Etiket: ses dersim şubesi

  • Dersim’de sağlık emekçileri helikopterden aşağıya atıldı!

    Dersim’de sağlık emekçileri helikopterden aşağıya atıldı!

    PİRHA- SES Dersim Şubesi, acil bir vakaya giden sağlık emekçilerinin, helikopter personeli tarafından aşağıya atılmasına ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Bu insani olmayan yaralanma ve sakat kalma riski taşıyan şiddet içeren uygulamayı reddedip kınıyoruz” dendi.

    Olay, 112 Komuta Kontrol Merkezine gelen çağrı ile Qişle(Nazımiye)’ye bağlı Hakis(Büyükyurt) köyünde, yatalak 106 yaşında bir hastanın sağlık durumunun kötüleştiğine dair yapılan ihbarın ardından yaşandı.

    Hasta yakını tarafından Ambulans talebi olduğu komuta kontrol merkezine bildiriliyor. Yetkililer, yolun kapalı olduğu ve açılması halinde gerekli sağlık hizmeti verileceği hasta yakınına bildiriliyor. İlerleyen saatlerde ise hasta için helikopterin ayarlandığı ve merkezden doktorlu ekibin helikopter pistine yönlendirilmesi Sağlık Hizmetleri Başkanı tarafından istendi.

    Bu arada komuta kontrol merkezinde görevli doktor, hasta yakınına ulaşıp yolun kapalı olmasından kaynaklı helikopter ile hastayı alacaklarını bildiriyor. Bunun üzerine hasta yakını ambulans talebinden vazgeçtiğini, hastanın daha iyi olduğunu bildiriyor.

    Bu bilgi Sağlık Hizmetleri Başkanı’na iletilip, kişinin talebi olmadığını ve amacın yolun açılması için böyle bir talep oluşturduğunu söylemesine rağmen, yine de sağlık hizmetleri başkanı ekibin helikoptere eşlik etmesini istiyor. Lakin bu yönlendirilme komuta kontrol merkezi dışında Halk Sağlığı Destek birimi başkanı tarafından organize ediliyor.

    112 çalışanlarının hiçbir iş güvenliği önlemi alınmadan, -10 derece soğukta, iki metreye varan kar kalınlığının olduğu, can güvenliğinin açıkça tehlikede olan bir alana, hastanın bulunduğu yerden yaklaşık 6-7 kilometre uzaklığında, iniş yapmadan AFAD ve 112 ekibinin yaklaşık 5 metre yükseklikten aşağı atlanması isteniyor.

    A.T.T adlı kadın sağlık çalışanı, ısrarla bu yükseklikten atlamayacağını ve helikopter ile geri döneceğini söylemesine rağmen, zor kullanmak suretiyle helikopter teknikeri tarafından personel aşağı atılmıştır. Yüz üstü karın üzerine düşen A.T.T adlı sağlık çalışanı, yüksekten düşmesi üzerine vücudunda çeşitli morarmalar oluşmuştur. A.T.T, bu durum üzerine adli rapor alıp hukuki sürecini başlatmıştır.

    “ARKADAŞLARIMIZ ÖLÜME ATILMIŞTIR”

    Yaşanan bu olay üzerine SES Dersim Şubesi, yaptığı yazılı basın açıklamasıyla sert tepki gösterdi:

    “Bu insani olmayan yaralanma ve sakat kalma riski taşıyan şiddet içeren uygulamayı reddedip kınıyoruz. Sağlık ekibine ait tüm malzemeler yine aşağı atılarak hastayı almadan bölgeden uzaklaşmıştır. Tüm bu olumsuzlukların üzerine personel bölge koşulları için uygun olmayan 112 kıyafeti ve ayakkabısı ile -10 derecede 2 metre kalınlığında kar içinde yürümeye devam ederken bir süre sonra tükenmeye ve üşümeye başlayıp hipotermi riskiyle adeta yaşam mücadelesi vermeye başlıyorlar.”

    Hiçbir güvenlik önlemi alınmadan, sağlık çalışanlarının hayatının tehlikeye atıldığını savunan SES, “Arkadaşlarımız bölgede ayı, kurt vb. yabani hayvanların ayak izlerine rastlanmasıyla endişeleri giderek artıyor. AFAD ekibinden oldukça geride kalan A.T.T arkadaşımız ve doktor arkadaşımız yaklaşık 4 kilometrelik yürüyüşün sonunda tam hava kararmaya başlarken şans eseri bir eve denk gelerek buraya sığınıyorlar. Bu uygulama, ne hizmettir ne fedakârlıktır; açık bir iş güvenliği ihlalidir, emeğin ve emekçinin yok sayılmasıdır. Güvenlik tedbiri olmadan, Jandarmadan destek alınmadan, risk analizi yapılmadan, çalışan rızası gözetilmeden yapılan dayatmadır” dendi.

    “BU RIZA YOK SAYILARAK UYGULANAN AĞIR BİR ŞİDDETTİR”

    “Bu İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatının açık ihlalidir, Kamu emekçisinin canını hiçe saymaktır kabul etmiyoruz. 112 çalışanları hayat kurtaran kamu emekçileridir. Sağlık emekçilerini alkışla değil, güvenli çalışma koşullarıyla korumak zorundasınız” denilen açıklamada rıza olmadan böyle bir uygulamanın yapılamayacağına dikkat çekildi.

    SES Dersim Şubesi, açıklamanın sonunda ise uygulamanın sorumluları hakkında işlem yapılmasını, benzer dayatmaların derhal sonlandırılmasını ve sağlık emekçilerine insanca, güvenli çalışma koşullarının sağlanmasını talep etti ve devamında şunları belirtti:

    “Emeğimiz de hayatımız da reklam malzemeniz değildir! Biz SES Dersim Şubesi olarak, sağlık emekçilerinin hayatını tehlikeye atan, emeği görmezden gelen, propaganda uğruna çalışanları riske atan bu anlayışı reddediyoruz. Buradan açıkça söylüyoruz: 112 emekçileri, soğukta, karda, saat fark etmeksizin zaten görev başındadır. Kamu emekçisine reva görülen zor, baskı ve tahakkümün somut göstergesidir. Hiçbir görev tanımı, hiçbir talimat, hiçbir “emir” bir sağlık emekçisini ölüm riski taşıyan bir eyleme zorlamayı meşrulaştıramaz. Sağlık çalışanları askeri personel değildir.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de sağlıkçılar iş bıraktı: Aile Hekimliği’nde güvencesiz istihdamı kabul etmiyoruz-VİDEO

    Dersim’de sağlıkçılar iş bıraktı: Aile Hekimliği’nde güvencesiz istihdamı kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Sağlık örgütleri, Aile Hekimleri Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ne karşı bugün iş bırakma eylemi yaptı. Dersim’de Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yapan sağlık emekçileri, “2-6 Aralık 2024 tarihleri arasında Aile Sağlığı Merkezleri çalışanları olarak üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz” dedi.

    Aile hekimliği çalışanları “Eziyet Yönetmeliği” olarak adlandırdıkları yeni “Aile Hekimleri Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin geri çekilmesi talebiyle bugün iş bırakma eylemi yaptı.

    Dersim’de Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), yeni yönetmeliği protesto etmek için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı SES Dersim Şubesi Hukuk Sekreteri Meral Gülbenat Şimşek okudu. Açıklamada, ‘Performans ve ödeme yönetmeliğine değil, nitelikli çalışan sağlık sistemine ihtiyacımız var’ pankartı açıldı.

    “SONUÇ ALINCAYA KADAR MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Yapılan düzenlemelerin halk ve hizmet sunan emekçiler açısından kalıcı bir çözüm getirmediğini ifade eden Meral Gülbenat Şimşek, “Aile Sağlığı Merkezleri’ndeki sağlık hizmetleri ücretli olma yolunda hızla ilerliyor. Sağlık Bakanlığı’nı bir kez daha uyarıyoruz sorun yumağına dönüşmüş sağlık sistemini performansa dayalı, bilimsel yaklaşımdan uzak yönetmelikler ile düzeltemezsiniz. Alanın öznesi olan bizlerin, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin örgütlerinin yapılan değişikliklere yönelik görüşlerimizi ve önerilerimizi dikkate almayarak, yok sayarak ne halk sağlığını geliştirebilirsiniz ne de sağlık emekçilerinin sorunlarını çözebilirsiniz. Eziyete dönüşen Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin iptalini ve Meclis’te sunulan yasa taslağının geri çekilmesini istiyoruz. 2-6 Aralık 2024 tarihleri arasında Aile Sağlığı Merkezleri çalışanları olarak üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz. Bu haklı taleplerimiz gerçekleşene kadar çeşitli eylem ve etkinliklerle halkımızın sağlığı ve haklarımız için sağlık otoritesini harekete geçme konusunda zorlamaya devam edeceğimizi, sonuç alıncaya kadar vazgeçmeyeceğimizi tüm kamuoyuna bildiriyoruz” dedi.

    “SAĞĞLIK ÇALIŞANLARININ CAN GÜVENLİĞİ SAĞLANMALIDIR”

    Şimşek, sağlık emekçilerinin taleplerini şöyle sıraladı:

    -Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve aile sağlığı merkezleri kamu tarafından sağlanmalıdır.

    -Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar Aile Sağlığı Merkezi sayısı hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır.

    -Aile Hekimliği’nde güvencesiz ve kadrosuz istihdamı kabul etmiyoruz. Aile sağlığı merkezlerinde nüfus yapısına göre yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli, aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmelidir. Aile Hekimleri işveren olmamalıdır. Ebe ve hemşirelerin maaş ve teşvik ödeme kriterleri mesleki sorumluluklarının dışında kriterlerden oluşmakta iken Aile Sağlığı Merkezleri’nde çalışan ebe hemşirelerine ödenecek ücret Aile Hekiminin çalışma kriterleri ile değil kendi mesleki sorumluluklarına göre düzenlenmelidir. Aile Sağlığı Çalışanlarının Kanun değişikliği gerektiren tavan ücreti katsayısı artırılmalıdır.

    -Aile Sağlığı Merkezlerinde çalışan hekim, ebe, hemşire ve   sağlık emekçilerine   emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir.

    -Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınmalı, etkili şiddet yasası çıkarılmalı ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmalıdır.

    PİRHA/DERSİM

  • Aile Hekimliği Performans ve Ödeme Yönetmeliği, Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    Aile Hekimliği Performans ve Ödeme Yönetmeliği, Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    PİRHA-Aile hekimleri ve sağlık emekçileri, Aile Hekimliği Performans ve Ödeme Yönetmeliği’ni protesto ederek iş bıraktı. Eylem 7 Kasım’a kadar sürecek. SES Dersim Şubesi, yönetmeliği protesto ederek Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Bu yönetmelik, çalışma koşullarını eziyete dönüştürecek bir yönetmeliktir. Halkın sağlığını, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının özlük hakları ve çalışma koşullarını iyileştirmek bir yana yaşanmakta olan sorunları daha da derinleştirecektir” denildi.

    Aile hekimleri ile birinci basamak sağlık hizmeti sunan sağlık emekçileri, Aile Hekimliği Performans ve Ödeme Yönetmeliği’ni protesto ediyor. Sağlık Bakanlığı’nın yeni kararına “Eziyet Yönetmeliği” diyen sağlıkçılar, ülke genelinde bugünden itibaren 5-6-7- Kasım’da Aile Sağlık Merkezleri’nde iş bırakma kararı aldı.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi, Aile Hekimliği Performans ve Ödeme Yönetmeliği’ni protesto etmek için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Ses Dersim Şube Hukuk Sekreteri Meral Gülbenat Şimşek okudu. Açıklamada, ‘Performans ve ödeme yönetmeliğine değil, nitelikli çalışan sağlık sistemine ihtiyacımız var’ pankartı açıldı.

    “YENİ YÖNETMELİK SORUNLARI DAHA DA DERİNLEŞTİRECEKTİR”

    Aile Hekimliği Performans ve Ödeme Yönetmeliği’nin sağlık emekçilerinin sorunlarına çözüm olmayacağını belirten Meral Gülbenat Şimşek, “Sorunlar yumağına dönüşmüş sağlık sisteminin düzeltilebilmesinin yolunun birinci basamak sağlık hizmetlerinin ve koruyucu hekimlik uygulamalarının güçlendirilmesi gerekiyor. Sağlık Bakanlığı’nın sağlık alanında yaşanan ciddi sorunları çözmek için birinci basamak sağlık hizmetlerini ve koruyucu hekimlik uygulamalarını güçlendirecek yapısal düzenlemeler yapmak yerine; “Performans ve Ödeme Yönetmeliği” ile ödeme üzerinden değişiklikler yapmaya çalışması sorunların büyüklüğünün kavranamamış olduğunu göstermektedir. Yürürlüğe giren bu yönetmelik halkın sağlığına ve hekimlerin, sağlık emekçilerinin haklarına bir katkı sağlamayacaktır. Bu yönetmelik, çalışma koşullarını eziyete dönüştürecek bir yönetmeliktir. Halkın sağlığını, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının özlük hakları ve çalışma koşullarını iyileştirmek bir yana yaşanmakta olan sorunları daha da derinleştirecektir” dedi.

    “YAPILAN HİZMETİN NİTELİĞİNİ ÖDÜLLENDİREN BİR PERFORMANS UYGULAMASINA GEÇİLMELİDİR”

    Taleplerinin karşılanabilir olduğunu ifade eden Şimşek, sağlık emekçilerinin taleplerini şu şekilde sıraladı:

    -Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve aile sağlığı merkezleri kamu tarafından sağlanmalıdır.

    -Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar Aile Sağlığı Merkezi sayısı hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır.

    -Kadrolu ve güvenceli istihdam modeli ile yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli, aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmelidir. Kadrosuz, güvencesiz bir şekilde çalışan emekçiler (gruplandırma elemanları) kadroya geçirilmelidir.

    -Aile hekimlerine ve tüm sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir.

    -Gelire katkısı %20’yi geçmeyecek ve yapılan hizmetin niteliğini ödüllendiren bir performans uygulamasına geçilmelidir.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de Yenidoğan çetesi tepkisi: Gözaltına alınan tek bir hastane sahibi yok-VİDEO

    Dersim’de Yenidoğan çetesi tepkisi: Gözaltına alınan tek bir hastane sahibi yok-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ile Dev Sağlık-İş, “Yenidoğan Çetesi’ne” ilişkin Tunceli Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Sağlıkta Dönüşüm Programı tüm itirazlarımıza rağmen yaşama geçirilmeye çalışıldı. Gelinen aşamada para için bebeklerimizin yaşamlarına kadar el uzatan bu programın, toplum sağlığına yararı olmadığı herkesçe görülmüştür” denildi.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi ve Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev Sağlık-İş) Dersim Şubesi, bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden olan ve haksız kazanç elde eden “Yenidoğan Çetesi”ne dair Tunceli Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamayı SES Dersim Şube Eş Başkanı Serap Kahraman okudu. Açıklamada, ‘Sağlıkta ticaret ölüm demektir’ pankartı açıldı.

    “SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMINIZ ÇÖKMÜŞTÜR”

    Yenidoğan Çetesi’nin sağlıkta dönüşüm politikalarının sonucu olduğunu belirten Serap Kahraman, “3 Kasım 2002 tarihinde AKP’nin tek başına iktidara gelmesiyle birlikte uygulamasına hız verilen Sağlıkta Dönüşüm Programı tüm itirazlarımıza rağmen yaşama geçirilmeye çalışıldı. Gelinen aşamada özellikle de para için bebeklerimizin yaşamlarına kadar el uzatan bu programın, toplum sağlığına yararı olmadığı herkesçe görülmüştür. Sağlıkta dönüşüm programı ve programa yön çizen kar ve rant amaçlı, özelleştirmeci, halkın geniş kesimlerinin çıkarlarını sermayenin ihtiyaçları için gözden çıkartan anlayış ülkemizde de benzer uygulamaları uygulayan tüm dünya ülkelerinde de çökmüştür. Sonuç olarak sizin yap-boza dönüştürdüğünüz sağlık sisteminin toplum sağlığına yararı olmadığı açıktır. Salgın ve sonrasında deprem bunu daha görünür kılmıştır. “Sağlıkta devrim” diye allayıp pulladığınız “sağlıkta dönüşüm” programınız çökmüştür. Bizler başka bir sağlık mümkündür ve zorunludur diyoruz” dedi.

    “YAŞANAN KATLİAMI BİRKAÇ HASTANE KAPATARAK ÖRTEMEZSİNİZ”

    Kahraman, iktidarın sağlık emekçilerini dikkate almadığı için bebeklerin hastane yoğun bakımlarında katledildiğini ifade etti.

    “Yaşanan bu katliamı birkaç kişiye yıkarak birkaç hastane kapatarak örtemezsiniz” diyen Kahraman şöyle devam etti:

    “Dönemin il sağlık müdürü olan Sağlık Bakanı dâhil denetimden sorumlu yerelden bakanlığa kadar tüm bürokratları, sorumluluğu gereği görevden el çektirilerek adli ve idari soruşturmaya dahil edeceksiniz. Kâr ederken ses çıkarmayan hastane patronları ya da özel hastane şirketlerinin yöneticileri de aynı derecede sorumludur. Gözaltına alınan tek bir hastane sahibi ya da şirket yöneticisi yoktur. Bunları da soruşturmaya dahil edeceksiniz. Yönünüzü sermaye tekellerine değil halka, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine döneceksiniz. Bizleri dinlemeyi öğreneceksiniz. Sağlık emekçileri ve halkı karşı karşıya getirip bu skandaldan sıyrılmanıza izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

    Açıklamanın ardından 2 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • SES Dersim Şubesi: Darıkent 112 istasyonunu kapatmak, halkın sağlığını tehlikeye atmaktır

    SES Dersim Şubesi: Darıkent 112 istasyonunu kapatmak, halkın sağlığını tehlikeye atmaktır

    PİRHA-Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü’nün kasım ayında Dersim’de Darıkent 112 istasyonunu kapatmak istemesine tepki gösteren SES Dersim Şubesi, “Fazla mesai ödememek için, ulaşımı oldukça zor ve yaklaşık 1 saatlik mesafede olan Darıkent 112 istasyonunu kapatmak, bölgede yaşayan halkın sağlığını tehlikeye atmak demektir” dedi. 

    Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü’nün fazla mesai ödememek ve tasarruf tedbirleri kapsamında kasım ayında Dersim’in Mazgirt ilçesinin Muxundi (Darıkent) köyünde bulunan Darıkent 112 istasyonunun kapatılmak istemesine Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi’nden tepki geldi.

    “SAĞLIK HAKTIR, PARAYLA ÖLÇÜLEMEZ”

    Sanal medya hesabından açıklama yapan SES Dersim Şubesi, “Halkın sağlık alma hakkını tasarruf ederek ticari mantıkla yürütemezsiniz. Nitelikli ulaşılabilir sağlık hizmeti için istasyon kapatmak değil, yeni istasyonlar açmak gerekiyor. Sağlıkta ticaret ölüm demektir. Fazla mesai ödememek için, ulaşımı oldukça zor ve yaklaşık 1 saatlik mesafede olan Darıkent 112 istasyonunu kapatmak, bölgede yaşayan halkın sağlığını tehlikeye atmak demektir. Sağlık haktır parayla ölçülemez” denildi.

    PİRHA/DERSİM

  • SES’ten açıklama: Bu sömürü düzeninde hemşireler yoruldular, tükendiler-VİDEO

    SES’ten açıklama: Bu sömürü düzeninde hemşireler yoruldular, tükendiler-VİDEO

    PİRHA- SES Dersim Şubesi yöneticileri, Hemşireler Günü’nde basın açıklaması yaptı. Bu sömürü düzeninde hemşirelerin çok yorulduğu belirtilen açıklamada, “İş yerlerinde hemşirelere yönelik, yöneticilerden, ekip arkadaşlarından, hasta ve yakınlarından gelen şiddete son verilmesi için yasal ve idari düzenlemeler yapılsın” talebi dile getirildi. 

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi, Hemşireler Günü’nde Tunceli Devlet Hastanesi’nde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamada, “Hemşirelik haftasını sorunları ile değil, bayram havasında geçirmek istiyoruz” pankartı açıldı. Açıklamayı SES Dersim Şubesi Eş Başkanı Serap Kahraman okudu. Açıklamaya, Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, Dersim’deki siyasi ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “BU SÖMÜRÜ DÜZENİNDE HEMŞİRELER YORULDULAR, YAŞAMLARINI YİTİRLER”

    Hemşirelerin iş yükünün artmasına rağmen ücretlerinin ise artmadığını belirten Serap Kahraman, “Emekliliğe yansıyan temel ücrette “dönüşüm” politikaları ile yıllar içinde gerileme yaşanmıştır. Hemşireler de diğer sağlık emekçileri gibi kısmen de olsa gelirlerini arttırmak için daha fazla mesai ve nöbet tutmaya başlamıştır. Yine döner sermaye, teşvik vb. uygulamalar ile yapılan ücretlendirme yöntemi nedeni ile en temel hak olan dinleme hakkı dahi kullanılamamakta, yıllık izinlere dahi ayrılmamaktadırlar. Bu durum bile yaşanan yoksulluğu göstermektedir. Temel ücretler çok az olduğu için emekliliği gelen hemşireler yoğun çalışma koşullarına rağmen emekli olmaktan imtina etmektedirler. Günümüz çalışma koşulları, yoğun emek sömürüsünün olduğu vahşi kapitalizmin ilk dönemlerini anımsatmaktadır. Bu sömürü düzeninde hemşireler yoruldular, tükendiler, hatta yaşamlarını yitirdiler” dedi.

    “HEMŞİRELER İÇİN GÜVENLİ ÇALŞMA ORTAMLARI OLUŞTURULSUN”

    Serap Kahraman, hemşirelerin taleplerini şöyle sıraladı:

    -İş yerlerinde hemşirelere yönelik, yöneticilerden, ekip arkadaşlarından, hasta ve yakınlarından gelen şiddete son verilmesi için yasal ve idari düzenlemeler yapılsın.
    -5510 kapsamında olan hemşirelerin emeklilik maaşlarına 3600 ek gösterge karşılığı artışlar yapılmalıdır.
    -Sendikal örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller kaldırılsın.
    -Hemşirelik Kanunu mesleğin özüne yakışır, görev tanımına uygun şekilde düzenlensin, bağımsız hale getirilsin.
    -Fiili hizmet süresi zammı yeniden düzenlensin.
    -Kadın hemşireler için analık ve süt izni süreleri yeniden düzenlensin, bu süreçlerde yeteri kadar ücretli izin verilsin.
    -Hemşireler için güvenli çalışma ortamları oluşturulsun, şiddete karşı tüm tedbirler alınsın.
    -Hemşire iş gücü planlaması yapılsın, çok sayıda değil nitelikli eğitim veren hemşirelik okulları açılsın.
    -İş yerlerinde hemşirelere yönelik, yöneticilerden, ekip arkadaşlarından ve hasta ve yakınlarından gelen şiddete son verilmesi için yasal ve idari düzenlemeler yapılsın.

    PİRHA/DERSİM

  • Aile Sağlığı Merkezi çalışanları, kesilen haksız vergiye karşı süresiz eylem başlattı- VİDEO

    Aile Sağlığı Merkezi çalışanları, kesilen haksız vergiye karşı süresiz eylem başlattı- VİDEO

    PİRHA – “Aile Hekimliği Çalışanları Vergide Adalet İstiyor” diyerek açıklama yapan SES Dersim Şubesi, Aile Sağlığı Merkezleri çalışanlarından haksız ve adaletsiz bir şekilde kesilen vergi uygulamasından vazgeçilene dek, her çarşamba günü süresiz eylem yapacaklarını kaydetti.  

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi “Aile Hekimliği Çalışanları Vergide Adalet İstiyor” diyerek Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı.

    Açıklamayı SES Dersim Şubesi adına Serap Kahraman okudu.

    “TALEPLERİMİZ KARŞILANANA KADAR SÜRESİZ EYLEM BAŞLATIYORUZ”

    Kahraman, Aile Sağlığı Merkezleri çalışanlarından haksız bir şekilde kesilen vergi oranının en fazla %15 ile sınırlanması ve yıl içinde sabit kalması talebiyle bugün (28 Şubat Çarşamba) eylem başlattıklarını söyledi. Türkiye genelinde talepler karşılanana kadar Aile Sağlığı Merkezlerinde her çarşamba günü süresiz eylem yapacaklarını belirten Kahraman, Aile Sağlığı Merkezlerinde çalışan emekçilerin tek sorununun vergi yükü olmadığını, yığınla sorunların biriktiğine dikkat çekti.

    Kahraman şöyle devam etti:

    “Aile hekimliği sistemi ile “dönüştürülen” birinci basamak sağlık hizmetleri toplum sağlığı açısından sürekli olarak sorunların birikmesine neden olurken, aile sağlığı merkezlerinde (ASM) çalışan emekçiler açısından da güvenli olmayan işyerlerinde zorunlu çalışmayı dayatmış, esnek, güvencesiz, performansa dayalı ücretlendirme sistemi ile de sömürüyü derinleştirmiştir.
    Aile hekimliğine geçiş süreci ile bu alanda farklı istihdam biçimleri ortaya çıkmıştır. Aynı birimde çalışan hemşire, ebe, sağlık memuru (toplum sağlığı) ve acil tıp teknisyeni unvanlı sağlık emekçileri ise aile sağlığı elemanı diye isimlendirilmekte ve bu emekçilerde kamu ve kamu dışı çalışan şeklinde ayrılmaktadır.

    “AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİ ADETA BİRER İŞLETMEYE DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞTÜR”

    Bunlar dışında ASM’ler adeta birer işletmeye dönüştürülmüştür. Apartmanların, camilerin altlarında yerler kiralanmış, sağlıksız ve güvenliksiz ortamlar ASM’lere dönüştürülmüştür. Bu sağlıksız binaların ve sağlık sisteminin pandemide cilası dökülmüştür. Deprem döneminde de nasıl enkaz altında kaldığını hep birlikte gördük. Hekimler bu binaların kira, elektrik, su, doğalgaz faturalarını ödemekte; temizlik malzemeleri, tamirat-tadilat işleri ile uğraşmakta; temizlik, kırtasiye, sekreterlik vb. işlerin yürütülmesi için de adeta işveren gibi personel çalıştırmak zorunda kalmaktadır. Çalışanın maaşını, sigortasını düşünmek zorundadırlar. 12-13 yıldır “ara eleman adı altında, ücretli çalışan sağlık emekçileri ötekinin ötekisi yapılmışlardır. Aynı kurumda, hatta aynı ASM’de görev yapan çalışanlar ile özlük ve mali haklardaki farklılıkların kabul edilmesi mümkün değildir. ASM’lerde güya kadrolu olarak çalışan hemşire, ebe vb. emekçilerin ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinde çalışan emsalleri ile aralarında ele geçen ücretlerde dahi ciddi farklar oluşmaya başlamıştır.”

    “SORUNLARIN ANA KAYNAĞI SAĞLIK SİSTEMİ”

    Sorunların ana kaynağının uygulanan sağlık sistemi olduğunu vurgulayan Serap Kahraman, “Kamusal sağlık hizmetlerinin işletme mantığı içerisinde verilmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Bu sisteme eleştirilerimiz bakidir. Koruyucu sağlıklı hizmetlerinin öncelediği bütüncül bir yaklaşıma dair mücadele ve taleplerimiz devam edecektir. Bu taleplerimiz gerçekleşinceye ve özlemini duyduğumuz sistem inşa edilinceye kadar ASM’lerde mevcut sistem içerisinde de çalışan emekçilerin temel sorunları çözülmelidir. Önemli talepleri karşılanmalıdır” dedi.

    “HÜKÜMET KAŞIKLA VERİP KEPÇE İLE ALMA POLİTİKALARINA DEVAM EDİYOR”

    Hükümetin kaşıkla verip kepçe ile alma politikalarına devam ettiği belirtilen açıklamada, “Amacımız vergide adalet ve sabit yüzde 15 vergi. Milyarlarca liralık ihale yapanlardan, kuyumculardan, fabrika sahibi olanlardan alınmayan vergiler bizden bordro üzerinden alınıyor.
    ASM çalışanlarından haksız ve adaletsiz bir şekilde kesilen vergi uygulamasından vazgeçilene dek, kesintilerin yıl içinde sabit kalması ve vergi kesinti oranının en fazla %15 ile sınırlanması talebiyle, 21 Şubat 2024 tarihinden itibaren tüm ASM’lerde her çarşamba günü süresiz eylemleri başlatıyoruz.
    Tüm ücretli çalışanlar yüksek vergi kesintilerinden muzdariptir. Bugün başlattığımız bu eylemler ile ülkenin birçok ASM’si önünde çoban ateşleri yakıyoruz. Bu çoban ateşlerinin sağlık ve sosyal hizmet iş kolu başta olmak üzere vergi adaletsizliğinden yakınan tüm kesimlerce görüneceğine inanıyor ve birleşik bir talebe dönüşeceğini umut ediyoruz. Birleşerek mücadele edersek adaletsiz vergi sistemini değiştirebiliriz” denildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de SES üyelerinin Ali Ekber Yurt tarafından sürgün edilmesine tepki-VİDEO

    Dersim’de SES üyelerinin Ali Ekber Yurt tarafından sürgün edilmesine tepki-VİDEO

    PİRHA-SES Dersim Şubesi, sendika üyelerinin Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ali Ekber Yurt tarafından ilçelere sürgün edilmesine ilişkin basın açıklaması yaparak tepki gösterdi. SES Eş Genel Başkanı Gönül Adıbelli, “Kayırmacılığa ve hukuksuzluğa karşı tepki koyan Dersim şube yöneticileri ve üyelerimiz sürgün edilmişlerdir” dedi. 

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi, sendika üyelerinin Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ali Ekber Yurt tarafından ilçelere sürgün edilmesine ilişkin basın açıklaması yaparak tepki gösterdi.

    Açıklamaya SES Eş Genel Başkanı Gönül Adıbelli, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ve Dersim’deki sivil toplum örgütleri ve siyasi parti yöneticileri katıldı. Açıklamada, ‘Birlikte örgütlenmeye, mücadeleye devam ediyoruz’ pankartı açıldı.

    “ÜYELERİMİZ SÜRGÜN EDİLMİŞTİR”

    Sosyal hizmetler alanındaki mobbing, bürokratik ve siyasal baskıların dozunu artırarak devam ettiğini belirten SES Eş Genel Başkanı Gönül Adıbelli, “Pandemi döneminde bile koruyucu ekipman talep eden sosyal hizmet emekçileri terörist olarak damgalanmış ve sürgün edilmişlerdir. AKP’nin il ve ilçe başkanlıklarının özellikle taşrada kurumun iş ve işlemlerine müdahalesi sonucu torpil ve kayırmacılık kurumlarımızın en küçük birimlerine kadar sirayet etmiştir. Bu kayırmacılık ve hukuksuzluğa karşı tepki koyan Dersim şube yöneticileri ve üyelerimiz sürgün edilmişlerdir. Mahkemeyi kazanıp geri dönen üyelerimiz bu seferde ihtiyaç olmayan ilçelerde yeni birimler açılarak oralara görevlendirme adı altında sürgüne devam edilmiştir” dedi.

    “DERSİM’DE ANTİ-DEMOKRATİK UYGULAMALAR GİDEREK ARTIYOR”

    Dersim’de anti demokratik uygulamaların giderek arttığını vurgulayan KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, “Giderek artan bir hukuksuzluğun dozajının her geçen gün artıyor. Türkiye hakkında yayınlanan raporlara baktığımız zaman Türkiye’nin hem insan hakları açısından hem de işçilerin sendikal hakları açısından baktığımızda son sıralarda yer aldığını ve artık Türkiye’nin demokrasi dışı bir ülke olduğunu görüyoruz. Tüm hukuksuzluklar ve baskılara karşı mücadelemizi geçmişten beri sürdürdüğümüz gibi hem Dersim’de hem de ülkenin birçok yerinde sürdürmeye devam edeceğiz.

    Açıklama ‘Baskılar bizi yıldıramaz’ sloganlarıyla sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

     

  • SES Dersim Şubesi: Ali Ekber Yurt üyelerimize karşı düşmanca bir tavır içerisindedir-VİDEO

    SES Dersim Şubesi: Ali Ekber Yurt üyelerimize karşı düşmanca bir tavır içerisindedir-VİDEO

    PİRHA-SES Dersim Şubesi, 3 sendika üyesinin Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ali Ekber Yurt tarafından Pülümür ilçesine sürgün edilmesine Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaparak tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Ali Ekber YURT üyelerimize karşı düşmanca bir tavır içerisinde hiçbir yasal gerekçe ve usul gözetmeden, baskı, mobbing ve sürgünlerle cezalandırma amacı gütmektedir” denildi.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi, 3 sendika üyesinin Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ali Ekber Yurt tarafından Pülümür ilçesine sürgün edilmesine Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaparak tepki gösterdi.

    Basın açıklamasını SES Dersim Şubesi Eş Başkanı Serap Kahraman okudu. Açıklamada, ‘Sosyal hizmetlerde siyasi kadrolaşmaya, baskı, sürgün ve mobbinge hayır’ pankartı açıldı.

    “ALİ EKBER YURT, BASKI VE SÜRGÜNLERLE CEZALANDIRMA AMACI GÜRMEKTEDİR”

    Ali Ekber Yurt’un ihtiyaca yönelik olduğunu iddia ettiği sürgünlerin asıl amacının sendika üyelerini cezalandırmak olduğunu belirten Serap Kahraman,  “Erzincan İdari Mahkemesi’nin üyelerimizin eski görev yerlerine iade edilmesi kararının ardından, sürgün edilen 2’si kadın 3 üyemiz, daha eski görev yerlerine geri dönmeden Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ali Ekber Yurt tarafından üyelerimizi sürgün etmek için açılan Pülümür Sosyal Hizmet Merkezi’ne tekrar sürgün edilmişlerdir. Ali Ekber Yurt yine kendisine yakışanı yaparak hukukun üstünlüğünü çiğnemiş, üyelerimiz hakkında alınan göreve iade kararı idarece uygulanmadan Pülümür ilçesine sürgünleri için valilik onaylarını almıştır. Pülümür ilçesine giden toplam 4 meslek elemanının hepsinin sendika üyemiz olması, daha önce sürgün edilen 3 üyemizin görevlerine başlamadan Pülümür ilçesine yeni sürgün kararlarının alınması tesadüf değildir. Ali Ekber Yurt üyelerimize karşı düşmanca bir tavır içerisinde hiçbir yasal gerekçe ve usul gözetmeden, baskı, mobbing ve sürgünlerle cezalandırma amacı gütmektedir” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Tacizci doktor Dersim’de protesto edildi: Tacizi aklama, yargıla-VİDEO

    Tacizci doktor Dersim’de protesto edildi: Tacizi aklama, yargıla-VİDEO

    PİRHA-Çalıştığı her hastanede kadın hastaları taciz eden ve hakkında toplam 52 şikayet bulunan doktorun göreve başlamasına tepki gösteren Dersim Kadın Platformu ve SES Dersim Şubesi, Dersim’in Pertek ilçesinde ‘Tacizi aklama, yargıla’ diyerek yürüyüş gerçekleştirip açıklama yaptı.

    Çalıştığı her hastanede kadın hastaları taciz eden ve hakkında toplam 52 şikayet bulunan doktor İsmail Hakim, 2022 yılının Şubat ayında tutuklandı, geçtiğimiz günlerde ise beraat ederek Pertek İlçe Devlet Hastanesinde göreve başladı.

    Duruma tepki gösteren Dersim Kadın Platformu ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi üyeleri, Pertek İlçe Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya sendika ve platform üyelerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada, ‘Tacizi aklama, yargıla’ pankartı açıldı. Açıklamayı SES Dersim Şube Eş Başkanı Serap Kahraman okudu.

    “ÇALIŞTIĞI HER HASTANEDE KADINLARI TACİZ ETTİĞİ BİLİNMEKTEDİR”

    ‘2015 yılında Pertek 70’inci Yıl Cumhuriyet İlçe Devlet Hastanesi’nde çalışmaya başlayan İ. Hakîm çalıştığı süre boyunca hastalarını taciz etmekle gündeme gelmiştir’ diyen Serap Kahraman, “Bu tacizler defalarca basın yolu ile kamuoyunda gündem olmuştur. En son olayda tacize uğrayan  İki kadın hastanın savcılığa başvuru yapması neticesinde şahıs Nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanmıştır. 05. 06.2023 günü göreve başlatılan Hakim’in çalıştığı her hastanede kadın hastaları taciz ettiği bilinmektedir. Tacizci doktorun 2008 yılında görev yaptığı İzmir’de 37 kadın hasta tarafından şikayet edildiğini belirten Kahraman, “Ancak adli soruşturma başlatılmadan sadece idari soruşturma yapılmış ve maaş kesim cezası verilmiştir. 24 Nisan 2008 günü İzmir İl sağlık müdürlüğüne verilen ifadeler raporlastırılmıs ancak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmemiştir. İ.Hakîm’in o dönem ilişkisi olduğu FETÖ tarafından olayın üstünün kapatıldığı iddia edilmiştir” dedi.

    “DURUMUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    2009 yılında Tunceli Devlet Hastanesi’nde acil serviste çalıştığı esnada taciz ettiği kadın hastaların yakınları tarafından dövülüp Ovacık’a ardından da Hozat’a geçici görevle gönderildiğini belirten Kahraman, “Hozat’ta bir çok kadın hastayı taciz etmiş, verilen 3 şikayet dilekçesi ise işleme konulmamıştır. Kadın hastaların ve yakınlarının tepkisine sessiz kalınmış ve sadece ihtar ve puan silme cezası verilmiştir.  Son olarak Pertek’te çalıştığı sırada taciz ettiği kadın hastaların şikayeti ile tekrar gündeme gelen i.Hakim Asliye Ceza Mahkeme’sinin beraat kararı ve idarenin onayıyla görevine başlaması halkta tepki ve endişeye yol açmıştır. Çalıştığı her hastanede kadın hastaları taciz eden ve hakkında toplam 52 şikayet bulunan bu kişinin göreve başlaması hele ki ödül gibi aynı hastanede göreve başlaması insanlık onuruna, kadın ve çocuk sağlık hakkına erişimine, fiziksel ve ruhsal sağlığa dönük bir baskılama ve görmezden gelmedir. Kadın düşmanı politikalar bitene, haklarımızı kazanana kadar mücadeleye devam edecek, bu durumun takipçisi olacağız” diye konuştu.

    Açıklama, ‘Tacizi aklama, yargıla’, ‘Tacizci doktor istemiyoruz’ sloganları eşliğinde yapılan yürüyüşle son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • SES üyesi Korkmaz: Deprem bölgesinde kadın sağlığı ile ilgili ciddi problemler var-VİDEO

    SES üyesi Korkmaz: Deprem bölgesinde kadın sağlığı ile ilgili ciddi problemler var-VİDEO

    PİRHA-Deprem bölgesinde zorunlu ihtiyaçların eksikliğinden kaynaklı çok ciddi problemlerin yaşandığını belirten Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Dersim Şube Üyesi Çilem Korkmaz, “Gittiğimiz bütün yerlerde kadın sağlığı açsından çok ciddi problemler yaşandığını gördük. Hem psikolojik destek sağladık, hem de eski koruyucu sağlık hizmetine yönelik bir çalışma yaptık” dedi. 

    6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen ve büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüz binlercesi yaralanırken, milyonlarca insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şube Üyesi Çilem Korkmaz, deprem bölgesinde yaptıkları çalışmalar hakkında PİRHA‘ya konuştu.

    “DEVLETİN NE KADAR EKSİK KALDIĞINI HEP BERABER GÖRDÜK”

    Depremin ilk gününden itibaren olduğunu söyleyen Çilem Korkmaz, “Deprem bölgesinde devletin ne kadar eksik kaldığını hep beraber gördük ve sağlık çalışanlarıyla beraber deprem bölgesinde ortak çalışma yürüttük. Kamu görevlisi olmamızdan kaynaklı yıllık izinlerimizi kullanarak deprem bölgesine gittik. Yaşanan çok büyük bir afetti ama zorunlu ihtiyaçların eksikliğinden kaynaklı deprem bölgesinde çok ciddi problemler yaşandı. Gittiğimiz bütün yerlerde kadın sağlığı açsından çok ciddi problemler yaşandığını gördük. Deprem bölgesinde gittiğimiz yerlerde mantar enfeksiyonunun çok ciddi boyutlarda olduğunu gördük” diye belirtti.

    “DEPREM BÖLGESİNDEKİ BÜTÜN KÖYLERİ GEZDİK”

    Deprem bölgesinde hem psikolojik destek sağlamak hem de eski koruyucu sağlık hizmetine yönelik bir çalışma yaptıklarını belirten Korkmaz, “Eski sağlık ocaklarının sağlık evlerinin yapmış olduğu çalışmaları yaptık. Hatay ve Adıyaman’da bir tane kadın sağlığı kabinimiz vardı burada özellikle kadın sağlığına yönelik hizmetler veriliyordu. Çadırlara gidildiğinde de sadece revir görevi yapılmıyor, bütün çadırların tek tek kapısı çalınıp hem orada yaşayanlarla iletişim kuruluyor, hem de var olan sağlık sorunları dinleniyordu. Herkese eşit hizmet vermek için istedik o yüzden köy köy gezdik hatta bazı köylere ikinci, üçüncü defa gidildi” dedi.

    “ÖFKE VE KORKU NÖBETLERİNİN ÜSTÜNÜN KAPATILMAMASI GEREKİYOR”

    Kadınlar ve çocuklara yönelik psikolojik desteğin arttırılması gerektiğini vurgulayan Çilem Korkmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Herkes şu anda çadırlarını evlerinin önüne kurmuş durumda. O yüzden insanların can sağlığı için güvenli bir durum değil. Çadır kentte kalanlar ne zamana kadar çadır kentlerde kalacaklarını bilmiyorlar ya da çadırların onların elinden alınıp alınmayacağını sorguluyorlar. Çocukların hiçbiri için sağlıklı bir yaşam alanı yok, evet belli bir yaş için okullar açıldığı için psikolojik destekler okullarla sağlanıyor. Oyun çağındaki çocukların da buna ihtiyacı var bununla ilgili bir çalışmanın da bir an önce yapılması gerekiyor. Öfke ve korku nöbetlerinin üstünün kapatılmaması gerekiyor. Gerçekten bir travmanın olduğunu kabullenip, tamamen tedaviye yönelik ya da paylaşıma yönelik bir çalışmanın yapılması gerekiyor.”

    PİRHA/DERSİM

  • SES Dersim Şubesi: Ali Ekber Yurt, bir an önce görevden alınsın-VİDEO

    SES Dersim Şubesi: Ali Ekber Yurt, bir an önce görevden alınsın-VİDEO

    PİRHA-SES Dersim Şubesi, Tunceli Aile Sosyal Politikalar İl Müdürü Ali Ekber Yurt’un, görevini usule aykırı yürüttüğünü belirterek konuya ilişkin açıklama yaptı. Okunan basın metninde “Çalışanların mobbingle, baskıyla, hakaret ve tehditle çalışma hayatını zorlaştıran, kadın düşmanı, kabadayı il müdürü Ali Ekber Yurt bir an önce görevden alınsın” denildi.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi, Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde baskı, mobbing, sürgün, gibi uygulamalar nedeniyle Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, ‘Sosyal hizmetlerde siyasi kadrolaşmaya, baskı, sürgün ve mobbinge hayır’ pankartı açıldı.

    Basın açıklamasını SES Dersim Şubesi Eş Başkanı Kahraman Yürük okudu.

    “HAKARET VE TEHDİTLERLE YIPRATMAYA ÇALIŞIYOR”

    Kahraman Yürük, Ali Ekber Yurt’un, sendika yöneticilerini hedef alarak saldırganca tutumlar sergilediğini belirterek “Liyakatsiz bir şekilde atamalarla gelen iş bilmez müdürlerin, kadınların büyük mücadelelerle inşa ettiği çalışma hayatlarını zehir etmesine izin vermeyeceğiz. Sendikal hakları, emekçilerin özlük haklarını ve aile bütünlüklerini hiçe sayan, ayrımcılığı, zorbalığı, hak yemeyi şiar edinen kabadayı il müdürü Ali Ekber Yurt, şimdi de kurum içerisindeki üslubunu ve saygısını da kenara bırakıp çalışanları, yönetimimizi ve sendikal mücadelemizi hakaretler ve tehditlerle yıpratmaya çalışmaktadır” dedi.

    “SENDİKAL MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

    Ali Ekber Yurt’un her fırsatta mücadelelerini terörize etmeye çalıştığını vurgulayan Yürük, “Ali Ekber Yurt’un emekçilere uyguladığı baskı ve şiddete karşı bizler adalete olan inancımızla hak arayışımıza, meşru hukuki  ve sendikal mücadelemize devam edeceğiz. Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ali Ekber Yurt bir an önce görevden alınmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • SES Dersim Şubesi’nden sürgün tepkisi: Arkadaşlarımız gelene kadar mücadele edeceğiz-VİDEO

    SES Dersim Şubesi’nden sürgün tepkisi: Arkadaşlarımız gelene kadar mücadele edeceğiz-VİDEO

    PİRHA-SES Dersim Şubesi’nin Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün 5 kişiyi sürgün etmesine tepki göstermek için kurum binası önünde açıklama yapmasına polis izin vermedi. Baskı, kadrolaşma ve mobbinge ses çıkardıkları için 5 kişinin sürgün edildiğini söyleyen SES Eş Genel Başkanı Gönül Adıbelli, “Sürgünler geri alınana kadar mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

    SES Dersim Şubesi, Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün 5 kişiyi sürgün etmesine tepki göstermek için kurum binası önünde açıklama yapmak istedi ancak polis ‘kamu kurumları önünde açıklama yapılamaz’ gerekçesiyle izin vermedi.

    Açıklamaya SES Eş Genel Başkanı Gönül Adıbelli, KESK MYK Üyesi Gönül Enver, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Dersim Emek ve Demokrasi Platformu ile SES Dersim Şubesi üyeleri ve çok sayda yurttaş katıldı. Açıklamada, ‘Sosyal hizmetlerde, siyasi kadrolaşmaya, baskı, sürgün ve mobbinge hayır’ pankartı açıldı. Açıklamada sık sık ‘baskılar, sürgünler bizi yıldıramaz’ sloganları atıldı.

    “5 ARKADAŞIMIZ BASKI, KADROLAŞMA VE MOBBİNGE SES ÇIKARDIKLARI İÇİN SÜRGÜN EDİLDİ”

    Baskı, kadrolaşma ve mobbinge ses çıkardıkları için 5 kişinin sürgün edildiklerini söyleyen SES Eş Genel Başkanı Gönül Adıbelli, “Arkadaşlarımız sürgün edildi çünkü bu il müdürlüğünde kadın ve çocuk politikaları ihtiyaç noktasında değil de daha çok siyasi iktidarın istediği noktada liyakatsiz kişiler tarafından yürütülmeye çalışılıyor, arkadaşlarımız da buna karşı çıktıkları için sürgün edildiler. SES olarak burada yaşanan sorunları, arkadaşlarımızın maruz kaldığı durumlar giderilene kadar ve sürgünler geri alınana kadar mücadelemize devam edeceğiz” diye belirtti.

    “SÜRGÜN, BASKI VE MOBBİNG POLİTİKALARINA GERİ ADIM ATTIRACAĞIZ”

    AKP iktidarının hukuksuz uygulamaları bir işleyiş biçimine dönüştürdüğünü vurgulayan KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher de, “Bizim bu işleyiş biçimine ikna olmamızı ve bunu kabul etmemizi bekleyerek bu duruma sessiz kalmamızı bekliyorlar ancak biz buna sessiz kalmayacağız. Kamusal hizmet alanı her geçen gün özelleştirilerek, sermayeye peşkeş çekilerek ve iktidarın arka bahçesi haline getirilmeye çalışılarak yapılmak istenen uygulamaya karşı KESK her zaman mücadele etti bundan sonra da mücadele etmeye devam edecek. Biz hem hukuksal hem de örgütsel olarak direneceğiz ve sürgün, baskı, mobbing politikalarına geri adım attıracağız. İktidarın arkasına yaslanarak verdiğiniz her türlü haksız ve hukuksuz uygulamanın hesabını vereceksiniz” dedi.

    “DİRENMEKTEN BİR ADIM BİLE GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

    Haklı mücadelelerini çeşitli siyasi odaklar üzerinden manipüle etmeye çalışanların sadece 5 kişiyi sürgün etmekle kalmayıp kurum içerisindeki baskı ve mobbingin dozunun da her geçen gün arttığını vurgulayan SES Dersim Şubesi Eş Başkanı Serap Kahraman ise, “Zorlu hizmet grupları ile çalışırken idare tarafından üyelerimize uygulanan bu zorbalık ve haksızlıklar, iş yerinde tüm idari amirler tarafından sürdürülen çalışma adaletsizliği çalışan arkadaşlarımızın motivasyonunu düşürüp iş barışını ortadan kaldırmaktadır. Sürgün arkadaşlarımız geri gelene kadar, taleplerimiz karşılanana kadar demokratik fiili ve meşru mücadele ile direnmekten bir adım bile geri adım atmayacağız” diye konuştu.

    Açıklama direne direne kazanacağız sloganlarıyla sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de sağlıkçılardan tepki: Şiddet kıyıma dönüştü; hayatımız bu kadar ucuz mu?-VİDEO

    Dersim’de sağlıkçılardan tepki: Şiddet kıyıma dönüştü; hayatımız bu kadar ucuz mu?-VİDEO

    PİRHA- Konya’da doktor Ekrem Karakaya’nın katledilmesi üzerine iş bırakma eylemi başlatan SES Dersim Şubesi üyesi sağlıkçılar, politika yapıcıların sağlık ortamını tükettiğini söyleyerek, sağlık çalışanlarının vahşet ile karşı karşıya bırakıldığına dikkat çekti.

    Konya Şehir Hastanesi’nde Kardiyoloji Uzmanı Ekrem Karakaya’yı ateşli silah ile katledilmesinin ardından sağlık örgütleri 2 günlük iş bırakma kararı aldı. Karar üzerine Dersim’deki sağlık çalışanları bugün iş bırakarak basın açıklaması yaptı.

    Tunceli Devlet Hastanesi önünde bir araya gelen Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi üyesi sağlık çalışanları pandemi koşullarında her türlü riski göze alarak çalıştıklarını belirterek, ‘Hayatımız bu kadar ucuz mu?’ diye sordu.

    “SAĞLIK ÇALIŞANI KIYIMINA DÖNÜŞTÜ”

    Açıklamayı okuyan Dt. Seyfi Burkay İzgi, sağlıkta önlenemeyen hatta artarak devam eden şiddetin sorumlularının sağlıkta yanlış politikalarını sürdürmeye devam ettiğini söyleyerek, “Şiddeti körükleyen açıklamalardan ve politikalardan geri kalmıyorlar. Hiç bir kuruma silahla girilemezken, hastanelere rahatlıkla girilebiliyor. Defalarca söyledik, muhataplarına sorunumuzu ilettik, çözüm bulun da demedik, çözüm sunduk, sadece “uygulayın” dedik. Ancak Sağlık Bakanlığı hala biz sağlık emekçilerine kulaklarını tıkamaya devam ediyor. Sağlık kurumları artık çalışanlar açısından verimli, huzurlu ve güvenli bir ortam olmaktan çıktı, yoğun iş yükü altında ezildiğimiz, her an şiddete maruz kaldığımız, can güvenliğimizin bulunmadığı sağlıksız yerler haline geldi. Sağlıkta şiddet sağlık çalışanı kıyımına dönüştü!” dedi.

    “SAĞLIK BAKANI VE BÜROKRATLARI NE YAPIYOR?”

    Şiddete maruz kalan sağlık emekçilerinin sabrının tükendiğini ifade eden İzgi, politika yapıcıların önlem almayarak kendilerini vahşet ile karşı karşıya bıraktığını sözlerine ekleyerek, şöyle devam etti:

    “Yeter artık şiddete maruz kalmak ve ölmek istemiyoruz. Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz. Bu vahşet son bulmak zorunda! Tüm sağlık emekçilerinin sabrı tükendi. Her ay yurtdışına giden sağlık emekçisi sayısı yüzleri aşıyor, genç hekimler artık Tıpta Uzmanlık değil yabancı dil kurslarına kayıt oluyor. Özel hastane patronlarının yönettiği sağlık politikaları sağlık emekçilerini insanca koşullarda çalışabilmek için özel hastanelere geçmeye zorluyor. Politika yapıcılar, sağlık ortamını günden güne tükettiniz, sağlık emekçilerini tükettiniz, neden hala ve ısrarla önlem almayarak bizleri bu vahşetle yüz yüze bırakıyorsunuz? Görevimiz başında ölüyoruz! Sağlıkta dönüşüm programınız bizleri yaşamdan koparmaya devam ediyor. Sağlık Bakanı ve bürokratları ne yapıyor diye sormak istiyoruz.”

    ACİL EYLEM PLANI

    İzgi, sağlık meslek örgütleri ile acil eylem planı hazırlanmasını çağrısında bulunarak, “Pandemi koşullarında her türlü riski göze alarak çalışmış olan sağlık emekçilerinin yani bizlerin hayatı bu kadar ucuz mu? Yükümlülüklerinizi acilen yerine getirmeniz için daha ne kadar ölmeliyiz? Şiddetle ilgili biz sağlık emek meslek örgütleriyle birlikte Acil Eylem Planı hazırlamak için neyi bekliyorsunuz? Artık yeter! Sağlıkta şiddete karşı hemen, şimdi, amasız, fakatsız önlem alınsın, şiddet uygulayanlar istisnasız cezalandırılsın. İş yerlerimiz güvenli hale gelene kadar, can güvenliğimizin tehdit altında bulunduğu yerlerde gerekirse çalışmaktan kaçınma hakkımızı kullanacağımızı ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de sağlıkçılar iş bıraktı: Bu yönetim anlayışı sorunlarımızın nedenidir-VİDEO

    Dersim’de sağlıkçılar iş bıraktı: Bu yönetim anlayışı sorunlarımızın nedenidir-VİDEO

    PİRHA-SES Dersim Şubesi, 2 günlük iş bırakma eylemi nedeniyle Tunceli Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Sendikal hakları, insan hak ve hürriyetlerini yok sayan bu yönetim anlayışı, tam da sorunlarımızın esas nedenidir” denildi.

    SES Dersim Şubesi, grev kararı ve taleplerine dair Tunceli Devlet Hastanesi önünde açıklama yaptı. Kentteki sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü de sağlıkçıların yaptığı eyleme destek verdi.

    “Sesimize kulak asmayan, taleplerimizi görmezden gelenlere karşı artık yeter diyoruz. İşte bu yüzden umudu ve direnişi büyütüyoruz” yazılı pankartın açıldığı açıklamada, sık sık “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganı atıldı.

    SES üyesi Dr. Eylem Şengül Petek, Erdoğan’ın “gidiyorsa gitsinler” söylemine tepki göstererek, “Sendikal hakları, insan hak ve hürriyetlerini yok sayan bu yönetim anlayışı, tam da sorunlarımızın esas nedenidir” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de sağlık emekçileri iş bıraktı: Oyalama değil, hakkımız olanı istiyoruz-VİDEO

    Dersim’de sağlık emekçileri iş bıraktı: Oyalama değil, hakkımız olanı istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de sağlık emekçileri, iş bıraktı. Tunceli Devlet Hastanesi önünde yapılan açıklamada, “Etkili ve caydırıcı yeni bir sağlıkta şiddeti önleme yasasının çıkarılması, güvenli işyerlerinin oluşturulması ve sağlıktaki personel sayısının kadrolu güvenceli istihdam ile OECD ortalamasına çıkarılması” talep edildi.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi, iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.

    Tunceli Devlet Hastanesi önünde yapılan basın açıklamasında sağlık çalışanlarına HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, HDP Dersim İl Örgütü, EMEP Dersim İl Örgütü ve CHP Dersim İl Örgütü destek verdi. Basın açıklamasını SES Dersim Şube Eşbaşkanı Serap Kahraman okudu.

    Pandemiyle birlikte sağlık emekçilerinin çalışma koşullarında artan zorluklar ve ekonomik krizin de derinleştirdiği ekonomik haklarla ilgili büyük kayıplar yaşamaya devam ettiklerini belirten Kahraman, “Siyasal iktidar sağlık hizmetlerini üreten sağlık çalışanlarının haklarını görmezden gelmekte, tercihini sermayeden yana kullanmaktadır. Tüm toplumsal kesimler gibi bizler de artık geçinemiyoruz. Koruyucu sağlık hizmetlerinden daha çok tedavi edici sağlık hizmetlerinin sunulduğu, sağlık hizmet sunumunda sevk zincirinin tamamen ortadan kaldırıldığı, kışkırtılmış sağlık talebi yaratan bu sağlık sistemi toplumun nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını elinden almaktadır. Sağlığa erişim giderek zorlaşmakta, katkı-katılım payları ile ekonomik krizin derinleştiği koşullarda yurttaşın cebinden giderek daha fazla para çıkmaktadır. Bu işlemeyen, sağlık değil sağlıksızlık üreten sağlık sisteminin tüm yükünü ise sağlık emekçileri çekmekte, emeklerinin karşılığını alamadan her geçen gün umutsuzluğa sürüklenmektedirler” dedi.

    Kahraman, Sağlık emekçileri yetersiz istihdamın ve kışkırtılmış sağlık talebinin karşısında tükenmekte, angarya ile daha çok çalışmaya zorlanmaktadır” diyerek şöyle devam etti:

    “Bu yoğun emeğin karşılığında ise insanca yaşanabilecek temel ücrete erişmek yerine oyalama tasarılar, ek ödeme yalanları ile geçiştirilmektedirler. Performans ile sağlık çalışanları birbirine düşman edilmekte, nitelik değil nicelik önemsenmektedir. Yoğun emek gerektiren bu çalışma düzeni ve ekonomik sorunların yanı sıra liyakatsiz atamalar, yönetici mobbingleri, KHK’ler ve soruşturmalar gibi antidemokratik uygulamalar ile sağlık hizmeti vermeye çalışan sağlık emekçilerinin iyilik hali ortadan kaldırılmaktadır.”

    “SAĞLIK EMEKÇİLERİNE BÜTÇEDEN DAHA FAZLA PAY AYRILSIN”

    SES Dersim Şubesi Eşbaşkanı Serap Kahraman taleplerini şu şekilde açıkladı:

    -Tüm sağlık emekçilerine insanca yaşamaya olanak veren, emekliliğe yansıyan yoksulluk sınırı üzerinde temel ücretin verilmesi; eğitim durumu, hizmet yılı, mesleki risk gibi faktörler ile ücret skalasının belirlenmesi,

    -Etkili ve caydırıcı yeni bir sağlıkta şiddeti önleme yasasının çıkarılması, güvenli işyerlerinin oluşturulması

    -Sağlıktaki personel sayısının kadrolu güvenceli istihdam ile OECD ortalamasına çıkarılması,

    -COVID-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkarılması,

    -Ek göstergelerin 3600’den 7200’e kadar kademeli olarak yükseltilmesi,

    -Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelediği birinci basamak sağlık hizmetlerinin oluşturulması, Aile hekimliği ceza yönetmeliğinin iptal edilmesi,

    -Asistan hekimler başta olmak üzere uzun süreli ve angarya çalışmanın kaldırılması,

    -Sağlık hizmetlerinde katkı katılım payı, reçete ücreti vb. adlarla alınan ücretlerin iptal edilmesi,

    -Liyakatsiz atamalar, soruşturmalar, mobbing, güvenlik soruşturmaları, KHK’ler ile dayatılan antidemokratik uygulamaların derhal bitirilmesi,

    -Özel sağlık kuruluşlarında ciro baskısına, taşeronlaştırmaya, güvencesiz çalışmaya son verilmesi,

    -Sağlık hizmetlerinin planlanmasından sunulmasına kadar sağlık emekçilerinin örgütleri aracılığıyla karar alma mekanizmalarında yer alması.

    -Sağlığa ve Sağlık emekçilerine bütçeden daha fazla pay ayrılması

    -Hangi statüde olursa olsun tüm sağlık çalışanı emeklilerine insanca yaşamaya yetecek emekli maaşı

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’de SES’ten hükümete çağrı: Sağlık çalışanlarını ayrıştırmayın!-VİDEO

    Dersim’de SES’ten hükümete çağrı: Sağlık çalışanlarını ayrıştırmayın!-VİDEO

    PİRHA-Sadece kamuda çalışan hekimlere yönelik yapılan yasal düzenlemenin iş barışının bozulmasına neden olacağına dikkat çeken SES Dersim Şubesi, Meclis’ten geçen yasa tasarısının sağlık çalışanlarının ayrıştırılmasına ve iş barışının bozulmasına neden olduğunu ifade etti. Yapılan düzenlemenin tüm sağlık emekçilerini kapsaması gerektiği belirtildi. 

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi, Meclis’ten geçen yasa tasarısının sağlık çalışanlarının ayrıştırılmasına ve iş barışının bozulmasına neden olduğunu ifade ederek, Tunceli Devlet Hastanesi binası önünde basın açıklaması yaptı. “Sağlık Bakanlığı’nın açıklaması sağlığımızı bozdu” yazılı pankartın yanı sıra “Mobbinge baskıya son”, “3600 göstergede vaat değil hemen icraat” dövizleri taşındı. Sağlık emekçilerinin katıldığı açıklamayı SES Dersim Şube Eşbaşkanı Serap Kahraman yaptı.

    “İKTİDARIN SAĞLIK ALANINA BAKIŞI NET OLARAK GÖRÜLMÜŞTÜR”

    Meclisten geçen yasa tasarısı ile iktidarın sağlık alanına bakışını net olarak bir kez daha gördüklerini belirten Kahraman, “Sağlık alanının piyasalaştırılmasının sonuçlarından biri olan hekim ve hekim dışı çalışan ayrıştırması iş barışını bozarak emekçiler üzerinden sömürüyü daha da derinleştirmiştir. Yıllardır verdiğimiz mücadelemizde sağlık alanının bir ekip işi olduğunu, tüm sağlık emekçilerinin insanca yaşayacak ücretler alması gerektiğini söylüyoruz” dedi.

    “TÜM HALK KÖTÜ ŞARTLARDA YAŞAMAYA MAHKUM BIRAKILMIŞTIR”

    Ekonomik krizin her geçen gün derinleştiği, yoksulluğun, pahalılığın arttığı bir dönemde olunduğunu vurgulayan Kahraman, “Halkın tüm kesimleri her geçen gün daha da kötü şartlarda yaşamaya mahkûm bırakılmaktadır. Yandaş sendikalarınız ile karşılıklı orta oyunu oynayıp, TÜİK’e göre enflasyon%20 ama sokaktaki enflasyon %50 iken bize 5+7’yi reva gördünüz. Sermayeye vergi indirimi yaparken toplam verginin %70’ni emekçiden yani bizden aldınız” diye belirtti.

    “MAAŞ ARTIŞI TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARINA UYGULANSIN” 

    Sağlık Bakanı’na ve hükümete seslenen Kahraman, şunları kaydetti:

    “Tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin emekliliğe yansıyacak temel ücretleri yoksulluk sınırı üzerine çıkarılsın. Yıllardır sözü verilen ek gösterge 3600’den başlayarak kademeli olarak 7200’e kadar tüm sağlık emekçilerine uygulansın. Sağlık Bakanı’nın açıklamasında yer alan hekimlere yönelik maaş artışı ayırım gözetilmeksizin tüm sağlık emekçileri için uygulansın. Tüm Sağlık ve Sosyal Hizmet çalışanlarının ücretlerinin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını talep ediyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • SES Dersim Şubesi: Munzur Kültür ve Doğa Festivali yapılmamalı

    SES Dersim Şubesi: Munzur Kültür ve Doğa Festivali yapılmamalı

    PİRHA-20’incisi yapılması planlanan Munzur Doğa ve Kültür Festivaline ilişkin SES Dersim Şubesi yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Munzur Doğa ve Kültür Festivalinin yapılmaması gerektiği kanaatindeyiz. Yapılsın diyen kurumları da bu yanlıştan bir an evvel toplum sağlığı için geri dönmeye çağırıyoruz” denildi.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi, 20’incisi yapılması planlanan Munzur Doğa ve Kültür Festivaline ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    “SALGIN HASTALIĞI DİKKATE ALINARAK BU SORUMLULUKLA HAREKET EDİLMELİDİR”

    Dünyayı etkileyen Covid-19 salgın hastalığı dikkate alınarak bu sorumluluk ile hareket edilmesi gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, “İktidarın hiçbir önlem almadan sırf ekonomik kaygılar ile tam açılma uygulamasını eleştirir iken şimdiden artan nüfusu binlere katlayacak 4 günlük festivalin, zaten alt yapısı yeterli olmayan şehrimizde toplum sağlığı açısından nasıl sonuçlar doğuracağını kestirmek zor olmasa gerek. Her ne gerekçe ile olursa olsun, bizler önlenebilir ölümlerden kaynaklı bir kişinin daha eksilmesini istemiyoruz. Ayrıca şehrimiz için alt yapı sorunları su götürmez bir gerçeklik olarak karşımızda dururken, yaz aylarında zaten artan insan sirkülasyonu, festival ile birlikte bir haftalık süreçte mevcut durumun bile kat ve kat fazlası ile özellikle vadilerimize ve Milli Parkımıza çöp, ağaç kesimi, avlanma vb., halkımıza ise Covid 19 salgının artması olarak geri dönecektir.  Çocuklarımıza daha sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya bırakma bilinci ile onlardan ödünç aldığımız bu toprakları geleceğe taşıyabilmek için, gerek doğamızın sağlığı gerek toplum sağlığı için; doğamız, kültürümüz ve Munzur için böylesi bir dönemde ve mevcut koşullarda Munzur Doğa ve Kültür Festivalinin yapılmaması gerektiği kanaatindeyiz” denildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de vakalar arttı: 8-16 Nisan günleri arasında 270 pozitif vaka tespit edildi

    Dersim’de vakalar arttı: 8-16 Nisan günleri arasında 270 pozitif vaka tespit edildi

    PİRHA-Dersim’deki pozitif vaka sayılarına dair açıklamalarda bulunan SES Dersim Şube Eş Başkanı Kahraman Yürük, “1-7 Nisan haftalık pozitif sayımız 200 iken 8-16 Nisan 270 olarak tespit edilmiştir.16 günlük toplama baktığımız da ortalama aylık bine yakın pozitif sayısına ulaşmaktayız” dedi. Yürük, vaka artışının olmasında il dışı sirkülasyonun çok yoğunlukta devam etmesinin büyük rol oynadığını söyledi. 

    Dersim’de koronavirüs vaka sayısı hızla yükselirken, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi Eş Başkanı Kahraman Yürük, Dersim’deki pozitif vaka sayılarına dair açıklama yaptı.

    “DERSİM’DE VAKA ARTIŞLARI YOĞUN BİR ŞEKİLDE GÖRÜLMEKTEDİR”

    13 Nisan Çarşamba günü Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan iki haftalık “kısmi kapanma” 1 Mart’tan bu yana uygulanan “kontrolsüz normalleşememe” halinin ne denli başarısız olduğunun kanıtı olduğunu vurgulayan Kahraman Yürük, “Yeni kısıtlamalar adı altında alınan önlemler, alındığı söylenen önlemler, ölümleri durdurmayacak, sağlık çalışanlarının karşılaştığı zorlu koşulları değiştirmeyecektir. Pandemide her gün bir uçak dolusu yurttaşımızı toprağa veriyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, eksik, yanlış, politikalar, başarısız salgın yönetimi neticesinde kontrol altına alınamayan Covid-19 pandemisi üçüncü ve en büyük pikini yapıyor. Günlük vaka sayıları 60 bini geçtiği can kayıpları resmi rakamlarda bile 350’ye yaklaştığı gerçeği ile karşı karşıyayız. Buna paralel olarak Dersim’de vaka artışları yoğun bir şekilde görülmektedir. 8-15 Nisan haftalık vaka artışları da bunu doğrulamaktadır” dedi.

    “ORTALAMA AYLIK BİNE YAKIN POZİTİF SAYISINA ULAŞMAKTAYIZ”

    Yaptıkları çalışma sonucu, Dersim ilinde 8-16 Nisan 2021 tarihleri arasında pozitif çıkan vaka sayısını 270 olarak tespit ettiklerini belirten Yürük, şunları kaydetti:

    “1-7 Nisan haftalık pozitif sayımız 200 iken 8-16 Nisan 270 olarak tespit edilmiştir.16 günlük toplama baktığımız da ortalama aylık bine yakın pozitif sayısına ulaşmaktayız. Küçük bir şehir olan ilimizde bu kadar çok vaka artışının olmasında il dışı sirkülasyonun çok yoğunlukta devam etmesi büyük rol oynamaktadır” diye konuştu.

    “HERKESE YETECEK KADAR AŞI TEDARİK EDİLMESİ İÇİN ÇALIŞMA YÜRÜTÜLMELİ”

    Kahraman Yürük bir an önce yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

    *Yaygın test ve filyasyon sağlanmalı,

    *Herkese yetecek kadar aşı tedarik edilmesi için çalışma yürütülmeli,

    *Aşılama risk grupları başta olmak üzere sağlık emek ve meslek örgütlerinin önereceği normlara göre çok yoğun bir aşı takvimi uygulanmalıdır.

    *Çalışanlar sosyal ve ekonomik hiçbir kayba uğratılmadan; AVM, fabrika, lokanta, atölye, şantiye gibi kalabalık ve kapalı alanlar kapatılmalıdır.

    *En az 14 gün, tercihen 28 gün zorunlu üretim alanları dışında çalışanlar hiçbir şekilde mağdur edilmeden çarklar durdurulmalıdır.

    *Zorunlu üretim alanlarında çalışanlar için işyerine ulaşmada ve iş yerlerinde fiziksel önlemler alınmalı, dönüşümlü çalışma modelleri ile çalışma ortamlarında bulunan sayısı azaltılmalıdır.

    *Ulusal ve Uluslararası dolaşım en aza indirgenmeli ve yalnızca çok gerekli şartlarda olmalı, yurtdışı seyahatlerinde 14 gün karantina uygulanmalıdır.

    PİRHA/DERSİM

  • SES Dersim: Bakanlığın hesapsız adımlarının sonucunu sağlık emekçileri yaşıyor

    SES Dersim: Bakanlığın hesapsız adımlarının sonucunu sağlık emekçileri yaşıyor

    PİRHA – SES Dersim Şubesi, yaptığı açıklamada “Bakanlığın gündelik ve hesapsız adımlarının sonuçlarını salgın süresince sağlık emekçileri her gün acı bir şekilde yaşıyorlar” dedi. 

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi, Covid-19 salgın sürecinde yaşananlara dair açıklamalarda bulundu.

    Açıklamada, “COVİD-19  salgını ile  mücadelede bir buçuk ayı geride bırakmış bulunmaktayız. İçerisinde bulunduğumuz günlerin yeni bulaş riskinin oluşmaması için kritik günler olduğu tüm kesimler tarafından açıkça belirtilmesine rağmen, ne yazık ki halkımızın hala sokaklarda ve sosyal mesafeyi korumadan maskesiz toplu dolaştıklarını görmekteyiz. Biz Sağlık ve Emek Örgütleri  olarak bu süreçte halkımızdan isteğimiz temel ihtiyaçlar ve mecburi haller dışında dışarıya çıkmamaları, sosyal mesafeye dikkat etmeleridir. Yıllarca acılarla ,zulümlerle ve ölümlerle yoğrulmuş coğrafyamızda daha fazla gözyaşı görmek istemiyoruz.  Halkımız “Evde kal” çağrısı yapıyoruz. Çünkü bu salgına karşı; kendimizi, sevdiklerimizi ve halkımızı korumanın başka bir yolu yok” denildi.

    “MASKE SORUNU HALA ÇÖZÜLEMEDİ”

    Süreçte esnafın yaşadığı soruna değinilen açıklamada, maske sorununun hala çözülmemesine tepki gösterildi.

    Sağlık Bakanlığı’nın 23 Mart tarihinde yaptığı açıklamada üç ay süresince sağlık emekçilerine döner sermaye ödemelerinin tavandan yapılacağını duyurması üzerine, “Sendika olarak o dönemde “sağlık emekçilerinin salgınla mücadelesini performansla ölçemezsiniz” demiş, döner sermaye ek ödemelerinin şu haliyle özellikle hekim dışı sağlık emekçileri için ya hiç olmadığını ya da komik miktarlarda olduğunu hatırlatmış, ödemelerin tavandan yapılmasının meslekler arasındaki farkı kapatmayacağı gibi reelde alınan ücret anlamında da kayda değer bir değişikliğe sebep olmayacağını dile getirmiştik” ifadeleri yer aldı.

    Açıklama şöyle devam etti:

    “Döner sermaye sistemi baz alınarak yapılan bu uygulamada diğer tüm sağlık emekçileriyle aynı risklere maruz kalan taşeron çalışanların, 4D kadrosunda çalışanların ve aile hekimliği birimlerinde çalışanların yararlanamadığına, bu durumun yarattığı haksızlığa dikkat çekmiştik.

    “EŞİT ŞARTLARDA VERİLMİŞ HAK İSTİYORUZ”

    Bakanlığın gündelik ve hesapsız adımlarının sonuçlarını salgın süresince hayatlarını ortaya koyarak mücadele etmekte olan sağlık emekçileri her gün acı bir şekilde yaşıyorlar. Tavandan performans ödemesi vaadiyle yaratılan beklentinin sonuçları ortaya çıkmış durumdadır. Sağlık hizmeti ekip işi olmasına, ekibin tüm parçaları benzer riskler altında çalışmasına hatta kimi sağlık meslek gruplarında hastalığa yakalanan sayısı daha fazla olmasına rağmen Bakanlığın yanlış adımı sonucu ekibin üyeleri arasında 16 kata varan farklı ödemeler olduğu gibi aile hekimliği alanında ise hiçbir ek ödeme artışı olmamıştır. Birleştirmek gereken bir süreçte emek yapan sisteminiz ile olmaz, eşit şartlarda verilmiş hak istiyoruz.

    “SAĞLIK EMEKÇİLERİNE ÇİFT MAAŞ ÖDEMESİ YAPILMALIDIR”

    Bu durum canlarını ortaya koyarak mesleklerini icra eden sağlık emekçileri arasında huzursuzluğa, ekibin parçaları arasında hoşnutsuzluğa ve meslek gruplarının birbirine karşı olumsuz duygular geliştirmesine neden olmaktadır. Bu hatadan derhal vazgeçilmeli, salgın süresince tüm sağlık kurumlarında ayrımsız olarak tüm emekçilere çift maaş ödemesi yapılmalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)