Etiket: sevda erdan kılıç

  • CHP Milletvekili Kılıç: Aleviler, sistematik bir ayrımcılığın hedefindeler

    CHP Milletvekili Kılıç: Aleviler, sistematik bir ayrımcılığın hedefindeler

    PİRHA- CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, sosyal medyada “Siyasal Alevi” kavramı ortaya atılarak Alevilere yönelik nefret dilinin kullanılmasına tepki gösterdi. Kılıç, “Biz; ayrıştırıcı değil birleştirici, ötekileştirici değil kucaklayıcı bir dili savunmaya devam edeceğiz. Alevilerin sustuğu bir ülkede kimsenin özgürlüğü güvende olamaz” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, “Siyasal Alevi” kavramı ortaya atılarak sosyal medya üzerinden Alevilere yönelik ayrımcı ve nefret uyandırıcı kirli bir dille saldırı çağrıları yapılmasına tepki gösterdi.

    “ÜLKEYİ GERİCİ VE AYRIŞTIRICI DİLDEN KURTARMAK BİZİM BOYNUMUZUN BORCUDUR!”

    “Alevilik, bu toprakların kadim değerlerinin özüdür; insan sevgisini, adaleti, eşitliği yaşatan bir yol, bir erkan, bir yaşam felsefesidir” diyen Kılıç, şunları ifade etti:

    “Ancak bugün “Siyasal Alevicilik” gibi uydurulmuş kavramlarla, aslında Alevilere duyulan düşmanlığın nasıl da hunharca kusulduğunu görüyoruz. Bu, sadece Alevilere değil, ülkemizin kardeşlik bağlarına da yapılan bir saldırıdır. Tarih boyunca Aleviler, katliamlarla, sürgünlerle, baskılarla yıldırılmaya çalışıldı. Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta yaşanan acılar hâlâ yüreklerimizde tazedir. Bu topraklarda yalnızca eşit yurttaşlık talep eden, inancını özgürce yaşamak isteyen Aleviler, ne yazık ki sistematik bir ayrımcılığın hedefi oldu.

    “ALEVİLİK MAZLUMUN YANINDA OLMAKTIR”

    Aleviler, sadece mezhep üzerinden tanımlanacak bir topluluk değildir. Alevilik; mazlumun yanında olmaktır, haksızlığa boyun eğmemektir, 72 millete bir nazarla bakan, insanı merkeze koyan bir anlayıştır. Bu duruşu mezhepçilikle karalamaya çalışanlara cevabımız nettir: Biz buradayız, varız ve hiçbir ayrıştırıcı dil bizi mücadelemizden alıkoyamaz! 

    “ALEVİLERİN SUSTUĞU BİR ÜLKEDE KİMSENİN ÖZGÜRLÜĞÜ OLMAZ”

    Biz; ayrıştırıcı değil birleştirici, ötekileştirici değil kucaklayıcı bir dili savunmaya devam edeceğiz. Alevilerin sustuğu bir ülkede kimsenin özgürlüğü güvende olamaz. Laikliğe, eşit yurttaşlığa ve kardeşliğe inanan herkesle birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu ülkeyi gerici ve ayrıştırıcı dilden kurtarmak bizim boynumuzun borcudur!”

    PİRHA/ANKARA

  • CHP Suruç Katliamı davasına heyet görevlendirdi

    CHP Suruç Katliamı davasına heyet görevlendirdi

    PİRHA- CHP, 33 gencin hayatını kaybettiği Suruç Katliamı’nın davasını izlemek için milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç, Mahmut Tanal ve Sezgin Tanrıkulu’ndan oluşan bir heyet oluşturdu.

    Yarın görülecek Suruç Katliamı davasına ilişkin Cumhuriyet Halk Partisi davayı takip etmek amacıyla bir heyet görevlendirdi. Heyette bulunan CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal ve CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu duruşmanın görüleceği Urfa’da davayı takip edecek.

    “33 EVLADIMIZIN AİLELERİ 9 YILDIR GÖZYAŞI DÖKÜYOR”

    CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç yazılı bir açıklama yaptı.

    IŞİD’in bombalı eylemi sonucu 33 kişinin hayatını kaybettiğini ve 100’den fazla yurttaşın yaralandığını belirten Kılıç, şunları kaydetti:

    “Suruç katliamı, İŞİD’in düzenlediği saldırı zincirinin ilk halkasıydı. 3 ay sonra Ankara Gar Katliamı yaşandı. Bu saldırıyı yapan kişi de Suruç katliamcısının kardeşiydi. Bu ülkenin evlatları özgürlük, barış, kardeşlik isteyip bir bir öldürülürken Suruç katliamının firari sanıklarından olan ve aynı zamanda İnterpol tarafından kırmızı bültenle de aranan İlhami Balı’nın ise elini kolunu sallayarak ülkemizde gezdiği ve bir de hastanelerimizde tedavi olduğu dava dosyasına girdi. Bu da soruşturmadaki ihmaller zincirini gözler önüne seriyor. Suruç katliamı ile ilgili başlatılan dava kapsamında, sadece bir sanık ceza alırken, diğer sanıklar bulunamadı. Tam 9 yıldır süren Suruç katliamı davalarında sanık sandalyesine bir kişi dahi oturmadı. Kaçak faillerin Suriye’de olduğu tespit edilmiş ancak kılını kıpırdatan yok. 33 evladımızın aileleri ise 9 yıldır gözyaşı döküyor. Her duruşma bir hançer gibi yüreklerine saplanıyor. Reddedilen her talepleri canlarından can alıyor ancak mücadele etmeye devam ediyorlar. Biz de bu karanlıklar aydınlanana kadar Suruç için adalet talebimizi sürdüreceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)