğit, tarih boyunca Çağdaş Kawa’nın zalim Dehak’lara karşı direndiği gibi, bu gün de “Kürt ve Kürdistan yoktur” diyenlere karşı direneceğini belirtti. Kürtlerin tarihsiz, köksüz olmadığını söyleyen Koçyiğit, “Her halk gibi onurlu eşit bir yaşam kurmak istiyoruz. O yüzden Kürdü yok sayanlara gereken cevabı vereceğiz. Sevgili halkımız, Sayın Öcalan’ın mektubuyla başlayan çözüm ve müzakere sürecinde, gerçek bir kararlılıkla Kürt sorunun diyalogla çözülmesi gerektiğine işaret ediyordu. İlk defa o süreçte bu kadar umutlanmıştık. Peki onlar neden barış istemedi? Bunu iyi anlamamız gerekiyor. Çünkü barışın, özgürlüğün olduğu yerde AKP koltukta kalamıyor” diye konuştu.
    “ARKADAŞLARIMIZI YAŞATMA SÖZÜMÜZ VAR”
    HDP’nin politikasının Karadeniz, Orta Anadolu’ya Ege halklarına cevap olduğunu dile getiren Koçyiğit, “İşte bu süreci çekemediler ve masayı devirdiler. Siz barışı tehlike olarak görebilirsiniz ama barış bizim için ekmek ve su kadar ihtiyaçtır. Siz binlerce insanın canını yaktınız, cezaevlerine attınız. Peki ne oldu? Bizler teslim mi olduk, sizlere diz mi çöktük? Hayır ne diz çüktük nede bittik.  Şuan da süren bir açlık grevi var. Bu ülkenin Adalet Bakanlığı tek bir adım atıyor mu? Onlar tecridi kaldırmadığı için Zülküf Gezen arkadaşımız hayatını feda etti. Onu buradan saygı ile minnetle anıyoruz. Buradan çağrı yapıyoruz; bu yol yol değil. Gittiğiniz yolun sonu uçurumdur. Eğer Adalet Bakanlığı adım atıp, tecridi kaldırmazsa, binlerce arkadaşımızın hayatı tehlikeye girecektir. Ama bizler  tüm arkadaşlarımızı yaşatmak gibi bir sözümüzü var. Bu sözü 31 Mart’ta yerine getireceğiz” diye kaydetti.
    Kutlama Diljen Roni’nin seslendirdiği eserler ve halaylarla son buldu.
    PİRHA / İZMİR

     

     

  • ‘Leyla Güven Türkiye’nin demokratikleşmesi için bir çıra yaktı’-VİDEO

    ‘Leyla Güven Türkiye’nin demokratikleşmesi için bir çıra yaktı’-VİDEO

    PİRHA – Tecride ve açlık grevinde olan Leyla Güven’in taleplerine dikkat çeken HDP’ milletvekilleri, “Leyla Güven Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından bir çıra, bir mum yakmıştır. Biz de bunun sesini kamuoyuna duyurmak için çeşitli eylem ve etkinlikler düzenliyoruz” dedi.

    Tecridin kaldırılması için açlık grevi başlatan HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven açlık grevinin 96. gününde. HDP Leyla güven’in sesine ses katmak ve toplumda bir duyarlılık yaratmak için çeşitli eylemler düzenliyor. HDP, Leyla Güven’e ses olmak için geçen hafta Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda bir miting düzenlemişti. Bugün de Taksim Hill Otel’de buluşarak Galatasaray Meydanı’na yürüyüp orada karanfil bırakıp basın açıklaması yapmak istediler ancak polis izin vermedi.

    HDP  milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Serpil Kemalbay ve Zeynel Özen, Leyla Güven’in açlık grevine ve taleplerine ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “ALEVİLERİN HAKLARINI DİLE GETİREMEMELERİ TECRİTLE DOĞRUDAN ORANTILIDIR”

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, tecridin Türkiye halklarının tamamını ilgilendirdiğini kaydederek bugün yaşanılan ekonomik ve siyasi krizin bu tecridin bir sonucu olduğunu vurguladı. Alevi toplumunun kendi demokratik, inançsal haklarını kamuoyunda yüksek sesle dile getiremediğini belirten Kenanoğlu, “Aleviler bunlarla ilgili yürüyüşler, basın açıklamaları, mitingler, oturma eylemleri yapamıyorsa bu tecrit politikaları ile bir bütün olarak Türkiye’yi tecrit altına sokmaları ile doğrudan orantılıdır. Bu anlamıyla Türkiye’nin kendi yasası ve anayasası gereğince tecridin olmaması gerekiyor” dedi.

    “LEYLA GÜVEN TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİKLEŞMESİ İÇİN BİR ÇIRA YAKTI”

    Leyla Güven’in Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından bir çıra, bir mum yaktığını belirten Kenanoğlu, HDP ve milletvekilleri olarak Leyla Güven’in sesini kamuoyuna duyurmak için çeşitli eylem ve etkinlikler düzenlediklerini ekledi.

    “TÜM HALKA TECRİT UYGULANIYOR”

    Leyla Güven’in açlık grevinin 96. gününde olunduğunu hatırlatan HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay ise Leyla Güven’in sesini duyurmak istediğini bunun için de parlamento ve meclis grubu olarak demokratik haklarını kullanacaklarını kaydetti. Eylemlerine izin verilmemesini işaret ederek “Şu an gördüğünüz gibi biz burada tecrit altındayız. Tecrit sadece ve sadece İmralı’daki tutsaklara yönelik değil tüm halkımıza, milletvekillerine ve demokrasi mücadelesi veren herkese yönelik olarak devam ediyor. Bu tecride karşı direnmeye, dayanışmaya devam edeceğiz. Bu bir barış ve demokrasi sorunudur. Barış ve demokrasi ancak tecridi yıkarak, kırarak gerçekleşebilir” ifadelerini kullandı.

    “GERÇEK YÜZLERİNİ GÖSTERİYORLAR”

    Hapishanelerdeki tecridin kalkması ve Leyla Güven’in taleplerine ses olmak için Galatasaray Meydan’ına yürüyerek milletvekilleri olarak en demokratik haklarını kullandıklarını vurgulayan HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen de “Bu hükümet yine ceberutluğunu gösteriyor. Tüm güvenlik güçlerini üzerimize salıyor. Oysa biz burada demokratik hakkımızı kullanıyoruz. Kimse milletvekillerinin bu hakkını kullanmasının önüne geçerek engelleyemez. Biz tecridi kırmak için bu meydanda yürüyeceğiz. Mutlaka ve mutlaka bu tecridi kıracağız. Bunu böyle bilsinler. Bize şiddet uygulayarak kendi gerçek yüzlerini gösteriyorlar. Bu ülkede hukukun adaletin olmadığını gösteriyorlar. Bugün burada yaşadıklarımız bunun bir utanç belgesidir” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cumartesi Anneleri: Tarih bizi direncimizle yazacak-VİDEO

    Cumartesi Anneleri: Tarih bizi direncimizle yazacak-VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri eylemlerinin 704’üncü haftasında yapılan polis saldırısına tepki gösterdi. Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyecekleri mesajını yineleyerek, “Tekrar canımızı mı almak istiyorlar? Tarih bizi direncimizle yazacak” dedi.

    Kayıpların faillerinin bulunması ve sorumlulardan hesap sorulması için 704’üncü kez Galatasaray Lisesi önünde toplanmak için İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde bir araya gelen Cumartesi Anneleri, karşılaştıkları polis saldırısı ve engelinin ardından basın toplantısı düzenledi. İHD İstanbul Şubesi’nde yapılan toplantıya Cumartesi Anneleri’nden Maside Ocak, İlkbal Eren, Hanife Yıldız, Hanım Tosun, Besna Tosun, Sebla Arcan ve İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri katıldı.

    Toplantıda polisin kalkanlı ve coplu saldırısı sırasında bazı insan hakları savunucusunun da yaralandığı bilgisi paylaşıldı.

    “HAKİKATİN PEŞİNDE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    İlk olarak konuşan Cumartesi Anneleri’nden Sebla Arcan, kaymakamlığın yasak kararının uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirtti. OHAL’in kalkmasına rağmen İHD’lilere OHAL’in de ötesinde bir baskı yapıldığını söyleyen Sebla, “Aramızda yaralı arkadaşlarımız var. Bize çok sert müdahale yapıldı” ifadesini kullandı. Cumartesi Anneleri’nin TBMM’deki görüşmesini hatırlatan Sebla, “Bize bu baskıların nedenini açıklamak zorundalar. Bundan birkaç yıl önce anneleri TBMM’de seslendirenler bugün ne oldu da bu baskı aşamasına geçtiler. Biz Galatasaray Lisesi’nden vazgeçmeyeceğiz. Hakikatin peşinde olacağız” dedi.

    YOLERİ: DEVLET AÇIKLAMA YAPMAK ZORUNDA

    Daha sonra söz alan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, devletin bu suçu aydınlatması gerektiğini kaydederek, “Devlet annelere çocuklarına ne olduğunu anlatmak zorunda. Bunu devlet yapmak zorunda. Devletin adaleti sağlaması gerek. Kendisi tarafından işlenmiş suçları aydınlatması gerek. Bugüne kadar bizim talebimiz bu oldu. Devlet bunu gerçekleştirmedi.  Biz bu kayıplar açıklanana kadar, failler cezalandırılana kadar bu mücadele devam edecek. İnsan hakları savunucuları olarak biz bu mücadelenin parçasıyız. Bu talepler kabul edilene kadar mücadeleye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    HANIM TOSUN: GALATASARAY’DAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ

    Ardından söz alan Hanım Tosun şunları söyledi: “Biz bugün iki anne karar verdik. Oraya gitmek istedik. Yanımızda milletvekilleri Serpil Kemalbay ve Sezgin Tanrıkulu vardı. Biz çiçek bırakmak istedik. ‘Eyleme kapalı’ dediler. Orada direndik ve karanfil atmak istedik. Bize izin verilmedi. Vekiller Vali ve Kaymakamlığa ulaşmak istedi ancak kimse telefona çıkmadı. Biz geçerken karanfillerimizi bariyerlerin ötesine attık. Hemen karanfillerimizi aldılar. Maalesef biz oradan gelirken sokağın başında öyle kötü bir manzara ile karşılaştık. Kapıdaki herkesi İHD’ye sokmaya çalışıyorlar. Bu analara İHD kapısı önünde işkence yaptılar. Bu analardan neden korkuyorlar. Biz bu devletten kayıplarımızı istiyoruz. Onlar bizden ne istiyor? Tekrar canımızı mı almak istiyorlar? Biz yetkililere siz neredesiniz neden bunu bize yaşatıyorsunuz diye soruyoruz. Galatasaray’dan asla ve asla vazgeçmeyeceğiz.”

    HANİFE YILDIZ: 23 YILDIR VERİLECEK CEVAPLARI YOK

    Daha sonra Hanife Yıldız konuştu. “Biz sadece karanfilleri bırakıp İHD’ye gelecektik” diyen Hanife, “Siz bu yasağı kime koyuyorsunuz. Ben evladımı verdiğim gibi bana verirler ya da bu alanı açarlar. ‘Siz de bizi anlayın’ diyorlar. Bizi anlayın siz. Ben çocuğumu size verdim onu aramakta benim hakkım. Onun hakkını aramak da benim hakkım. Bu iktidar ‘Biz mazlumun yanındayız’ diyor. Biz sessizce eylem yapıyorduk. Bizden ne istiyorlar. ‘Sadece size değil herkese kapalı’ diyorlar. Biz 23 yıldır buradayız. Bize verilecek cevapları yok. Biz orada çocuklarımızı büyüttük, orada aramızda toprağa verdiklerimiz oldu, orada askere gidenlerimiz oldu, orada cezaevlerine konulan gençlerimiz oldu. O alanı bize açana kadar oradan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    İKBAL EREN: MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ

    İlkbal Eren ise, şu şekilde konuştu: “Bize izin verilmedi. Zor koşullar altında basın açıklamamızı okuduk. Aramızda arkadaşlarımız yaralandı. Besna Tosun ‘bana babamı verin’ diyor. Bu ses kulaklarımızdan gitmedi.  Besna ‘Kayıplarımızın akıbetini soruyoruz. Biz okul etkinliği yapmıyoruz orada’ dedi. Biz her hafta kayıplarımızı andığımızda mezar yeri ziyaret etmiş gibi oluyoruz. Her koşul altında yapmamız gerekeni her hafta yapacağız. En son kaybımız bulunana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”
    Daha sonra söz alan Ali Ocak ise, “Devlet saldırma ve susturma politikası yürütüyor. Biz ısrarla inatla bu vahşi politikalar karşısında dik durmaya çalışıyoruz. 23 yıldır sürdürdüğümüz mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu kirli politikaların merkezinde oturanlar da bunu böyle bilsin” diye konuştu.

    “TARİH BİZİ DİRENCİMİZLE YAZACAK”

    Son olarak konuşan Besna Tosun ise, dünyanın en barışçıl eylemlerinden birini gerçekleştirdiklerini söyledi. Besna, “Devlet barışçıl eylemimizi savaş alanına çeviriyor. 12 yaşında ben o meydandaydım. Annemi saçından sürüklediler. Bugün de beni saçımdan sürüklediler. Bütün olanları dünya görüyor. İHD önünde hepimiz işkenceye uğradık. Bugün arkadaşımız darp edildi. Geçen sefer kalp krizi geçirmişti. Bugün bütün bedeninde morluklar var. Bunun da hesabını soracağız. Bizi bu derneğe sokmak istiyorlar. Biz Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceğiz. Bu mücadele bizim direncimizi yazacak, onların annelere uğradığı şiddet utancını yazacak. Tarih bizi direncimizle yazacak” dedi.

    Öte yandan Hanım Tosun ve Hanife Yıldız’ın attığı çiçeklerin de polisler tarafından Galatasaray Meydanı’ndan hızlıca alındığı öğrenildi. (HABER MERKEZİ)

     

  • Kemalbay, sınavlardaki başarısızlığı sordu: Sorumluluğu üstlenerek istifa eden olacak mıdır?

    Kemalbay, sınavlardaki başarısızlığı sordu: Sorumluluğu üstlenerek istifa eden olacak mıdır?

    PİRHA – Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, YKS ve TYT/AYT sınav sonuçlarında öğrencilerin yaşadığı başarısızlığın araştırılması için Meclis’e bir soru önergesi verdi. Önergede, “Acaba başarısız olanlar bu sınavlara giren öğrenciler mi yoksa verilen eğitimin kalitesinden sorumlu olan Milli Eğitim Bakanlığı mıdır?” ifadeleri yer aldı. 

    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, 31 Temmuz 2018 tarihinde açıklanan YKS ve TYT/AYT sınavlarında öğrencilerin başarısız oluşuyla ilgili bir soru önergesi verdi.

    Eğitim sisteminin öğrencileri  başarısızlığa ittiğine dikkat çeken Kemalbay, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yanıtlaması istemiyle şu soruları sordu:

    1- Bu başarısızlığın ortaya çıkmasında sınav sisteminde ani değişikliklere yol açan Cumhurbaşkanı’nın müdahalelerinin etkisi ne düzeyde olmuştur?

    2- Acaba başarısız olanlar bu sınavlara giren öğrenciler mi yoksa verilen eğitimin kalitesinden sorumlu olan Milli Eğitim Bakanlığı mıdır?

    3- Bu başarısızlık dolayısıyla Bakanlık bürokrasisi içinde sorumluluğu üstlenerek istifa eden olacak mıdır?

    4- Bugün eğitim sistemindeki çöküş; iktidara geldiğiniz yıllarda sizin de bizzat paydaşı olduğunuz, dönemin Milli Eğitim Bakanı’nın “öğrencilerimizi kuantum çağına taşıyacağız” şeklinde lanse ettiği, yapılandırmacı eğitim felsefesine dayanan müfredat değişikliklerinin sonucu değil midir? Bu konuda özeleştiri vermeyi düşünüyor musunuz?

    5- Yeni branş öğretmenleri adaylarının KPSS sınavında kendi alanlarında başarısız olmalarının sebebi nedir? “Buralardan solcu öğretmen yetişiyor” diye kapatılan öğretmen okulları sonrasında YÖK’e bağlı kurumlarda ne derece başarılı bir öğretmenlik eğitimi verilebildiğine dair istişare yapılmakta mıdır?

    6- Sahibi olduğunuz okullarda yetişen öğrenciler bu sınavlarda ne derece başarılı olabilmiştir?

    7- 16 yıldır iktidarda olan bir parti olarak AKP’nin eğitim konusundaki başarısızlığı, öğrencinin yetenek ve yaratıcılığını geliştirmek yerine, tutucu, otoriter ve ataerkil değerleri öne çıkaran, tek din ve tek doğru ekseni üzerine oturtulan, kendine itaat edecek nesiller yaratma arzusundan, okullaşma politikasından, öğretim programlarını oluşturmaya, öğretmen yetiştirme sisteminden, öğretmenlerin hak gasplarına, demokratik ve evrensel değerlerin yok sayılmasından, iktidarın yürüttüğü toplum mühendisliğine gibi faktörlerin sonucu olduğunu düşünüyor musunuz?

    8- “Allah bizi eğitimlilerin şerrinden korusun” anlayışı bu başarısızlığın neresinde durmaktadır? İmam Hatip Liselerine daha çok öğrenci girmesini neredeyse en temelli öncelik olarak gören bir eğitim anlayışı milyonlarca gencimizi geleceğe sağlıklı bir biçimde hazırlayabilir mi?

    9- OECD Eğitim direktörlüğüne bağlı PISA’nın, Öğrencilerimizin , fen öğrenme isteği, fen öğrenmekten aldıkları zevk ve fen ile ilgili faaliyetlere katılım bakımından dünyada ilk onda yer aldığını belirtmesine rağmen, MEB, fen alanında ve genel olarak PISA’da başarı gösteren fen, sosyal bilimler ve Anadolu liselerinin değil, düşük başarı gösteren meslek okullarının ve imam hatiplerin sayılarını arttırmasının nedeni nedir?

    (HABER MERKEZİ

    )

  • HDP İzmir Milletvekili Adayı Kemalbay’dan İzmir’de cemevlerine ziyaret: Yezit’e oy yok-VİDEO

    HDP İzmir Milletvekili Adayı Kemalbay’dan İzmir’de cemevlerine ziyaret: Yezit’e oy yok-VİDEO

    PİRHA- HDP İzmir Milletvekili Adayı Serpil Kemalbay Narlıdere HBVAKV Cemevi’nde Alevilerle buluştu. Kemalbay daha sonra ise Balçova’da bulunan Alevi Bektaşi İnanç Derneği’ni ve Buca’da bulunan Alevi Bektaşi Derneği’ni de ziyaret etti. Buca’da yaptığı konuşmasında Kemalbay, “Aleviler rahat olsunlar, bizim Yezid’le anlaşmamız söz konusu olamaz. Bunu 7 Haziran seçimlerinde onu başkan yaptırmayarak gösterdik” diye kaydetti.

    HDP İzmir Milletvekili Adayı Serpil Kemalbay Narlıdere HBVAKV Cemevi’nde Alevilerle buluştu.
    Cemevinde yoğun katılımın olduğu buluşmada Kemalbay, Alevilerin kendini HDP’de kendi özgünlüğüyle ifade ettiği bir platform olduğunu kaydetti.

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz’in de yer aldığı buluşmada Aleviler kaygılarını ve sorularını HDP temsilcileriyle paylaştı. Alevilerin soruları içinde ikinci turda HDP’nin tavrı da yer aldı.

    Ziyarette HDP İzmir Milletvekili Adayı Tamer Aydın, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sevtap Akdağ, HDP İzmir İl Eş Başkanı Çerkez Aydemir ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz de yer aldı.

    “YEZİT’LE ANLAŞMAMIZ SÖZ KONUSU OLAMAZ”

    Balçova ve Narlıdere Cemevlerinin ardından Buca Alevi Bektaşi İnanç Derneği’ni ziyaret eden Kemalbay, Tamer Aydın ve partilileri Alevi Bektaşi İnanç Derneği yönetim ve üyeleri karşıladı. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz’in de yer aldığı ziyarette kadınların katılımı yoğundu. Dernek üyelerin özellikle Alevilerin Cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci tura kalınması durumunda HDP’nin tutumunun ne olacağına dair soruları üzerine sohbet gerçekleştirildi. Kemalbay “Aleviler rahat olsunlar, bizim Yezid’le anlaşmamız söz konusu olamaz. Bunu 7 Haziran seçimlerinde onu başkan yaptırmayarak gösterdik.” diye kaydetti. HDP’nin ikinci tur seçiminde CHP’nin adayı Muharrem İnce’yi destek verip vermeyeceği sorularına Kemalbay “HDP pazarlık partisi değildir, demokratik özgürlükçü olan herkesi destekleyebilir. Şu an asıl sorun HDP’nin meclise girip girmemesidir. HDP üzerine düşen tarihsel bir sorumluluk varsa mutlaka yapacaktır.” dedi.

    Ziyarette Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz’de” Biz Aleviler tarihsel rol ve sorumluluğunu yerine getirmesi gerekiyor. Bunlardan kurtulmanın bugünkü koşulu HDP’yi meclise sokmaktır. Kabul edelim AKP’ye karşı en iyi direnen de HDP’dir.” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • 7 gündür gözaltında olan Serpil Kemalbay serbest bırakıldı

    7 gündür gözaltında olan Serpil Kemalbay serbest bırakıldı

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) önceki dönem eş genel başkanı olan Serpil Kemalbay, 7 günlük gözaltı süreci sonrası adliyeye sevk edildi. Kemalbay, savcılık ifadesinin ardından adli kontrol ve yurt dışı yasağı ile serbest bırakıldı.

    HDP’nin 11 Şubat günü gerçekleştirdiği 3’üncü kongresi öncesi başlatılan soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı çıkarılan Kemalbay, 13 Şubat günü soruşturma kapsamında savcıya ifade vermek üzere giderken, Ankara Adliyesi önünde gözaltına alınmıştı. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nde tutulan Kemalbay, gözaltı kararını hukuksuz olarak değerlendirerek, açlık grevinde olduğunu duyurmuştu.

    Kemalbay bu sabah Adliyeye getirildi. HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ile HDP’li vekiller de Kemalbay’a destek için adliyeye geldi. Avukatların verdiği bilgiye göre Kemalbay emniyet sorgusunda 4 Şubat günü HDP konferansında yaptığı konuşma ve 11 Şubat günü HDP kongresinde yaptığı konuşmalar soruldu. Kemalbay, ‘halkı kin ve nefrete teşvik etmek’ ve ‘örgüt propagandası’ ile suçlandı.

  • Gözaltındaki Serpil Kemalbay, açlık grevine başladı

    Gözaltındaki Serpil Kemalbay, açlık grevine başladı

    PİRHA – Dün gözaltına alınan ve Ankara TEM’de tek kişilik hücrede tutulan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay açlık grevine başladı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Başkanlık görevini 10 Şubat’ta yapılan kongrede devreden ve Parti Meclisi (PM) üyesi seçilen Serpil Kemalbay dün gözaltına alınmıştı.

    Kemalbay, Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde tek kişilik hücrede tutuluyor. Kendisine gönderilen elbiseleri içeri alınmayan Kemalbay, haksız ve hukusuz gözaltı ve soruşturmaya karşı açlık grevine başladığını duyurdu.

    Avukatları aracılığıyla mesaj gönderen Kemalbay, mücadele vurgusu yaptı.

    “İnsanın insana kul olmadığı, eşit, özgür, demokratik bir toplumu el birliği ile inşa edeceğiz. Birlikte mücadele edecek, barış içinde yaşamı birlikte kuracağız. İçeride, dışarıda mücadeleye devam. Biz kazanacağız, kadınlar kazanacak, halkımız kazanacak.”

    (HABER MERKEZİ) 

  • HDP’nin eş başkan adayları kesinleşti

    HDP’nin eş başkan adayları kesinleşti

    PİRHA – HDP, 11 Şubat’ta 3. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirecek. HDP Eş Genel Başkanı Kemalbay, kongreye ilişkin yaptığı açıklamada, “Pervin Buldan ve Sezai Temelli kongremizde eş genel başkan adayları olarak oylanacaklar” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 11 Şubat’ta gerçekleştireceği 3. Olağan Kongresi’ne sayılı günler kala eş başkan adayları kesinleşti.

    HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, Kongre Mutabakat Komisyonu’ndan çıkan iki eş başkan adayının İstanbul milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ile partide Ekonomiden ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcılığı görevinde olan Sezai Temelli olduğunu duyurdu.

    Kemalbay, “İstanbul Milletvekilimiz Pervin Buldan ve 25. Dönem Milletvekilimiz Sezai Temelli, mutabakat komisyonundan çıkan isimler oldu. Kongremizde eş genel başkan adayları olarak oylanacaklar” diye konuştu.

    “HALKIN UMUDU OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Kemalbay ayrıca kongreye ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

    “Kongremizde yurt dışından da konuklarımız olacak. AP Sol Grup Başkanı, Fransa Komünist Partisi Genel Sekreteri, İspanya’dan Podemos, Yunanistan’dan Syriza bizlerle olacak. Kıbrıs’tan, Filistin’den katılımcılar olacak. Biz, engellemeler karşısında önlemlerimizi aldık. En güzel mesajlarımızla kongremizde bir arada olacağız. Halkın umudu olmaya devam ettiğimizi göstereceğiz.”

  • Dersim’de Aşure lokmasına katılan Kemalbay: Son sözü hep direnenler söyler

    Dersim’de Aşure lokmasına katılan Kemalbay: Son sözü hep direnenler söyler

    Dersim’de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAK), Demokratik Alevi Derneği ve HDP İnanç Komisyonu, Muharrem ayının bitimi dolayısıyla Sanat Sokağı’nda aşure dağıttı. Aşure lokmasına katılan HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, tarihin zalimlere ve yezitlere karşı direnenlere her zaman tanıklık ettiğini belirtti. Kemalbay, “Tıpkı Kerbela’da İmam Hüseyin’in direndiği gibi bizler de sonuna kadar direneceğiz. Son sözü söyleyen hep direnenler olmuştur” dedi.

    Dersim’de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAK), Demokratik Alevi Derneği ve HDP İnanç Komisyonu, Muharrem ayının bitimi dolayısıyla Sanat Sokağı’nda aşure dağıttı. Aşure dağıtımına, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, milletvekilleri Alican Önlü, Erdoğan Ataş ile HDP Parti Meclis üyeleri ve yüzlerce yurttaş katıldı.
    “ZULÜM ARTARAK DEVAM EDİYOR”  
    PSAKD’nin önceki başkanlarından Kemal Bülbül, hak ve hakikat aşkına yas-ı Kerbela aşkına, Kerbela’da hak için hakka yürüyen şahı şehidan Hüseyin aşkına bir araya geldiklerini söyledi. Bülbül, “Hakkın suretinin candaki tecellisi olanlar, siz hak ve hakikat uğruna tarihte mümkünü olmayan acılar, zulümler, yokluklar, zorluklar yaşadınız. İçinizde erenler, evliyalar, analar çıkardınız. Düzgün babaları, Munzur babaları, Pir Seyid Rızaları, Ali Şerleri, Zarife anaları, Besê anaları, Sakine anaları ve en son Hatun ana gibi bir değerimizi var eden topluluksunuz” dedi.
    DAD Başkanı Dursun Demirtaş da, zulmün sona ermediğini bilakis katlanarak devam ettiğini ifade ederek, bu zulmü durdurmak için birlik olmaları gerektiğini söyledi.
    “TARİH DİRENENLERE HER ZAMAN TANIKLIK ETMİŞTİR”
    Demirtaş’ın ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay ise, tarihin zalimlere ve yezidlere karşı direnenlere her zaman tanıklık ettiğini ifade ederek, “İstediğimiz şey Dersim’de inşa edilen kimliklere saygılı, emeğe saygılı, doğaya saygılı ortak güzel yaşamın, mücadeleci, direngen yaşamın tüm coğrafyamıza yayılmasıdır. Barışın ve birlikte güzel bir geleceğin elbirliği ile yaratılması mücadelesidir. Halkların Demokratik Partisi olarak da biz bu umutlu geleceğin partisiyiz” ifadelerini kullandı.
    “SON SÖZÜ DİRENENLER SÖYLER”
    Bu zor günleri aşarak aydınlık günlere elbirliği ile ulaşacaklarını dile getiren Kemalbay, şöyle devam etti:
    “Buradan sevgili Eş Genel Başkanlarımız Selahattin Demirtaş’ı, Figen Yüksekdağ’ı, bütün belediye eşbaşkanlarımızı ve AKP-Saray zindanlarında olan çok değerli yoldaşlarımızı selamlayarak sözlerime devam etmek istiyorum. 7 Haziran’da barış içinde yaşayabileceğimizin tarafı olduğumuz için Erdoğan rejiminin iktidarını indirdik. Onun bedeli de bugün savaş, kutuplaştırma, ötekileştirme politikaları oldu. Suruç katliamından başlanarak bir çok katliamlar Türkiye politikası olarak şekillendirilerek hem içeride hem dışarıda savaş politikaları ile bu halkı kendilerine mahkûm etmeye çalıştılar. Halkımız 1 Kasım’da da direndi meşru olmayan 16 Nisan referandumunda da direndi ve ‘hayır’ dedi.  Buna rağmen halen ‘tek adam rejimi’ni inşa etmeye çalışıyor. Biz de direnmeye devam ediyoruz. Tıpkı Kerbela’da İmam Hüseyin’in direndiği gibi bizlerde sonuna kadar direneceğiz. Tarihten bugüne halkları ileriye taşıyan bu direnişler olmuştur. Hem yeni yaşamları kuran ve son sözü söyleyen hep direnenler olmuştur. Bizler de son sözü söyleyeceğiz bu karanlıktan birlikte çıkacağız.”
    Son dönemde yine savaş çığırtkanlığı yapıldığını kaydeden Kemalbay, tankların sınırda bir halkın bağımsız yaşama arzusuna darbe vurmak için cirit attığını ancak bundan bir sonuç alınamayacağını ifade etti. Kemalbay, son olarak hak lokması olarak aşure lokmasını paylaşırken bütün dileklerinin halkların demokrasi mücadelesinde bütün herkesin barışın tarafında yer almasını ve tüm kimliklerin bir arada özgürce yaşamasını dilediklerini söyledi.

    Konuşmaların ardından aşure duası okunarak yurttaşlara aşure dağıtıldı.

  • HDP heyeti Ana Fatma Cemevi’nde verilen muharrem lokmasına katıldı

    HDP heyeti Ana Fatma Cemevi’nde verilen muharrem lokmasına katıldı

    PİRHA-Ankara’da Demokratik Alevi Derneği (DAD) Mamak Şube, Ana Fatma Cemevi’nde Muharrem lokması verdi. Muharrem orucunun 5. gününde verilen lokmaya aralarında HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay’ın da bulunduğu bir heyet katıldı.

    DAD Mamak Şubesi Ana Fatma Cemevi’nde verilen Muharrem lokmasına HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, HDP milletvekilleri Besime Konca, Lezgin Botan, Himettullah Erdoğmuş, PSAKD 25. Dönem Genel Başkanı Kemal Bülbül,PSAKD Mamak Şube Başkanı Mustafa Demirtaş, EMEP Mamak İlçe Başkanı Rıza Ercan katıldı.

    Muharrem lokması Kemal Bülbül’ün duasıyla başladı. Ardından lokmalar pay edildi.

    Burada kısa bir konuşma yapan HDP Eş Genel Başkanı Kemalbay, “Bugün savaş tamtamlarının çıkarıldığı, savaş tezkerelerinin çıkarıldığı bir dönemdeyiz. Umarım bu dönem barışa, adalet ve kardeşlikten yana bir döneme evrilir. Biz barıştan yana olan herkes bunun için mücadele ediyor. Burada verilen lokmaların hak katında kabul olmasını diliyorum” dedi.

    HDP heyeti saat 19.30 sularında Demokratik Alevi Derneği (DAD) Mamak Şube’nden ayrıldı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

    [su_slider source=”media: 83022,83023,83024,83025,83026,83027,83028,83029,83030,83031,83032,83033,83034,83035,83036,83037,83038,83039,83040,83041″ link=”post” width=”960″ height=”540″]Ülkenin muhaliflerine karşı uygulanan bu düşman hukuku rejimine bir son verilmelidir[/su_slider]

     

     

  • HDP Eş Genel Başkanı Kemalbay: İktidar Ortadoğu’da savaş kışkırtıcılığı yapıyor

    HDP Eş Genel Başkanı Kemalbay: İktidar Ortadoğu’da savaş kışkırtıcılığı yapıyor

    HDP Adana’da Vicdan, Adalet ve Demokrasi Mitingi gerçekleştirdi. HDP’nin Adana’daki Vicdan, Adalet ve Demokrasi Mitingi’nde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, “İktidar Ortadoğu’da savaş kışkırtıcılığı yapıyor, halkı tehdit ediyor. Bir halk kendi kendini yönetmek istiyor, sana ne” dedi. 

    Adana’da, halklar adalet ve demokrasi taleplerini Uğur Mumcu Meydanı’nda haykırdı.
    HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay’ın da katıldığı “Vicdan, Adalet ve Demokrasi Mitingi”ne HDK, DBP, KESK, CHP, TMMOB, Adana Tabip Odası, Adana Alevi Platformu, Halkevi, EMEP, Birleşik Haziran Hareketi temsilcileri de destek verdi.

    Mitinge gelenler iki farklı arama noktasından üç kez aranarak miting alanına giriş yaptı.

    Koma Pel, sanatçı Pınar Aydınlar’ın sahneye çıkmasının ardından konuşan HDP Adana İl Eş Başkanı Hüseyin  Beyaz, “Miting amacımız vicdan ve adaleti bu ülkeye getirmek” dedi.

    HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, yasama, yürütme ve yargının AKP’nin elinde olmasına rağmen halktan korktuğunu söyledi. HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın sesinden korktuklarını ve bu korku ile saldırdığını aktaran Kemalbay, “HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tan korktukları için tutuklayıp rehin aldılar. Buna rağmen Demirtaş’ın susturulamadı ve cezaevinde şiiri söyleyip ve kitap yazdı” dedi. Kemalbay, AKP’nin bu korkusu nedeniyle partilerine saldırdığını ve bu saldırılara rağmen halkın iradesinden vazgeçmediğini belirtti.

    TEZKEREYE TEPKİ 

    AKP’nin tüm kesimlerin başına bela olduğunu, Erdoğan-Bahçeli ittifakının ülkeyi kaosa sürüklediğini söyleyen Kemalbay, bu ittifakın kendine muhalif olan tüm kesimlere saldırdığını söyledi. Meclisten geçirilen tezkereye de tepki gösteren Kemalbay, “Savaşınızı Irak’taki Kürdistan’a Suriye’deki Rojava’ya sıçratmaya hakkınız yok. İktidar Ortadoğu’da savaş kışkırtıcılığı yapıyor, halkı tehdit ediyor. Bir halk kendi kendini yönetmek istiyor. Sana ne?” diye sordu.

    “MÜLTECİLER UCUZ İŞ GÜCÜ VE ÖLÜME TERK EDİLİYORLAR” 

    AKP’nin Suriyeli mülteci politikalarına da değinen Kemalbay, onları ucuz işçi olarak kullandığını ve ölüme terk ettiğini söyledi. Kemalbay, “İşçiler haklarını aramaya kalktıklarında büyük kol kuvvetlerini buluyorlar. Haklarını aramak istediklerinde OHAL ve KHK’lerle karşılaşıyorlar. Oysa AKP Genel Başkanı ‘Biz büyük bir ülkeyiz’ diyor. Oysa her 4 gençten biri işsiz. TÜİK verilerine göre, yüzde 10 üzerinde işsizlik var. Soruyorum Erdoğan’a büyük Türkiye bu mudur?” dedi.

    “SAYA İŞÇİLERİ BİRLEŞEREK KAZANDI”

    Adana’da Saya işçilerinin mücadelesine de değinen Kemalbay, “Saya işçileri bir ders verdi, sömürüye karşı Suriyeli işçileri de yanlarına alarak grev yaptı. Mücadeleleri hepimize örnek olsun” dedi. Hükümetin ‘yeni Türkiye’ söylemini eleştiren Kemalbay, “İktidar eskinin tekçiliğini başka bir kılıfla yeniden inşa ediyor. Biz Türkiye emekçileri Kürt halkı ile omuz omuza olmalıyız” dedi.

    “FAŞİZME KARŞI GÜLMEN VE ÖZAKÇA İLE BİRLİKTEYİZ”

    Kanun hükmünde kararnameyle işten atıldıkları açlık grevi yapan ve daha sonra tutuklanan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın durumuna değinen Kemalbay, “Nuriye ve Semih 200 gündür açlık grevinde. ‘Büyük Türkiye’ne yapıyor? Onları tecrit altında tutuyor. Faşizme karşı onlarlayız!” diye konuştu.

     

    ERBİL, KERKÜK TÜRKİYE’NİN İLİ Mİ? 

    Mitingde konuşan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, İktidarın yeni adalet sarayları ve yeni cezaevleri yaparak faşizmi tekrar tekrar tahkim etmeye çalıştığını belirterek “Adalet diye söyledikleri o parlak sözlerin üzerine beton dökerek adaleti yok ediyorlar. İşte biz o betonu kaldırmaya aday bir partiyiz” dedi.

    Dün ülkede çözüm süreci olduğunu ifade eden Beştaş, iktidarın panolara “Analar ağlamasın” diye pankart astığını belirterek “Şimdi de ananızı gömemezsiniz diyorlar. Hatun Tuğluk’un cenazesinin Ankara’da gömülmesine izin vermedi. İçişleri bakanını daha kovmadılar. Ne yapıyordu orada? Onlara teşekkür mü ediyordu?” dedi.

    AKP’nin oyları düştüğü için savaş politikasına sarıldığını dile getiren Beştaş, şimdi de Irak ve Suriye’de savaşa sokmaya çalışıyorlar. Çünkü onların evladı değil, yoksulun çocuğu savaşa gidiyor” dedi. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetiminde referanduma Türkiye’nin karşı çıkmasına tepki gösteren Beştaş, “Erbil, Kerkük, Süleymaniye Türkiye’nin illeri mi?” diye sordu.

    Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın mesajını Meral Danış Beştaş okudu.

    DEMİRTAŞ: MÜCADELE BÜYÜTÜLMELİ

    Meclisten geçen savaş tezkeresine dikkat çeken Demirtaş şunları ifade etti:

    “Barış, demokrasi, özgürlük, adalet ve eşitlikten yana olanlar, yani bizler ise bir kez daha savaş tezkeresine hayır dedik. Hem farklı halkların ve inançların eşit, özgür ve birlikte yaşamına düşman olanlara hem de Kürt halkının kendi geleceğini tayin etme hakkına gayri meşru diyenlere onurlu ve kararlı bir cevap verdik. Türkiye’de faşizmin kurumsallaşması için her gün yeni bir adım atılıyor. Fütursuzca sürdürülen baskılara her gün bir yenisi ekleniyor. Siyasi ömrünü baskı, zulüm ve saldırı politikalarıyla uzatmaya çalışan AKP-MHP ittifakının önündeki en büyük engel faşizme karşı direnenlerdir.”

    Demokrasi güçlerinin rollerini iyi oynaması gerektiğini anlatan Demirtaş, “HDP başta olmak üzere bütün muhalif güçlerin bu mücadeleyi büyütmesi gerekir. Milyonlarca insanın kararlı ve umutlu duruşunu bilerek ve bunun hakkını vererek hareket etmeliyiz. En geniş toplumsal muhalefet cephesinin örülmesine yardımcı olmalıyız” dedi.